Outdoor Güvenliği 3

Outdoor Risk Yönetimi

 Önceki yayınlarımızda risk tanımından, genel olarak outdoor risklerinden, risk yönetim planlaması ve risk analiz yöntemlerinden bahsetmiştik. 

Bu yayında outdoor/doğa aktivitelerinde alınması gereken önlemlerden bahsedilecek, internet üzerinden bulunmuş örnek dilekçe okuyucularımızın dikkatine sunulacaktır.

Outdoor Riskleri İçin Önlemler

Açık alan outdoor/doğa aktivitelerinin güvenliği açısından risk yönetim planı yapmak faydalı olacaktır. Açık alan outdoor/doğa aktivitelerinde risk yönetiminde liderler ve yöneticiler açısından risk ve karşılığı ve güvenlik ve maceranın temel dengesinin sürdürülebilirliği için güvenliği tanımlamak gerekmektedir.

Outdoor Kazaları

Güvenlik, fayda ve yararları dikkate alınmaksızın basitçe kazaların engellenmesi için yapılan işlerdir şeklinde tanımlanabilmektedir. Diğer insanlardan veya özellikle onların çocuklarından sorumlu olunan durumlarda gereksiz risklerden kaçınmak zorunludur. Ancak bazen devam etmemek koşuluyla tolore edilebilir seviyede riskler alınabilmektedir. Hiç kimse açık alan aktiviteleri için” bizim aktivitemiz tamamıyla güvenlidir” diyemez .

Birçok ülkede doğada aktivite yapabilmek için bazı prosedürler bulunmaktadır, yasal izinler, bölgeye giriş ücreti, sigorta ücreti ve daha farklı kullanım ücretleri o bölgenin sürdürülebilirliği ve katılımcı bireyin doğayı güvenli kullanımı için alınmaktadır.

Riski minimize etmenin en etkin yollarından biri bilgi diğeri de dikkattir. Bu nedenle açık alan outdoor/doğa aktivitesi aktivitelerinde sorumluluk alacak kişilerin iyi eğitilmiş, dikkatli ve bilgili kişiler olması gereklidir.

Doğa sadece ılık ve  güneşli, kırlarda  çiçekler, kekik kokulu  yamaçlar, çam kokulu ormanlar, ışıl,ışıl akan dereler veya dallarda cıvıldaşan kuşlar demek değildir, doğa vahşi bir hayatın devam ettiği yerdir. Özellikle vahşi doğada insan ev sahibi değil misafirdir ve her türlü tehlikeye açıktır. Doğada güvenli bir aktivite için kendinizi, içinde bulunduğunuz koşulları ve doğayı tanımak ve onun sonsuz dinginliği ve düzenini bozacak davranışlardan uzak durmakla gerçekleşir.

Her türlü outdoor kulübünün yöneticilerinin bilmesi ve kullanması gereken bir formu eke koyuyoruz. Aktivitelerinizin hiçbir tehlikesi görünmese dahi hiking, trekking, kamping… kulüplerinin kullanmasını tavsiye ediyoruz.

https://www.tdfizmirtemsilciligi.org/risk-bilgilendirme-formu/ adresinden temin edilmiş örnek Risk Bilgilendirme Formu aşağıya sunulmuştur.

RİSK BİLGİLENDİRME FORMU

…….DAĞCILIK KULÜBÜ

DOĞA YÜRÜYÜŞLERİNE KATILMAK İÇİN ADAY ÜYELİK BAŞVURU FORMU

Kulübümüze üye olmayanların  bu sporu ve kulübümüzü tanıyabilmesi için sadece 3 kere üye olmaksızın katılmasına izin verilir. Doğa Yürüyüşümüze katılmak için bu form okunmalı ve elektronik olarak imzalanmalıdır.

“DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ KURALLARI, SAĞLIK SORUNLARI VE RİSK BİLGİLENDİRİLMESi”

Doğada yapılan aktiviteler;  Hava Şartları (Fırtına ve/veya Soğuk),  kar altındaki kaya yapısı, rota ve kayanın zorluk derecesi, çığ oluşumu riski, kar yapısı, sis, taş düşmesi, hayvan tehlikesi, bilgi yetersizliği, tecrübe eksikliği, malzeme yetersizliği, fiziksel yetersizlik, antrenman eksikliği, dikkatsizlik, Konsantrasyon eksikliği, Aşırı enerji harcanması, özgüven fazlalığı, telaşlanmak, kontrol kaybı vs. nedenleriyle RİSK İÇERİR.

“YÜKSEK TANSİYON, KALP RAHATSIZLIKLARI, ASTIM GİBİ SOLUNUM RAHATSIZLIKLARI İLE  ADALE/EKLEM ROMATİZMASI, EPİLEPSİ (SARA) VS. doğada tedavisi son derece güç olan hastalıklara sahip kişiler  doğa yürüyüşlerine  kabul edilmezler. Hastalıklarını beyan etmeyenler sorumluluklarını kendileri taşımakla yükümlüdürler.  Ve yalan beyanda bulunanların tespiti halinde yürüyüşlere kabul edilmezler.

Herhangi bir sağlık sorunu olanların bir doktora danışmaları tavsiye edilir. Spor yaparken sorun yaratabilecek bir sağlık problemi olanların veya Hamile olanların kayıt aşamasında kulüp görevlilerine durumlarını bildirmeleri gerekmektedir. Spora başlamadan önce üyelerin sağlık kontrolünden geçtiği ve sağlıklı olarak geldiği kabul edilir.

Yürüyüşler sırasında sigara ve içki içilmez,  doğada hiç bir şekilde çöp bırakılmaz, Yürüyüş Lideri/Rehber etkinlikteki tek yetkili kişidir. Rehberin ve onun belirlediği diğer kulüp görevlilerinin uyarı ve talimatlarına uygun davranmayanlar daha sonraki yürüyüşlere kabul edilmezler.”

Kulübünüz tarafından hazırlanan “DOĞA YÜRÜYÜŞLERİ KURALLARI, SAĞLIK SORUNLARI VE RİSK BİLGİLENDİRMESİ” şartlarını okuduğumu, riskleri ve tehlikeleri anladığımı, sayılan bu hastalıklardan veya doğaya çıkmaya engel diğer hastalıklardan herhangi birine sahip olmadığımı, doğada yapılacak yürüyüş için sağlıklı bir kişi olduğumu, ilk kez katılacağım bu yürüyüşünüzde A (KOLAY) grubunda yürüyeceğimi, kulübünüzü ve bu sporu tanımak için aday üye olarak aktiviteye katılmak istediğimi kabul ve beyan ederim.

 Ad-Soyad                 :

T.C. Kimlik No            :

Telefonu                    :

Doğum Tarihi             :

E-Posta                      :

İmza                          :

https://www.patikatrek.com/egitim-seminer/doga-yuruyusleri-riskli-midir/36.html

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Outdoor Güvenliği 2

Outdoor Risk Yönetimi

 Önceki yayınımızda Risk tanımından, genel olarak outdoor risklerinden, risk yönetim planlaması ve risk analiz yöntemlerinden bahsetmiştik.

Bu yayında outdoor/doğa aktivitelerinde yaşanması muhtemel riskler detaylandırılacak ve alınması gereken önlemlerden bahsedilecektir.


Doğada Mutlak Güvenlik Mümkün mü?

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak bizlere gelen etkileşimlerde:

Doğada risk yönetimi nasıl olmalıdır?

Outdoor aktivitesinde nelere dikkat edilmelidir?

Doğanın riskleri nelerdir?

Doğa yürüyüşü yaparken nelere dikkat etmeliyim?

Outdoor tehlikeli mi?

Trekking tehlikeli mi?

Doğada güvenlik nasıl sağlanır?

Doğada yürümek tehlikeli mi? gibi onlarca soruyla karşılaşmaktayız.

Her şeyden önce belirtmek gerekir yaşamanın kendisi risktir. İster evinizde, ister korunaklı villalarda, sitelerde, isterse sokakta veya okulda olun hiç fark etmez her insan risk altındadır. Doğada da, outdoor aktivitelerinde de elbette risk vardır, ancak gerekli eğitim, organizasyon ve güvenlik önlemleriyle ekstrem sporlar dahi herhangi bir büyükşehir sokağından çok daha güvenli hale gelir.

Unutmayın: Açık alan outdoor/doğa aktivitesinde risk yönetiminde gerçek risk derecelerini azaltmanın seviyeleri vardır. Güvenlik, her ne kadar garanti edilemese de en önemli noktadır.

Açık alan outdoor/doğa aktiviteleri içerisinde doğa sporları risk içermektedir. Bu aktiviteye katılım bireyin bu riskleri bilerek veya bilmeyerek aldığı anlamını taşır. Aktivitelerin içerdiği riskleri en aza indirmek için aktivite planı mutlaka yapılıp o çerçevede hareket edilmelidir.

Bunun yanında iyi bir risk yönetim planı da yapılmalıdır. Bu planlar içerisinde yapılacak etkinlik tanımlanıp ayrıntılarıyla süresi, ne zaman başlayıp ne zaman sonlanacağı, nerede başlayıp nerede sonlanacağı, organizatörlerin sorumlulukları, katılımcıların sorumlulukları, herhangi bir durumda acil durum yönetimi, arama-kurtarma yönetimi, ilk yardım yönetimi belirlenip katılımcılar ve organizatörler tarafından imzalanıp yasal hale getirilmelidir.

Bireysel yapılan aktivitede arkadaşlık ve partnerlik ilişkileri çerçevesinde her şey kararlaştırılıp uygulanabileceği gibi esnek olabilir. Ancak yine de yukarıda sayılan program planlaması yapılıp acil bir durumda müdahaleyi kolaylaştırma açısından bölge sorumlularına bildirilmelidir.

 Outdoor Risk Analizi

Güvenlik, fayda ve yararları dikkate alınmaksızın basitçe kazaların engellenmesi için yapılan işlerdir şeklinde tanımlanabilmektedir. Outdoor risk çeşitlerini genel olarak;

Katılımcı kaynaklı riskler

Ortam ve doğa koşullarına bağlı olan riskler

Organizasyon ve eğitim eksikliğine bağlı  riskler olmak üzere risk gruplarını üç ana konu başlığında toplamak mümkündür.

Bazı durumlarda potansiyel risklerin farkına varılmıştır. Bazı aktiviteler yüksek risk içermektedir ve olumsuz bir durumda sansasyonel medya ilgisini çekmektedir. Örneğin, ülkemizde de arama-kurtarma derneklerinin veya birliklerinin yaptığı kurtarma operasyonları bazen canlı olarak yayınlanabilmektedir. Bunların bazıları mutlu sonlanmakta olsa da bazıları trajedi ile sonlanmaktadır. 

Örneğin yüz güldüren bir örnek 2010 yılında Antalya Olympos bölgesinde Musa Dağı’nda dehidratasyona maruz kalmış iki Alman AKUT (Arama ve Kurtarma Derneği https://www.akut.org.tr/) üyelerince dağdan indirilmişlerdir. Ancak tüm Türkiye’yi hüsrana uğratan bir diğer örnek 2000 yılında Ağrı Dağında düşme sonucu hayatını kaybeden dağcı İskender Iğdır’ın operasyonla indirilmesidir.

Profesyonel olmayan halk kesimlerinin riskli aktiviteleri desteklememesi gerekmektedir. Potansiyel tehlike ve olası kazalardan dolayı birçok halk outdoor aktivitesi hazırlayanlar ve acenteler buna okullar dahil düzenli aktivitelerinin programlarını sunmalıdırlar. Aşağıda outdoor faaliyetlerine katılmak isteyenler için özellikle organizatörler için örnek bir dilekçe yer almaktadır.

Macera, mücadele ve risk açık alan outdoor/doğa aktivitesi eğitiminde sıklıkla kişisel katılımı ve liderlik kalitesini geliştirmede birlikte kullanılmaktadır. Katılımcıların macera, mücadele ve riske maruz kalması onları hasar ve zararla da karşı karşıya bırakmaktadır.

Açık alan outdoor/doğa aktivitesi eğitim programlarının sonucunda stres, yaralanma ve ciddi zarar olabilir. Zararları ve yaralanma riskini en aza indirmek için eğitimcilerin riski tanımlama, azaltma ve zararları kontrol etmeye ihtiyacı vardır.

Açık alan outdoor/doğa aktivitesinde risk yönetiminde gerçek risk derecelerini azaltmanın seviyeleri vardır. Güvenlik, her ne kadar garanti edilemese de en önemli noktadır. Çünkü aniden taş düşmesi, insan hatası, malzeme hatası, beklenmedik hava şartları gibi garanti edilemeyen birçok faktör vardır. Birçok durumda çok sert güvenlik standartlarını veya güvenlik önlemlerini uygulamaktan riski azaltmak daha kolaydır.

Outdoor Risk Dereceleri

Açık alan outdoor/doğa aktivitesinde yapılacak aktivitenin bireysel veya organize olmasına bağlı olarak değişmekle birlikte kaza denkleminin oluşumu açısından riski üç grupta incelemek sınıflandırma açısından kolaylık sağlayabilir.

Ortam ve Doğa Koşulları ile ilgili riskler:

Vahşi  Doğa içinde yaşamaya alışık olmayan insanlar için her zaman yaşamsal önemde riskler içerir. Bu tür riskler doğanın kendisinden kaynaklanan risklerdir, örneğin kışın pist dışı yapılan kayak aktiviteleri çığ riskini içerir, yine doğada bazı alanlarda toprak kayması olabilir, dere kenarlarında yapılan kamplar sel riski içerir. Bu riskleri minimize etmek için doğada seyahat ve doğada yaşam kuralları konusunda mutlaka ön bilgi ve eğitim almak şarttır.

Bu nedenle aktivitenin gerçekleştirileceği bölgenin yapısı ve hava şartları önceden bilinmelidir. Yapılacak aktiviteye göre önlemler alınmalıdır. Örneğin bahar aylarında yapılacak bir kamp aktivitesi için sel riski olan dere kenarına kamp kurmayıp daha yüksek bir yer tercih edilmelidir.

Eğitimsiz ve deneyimsiz bireylerin, en uygun iklimsel koşullarda bile olsa doğada sürdürecekleri etkinlikler birçok riski de beraberinde getirir. Doğa şartları içinde ani hava değişikliği ve bu değişikliği önceden gözlemleyerek tespit edebilme yetisinden  uzak olmak en birinci risk grubunu oluşturur. Çünkü özellikle de deniz seviyelerinden yüksek rakımlı tepelerde, açık alanlarda dağ başlarında vadilerin içlerinde hava akımlarına bağlı olarak hava koşulları da sürekli ve beklenemedik şekilde değişime açıktır.

En iyi hava koşullarında dahi en kötü hava şartlarında gerekli  olan donanımların fazladan yük taşıma tembelliğine kapılmadan çantadan eksik edilmemesi gerekir. Önceden açılmış patikalar nispeten daha az  risk içeren yürüyüş rotalarıdır.

İlk kez açarak yürüyeceğiniz rotaların riskini doğru hesap etmeniz gerekir. Taş düşmeleri, yağışlı havalarda yıldırım riski, karlı kış koşullarında çığ tehlikesi  en belirgin doğal risklerdir. İklim şartlarına göre sıcak ve soğuk havanın da kendine has riskleri vardır. Soğuk havalarda uzuv donmaları, sıcak havalarda ise güneş yanıklarından tutun da aşırı sıvı kayıplarına bağlı sağlık riskleri doğa da sıkça karşılaşılan olaylardır.

Doğada yapılacak aktivitelerde aktivite ortamı ve iklim koşullarını göz önüne alarak en kötü duruma göre hazırlık yapmak gerekir.  

Katılımcının Kendisinden Kaynaklanan Riskler:

Aktiviteyi gerçekleştiren birey öncesinde fiziksel ve psikolojik olarak iyi hazırlanmış olmalıdır, örneğin uzun bir dağ bisikleti faaliyetine katılıyorsa kondisyon olarak yeterli seviyede olmalıdır. Eğer herhangi bir geçici veya kalıcı hastalığı varsa önceden tedavisini olmalı gerekli ilaçlarını yanında taşımalı ve organizasyona bilgi vermelidir, yine üzerinde tedavi ve ilaç bilgilerini içeren bir kart taşımalıdır. Yüksek irtifa faaliyetine katılıyorsa veya bir dalış gerçekleştirecekse diş çürüklerini ve dolgularını kontrol etmelidir.

Bunlar gibi birçok fizyolojik hazırlığın yanında psikolojik olarak da yapacağı faaliyete hazırlanmalıdır. Psikolojik nedenlerle faaliyette sorunlar yaşamak da olası bir risktir. Örneğin; bireysel olarak gerçekleştirilen bir kaya tırmanış aktivitesinde kişi eğer zihinsel olarak yeterince hazır değilse limitlerinin üzerindeki bir rotada tırmanırken düşüp yaralanabilir, oysa o rotayı kendini iyi hissettiği bir günde bitirip tamamlayabilir.

Tek başına doğaya çıkmak veya grup tercihlerini gerekli ön araştırmayı yapmadan rastgele yapmak; grup ve rota hakkında bilgi almak yerine küçük ayrıntılara takılıp grup tercihini değiştirmek, motivasyon eksikliği, kendi risklerini minimize etmeden yol arkadaşı olarak hazırlıksız ve donanımsız arkadaş veya yakınlarını katılıma zorlayarak ilave sorumluluk yüklenmek; yürüyüş öncesi gecesinde  alkol almak, uygunsuz beslenme tercihi, uykusuzluk hali sizler için beklenmedik tehlikelere kapı açabilir. 

Gerekli ön hazırlığı yapmadan yola çıkmak, giysi tercihi yanlışları, vasıfsız ekipman seçimi ya da eksikliği, yürüyüş anında yapılan uyarıları dikkate almama, varsa rahatsızlığını  gerek  faaliyet öncesinde veya faaliyet anında görevlilerden saklama, sürekli kullandığı ilaçlarını beraberinde taşımama, terleyip üşüme korkusuyla yeterli sıvı almama, ara molalarda sigara içmek ve ya habersiz gruptan ayrılmak, alışık olmadığı durumlarda karşılaşılan panik atak hali, grubun düzen ve ahengini bozacak şekilde temposuz yürümek, (  ne hızlı – ne yavaş / Eğer başlangıçtaki temponuzu  bir saat içinde ve sonrasında koruyamıyorsanız doğru tempoda yürümüyorsunuz demektir.) grup disiplinini bozucu davranışlarda bulunmak, grup içinde yüksek sesle tepkisini dile getirmek gibi davranış bozukluğu içinde olan sporcu kendisini riske etiği gibi bütün grubu da riske eder ve onların güven içinde günü tamamlamalarını engeller.

Organizasyon ve Eğitim Eksikliğinden Kaynaklanan Riskler:

Doğada yapılacak her türlü aktivite ön bilgi ve hazırlık gerektirir. Sorumluluğunun gereği olan hazırlıkları yapmadan sizi arasına alan ekip ya da yol arkadaşlarınız bilin ki sizin olduğu kadar kendilerini de riske atarlar.  Bundan emin olmadığınız durumlarda o ekip içinde yer almamak en doğru tercih olacaktır.

Açık alan outdoor/doğa aktivitesinde özellikle doğa sporları ve bunlar içinde de bireysel olarak yapılanlar yani ekstrem sporlar yüksek risk içermektedirler.

Örneğin, serbest solo tırmanış, serbest atlayış gibi sporlarda hayatını kaybetme derecesinde riskler vardır. Ekstrem sporun öncülerinden Amerikalı Dan Osman tehlikeli bir spor olan solo serbest tırmanışı (free soloing) herhangi bir emniyet malzemesi ve ip olmadan kaya tırmanışı ayrıca iple serbest atlama (rope jumping) de yapmaktaydı. Yosemite National Park’da gerçekleştirdiği bir serbest atlayışta ipinin inceldiği bir yerden kopması sonucu 1998 yılında 35 yaşındayken hayatını kaybetmiştir.

İnsan  zihni doğası gereği içinde barındığı bedenin güvenliğinden sorumludur. Bu nedenle alışık olmadığı şartlar ve koşullarla daha karşılaşmadan bile olasılıkları düşünerek tepki verir. Bilinmeyene yapılacak yolculukta zihnin gerekli  deneyime sahip olmaması, güvenlik endişesiyle ALARM halini tetikler. İşte bu  alarm hali tedirginlik, şüphe ve korkuya uzanan bir dizi tepkimelere sebep olur.

İşte bu  ve benzeri tepkimelerden arınmamış bir zihin ve beden doğada sürekli risk altında demektir. İşte bu  riski minimuma çekmek ancak zihnin ön bilgi ile doldurulup, minik uygulamalarla gerçekleşecek bir eğitim sürecini yaşaması ve deneyimlenmesi  ile mümkündür. Bu eğitimler sadece ekipman, donanım, beslenme, fiziki kondisyon yeterliliği, ruhsal motivasyon ile  sınırlanmayıp doğada seyahat ve yaşam kuralları, yön bulma, hava tahmini gibi doğa bilgisini de öğrenmeyi gerektirir.

 Bunların Toplam ve Etkileşimiyle Oluşan Riskler:

Aktivite öncesinde alınması gereken önlemler planlama aşamasında listelenmelidir. Aksi takdirde risk artma eğiliminde olur ve ciddi bir hasar veya yaralanma ile sonuçlanabilir. Bütün bu riskler tek başına engellenebilir, ancak bir araya geldiklerinde sonucu olumsuz olarak etkilerler.

Açık alanda yapılan aktivite genelden bireye doğru özelleştikçe risk artmakta ve yaralanma ve hasar ihtimali ciddi boyutlara varmaktadır. Kazaların meydana gelmesinde dört element vardır:

Kalabalık olarak yapılan aktivitelerde kontrol zor olacağından riski sıfıra yakın olanlar tercih edilmelidir. Dolayısıyla katılımcılar zarar görmez ve sorumlular korunmuş olur. Örneğin büyük bir şehir parkında profesyonel tırmanıcılar kalabalık halk kitlesinin seyrettiği bir iniş gösterisi yapabilirler.

Bir sorumluya ortalama 8–10 kişinin düştüğü bir doğa yürüyüşü aktivitesinde parkur inişinde katılımcıların zarar görmediği ancak ayakkabılarının yıprandığı yani malzemenin zarar gördüğü türde aktivitelerdir.

 Aktivite için gerekli bilgi ve deneyimlere sahip değilseniz bu deneyimlere sahip güvenebileceğiniz bir yol arkadaşı ya da ekibe kendinizi teslim etmek durumundasınız. Ekibin seçiminden seyahat hali ve sonrasına varana kadar uygulanması gereken kurallar dizini hakkında bilgi edinmeye çalışınız. Bunun bir  spor olduğunu unutmadan beklentilerinizi belirleyiniz.

Kendinizi güvende hissetmediğiniz, sorularınıza cevap alamadığınız hallerde ekibe dahil olmamak sizin için daha hayırlı olacaktır. Yeterinden fazla sayılarda katılımlar durumunda ekstra ilave risklerin içine girdiğinizi de aklınızdan çıkartmayınız.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

 Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

https://www.patikatrek.com/egitim-seminer/doga-yuruyusleri-riskli-midir/36.html

Outdoor Güvenliği 1

Outdoor Risk Yönetimi/ Doğada Risk Analizi

(Bu konu uzun ve detaylı olduğu için birbirinin devamı niteliğinde olan ve birbirini tamamlayan iki ayrı yayında düzenlenmiştir.)

Risk Ne Demektir?

Risk anlam olarak, gelecekte beklenmeyen bir durumun ortaya çıkma olasılığı, yaralanma, incinme ve zarara uğrama şansı ya da arzu edilmeyen bir olay veya etkisinin ortaya çıkma Risk = (Olasılık x Büyüklük) + Halkın Olumsuz Tepkisi olasılığıdır. Sözlüklerde risk “bir zarara uğrama tehlikesi, zarar görme olasılığı” olarak belirtilmektedir.

Risk anlam olarak, gelecekte beklenmeyen bir durumun ortaya çıkma olasılığı, yaralanma, incinme ve zarara uğrama şansı ya da arzu edilmeyen bir olay veya etkisinin ortaya çıkma Risk = (Olasılık x Büyüklük) + Halkın Olumsuz Tepkisi olasılığıdır. Yukarıda bahsedilen olasılıkla büyüklüğün çarpımı olabilecek hasar, kaza veya yaralanmayı ve etkilediği birey sayısını anlatmaktadır. 

Outdoor Risk Analizi

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak bizlere gelen etkileşimlerde:

Doğada risk yönetimi nasıl olmalıdır?

Outdoor aktivitesinde nelere dikkat edilmelidir?

Doğanın riskleri nelerdir?

Doğa yürüyüşü yaparken nelere dikkat etmeliyim?

Outdoor tehlikeli mi?

Trekking tehlikeli mi?

Doğada güvenlik nasıl sağlanır?

Doğada yürümek tehlikeli mi? gibi onlarca soruyla karşılaşmaktayız.

Konuya outdoorun tanımı, gelişimi ve motivasyon etkenlerini hatırlamak gerekmektedir. 

 Her şeyden önce belirtmek gerekir yaşamanın kendisi risktir. İster evinizde, ister korunaklı villalarda, sitelerde, isterse sokakta veya okulda olun hiç fark etmez her insan risk altındadır. Doğada da, outdoor aktivitelerinde de elbette risk vardır, ancak gerekli eğitim, organizasyon ve güvenlik önlemleriyle ekstrem sporlar dahi herhangi bir büyükşehir sokağından çok daha güvenli hale gelir.

Yukarıdaki bağlantıda detaylı olarak açıklandığı üzere outdoor aktiviteleri çok çeşitlidir. Ekstrem sporlardan olan kanatlı tulum uçuşu, buz tırmanışı, solo serbest kaya tırmanışı (free soloing) veya iple serbest atlama (rope jumping) yapan kişiler ile şehirde ya da şehre yakın bir ormanda grupla yapılan herhangi bir yürümenin (hiking, trekking) riskleri elbette farklıdır. 

