Etiket arşivi: doğa

İklim Değişikliğiyle Mücadelede Ne Yapabilirim? 

Outdoor Türkiye:

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak sürdürülebilir doğanın outdoor faaliyetleri için vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz. Ekoloji serimizle başlayan doğa ve doğa koruma yazılarımız devam ediyor.

Bu yazımızı (https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-59046140) adresinden alarak yayınlıyoruz. BBC News’den Daniel Kraemer imzalı haberin orijinaline buradan ulaşabilirsiniz.

Ayrıca “Aracınızın Karbon Ayak İzini Azaltmak İçin 12 İpucu” başlıklı yazımıza da göz atabilirsiniz.


İklim değişikliği ile mücadelede bireysel olarak yapabileceğiniz 4 şey

Karbon Ayak İzi

İklim değişikliğiyle mücadelede, dünya liderlerinin küresel düzeyde harekete geçmesi gerekiyor.

Ancak bireyler olarak bizlerin de karbon emisyonu üzerinde katkımız var. İklim değişikliğinde kişisel etkileri azaltmak için yapılabilecek 4 şeyi derledik.

1. Evinizi yalıtın

Isı pomplarının kullanımından sıcaklığı düşürmeye kadar ev içinde gezegene yardımcı olabilecek bir dizi değişiklik yapmak mümkün.

Imperial College London’dan Dr. Neil Jennings, “Gaz veya akaryakıtla çalışan ısıtma sisteminden elektrikli ısı pompasına geçiş, bu alanda önemli bir fark yaratıyor” diyor.

Jennings gün içerisinde kullanılmadığında ışıkları ya da ev araç gereçlerini kapatmanın iklim değişikliği üzerindeki etkimizi azaltabileceğini hatırlatıyor ve “Paradan da tasarruf etmemize yardımcı olabilir” ifadelerini kullanıyor.

Duvarlarımızda, tavanlarımızda ve pencerelerimizde yapacağımız yalıtımlarla da evlerimizi değiştirebiliriz.

Enerji verimliliği alanlarında çalışmalar yapan İngiliz çevre kuruluşu Energy Saving Trust (EST) enerji tasarrufu sağlamanın en ucuz ve en etkili yollarından biri olarak; kapı, pencere ve süpürgeliklerdeki boşlukların iyice kapatılmasını öneriyor.

EST bu yöntemle faturalarda tasarruf yapılabileceğini ifade ediyor.

2. Gıda israfını ve kırmızı et tüketimini azaltın

Karbon Salınımı

Sera gazlarının yüzde 14’ü hayvancılık nedeniyle meydana geliyor. En büyük pay da büyükbaş hayvanlarda.

Bu alanda etkinizi en aza indirmenin en basit ve en iyi yolu, et ve süt üretimi tüketimini azaltmak. Özellikle de kuzu ve dana eti tüketimini.

Bu elbette veganlar için iyi bir haber. Ancak dikkate alınması gereken başka meseleler de var.

Aberdeen Üniversitesi’nden biyolog Prof. Margaret Gill’a göre mesele yalnızca “ürünleri iyi veya kötü olarak sınıflandırmak” değil.

Gill, herhangi bir gıdanın karbon ayak izinin, nasıl üretildiğine, nereden geldiğine ve mevsiminde olup olmadığına da bağlı olduğunu belirtiyor.

İklim değişikliği çözümleri üzerine araştırmalar yapan Dr. Jonathan Foley, daha küçük porsiyonlar yapmanın ve artıkların daha sonra kullanılmak üzere biriktirilmesinin maddi bir tasarruf sağlayabileceğini ve aynı zamanda da atık üretimini azaltabileceğini söylüyor.

Atık ve Kaynaklar Eylem Programı verilerine göre dünya, gıdasının yüzde 25 ila yüzde 30’unu israf ediyor.

3. Araba ve uçakla daha az seyahat edin

Küresel Karbon Ayak İzi

Küresel karbondioksit emisyonlarının neredeyse dörtte birinin sebebi ise ulaşım.

Dr. Jennings’e göre, arabasız hayat “ulaşım emisyonlarımızı azaltmanın en etkili yöntemi” olabilir.

Ancak, toplu taşımanın iyi olmadığı bir bölgede yaşıyorsanız veya gece vardiyalarında çalışıyorsanız, araba kullanmayı bırakmak herkes için pek kolay değil.

Ama yakınlardaki mağazalara yürüyerek gitmek, bisiklet sürmek ya da araba yolculuklarını arkadaşlarınız veya komşularınızla paylaşmak gibi atılabilecek küçük adımlar da pozitif etkiye sahip.

Ayrıca elektrikli otomobiller de giderek daha fazla yayın hale geliyor. Ancak yine de pahalılar. Otomobillerde kullanılan elektrik, rüzgar veya güneş gibi yeşil enerji kaynaklarından geliyorsa, gerçekten yeşil bir yolculuk yapma imkanı sunuyor.

Karbon Ayak İzini Azaltma Yöntemleri

Öte yandan uçakla yapılan seyahatler birey olarak yapabileceğimiz en karbon yoğun şeylerden biri.

İç hat uçuşları, kilometre ve kişi başına en yüksek emisyona sahip ulaşım yöntemi.

Tren yolculukları, daha pahalı olsalar da, iç hat uçuşlarına göre karbon emisyonunda beş kat daha az bir etkiye sahip.

Dr. Jennings çok sık uçakla seyahat eden insanlar için bu seyahatleri seyrekleştirmenin karbon ayak izinde önemli fark yaratacağını söylüyor.

4. Satın almadan önce düşünün

Giysi ve Karbon Ayak İzi

BM Çevre Programı verilerine göre, pamuk üretimi, ürün imalatı, nakliye ve yıkanması dikkate alındığında, bir kot pantolon üretmek için 3 bin 781 litre su gerekiyor.

Giysilerdeki ufak sorunları, değiştirmek yerine onararak; çöpe atmak yerine bağışta bulunarak ve daha uzun süre dayanacağı dikkate alındığında daha kaliteli ürünleri tercih ederek iklim değişikliği üzerindeki etkinizi sınırlayabilirsiniz.

Artık çok sayıda şirket, moda endüstrisindeki israfı azaltmaya yardımcı olmak üzere kiralık giysi yöntemlerine de başvuruyor. İkinci el almak da başka bir tercih.

Doğru ev aletlerini seçmek de karbon ayak iziniz üzerinde de olumlu bir etkiye sahip olabilir. Dr. Jennings de bu konuyla ilgili beyaz eşya tercihlerinde enerji açısından en verimli ürünleri satın almayı öneriyor.

Karbon ayak izi nedir?

Karbon Ayak İzi

Karbon ayak izi, karbondioksit (CO2)cinsinden ölçülen, üretilen sera gazı miktaı açısından insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçüsüdür.

Karbon ayak izi, iki ana parçadan oluşur: Doğrudan/birincil ayak izi ve dolaylı/ikincil ayak izi.

Birincil ayak izi, ev içi enerji tüketimi, ulaşım (araba, uçak), dahil olmak üzere fosil yakıtlarının yanmasından ortaya çıkan, doğrudan CO2 emisyonlarının ölçüsüdür.

İkincil ayak izi, kullanılan ürünlerin tüm yaşam döngüsünden bu ürünlerin imalatı ve en sonunda bozulmalarıyla ilgili olan dolaylı CO2 emisyonlarının ölçüsüdür. (şişe suyu tüketimi, et tüketimi, uzak ülkelerden gelen yiyecek içecek, kıyafetler, fazla ambalajlanmış ürünler)

Kaynak: (https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-59046140)


Ekoloji İle İlgili Diğer Yazılar:


Bütün outdoor aktivitelerinde ve doğa sporlarında güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video, doğru pratik eğitim ve şahsî deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi, birlikte olduğunuz takımın uyum ve güvenliğini ön planda tutun.