Her spor ya da aktivite için risk oranı kişi ve duruma hatta tarihe göre değişir. Bu sebeple burada verdiğimiz genel bilgilerin her birinin değişken olduğunu lütfen göz önüne alınız. Genç ve dinamik bir birey için hiçbir risk oluşturmayacak bir durum, yaş almış kişiler için tehlike veya olumsuzluk doğurabilir.

Outdoor Riskleri

Biz burada genel olarak outdoor/doğa aktivitelerinin risklerini ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini açıklayacağız.

Doğa sporları içinde yer alan bir çok branş, vahşi doğa koşulları içinde ve kendi kurallarına göre yapıldığından bütün ön eğitimler alınmış ve bütün teknik alt yapısı tamamlanmış olsa bile sporcunun ruhsal, psikolojik ve fiziksel durumu da işin içine girdiğinden belli bazı riskleri içeren sportif faaliyetlerdir. Doğa sporlarına giriş alfabesi olan, en basitinden doğa yürüyüşü etkinlikleri bile katılımcılar tarafından hafife alınarak ön hazırlık yapılmadan ve gerekli  titizlik gösterilmeden veya  kurallarına uyulmadan yapıldığında risk içermektedir.  

Outdoor risk yönetimi son yıllarda macera arayışında olan insanların serbest zaman aktivitelerine katılımının hızla artmasından dolayı bu aktivitelerin içerdikleri zorluk ve risk gündeme gelmiştir. Aktivite hizmetlerinin devamının artmasını düzenlenen programların yoğunlukları, katılımcı oranlarının artması ve çeşitliliği desteklemektedir.

Risk yönetim planlaması:

Risk Yönetim Planlaması katılımcıların yaralanmalarını engellemek ve etkisizleştirmek için aktivite ve malzeme stratejilerinin belli zararlarını tanımlamaya çalışır.

Risk yönetimi planlama modeli

Outdoor Aktivite Planı
 Aktivite ÖncesiAktivite SırasındaAktivite Sonrası
İnsan Kaynağı:-Eğitmenler-Katılımcılar-Yönetim-DiğerleriUygulama:-Aktiviteler-ProgramlarDüzenlemelerDevamlılıkEleme
Kaynaklar:-Malzeme-Tedarik/Lojistik-TesislerDeğerlendirme:-Evde-Dışarıda-Şekil olarak-Özet olarak 
Çevre:-Hava Şartları-Mevsimsel şartlar-Bölge yapısı-Hayvanlar, böcekler, bitkiler  
Yönetim:-İlk yardım-Güvenlik-Sorumluluklar-Politikalar-Ulaşım  

 Açık alan outdoor/doğa aktivitesinde risk yönetiminde üç ana faktör vardır:

Riski tanımlama:

Riskin tanımlanması öncelikle kaza ile ve yaralanma ile sonuçlanabilecek tehlikelerin ve zararların tanımlanmasını içerir. Riski belirlerken göz önünde bulundurulması gereken üç faktör vardır. Bunlar; katılımcılar, kullanılan malzeme ve çevredir. Örneğin, kaya tırmanışı veya ip inişi gibi bir organizasyon söz konusuysa taş düşmesi, uygun kıyafet ve grubun büyüklüğü göz önünde bulundurulmalıdır. Diğer riskler, giriş, hava, bitki örtüsü, ayakkabı, tırmanış malzemeleri, katılımcıların yaşı, tırmanış bilgi ve seviyeleri olabilir.

Riski belirleme:

Riskin derecesi ve yaralanma ilişkisinin meydana gelme ihtimalidir. Açık alan etkinliklerinde risk seviyesini belirleme tanımlanan riskin miktarı ve yaralanma ve kazanın meydana gelme ihtimalidir. Liderin deneyimi, aktivite yapılacak bölgenin bilgisi, aktivitenin yapısı ve yönetilişi, grubun yeterliliği ve güvenliği riskin belirlenmesinde önemlidir. 

Riski azaltma:

Riski azaltmanın hedefi yaralanmaların meydana gelmesini önlemek için riski azaltabilecek stratejilerin uygulanmasıdır. Açık alan etkinliklerinde riskin azaltılması için uygun bir dizi stratejilerin uygulanmasını gerektirir. Bunlar; güvenlik politikaları ve rehber kitaplar, riski ortaya koyma, katılımcıları tanıma, çalışanların eğitimi, malzeme seçimi, kullanımı ve bakımıdır. Kazalar beklenmedik ve\veya istenmeyen durumların sonucunda hasar veya yaralanmayla sonuçlanabilir. Bundan dolayı kaza dönemiyle riskin farkında olma benzerdir. Halk boyutu da riski artırmaya eğilimlidir.

Aktivite ne kadar tehlikeli ise ve katılımcı sayısı fazla ise sonuçta etkilenen sayısı da o kadar büyümektedir. Bu nedenle böyle bir durumda halkın tepkisi de artacaktır. Katılımcı sayısının arttığı aktivitelerde riski en aza indirgemek gerekmektedir. Örneğin, beş kişinin katılacağı bir aktivite trekking ile birlikte 4 derecelik bir kaya tırmanışını da içeren zirve yürüyüşünü kapsayabilir, ancak böyle bir aktivite elli kişilik bir grupla gerçekleştirilemez, grup büyüdükçe kontrol güçleşecektir.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

 Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

Outdoor’un Sosyolojisi

Outdoor Sosyolojisi

Giriş:

Outdoor’un da sosyolojisi mi olur muymuş demeyin. Önceki yazılarımızda ülkemizde daha yeni sektör olma  aşamasına gelen outdoorun gelişmiş ülkelerde birer endüstri hakine geldiğini ve büyük ekonomik hacme sahip olduğunu açıklamıştık.

Dolayısıyla büyük ekonomik hacme ulaşan bir endüstrinin de sosyolojisinin olması ve katılanlar, aktivistler ya da paydaşlar hakkında araştırmalar yapılması da şaşırtıcı değildir.

Yeni yeni gelişen bir sektör olmasına rağmen outdoor çok hızlı gelişmekte ve toplumun hemen her kesiminden ilgi görmektedir. Bu yazımızda açıklaması sayfanın en altında olan bir yüksek lisans tezinden faydalanacağız.

Bu makalede verilen bilgiler bilimsel nitelikte ve çoğunlukla Batı kaynaklı olsa da outdoor üzerine düşünen ve outdoor etkinliklerine katılan bireyler için faydalı olacağını düşünüyoruz.

İlerde ülkemizde bu alanda daha birçok araştırma ve yayın yapılacağını şimdiden öngörmek mümkündür. Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak biz de bloğumuzda bu konuya yer veriyoruz.

Outdoor Sosyolojisi:

Sosyal medya platformlarında basit bir araştırma yaptığımızda ülkemizde sayıları binlerle ifade edilebilecek irili ufaklı birçok outdoor derneği, kulübü ve topluluğunun bulunduğunu görmekteyiz. Hiking, trekking, dağcılık, dalış başta olmak üzere outdoorun hemen bütün dallarına ait gruplar aktif olarak ülkemizde bulunmaktadır. 

Özellikle büyük şehirlerde yoğunlaşan outdoor kulüplerinin birçoğunun aktif olarak faaliyet gösterdiği, neredeyse her hafta sonu bir etkinlik yapılarak üyelerine katkı sağladığı görülmektedir. 

Bu topluluklar ve katılımcıları hakkında yapılmış bir araştırma veya incelemeye bugüne kadar rastlamadık. Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak belki ilerde böyle bir araştırma yapabiliriz.

Outdoor/doğa etkinlik ve aktivitelerine katılımı çok büyük ölçüde cinsiyet, yaş, meslek, ikamet yeri ve yaşam şekli gibi demografik değişkenler etkilemektedir. Outdoor’a katılan kişilerin demografik değişkenleri şunlardır:

Yaş

Hayat gidişatları içerisinde bireyler bazı serbest zaman etkinliklerine olan ilgilerini kaybedebilirler ve başka yeni etkinliklere ilgi duymaya başlayabilirler. Örneğin; çocuklar beysbol ve bilgisayar oyunları gibi daha karmaşık oyunları yönetebilecek yaşa eriştiklerinde saklambaç veya parmak boyama gibi basit oyunlardan vazgeçerler.

Bireyler evlendiklerinde ve anne-baba olduklarında serbest zamanlarını arkadaşlarıyla geçirmeyerek aile gezintileri için daha fazla zaman yaratmaya meylederler. 

Yaşlandıkça, fazla kuvvet gerektiren etkinliklerin oranını azaltırken daha az gayret gerektiren oyunların oranını arttırabilirler. Bazı yaşlılar ise seyir sporlarına olan ilgisi arttığı için aktif serbest zaman uğraşlarından tamamen vazgeçebilirler. 

Yaşlara göre gelişim ve değişimler:

 0–2 yaş: Bireysel oyunlar, ufkun genişlemesi, doğaya duyarlı olma,

2–3 yaş: Taklitçi ve yaratıcı oyun oynama,

3–4 yaş: Başkalarıyla beraber sosyal ve sembolik oyunlar, su ile tanışma

5–7 yaş: Aile ile yapılan aktiviteler, kas yapısının güçlenmesi 8–9 yaş: Büyük bir katılma ve başarma isteği

9–12 yaş: Takım sporları ve cinsiyete göre farklılaşan oyunlar 13–18 yaş: Gruptan etkilenme sosyal olmak ihtiyacı duyulan ve kabul edilen etkinliklere katılma, geçici zevkler

19–22 yaş: (Kimliğin oluşumu) yakın ilişkileri deneme, yüksek risk içeren aktiviteleri deneme

23–30 yaş: (içtenlik) fiziksel gücün doruk noktası, spora ve yüksek risk içeren aktivitelere aktif katılım

30–38 yaş: (Tesis etme) çift olarak katılma sosyal ve toplumsal etkinliklere katılma, çocukların prestij unsuru olarak kullanması

38–55 yaş: (İntibak) daha az fiziksel aktivite, daha çok doğal katılımcılar. Daha küçük ve aile gruplarına katılım

55–65 yaş: (Olgunlaşmak) kültürel ve yaratıcı aktiviteleri sevme. Doğaya geniş grupla katılım

65 ve sonrası yaşlar: (İhtiyar) kendi yaşındaki kişilerle etkinliği tercih etme,

Cinsiyet

Sadece erkek çocuklarının oyun şekilleri kızlarınkinden farklılık göstermez, yetişkin erkeklerin serbest zaman uğraşları da kadınlarınkinden farklılık gösterir. Dahası kadın ve erkek arasında serbest zamanın miktarı yönünden de belirgin bir fark bulunmaktadır.

Geçmiş nesillere göre kadınların statüsündeki birçok gelişmelere rağmen, kadınlar hala bütün dünyada rekreasyona katılım için daha az serbest zamana sahiptir. Kadınlar iş yaşamında yer almaya başlamış olsa da hala evlerinde erkeklere göre daha fazla sorumluluk altındadır. İşte bu nedenle erkeklere göre belirgin bir şekilde daha az serbest zamana sahiptir

Ancak, cinsiyetin rekreasyona katılımı üzerindeki rolü üzerine yapılan bir çalışma erkeklerin ve kadınların rekreasyona katılım ve rekreasyon davranışı yönünden birbirlerinden farklılıklarından çok benzerliklere sahip olduklarını öne sürmektedir.

Bununla birlikte bulgular kadınların erkeklere göre daha az çeşitlilikte genelde rekreatif etkinliklerinin tümüne, özelde açık alan etkinliklerine katılmaya eğilim gösterdiklerini ortaya koymakta, ancak daha çok kültürel ve aile merkezli etkinlikleri tercih ettiklerini ve avcılık, balık avlama gibi geleneksel anlamda daha çok erkeklere özgü olarak görülen açık alan rekreatif etkinliklerine daha az katıldıklarını ortaya koymaktadır.

Meslek ve Gelir

Birisinin mesleği ile hem sahip olduğu serbest zaman miktarı hem de katıldığı serbest zaman etkinlikleri arasında açık bir ilişki tespit edilmiştir. 1969 yılında yapılmış olan bir araştırma daha yüksek profesyonel meslekler ile meşgul olanların daha az itibarlı mesleklere sahip olanlara göre daha fazla çeşitlilikte serbest zaman etkinliklerine katıldıklarını bulmuştur. Daha sonraki yıllarda yapılmış olan bir çalışma bu durumu desteklemektedir.

Profesyonel mesleğe sahip olanların serbest zamanda harcamak için daha fazla paraya sahip oldukları ve eğitimleri süresince daha fazla uğraşıya yönlendikleri ortaya konulmuştur. Bunun yanı sıra el işi ile hayatını kazananlar, uzun alışma süresi ve bedensel yorgunluk nedeniyle daha az sayıda serbest zaman etkinliklerine katılırlar.

Meslek parametresi ile ilgili olarak meslek sahiplerinin, teknik büro ve beyaz yakalı çalışanların outdoor etkinliklere en çok rağbet edenler olduğu belirlenirken, çiftlik çalışanlarının, beden işçilerin, hizmet alanında çalışanlar ile outdoor/doğa aktivitesi alanında hizmet veren işletmelerin sahiplerinin en az rekreasyonel etkinliklere katılım gösterenler oldukları belirlenmiştir.

Outdoor Tüketim Alışkanlıkları

Bireylerin tüketim alışkanlıklarının belirlenmesi ve buna göre outdoor ürünlerin, işletmelerin daha etkin pazarlanması için stratejiler geliştirebilmek amacıyla benzer özelliklere sahip hedef pazar ve tüketiciler sınıflandırılmaktadır. Bu amaçla bireylere kişisel değerlerine ve hayat tarzlarına yönelik sorular sorulur. Amerika Birleşik Devletlerinde buna yönelik olarak 2,500 kişiye 43 soruluk bir çalışma yöneltilmiş ve sonuçta sekiz farklı hayat 61 tarzı oluşturulmuştur. Bu guruplar ve özellikleri aşağıda sıralanmıştır. 

Olanaklılar:

En fazla gelir seviyesine sahip olan bu guruptaki kişiler yüksek kaynakları nedeniyle kendilerini yetenekli, başarılı ve zengin olarak görürler. Kişisel görünümleri duygu, davranış ve kişiliklerini gösterir ve satın alma tercihleri hayatın zarif nesnelerine yöneliktir.

Uygulayanlar:

Bu guruptaki kişiler de yüksek gelir kaynaklarına sahiptir. İlkeli, sorumluluk sahibi ve iyi eğitim görmüş profesyonellerden oluşur. Evleri ve serbest zamanları hayatlarının merkezini oluştururken, dünyada olup bitenlere de duyarlı, yeni düşünce ve fikirlere açıktırlar. Yüksek gelirlerine karşılık uygulamaya yönelik pratik tüketicilerdir.

İnançlılar:

İlke odaklı olmalarına rağmen daha düşük kaynaklara sahip olan bu gurupta geleneksel markaları ve ürünlerini satın alabilecekleri tahmin edilen muhafazakâr insanlar bulunur. Aile, din, cemaat ve ülke merkezli bir hayat sürerler.

Başaranlar:

Yüksek gelir gurubundaki bu kişiler mevki veya makam odaklıdırlar. Bu guruptakiler işlerini iyi yaparlar ve aileleri ile birlikte olmaktan hoşlanırlar. Mevcut duruma ve yetkililere saygı duyan bu kişiler başarılarını meslektaşlarına gösterecek geleneksel ürün ve hizmetleri satın alırlar.

Çabalayanlar:

Makam odaklı olan düşük gelir düzeyine sahip temel kişisel özellikleri “Başaranlar” ile aynı olan kişilerdir. Ancak onlara göre daha düşük ekonomik, psikolojik ve toplumsal kaynakları bulunur. Kendilerini özendikleri kişilere göstermeye çabalarlar ve önem verdikleri bir tarzları vardır.

Deneyimliler:

Yüksek gelir düzeyine sahip eylem odaklı olan ortalama 25 yaşındaki tüketicilerdir. Genç yaşta olmaları sebebiyle fiziksel hareketlere ve toplumsal faaliyetlere çok önem verirler. Giyim kuşam, fast-food, müzik ve gençlere ait diğer alanlarda fazla para harcamaya isteklidirler. Özellikle yeni ürün ve hizmetleri satın almaya meyillidirler.

Yapanlar:

Eylem odaklı düşük gelir düzeyindeki bu kişiler kendi kendilerine yeten kişilerden oluşan guruptur. Aile, iş ve bedensel faaliyetlere ilgi duyan; ancak çevrelerindeki daha geniş dünyaya karşı pek de duyarlı olmayan kişilerdir. Pratik ve fonksiyonel ürünleri satın almaya meyillidirler.

Olanaksızlar:

En düşük gelir seviyesine sahip olan bu guruptaki kişiler kısıtlı kaynaklarla yaşamlarını devam ettirirler. 61 yaş ortalaması ile diğer guruplar arasında en ileri yaştaki kişilerin bulunduğu guruptur. Sınırlı kaynaklara sahip olmaları nedeniyle marka sadakatleri çok yüksektir.

İkamet Edilen Yer:

İnsanların serbest zamanlarını değerlendirme olanakları ve seçenekleri bulundukları coğrafi koşullara bağlıdır(doğu, güney, sahil, dağ, çöller veya ormanlar); büyük bir şehirde, banliyöde, kırsal alanda yaşamaları, parklara, oyun bahçelerine, kültür merkezlerine, seyir sporlarına, sinemalara, alışveriş merkezlerine ve doğa güzelliklerine yakınlıkları da bu olanakları ve insanların seçimlerini etkilemektedir. Bir çalışma kentlerde yaşayan insanların kırsal kesimde yaşayan insanlardan daha fazla rekreasyonel etkinliklere katıldıklarını bulmuştur.

 Bireyin içinde yaşadığı yerleşim birimi, gerek fiziki gerekse sosyal çevre özellikleri bakımından, onun serbest zaman aktivitelerine katılımında, aktivite şekilleri ve tercihlerinde önemli bir faktör olduğu ifade edilmektedir.

 Bireyin çocukluk dönemi toplumsallaşma sürecini geçirdiği yerleşim biriminin kırsal, kentsel veya büyük kent özelliği taşıması, bireyde; kırsal veya kentsel toplum değerleri ve normları ile oluşan davranış biçiminin gelişmesine neden olmaktadır. Yaşam aktiviteleri içinde yer alan serbest aktivitelerinin öğrenilmesi ve alışkanlıklarının kazanılması, öncelikle referans gruplarının (aile, akrabalar ve arkadaşlar) etkileşimi ile oluşurken, birey aynı zamanda içinde yaşadığı yerleşim biriminin fiziki özelliklerinden de etkilenmektedir.

Yaşam Stili:

Yaşam Stili veya yaşam tarzı insanların zamanlarını ve enerjilerini nasıl harcadıklarını (aktiviteler), yaşam çevrelerinde nelere önem verdiklerini (ilgi alanları), çevrelerindeki insanlar ve dünya hakkında neler düşündüklerini (fikirler) ortaya koyan bir yaşam biçimidir.

Yaşam kalitesinin arttırılması 2000’li yıllarda vurgulanmaya başlanmıştır. Kaliteli bir yaşam bireysel kaliteyi de arttırmaktadır. Batılı dünyada özellikle serbest zaman aktivitelerine aktif katılımın yaşam kalitesini arttırdığı ve sonuçta elde edilen faydalardan dolayı bu konuda daha fazla gelişim sağlanması hedeflendiği görülmektedir.

Birçok hastalık bireysel yaşam stilinin bir sonucudur. Sigara kullanımı, obezite, meslek, serbest zaman alışkanlıkları ve çevresel etkenler sağlık risklerini oluşturmaktadır. Açıktır ki her birey bu riskleri azaltarak kendi sağlığına katkıda bulunabilir. İnsanların nasıl yaşadıklarını tanımlamak için kullanılan yaşam stili de insanların outdoor tercihlerine ve bunları tüketim biçimlerine etki etmektedir.

En çok bilinen ve kullanılan “Değerler ve Yaşam Stili” (VALS-Values and Lifestyle Survey) ölçme yöntemidir. Stanford Araştırma Enstitüsü araştırmacıları Mitchell ve Springer tarafından 1980 yılında geliştirilmiştir.

Burada yaşam stili dört gruba ayrılmış ve her grup kendi içinde ayrıca özellikler itibariyle sınıflanmıştır. Bunlar;

İhtiyaç Odaklı Tüketiciler Yaşamaya Çalışanlar:

Herhangi bir outdoor/doğa etkinliğine katılabilmek için yeterli enerjiye, gelire sahip olmayan kişileri, yeterli enerjiye sahip olmama ihtimali olan ve serbest zamanlarını televizyon seyrederek geçiren çok fakir ve yaşı ileri insanları kapsar. Bu guruba girenler çoğunlukla yüksek bedensel hareket gerektiren etkinliklerde seyirci olarak dahi katılmazlar. Bu insanlar büyük ölçüde ailecek yapılan etkinlikleri tercih ederler. Maliyeti düşürmek amacıyla gurup halinde yapılan etkinliklere katılırlar. Uzun süre televizyon seyrederler ve çok sigara içerler.

Umut edenler:

Daha çok el işlerinde ve hizmet sektöründe çalışan balık tutmaya ve futbol maçına gitmekten; reytingi yüksek filmleri ve televizyonda dizileri, genele açık olan programları ve doğa programlarını seyretmekten hoşlanan insanlardır. Bu tür insanlar sinirlenmeye ve kavgaya meyillidirler.

Dıştan Yönlendirilen Tüketiciler Ait Olanlar:

Dizilerden ve romanlardan hoşlanıp, bahçe işleri ve pişirmek gibi daha çok ev ve aile etkinliklerinden hoşlanan bireyleri kapsar. Gıpta Edenler: Otuz yaşın altında olup da finansal durumlarını geliştiren, bowling oynamaktan; gece kulüplerinden ve oyun salonlarından hoşlanan; fastfood tarzı yemekten hoşlanan insanlardır. Başarılılar: Öğretmenlik, avukatlık ve mühendislik gibi mesleklerle uğraşan kokteyl içmekten ve seyahat etmekten hoşlanan insanları kapsar. Gazete ve dergileri takip ederler.

İçten Yönlendirilen Tüketiciler Ben Benimler:

Bu gruba giren bireyler daha çok herhangi bir etkinliğe katılmak için dıştan bir uyarıcıya ihtiyaç duymazlar. Çoğunlukla kendi yaşam alışkanlıkları doğrultusunda yapacakları etkinlikleri kendileri planlarlar. Egzersiz donanımları, bisiklet, kampçılık ve diğer rekreasyonel araç gereçleri edinmeyi isteyen, hareketli etkinliklerden hoşlanan ve yeni ilgiler geliştirmek üzere içsel bir yönlendiriciye sahip olan insanları kapsar.

Deneysel Yaşam Stili:

Canlı rekreatif etkinlikler arayan iyi eğitimli ve iyi kazançlı insanlardır. Yüzmekten, raket sporlarından ve kar kayağı yapmaktan hoşlanırlar. Yoga yapıp sağlıklı beslenirler ve sık sık sinemaya giderler, Avrupa yapımı otomobiller kullanırlar ve kendilerine ait yarış bisikleti ile kamp malzemelerine sahiptirler. Daha çok bireysel veya kapalı gruplarla (kendi arkadaş çevresiyle) aktivite yapmayı isterler. Sosyal Yönden Bilinçliler: Kendisini pek de ortalıkta göstermeye ihtiyacı olmayan, gönüllü çalışmalara ve sağlıklı açık alan etkinliklerine katılmaktan hoşlanan insanları kapsar. Bu insanlar zenginlik olarak yeterli düzeye ulaştıklarını hissederler. Bu guruptaki milyonlarca insan bisiklet, koşu, yüzme, yelken ve satranç gibi etkinliklere katılırlar.

Bütünleşmiş Tüketiciler:

Hem içsel hem de dışsal yönlendiricileri kazançlı ve güçlü olmak adına eşit olarak yaşayan; verilen bir durumda neyin daha uygun olacağına karar verebilme yetisine sahip, iş ve oyunu bir arada yürütebilen ve diğer insanlarla yakın ilişkiler kurabilen sosyal olarak olgun insanları kapsar. Birçok hastalık bireysel yaşam stilinin bir sonucudur. Sigara kullanımı, obezite, meslek, serbest zaman alışkanlıkları ve çevresel etkenler sağlık risklerini oluşturmaktadır. Açıktır ki her birey bu riskleri azaltarak kendi sağlığına katkıda bulunabilir.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

 Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

Outdoor’un Felsefesi

Outdoor’un Felsefesi Nedir?

Felsefe Ne Demektir?

Felsefe sözcüğü köken olarak Yunanca philosophia kelimesinden gelmektedir. Ve philosophia; bilgelik arayışı, bilgiyi sevmek, bilgi severlik, araştırmak ve peşinde koşmak anlamlarına karşılık gelmektedir. Yunanlılar için “Felsefe nedir?” sorusunun cevabı, bilgelik sevgisi ya da hikmet arayışı anlamlarında da kullanılmıştır.

Felsefe, önceden kazanılmış bilgiler üzerine inşa edilen sistemli düşünce sistemidir. Kısaca filozof, bilgiye ve bilgeliğe ulaşmaya çalışan kişi olarak da tanımlanabilir. Felsefeye kendine adayan ya da felsefeyle ilgilenen kişiler; kendini ve çevresini tanıma, yaşam boyu öğrenme, öğrendiklerini uygulama kararlılığında olur.

Felsefe yolda olmaktır.

Hayatımız uzun bir yoldur ve bizler o yolda bir ömür boyu ilerleyen yolcularız. Yolcuğumuz boyunca yeri gelince dinlenir, duraklar, yeri gelince taşınır, yeni yerler keşfederiz. Bazı zamanlar yolumuzdan şaşar, yolumuzu kaybederiz. Yanlış yollara da saparız ama eninde sonunda yolun sonunu görürüz, yolun sonuna bir şekilde ulaşabiliriz. Felsefe de yolda olmak demektir.

Felsefe, yolda olmak demek hepimizin bu yolda yolcu olması demektir. Bu yol daha farklı bir yol. Uçsuz bucaksız bir yol felsefe. Hiçbir zaman elinde haritanın bulunmaması demektir. Daha da önemlisi yolun sonunun olmaması. Felsefe yolunun hiçbir türlü sonu yoktur, sonsuzluğa uzanır. Sorular hiç bitmez, yollar hiç tükenmez.

Yolda dinlenmek yoktur. Sürekli hareket halindesindir. Sürekli sorgulaman gerekir. Cevapsız sorulara cevaplar bulmaya çalışman gerekir. Arayış içinde olmaktır. Aitlik denilen şey yoktur. Aklın, düşüncelerin, mantığın seni nereye götürüyorsa sen oradasındır. Onlar sana ne söylüyorsa sen O’sundur. Sorularına sürekli çözüm arayışı içinde olman demektir. Sorular, çözümler bitse de yol bitmez. Yeni sorular, yeni çözümler çıkar. Yeni arayışlara girmen gerekir.

Aristo

Yunan filozoflarından Aristo serbest zamanın iyi yaşamın en önemli parçası olduğunu vurgulamıştır.

Felsefe’nin İnsan Hayatına Etkileri

  • Kendimizi ve doğayı tanımamıza yardımcı olur.Duyguları, düşünceyi ve eylemleri tutarlı hale getirmemizi kolaylaştırır.
  • Kendi başına düşünmeye ve özgürce karar verebilmeye yardımcı olur.
  • Birey ve toplum arasındaki uyum sorunlarını giderir.
  • Bilgileri biriktirmek yerine, tecrübeleri herkesin iyiliği adına kullanmanın farkındalığını yaratır.
  • Bencilliği minimalize ederek çevremizdeki dünyaya, topluma yardım etme bilincini insana katar.
  • Sosyal, çevresel ve ekolojik konularda duyarlılığı geliştirir ve çözümler yaratmak için bireylerde içsel tetikleyiciler yaratır.
  • Ayrımların karşısına bütünleşme fikrini koyarak hoşgörü, sevgi, anlayış, saygı gibi değerleri anlamaya yardımcı olur.
  • Karşılaşılan durumlara ön yargısız bir şekilde bütünsel bir bakışla yaklaşabilmeyi sağlar.
  • Bireylerin geçmişi tanıyıp bugünü bilerek geleceği bilinçli bir şekilde planlamasını sağlar.
İbni Haldun

Outdoor Felsefesi

14. YY’da yaşamış olan İbn-i Haldun özellikle köy-kent farklılaşması hakkında toplumsal çözümlemeler getirmiştir. İbni Haldun, insanı sosyal varlık olarak kabul eden bir düşünürdür. Karşılaştığı ihtiyaçları yalnız başına giderebilmekten, varlığını kendi gücü ile sürdürebilmekten uzak olan insan için toplu yaşamı zorunlu bir hayat tarzı olarak kabul etmiştir. Düşünür, insan iradesinin eseri olarak karşılaştığı toplu yaşamı Mukaddime’de Bedevi ve Hazeri toplum tipleri olarak formüle etmiştir.

İbni Haldun’a göre; yerleşik cemiyetler siyasi örgütlemenin yani devletin kuruluşundan hemen sonra veya devletle beraber ortaya çıkarlar. Göçebe cemiyetler ise, zamanla kuvvet ve servet kazandıktan sonra, bir yerleşik hayata geçerler. Derken, yavaş yavaş kasaba ve şehirler kurulur, işbölümü gelişmeye başlar, bolluk ve zenginlik, sulh ve sükun içinde yaşamayı tercih ederler. 

Sanat, edebiyat, mimarlık gibi kültürel konularla ilgilenmeğe başlarlar. Ticaret ve endüstri alanında çalışarak daha çok para kazanma yoluna gitmeğe başlarlar. Güvenlik, bol para ve işbölümünün gelişmesi, kişilerde yeni yeni ihtiyaçlarla, bunların en ince, en güzel ve en yeni şekillerde karşılanması arzusunu oluşturur. 

Yerleşik hayatta insanlar yavaş yavaş zevk ve rahatlarına düşerek gittikçe bireyci olur ve kötü alışkanlıklar edinirler. 

Tarihinin büyük bir bölümünde ve günümüzde insanoğlunun birçoğu için kendilerinin ve ailelerinin hayatlarını garantilemek esas amaçları olmuştur. Aynı zamanda, insanlar üst tabakadaki insanlara rahip olma, lider olma veya krallık işlevleri vererek uygarlıklarının gelişmesine de izin vermişlerdir.

Bu tür özel statülere kavuşan insanların yiyecek sağlama görevleri başkaları tarafından yerine getirildiği için başka etkinliklerin peşine takılmışlardır. Doğada vakit geçirme ya da outdoor şehirleşmiş ve belli bir ekonomik etkinliğe kavuşmuş kişilerin (orta sınıf ya da burjuva) aktivitesidir.

Felsefe de outdoor da yürümek ve yolda olmaktır. Yürüyen insan düşünen insandır. Bu yüzden yürüyün, her hal ve şartta yürümeye devam edin. İnsan olmak bunu gerektirir.

Outdoor ve Çevre Bilinci

Outdoor aktivitelerine katılanlar doğa ile doğrudan etkileşim halindedirler. Genellikle doğal çevreyi sever ve uyum içindedirler.

Outdoor ve Çevre Bilinci

Outdoor aktivitelerine katılanlar doğa ile doğrudan etkileşim halindedirler. Genellikle doğal çevreyi sever ve uyum içindedirler. Bu nedenle outdoor/doğa etkileşiminde bulunanlar doğal çevrede düzenlenen organizasyonları hedefler ve desteklerler.

Çevre Nedir?

Çevre, canlıları çevreleyen, onları etkileyen ve onlardan etkilenen tüm aktörlerin toplamıdır.

Genel bir tanımla çevre, insan faaliyetleri ve canlı varlıklar üzerinde hemen ya da süre içerisinde dolaylı ya da dolaysız bir etkide bulunabilecek fiziksel, kimyasal, biyolojik ve toplumsal etkenlerin belirli bir zamandaki toplamıdır. Bunun yanında insan ve diğer tüm canlı varlıkları ile birlikte, doğanın ve doğadaki insan yapısı öğelerinin bütünü olan çevre, her iki yönüyle de, yani hem doğal çevre hem de insan yapısı çevre olarak insanoğlunun esenliği ve temel insan haklarından yararlanılması için ve hayatın kendisi için gerekli görülmektedir.

Doğal Çevre

Burada doğal çevre, doğal etki ve güçlerin oluşturduğu, taratılmış, insan müdahalesine maruz kalmamış veya bütün bir müdahalenin henüz değiştiremediği doğal varlıkları ifade etmektedir.

Yapay Çevre

 Yapay çevre insanlığın varoluşundan bugüne kadar süregelen sosyoekonomik evrim sürecinde, doğal çevreden de yararlanarak insan eliyle oluşturulan değer ve varlıklardır. Yapay çevre, doğal çevreden yararlanabildiği ölçüde gelişmiştir. Bu gelişim, sosyo-ekonomik, teknolojik değişme ve gelişmeler paralelinde, doğal çevre aleyhine işleyen insan-doğa ilişkisine ortam hazırlayarak çevre sorunlarının da oluşmasına neden olmuştur.

Çevre, insanı etkileyen tüm dış ortam ya da şartları içermektedir. Bir anlamda organizmanın gelişme ve hayatını etkileyen etkenler o organizmanın tüm dış koşullarının toplamıdır. Bu durumda çevre; doğal kaynakları da içeren işlenmiş ya da işlenmemiş, yapılanmış ya da yapılanmamış doğa ve maddi kültür öğelerinin birlikte oluşturduğu bir ortamdır. 

Outdoor/cular Çevre İlişkisi

İnsanların monotonluktan, sıkıcı bir şehir hayatından ve hareketsizlikten kaçış olarak, özellikle açık alan/outdoor/doğa etkileşimi etkinliklerini tercih etmeleri sonucu daha belirgin ortaya çıkmaktadır.

Her yaştan insan doğanın bir parçası olmayı, onun içinde aktivite yapmayı veya aktivitelere katılmayı istemektedir. Doğal çevre bireyi hem motive etmekte hem de pozitif yönde çeşitli uyarıcılarla birçok olumlu davranışın gelişmesine sebep olmaktadır.

Yapılan çalışmalarda bireylerin tek başına ya da grup olarak doğada olmasını sağlayan üç önemli sebebin olduğunu  ortaya koymuştur. Bunlar;

deneysel estetik,

çevresel biliş ve

davranışsal ekolojidir.

Deneysel Estetik:

Bu daha çok doğanın ve doğal çevrenin kalite boyutu ile ele alınmasına sebep olmuştur. Örneğin doğal bir yapının park olarak veya rekreasyonel bir alan olarak nasıl tasarlanacağı veya bakımının yapılacağında çevresel estetik önemli bir unsur olmuştur.

Bireyleri estetik boyutu ile neyin etkilediğinin belirlenmesi ve doğal çevrenin ona uygun hale getirilmesi önemli bir unsurdur. Estetik bir değer taşıyan deneyim yaşama fikri tüm bireylerin yaşamlarına olumlu katma değer yaratmıştır ve birey her zaman bunun tekrarını deneyimlemek isteyecektir. Birey hem içsel hem de dışsal motivasyonla bir etkinliğe katılabilir. Fakat çevresel estetiğin önemli olmasının en birincil sebebi bireylerin içsel motivasyonuna dönük uyarıcılar içermesidir.

Çevresel Biliş: 

Çevre üzerindeki algının buradaki önemi bir kaynak olarak öneminden çok bilgi olarak önemi olmasıdır. Doğal yapıların özellikleri oranın rekreatif olarak nasıl kullanılacağını belirler. Örneğin; oldukça dik bir yer bir bireyde coşturucu bir kayak deneyimini uyarabilir. Bir başka örnek; henüz yerleşime açılmamış koylarda tekne ile gezinme mavi tur yapma isteğini uyaracaktır. Bireyin bu tür ortamlara olan temayülünün (isteğinin) kategorize edilmesi gereklidir ve bu istek açık alan rekreasyonunun temelini oluşturur. Bunların bilinmesi serbest zaman etkinlikleri düzenleyen ve yönetenler için önemlidir. Her türlü ayırt edicilikte doğa içinde benzerler bir araya gelir ve bir yapıyı oluşturur. Doğa deneyimi herkes için aynı etkiye sahip değildir.

Davranışsal Ekoloji: 

Bu daha çok bireylerin günlük yaşamda doğayı nasıl algıladığı ile ilgilidir. Düzenlemeler bir alanı ve bir zaman dilimini kapsayan yapıda olmalıdır. Örneğin; bir parktaki veya doğal alandaki düzenleme belirli bir mevsimde o alanların fiziksel donanımı ve yapısıyla ilgili kısmın yanında beraber psikolojik ve sosyal boyutunu da içine almalıdır. Bu rekreatif etkinlik düzenleyicileri ve yöneticileri için önemli bir veridir.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

 Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

Outdoor Stresin İlacıdır.

Outdoor Stresin İlacıdır.  

 Stres Nedir?

Bugünün şehir insanının en büyük dertlerinden birisi strestir. Aşağıdaki bağlantıda yer alan yazımızda outdoor teriminin şehirleşme ve sanayileşme sonucunda ortaya çıktığını belirtmiştik.

Günümüz şehir insanının en büyük dertlerinden birisi olan stres ile outdoor aktiviteleri arasında çok ciddi ilişki vardır, daha doğrusu stresin ilacı outdoor/doğa’dır. Strese ne iyi gelir sorusunun cevabı doğada vakit geçirmek, outdoor aktivitesine katılmaktır.

Peki Stres nedir? Stres, en genel anlamıyla bireyin yaşadığı çevreden kendisine yönelen istemlerle, kendi değerleri, tutumları, gereksinimleri, yetenekleri ve becerileri arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanan bedensel ve sosyo-psişik bir gerilim durumudur.

Stres

İnsan yaşadığı sürede az veya çok, yararlı veya zararlı olsa da stresten, gerilimden kurtulamaz. Stresten tümüyle kurtulmak ancak ölümle mümkün olunabilir. Stresi hayatımızdan yok edemeyiz, kaldıramayız. Ancak stresi kontrol altına alabilmek ya da beden ve ruh sağlığımıza zarar vermesini engellemek elimizdedir. Bunun en etkili ve ucuz yöntemi ise outdoor aktiviteleri ile doğa etkileşimi, doğada vakit geçirmektir.

İnsanlar, kendi çıkarları doğrultusunda yaşamlarını sürdürebilmek için kararlar alan, bu kararları kıt kaynaklar karşısındaki yoğun rekabet ortamı içinde uygulamaya çalışan, belirli bir zaman dilimi sonunda da çabalarının sonuçlarına katlanan canlılardır. Ancak insanlar bireysel olarak bağımsızlık güdüsüne sahip olmalarına rağmen, yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek amacıyla kendilerini gruplar halinde yaşamak zorunda hissetmektedirler. Dolayısıyla hemcinsleriyle ortak bir yaşam, bazı zorlukları da beraberinde getirmektedir.

İnsan için güç yaşam koşullarının getirdiği baskı ihtiyaçlarına karşı bir grubun üyesi olarak iş bölümüne katılmak zorunda olması ve kıt kaynaklara karşı grubun diğer üyeleri ile bir rekabet ortamı içinde bulunması psikolojik bir karmaşa oluşturmaktadır. Bu durum insanın yaşamını sürdürdüğü çevreden çeşitli uyarıcılar almasına neden olmaktadır. Bu uyarıcılar da insanı çeşitli şekillerde etkilemekte ve bazı davranış bozukluklarıyla sonuçlanabilmektedir. İnsanın çevresi ile olan bu etkileşimi de stres olarak tanımlanmaktadır.

Stres verici durumdaki tepkiler, kişilik özelliklerine göre korku, kaygı, gerilim veya geri çekilme gibi farklı psikolojik nitelikler olabileceği gibi, terleme, kızarma, kalp atışlarının hızlanması gibi fizyolojik nitelikler de olabilmektedir.

Böyle karmaşık bir ortamda hayatını sürdürmeye çalışan insanın psikolojik ve fizyolojik yapısının etki altında kalmaması düşünülemez. İnsan çevresiyle bir bütün oluşturduğuna göre bu etkilerden kurtulması mümkün değildir. Dolayısıyla stresin toplumsal yapı ile de dolaylı ve dolaysız ilişkisi bulunmaktadır.

Stresin sağlığa zararları nelerdir?

Şehirleşmenin artmasıyla baş gösteren psikolojik rahatsızlıklar zamanla insan vücudunda fiziksel etkiler de yapmaya başlar. Hızlı şehir hayatı, kalabalık, rekabet ortamı, sürekli bir yerlere koşturma ve trafik insanların psikolojisini etkiler. Bunlara metropollerdeki yüksek binalar, beton yapılar, yeşil alanların azlığı da eklenince ruh ve beden sağlığımız yıkıcı etkilere maruz kalmaktadır.

Şehir hayatında sosyal hareketlilik, ekonomik hareketlilik, hızlı yaşantı ve bununla birlikte sosyal dayanışmanın bozulduğu bir durum ortaya çıkmıştır. Bu yaşam stili değişikliği, insanların ruh sağlığını da olumsuz yönde etkilemiştir. Çünkü bireydeki değişim, toplum üzerinde sonuç verir ve kitlelerin değişimini etkiler.

Artık şehirlerde geceler gündüz gibi olmuş, uyku periyotları iyice kaymıştır. Hele pandemi döneminde uygulanan sokağa çıkma yasakları şehirli ve özellikle yaş almış bireylerin ruh dengesini iyice sarsmıştır. 

Daha önce sözlüklerde yer almayan birçok kelime gibi “stres” kelimesi de hiç çıkmamak üzere girdi hayatımıza. Artık şehirli bireyler yüzyıl önceki bireylere göre daha çok tramvayla ve problemle karşı karşıyadır. Ormanda ya da kırsal kesimde yaşayan bir insanın vahşi hayvanla karşılaşma ihtimali yılda belki bir keredir, ancak  bugün şehirde trafiğe çıkan biri, ormanda yaşayan bir insanın senede bir-iki defa yaşadığı stresi her gün yaşamaktadır. Trafik stresi diye bir kavram girdi artık hayatımıza. Böyle olunca da şehirlerde stres düzeyi her geçen gün yükselmektedir. Şehirli insanın beyni daha çok stres hormonu üretmektedir. Stres hormonu ise kişide otonom sisteminin daha hızlı çalışması demektir.

Böylece psikosomatik hastalıklar (ruhsal hastalıklarla bedensel şikâyetler arasındaki ilişki) gibi birçok hastalık daha çok ortaya çıkmaya başlamıştır. Kin, nefret, öfke, düşmanlık ve kıskançlık gibi stres hormonları var. Bu duygular daha yoğun yaşanmaya başlandı ve artık şehirli bireyler hiçbir sebep yokken bile stresli ve mutsuz olmaktadırlar.

Omuz, bel hastalıkları, mide, bağırsak hastalıkları ve depresyon artıyor. Stresli dönemler uzadıkça sağlımızın bozulduğunu fark ediyoruz. Aynı zamanda üretkenliğimiz, mutluluğumuz, çevremizdekilere olan ilgimiz de giderek azalıyor.

Yoğun stres sonucu konsantrasyon güçlüğü, karşımızdakini anlamada güçlük, unutkanlık, anksiyete gibi birçok sorun ve olumsuz etkiler oluşmaktadır. Oysa doğada yapılacak kısa bir yürüyüş üzerimizdeki stresi önemli oranda azaltacak, bunun yanında bedenimizi de daha sağlıklı kılacaktır. 

        Kronik Stresin Zararları:

Stresin sürekli/kronik hale gelmesi ve aşılamaması durumunda ise beyni etkilemeye başlar. Sürekli ve kurtulma imkanı olmayan stresin beyne etkileri şunlardır.

Kronik Stres bizi aptallaştırıyor:

Çünkü uzun süreli stres beynin rasyonel düşünceden sorumlu bölgelerinin işlevlerini yerine getirmesini zorlaştırıyor. Stres beynimizin ön kısmında, alnın hemen arkasında bulunan sağlıklı düşünme, öğrenme, problem çözme, hedefe ulaşma gibi fonksiyonlardan sorumlu beyin bölgesi olan prefontal kortekste nörotransmitterlerin dengesini bozuyor. Bu değişiklik sonucunda dikkat eksikliği, düşünme becerilerinde bozulma, unutkanlık ve günlük hayata uyum sorunları ortaya çıkıyor. Bu değişiklikler herhangi bir konuya dikkatli bir şekilde yoğunlaşmamızı engelliyor, dağınık düşünüyoruz ve sonuç olarak tüm bilişsel fonksiyonlar olumsuz etkileniyor. Yanlış kararlar vermeye başlıyoruz.

Beyni küçültüyor:

Kronik stres beyin hacminin azalmasına yol açıyor. Yani uzun süreli, yüksek oranda strese maruz kalan kişilerin beyinlerinde küçülme görülüyor. Bunun sonucunda da bilişsel yetenek zayıflıyor. Kortizol özellikle hipokampüste yeni nöron oluşumunu durduruyor (hipokampus, beyinde temporal lobda yer alan, hafıza, öğrenme, duygusal regülasyon ve yön bulmada önemli rolü olan bir bölge). Stres aynı zamanda duygulanım, dürtü kontrolü ve bilişsel fonksiyonlardan sorumlu prefrontal korteksin de küçülmesine neden oluyor. Bu durumun karar verme, kısa süreli bellek ve dürtüsel davranışlar üzerinde olumsuz etkisi olduğu biliniyor. Kronik stres ayrıca unutkan ve emosyonel olmamıza neden oluyor. Burada iyi bir haber; stresin beyinde yarattığı bu olumsuz etkiler kalıcı değil ve stres düzeyinin azalmasıyla beraber beyin normal hacmine, bilişsel yetenek ise stres öncesi döneme geri dönebiliyor.

Korku ve anksiyete kısır döngüsü yaratıyor:

Kronik stres, amigdala adı verilen, beyinde her iki tarafta temporal lobların derinlerinde yer alan yapının boyutlarında, aktivitesinde ve nöral bağlantılarında artışa yol açıyor. Amigdala başta korku olmak üzere duygular, hafıza ve sağkalım ile ilgili dürtülerin denetiminden sorumlu bir beyin bölgesi. Amigdala olmadığı veya işlev görmediği durumlarda olaylar duygusal anlamını kaybediyor. Amigdala aktive olduğunda ise adrenalin ve kortizol gibi stres hormonlarında artış meydana geliyor. Bu hormonlar kalp hızı, kan basıncı, solunum hızı ve glikoz düzeylerini arttırıyorlar. Sonuç ise vücutta “savaş veya kaç” cevabının ortaya çıkması. Normal şartlarda stresli durum ortadan kalktıktan sonra bu hormonlar eski  düzeylerine dönüyorlar. Ancak çok uzun süre kronik strese maruz kalan kişilerde hormonlar sürekli yüksek düzeylerde kalarak korku ve anksiyete kısır döngüsüne neden oluyor.

Yeni beyin hücresi yapımını azaltıyor:

Her gün yüzlerce beyin hücresi kaybediyoruz. Fakat beyin hücreleri tekrar yapılabiliyor. Beyinde bulunan BDNF (brain-derived neurotrophic factor) var olan beyin hücrelerinin sağlıklı olmasını ve yeni beyin hücresi yapımını sağlayan önemli bir protein. BDNF aynı zamanda stresin beyin üzerindeki olumsuz etkilerini azaltıyor. Ancak kronik stres sonucu ortaya çıkan yüksek kortizol düzeyleri BDNF yapımını azaltarak yeni beyin hücresi oluşumunu engelliyor. BDNF düzeylerinin azalması aynı zamanda Alzheimer ve depresyon gibi birçok durumla ilişkili.

Depresyon, unutkanlık ve Alzheimer’a neden oluyor:

Beyin hücreleri birbirleriyle nörotransmitter adı verilen kimyasallar aracılığı ile iletişim kurar. Kronik stres ile birlikte prefrontal korteks ve hipokampüs bölgesinde yapısal dejenerasyon ortaya çıkar, önemli nörotransmitterler, özellikle serotonin ve dopamin düzeyleri azalıyor. Bu nörotransmitterlerin azalması kişide olumsuz bir duygu yaratabiliyor ve metabolizmayı madde bağımlılıklarına daha duyarlı bir hale getiriyor. Uzun süreli stresin beyindeki en olumsuz etkilerinden biri de demans ve Alzheimer riskinin artmasıdır. Yeni çalışmalar özellikle orta yaşlarda görülen kronik stresin Alzheimer riskini artırdığını gösteriyor. Aynı zamanda orta yaşta görülen anksiyete kıskançlık, hızlı duygu durum değişiklikleri Alzheimer görülme riskini 2 kat arttırmaktadır.

Toksinlerin beyni etkilemesine yol açıyor:

Beynimiz her çeşit toksine karşı çok hassastır. Kan-beyin bariyeri beyin için koruyucu görev üstlenen özelleşmiş hücrelerden oluşur. Yarı geçirgen bir filtre beynimize zararlı maddelerin girişini etkiler. Kronik stres ise kan-beyin bariyerini zayıflatır, geçirgen hale getirir. Böylece patojenler, ağır metaller, kimyasal maddeler ve toksinle beynimize daha kolay girebilir. Kan beyin bariyerinin zayıflaması beyin kanseri, beyin enfeksiyonları ve multipl skleroz ile bağlantılı olabilir.

Beyin hücrelerinin intiharına neden oluyor:

Stres, vücudumuzda ve beynimizde hücrelerin prematür intiharına ve hücresel düzeyde erken ölüme neden olur. Stres sonucu artan kortizol düzeyleri glutamat adı verilen bir nörotransmitterin düzeyini arttırır. Glutamat ise serbest radikallerin (bağlı olmayan oksijen molekülü) daha fazla oluşumuna neden olur. Serbest radikaller beyin hücrelerinde tıpkı oksijenin metalde yol açtığı paslanma gibi bir etki yaratırlar. Yükselen serbest radikal düzeyleri ile beyin hücre duvarında hasar ve sonrasında da hücre ölümü meydana gelir.

Beyin enflamasyonuna yol açıyor:

Beynin kendine ait bir bağışıklık sistemi var. Mikroglia adı verilen spesifik hücreler beyni ve spinal kanalı enfeksiyonlardan ve zararlı maddelerden koruyor. Malesef mikrogliaların bir açma kapama mekanizması yok. Bir kez aktif duruma geldiklerine enflamasyon sürekli olarak devam ediyor. Yani, mikrogliaların sürekli çalışır durumda olmasına ve sonucunda beyin enflamasyonunun gelişmesine neden olan faktörlerden birisi de yine kronik stres.

 (Kaynak: https://www.milliyet.com.tr/dunya/asiri-stres-beyne-zararli-2487115)

Outdoor Stres İlişkisi

Genetik olarak vücudumuz etrafında ağaçları, çiçekleri, denizi veya diğer doğal çevreleri görmeye programlanmıştır. Doğal ortamda, doğal güzelliklerle iç içe yaşamak bizi acılarımızdan ve kederlerimizden uzaklaştırır.

Outdoor da stres gibi hayatımıza ve sözlüklere yeni yeni girmeye başlayan bir yabancı kelimedir. Her etki bir tepki doğurur. Stresin ilacı da outdoor’dur. 