Her durumda doğadan taraf olun, çevreyi temiz tutun, vahşi hayvanlara, vahşi yaşamın devam ettiği doğaya kesinlikle zarar vermeyin. Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Arabanızın Karbon Ayak İzini Azaltmak İçin 12 İpucu

Outdoor Türkiye:

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak sürdürülebilir doğanın outdoor faaliyetleri için vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz. Ekoloji serimizle başlayan doğa ve doğa koruma yazılarımız devam ediyor.

Bu yazımızı (https://www.blog.heydoost.com) adresinden alarak yayınlıyoruz. Yazının orijinaline buradan ulaşabilirsiniz.

Aracınızın Karbon Ayak İzini Azaltmak İçin 12 İpucu

Karbon Ayak İzi Nedir?

Karbon Ayak İzi Nedir?
Karbon ayak izi

Karbon ayak izi bir bireyin, olayın, organizasyonun, hizmet, yer veya ürünün neden olduğu toplam sera gazı (GHG) miktarına karşılık gelir (1). Her birey, yaşam stiline göre farklı miktarlarda karbon salınımına neden olur. Beslenme şeklimizden elektrik tüketimimize göre her birimiz arkamızda bir karbon ayak izi bırakırız.

Karbon Ayak izi birim karbondioksit cinsinden ölçülür. Bir kişinin yaşam tarzını ve faaliyetlerini doğrudan veya dolaylı olarak desteklemek için üretilen sera gazı miktarı açısından insan faaliyetlerinin çevreye verdiği zararın ölçüsüdür. Her birimiz gündelik yaşamımızdaki çoğu faaliyetimizle arkamızda karbon ayak izimizi bırakıyoruz. Tükettiğimiz her şeyin üretimi için fabrikalarımız, bir yerden bir yere gitmek içinse araçlarımız geride dünyayı etkileyen bu izi bırakıyorlar.

Karbon Ayak İzini Küçültmek Mümkün

Karbon ayak izi küresel ısınmanın başlıca sorumlusu olarak kabul ediliyor. Atmosfere yayınlan sera gazı etkisi ile çevreye zarar verdiğimiz bir gerçek. Etrafımızdaki her şeyin yaşadığımız dünyaya bir geri dönüşümü var. Kullandığımız ürünlerin imalatından en sonunda bozulup tüketilmelerine kadar geçen tüm süreçlerde geride kalan bir karbon izinden bahsetmek mümkün. Bu dolaylı CO2 emisyonlarının ölçüsü ikincil ayak izi olarak anılıyor. Birincil ve çok daha fazla iz bırakıyor diyebileceğimiz birincil karbon ayak izi ise, tüm evsel enerji tüketimi (evsel atıklar) ile uçak ve araba başta olmak üzere fosil yakıtlarının yanmasından ortaya çıkan CO2 emisyonlarını işaret ediyor.

untitled image
Egzoz Gazı

Araç emisyonları, ortalama bir hane halkının karbon ayak izinin %50’sinden fazlasını oluşturuyor. Bu, kullandığımız diğer tüm cihazların atıklarının toplamından çok daha fazlası! Tipik bir binek aracı yılda yaklaşık 4.6 metrik ton karbondioksit yayar. Bu, bugün yoldaki ortalama benzinli karayolu araçlarımızın her yıl atmosfere yaklaşık 1,7 milyar ton sera gazı saldığı anlamına gelir ki bu durum küresel iklim değişikliğine hatırı sayılır bir katkıda bulunmaktadır (2).

Emisyonları azaltmak için araba kullanmayı bırakmak herkes için bir anda mümkün olmasa da, arabanızın karbon ayak izini küçültme için yapabileceğiniz pek çok şey var:

1-Mümkün oldukça araba kullanmaktan kaçının:

Yakın mesafelere yürüyerek gidin veya bisiklete binmeyi deneyin. Daha uzun yolculuklar için arkadaşlarınızla araba paylaşımı yapın ya da toplu taşıma araçlarına şans verin.

2-Düşük emisyonlu bir araç kullanın:

Araba tercihinizi galon başına yüksek kilometre değerine sahip bir araçtan yana kullanın. Hem paradan tasarruf eder hem de çevreyi korumuş olursunuz. En iyi yakıt ekonomisine ve emisyona sahip otomobilleri belirlemek için EPA’nın Yeşil Araç Kılavuzu’na göz atabilirsiniz.

Hibrit Araç

3-Hibrit bir araca geçin:

Çoğu şirket hibrit çalışma modeline geçmeye başlarken siz de aracınızı hibrite çevirebilirsiniz. Hibrit araç kullanarak aracınızın çıkardığı benzin ve emisyon seviyesini önemli ölçüde azaltmış olursunuz.

4-Eski aracınızı iyi çalışır durumda tutun:

Araç üretiminin kendisi, her otomobilin karbon ayak izinin yaklaşık %30’unu oluşturur. Kısacası arabaların kullanılmasını bırakın, üretimi bile ardında sağlam bir iz bırakmakta. Bu nedenle makul bir yakıt tüketimine sahip eski otomobiliniz korumak, daha düşük yakıt ekonomisine ve emisyona sahip yeni bir otomobil satın almak kadar akıllıcadır.

5-Pedalları rahat bırakın:

Hız yapmaktan, gereksiz hızlanmalardan ve sert fren yapmaktan kaçının. Bunun yerine sakin olun, sürüş tarzınızı daha güvenli hale getirirken gaz ve paradan da tasarruf etmiş olursunuz. Hız sınırını geçmeyin, sabit bir hızı koruyun. Duruş ve kalkışlarınızın farkında olun, böylece hızlanmaya devam etmek ve ardından sert fren yapmak yerine ayağınızı gaz pedalından çekebilirsiniz.

6-Rölantide durmayın:

Yakıt israfı nedeniyle 10 saniyeden fazla hareketsiz duruyorsanız motoru kapatın. Rölantide çalışmak yeniden çalıştırmaktan daha fazla yakıt tüketecektir. Tabii ki, trafikte oturuyorsanız bu pratik değildir, ancak park ederken, birini beklerken veya arabaya servis alırken bunu aklınızda bulundurmanız önemlidir.

Karbon Ayak İzi Nasıl Azaltılır? | Ekolojist.net
Karbon ayak İzi

7-Klimayı kapatın:

Gerçekten gerekmedikçe klimayı köklemeyin. Düşük ayarları tercih edin ve ılıman günlerde pencereyi açmayı tercih edin.

8-Lastiklerinizi doğru şekilde şişirin:

Lastiklerinizi uygun seviyede şişirerek yakıt tüketiminizi %3’e kadar artırabilirsiniz.

9-Hız sabitleyici kullanın:

Hız sabitleyici genellikle insan sürücülerden daha verimlidir. Bu özelliği kullanmak, sürüşü kolaylaştırmanıza yardımcı olacağı kadar yakıt verimliliğinizi artırmanızı da sağlar. 

10-Ağır nesneleri aracınızdan çıkarın:

Aracınızın içinde biriktirdiğiniz tüm o ekipmanlarınızı ve eşyalarınızı etrafta dolaştırmaktan vazgeçin ve arabanızın içini temizleyin. Zira fazla ağırlık yakıt verimliliğinizi azaltabilir. Taşımanız gereken büyük bir obje varsa onu aracın tepesine değil içine koymanızı tavsiye ederiz, çünkü tavandaki büyük nesneler aerodinamiği ve kilometreyi azaltacaktır.