Outdoor faaliyeti yani doğa ile baş başa kalmak, doğada olmak her ne surette olursa olsun kişinin yüklendiği stresi yok eder ve zihni sıfırlar. Kendinizi üzgün, kaygılı ve endişeli hissediyorsanız, yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri doğaya çıkmaktır.

Outdoor aktivite deneyimlerini etkileyen psikolojik faktörlerin ilki özgürlük algılamasıdır. Bu da bireylerin ne yaptığı, seçimi ve bunu istemesidir. Bireyin algısı aktivitenin özgürce seçilmiş olmasıdır. 

Bunun dışında önemli olan iki ölçüt daha ortaya konmuştur, aktivite için motivasyon ve sonucun kalitesidir. Bu konu hala serbest zaman davranışlarının tanımlanmasında kullanılmaktadır. 

Bilim de, doğayla iç içe yaşayanların daha mutlu, daha sağlıklı ve daha yaratıcı olduğunu söyler. Şehir hayatına kıyasla, zamanını doğada geçirenler çok daha az strese maruz kalırlar ve mutlu olurlar.

Bunalmış veya cesaretiniz kırılmış hissettiğinizde bir doğa yürüyüşüne çıkın; moraliniz ve yaşam kaliteniz yükselecektir. Doğa evrenin en büyük öğretmenidir, bütün kaosların ortasında bile, devam etmemiz için bir yol olduğunu gösterir bize.

Eğer stresli iseniz doğada zaman geçirin, fırsat bulduğun her an doğayla iç içe olmanın tadını çıkarın. Doğada olmak stresi ve stresin ortaya çıkardığı tüm olumsuz etkileri ortadan kaldırmana yardımcı olacaktır. Gün içinde bunun için fırsatın yoksa bile mutlaka kısa süreli de olsa yürüyüş yapın. Stresi atmanın en güzel ve etkin yolu kısada olsa doğada bulunmak, mümkünse yürümektir. 

Doğa bütün sıkıntıları avutacak güce sahiptir. Doğa bütün sıkıntıları avutacak güce sahiptir. Doğada hiç ummadığınız anda karşınıza çıkacak bir gelincik sizin bütün dertlerinizi unutturacaktır.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

 Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

Outdoor Çatışmaları Nelerdir?

Outdoor’un (Doğa Etkileşimi) Faydaları Nelerdir? Daha önce bu konu hakkında kısaca bilgi vermiştik. Bu yazımızda outdoor aktivitelerinin toplumsal etkileri hakkında akademik seviyede bilgi verilecektir.

Outdoor/doğa aktivitelerinin Sosyal Çevredeki Etkileri:

Outdoor/doğa aktivitelerine katılımın artmasıyla birlikte sadece doğal çevre üzerindeki etkileri değil sosyal çevre üzerindeki etkileri, outdoor/doğa aktiviteleri deneyimlerinin kalitesi de dikkatleri üzerine çekmeye başlamıştır.

Sosyal ve psikolojik boyutun her ikisi de önemlidir. Basitçe, outdoor/doğa aktiviteleri insanları ve içinde yer aldıkları memnun edici düzeydeki deneyimlerin yaşandığı aktivitelerin olduğu sosyal çevreyi içerir.

Kalabalık:

Kalabalık yer olarak kullanım seviyelerinden farklıdır. Kullanım seviyesi, her bir bölümü kullanan birey sayısı ile bağlantılıdır, bu kesinlikle tarafsızdır ve psikolojik veya deneyimsel olarak yorumlanabilir. Diğer taraftan, psikolojik olmasının anlamı, kullanım seviyesinin negatif ve öznel bir yanının olmasıdır.

Bundan dolayı bir kere amaçlar veya aktivitelerin algılamasının engellenmesi ile kullanım seviyesi artabilir, fakat bir noktada kalabalığın oluşması bunu yapar.

Bireyler şehrin kalabalığından kaçıp yerel, bölgesel, ulusal hatta uluslar arası kaynakları bu kalabalıktan kaçmak için talep ettiklerinde gittikleri yerde yine benzer gerekçelerle kontrolsüz gelen ve taşıma kapasitesinin üstündeki (orada bulunması gereken optimum insan sayısının üstündeki) katılımcılar gidilen yerde kalabalık oluşturur ki bu gelinen yer ile gidilen yer arasında farkın ortadan kalkmasına sebep olur.

Çatışmalar:

Doğanın kendisinin kaynak olarak kullanıldığı birçok outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesi amaçlı aktivite düzenlenmekte ve her geçen gün katılımcı ve aktivite sayısı büyüyerek artmaktadır. Aynı alan yazın farklı aktivite ve katılımcılar tarafından kullanılırken kışın farklı aktivite ve katılımcılar tarafından kullanılabilmekte veya aynı alan aynı anda değişik gruplar tarafından farklı amaçlarla kullanılmak istenebilmektedir. Bu nedenle gruplar arasında, kullanıcılar arasında, alanın sahipleri veya çevreciler arasında çatışmalar ortaya çıkabilmektedir.

Çatışma çok değişik ortam ve düzeylerde ortaya çıkmakla birlikte, genel anlamıyla çatışma “bir seçeneği tercih etmede bireyin ya da bir gurubun güçlükle karşılaşması ve bunun sonucu olarak karar verme mekanizmalarında bozulma” diye tanımlanabilir.

Çatışma Yönetimi, uzlaşmazlığı belirli bir yönde sonuca yöneltebilmek için çatışmaya taraf olanların ya da üçüncü bir tarafın bir dizi eylemde ve karşı eylemde bulunmasıdır. Çatışma çözümü, çatışmayı yaratan sebeplerin ortadan kalkmasıdır. Bu durumda, işbirlikçi geribildirim verenler çatışma çözümüne karşı tarafın ihtiyaç ve beklentilerinin de tatmin edilmesi düşüncesiyle yaklaşırken, ısrarcılar kendilerini kabul ettirme çabası içinde davranırlar”. 

Çatışma taraflarının, iş birlik ve ısrarcılık düzeylerine göre içinde bulunabilecekleri beş farklı strateji bulunur. Bunlar; kaçınma, hükmetme, problem çözme, uyma ve uzlaşma stratejileridir.

Çatışma insanın olduğu her yerde yaşanan ve yaşanacak olan bir olgudur. Yeryüzündeki bütün canlı organizmalar yaşamları süresince ihtiyaçlarını gidermek üzere davranışta bulunmaktadır. İhtiyacını tatmin etmek konusunda bir engellenmeyle karşılaştığında, sıkıntı ve gerilime bağlı olarak çatışma ortaya çıkmaktadır. İnsanlar bakımından da çatışma gerek fizyolojik ve gerekse de sosyo-psikolojik ihtiyaçlarının tatminine engel olan sıkıntıların meydana getirdiği gerginlik halidir.

Sosyalleşmenin girdisi olan insan faktörünün olduğu her yerde bireysel farklılıklara bağlı olarak, bireyler arası tartışmalarının ve çatışmaların olması özellikle küreselleşen ve rekabetin yoğun yaşandığı zamanımızda kaçınılmaz hale gelmektedir. Bireysel farklılıklara bağlı olarak her insan diğer insanlardan duygu, düşünce, inanç, tutum, tercih vs. noktalarından farklı görüşleri benimseyip savunabilmektedir. Oluşan bu farklılık çatışmaların kaynağını oluşturan önemli faktörlerden biridir.

Sosyalleşme insanların bir araya gelmesiyle oluşan çoğulculuk kavramının içerisinde incelenir. “Çoğulculuk” kavramı genel olarak farklı düşünce sistemlerinin, dünya görüşlerinin, inanç ve geleneklerin birinin diğeri üzerinde hegemonya kurmaksızın beraberce bulunabilecekleri bir durumu ifade etmektedir.

Hızla gelişen ve değişen çağımızda, değişimin değişmez bir özellik halini almasıyla çok farklı altyapılardan oluşan homojen olmayan sosyal gruplar oluşabilmekte ve farklılaşma kaçınılmaz bir durum haline gelmektedir. Bu olgu çatışma yönetiminin önemini göstermektedir. Çatışma yönetimi ancak demokratik bir ortamda başarıyla yürütülebilmektedir. Çünkü demokrasi, aynı düşüncede olmayanların bu düşüncelerini açıklama ve yayma haklarının bulunduğu, uygarlığın paradigmal çerçevesi ve temel değer yargıları ile çelişmemesi kaydıyla, her türlü düşüncenin ifade, örgütlenme ve kararları etkileyebilme hakkına sahip olduğu bir çoğunluk yönetimidir. Kısaca çatışma, toplumsal yaşamın doğal bir sonucu olup bireysel ve gruplar arası farklılıkların kaçınılmaz bir ürünüdür.

Outdoor/doğa aktivitelerinde artan talep ve kalabalıktan dolayı farklılık oldukça fazladır. Farklı düşünce yapısındaki insanların bir araya gelmesinden dolayı bireyler arası çatışmalar olabileceği gibi bireyin içinde kendisiyle de çatışması olasıdır. Aynı alanı kullanan farklı grupların bir araya gelmesinden dolayı da gruplar arası çatışma yaşanabilmektedir.

Grup içerisinde olabilecek çatışmalar, aktivite öncesinde planlayanlar veya liderin grup hakkında bilgi sahibi olması ile engellenmeye çalışılabilir. Örneğin uluslararası bir katılımın söz konusu olduğu dağcılık etkinliğinde aynı dili konuşan bireyler aynı çadırı paylaşabilirler. Bu şekilde grup içi uyum sağlanmış olup çatışmalar da engellenmeye çalışılabilir. Farklı grupların aynı alanı kullanması ile ilgili çatışmalar çok daha riskli olup oldukça dikkatli değerlendirmeler sonucu hareket etmeyi gerektirir.

Örneğin kışın karlı bir bölgede planlanan doğa yürüyüşünde aynı bölgede bulunan diğer gruplardan haberdar olunmalı ve lüzumu halinde etkinlik ertelenebilmelidir. Patikanın dağın eteğinde bulunduğu alanda üst kısımlardan kar motoru ile geçen bir grup karı kesmiş ve çığın düşmesi için zemin hazırlamış olabilir. Bu nedenle çevre çok iyi gözlenmeli ve grup uzun aralıklarla yürümeli, gerekliyse riskli bölge tek tek geçilmelidir.

Outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme amaçlı kullanılan alanların kimi serbest kullanılabilmekte kimi ise devlet tarafından işletilmekte veya şahıslara kiralanıp işletilmektedir. İşletilen alanlara girişler bu nedenle ücrete tabi olmaktadır. Milli parklara ait bir bölgeye girip piknik yapmak isteyen dernek üyeleri devletin alanı olması nedeniyle giriş ücreti ödemek istemeyebilirler, bu durum işletmeci ile kullanıcı arasında çatışma yaratır.

Bir diğer çatışma türü de çevreciler ile doğal alanı kullanmak isteyen işletmeciler veya katılımcılar arasında yaşanan çatışmadır. Örneğin çok nadir bitki türlerinin bulunduğu bir kamp alanının kullanımının bu bitki türlerinin devamlılığını tehdit edeceği için kullanımı yasaklanabilir, ancak bu alan geçişin olmadığı bir dağ kampı ise dağcılar ve çevreciler arasında çatışma yaşanabilir. Bu nedenle bölgeleme yapılıp talimatlar görünür yerlere ve girişlere asılmalıdır.

Bütün bu çatışmalar iyi bir organizasyon ve bilgi birikimi ile önlenmeye çalışılmalıdır. Aynı alanın gelecek nesillere aktarılabilmesi için öncelik kaynağın korunması olmalıdır. Bu nedenle eğitim gerekliliği vurgulanmalı ve etkinlikler öncesi bütün katılımcılar eğitilmelidir.

Ziyaretçi Kullanımı:

Ziyaretçilerin doğayı kullanımı ekolojik ve sosyal açıdan outdoor/doğa aktiviteleri ve deneyimlerini etkiler ve içinde yer alır.

Kullanıcı dağılımı, genellikle yürüyüş yolları, kamp alanları, göl ve dere kenarları gibi alanlarda yoğunlaşmaktadır.

Kullanıcı gruplarının çeşitleri, örneğin bireysel katılımcıların gece çadır konaklamalı doğa kullanımlarının kendileri üzerinde etkileri oldukça fazladır.

Katılımcı sayısı, grupların genişliği 8–10 kişiden fazla olmamalıdır, yaşayan bitki örtüsü ve uzayla ilgili etkileri vardır.

Kullanıcı davranışları, hem ekolojik hem de sosyal açıdan etkileri olan bir içeriktir. Doğaya giden bireylerin minimum düzeyde bu etkilerin farkında ve bilincinde olmaları ve iz bırakmama prensibiyle hareket etmeleri, kullanıcıları eğitmekte ve bu etkileri özellikle kamp ateşi, gürültü, çadır rengi, çöp ve atıklar gibi minimize etmektedir.

Sosyal grup ve yer elde etme, bazı bireyler outdoor/doğa aktiviteleri ve etkinliklerine yalnız katılırlar, bundan dolayı sosyal ve ekolojik etkiler daha fazla olur, bulundukları yer için gruplar veya bireyler derin duygular geliştirirler.

Seyahatin şekli, outdoor/doğa aktivitelerinin gerçekleştirildiği alana ulaşımın zemin üzerindeki etkilerini içerir.

Bu sınıflandırma şu şekilde yapılabilir: Motorlu taşıtlarla ulaşım, örneğin kar motoru, off-road araçlar, motorlu botlar ya da mekanik araçlarla ulaşım, örneğin dağ bisikleti veya insan gücüyle de yürüyerek gidilmesi gibidir.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

Outdoor’un Çevreye Etkileri

Bu yazımızda outdoor aktivitelerinin etkileri hakkında akademik seviyede bilgi verilecektir.

Outdoor aktivitelerinin çevreye etkileri:

Outdoor/doğa aktiviteleri ile ilişkili aktivitelerin popülaritesi ve katılım potansiyeli oldukça yüksektir.

Outdoor/doğa aktivitelerinin (bundan sonra outdoor olarak tanımlanacaktır.) etkileri, alternatif turizm çeşitlerinin hepsi dâhil, yayılarak ve artarak dünyadaki arta kalan doğal alanlar üzerine odaklanmaktadır. Burada önemli olan outdoor/doğa aktivitelerinin etkilerini tanımlamaktır.

Doğal alanların outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesi (yenilenme ve canlanma amaçlı aktiviteler için) kullanımının sonucu ortaya çıkan rahatsızlık kaynaklar veya ekolojik etkiler olarak tanımlanmaktadır.

Kurt İni

Yandaki mağaraya bizzat ben girmiştim. Mağarada iki ayrı kartal yuvası ve birçok diğer küçük kuşların yuvaları vardı. Ben bir doğasever olarak tabii ki mağaradaki doğal yapıya hiçbir zarar vermeden sadece fotoğraf çekip çıktım. Ancak yine de orada yaşayan yabani hayvanlar ayak izlerimden, mağarada kalan kokumdan rahatsız olmuşlardır. 

Yine başka bir doğa yürüyüşümde ise kayaların üzerinde gördüğüm kartal yuvasının resmini çektim ve aşağılara doğru inmeye başladım. Yuvanın alt kısmına gelen bir noktada ölmüş bir kartala rastladım. Muhtemelen bilinçsiz (ve salak) bir insan kendi halinde kayalarda yaşayan o hayvanı vurmuş ve öldürmüştü. 

Etkiler sadece doğal çevrede olmamaktadır; outdoor/doğa aktivitelerine katılan bütün insanları da etkilemektedir. Turizmin sosyal etkileri, bireylerin değer yargıları, davranış biçimleri, toplum yapıları, yaşam tarzı ve niteliklerine bağlı olarak değişkenlik gösterir.

Outdoor/doğa aktivitelerinin Doğal Çevredeki Etkileri

Bütün outdoor/doğa aktiviteleri ve eko-turizm aktiviteleri ekolojik bütünlüğü etkiler veya çevreyi rahatsız eder. Tüm aktiviteler bir şekilde zarar verir, örneğin; ağaçlık bir alanda yürüyüş bile bir etki bırakır. Bu örnekte bile bitki örtüsü çiğnenir, ezilir, yok olur veya yaban hayatı rahatsız olmuştur. 

Outdoor/doğa aktivitelerinin etkileri genellikle dört kategoride sınıflandırılır.

Direkt Etkiler:

Özel aktivitelerin sonucunda hemen oluşan etkilerdir. Örneğin, avcı tarafından vurulan sülünün hemen ölmesi bir direkt etkidir. Bir başka örnek de; günü birlik piknik alanına dönüştürülen alandaki yerleşik bitki ve hayvan yaşamının daha uzaklara göç etmeye zorlanmasıdır. Türkiye’de son yıllarda yanlış yönetilen sulak alanlarının kurutulması oraya bağlı/bağımlı habitatı direkt olarak etkilemiştir.

Endirekt Etkiler:

Doğal çevrenin olumsuz yönde etkilenmesidir. Örneğin, yürüyüşçüler için yeni yolların açılması, bu yolların açılabilmesi için ağaçların kesilmesi ki bu aynı zamanda doğayı direk de etkilemektedir, ağaçlarla birlikte onlarda yaşayan canlıları rahatsız ettiği gibi bitki örtüsünü de olumsuz yönde etkilemektedir.

Doğa bozulmasın, çiçekler hep bize gülsün.

Direkt ve Endirekt Etkiler:

Doğada etki bırakan direkt etkinin aynı zamanda endirekt etki de bırakmasıdır. Yani direkt etkiyle endirekt etkinin bir arada olmasıdır.

Karşılıklı (Synergistic) Etkiler:

Doğal çevredeki elementlerden birinin değişiminin bir diğerini de etkilemesidir. Bitki örtüsünün yok olmasıyla toprak kayması arasındaki ilişki iyi bir örnektir. 

Outdoor/doğa aktivitelerinin Ekoloji Üstüne Etkileri

Outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesiel aktivitelerinin doğal çevre üzerindeki etkilerinden ve doğal bütünlüğün bozulmasından kaygı duyulmaya 1970’lerde başlandı. Outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesi ve ekoloji üzerine İngiltere ve Amerika’da birçok araştırma yapıldı. Bu dönem ardından outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesi ekolojisi dönemini getirdi.

Outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesi ekolojisi “yarı-doğal çevrelerde, yabanıl alanlarda veya doğada yapılan outdoor/doğa aktivitelerinin etkileri ile ilgilenir” şeklinde tanımlanmıştır.

Outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesi ekolojisinin doğasının kapsamı tanımlanırken, ekolojistlerin ilgisi bu konu üzerinde yoğunlaştı.

İlk araştırmalar bitki örtüsü ve ezilmesi, bütün kaynaklar ve her türlü rahatsızlık üzerine odaklanmıştır. Outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesi ekolojisi alanı dört ana alanı içerir.

Toprak:

Açık alan outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesinin  üzerinde önemli ve büyük etkiler bıraktığı elementlerden ilki topraktır. Toprak, birçok outdoor/doğa aktivitelerinin sürdürülmesine temel olmakla beraber genellikle açık alan outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesiyle ilişkili değildir. Toprağın üzerinde görünen kirliliğin dışında toprak canlıdır; canlı organizmalar, taşlar, kayalar, hava, su ve günışığının üremesi ve sürdürülebilirliği arasında bir etkileşim vardır. 

Bitkiler:

Bitkiler, doğadaki tüm likenleri, yeryüzü örtüsünü, çimleri, çalıları, ağaçları ve yosunları kapsar. Outdoor/doğa aktivitelerinin bitkiler üzerindeki etkileri toprağa göre daha gözle görülebilirdir. Ezilme, birçok form içinde en hızlı ve direk etkidir. Outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesinin gerçekleştiği alandaki bitkilerin boyunda ve eninde değişikler meydana gelebilir. Ezilmenin sonucunda veya türlerin uzaklaşmasının direk etkisi bileşimlerini de etkileyebilmektedir.

Su:

Açık alan outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesinde su, doğal çevre elementlerinden en çok etkilenenlerdendir. Suyun çok önemli olmasına rağmen, açık alan outdoor/doğa etkileri, suyla ilgili ekosistem nadiren önemsenmiş veya anlaşılmıştır. Outdoor/doğa aktiviteleri alanlarında su kalitesi henüz en önemli etken değildir. Su temelli aktiviteler için vücudun direk temas ettiği sporlar dâhil, kullanıcılar için içme suyu kaynakları da orta derecede önemlidir. 

Su ekolojisi genellikle su kalitesinin sürdürülmesi ile ilgili parametrelerle ilgilenmektedir. Outdoor/doğa aktiviteleri su kaynaklarını çok çeşitli yollardan etkilemektedir. Outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesi, su ağlarına girerek sudaki bitkilerin kaybedilmesi, yabanıl hayat üzerinde doğrudan ve dolaylı etkilerle kirliliğin nedeni olabilir.

Yabanıl Hayat:

Outdoor/doğa aktiviteleri yaban hayatı sıklıkla etkiler. Özel aktivitelerin yapıldığı doğaya bağlı olarak, bu etkiler kasıtlı veya kasıtsız olabilir.

 Yabani hayat ve outdoor/doğa etkileşimini şu şekilde tanımlanmaktadır.

Birinci tip rahatsızlık; outdoor/doğa etkileşimi, aktivitesi yapanları fark edip rahatsız olan hayvanların durumudur. Örneğin, kampçı bir grubun karınca yuvası veya gelincik yuvası üzerine çadır kurması orada yaşayan canlıların evlerini yıkabilir, hareket kısıtlaması getirebilir.

İkinci tip rahatsızlık; yaban hayatın yeni duruma uyum sağlamak zorunda olduğu, doğal ortamın değiştirildiği durumdur. Örneğin, Çoruh nehri üzerine kurulan birçok baraj suların yükselmesine neden olmakta ve o bölgede yaşayan canlılar taşınmak zorunda kalmaktadırlar.

Üçüncü tip rahatsızlık; en ekstrem olanıdır, direk ve hayvanlarla zarar verici şekilde etkileşme durumudur. Örneğin, avlanmadan dolayı canlı direk hayatından olmakta, hatta zamansız avlanma nedeniyle nesli tükenme tehdidi ile karşı karşıya kalmaktadır.

Bir başka örnek de özellikle tarım alanı açmak veya yerleşim alanı oluşturmak için doğal hayatın yerleşik yabani hayvanlarının yaşam alanlarının istila edilmesidir.

Outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesi ekolojisinde yer alan yukarıdaki dört element arasında da etkileşim söz konusudur. Organizmalar arasındaki karmaşık bağlantıların ekoloji üzerinde baskısı vardır.

Outdoor/doğa etkileşimi, doğada yenilenme aktivitesinin etkileri sadece belirli doğa bileşenleri üzerinde değildir, ekosisteme girmenin de etkileri olabilir. Ekosistem, biyolojik topluluklar halinde yaşayan ve birbirleriyle etkileşim halinde olan bitkiler, hayvanlar ve mikroorganizmaların içinde yaşadığı, fiziksel ve kimyasal çevreyle, ekosistemle komşu ve atmosferle çevrili alandır.

İnsan doğa olmadan yaşayamaz, her türlü doğa aktivitemizde doğayı, havayı, suyu, bitkileri ve hayvanları korumaya, zarar vermemeye lütfen dikkat edelim.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

Outdoor Ekonomisi 3

Outdoor/Doğa Sporlarının Doğa/l Kaynakları Nelerdir?

“Türkiye’nin Outdoor Sayfası” sloganıyla çıktığımız yolda outdoor üzerine düşünmeye ve yazmaya devam ediyoruz. 

Outdoor’un ekonomik yapısını açıklayabilmek için öncelikle outdoor’un tanımınımotivasyonlarınıgelişimini ve outdoor doğa etkileşimi faaliyetlerinin neler olduğunu görmek lazımdır. Bu yazı önceki iki ayrı  yazının devamıdır.

Bu yazımızda outdoor aktivitelerinin kaynakları hakkında akademik seviyede bilgi verilecektir.

Outdoor’un Kaynakları Nelerdir?

Toprak önemlidir

Outdoor aktivitelerinin kaynakları doğa’dır ve doğayı korumalıyız. Outdoor batı dillerinde rekreasyon kavramı ile birlikte kullanılmaktadır. Batı dillerinde daha çok “Açık Alan Rekreasyonu” tabiri kullanılmaktadır. Yukarıdaki linklerde ve aşağıdaki bağlantıda da belirtildiği üzere outdoor veya rekreasyon kavramları yenilenme, tazelenme ve canlanma anlamlarına gelmektedir.

Outdoor’un kaynakları genel kullanım için var olan açık alanların kaynaklarını uluslararası kaynaklar, ulusal kaynaklar, bölgesel kaynaklar, yerel kaynaklar ve diğer kaynaklar olarak ayırıp incelemek uygun bir yaklaşımdır.

Genel Kaynaklar:

Genel kaynaklar, dünya üzerinde ortak kullanımda olan su, toprak, hava ve yer altı kaynaklarıdır. Ülke sınırları dışında yer alan, bireylerin ve/veya grupların talep ettiği/edebilme potansiyeli içindeki doğal kaynaklardır. 

Özellikle üst gelir ve üst meslek piramidindeki kişilerin kişisel olarak kendi kendilerine planlayacakları veya kendi ülkelerinden yapılacak bir organizasyona katılmaları veya gidilecek ülkedeki bir organizasyonun satın alınmasıyla oluşan etkinliklerin yapılacağı turistik, sportif veya doğa sporları ve aktiviteleri için değer içeren destinasyon/hedef/menzil/varış yerleridir.

Örneğin Nepal sınırları içinde yer alan Himalaya, ABD sınırları içinde yer alan Grand Canyon, Niagara Şelalesi, Kızıl Deniz’deki dalış alanları buna örnek olarak verilebilir. 

Ulusal Kaynaklar:

Ulusal kaynaklar, ülke sınırları içinde yer alan ve rekreasyonel/doğa aktiviteleri için değer ifade eden destinasyon/hedef/menzil/varış yerlerinden oluşur.

Her ülkenin kendine ait değerleri, coğrafyası, etkinlikleri, bu kaynakları oluşturur. Örneğin; Amerika Birleşik Devletleri dünya üzerinde koruma kanunları yapıp uygulamada küresel lider konumundadır ve 1860’larda Yosemite Vadisi’nin koruma altına alınmaya başlaması ve Yellowstone’un 1872’de ilk milli park ilan edilmesi ulusal açık alan rekreasyon alanlarının üstün bir sistemde toplanması bunun nedenleridir.

Çok amaçlı kullanım yönetimi kaynakların bulunmasında aynı arazinin kullanımında faydalar ve avantajlar sağlar. Ulusal kaynaklar; ulusal ormanlar ve milli parkları kapsar. 

Outdoor fırsatları ve parklar bir arada değerlendirildiğinde içerisinde kamp alanları, özel amaçlı düzenlenmiş kamp alanları, zorlu yürüyüş alanları ve turistler için imtiyazlar bulunur. Park içerisindeki özel outdoor aktivitelerinin çeşitliliği doğa sporlarına ulaşılabilme imkanlarını etkiler.

 Ulusal parklar, genellikle farklı kaynakları içerir ve çok geniş arazi veya su kaynaklarını kapsar. 

Ulusal anıtlar, ulusal parklardan biraz daha az kaynak ve aktivite içeren bölgelerdir. Ulusal koruma alanlarında birincil olarak korunmak istenen o bölgedeki yaşayan canlılardır. 

Avcılık yapılan bölgelerdeki hayvanların nesillerinin sürdürülmesi önceliklidir. Ulusal göl kıyıları ve deniz kıyıları su temelli doğa etkinlikleri gerçekleştirebilme açısından doğal değerleri koruma önemlidir. Yine ulusal nehirler ve yabani ve nehir boyu manzaralarının doğal alanları içerisinde korunmasının açık alan rekreasyon etkinliklerini gerçekleştirebilme açısından çevre hattı boyunca sınırlarının belirlenmesi, baraj/kanal yapılmaması veya insan eliyle değiştirilmemesi önemlidir. 

Bu kaynaklar içinde yine ulusal manzara yolları, tarihi değeri olan yollar, orijinal yaşam tarzını sürdüren yerel halkın korunması, ünlü kişilerin evlerinin korunması, ulusal yaban alanları, tarihi sanat alanları yer almaktadır. Bu kaynakların yönetimini ve korunmasını yasalarla devletler sağlamaktadır. 

Günümüzde 50’den fazla devlet kendi halkının refahı için doğa aktiviteleri için yapılan hizmetleri çok önemli görüp desteklemektedirler. Outdoor ekonomisi artık sektör veya endüstri olma yolunda hızla ilerlemektedir. 

Her ne kadar dünya üzerinde uluslararası bir anlaşma olmasa da ulusların kendi yasaları, kanunları bulunmaktadır. Bu gün devlet kaynakları açık alan doğa aktiviteleri ve outdoor etkinlikleri için parklar, rekreasyon alanları, ormanlar, doğal alanlar, yaban hayatının olduğu alanları, tarihi alanlar, eğitim alanları, bilimsel araştırma alanları ve daha birçok kategoride kullanılabilir. 

Bölgesel Kaynaklar:

Bölgesel kaynaklar bireyin yaşadığı yerin civarındaki kısa sürede ulaşılabilen yerlerdir. Türkiye örneğinde bakılacak olursa Antalya için bölgesel kaynaklar Akdeniz Bölgesinde yer alan coğrafik alan bölgesel kaynak, Ağrı Dağı da coğrafik kaynak olarak olarak kabul edilir. 

Yerel Kaynaklar:

Bunlar kentsel alanlardaki açık alanları kapsamaktadır. Kent içerisindeki halkın doğa etkileşimi için kullanabileceği alanlardır. Şehir parkları en güzel örnekleridir. Bu tür kaynaklar bireyin yaşadığı yerde olan ve rahatlıkla ulaşabildiği kaynaklardır.

Deniz kenarı bir şehirde yaşayıp hafta sonu yüzme, dalış ve bunlar gibi su sporları yapabilmek, dağların eteklerinde yerleşmiş bir şehirde yaşayıp kışın günübirlik kayak, tur kayağı gibi kar sporları yapmak veya yazın yürüyüş, tırmanış gibi doğa sporları yapmak açısından önem taşır. 

Diğer Outdoor Kaynakları:

Yukarıdaki kaynakların hepsinde devletler açık alan outdoor ya da doğa aktivitesi alanlarının sahibidir veya destekçisidir. Bunların dışında açık alan rekreasyonu için kişilerin sahip olduğu araziler ve kaynaklar da mevcuttur. Bunlar beş kategoride toplanmıştır.

Kişisel kaynaklar, ikinci ev, köy evi, karavan, tekne gibi kaynaklardır.

Özel organizasyon kaynakları, sosyal kulüpler, dağcılık ve doğa grupları, seyahat acenteleridir.

Yarı halk organizasyon kaynakları, gençlik organizasyonları ve koruma birlikleridir.

Endüstriyel ve iş kaynakları, iş imkânlarıdır.

Ticari rekreasyon kaynakları, eğlence parkları, kampingler, marinalar, çiftlikler ve dinlenme yerleridir. Kentsel mekânlardaki olumsuz koşullar ve doğal kaynakların yetersizliği nedeniyle kent insanı, kent dışındaki doğa kaynaklarına yönelmektedir. 

Özellikle sahip olduğu doğal, kültürel ve görsel değerler nedeniyle ormanlık alanlar en çok tercih edilen doğal kaynakların başında gelmektedir. Ayrıca çeşitli doğa aktivitelerinde kullanımlar için doğal kaynakların önemli bir kısmını bir arada sunabilmekte, insanlara fiziksel ve ruhsal yönden olumlu katkılar sağlamaktadır.

Orman doğa/outdoor aktivite alanları bir orman bütünlüğü ya da bir orman parçası üzerinde, açık havada dinlenmeye ilişkin çeşitli insan etkinlikleridir. Bu etkinlikler genelde piknik, atlı–yaya yürüyüşler, rehberli turlar, çeşitli spor etkinlikleri, manzara seyri vb. olabileceği gibi hiçbir bedensel etkinlikte bulunmaksızın bir süre orman havasını teneffüs etme, orman ekosistemine özgü ortam içinde zihinsel ve bedensel dinlenme şeklinde de olabilmektedir.

Yasal olarak, orman rejimi içerisinde kalan ve doğa aktiviteleri için kullanılan alanlar Milli Parklar, Tabiat Parkları ve Orman içi Dinlenme Yerleri olarak belirlenmiştir.

Ülkemizde 20.7 milyon hektarlık orman alanının yaklaşık %3 ü (Milli Parklar 686.600 ha, Tabiat Parkı 69.300 ha, Orman İçi Dinlenme Alanları 15.946 ha) doğa sporları ve outdoor aktiviteleri için kullanılmaktadır.

Ülkemizdeki ulusal ve uluslararası seviyede olağan üstü özelliklere sahip tabiat ve kültür varlıkları ile önemli savaşlarımızı simgeleyen alanlarımızın koruma ve kullanma dengesi sağlanarak, gelecek nesillere olduğu gibi miras bırakılmaları için değişik statülerde korunan alanlar tesis edilmektedir. 1983 yılında yürürlüğe giren yasa ile Milli Parklar, Tabiatı Koruma Alanları, Tabiat Parkları ve Tabiat Anıtları olmak üzere 4 koruma alan tanımı ortaya konmuştur. 

Eğer bu yazıyı sonuna kadar okumuş iseniz tabiat/doğanın önemini bir kez daha anlamışsınızdır. Evet, insan yenilenme, canlanma ve hayat enerjisine sahip olabilmesi için doğaya muhtaçtır. Lütfen her nerede yaşıyor olursak olalım, en azından kendi çevremizdeki doğamızı koruyalım. Unutmayın doğa da insan gibi canlıdır. Üzerindeki otlar, bitkiler ölmüş toprakta hayvanlar yaşayamazlar. Hayvanların yaşayamadığı yerde de insanlar da yaşayamaz.

Covid-19 pandemisinin yaşam alanları bitirilen hayvanların insanların yaşadıkları bölgelere gelmeleri ile bulaştığı söylenmektedir. Doğa’yı öldüren insanlık daha fazla sağlıklı kalamaz. Havanızı, suyunuzu, toprağınızı kısaca doğayı koruyun ki korunabilesiniz. TÜRKİYE’NİN OUTDOOR SAYFASIolan sitemiz bu koordinasyona katkı vermeye hazırdır. Havanızı, suyunuzu, toprağınızı kısaca doğayı koruyun ki korunabilesiniz.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

Outdoor Ekonomisi 2

Outdoorun Ekonomik Değerinin Ölçülmesi:

“Türkiye’nin Outdoor Sayfası” sloganıyla çıktığımız yolda outdoor üzerine düşünmeye ve yazmaya devam ediyoruz. Bu yazı önceki yazının devamıdır.

Dünyada Outdoor Endüstrisi:

Outdoor Türkiye’de yeni yeni bir “ekonomik aktör” veya sektör olarak tanımlanmakta ve algılanmaktadır. Oysa Batı ülkelerinde ve özellikle ABD’de outdoor artık bir endüstri olarak tanımlanmaktadır. Genellikle turizm ağırlıklı olarak doğa turizmi kavramı kullanılmakla birlikte bu tanım bütün outdoor aktivitelerini kapsamamaktadır.

Outdoor industry

Bilindiği gibi sektör tanımı tek bir iş kolunda, aynı alanda çalışan topluluk veya üretim için kullanılmaktayken, endüstri (Sanayi) hammaddelerin veya yarı işlenmiş maddelerin makine ve benzeri araçlarla niteliğini veya biçimini değiştirerek toplu üretimde bulunma etkinliğinin adıdır.

Endüstride üretimin yanında aynı zamanda enerji kaynakları yaratma amacı da taşıyabilir. Bu durumda kullanılan araçlar ve yöntemler endüstriyi oluşturur. Endüstri genel anlamda sektörlerin birbirleriyle ilişkili ve koordineli şekilde üretim yapması olarak tanımlanabilir.

Ekonomik analiz, önemli ekonomik faktörlerin gelecek için daha akıllıca kararlar vermek amacıyla bir organizasyonun, endüstrinin, bölgenin veya diğer herhangi bir belirli nüfus grubunun işleyişini nasıl etkilediğini anlamak için uzmanlar tarafından takip edilen bir süreçtir.

Outdoor ekonomisi, outdoor sektörü hatta outdoor endüstrisi denildiğinde maalesef Türkçe’de kaynak sıkıntısı çekilmektedir. Bu yazının çoğunlukla alıntılandığı master tezi haricinde ciddi bir kaynak maalesef bulamadık.

Outdoor industry

Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa ve Hint/Nepal kaynaklı araştırma, yayım ve aktiviteler bu alanda neredeyse yayınların tamamını teşkil etmektedir. Batı’da outdoor artık çok yüksek ekonomik değerler yaratan bir endüstridir, Türkiye’de ise yeni yeni sektör olarak tanımlanmaya başlanmaktadır.

Bunun sebebi de aşağıdaki bağlantılardaki yazılarında belirttiğimiz gibi sanayileşme ve ekonomik gelişimin getirdiği hayat tarzı değişimidir.

outdoor books

Outdoor batı dillerinde rekreasyon kavramı ile birlikte kullanılmaktadır. Outdoor’un ekonomik yapısını açıklayabilmek için öncelikle outdoor’un tanımını, motivasyonlarını, gelişimini ve çeşitlerini görmek lazımdır.

Batı’da outdoor endüstrisi ile ilgili birçok çalışma, bilimsel araştırma, sektör temsilcilerinin çalışmaları, devlet istatistikleri ve kaynak yayım bulunmaktadır. Birçok yayın arasında;

Outdoor books

gibi onlarca site ve kaynak kitap yer almaktadır.

Biz de Türkiye’nin Outdoor Bloğu olarak bu alandaki eksikliği gidermek üzere yayınlarımıza devam ediyoruz.

Türkiye’de Outdoor Sektörü:

Outdoor ve doğa etkileşimi ve sporlarının ekonomik değerini açıklamak açısından ekonomik analizler önemlidir. Buradaki ekonomik analizlerin kabul edilebilirliği büyük oranda insan tepkilerinin, seçimlerinin, hareketlerinin araştırılıp açıklanmasına bağlıdır.

Outdoor sektörü

Ayrıca ekonomik analizler outdoor ve doğa etkileşimi ve sporlarını açıklama açısından belirli bir bakış açısı ve faydalar sağlar. Bu bakış açısı outdoor ve doğa etkileşimi ve sporlarının çerçevesini destekler. Bu çerçeve talepler, örneğin, outdoor ve doğa etkileşimi ve sporlarının ilgili olduğu birçok merkezi yani tüketim ve ücret arasındaki ilişki gibi, belirli aktivitelerin katılımının yapısı ve gelecekteki trendlerin açıklanması için kullanımından ibarettir. 

Bireyler outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları ile ilişkili taşınmaz ve hizmetlere para ödemek istedikçe piyasa temelli bir sistem oluşmaktadır,

Açık alan outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları aktiviteleri oldukça geniş bir yelpazededir, örneğin göller, dağlar, nehirler ve ormanlar. Sürdürülebilirliğin diğer ucu outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları aktivitelerdir ki onlar insanların yaşadıkları merkezlere yakın yerlerdedir ve zemini düzenlenmemiş outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları tesisleri ve outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları programlarıdır. Bundan dolayı outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları daha çok satış merkezli olan diğer outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları şekilleriyle aynı görünmektedir.

Geleneksel olarak açık alan outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları değeri basitçe bireylerin fırsat yaratmanın dışında kaynak kullanımı için para ödemeye istekli olmaları olarak tanımlanır. Bu değer konusu mal ve hizmetlerin kolayca ücretle ölçülebildiği seviyedir. İkinci ilişki açık alan outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları deneyimlerinin doğalıdır.

Outdoor Ekonomisi

Açık alan deneyimleri

  • serbest zaman,
  • outdoor ve doğa etkileşimi ve aktiviteleri,
  • spor,
  • turizm ve
  • outdoor ve doğa etkileşimi sporları olmak üzere beş aşamayı içerir.

Açık alan outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları ekonomisi diğerlerinden farklıdır, çünkü deneyimler ve aktiviteler sırasında çok yönlü maliyetler ortaya çıkar. Outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları paranın, zamanın ve seyahatin maliyetini içerir. Birçok diğer mal ve hizmetler bu ilave maliyetleri yok sayarken veya önemsemezken, bunlar outdoor ve doğa etkileşimi ve sporlarının kayda değer zorluklarını gösterir.

Karavan Ekonomisi

Outdoor Sektörünün Evreleri:

  • Birinci evre beklentilerin belirlenmesiyle başlıyor, bu aşamada iyi bir planlama yapılıp bütün aktivite evden çıkıp eve dönmeyle sonuçlanacak şekilde ayrıntılı olarak ele alınmalıdır.
  • İkinci Evre belirlenen yere seyahat kısmı aktivitenin gerçekleştirileceği yere ulaşımı hususi taşıtla, uçakla, gemiyle veya trenle olan yolculuğu içermektedir.
  • Üçüncü Evre belirlenen aktivitenin gerçekleştirilmesidir.
  • Dördüncü evre aktivitenin sonundan itibaren eve dönüş yolculuğudur.
  • Beşinci Evre ise yaşanan anılarla beslenen zihinde kalan hatıralardır. Bu yeni bir aktivitenin talep edilmesi için güdülenmeyi sağlayacak araçtır.

Outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları bir aktivitenin gerçekleştirildiği bütün bu evrelerin hepsi tek başına veya beraber birbirleriyle etkileşmekte ve ekonomik hareketlilik sağlamaktadır. Kayıt altına alınabilen veya alınamayan kısmıyla outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları bir sektör olmakla birlikte ekonomik bir değerdir.

Outdoor

Outdoor ve doğa etkileşimi ve sporlarında talep doğal kaynakların kullanımına yöneliktir. Burada iki türlü kullanım söz konusudur; birincisi doğal kaynağı kazanç için hizmete sunmak, ikicisi bu hizmetten faydalanmak amacıyla doğal kaynağı kullanmak. Açık alan outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları aktivitelerine katılmak için birey bu aktiviteyi kendisi gerçekleştirebileceği gibi tamamını satın alabilir. Kendisi gerçekleştirdiğinde yaptığı aktivitenin cinsine bağlı olarak malzeme satın almak zorundadır. Bu malzemeyi kullanmayı bilmek, aktiviteyi bilmek, güvenlik önlemlerini almak, acil durum planlaması yapmak zorunluluğu vardır. Aktivite yerine ulaşım, kalmak, yemek-içmek gibi talepleri de söz konusudur. Bunların hepsini planlayıp yapabileceği gibi bunları toplu halde satanlardan da temin edebilir. Bahsedilen bu taleplerin hepsi ekonomik bir değer ve hareketlilik oluşturur.

Outdoor Ve Doğa Etkileşimi Ve Sporlarının Maliyeti:

Outdoor ve doğa etkileşimi ve sporlarının maliyeti iki boyutta ele alınır.

Bunlardan ilki açık alan outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları ürününün talep edenin o ürüne ulaşmak-satın almak ve/veya kullanmak için katlanacağı maliyet ve açık alanın arz edilebilir olmasını sağlamak adına katlanılması gereken maliyetler toplamıdır.  En basit şekli ile örneğin kendi bölgenizdeki bir park veya ormanlık alana yürüyüşe gitmek gibi, hayal edildiğinde buraya ulaşmak için açıklayıcı işaretler aranır. Ayrıca orada çöp tenekesi, piknik masası ve tabelalar olup olmadığı bile önemsenebilir. Parkta basit bir yürüyüşün maliyeti yokmuş gibi görünse de, her ne kadar siz bu açık alan outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları deneyimine direkt ücret ödememiş olsanız da bu bölgeden sorumlu olan kurum veya kuruluşlar için bütün bunların bir maliyeti vardır.

Outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları aktivitelerine yönelik maliyet hesaplamalarında Fayda Maliyet Analizi (FMA) kullanılır. FMA bir politikanın (toplumsal aktivite) yararlarını saptamayı ve bunu bu politikanın bedeliyle karşılaştırmayı amaçlayan bir analizdir. FMA belirli bir kamu sektörü program ve projesinin yararlı bir yatırım mı olacağına ya da toplumun üretim kaynaklarını serbest yere mi israf edeceğine karar vermek için kullanılan önemli bir araçtır.

Fayda maliyet analizi; tanımlama, sınıflandırma, nicelendirme ve sunum olmak üzere dört aşamayı kapsar. Ancak sosyal faydalarının yanında artan taleplerden dolayı outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları aktivitelerine katılım için ücret ödenmek istenmesi ticari olarak da bu alanın oluşmasına ve gelişmesine yardımcı olmaktadır.

Bireysel gerçekleştirilen bir aktivite için aktivite yerine ulaşım, orada yeme, içme, kalma, aktivite ücreti ve ek ücretler ortaya çıkar. Hizmet satın alınması durumunda satın alma maliyeti yüksek olmasına karşın bireyin farklı kazanımları söz konusudur. Gerçekleştirilecek aynı aktivite için zamandan kazanır, tecrübelerden faydalanır veya aktivite türüne bağlı olarak faydalar sağlar.

Sonuçta, gerçekleştirilecek aktiviteden bireylerin beklentileri ve elde edecekleri tamamen bireysel kazanımlarla talep doğru orantılıdır. Outdoor ve doğa etkileşimi ve sporlarında maliyetleri bireyler boyutunda ve tesisler boyutunda ele alıp her iki durum için de etkili olan maliyetleri incelemek gerekir.

Bireyler açısından etkili olan ulaşım, malzeme alımı veya kiralaması, yeme içme, hizmet, aktiviteler vb. iken tesisler için bu değişkenler farklı boyutlar kazanmaktadır. Tesisin kurulumu, yıllık bakımları, vergileri, sigortaları, çalışanları, bağlantıları ve daha birçok etken söz konusudur.

Outdoor Sektörü

Önceleri açık alan outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları deneyiminin maliyeti parasal bir miktar üzerinden giderlerin miktarına göre hesaplanırken, bu gün parayla ilgili olmayan örneğin, zaman, sosyal ilişkiler, tahmin gibi birçok etken de masraflarla ilişkilendirilmektedir.

İsteklilik outdoor ve doğa etkileşimi ve sporlarında masrafları birey için önemli veya değerli kılar. Ormanda yürüyüşe gitmek bireye çalışma veya sosyal zamanından ayrılacağı bir zamana mal olur. Bu yürüyüşe gitmeyi seçmek, etkinliğin üzerinde bireye değer katar.

 Doğal ve kültürel kaynakların ekonomik değerinin tahmin edilmesinde temel amaç, kaynakların rasyonel kullanımıyla sağlanacak faydanın değerinin belirlenmesidir.

Zevke ait değerler yaygın olarak, açık veya yeşil alanların, su ve ağaçların pozitif etkisinin olduğunu savunur.

Ücret: Outdoor ve doğa etkileşimi ve sporlarında outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları ürününü satın almak için ödenen parasal değerdir. Örneğin; ulusal bir parkın girişinde giriş ve/veya orada kalınması durumunda ödenecek ücret ve/veya ücretler toplamıdır. Bu farklı açık alan etkinlikleri için değişiklik gösterebilir. Bir ücret bir günlük kullanım için olabilir, bir diğeri bir gece kamp yapmak için ve bir diğeri elektrik ve su hizmetleri gibi hayatı kolaylaştıran şeyler için olabilir.

Outdoorun gelişimi

Outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları yaşamın bir taraftan bireysel ve toplumsal yararları, diğer taraftan ticarileşen yönüyle, yeni iş imkânlarının doğması, yeni gelir kaynaklarının oluşturulması, doğanın ve kültürel mirasların korunması bakımından olumludur. Ancak toplum ve çevre üzerine de olan bazı olumsuz yönleriyle etkiler bırakması, onun bir planlama içerisinde geliştirilmesi zorunluluğunu da beraberinde getirmektedir. 

Outdoor ve doğa etkileşimi ve sporları etkinliğinin bireye kazandırdığı olumlu birçok şeyden biri de ekonomiye katkı sağlayıp ekonomik hareketliliği arttırmasıdır.

Sonuç:

Sonuç olarak Türkiye’de outdoor aktivitelerini ekonomik olarak “sektör” olarak adlandırmak henüz mümkün değildir. Türkiye’de outdoor hızla gelişmekte ve bir sektör olma yolunda hızla ilerlemektedir.

 Bazı bölgelerde outdoor aktivite alanları olmakla birlikte kamunun destek ve koordinasyonu noktasında çok ciddi eksiklikler bulunmaktadır.

İlerleyen yıllarda Türkiye’de outdoor ekonomisinin hızla sektöre dönüşeceği bugünden öngörülebilir. Ancak bundan daha önemli olan outdoor endüstrisini yaratabilmektir. Bunun için de kamu başta olmak üzere bütün paydaşların ortak çabası ve koordinasyonu gerekmektedir.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

Outdoor Ekonomisi 1

Outdoor’un Ekonomisi

Outdoor’un ekonomik yapısını açıklayabilmek için öncelikle outdoor’un tanımını, motivasyonlarını, gelişimini ve outdoor doğa etkileşimi faaliyetlerinin neler olduğunu görmek lazımdır.

Outdoor Sektörü Nedir?

Yukarıdaki bağlantıların üzerine aklımıza gelen soru şudur? Outdoor bir ekonomik sektör müdür?

Evet, ekonomik fayda ve hareket yaratan bir sektördür. Outdoor bütün uygulama çeşitleriyle ekonomik bir olayı oluşturmamaktadır. Ancak, geniş iş yatırımlarına yol açması ve çeşitli harcamalara neden olması Outdoor/doğa etkileşimi ve sporları olayına ekonomik bir kategori olarak bakılmasına sebep olmuştur. Ekonominin temel içeriğinin (örneğin, talep, ücret, maliyet, değerlilik, etkiler) outdoor/doğa etkileşimi ve sporlarına uygulanabilirliği tartışmalıdır, ancak outdoor/doğa etkileşimi ve sporları birçok alanda önemli bir ticari hareketlilik sağlamak suretiyle hem gelir elde etmek, hem de elde edilen gelirin harcanması için ekonomik ortam oluşturmaktadır.

Outdoor ekonomisi

Outdoor’un ekonomik değerinin oluşturulmasında öncelikle bireyin outdoor/doğa etkinliklere katılabilecek bir serbest zaman yaratabilmesinin mümkün olup olmadığı, eğer zaman ayırabilecekse, bunun süresinin belirlenmesi önemli olmaktadır. Günümüz toplumlarında çoğunlukla insanların serbest zamanları kendi iradeleri dışında (çalışma saatlerinin zorunlu ayarlanması ve buna bağlı olarak diğer aktif etkinlik zamanlarının belirlenmesi gibi) ekonomik, sosyal veya diğer faktörlerin etkisiyle belirlenmektedir.

Outdoor/doğa etkileşimi ve sporlarının ekonomik değeri arasındaki bağlantının uygun düzlemde oluşturulması uzun zaman almıştır. Ekonomik açıdan açık alan Outdoor/doğa etkileşimi ve sporları analizlerinin yapılmasında oldukça zorluklar ve uyum sorunları vardır. Ekonominin temel içeriğinin (örneğin, talep, ücret, maliyet, değerlilik, etkiler) Outdoor/doğa etkileşimi ve sporlarına uygulanabilirliği tartışmalıdır.