Karbon Ayak İzini azaltmak için bunları yapabilirsiniz! - İklim - Çevre -  www.enerjiekonomisi.com
Karbon ayak izi

11-Mümkün olduğunda evden çalışın:

Mümkün olduğunda, trafikte oturmaktan kaçınmak için evden çalışın. Bazı işverenler, haftada birkaç gün evden çalışma modeline geçtiler. Eğer sizin de böyle bir fırsatınız varsa, bunu sokaktan bir araba daha eksiltmek için kullanın.

12-Düzenli bakım konusunda bilgi sahibi olun:

Motorunuzu sağlam tutmak, doğru motor yağı derecesini ayarlama, hava, yağ ve yakıt filtrelerini değiştirmek ve hatalı oksijen sensörleri gibi sorunları gidermek yakıt verimliliğinizi önemli ölçüde artıracaktır. Aracınızın bakımını ihmal etmeme konusunda Doost’unuz size yardımcı olabilir! Uygulama üzerinden alacağınız kampanya kodu ile tüm AutoKing bayilerindeki servis ve hizmetlerden %25 indirimle yararlanabilirsiniz.

Karbon ayak izi nedir?

Karbon ayak izi hesaplama siteleri üzerinden kendi izinizi ölçmeyi de ihmal etmeyin deriz. Böylece sadece aracınızla ilgili değil, hayatınızdaki karbon ayak izini artıran olaylar ile ilgili de çeşitli önlemler almaya başlayabilirsiniz.


Bütün outdoor aktivitelerinde ve doğa sporlarında güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video, doğru pratik eğitim ve şahsî deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi, birlikte olduğunuz takımın uyum ve güvenliğini ön planda tutun.

Her durumda doğadan taraf olun, çevreyi temiz tutun, vahşi hayvanlara, vahşi yaşamın devam ettiği doğaya kesinlikle zarar vermeyin. Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

TÜRKİYE’DEKİ KÜLTÜR VE YÜRÜYÜŞ YOLLARI 5 THE ECO TRAILS BİSİKLET VE YÜRÜYÜŞ ROTASI

Outdoor Türkiye

Bu yazımız Türkiye’deki Kültür Ve Yürüyüş Yolları’nı tanıttığımız yazı dizisinin 5. yazısıdır. Aynı zamanda Türkiye’deki trekking rotalarını tanıttığımız serimizin de 2. yazısı olmaktadır. İlk yazımızda Balıkesir’de bulunan Artemea Yolu‘nu tanıtmıştık.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak “Doğa Yürüyüşleri” hakkında onlarca yazımızı okuyucularımızla buluşturduk. Tema tema ayırarak doğa yürüyüşü, hiking, trekking ve diğer önemli noktalarda bilgilendirici yazılar yayınladık. Yazılarımızdan bazılarını burada hatırlatmak istiyoruz:

Doğa Yürüyüşüne HazırlıkHiking Ne Demek? Yürümenin Faydaları Nelerdir?Hiking ve Trekking Ne demek?Yürümenin Sağlığa Faydaları Nelerdir?, Doğa Yürüyüşü Kıyafetleri Hakkındaki yazı dizimiz, İlk Doğa Yürüyüşü İçin Tavsiyeler ve Yeni Başlayanlar İçin Doğa Yürüyüşü gibi yazılarımızla doğa yürüyüşleri hakkında teorik bilgiler verdik. Doğa Yürüyüşü Hakkında Her şey! başlıklı yazımızda ise doğa yürüyüşüne dair gerekli bütün bilgileri işledik.

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

İlk yazımızda;

  1. İki Deniz Arası Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  2. Sarıkamış Kültür ve Yürüyüş Rotaları,
  3. Kurtuluş (İstiklal) Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  4. Kurtuluş Yolu Samsun,
  5. Hoşgörü Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  6. Avrasya Yolu,
  7. Artemea Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  8. İdyma Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  9. Hz. İbrahim Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  10. Yenice Orman Yolları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  11. Hitit Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası, Gastronomi Yolu
  12. Troya Kültür Rotası
Likya Yolu Harita

İkinci yazımızda ise;

  1. Tasavvuf Yolu Sufi Trail,
  2. Evliya Çelebi Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  3. Sultanlar Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  4. Via Egnatia Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  5. Küre Dağları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  6. Aziz Paul Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  7. Frig Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  8. Fethiye Yürüyüş Parkurları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  9. Ephesus-Mimas Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  10. Karia Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,

Türkiye’deki Kültür Ve Yürüyüş Yolları 3 başlıklı üçüncü yazımızda ise;

Likya Yolu
  1. Kaçkarlar Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  2. Ağrı Dağı Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  3. Aladağlar Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  4. Mysia Yolları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  5. Kapadokya Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  6. Bafa Gölü ve Latmos Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  7. Pisidya Kültür ve Yürüyüş Rotası‘nı tanıttık.

Türkiye’deki Kültür Ve Yürüyüş Yolları 4 başlıklı yazımızda ise Likya Yolu‘nu tanıttık. Bu yazımızda ise 2018 sonunda Köyceğiz-Ortaca-Dalaman bölgesinde projesi yürütülen, Lİkya ile Karia’yı birbirine bağlayan The ECO Trails rotalarını tanıtacağız.

The Eco Trails Kültür ve Yürüyüş Yolu hakkındaki gerekli bütün bilgileri yazımızda bulacaksınız. https://theecotrails.com.tr/ adresi üzerinden bize ulaşan proje koordinatörleri bizlere “The ECOtrails” hakkında bilgiler sağladılar.

Trekking Rotaları 2 / The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

Bu yazımız aynı zamanda Türkiye’deki trekking rotalarını tanıttığımız serimizin de 2. yazısı olmaktadır. İlk yazımızda Balıkesir’de bulunan Artemea Yolu‘nu tanıtmıştık.

Aşağıdaki yazımızdaki bilgi ve resimler temel olarak https://theecotrails.com.tr ve https://www.facebook.com/theecotrails adreslerinden alınmıştır.

Muğla yöresi yürüyüş ve kültür yolları bakımından çok zengin olup bazen bu rotalar karıştırılabilmekte, çeşitli outdoor ve doğa dernekler arasında tatlı rekabetlere rastlanabilmektedir. Likya Yolu‘nu tanıttığımız yazımızda haritada yer alan bazı rotaların The Eco Trails rotasında yer aldığını uyarı üzerine öğrendik ve bu yazımızı hazırladık.

The Eco Trails 

Karya ve Likya’nın işaretli yürüyüş ve bisiklet rotaları

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

The ECO Trails, Köyceğiz-Ortaca-Dalaman bölgesinde işaretli yürüyüş ve bisiklet rotaları oluşturulması ve tanıtımını içeren Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) destekli, kar amacı gütmeyen bir projedir.

Projenin amacı, eko-turizm odaklı, yerli ve yabancı yürüyüş ve bisikletçilerin özellikle ilkbahar ve sonbaharda bölgedeki rotaları fiziki işaretlerle veya mobil uygulama vasıtasıyla kullanabilmeleri, bölge değerlerini görüp tanımaları ve bu vesileyle bölge doğasının korunması yönünde farkındalık yaratılmasıdır.

Dalyan Turizm Kültür ve Çevre Koruma Derneği tarafından yürütülen proje tamamlandığında, doğuda Fethiye Yürüyüş Rotaları ve Likya Yolu’na, batıda Karia Yolu ve Marmaris Bisiklet Rotaları’na, kuzey doğuda da Çameli Kibyratis Yolu’na kısmen bağlantı sağlayacaktır.

2018 sonunda Köyceğiz-Ortaca-Dalaman bölgesinde hayata geçirilen The Eco Trails projesi 470 km’lik yürüyüş ve 740 km’lik bisiklet rotası olarak oluşturuldu ve işaretlendi. 

The Eco Trails Rotasında Sizi neler bekliyor?