Ekonomistler, Outdoor/doğa etkileşimi ve sporları arz ve taleplerini ekonominin iyileştirilmesinin ve çevre ve insanlarla bağlantısını kurarak bütünleştirebilmenin farkına varmışlardır.

Outdoor Sektörünü Oluşturan unsurlar nelerdir?

Genelde Outdoor/doğa etkileşimi ve sporları özelde ise Outdoor/doğa sporları bir sektördür. Açık alan Outdoor/doğa etkileşimi ve sporları endüstrisi, Outdoor/doğa sporları etrafında oluşur, hizmet pazarlamasının tüm özelliklerini gösterir ve hizmetteki dağıtım kanalının benzeri bir dağıtım kanalı söz konusudur.

Ağrı Dağı

Burada satıcılar, dağıtıcı kanal ve alıcılar vardır. Bir de bütün bu çerçeve içine malzeme sağlama ve tesisler de dahil edilmelidir. Dağıtım kanalları, Outdoor/doğa aktivitelerden herhangi birinin gerekli malzemelerinin üretilmesi veya hizmetinin tüketiciye yani alıcıya ulaştırılmasına yardımcı olan özel ve tüzel pazarlama kişi ve kuruluşlarıdır .

Outdoor/doğa etkileşimi ve sporları endüstrisi ve sektörü bireyin aktivite katılımı için evinde plan yapıp ayrılmasıyla tekrar evine dönüşü arasında geçen süre içerisindeki etkinlik boyunca ihtiyaç duydukları,

  • internetten araştırma yaptığı sitelerin yayımlayıcıları ve sitelerin tıklanma sayısı,
  • aktivite esnasında giyilecek kıyafetlerin temini,
  • aktivite boyunca gereken beslenme gereksinimlerinin temini,
  • aktivitenin yapılacağı yere ulaşımı sağlayacak acentalar,
  • toplu ulaşım araçlarının ayarlanması,
  • reklam ve propaganda,
  • konaklama,
  • yeme-içme,
  • aktiviteye bağlı olarak faydalanacakları tüm bu tesislere mal ve hizmet tedarikinde bulunan işletmeler,
  • faydalanılacak tüm tesisler,
  • aktivite esnasında yapılacak kayıtların çekimi ve paylaşımı için kullanılan sosyal medya kanalları,
  • hizmet sektöründe çalışan insan kaynağını ifade eden yapıdır.

Örneğin, Outdoor/doğa aktiviteri kapsamında İran’da Demavend Dağı’na gitmek için Türkiye’de yaşayan bir dağcı evinden çıkmadan yanına alacağı malzemelerini listeleyip temin edecek, yanına alamayacaklarını gittiği yerden nasıl temin edeceğini bilecek, uçakla gitmek için bileti, havaalanına ulaşımı, malzemeleri için ödeyeceği extrası, gittiği yerde dağa ulaşıncaya dek yapacağı yolculuk, orada kalacağı yerler, oralarda yeme-içmeler, dağa çıkarken kiralayacağı katır, çıkış izni için ödeyeceği para, zorunlu rehberlik hizmeti, başına gelebilecek acil bir durumda satın alabileceği sigorta ve geri dönüşünü tamamen kendisi planlayabileceği gibi, evinden alınıp evine dönünceye kadar olan bu aktiviteyi herhangi bir acenteden da satın alabilir.

İşte bu hizmetlerin hepsini üreten işletmeler bir araya geldiğinde Outdoor/doğa etkileşimi ve sporları endüstrisini oluşturur. 

Türkiye’de Outdoor Sektörü:

Ülkemiz doğal kaynakların zenginliği ve çeşitliliğinden dolayı yoğun bir turizm hareketliliği yaşamaktadır. Değişik Outdoor/doğa etkileşimi ve sporları için gelen turistlerin birçoğu doğa sporları aktivitelerine katılmaktadırlar. Hatta bazıları sadece aktivite gerçekleştirmek için gelmektedirler. Bu nedenle turist giriş-çıkışının olması ekonomi içinde de arz ve talepleri arttırmakta ve katkı sağlamaktadır.

Geldikleri yerlerde konaklama, yeme-içme, tarihi yerleri ziyaret ve bu nedenle giriş ücretleri ödeme, araç kiralama, yerel obje alımı gibi birçok ekonomik değeri olan hareket gerçekleşmektedir.

Outdoor Sektörüne Örnek Bölgeler

Outdoor hareketliliği ve ekonomik katkısı içinde belli başlı örnekler olarak:

Likya Yolu

 Antalya’ya dünya standartlarında boltlanmış olan ve farklı dillerde guideları (rehber kitapları) bulunan spor tırmanış rotalarının olmasından dolayı yazın çok sıcak günleri hariç uzun bir dönem sadece spor tırmanış yapmak için gelen turist sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu bölgede sadece bu kişilere yönelik olarak inşa edilmiş pansiyon gibi konaklama yerleri mevcuttur. Aynı zamanda dünyaca meşhur ve her geçen gün popülaritesi artan Fethiye’den Antalya’ya veya ters istikamette yürüyerek zaman zaman dağlar tepeler, zaman zaman dereler sahiller aşılan tarihi Likya Yolu da yürüyüşçüleri çekmektedir. Hatta bu nedenle profesyonelce düzenlenen turlar mevcuttur. Her geçilebilecek köy üzerinde konaklama veya sadece yemek için pansiyon, butik otel, restoran, kamping gibi yerler bulunmaktadır.

Ağrı ilinde bulunan Ağrı Dağı da sadece dağcıların 5000 metrenin üzerinde olması nedeniyle yüksekliğinden dolayı her mevsim yerli yabancı turistin geldiği ve bu insanlara yönelik işletmelerin bulunduğu bir yerdir. Dağa çıkmak amacıyla gelen insanlar ulaşımın uzun sürmesinden dolayı orada konaklayıp öyle yola devam etmektedirler. 

Büyük bir tarihi öneme sahip İshak Paşa Sarayı da yakın olduğu için buraya gelen ziyaretçilerin uğrak noktası olmaktadır.

İshakpaşa

Erzurum’da 2011 Erzurum Winter Universiade (Dünya Üniversitelerarası Kış Oyunları)’nın düzenlendiği Palandöken Dağı kayak için yapılmış olan modern tesisleri ve konaklama yerleriyle özellikle Rus turistlerin geldikleri bir yer olmuştur. 

Rize, Artvin ve Erzurum üçgeninde bulunan Kaçkar Dağları yazın ve kışın dağcıların, yürüyüşçülerin, yüksek irtifa dalgıçlarının, heliski (helikopter kayakçıları) yapanların, tur kayakçılarının ve daha birçok insanın geldiği bir yerdir.

Çok farklı Outdoor/doğa etkileşimi ve sporları aktivitelerin gerçekleştirildiği bu geniş alanda gelen katılımcılara yönelik tesisler ve hizmetler neredeyse sınırsızdır. Bu dağlardan beslenen Çoruh Nehri yüksek debisinden ve zorlu rapidlerinden dolayı rafting için tercih edilen dünyanın sayılı nehirlerindendir.

Yine çok talep edilen turlardan biri de Niğde, Kayseri ve Adana il sınırları içinde bulunan Aladağlar uzun translar, kuş gözlemciliği, duvar tırmanışları, dağcılık, tur kayağı, trekking ve daha birçok aktivitenin yapıldığı bir yerdir. Bu nedenle kurulmuş çok sayıda işletme mevcuttur.

Diğer bölgelerimizde onlarca daha örnek yer almakta olup, zaman içerisinde bu blogda yayınlanacaktır.

Tur şirketleri her tür desteği sağlamaktadırlar, bu amaçla yerel 31 halkın da gelir elde etmesi için onlarında yemek, konaklama gibi verebilecekleri hizmetler değerlendirilmektedir. 

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi 

Outdoor Turizmi

Outdoor Turizm İlişkisi Nasıldır?

Bu yazıyı daha iyi anlamlandırabilmek için önceki yayınlarımıza göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

Öncelikle  outdoor ne demek başlıklı yazımıza bakabilirsiniz. Artık outdoor/doğa etkileşimi hızla lüks olmaktan çıkmakta ve her ekonomik sınıftan insanlar buldukları ilk fırsatta kendilerini doğaya atmaktadır. İnsanları doğaya yönelten etkenleri outdoor motivasyon etkenleri  başlıklı yazımızda açıklamıştık.

Atlı doğa turizmi

Doğa Turizmi

Outdoor/doğa etkileşimi/doğa aktiviteleri olarak bilinen kavramın turizm ile ilişkisi günümüzün serbest zaman ve tatil aktiviteleri içerisinde geniş yer tutan kavramlardır. Doğayla buluşmak için insanlar artık şartları zorlamakta ve bu aktiviteler yoğun olarak katılımcı bulmaktadır.

Batılı ülkelerin halkları daha da şehirleştikçe, insanlar doğa ile daha ve daha da az ilişkide kaldıkça, birçok insan doğa ve Outdoor/doğa etkileşimi/doğa aktiviteleri olarak bilinen kavramla olan bu bağlarını tekrar kazanmak için çeşitli yollar aramaktadırlar. 

 Outdoor Motivasyon kaynakları:

Açık alanları ziyaret etmek ve keşfetmek için birçok sebep vardır. Yaşı ilerlemiş okuyucularımız  bağlantıda yer alan yazımıza bakabilirler. 

Doğaya çıkmak için genel olarak şu motivasyonların olduğu bilinmektedir.

  • bedensel aktiviteyi arttırarak, sağlığı korumak,
Kuş Gözlem turizmi
  • spor yapmak,
  • şehir yaşamının stresinden biraz da olsa kurtulmaya çalışmak, zihni dinlendirmek,
  • taze ve temiz havaya ulaşım,  
  • doğaya, toprağa, vahşi ve yabani hayvanlara yakın olma,
  • tabiatın güzelliğine şahitlik etme
  • manzaranın tadını çıkarma,
  • doğa yürüyüşü yapma, detaylar için tıklayınız
  • tırmanma ve zorlu yürüyüşler (trekking) yapma,
  • botanik bitki bilimi üzerine çalışma ya da yeni bitkiler tanıma isteği,
  • kuş gözlemi yapma,
  • doğa bilimleriyle uğraşma,
  • avlanma ve
  • balık tutma gibi sebepler ile liste uzar gider. Birçokları için bütün bunların bir bileşimi etkendir.
Kar / Kış turizmi

İnsanların serbest zamanlarını değerlendirme akımları yıldan yıla değişmektedir, ancak genellikle benzer bileşenlerden oluşur; şehirden uzaklaşma şansı, yalnız kalmak, doğaya yakın olma, rahatlama ve eğlenme olarak sayılabilir. 

İnsanların yaptığı etkinlikler arasında yabanıl dağlık bölgelerde gayretli bir şekilde dolaşmaları, en yakın doğal yerleşim yerine gitmeleri, bir parkta veya kasabaya yakın mesafedeki bir ağaçlık alanda basit bir gezintiye çıkmaları veya sadece oturmaları ve manzarayı seyretmeleri sayılabilir.

Outdoor Turizm İlişkisi, Outdoor Turizmi

Outdoor/doğa etkileşimi/doğa aktiviteleri olarak bilinen kavram katılımcılar, aktiviteleri düzenleyenler ve doğal çevre açısından ayrı ayrı değerlendirmek her biri için faydaları ve etkilerini ortaya koymak açısından düşünülmelidir. Serbest zaman, rekreasyon, spor, turizm ve Outdoor/doğa etkileşimi/doğa aktiviteleri olarak bilinen kavram iç içe düşünülüp değerlendirildiğinde ilişkilerini açıklamak ve kavramak daha kolay olacaktır.

Yat turizmi

Turizm ve outdoor aktivitesinin birçok ortak yanı vardır. Her ikisi de bireylerin serbest zamanlarında tercihen yaptıkları bilinçli tercihlerden oluşmaktadır. Bireylerin doğa etkileşimi gerekçeleri ile turistin tatile çıkma ihtiyacı aynı nedenledir.

Türkiye’de Outdoor Turizmi ve Gelişimi:

Türkiye’de turizmin geliştirilmesi temel olarak Turizm Bakanlığı’nca yürütülmektedir. (https://www.ktb.gov.tr/TR-96268/turizm.html)

Kampçılık turizmi
Kampçılık ve Karavan turizmi

Türkiye’nin Outdoor/doğa etkileşimi/doğa aktiviteleri olarak bilinen kavram açısından turizm alternatiflerine bakıldığında Türk turizmi 1980’lerin ikinci yarısında başlatılan ve başarıyla tamamlanan Birinci Atılım Döneminde özellikle devletin teşvikiyle güney projesini yapmıştır.  

Şimdi aynı yatırım Marmaris ve Bodrum bölgesine aktarılmaya çalışılmaktadır. Diğer bölgelerde de özellikle kamp turizmi özellikle son yıllarda katlanarak artmaktadır.

Yayla turizmi

Türkiye İkinci Atılım Dönemini başlatıp, gözde olan güneş-deniz-kum turizminin ötesine geçip turizmin amacını ve ürünlerini çeşitlendirici alternatif turizm alanları açmalıdır.

Turistleri yalnızca güney sahillerini gezdirmekle kalmayıp Karadeniz, Doğu ve Güney Doğu Anadolu’ya çekecek alternatifler kısa süre içinde üretilmeli ve turistik ürün olarak turizm pazarına sunulmalıdır.

Türkiye Turizm Sektörü

Türkiye’de yapılan turizm ve turizm çeşitleri ile ilgili olarak Türkiye’nin coğrafyası ve sahip olduğu tarih-kültür alt yapısıyla üretilebilecek alternatifler şunlardır;

  • Deniz Turizmi,
  • Yat Turizmi,
  • İnsentive ve Kongre Turizmi,
  • İnanç Turizmi,
  • Termal Turizm,
  • Sağlık Turizmi,
  • Kültür ve Tarih Turizmi,
  • İpek Yolu Turizmi,
  • Doğa Turizmi,
  • Hava Sporları Turizmi,
  • Yayla Turizmi,
  • Doğa ve Kış Turizmi,
  • Ornitoloji (Kuş Bilimi, gözlemi) Turizmi,
  • Çiftlik Turizmi,
  • Botanik Turizmi,
  • Kamp-Karavan Turizmi,
  • Golf Turizmi,
  • Av Turizmi,
  • Sualtı Dalış Turizmi,
  • Akarsu (Kano-rafting) Turizmi,
  • Festival Turizmi,
  • Dağcılık Turizm,
  • Atlı Doğa Yürüyüşü Turizmi ve
  • Mağara Turizmi başlıklarında toplanabilir. (https://www.ktb.gov.tr/TR-96269/turizm-cesitleri.html)
Kongre turizmi

Önümüzdeki yıllarda outdoor turizmi kavramının daha da gelişeceği ve özellikle şehirli insanların hayatlarında çok daha fazla yer edeceği bugünden söylenebilir.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi (Tez internetten arama motorları sayesinde bulunmuştur.)

Outdoor’un Faydaları Nelerdir?

Outdoor Motivasyon Etkenleri Nelerdir? 

Outdoor’un (Doğa Etkileşimi) Faydaları Nelerdir? Daha önce bu konu hakkında kısaca bilgi vermiştik. Burada derinlemesine ve bilimsel olarak kanıtlanmış bilgiler vereceğiz.

Illinois Üniversitesinde yapılan bir çalışmada bireyi outdoor faaliyetlerine yapmaya motive eden birincil ve ikincil ihtiyaçlara dönük faktörler şunlardır:

  • Doğa sevgisi,
  • Kalabalıktan, rutinden, aileden ve sorumluluktan kaçma,
Meydan okuma
  • Fiziksel aktivite yapma,
  • Yaratıcılık,
  • Dinlenme,
  • Kendini geliştirme ve yeni beceriler edinme,
  • Sosyal ilişki kurma,
  • Yeni insanlarla tanışma veya onları gözleme,
  • Beklenen olası insanlarla ilişki kurma (örneğin ünlü bir kaya tırmanıcısının bir etkinliğe gelecek olması bireyleri onunla tanışmak için oraya çeker),
  • Aile ile birlikte olma,
  • Tanıma-tanınma arzusu,
  • Başkalarına yardım etme,
  • Sosyal sorumluluk,
  • Uyarıcı unsurlar veya davetkâr yapı (mesela bir şelale insanları oraya çeker),
  • Sosyal güç elde etme,
  • Kendini gerçekleştirme,
Mücadele ruhu
  • Mücadele ruhu,
  • Başkaldırma,
  • Başarı arzusu,
  • Rekabet (iç ve dış),
  • Zaman öldürme ve sıkıntıdan kurtulma,
  • Entelektüel estetiktir.

Outdoorun Yararları:

Doğa aktivitelerine katılmanın ekonomik, toplumsal, çevresel ve kişisel yararları birçok yazar tarafından ele alınmıştır. Doğa sporları yapmanın bireylere sağladığı yararlar şunlardır:

  • Grup dinamiklerini öğrenme,
Liderlik
  • Liderlik,
  • Güven arttırma,
  • Bireysel karar verebilme,
  • Risk yönetimi,
  • Kendinin ve başkalarının sorumluluğunu üstlenebilme,
  • Kişilik ve beden gelişimini olumlu etkileme,
  • Kendine ve başkalarına olan güveni olumlu etkilemekte,
  • Kendini mutlu hissetme,
  • Başkaları ile etkileşme ve sosyalleşmedir. 

Doğa Yürüyüşünün Faydaları

Bunların yanında Ardahan ve Yerlisu Lapa’nın (2011) doğa yürüyüşçüleri ve bisikletçiler üzerinde yaptığı bir çalışmada bireylerin doğa etkinliklerine katılarak elde ettikleri faydalar şunlardır:

  • Kendini mutlu hissetme,
  • Sağlıklı ve güçlü hissetme,
Başarı
  • Rahatlamış tazelenmiş hissetme,
  • Yeni kişilerle tanışma,
  • Yeni şeyler öğrenme,
  • Kendine güveninin artması,
  • Kişisel tatmin elde etme,
  • Çevre bilinci kazanma,
  • Daha verimli çalışma,
  • Bir guruba ait olma duygusunu yaşama,
  • Hayal gücünün artması,
  • Kendini daha önemli hissetme şeklinde sıralanmıştır. 

Sonuç olarak doğaya, otlara, ağaçlara, tertemiz gökyüzüne,toprağa yakın olmak insanların yaradılıştan gelen duygularını tatmin ederek bireyleri hem sağlıklı hem de mutlu etmektedir. Şehirlerde yaşayan insanın artık en temel ihtiyacı doğaya yakın olmaktır.

Doğay yakın olmak, doğada olmak sadece bedenimizi değil ruhumuzu  ve psikolojimizi de sağlıklı kılar.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

Neden Outdoor?

Neden Outdoor?

İnsanları Doğaya Motive Eden Unsur ve Faydalar Nelerdir? Büyükşehirlerde yaşayanlar için, hafta sonları bir eğlenme biçimi olarak öze dönme, doğaya açılma etkinlikleri artık çok revaçta. Bireylerin neden oudoor aktivitelerine katıldığı hala gizemli bir sır olarak bilim adamlarının ilgisini çekmektedir. Daha önce outdoorun nasıl ortaya çıktığını yazmıştık.

Outdoor’un amacı doğada yaşamla fiziksel ve ruhsal anlamda doyum elde etmektedirler. Doğa ile etkileşim kişilere bildikleri ve bilemedikleri fiziki ve psikolojik faydalar sağlar.

Outdoor İhtiyacı

Bugünün trendlerinin başında da doğayla iç içe yaşama yönelik reklamlar ve yatırımlar ön plandadır. Outdoor yani doğa etkileşimi bütününde doğanın var olması ve doğa özlemi özellikle doğadan uzak yaşayan bireyler için bir ihtiyaçtır. 

Bireyler, her türlü teknolojik gelişmenin ardından artık doğaya artan bir ilgi göstermektedirler, outdoor etkinliklerine katılan bireyler, genellikle sosyal yaşantılarında yerine getirilmesi gereken birçok ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra farklı isteklerinin peşine düşmüş kişilerdir. Bireyin bu ihtiyacına yönelmesi de doğasından kaynaklanmaktadır.

Outdoor psikiloji ilişkisi nedir?

Outdoor etkinliklerinin insan fiziksel ve bedensel sağlığına olan faydalarını daha önce yazmıştık.

Outdoor

Bireylerin neden doğa aktivitelerine katıldığı hala gizemli bir sır olarak bilim adamlarının ilgisini çekmektedir. 

Crandall; serbest zaman aktivitelerine katılım gerekçelerini bireyin kişiliği ve bireyin içinde bulunduğu durumun sebep olduğunu ileri sürerken,

Levy; çevresel uyarıcılarla kişiliğin etkileşimi ile bir davranışın ortaya çıktığını savunmuştur.

Daha sonra birçok araştırmacı tarafından bireyi neyin harekete geçirdiği sorgulanmış ve elde edilen sonuçlar ihtiyaçlar ve motivasyonel unsurlar olarak gruplanmıştır.

İnsan doğası dıştaki nesneller gereksinimlerinin tatmin edilmesi için hareket eden eğilimler, dürtüler, öz güçler ve içgüdüler bileşkesi olarak ifade edilir. İnsan doğasının açıklanması aynı zamanda insan ihtiyaçlarının açıklanmasıdır. Outdoor/doğa etkileşiminin bütününde doğanın var olması ve doğa özlemi özellikle doğadan uzak yaşayan bireyler için bir ihtiyaçtır. Bireyin bu ihtiyacına yönelmesi de bireyin doğasından kaynaklanmaktadır.

İhtiyaçların motive etme özelliği vardır. Bir ihtiyaç tatmin edilene değin bu özelliğini sürdürür. İnsanları harekete geçiren tek unsur ihtiyaçları değildir, sosyal ve sosyo-psikolojik güdüler, erk ve bağlanma arzusu, başarı güdüsü, inanç ve tutumlarda insanları etkileyerek motive edebilir. 

Outdoor hangi gereksinimlerimizi karşılar?

Toplumların gelişmesiyle birlikte bireylerinde ihtiyaçları üst seviyelere doğru çıkmaya başlamıştır. Bunlar içinde en yaygın olarak bilineni İbn-i Haldun ve A. Maslow’un ortaya koyduğu ihtiyaçlar hiyerarşisi piramididir.

İhtiyaçlar Piramidi

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisine göre; bireyler temel fizyolojik ihtiyaçlarını giderdikten sonra güvenlik ihtiyacı, sonrasında sosyal ihtiyaçları ve saygı görme ve başarı ihtiyacı yer almaktadır.

Dinlenme: Fizyolojik ihtiyaçlar içinde yer alan dinlenme bireyin isteğine bağlı olarak aktif veya pasif şekilde gerçekleştirilebilir. Pasif olarak dinlenen birey hiç bir hareket yapmadan sadece yatabileceği gibi tercihen bu dinlenme zamanını aktif olarak bir outdoor faaliyete katılarak değerlendirebilir.

Outdoor aktivitelerine katılan bireyler sadece doğanın yeşili, doğadaki sesler veya denizin mavisi gibi tamamen doğaya özgü nesnelerle de dinlenebilmektedirler. Bunların yanında bireyler bu aktivitelere katılımla bedensel ve ruhsal rehabilitasyon, bedensel ve ruhsal sağlığı olumlu etkilediği için, fiziksel aktivite yapma isteği ile de katılmaktadırlar.

Ait olma, Sevgi (yakınlık): Bunlara genellikle toplumsal gereksinimler denilmektedir. İnsanlar başka insanlarla bir arada olmak, sevgi ilişkisinde bulunmak isterler. Ortalama bir insan bir eşi, çocukları arkadaşları olmasını, çevresindeki toplumsal kümelerde bir yeri olmasını ister. Günümüzde bir gruba, bir kulübe, bir yapıya ait olma gereksinimini karşılamak isteyen bireyler, outdoor etkinliklerine katılımla bunu gerçekleştirebilmektedirler. Etkenliklere katılmakla bireyler, yeni bireylerle tanışıp birlikte olmak, etkileşim, iletişim, paylaşımlar gibi birçok sosyal faydalar elde ederler.

Yine şehir yaşantısında birbirinden farklı ve ayrı olan insanlar doğa sporları yaparken bir araya geldiklerinde, bulundukları ortamın yaratacağı ambiyansla ilgili olarak sevgi gereksinimlerini karşılarlar. Ayrıca bireylerin sosyal ilişki kurma, yeni insanlarla tanışma ve onları gözlemleme isteği, bir gruba ait olma isteği, birbirlerini sevmelerinin yanında doğa sevgisi ve doğada olma isteği, başkalarına yardım etme, sosyal sorumluluk isteği, doğadaki uyarıcı unsurlar ve davetkâr yapı da sevgi ihtiyaçlarını karşılamaktadır.

Saygınlık ve statü: Bu alan iki alt bölümde incelenebilir. İnsanın kendi kendine duyduğu saygı: Outdoor etkinlikleri içinde özellikle doğa sporları aktivitelerine katılan bireyler, kendini daha önemli hissetme, yeni beceriler elde etme, mevcut becerilerini gerçekleştirme isteğiyle kendi iç kazanımlarını arttırırlar.

Başkalarının saygısı: Bu alt bölümde de tanınma, prestij, statü elde etme, önemli olma, üstün olma gibi istekler sayılmıştır. Her iki saygınlık da hak edilmiş bir saygınlık olmalıdır. Bunların karşılanması insana kendine güven, kendini değerli, yeterli görme duyguları verir.

İnsanların kendilerine duyduğu saygı ve başkalarının saygısı özellikle doğa sporları yapan bireyler açısından bakıldığında aktiviteye katılımlarıyla, bu aktivitelerde liderlikleriyle başkaları tarafından onaylanarak saygınlık kazanırlar, kendilerine ait oldukları toplumda farklı bir yer, statü edinirler. Bu nedenle sosyal bir güç elde ederler.