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları
  • Doğal güzellikler ve tabiat varlıkları: Köyceğiz Gölü, Alagöl, Sülüklü göl, Sulungur Gölü, İztuzu Gölü, Kocagöl, Gökçeova göleti, Yuvarlakçay kanyonu, Kepez kanyonu, Çiçekbaba dağı, Çal dağı, Ölemez dağı, Eren tepesi, sığla ormanları
  • Endemik veya tehdit ve tehlike altındaki korunan türler: İribaş deniz kaplumbağası, Likya karasemenderi, su samuru, Karakulak, İzmir yalıçapkını, kız böceği, sığla, kum zambağı.
  • Peyzaj açısından özelliği bulunan akarsu, termal kaynak, şelale ve mağaralar: Namnam çayı, Yuvarlakçay, Dalaman çayı, Sultaniye kaplıcaları, Kokargirme, Fevziye ve Kapukargın kükürtlü sıcak su kaynakları, Toparlar şelalesi, Mergenli Alanbaşı şelalesi, Yangı Akçay şelalesi, Kargıcak şelalesi, Kırcagedre mağarası, Koca İn.
  • Issız, binasız kumsal ve koylar: Akçıballık, İnardı, Şeytancık, Lakoz, Hamam, Gökgemile, Ağa limanı, Merdivenli, Kurşunlu, Kille, Osmanağa, Teğnelli, Karakum, Çığlık.
  • Antik kentler, tarihi kalıntılar: Kaunos, Pisilis (Sarıgerme), Asar (Yangı), Lydae (Kapıdağı), Lissa (Namazla), Krya (Taşyaka), Kalynda (Şerefler), Daedala (İnlice), Oktapolis (Kızılkaya) antik kentleri; Sultaniye, Çandır, Dalyan, Gökbel, Marmarlı, Karadonlar, Fevziye, Kayadibi, Kızılkaya, İnlice’deki lahit ve kaya mezarları.
  • Tanıtım sitesinde detaylarını bulabilirsiniz.

The Eco Trails Proje Paydaşları

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

The Eco Trails projesinin uygulanması konusunda gerekli mali, teknik, kurumsal işbirliğinin sağlanması ve proje tecrübelerinden faydalanılması için, bölgenin kamu kurumları, yerel yönetimler ve STK’lar bir araya geldi.

Rota belirleme ve/veya temizleme faaliyetleri aşamasında bölgenin turizm, çevre, yürüyüş ve bisiklet konularında faaliyet gösteren Dalyan Yürüyüş Grubu (DYG), Dalyan Bisiklet Muhtarlığı, Ortaca Yürüyüş Grubu (Ortaca Outdoor), Dalaman Doğa Yürüyüşçüleri ve Dalaman Patika Yürüyüş Grubu da projeye destek verdi.

The Eco Trails Proje Sahibi:
  • Dalyan Turizm, Kültür ve Çevre Koruma Derneği
The Eco Trails Ortaklar:
  • Ortaca Belediyesi
  • Dalaman Belediyesi
  • Muğla Ticaret ve Sanayi Odası
The Eco Trails Sponsorlar:
  • Muğla Büyükşehir Belediyesi.
The Eco Trails İştirakçiler:
  • Doğa Koruma ve Milli Parklar Muğla Şube Müdürlüğü
  • Muğla Orman Bölge Müdürlüğü
  • Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
  • Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Ortaca MYO
  • Dalaman-Ortaca Turizm Altyapı Birliği
  • Köyceğiz Turizm ve Doğayı Koruma Derneği
  • Hürpedal Bisiklet ve Doğa Sporları Derneği
  • Sarıgerme Çevre Eğitim Derneği
  • Dalaman Bisiklet Derneği (DABİSDE)

The Eco Trails Tanıtımı

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

The ECO Trails, 470 km yürüyüş ve 740 km bisiklet rotası içerir. Tüm rotalarda, mevcut uygulamalara uygun olarak, uluslararası standartlarda yapılmış yönlendirme işaret ve tabelaları vardır. Bunun yanı sıra rotaların GPS kayıtları ve mobil uygulaması oluşturulmuş ve kullanıma sunulmuştur.

Rotaların büyük bir kısmı Köyceğiz-Dalyan ve Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgelerinde yer alır. Sahil Rotasının Döğüşbelen-Dalyan kısmı ile bisiklet rotalarından “Köyceğiz Gölü”, “Sığla Rotası” ve “Trans Ölemez” Köyceğiz Yaban Hayatı Geliştirme Sahasından, Mutlak Koruma Bölgeleri dışında kalarak geçer.

Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman ilçe merkezleri ile D400 karayolu Karabörtlen kavşağı, Dalyan, D400 karayolu Günlüklü kavşağı, Çameli Tuzla Beli ve Hamitköy Namnam köprüsünde, rotaları gösteren harita, rota bilgileri, güzergahın geçtiği yerlere ait bölge değerlerini içeren bilgilendirme panosu bulunmaktadır. Buna ilaveten, Köyceğiz Gölü Yoğun burun mevkii ile Sultaniye-Ekincik yolu Sinan Kavağı virajında bulunan Köyceğiz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası seyir teraslarına da bilgilendirme panoları konulmuştur.

The Eco Trails Rota işaretlemeleri

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

Yürüyüş rotalarının işaretlemesi, Likya Yolu ve Karia Yolu’ndaki gibi güzergah boyunca belirli aralıklarla uygun yerlere konulan kırmızı-beyaz şerit boya ile önemli kavşaklarda yer alan sarı yön tabelası şeklindedir.

Yürüyüş yön tabelalarında; hedef yer isimleri ve mesafe, tabela numarası, rota ismi ve kodu ve paydaş logoları bulunur.

The Eco Trails Rotaları

1- The Eco Trails Yürüyüş Rotaları

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

The ECO Trails Sahil Rotasında bölge değerleri olarak deniz ve sulak alan-arkeoloji-yaban hayatı öne çıkarken, Kuzey Rotasında kırsal yaşam-dağlık arazi-nehir ve kanyonlar genel temayı oluşturur. Nispeten düz ve kolay seyreden Orta Hat ise, üç ilçe merkezini birbirine bağlarken, Sığla (Günlük) ormanları, kükürtlü su kaynakları ve arkeolojik alanlardan geçer.

(Detaylı Harita için: https://theecotrails.com.tr/bisiklet-ve-yuruyus-ekoloji-rotalari/yuruyus-rotalari/sahil-yuruyus-rotasi/)

a) The Eco Trails Sahil Yürüyüş Rotası / Coastal Route (245 km)
The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları
  • C1: Karabörtlen kvş.-Hamitköy (16 km)
  • C2: Hamitköy-Sultaniye (15,5 km)
  • C3: Sultaniye-Ekincik (8,5 km)
  • C3a: Sultaniye-Dalyan (13 km)
  • C3a: C4 bağl. Surlar / connection (1 km)
  • C3b: Trans Ölemez (7 km)
  • C3b: Trans Ölemez-Kale bağl. / connection (1,5 km)
  • C4: Ekincik-Çandır-Dalyan (16 km)
  • C4a: İztuzu kumsalı (6 km)
  • C4b: Dalyan iç bağl. / inner connection (1,5 km)
  • C5: Dalyan-Kapız-Gökbel (16,5 km)
  • C5a: Alanbaşı şelalesi (2,5 km)
  • C6: Gökbel-İztuzu-Kışla (10 km)
  • C6a: İztuzu alternatif (1 km)
  • C6a: İztuzu-İnardı (14 km)
  • C7: Kışla-İnardı-Aşı koyu (10 km)
  • C7a: Kışla-Kargıcak bağl. / connection (1,25 km)
  • C7b: Kırangöl-Eşek burnu bağl. / connection (1,25 km)
  • C7c: İnardı koyu (0,5 km)
  • C7d: Şeytancık koyu (1 km)
  • C8: Aşı koyu-Sarıgerme (8 km)
  • C9: Dalaman kumsalı (11 km)
  • C10: İncebel-Akbük (10 km)
  • C10a: Manzara (viewpoint) *İŞARETSİZ (UNWAYMARKED)*
  • C11: Kapıdağı Kuzey-Güney / North-to-South (13 km)
  • C11a: Lydae-Gölcük-Kurtoğlu (3,5 km)
  • C12: Kapıdağı Batı-Doğu / West-to-East (11 km)
  • C12a: Kurşunlu bağl. / connection (0,5 km)
  • C12b: Yavansu bağl. / connection (0,25 km)
  • C12c: Göbün bağl. / connection (0,3 km)
  • C12d: Kafkalle bağl. / connection (0,5 km) *İŞARETSİZ (UNWAYMARKED)*
  • C13: Akbük-Sarsala-Kille (13 km)
  • C14: Kille-Boynuzbükü-Göcek (13,5 km)
  • C15: Göcek-İnlice-Günlüklü koyu (19,5 km)
b) The Eco Trails Orta Yürüyüşü Rotası / Middle Route (115 km)
The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları
  • M1: Toparlar Sığla rotası (10 km)
  • M2: Köyceğiz-Nasuhdede (16 km)
  • M2a: N2a bağl. Yangı / connection (3 km)
  • M2b: Göl iskele bağl. / pier connection (0,5 km) *İŞARETSİZ (UNWAYMARKED)*
  • M3: Nasuhdede-Kavakarası-Ortaca (16,5 km)
  • M3a: Kemaliye-Kapız (6 km)
  • M4: Ortaca-Dalaman (21 km) *KAPALI (CLOSED)*
  • M4a: Atatürk köprüsü-Çaylı (4km)
  • M4b: Fevziye-Sarıgerme (Çürükdağ) (11 km)
  • M5: Dalaman-Kapukargın-İncebel (19 km)
  • M6a: Kocagöl-Kızılağaç (1 km)
c) The Eco Trails Kuzey Yürüyüş Rotası / Northern Route (110 km)
  • N1: Döğüşbelen-Toparlar şelalesi-Yeşilköy (20 km)
  • N2: Yeşilköy-Çamova-Yuvarlakçay (Trans Panguduz) (20 km)
  • N2a: Yeşilköy-Yangı-Yuvarlakçay (15 km)
  • N3: Yuvarlakçay-Çaylı (12 km)
  • N4: Çaylı-Akkaya-Barajyolu (Nuri Baba) (16,5 km)
  • N5: Barajyolu-Kızılkaya-Sabunlu (13,5 km)
  • N6: Sabunlu-Taşbaşı-Göcek (13,5 km)

The Eco Trails Bisiklet Rotaları

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

740 km’lik bisiklet rotaları, Köyceğiz’de 5, Ortaca’da 4 ve Dalaman’da 5 olmak üzere toplam 14 güzergah ve bunları birbirine bağlayan ara güzergahları izler. Her iki yönde seyire imkan verecek şekilde kırmızı yön tabelalarıyla işaretli rotaların tamamı birbirine bağlantılıdır. Rotalar, kuzey-doğuda Çameli Bisiklet Rotaları’na bağlantı sağlar.

a) The Eco Trails Köyceğiz Bisiklet Rotaları / Cycling Routes (300 km)
The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları
  • K1: KÖYCEĞİZ GÖLÜ rotası / Köyceğiz Lake Loop (70 km)
  • K1a: Sultaniye kaplıcaları / hot springs (1,6 km)
  • K1b: Horozlar-Dalyan bağl. / connection (2,7 km)
  • K1c: Müzealtı bağl. / connection (1,7 km)
  • K1d: Kavakarası-Nasuhdede (3,4 km)
  • K1d: Kavakarası ara bağl. / inner connection (0,5 km)
  • K1e: Mantık burnu toprak yol / cape Mantık earth rd (4,3 km)
  • K1f: K5 bağl. Eğrekli / connection (3,1 km)
  • K1g: D400 Yangı-Zeytinalanı (4,1 km)
  • K2: SIĞLA rotası / Sweetgum Loop (32 km)
  • K3: TRANS ÖLEMEZ rotası: Sultaniye-Ekincik-Sultaniye (35 km)
  • K3: TRANS ÖLEMEZ rotası: Ekincik gediği-Selvili gedik (10 km)
  • K3: TRANS ÖLEMEZ rotası: Ölemez zirve / summit (3 km)
  • K3a: K1 bağl. Sultaniye girişi / connection (0,8 km)
  • K3b: K1 bağl. Sultaniye / connection (0,3 km)
  • K3c: Ekincik iskele / pier (0,8 km)
  • K4: YUVARLAKÇAY rotası / Yuvarlakçay River Loop (34 km)
  • K5: TRANS SANDRAS rotası: Köyceğiz-Gökçeova göleti (27 km)
  • K5: TRANS SANDRAS rotası: Gökçeova göleti-Çövenli (17 km)
  • K5: TRANS SANDRAS rotası: Çövenli-Köyceğiz (41 km)
  • K5a: Eren bağl. / connection (5,2 km)
b) The Eco Trails Ortaca Bisiklet Rotaları / Cycling Routes (190 km)
The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları
  • O1: ORTACA 3-KUMSAL rotası / Ortaca 3-beaches Loop (39 km)
  • O1a: İztuzu (1,5 km)
  • O1b: Kargıcak (3,5 km)
  • O1c: Aşı koyu (3 km)
  • O2: KÖSTEN DAĞI rotası / Mt.Kösten Loop (24,5 km)
  • O2a: Hayıtlıöz ara bağl./ inner connection (0,5 km)
  • O2b: O4 bağl. Karadonlar/ connection (2,4 km)
  • O2c: O4 bağl. Dereköy/ connection (4,2 km)
  • O3: KAYA MEZARLARI rotası / Rock Tombs Loop (39 km)
  • O3a: O4 bağl. Ortaca / connection (2 km)
  • O3b: O4 bağl. Yeşilyurt / connection (1,2 km)
  • O4: DALAMAN ÇAYI rotası / Dalaman River Loop (55,5 km)
  • O4a: D3 bağl. Atakent / connection (3,7 km)
  • O4b: ara bağl. Ortaca merkez / inner connection (2,2 km)
  • O4c: ara bağl. Dikmekavak / inner connection (0,9 km)
  • O4d: ara bağl. Güzelyurt / inner connection (1,4 km)
  • O4e: Sarıgerme bağl. / connection (2,6 km)
  • O4f: Ortaca belediye plajı / municipality beach (1,1 km)
c) The Eco Trails Dalaman Bisiklet Rotaları / Cycling Routes (250 km)
The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları
  • D1: DALAMAN 4-KUMSAL rotası / Dalaman 4-beaches Loop (29 km)
  • D1a: D2 bağl. Kırcagedre / connection (1,4 km)
  • D1b: Kille (3,4 km)
  • D1c: Boynuzbükü (1,6 km)
  • D1d: Sarsala (5,7 km)
  • D1e: Kayacık (5,6 km)
  • D1f: Dalaman havalimanı / airport (1 km)
  • D1g: O4 bağl. Fevziye / connection (3,2 km)
  • D2: DALAMAN-GÖCEK rotası / Dalaman-Göcek Loop (51 km)
  • D2a: ara bağl. Tersakan / inner connection (0,5 km)
  • D2b: Göcek bağl. / connection (1,4 km)
  • D2c: D3 bağl. Karacaağaç / connection (1,5 km)
  • D3: KUZEY-DOĞU DALAMAN rotası / North-East Dalaman Route (54 km)
  • D3a: Kayadibi dairesel rotası / loop (16,5 km)
  • D3b: D5 bağl. Çöğmen / connection (2,7 km)
  • D4: NURİBABA DAĞI rotası / Mt.Nuribaba Route (20 km)
  • D5: YÖRÜK rotası Göcek-Çöğmen / Nomads Route (23 km)
  • D5: YÖRÜK rotası Çöğmen-Tuzla beli / Nomads Route (16 km)
  • D5a: Karaoluk-Ardovacık (13 km)

The Eco Trails Rotası Hangi Mevsim Yürünür?