Kendini gerçekleştirme: Maslow, bu gereksinimleri insanda gizil olarak ne gibi yetenekler varsa onları kullanma eğilimi diye tanımlamıştır Maslow’un geliştirdiği temel ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramının son basamağında başarı güdüsü bulunmaktadır. Önceki ihtiyaçları sırası ile karşılanan insanlar, bu sefer daha başka alanlardaki gizli güçlerini ortaya çıkarabilmek için önlerindeki engellerin kaldırılmasını ve kendilerine fırsatlar ve olanaklar verilmesini isterler.

Outdoor etkinliklerine katılan bireyler, sosyal yaşantılarında yerine getirilmesi gereken birçok ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra farklı isteklerinin peşine düşerler. Kendini gerçekleştirme ihtiyacı da bu noktada ortaya çıkar. Kendini gerçekleştirme, mücadele ruhu, başkaldırma, başarı arzusu, kendi ve başkalarıyla rekabet etme gibi isteklerle bireyler doğa sporları aktivitelerine katılıp, liderlik yaparlar. Tanıma ve tanınma arzusu bireylerin kendilerinden sonraya kalacak isim bırakma arzusu hep bu güdü nedeniyledir.

Dağcı

Tarihe geçme isteği ve unutulmamak: Doğa sporları aktivitelerinde hep bir adım daha ötesi, biraz daha adrenalin istenir. İlkleri gerçekleştirmek ölümsüzleşmektir. İlk Everest’e çıkan Türk Nasuh Mahruki ebediyen hatırlanacaktır. Yazdığı kitaplarla da bilinecektir. Birçok dağın ilk çıkışını yapan Dr. Bozkurt Ergör sonsuza dek yaşayacaktır. Kaçkar Dağlarında kaza sonucu yaşamını yitiren ve Kaçkar’da düştüğü yere anısına plaket yerleştirilen Dağcılık Federasyonu Başkanı Dr. Tayfun Tercan dağcılık tarihçesinde her zaman hatırlanacaktır. Kendini gerçekleştirme güdüsü sonucu budur. 

İbni Haldun’a göre İnsanın ihtiyaçları:

Toplumların ortaya çıkışını benzer bir bakış açısıyla, 14. yüzyılın Arap düşünürü İbn-i Haldun insanın temel gereksinimleri ile ilişkilendirerek açıklar.

İnsan, yaşayabilmek için bazı temel gereksinimlerini karşılamak zorundadır. İnsanların yaşamlarını ve varlıklarını sürdürmeleri, ancak yiyecek ve öteki zorunlu gereksinimlerini elde edebilmeleri için bir arada yaşamaları ve yardımlaşmalarıyla olasıdır.

İbni Haldun

 İbn Haldun’a göre insanın üç çeşit ihtiyacı vardır: Zaruri, haci ve kemali ihtiyaçlar. Zaruri ihtiyaçlar hayatta kalabilmek için elzem olan beslenme ve güvenlikle ilgilidir. Haci ihtiyaç, zaruret arz etmeyen ama varlığı insanı rahatlatacak olan, gelecekteki zaruri ihtiyaçlarını karşılayacak olan unsurlardır. Kemali ihtiyaç ise gelecekteki ihtiyaçlarını da karşılamış insanların fikir, estetik gibi kaygıları karşılamaya yönelik ihtiyaçlardır. İbn-i Haldun’un bedavet ve hadaret kavramları bireylerin ihtiyaçları doğrultusunda doğadaki özgür yaşamdan kentleşmeye doğru gidişi işaret etmektedir. Ancak günümüze uyarlandığında bireylerin kent yaşantısından doğal yaşama, doğaya doğru yöneldikleri görülür.  İbn-i Haldun’un “kemali ihtiyaçlar” kategorisi Maslow’un da kendini gerçekleştirme güdüsüne denk düşmektedir.

Doğa aktivitelerine katılımlarıyla bireyler bu son aşamada kendilerini gerçekleştirmekte yani kemali ihtiyaçlarını karşılamaktadırlar. 

Sonuç:

Bugünün trendlerinin başında da doğayla iç içe yaşama yönelik reklamlar ve yatırımlar ön plandadır. Bireyler, her türlü teknolojik gelişmenin ardından artık doğaya artan bir ilgi göstermektedirler, doğada yaşamla fiziksel ve ruhsal anlamda doyum elde etmektedirler.  

Yaşam tarzı olarak serbest zamanlarda yapılan doğa etkinliklerine katılım ve sağlanan faydalar da benimsenmektedir. Bu etkinliklere katılmayla beraber hissedilen yüksek adrenalin ve iç dünyaya yolculuk, tatmin edilmesi gereken en üst seviye ihtiyaç olarak görülmektedir. Bu nedenle doğa/outdoor etkinliklerine katılmada ihtiyaçların önemi büyüktür.

Bireyi outdoora motive eden unsurlar üzerinde çalışan bilim adamları hangi güdünün bireyi oyuna, yeniden yaratmaya (gözden geçirip yeniden düzenlemeye), outdoor ve doğa sporlarına katılmaya motive ettiğini bilmek istemektedirler.

Bireyi bir şey yapmaya motive eden unsurun öncelikle ihtiyaçlar olduğu birçok yazar tarafından kabul edilmiştir.

 Sonuç olarak doğaya, otlara, ağaçlara, tertemiz gökyüzüne, toprağa yakın olmak insanların yaradılıştan gelen duygularını tatmin ederek bireyleri hem sağlıklı hem de mutlu etmektedir. Şehirlerde yaşayan insanın artık en temel ihtiyacı doğaya yakın olmaktır.

Doğay yakın olmak, doğada olmak sadece bedenimizi değil ruhumuzu  ve psikolojimizi de sağlıklı kılar.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

Outdoor’un Tarihçesi Nedir?

Outdoor’un Tarihçesi Nedir?

 Herkes için doğa noktasına nasıl geldik? Doğa aktiviteleri artık yaşamın bir parçası olarak algılanmaktadır. Yakın geçmişe kadar bile outdoor/doğa etkileşimi halkın çoğunluğu için çok uzak bir kavram iken günümüzde şehirlerde yaşayan bireylerin tamamına yakını için outdoor/doğa etkileşimi/doğada vakit geçirme neredeyse günlük konuşma dilinde yer alan ifadeler olmuştur. 

Outdoor’un Tarihçesi

Daha önce outdoorun nasıl ortaya çıktığını yazmıştık. Günümüzde şehirlerde yaşayanlar buldukları her fırsatta kendilerini kırlara/kırsala atmakta, doğada yenilenip canlanmaya, psikolojik yorgunluklarını doğada tedavi etmeye çalışmaktadır. Hiç olmazsa yol kenarlarında piknik yapılmakta kafalardaki dağınıklık atılmaya çalışılmaktadır.

Peki bugün yaşadığımız sürece nasıl gelindi, diye inceleyecek olursak insanlığın hemen her alanda geçirdiği gelişmeler ile doğrudan bağlantılı olduğunu görmekteyiz. Genel olarak outdoor’a etki eden kavram ve gelişmeler şunlardır:

İnsan Hakları Boyutunda Algılanan ve Yaşanan Değişimler: 

1948’de Birleşmiş Devletler Genel Meclisi İnsan Hakları Evrensel Bildirisini yayınladı. Üye ülkeler aşağıdaki maddeler üzerinde anlaşmışlardı:

İHEB

Madde–24: Herkesin dinlenmeye, eğlenmeye, özellikle çalışma süresinin makul ölçüde sınırlandırılmasına ve belirli dönemlerde ücretli izne çıkmaya hakkı vardır. 

Birleşmiş Milletlerin hazırladığı bu bildiri birçok insan haklarının hak olarak elde edilmesiyle sonuçlanmıştır. Bunlardan çok daha önceleri ise Eski Yunan da serbest zaman fikriyle ilgilenmiştir. Eski Yunanda genç erkekler kendilerini geliştirmek ve zarif bir yaşam sürebilmek için okula gidip müzik, sanat, felsefe ve jimnastik öğrenmişlerdir.

Birleşmiş Milletlerinde onayladığı yaşamdan memnuniyet bir insan hakkı olarak tanımlanmıştır. Birçok devlet bu hakları sağlamaya çalışsa da bugünün dünyasında bu karar tek başına serbest zamanın artmasına katkı sağlayamamaktadır. 

Serbest Zamanların Artması:

Serbest zaman; geçmişte her ne kadar kentsel ve ailevi zorunluluklardan arta kalan bir zaman olsa da yakın zamana kadar tam olarak sınıflandırılmamıştır Serbest zamanın bir insan hakkı olarak algılanması bireylerin bu haklarını açık alan outdoor/doğa etkileşimiunda kullanma fırsatı yaratmasını sağlamıştır. 

Serbest Zaman

Özellikle 1789 yılındaki Aydınlanma Devriminden sonra gün doğumundan gün batımına kadar ki çalışma zamanlarının kısalarak haftalık 40–45 saate düşmesi bireyin serbest zamanlarının oluşmasına sebep olmuştur. Bugün ülkemizde haftalık çalışma süresi 45 saat iken Fransa da 40 saattir. 168 saatlik haftalık 17 sürenin sadece 40–45 saatinin işte, ortalama 56 saatinin uykuda geçiyor olması 67–72 saatlik serbest zamanın kalmasına sebep olmaktadır.

Serbest zamanların var olmasının yanında bunları kullanabilecek imkânların da var olması bireylerin serbest zamanlarını açık alan outdoor/doğa etkileşimi etkinlikleri yaparak geçirme fırsatlarını da sunmaktadır.

Piknik

Açık alan outdoor/doğa etkileşimi aktiviteleri aynı zamanda tatiller, tatil amaçlı gidilen yerler, yerleşik yaşam yerinde yapılan aktiviteler için mal ve hizmet üreten sektörlerle dünya ölçeğinde trilyonlarca dolarlık büyüklükte outdoor/doğa etkileşimi ekonomisinin oluşmasına sebep olmaktadır.

Endüstrileşme ve Otomasyon: 

Endüstrileşme

Sanayi Devriminin başında makinelerle çalışanlar için hoşa gitmeyen koşullar meydana geldi. Batı Avrupa ve Kuzey Amerika’nın Endüstri Merkezleri haline gelen şehirlerinde göç ile birlikte oluşan kalabalık bu olumsuz koşulları ortaya çıkardı. Bu gecekondu yerlerinde yaşayanlar çocuklarda dahil olmak üzere çok uzun saatler çalışmak zorunda kaldılar. Koşullar iyileştirildiğinde her bir işçi için tekrar eden monoton bir yaşam sonucu açık alanlara gitmek ihtiyaç haline geldi.

Açık alanlara ihtiyaç duyulması, işçiler için egzersiz yapmalarına imkan tanınması ve onların başarı güdülerini desteklemek anlamlarını da içerdi. Açık alan outdoor/doğa etkileşimi açık alanlar ister. Birçok sosyal reformcu açık alan outdoor/doğa etkileşimi programları ve tesisleri için çalışmışlardır. 

Kentleşme: 

Açık alan outdoor/doğa etkileşimi faaliyetlerine duyulan gereksinimin artış nedenlerinin başında sanayileşme ve kentleşme gelmektedir. Çünkü çağımızda sanayileşmenin kentleşme olgusunu ortaya çıkarması kadar, kentleşmenin de sanayileşmeyi getirmesi, doğal olarak bir neden-sonuç ilişkisinin varlığını ortaya koymaktadır. 

Kentleşme

Bu etkileşimin nedenlerine bakıldığında kentleşmenin ya da sanayileşmenin insanları tatil yapmaya itme nedenleri daha iyi anlaşılabilmektedir. Kentsel alanlarda yaşayanların, kent yaşamının monotonluğu ve bunalımından kaçma arzusu, turizm outdoor/doğa etkileşimi ve diğer birçok outdoor/doğa etkileşim faaliyetlerinin ortaya çıkışını etkileyen önemli faktörlerden birisidir.

Sanayileşme:

Denetlenemeyen hızlı sanayileşme süreci içinde doğa ve insan gerçeği ihmal edilmekte ve “çevre 18 kirlenmesi” olarak bilinen bir dizi sorunun tüm yaşamı tehdit etmesine neden olmaktadır. Günümüz “sanayi uygarlığının” insanı ise, büyük kentlerdeki yaşam şartları yüzünden bir bakıma “hasta insan” konumuna düşmüştür.

Sanayileşme

Sanayileşmenin zorunlu sonucu olan kentleşme olgusu ise günümüzde dev ölçeklerde yaşanmaktadır. Kentsel nüfusun toplam nüfusun içindeki payı gittikçe artmakta ve bir tür kent yaşamı egemenliği başlamaktadır. Gelişmiş ülkelerde ise sorun yön ve biçim değiştirmektedir. Bu gibi yerlerde outdoor/doğa etkileşimi değerleri korunabilmiştir. 

Hem doğal hem de sosyal kültürel outdoor/doğa etkileşimi değerleri daha çeşitli ve kullanılabilir durumdadır. Fakat gelişmiş ülke kentlerinde de kentlileri kentsel outdoor/doğa etkileşimi değerleriyle ilgili tutan nedenler, genellikle sosyo-ekonomik kaygılardır. Metro, ekspres yollar, kitle taşıt araçları, gökdelenlerin çatılarına yapılan helikopter alanları bu sorunlara çözüm bulmakla birlikte; bu kez de kent yaşamının niteliğini bozmaktadır. Gürültü, kirlenme, grevler ve yoksulluk, cinayet, soygun, uyuşturucu maddeler ve hizmet yetersizliği sorunlarını çözümlemede teknolojide yetersiz kalmaktadır.

Outdoor

İnsanoğlunun yaşam sürecinin değişik evrelerinde doğaya ve outdoor/doğa etkileşimi olan isteği de değişik nitelik ve boyutlarda olduğundan kentsel alanlarda bu isteği karşılayabilecek verilerin hem oluşturulması hem de geniş bir yelpaze içinde sunulması gerekmektedir. Oysa kentlerin statik ve işlevsel yapıları genellikle buna imkân vermemektedir.

Buna karşın, insanın yaşamının fiziki bakımdan en aktif çağı olan gençlik yıllarını yaşayanlar için kentsel mekandaki outdoor/doğa etkileşimi alanlarının ve bu alanlardaki outdoor/doğa etkileşimi çeşitlerinin önemi büyüktür. Sonuçta günümüz insanı, sağlıksız ve monoton kent yaşamından uzaklaşarak doğaya dönmeyi ciddi anlamda istemekte, doğal turizm kaynaklarından da yararlanmak üzere doğada outdoor/doğa etkileşimi faaliyetlerine yönelmektedir. 

Ulaşım:

Buhar makinesinin icadı ile bir yerden bir başka yere yük ve yolcu taşıma imkânları, kapasitesi ve süresi kısalmıştır. Hem şehir içinde hem bölgesel, ülkesel ve uluslararası ulaşım imkânlarına sahip olan, zamanı olan ve bu seyahat için bütçe ayırabilecek kişilerin varlığı ve doğada olma isteği açık alan outdoor/doğa etkileşiminin hem çeşitlenmesine sebep olmuş hem de bireysel katılımdan ziyade kitlesel katılımların artmasını sağlamıştır. Daha önceleri seçkin sınıf mensuplarının yapabildiği etkinlikler artık orta ve alt gelir ve toplum kesimlerince yapılabilir hale gelmiştir. Son yıllarda bahsedilen sebeplerden dolayı açık alan outdoor/doğa etkileşimine hem katılım artmakta hem de açık alanda yapılacak etkinlikler çeşitlenmektedir.

Ulaşım

Outdoor/doğa etkileşimi için bir diğer ana güdüleyici ise otomobil sahibi olan insan sayısındaki artıştı. Bugün taşıma sektöründeki bu gelişmeler ve mobilitenin artması açık alan 19 outdoor/doğa etkileşimine katılımı da arttırmıştır. Otomobillerin seri üretiminin mümkün olması ve yolların iyileşmesi insanların özlem duydukları yerlere daha kolay ulaşabilmelerini sağladı. Kampçılık hala her hangi bir yerde konaklamak için ucuz bir yoldu ve popülaritesini korudu.

Mobilite: Ulasal/uluslar arası ulaşım imkanlarının artması.

Açık alan outdoor/doğa etkileşimine olan talebin artmasındaki bir diğer önemli etken de yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası ulaşım imkânlarının hem ucuzlaması hem de artmasıdır.

Ulaşım

Mobilite açık toplumlarda bir statüden başka bir statüye geçmeye izin veren bir fenomendir. Mobilitenin sosyal boyutu kadar psikolojik boyutu da vardır ve önemlidir. Sosyal boyutu bireyin statüsünde meydana gelen değişikliktir. Yukarı doğru olan değişim bireyin statüsünde gelişme olduğunu gösterir, aşağı doğru değişim ise bireyin statüsünün düştüğünü gösterir ve yatay düzlemde meydana gelen değişimde ise bireyin yeni ve farklı statüsü eski statüsüyle benzerdir. Bu da sadece izin vermekle kalmayan aynı zamanda da bireylerin dikey değişimle elde edebilecekleri üst sınıf olarak da tanımlanan arzulanan bir yaşam tarzı ve outdoor/doğa etkileşimi imkânları elde etmelerine olanak sağlayan psikolojik bir boyut yaratmaktadır.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

Outdoor Nasıl Ortaya Çıktı?

Outdoor

Outdoor Kavramının Ortaya Çıkışı

Outdoor kavramının genel tanımını daha önceki yayınlarda yapmıştık.

Arama motorlarına “Outdoor nasıl ortaya çıktı?” sorusunu yazdığımızda ise karşımıza “Evren, dünya, mezhepler… nasıl ortaya çıktı?” gibi ilgisiz sonuçlar gelmektedir. Dolayısıyla outdoor nasıl ortaya çıktı sorusunun cevabı henüz ortaya konulmamıştır.

Doğa’ya, outdoor’a dair her şey” sloganıyla çalışmalarına başlayan sitemiz bu alandaki boşluğu da dolduruyor.

 Yazı içeriği çoğunlukla Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü öğrencisi Ayşe Kalkan’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezinden alınmıştır. (Tez internetten arama motorları sayesinde bulunmuştur.)

Outdoor nasıl ortaya çıktı? Özet

Outdoor sanayileşme sonunda şehirlerde yığılan nüfus, sanayileşmenin getirdiği stres ve insanın doğaya olan varoluşsal isteğinin ürünüdür. Outdoor/doğa aktivitesi şehirli insanın ihtiyacı ve işidir, köylü/bedevi zaten doğada yaşamaktadır.

Hızlı sanayi ve kent yaşamı içinde hayattan zevk almaya çalışan günümüz insanının doğa ile tüm ilişkileri koparılmış gibidir. Hızlı teknolojik gelişme, dev ölçekteki üretim mekanizması ve aşırı kentleşmenin getirdiği yeni fiziksel ve toplumsal çevre ilişkilerine uyum sağlamakta güçlük çekmekte ve giderek kronik bir yabancılaşma süreci yaşamaktadır.Şehirleşmiş insanların psikolojik sorunlarının yanında biyolojik, solunuma yönelik, sinirsel, yasal, toplumsal vb. baskılar sonucunda oluşmuş gerilim ortamında bunalmış bir tür “hasta insan” olmaktadır. 

Outdoor/doğa sporlarının sağlığa etkileri ile ilgili sayfalar için tıklayın:

Outdoor ve Sağlık

Kentlerde yoğunlaşan çevre ve nüfusun getirdiği sorunlarla birlikte zorlaşan yaşam şartlarıyla da mücadele içinde olan günümüz insanı; bedensel, psikolojik ve sosyal sorunlarıyla iç içe yaşamak zorunda kalmaktadır. Bu tip sorunlarla başa çıkabilmenin en kolay ve en ucuz yolu da doğada vakit geçirmek, doğa sporları ve aktiviteleri yapmaktır.

İnsanda ve onun yaşadığı çevrede oluşan bu olumsuz değişim, çağımız insanının rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri gereksiniminin büyük ölçüde artmasına yol açmaktadır. Bu durumda kentli, zaman zaman rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri ulaşmak amacıyla, bir parçası olduğu ancak koparıldığı doğaya geçici de olsa dönmenin yollarını aramaktadır.

Doğa aktivitelerinin neler olduğunu görmek için tıklayınız.

Sonuçta günümüz insanı, sağlıksız ve monoton kent yaşamından uzaklaşarak doğaya dönmekte, doğal kaynaklardan da yararlanmak üzere doğada rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri faaliyetlerine yönelmektedir. 

Hiking

Bunun yanında outdoor her isteyenin yaptığı bir etkinlik olmaktan ziyade şehirleşmiş ve belli bir ekonomik etkinliğe kavuşmuş kişilerin (orta sınıf ya da burjuva) aktivitesidir.

Kentlerde yoğunlaşan çevre sorunlarıyla birlikte zorlaşan yaşam şartlarıyla da mücadele içinde olan günümüz insanı; bedensel, psikolojik ve sosyal sorunlarıyla iç içe yaşamak zorunda kalmaktadır. Özellikle yaşlı bireyler için şehir hayatı çekilmez hale gelmektedir. 

Outdoor yani açık alan rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri (yenilenme ve canlanma) Eski Yunandan beri var olan serbest bireyin ancak hem kendini hem de çevresini geliştirebileceği inancının sonucudur. Serbest, özgür ve ekonomik olarak belli bir seviyeye gelmiş bireyler şehirlerde bulamadıkları hayat renklerini doğada aramaya başlarlar.

İnsan neden doğaya çıkmak ister? Çünkü insanın hammaddesi topraktır. İnsanoğlu topraktan gelmiş ve tekrar toprağa dönecektir. Yani insanın yüzü toprağa dönüktür. Bunun yanında her canlı gibi biyolojik bir ünite olan insan, yaşamı boyunca fiziksel çevresi ile ilişki içindedir. İnsanlar, ilkçağlardan bu yana temel fiziksel çevre unsurları ile denge halinde olmuş ve bunlardan yararlandığı ölçüde sağlıklı ve mutlu olabilmiştir.

Outdoor’un Felsefesi Nedir?

Aristo

Yunan filozoflarından Aristo serbest zamanın iyi yaşamın en önemli parçası olduğunu vurgulamıştır.

İbni Haldun

14. YY’da yaşamış olan İbn-i Haldun özellikle köy-kent farklılaşması hakkında toplumsal çözümlemeler getirmiştir. İbni Haldun, insanı sosyal varlık olarak kabul eden bir düşünürdür. Karşılaştığı ihtiyaçları yalnız başına giderebilmekten, varlığını kendi gücü ile sürdürebilmekten uzak olan insan için toplu yaşamı zorunlu bir hayat tarzı olarak kabul etmiştir. Düşünür, insan iradesinin eseri olarak karşılaştığı toplu yaşamı Mukaddime’de Bedevi ve Hazeri toplum tipleri olarak formüle etmiştir.

İbni Haldun’a göre; yerleşik cemiyetler siyasi örgütlemenin yani devletin kuruluşundan hemen sonra veya devletle beraber ortaya çıkarlar. Göçebe cemiyetler ise, zamanla kuvvet ve servet kazandıktan sonra, bir yerleşik hayata geçerler. Derken, yavaş yavaş kasaba ve şehirler kurulur, işbölümü gelişmeye başlar, bolluk ve zenginlik, sulh ve sükun içinde yaşamayı tercih ederler. 

Sanat, edebiyat, mimarlık gibi kültürel konularla ilgilenmeğe başlarlar. Ticaret ve endüstri alanında çalışarak daha çok para kazanma yoluna gitmeğe başlarlar. Güvenlik, bol para ve işbölümünün gelişmesi, kişilerde yeni yeni ihtiyaçlarla, bunların en ince, en güzel ve en yeni şekillerde karşılanması arzusunu oluşturur. 

Yerleşik hayatta insanlar yavaş yavaş zevk ve rahatlarına düşerek gittikçe bireyci olur ve kötü alışkanlıklar edinirler. 

Tarihinin büyük bir bölümünde ve günümüzde insanoğlunun birçoğu için kendilerinin ve ailelerinin hayatlarını garantilemek esas amaçları olmuştur. Aynı zamanda, insanlar üst tabakadaki insanlara rahip olma, lider olma veya krallık işlevleri vererek uygarlıklarının gelişmesine de izin vermişlerdir.

Bu tür özel statülere kavuşan insanların yiyecek sağlama görevleri başkaları tarafından yerine getirildiği için başka etkinliklerin peşine takılmışlardır. Doğada vakit geçirme ya da outdoor şehirleşmiş ve belli bir ekonomik etkinliğe kavuşmuş kişilerin (orta sınıf ya da burjuva) aktivitesidir.

 Outdoor İktisat ilişkisi nedir? 

Rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri/outdoor/doğa aktiviteleri ve serbest zaman gibi kavramların canlanabilmesi için uygarlığın ekonomik ve kültürel açıdan kesin bir seviyeye genellikle gelişmiş bir seviye ulaşması gerekmiştir.

18. ve 19. Yüzyılda ortaya çıkan tarım ve sanayi devrimi, varlıklı toprak sahiplerinin ve sanayicilerinin avcılık, atıcılık ve balık avlama gibi açık alan sporlarına girişebilmeleri için yeterli ödeme gücüne ulaşmalarını sağlamıştır.

Yirminci yüzyılın son çeyreğinde, artık doğayı ve doğanın ayrılmaz bir parçası olan insanı, hatta tüm yaşamı tehdit eden birçok olumsuz faktör nedeniyle, günümüz insanının toplumsal ve fiziksel çevre koşulları ile denge durumu bozulmaya başlamış, sağlıklı ve mutlu olabilmesi güçleşmiştir.

Bununla mücadele için insanlar sessizliğe ve doğaya yakın bir rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri ve doğada vakit geçirmeye ihtiyaç duymuşlardır.