ECO Trails coğrafyasında genel ılıman iklim özelliği, tüm faaliyetlerinizi yıl boyu yapabilmenize imkân sağlar. Bölgedeki yürüyüş ve bisiklet faaliyetleriniz için ilkbahar ve sonbahar ayları idealdir; yazın kıyı bölgelerinin sıcağından kuzeydeki rotaları tercih ederek kaçabilirsiniz.

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

Eğer kar ve soğukla aranız yoksa, kışın kar altında kalan bazı kuzey rotalarından kaçınmalı, orta ve kıyı kesimlerini tercih etmelisiniz. Rotaların ulaştığı en yüksek irtifa yürüyüşte 1450mt, bisiklette 2000 m’dir ve genel olarak kuzey rotalarında kışın kar yağışı 1000 mt irtifaya kadar inebilir.

Doğa Yürüyüşlerinde Nasıl giyinmeli

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

Yürüyüş ve bisiklet faaliyetleri için seçilecek giyecekler az yer tutan, hafif ancak sağlıklı işlev gören cinsten, hareket yeteneğini kısıtlamayan, rahat, mevsime göre şort-tişört, pantolon-uzun kollu, yünlü ya da polar tarzı yün-sentetik karışımı olmalıdır. Çok kalın ve az kat giymek yerine, ince ve çok kat giyilmelidir. Bu malzemeler teri hemen emerek dışarı iletirler ve çabuk kururlar. Böylece terlendiği zaman soyunup, üşündüğü zaman giyinilerek belli bir vücut sıcaklığı korunmaya çalışılır. Doğada ne üşümek ne de terlemek iyidir.

Faaliyete uygun bot veya bisiklet ayakkabısı, uygun seçilmediğinde gününüzü kabusa döndürebilecek en önem vermeniz gereken giysiniz olmalıdır.

Yürüyüş ve bisiklet turuna çantasız çıkmayın!

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

Rotaları kullanırken küçük de olsa mutlaka bir sırt çantanız olsun. Faaliyet esnasında denge unsuru nedeniyle ve yaralanmalardan korunabilmek amacıyla elleriniz boş olmalıdır.

Aşağıda yer alan malzeme listesine bakarak günübirlik bir doğa yürüyüşü veya bisiklet turunda yanınıza almanız gereken malzemeler hakkında bir fikir edinebilirsiniz. Unutmayınız ki aşağıdaki malzemeler tüm ihtiyaçlarınızı karşılayacağı gibi eksikler de olabilir.

Doğa Yürüyüşlerinde Kullanılacak 10 Temel Ekipman

  • Ekstra giysiler
  • İçecek (Matara, termos veya bazı su kapları içinde en az 1 lt su alınmalıdır)
  • Yiyecek (turun uzunluğuna göre ayarlanmalıdır)
  • İlk yardım seti (ve alerji, arı sokması gibi durumlara karşı kişilere özel ilaçlar)
  • Küçük bir çakı ve dikiş malzemesi
  • Su geçirmez kap içinde çakmak ve kibrit
  • Bölgenin haritası, pusula ve düdük, varsa GPS
  • Fener (tercihen kafa feneri) – yedek pil ve ampulleri ile birlikte
  • Güneş gözlüğü ve güneş kremi
  • Pratik bisiklet pompası, lastik tamir seti, yedek iç lastik, alyan
  • Bisiklet kaskı ve eldiven
  • Küçük not defteri ve kalem

The Eco Trails Ekibi’nin Yürüyüşçülerden Beklentileri

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

ECO Trails rotalarını kullanırken aşağıdaki uyarı ve tavsiyelere uymanız yararınızadır:

  • Rota kullanımında sorumluluk öncelikle sizdedir.
  • Bölgeyi bilmiyorsanız, rehberli bir tura çıkın veya tura çıkarken rehber kitap, harita ve pusula, GPS veya ECO Trails mobil uygulaması içeren cep telefonu araçlarından en az biri yanınızda olsun.
  • Tura çıkmadan önce güncel rota bilgilerini internet sitemizden öğrenin; gerekmedikçe, işaretli güzergahın dışına çıkmayın.
  • Kişisel ihtiyaçlarınızı, rehbere veya yanınızdakilere haber vererek giderin.
  • Oyuk, çukur ve kuytu yerlere, sarp/dar geçitlere dikkat edin. Özellikle kızıl-sarı renkte “kızlan” kayaların kolayca kırılıp kopabileceğini bilin.
  • Eko-turizmin doğasına uygun olarak hareket edin, doğayı tahrip edici davranışlardan kaçının:
  • Çöp atmayın; bir torbaya koyarak sırt çantanızda taşıyın.
  • Mecbur kalmadıkça ateş yakmayın.
  • Hayvanları rahatsız etmeyin; bilinmeyen bitkileri ellemeyin ve yemeyin,
  • Kırsal alanda arı kovanları ile koyun/keçi sürülerine ve onları ve bölgesini koruyan çoban köpeklerine rastlamanız olasıdır. Böyle bir durumda soğukkanlılığınızı yitirmeden, ani hareketlerden kaçınarak, yavaşça yön değiştirip kovanların/sürünün uzağından geçin.
  • Yürüyüş/bisiklet turundayken içki ve sigara kullanmayın.
  • Yeme-içme ihtiyaçlarınızı geçtiğiniz yerlerin ekonomisine katkıda bulunacak şekilde giderin. Önceliği yerel, küçük işletmelere verin, sürdürülebilir turizmi destekleyin.

Köyceğiz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Trekking Kuralları

Rotaların bir bölümünün geçtiği Köyceğiz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda aşağıdaki kurallara uyulmalıdır:

Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Trekking Kuralları

  • Alanda ateş yakılamaz. Alana moloz, cüruf, çöp gibi katı ve sıvı atıklar atılamaz ve dökülemez. Arazinin doğal topoğrafik yapısını değiştirecek bilimsel gerekçesi olmayan hiçbir kazı veya dolgu yapılamaz.
  • Mutlak Koruma Bölgesinde hiçbir şekilde otlatma, bitki toplama, yaylacılık, ormancılık faaliyetleri, arıcılık faaliyetleri, avcılık faaliyetleri, yol ve patika yapımı, alt yapı, üst yapı, maden arama ve işletimi, alandan malzeme alımı, su alımı, su yatağının değiştirilmesi, balık üretim istasyonu gibi doğal yapıya ve alanda yaşayan flora ve faunaya etki edebilecek faaliyetlere izin verilmez.
  • Yönetim ve Gelişme Planına uygun olarak hazırlanarak, Genel Müdürlükçe onaylanan; Avlanma Planı çerçevesinde belirlenen kota sayısı kadar kara avcılığı, Sulak Alanlar Yönetim Planı çerçevesinde de balık avcılığı yaptırılabilir.
  • Genel Müdürlüğün izni olmadan YHGS kaynak değerlerini içeren hiçbir reklam, film, belgesel, vb. etkinlik ticari amaçlı yapılamaz.