Sanayileşme

Outdoor Sanayileşme ilişkisi nedir?

Outdoor önce sanayileşmenin merkezi İngiltere’de ortaya çıktı. İngiltere’de “resmedilmeye değer” hareketinden sonra manzaraya olan ilginin gelişmesi ve moda olması gezi turlarına katılmaya ilgiyi arttırmıştır. Şairler ve ressamlar doğayı överken, filozoflar “doğa kanunları” ve “doğaya uyumlu yaşam” konuları üzerinde düşünmüşlerdir. Manzarayı görmek için Alplere zorlu turlar düzenlenmiştir. Outdoor şehirleşmenin ürünüdür.

Daha sonrasında, İngiliz göller bölgesi, İskoç ovaları, Alman Kara ormanları, Fin göller bölgesi, Niagara şelaleleri ve diğer birçok alan daha moda dinlenme alanları olduğu gibi tren yolları ile daha ulaşılabilir hale gelmişlerdir.

Sanayi devrimi esnasında orta ve alt sınıflar arasında da yeni bir rekreatif talep yükselmiştir. Geçmiş kırsal nüfusun şehirleşmesi 19. yüzyılda Avrupa’nın ve Doğu Amerika’nın gelişmesini kuvvetli bir şekilde etkileyen yeni endüstrilerin yürütülmesini sağlamıştır.

Sanayileşmiş ülkelerde şehirlerde ağır çalışma koşullarında çalışanlar pis ve dumanlı gecekondularını sorgulamaya başlayıp; bu fakir çevreden kaçmak için daha fazla özgürlük istemeye başlamışlardır. İnsanlar bir araya gelerek kulüp benzeri örgütler oluşturmuşlar ve hafta sonları yürüyerek veya bisikletle kırsal alanlara doğru turlar düzenlemişlerdir.

1920’lerde ve 1930’larda İngiltere’de, Avrupa’da ve Amerika’da açık alan rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri insanlar için yerleşik bir eğlence haline gelirken; trenle, otobüsle veya karavan ile yapılan turlar, piknikler ve yürüyüşler, bot gezintisi, yüzme ve doğa çalışmaları yaygın bir durum halini almıştır.

Avlanma, gezinti ve patika yürüyüşü serbest zaman etkinlikleri içerisinde yaşamsal etkinlikler haline geldi. Rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri talebi karşılamak üzere manzara ve yabanıl yaşamın korunması ile rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri olanaklarının bir araya getirilmesi ulusal parkların tahsisi teşvik edilmiştir.

İnsanoğlunun yaşam sürecinin değişik evrelerinde doğaya ve rekreasyon/outdoor/doğa aktivitelerine olan isteği de değişik nitelik ve boyutlarda olduğundan kentsel alanlarda bu isteği karşılayabilecek imkan bulunmamaktadır.

Endüstrinin genellikle büyük yerleşme merkezlerinde yoğunlaşması ise; bu tür olguları daha da hızlandırmaktadır. Bunun yanında azalan çalışma saatleri ve dolayısı ile artan serbest zamanlar, artan hareket olanakları, kentlinin rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri gereksinimlerini çok büyük boyutlara çıkarmaktadır. 

Sanayileşme

Zaman yeşil alanlar için gerekli imkânları azaltıcı biçimde gelişmektedir. Yeşil alanlardaki azalış (ağaç kesme eğilimi), kent içinde ya da yakın çevresinde bulunan ekim alanlarının ya da bağ ve bahçelerin konut ya da üretim faktörleri yararına beton yığınları ile dolması, kötü konutların (gecekondular) sayısındaki artış ve ulaşım güçlükleri, arsa değerlerinin yükselmesi ve açık alanların azalması, kentlerin aralıksız, blok (büyük bir mahalle) görünümü kazanması hızlanmaktadır.

Kentleşme ve outdoor ilişkisi nedir?

Kentleşme

Bu hızlı sanayi ve kent yaşamı içinde günümüz insanının doğa ile tüm ilişkileri koparılmış gibidir, hızlı teknolojik gelişme, dev ölçekteki üretim mekanizması ve aşırı kentleşmenin getirdiği yeni fiziksel ve toplumsal çevre ilişkilerine uyum sağlamakta güçlük çekmekte ve giderek kronik bir yabancılaşma süreci yaşamaktadır, ayrıca biyolojik, solunuma yönelik, sinirsel, yasal, toplumsal vb. baskılar sonucunda oluşmuş gerilim ortamında bunalmış bir tür “hasta insan” olmaktadır.

Kentlerde yoğunlaşan çevre sorunlarıyla birlikte zorlaşan yaşam şartlarıyla da mücadele içinde olan günümüz insanı; bedensel, psikolojik ve sosyal sorunlarıyla iç içe yaşamak zorunda kalmaktadır.

İnsanda ve onun yaşadığı çevrede oluşan bu olumsuz değişim, çağımız insanının rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri gereksiniminin büyük ölçüde artmasına yol açmaktadır.Bu durumda kentli, zaman zaman rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri ulaşmak amacıyla, bir parçası olduğu ancak koparıldığı doğaya geçici de olsa dönmenin yollarını aramaktadır. 

Sanayileşmenin insan hayatına olumsuz etkileri nelerdir?

Sanayileşme ve buna bağlı olarak makineleşme çok hızlı bir şekilde yaygınlaşması dünya ekonomisinin hızla büyümesine neden olmuştur. Dünya üzerinde birçok ticari faaliyet yeniden ve yeni olarak yapılmaya başlanmıştır. Sanayileşmenin olumlu etkileri olduğu gibi olumsuz etkileri de bulunmaktadır.

Sanayileşmenin insanlar için olumsuz etkileri, her şeyin makine bağlı üretilmesi, insan gücüne olan ihtiyacın azalması, istihdamın azalması, çevre sorunları nedeniyle sağlık sorunlarının yaşanması, iç ve dış göç dengelerinin değişmesi, nüfus artış ve dağılım etkenlerinin değişmesi ve olumsuz etkilenmesi gibi birçok olumsuz etki insan hayatına doğrudan etki etmektedir.

Sonuç Olarak:

Outdoor sanayileşme ve kentleşmenin sonucunda ortaya çıkmıştır. Sonuçta günümüz insanı, sağlıksız ve monoton kent yaşamından uzaklaşarak doğaya dönmekte, doğal kaynaklardan da yararlanmak üzere doğada rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri faaliyetlerine yönelmektedir. 

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Kaynaklar:

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

http://www.circassiancenter.com/cc-turkiye/entellektuel_genc/009_mukaddime-05.htm

Korunan Alan Ne Demek?

Doğal Kaynakları Koruma

Rekreasyon/outdoor/doğa aktiviteleri turizm ile ilişkilidir. Gelişme ve kalkınmanın önemli adımlarından biri de turizmdir. Turizmin, kalkınmanın bir aracı olarak değerlendirilebilmesi turizm sektörüne kaynak olan doğal, kültürel, tarihi ve sosyo-kültürel çevrenin sürekliliğinin sağlanmasıyla mümkündür.

Çevre duyarlı ve ekolojik yaklaşımlı turizm planlaması, turizm eylemlerinin organizasyonunda bir çevre koruma aracı olarak sürdürülebilir ve sistematik bir yaklaşım olarak ortaya çıkmaktadır. Eko-turizmin doğaya ve doğal kaynaklara bağımlılığı tartışılmaz bir gerçektir. Bu nedenle sektörün sürdürülebilir olması için çevresel, sosyal ve kültürel anlamda ortaya çıkabilecek etkileri önceden tahmin etmek ve buna göre politika ve strateji belirlemek gerekmektedir.

 Makro ölçekte sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi; her şeyden önce kaynak değerlerinin rasyonel olarak ve özgün değerlerini kaybettirmeden kullanımına bağlıdır. Bu bakımdan çeşitli önlemlerin ele alınarak organizasyonu ve bunların eksiksiz olarak uygulanması ile çevre, turizm ve ekonomi açısından sürdürülebilirliğin sağlanması mümkündür.

Doğal kaynakları koruma kavramı; genetik çeşitlilikten türlere; topluluklardan ekosistem çeşitliliğine ve ekosistem bazındaki süreçlerden evrimsel süreçlere kadar canlı ya da cansız çevrenin bütün unsurlarının korunmasını içermektedir.

Milli Parklar Genel Müdürlüğü

Koruma alanı, “esas olarak, doğal ve kültürel mirası korumak, onun hazzını yaşamak, biyolojik çeşitliliğin ve yaşamı destekleyen ekolojik süreçlerin devamını sağlamak amacıyla ayrılmış; belirli bir yasal düzenlemeye göre yönetilen deniz ve/veya kara parçasıdır”.

Türkiye’de doğayı korumakla birinci derecede sorumlu olan birim Tarım Ve Orman Bakanlığı’na bağlı DOĞA KORUMA VE MİLLİ PARKLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’dür.

Bu Genel Müdürlüğün korumasında olan alanlar şunlardır:

Milli Parklar 

Tabiat Parkları 

Tabiat Anıtları 

Tabiat Koruma Alanları

Sulak Alanlar

Yaban Hayatı Geliştirme Sahaları (https://www.tarimorman.gov.tr/DKMP )

Doğaya artan ilgi doğal kaynakları değişik açılardan tehdit ettiği ve bu kaynakların sürdürülebilirliğinin sağlanması için kendini dünyanın küresel çevre ağı olarak tanımlayan IUCN (International Unionfor Conservation of Nature)  kuruldu. https://www.iucn.org/ adresinden faaliyetleri takip edilebilecek olan Dünya Korunma Birliği ya 47 da Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması için Uluslararası Birlik (International Union for Conservation of Nature and Natural Resources (IUCN) doğal kaynakların korunması amacı ile kurulmuş uluslararası bir organizasyondur. 1948 yılında kurulmuştur ve merkezi Gland, İsviçre’de bulunur.

Doğayı kirletmeyin

Tanıtımında “IUCN, hem hükümet hem de sivil toplum kuruluşlarından oluşan bir üyelik birliğidir. 1.400’den fazla Üye kuruluşunun deneyimini, kaynaklarını ve erişimini ve 17.000’den fazla uzmanın girdisini kullanır. Bu çeşitlilik ve engin uzmanlık, IUCN’yi doğal dünyanın durumu ve onu korumak için gereken önlemler konusunda küresel otorite haline getiriyor.” Denilen IUCN dünya çapında 89 devlet, 109 hükümet kurumu ve 800’den fazla hükümet dışı kuruluşu tek bir çatı altında toplamaktadır.

IUCN (International Unionfor Conservation of Nature)

IUCN’in görevi doğanın bütünlüğünün ve çeşitliliğinin korunması ve doğal kaynakların adil ve ekolojik olarak sürdürülebilir olmasını sağlamak için Dünya çapındaki toplumlara etki etmek, cesaretlendirmek ve onlara yardımcı olmaktır.

 Organizasyon’un üç önemli dayanağı vardır. Bunlar; üye organizasyonları, altı bilimsel komisyonu ve profesyonel sekretaryadır. IUCN 1978 yılında “Korunan Alan Kategorileri, Amaçlar ve Kriterler” adlı raporunda korunan alanları 10 kategoride sınıflandırmıştır.

  •  Bilimsel Rezervler/ Mutlak Doğa Rezervi,
  •  Milli Park, · Doğal Anıt,
  •  Doğa Koruma Rezervi/ Yönetilen Doğa Rezervi,
  •  Peyzaj Koruma Alanı,
  •  Kaynak Rezervi,
  •  Antropolojik Rezerv/ Doğal Biyotik Alan,
  •  Çok yönlü kullanılan alan/ Yönetilen Kaynak Koruma Alanı,
  •  Biyosfer Rezervi,
  •  Dünya Miras Alanı.
  • 1992 yılında yapılan 5. Dünya Milli Parklar ve Koruma Alanları kongresinde yeni bir sınıflama ortaya konmuştur. Bu değişimle beraber IUCN yukarıdaki sınıflamayı altı başlıkta yapmıştır.
  •  Mutlak Doğa Rezervleri/ Yabanıl Alan,
  •  Milli Park,
  •  Doğal Anıt,
  •  Habitat/Türlerin Yönetim Alanı,
  •  Deniz/Kara Peyzaj Koruma Alanı,
  •  Yönetilen Kaynak Alanı.

Milli park nedir , Tabiat anıtı nedir, veya Tabiat Parkı Nedir sorularının cevapları için bağlantıları tıklayınız.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi (Tez internetten arama motorları sayesinde bulunmuştur.)

Orman İçi Dinlenme Alanı Ne Demektir?

Orman İçi Dinlenme Alanları nedir?

İnsan ve Orman: İnsanın, ormanla ilk ilişkisi “barınma” ve “beslenme” gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmasıyla  başladı. Hayvancılık ve tarımın gelişmesiyle birlikte kullanılmaya başlanan ormanlık alanlar verimsiz duruma gelince terkedilerek yeni alanlara geçildi.

İlk kalıcı yerleşimlerle birlikte, özellikle Mısır, Yunan, Roma gibi ilkçağ uygarlıklarında barınma, ısınma, savaş araçları ve gemi yapımı gibi amaçlarla ormanlar giderek daha yoğun bir şekilde kullanılmaya başlandı. Orta Çağda, feodalizmin yayılışı ve arazilerin yönetici sınıflarca ele geçirilmesiyle, ormanlardan serbestçe yararlanmayı sınırlayan ve hatta korumayı amaçlayan düzenlemeler gündeme geldi. 

Nihayet, 18. yüzyıldan itibaren Avrupa’da bir yandan sanayinin ve kentlerin gelişmesi ile ortaya çıkan hammadde talebinin düzenli olarak karşılanması ihtiyacı, diğer yandan karşılaşılan seller, çığlar, erozyon gibi sorunlarla mücadelede ormanların çevresel işlevlerinin farkına varılmasıyla “orman işletmeciliği” kavramı gelişmeye başladı.

Bugün artık daha yaygın bir şekilde kullanılan “orman yönetimi” kavramı ise ormanların çok yönlü işlev ve değerlerine daha uygun düşüyor.

Orman İçi Dinlenme Alanları Açıkhava rekreasyon/outdoor/doğada vakit geçirme ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, üstün estetik değerlere sahip orman parçalarının piknik ve kamp alanı olarak ayrılıp gerekli tesisler ve hizmetlerle donatılması sonucu oluşturulan tabiat parçalarıdır.

Sağlıklı ormanlar, sağlıklı insanlar: Çok sayıda tıbbi ve aromatik bitkiye ev sahipliği yapan ormanların sağlık sektörüne ekonomik katkısı her yıl yüz milyarlarca dolar düzeyinde… İlaçların dörtte birinden fazlası tropikal orman kaynaklı. Bozulmamış ormanlar, böcek ve hayvan kaynaklı salgın hastalıkların etkisini azaltabiliyor. Ormansızlaşmış alanlarda yaşayan insanlar ile sağlıklı orman yapısını koruyan alanlar arasında sıtma enfeksiyonu  ve diğer bulaşıcı hastalıklar bakımından açısından önemli farklar var.

Orman İçi Dinlenme Alanı

Toplumlar, amaçlanan sosyal ve ekonomik kalkınmayı sağlarken, çevre sorunları ile kalkınmanın yakın bir ilişkisi olduğunu unutmamalıdırlar. Anlamlı bir kalkınmanın ilk koşullarından birisi, kalkınma ile çevrenin birbirinin karşıtı değil, tamamlayıcısı olduğunun kabulüdür. Sürdürülebilir kalkınmanın temelinde de kaynakların korunması ve yenilenmesi yatmaktadır. Günlük yaşantısı içinde bunalan insanın dinlenmek için değişik bir mekân arama ihtiyacı doğmuştur. Bu yüzden, insanların en az haftada bir kez, kent dışında bir yeşil alanda, bir piknik yerinde veya bir deniz kıyısında, doğa ile baş başa yorgunluğunu çıkarması gerekmektedir.

Orman İçi Dinlenme Yerlerinin tefrik, tescil, tesis ve işletilmesine ait esas ve usulleri, 6831 sayılı Orman Kanunun 25. maddesi ile 2873sayılı Milli Parklar Yasasına istinaden çıkarılan ve 12.12.1986 tarih ve 19309 sayılı resmi gazetede yayınlanan Milli Parklar Yönetmeliğine göre yürütülmektedir.

Orman İçi Dinlenme Yerleri; A, B ve C tipi olmak üzere üçe ayrılmaktadır (

· A TİPİ: Yüksek ziyaretçi potansiyeline sahip çadır, karavan ve bungalov gibi geceleme imkânı olan, aynı zamanda günübirlik kullanım olanağı sağlayan alanlardır. · B TİPİ: Kent merkezlerinin yakın çevresinde, yüksek ziyaretçi potansiyeli bulunan ve günübirlik kullanım tesislerine sahip alanlardır.

· “A” ve “B” Tipi Orman İçi Dinlenme Yerleri kriterlerine uymayan “C” Tipi karakterindeki sahaların, her türlü koruma, bakım ve onarımı 13.5.1997 tarihli Bakanlık oluru gereği Orman Genel Müdürlüğünce yürütülmektedir.

Ormanda doğa yürüyüşü

Dinlenmek ve eğlenmek kavramlarının önemli bölümünü içeren rekreasyon, insan yaşantısının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Doğaya olan özlem, rekreasyonel aktivitelerin doğal alanlarda yoğunlaşmasına neden olmuştur.

Milli park nedir , Tabiat anıtı nedir, veya Tabiat Parkı Nedir sorularının cevapları için bağlantıları tıklayınız.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi (Tez internetten arama motorları sayesinde bulunmuştur.)

Tabiat Anıtı Ne Demektir?

Tabiat Anıtı Nedir?

Tabiat Anıtları tabiat ve tabiat olaylarının meydana getirdiği özelliklere ve bilimsel değerlere sahip milli park esasları dâhilinde veya dışında korunan tabiat parçalarıdır.

Ulukavak Tabiat Anıtı Yozgat

Bu objeler bazen de bir kaya, bir şelale, yaşlı bir ağaç, su pınarı, doğal su havuzları da olabilir.

Bunlara en güzel örnekler Pamukkale Travertenleri, Kayseri’deki Sultan Sazlığı, Kapuzbaşı Şelaleleri, Antalya’daki Düden Şelalesi, Bük Ormanları, Elmalı İlçesindeki 2200 yaşındaki Şah Ardıçtır.

Milli park nedir veya Tabiat Parkı Nedir sorularının cevapları için bağlantıları tıklayınız.

Türkiye’deki Tabiat anıtlarının listesi:

Tabiat AnıtıİliAlanı (ha)İlanı tarihi
Bığbığ orman sarmaşığıAdana0,016.6.1994
Acıkise Ardıç AğacıAdana0,113.9.2002
Acıkise Doğu ÇınarıAdana0,113.9.2002
Kandildere Ardıç AğacıAdana0,116.9.2002
Doğanlı ÇınarıAdıyaman0,127.11.2006
Koruluk Kermes Meşesi IAfyonkarahisar0,16.9.2002
Koruluk Kermes Meşesi IIAfyonkarahisar0,16.9.2002
Koruluk Kermes Meşesi IIIAfyonkarahisar0,16.9.2002
Asarlık tepelerAnkara52,3722.08.194
KabaardıçAnkara0,0520.10.2000
Kocakatran Lübnan SediriAntalya0,2521.2.1995
Koca SedirAntalya0,2521.2.1995
Şah ArdıçAntalya0,2521.2.1995
Aslan ardıcıAntalya0,2521.4.1995
Karamık Köyü SediriAntalya0,2521.4.1995
Dibek Sedir AğacıAntalya0,113.9.2002
Koca Sedir AğacıAntalya0,113.9.2002
Gedelma ÇınarıAntalya0,016.5.2003
Zeytintaşı MağarasıAntalya45,8927.6.2013
Kocain MağarasıAntalya60,8116.8.2013
Kamilet Doğu KayınıArtvin0,16.9.2002
Melodere Doğu LadiniArtvin0,16.9.2002
Güzelcehisar Bazalt SütunlarıBartın14,2914.8.2017
Yüzen AdalarBingöl38,45.8.2003
Nemrut KalderasıBitlis4.804,6931.10.2003
Çatal ssedirBurdur0,2529.9.1994
Ballık Köyü SediriBurdur0,16.9.2002
Evciler Köyü Sedir AğacıBurdur0,16.9.2002
Kocapınar Toros SediriBurdur0,16.9.2002
Dokuzkardeşler çamıÇankırı0,1529.9.1994
TürbeçamıÇankırı0,116.7.2006
Samandere ŞelalesiDüzce1119.12.1988
Kayadibi Posuk AğacıDüzce0,16.9.2002
Paşabükü Dişbudak AğacıDüzce0,16.9.2002
Sırıkyayla GöknarıDüzce0,16.9.2002
Alanın ArdıcıErzincan0,16.9.2002
Narman PeribacalarıErzurum28124.5.2018
GeyikalanıEskişehir113.11.2000
Karageyikli Türk FındığıEskişehir0,16.5.2003
Kayı ArdıcıEskişehir0,16.5.2003
Kepez Saçlı MeşesiEskişehir0,16.5.2003
Keramet DutuEskişehir0,16.5.2003
Kokulu Ardıç IEskişehir0,16.5.2003
Kokulu Ardıç IIEskişehir0,16.5.2003
Kokulu Ardıç IIIEskişehir0,16.5.2003
Piribaba MeşesiEskişehir0,16.5.2003
Yenice ŞelaleleriGiresun1321.4.2019
Aliağanın KavağıGümüşhane0,126.6.1995
Kirani Evliya ArdıcıGümüşhane0,2526.6.1995
Örümcek Ormanı Göknarı IGümüşhane0,2511.10.1995
Örümcek Ormanı Göknarı IIGümüşhane0,2511.10.1995
Örümcek Ormanı Göknarı IIIGümüşhane0,2511.10.1995
Örümcek Ormanı Göknarı IVGümüşhane0,2511.10.1995
Örümcek Ormanı Ladini IGümüşhane0,2511.10.1995
Örümcek Ormanı Ladini IGümüşhane0,2511.10.1995
Örümcek Ormanı Ladini IIGümüşhane0,2511.10.1995
Örümcek Ormanı Ladini IIIGümüşhane0,2511.10.1995
Örümcek Ormanı Ladini IVGümüşhane0,2511.10.1995
Onat ÇınarıHatay0,16.5.2003
Barla Sedir ağacıIsparta0,2529.9.1994
Söğüt Yaylası ulu ardıçIsparta0,2529.9.1994
ÇatalçamIsparta0,2521.4.1995
Kapıderesi Toros Sediri IIIsparta0,16.9.2002
Kapıderesi Toros Sediri IIIIsparta0,16.9.2002
Kırıntı Köyü Çınar AğacıIsparta0,16.9.2002
Kırıntı Köyü Doğu ÇınarıIsparta0,16.9.2002
Küçükkapı Sedir AğacıIsparta0,16.9.2002
Tota Dağı Anadolu KestanesiIsparta0,16.9.2002
Tota Dağı Ardıç AğacıIsparta0,16.9.2002
Yalnız ArdıçIsparta0,16.9.2002
Yaz Ihlamur AğacıIsparta0,16.9.2002
Subaşı havuzlarİstanbul0,257.2.1995
Anadolu kestanesiİzmir5,2327.9.1994
Kunduracı çınarıİzmir0,1529.9.1994
Taşdede pırnal meşesiİzmir0,2529.9.1994
Teos menengiciİzmir0,159.11.1994
Ovacık Köyü Anadolu Kestanesiİzmir0,2521.2.1995
Yalandere Fıstıkçamıİzmir0,2525.7.1995
Yemişçi Çınarıİzmir0,4625.7.1995
Yemişçi Fıstıkçamıİzmir0,6625.7.1995
Kadınlar Kuyusu Koca Menengiciİzmir0,2531.10.1995
Dede Menengiciİzmir0,16.5.2003
Eskipazar türbe çamıKarabük0,0527.9.1994
AltıkardeşlerKaraman0,116.9.2002
DedeardıçKaraman0,116.9.2002
Araç türbe çamıKastamonu0,2527.9.1993
Beldeğirmeni Köyü ÇınarıKastamonu0,1521.4.1995
Erenler ÇamıKastamonu0,1521.4.1995
Oniki KardeşlerKastamonu0,1521.4.1995
Titrek kavakKonya0,2526.9.1994
Fosil ardıçKonya0,0527.9.1994
Meke GölüKonya256,953.8.1998
Ağılı ArdıçKonya0,0516.9.2002
Derebucak Çamlık MağaralarıKonya747,7129.11.2013
MızıkçamKütahya0,512.7.1993
Kula PeribacalarıManisa151,7121.12.2012
KocakatranMersin0,2527.9.1994
Ana ArdıçMersin029.9.1994
Yerköprü ÇağlayanıMersin111,573.5.2001
Gilindire MağarasıMersin106,596.8.2013
Bayır ÇınarıMuğla0,1521.2.1995
Bayır Selvi AğacıMuğla0,1521.2.1995
Söğüt Köyü ÇınarıMuğla0,2521.2.1995
UlumeşeMuğla0,1521.2.1995
Bitez Yalısı Zeytin AğacıMuğla0,2529.9.1995
Tar Deresi Bulut ŞelalesiRize3102.11.2015
Doğançay ŞelalesiSakarya4,2313.5.2013
Karagöl Yaylası SarıçamıSakarya0,1316.12.2015
Kızılca Elmalı meşesiSinop0,2529.9.1994
Görkemli meşeSinop0,259.11.1994
Bazalt KayalıklarıSinop10,253.1.2011
Sorkun ŞelaleleriSinop49,97.8.2017
UlukavakYozgat0,159.11.1994
GümeliZonguldak398,6211.3.2008
Harmankaya ŞelaleleriZonguldak15812.3.2019