The Eco Trails Projesi İletişim Bilgileri:

Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Trekking Kuralları
The Eco Trails Proje Sahibi:
  • Dalyan Turizm Kültür ve Çevre Koruma Derneği
  • Adres: Dalyan mah.,Tahsin Davran Pasajı, No: 2/2 Ortaca, Muğla
The Eco Trails Projesi İnternet Siteleri:
The Eco Trails Projesi e-posta adresi:
  • info@theecotrails.com.tr
The Eco Trails Projesi Telefon:
  • +90 533 694 09 23
The Eco Trails Projesi Facebook Adresleri:
The Eco Trails Projesi İnstagram Hesabı:

The Eco Traıls

http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak profesyonel bakış açısına ve amatör heyecanına sahip The Eco Trails Projesi ekibini kutluyoruz. Bu yazıyı hazırlarken incelediğimiz sitelerdeki resimlerden gözlerimizi alamadık ve her biri birbirinden güzel manzaralar arasından seçim yapmakta zorlandık.

Özellikle The Eco Trails yürüyüş ve bisiklet rotalarında outdoor aktivitesi yapmak isteyenler yukarıdaki iletişim adreslerinden gönüllüler ile iletişime geçebilir, site üzerinden detaylı olarak hazırlanmış haritaları inceleyebilirler.

Ayrıca sitede wikiloc rota kayıtları, bölgenin doğal varlıları, ekosistem, arkeoloji ve kültürü hakkında detaylı bilgiler bulunmaktadır. Dileyen okuyucularımız site üzerinden bakabilir.

Türkiye’nin Kültür Rotaları hakkındaki diğer yazılarımızı okumak için lütfen tıklayınız.

Bütün outdoor aktivitelerinde ve doğa sporlarında güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video, doğru pratik eğitim ve şahsî deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi, birlikte olduğunuz takımın uyum ve güvenliğini ön planda tutun.

Her durumda doğadan taraf olun, çevreyi temiz tutun, vahşi hayvanlara, vahşi yaşamın devam ettiği doğaya kesinlikle zarar vermeyin. Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Toprağa Dönüş: “Dağlarda dolaşın. Hırsların işkencesiyle kıvranan bir hasta mısınız? Bir ağacın altına sığının. Yaşamak korkuları sizi adım adım kovalıyorsa akan bir suyun başında bağdaş kurun. Tabiatın yaptığı tedaviyi ne hekim, ne hâkim ne de hiçbir dost eli yapamaz”.

Covid-19 Pandemisinde Çocuk Psikolojisi

Outdoor Türkiye:

Türkiye’de outdoor ve doğa aktivitelerinin görece yeni olduğunu ve outdoor sektörünün gelişme aşamasında olduğunu daha önce yazmıştık. Önceki yazımızda ise Türkiye outdoor sektöründe hakkında hiçbir kaynak bulamadığımız “Çocuk Outdoor” konusundan bahsetmiştik.

Bu yazımızda Covid-19 salgını ile birlikte hemen her ailede baş gösteren psikolojik problemler ile başa çıkma yöntemlerinden birisi olan “İskele Ebeveynliği” kavramından ve kendine güvenen çocuklar yetiştirmek için yapılması gereken 12 davranıştan bahsedeceğiz.

Covid-19 ve Çocuk Psikolojisi

Önceki yazımızda “Çocuk Outdoor” ve çocuklar için doğa aktivitelerinin faydalarını detaylı olarak açıklamıştık. bu yazımız çocuk ve doğa aktiviteleri ile ilgili ikinci yazımız olacaktır.

İskele Ebeveynliği

İskele ebeveynliği nedir? Çocukların salgın sonrası yaşama alışmalarına yardımcı olacak anahtar olabilir.

Tükenmişlik, kaygı ve izolasyonla mücadele eden ebeveynler, şimdi çocukları için bir sonraki “yeni normale” uyum sağlamak zorundadır: onları serbest bırakmak.

Doğadaki Çocuk

Koronavirüs aşısı, gençler için hayatı “normalleştirmeyi” ve onları okula, aktivitelere ve arkadaşlarına geri getirmeyi umuyor. Ancak yeniden girişin ne kadar istikrarsızlaştırıcı olacağını küçümseyemeyiz. Tükenmişlik, kaygı ve izolasyonla mücadele eden ebeveynler, şimdi çocukları için bir sonraki “yeni normale” uyum sağlamak zorundadır: onları serbest bırakmak.

Covid-19 Sonrası Çocuk Davranışları

Kapanıp izole edilmiş çocukların kanatlarını açmaları ve şanslarını denemeleri gerekecek. Bu, salgının kendine özgü bir gücünü ve çocukların dayanıklılığını vurgulamaktadır. Uyum sağlamak için hepimizin mücadele ettiği (ve hala mücadele ettiğimiz) gerçeği çocuklarımız için normal hale geldi. Akranlarıyla “gerçek hayattaki” etkileşimlere yeniden uyum sağlamak için, bazı deneme yanılma sürecinden geçmeleri gerekebilir. Bazıları hata yapar ve incinir. Kilitlenme sırasında evde gelişen bazı endişeli çocuklar, yeniden bağlanma mücadelesi verecek.

Çocuk Outdoor

Ebeveynler için geri adım atmak ve çocukların mücadele etmesine izin vermek bazen yapılması en zor şeydir. Düzeltici / koruyucu rolü, devreye girip sorunu halletmek için sosyalleştik. Çocuğunuz yere düşüp dizini sıyırırsa, içgüdünüz ona bir yara bandı koymak ve “Ben daha iyi yapacağım” demek. Oynamaya geri dönüyorlar ve işinizi iyi bir tamirci olarak yaptığınız için kendinizi iyi hissediyorsunuz.

Ancak, bir sosyal reddi yara bandı koyamazsınız. Özellikle şimdi, deneyimimiz olmayan sosyal, akademik ve duygusal zorlukları aşan çocuklar için anında bir çözüm yok. Bir çocuğu hayatın sınavlarından koruyamazsınız. Ancak, büyümelerine yardımcı olmak için sevgi dolu bir iskele oluşturarak çocuklara zırh verebilirsiniz.

Pandemide Çocuk Eğitimi

Dirençli, bağımsız, kendine güvenen çocuklar yetiştirmek için – özellikle bu olağanüstü krizde – annelere ve babalara “iskele ebeveynliği” adı verilen bir strateji öğretiyoruz. Metafor, çocuğun “bina” olduğu ve ebeveynlerin onun etrafındaki yapı iskelesi olduğu, çocuk büyüdükçe ve büyüdükçe rehberlik eden ve koruyan çerçeve olmasıdır.

İskelenin üç ayağı destek, yapı ve teşviktir. Her aşamada, ebeveynler olumlu, toplum yanlısı davranışları modelleyebilir ve öğretebilir, düzeltici geri bildirim verebilir ve benlik saygısını artırabilir. Bunu yaparak, çocuğun mutlu ve başarılı yetişkinler olması için ihtiyaç duydukları gücü ve eylemliliği geliştirmesine izin verirler.

Önümüzdeki aylarda kaygılı bir çocuğu veya herhangi bir çocuğu sosyal yeniden giriş için iskele etmek:

Onları empati, doğrulama ve müdahale ile destekleyin. Korkularını ve endişelerini anladığınızdan emin olun. Bir çocuğun bir öğretmene veya terapiste ihtiyacı varsa, yardım bulmak için semptomlarının şiddetlenmesini beklemeyin.

Çocuk Outdoor

Pandemide Çocuk Psikolojisi

Çocuğa güvenlik hissi vermek için rutinleri ve programları yapılandırın. Yapısal normlarımızın çoğu – okul otobüsüne binmek ve işe gitmek gibi – salgın nedeniyle altüst oldu. Pek çok ev kuralı yol kenarına düştü (TV ve oyun kısıtlamaları gibi). Mümkün olduğunca ev rutinlerini ve kurallarını yeniden oluşturarak bir çocuğun endişesini azaltın.

En önemlisi, çocukları insan etkileşimine maruz kalarak sosyal mücadeleye geri dönmeye teşvik edin. Onları yürüyüşe çıkarın ve tanıştığınız insanlarla konuşmaya teşvik edin. Onlarla sosyalleşme pratiği yapın. Öğretmenlerinden her Zoom sınıfında bir veya iki kez onları aramaya başlamalarını isteyin.

Geçtiğimiz yıl pek çok ebeveyne sorduk, ancak çocuklarının yatak odasından çıkıp topluma yeniden uyum sağlamasına yardımcı olmak için yapabilecekleri bir adım daha var. Yeterli ebeveyn ve öğretmen çocuklarımızı şimdi iskele etmeye başlarsa, onları sosyal dünyaya geri döndürürüz. Bunu yapmazsak, çocuklarımız çocukluklarını bu virüse karşı daha da fazla kaybedecekler.

Çocuk ve Doğa

Kendine Güvenen Çocuklar Yetiştirmek İçin 12 İpucu

Çocuklarda kendine değer yaratma ve önlerine çıkan şeyle başa çıkabileceklerini hissetmelerine nasıl yardımcı olunur? Çocuklar doğumdan itibaren baş döndürücü bir hızla yeni beceriler öğrenirler . Ve bu yeni yeteneklerle birlikte, onları kullanma güveni de kazanıyorlar.

Çocuklar büyüdükçe, bu güven becerilerin kendisi kadar önemli olabilir. Gelişmek için çocukların kendi yeteneklerine güvenirken aynı zamanda bir konuda başarılı olmazlarsa üstesinden gelebileceklerini bilmeleri gerekir. Ustalık deneyimleyerek ve başarısızlıktan geri teperek sağlıklı bir özgüven geliştiriyorlar.

İşte çocukları kendilerini yetenekli hissetmeleri ve becerilerinden ve yeteneklerinden en fazla faydayı sağlamaları için ayarlayabileceğiniz 13yol .

Çocuklarla Doğada Vakit Geçirin

  1. Kendinize güveni modelleyin. Tam olarak hissetmeseniz bile! Yeni görevleri iyimserlikle ve bolca hazırlıkla hallettiğinizi görmek, çocuklar için iyi bir örnek oluşturuyor. Bu, mükemmelmişsiniz gibi davranmanız gerektiği anlamına gelmez. Kaygınızı kabul edin, ancak ona odaklanmayın – hazırlanmak için yaptığınız olumlu şeylere odaklanın. Çocuklara herkesin hata yaptığını ve önemli olanın onlardan bir şeyler öğrenmek olduğunu görmelerine yardımcı olun.
  2. Hatalar konusunda üzülmeyin. Çocukların, herkesin hata yaptığını görmelerine yardımcı olun ve önemli olan, üzerinde durup durmak değil, onlardan bir şeyler öğrenmek. Kendine güvenen insanlar, başarısızlık korkusunun yollarına çıkmasına izin vermezler – asla başarısız olmayacaklarından emin oldukları için değil, adım adım gerilemeyi nasıl yapacaklarını bildikleri için.
  3. Yeni şeyler denemeleri için onları cesaretlendirin. Tüm enerjilerini halihazırda üstün oldukları şeye odaklamak yerine, çocukların çeşitlenmesi iyi olur. Yeni beceriler kazanmak, çocukların, yollarına çıkan her şeyin üstesinden gelebilecekleri konusunda kendilerini yetenekli ve kendinden emin hissetmelerini sağlar.
  4. Çocukların başarısız olmasına izin verin. Çocuğunuzu başarısızlıktan korumak doğaldır, ancak deneme yanılma çocukların nasıl öğreneceğidir ve bir hedefe ulaşamamak, çocukların bunun ölümcül olmadığını anlamalarına yardımcı olur. Aynı zamanda çocukları, yetişkinler kadar onlara da hizmet edecek daha fazla çabaya teşvik edebilir.
  5. Azmi övün. Bir aksilikten sonra ilk hayal kırıklığından veya kefaletten vazgeçmemeyi öğrenmek önemli bir yaşam becerisidir. Güven ve benlik saygısı, her zaman her şeyi başarmakla ilgili değildir, denemeye devam edecek kadar dirençli olmakla ve en iyisi değilseniz üzülmemekle ilgilidir.
  6. Çocukların tutkularını bulmalarına yardımcı olun. Kendi ilgi alanlarını keşfetmek, çocukların güven inşa etmek için gerekli olan bir kimlik duygusu geliştirmelerine yardımcı olabilir. Elbette, yeteneklerinin arttığını görmek, öz saygılarına da büyük bir katkı sağlayacaktır.
  7. Hedefler belirleyin. Büyük ve küçük hedefleri ifade etmek ve onlara ulaşmak, çocukları güçlü hissettirir. Başarmak istediği şeylerin bir listesini yapması için onu teşvik ederek, çocuğunuzun arzularını ve hayallerini eyleme geçirilebilir hedeflere dönüştürmesine yardımcı olun. Ardından, uzun vadeli hedefleri gerçekçi ölçütlere ayırmaya çalışın. İlgi alanlarını onaylayacak ve yaşam boyunca hedeflerine ulaşmak için ihtiyaç duyacağı becerileri öğrenmesine yardımcı olacaksınız.
  8. Çabayı kutlayın. Çocukları başarılarından dolayı övmek harikadır, ancak sonuçtan bağımsız olarak çabalarıyla gurur duyduğunuzu bilmelerini sağlamak da önemlidir. Yeni beceriler geliştirmek çok çalışmak ister ve sonuçlar her zaman anında olmaz. İster bloklarla inşa eden küçük çocuklar, ister kendi kendilerine gitar çalmayı öğreten gençler olsun, çocukların yaptıkları işe değer verdiğinizi bilmelerini sağlayın.
  9. Şikayet etmelerini bekleyin. Şikayet edebilirler, ancak çocuklar, oyuncakları toplamadan bulaşık yıkamaya ve bir oyun randevusundan küçük kardeşleri toplamaya kadar yaşlarına uygun işleri yapacaklarına güvendiklerinde kendilerini daha bağlı ve değerli hissederler. Ev ödevi ve okul sonrası aktiviteler harikadır, ancak ailenizin ihtiyaç duyması paha biçilmezdir.
  10. Kusurları kucaklayın. Yetişkinler olarak mükemmelliğin gerçekçi olmadığını biliyoruz ve çocukların bu mesajı olabildiğince erken almaları önemlidir. Çocuklara ister televizyonda, ister bir dergide veya bir arkadaşının sosyal medya beslemesinde olsun, başkalarının her zaman mutlu, başarılı ve mükemmel giyinmiş olduğu fikrinin bir fantezi ve yıkıcı bir fikir olduğunu görmelerine yardımcı olun . Bunun yerine, onlara mükemmelden daha azının insan olduğunu ve tamamen iyi olduğunu hatırlatın.
  11. Onları başarıya hazırlayın. Zorluklar çocuklar için iyidir, ancak başarıya ulaşacaklarından emin olabilecekleri fırsatlara da sahip olmalıdırlar. Çocuğunuzun daha büyük bir zorluğun üstesinden gelmek için yeterince rahat ve kendinden emin hissetmesini sağlayan faaliyetlere katılmasına yardımcı olun.
  12. Sevginizi gösterin. Çocuğunuzun, ne olursa olsun onu sevdiğinizi bilmesini sağlayın. İyi ya da kötü, büyük oyunu kazan ya da kaybet. Ona kızdığında bile. Çocuğunuzun harika olduğunu düşündüğünüzü bilmesini sağlamak – ve sadece harika şeyler yaptığında değil – kendisi hakkında iyi hissetmediğinde bile kendi değerini artıracaktır.
  13. Outdoor aktivitelerine katılın. Çocukları sık sık doğaya çıkarıp bitki, hayvan, dağ, tepe, yol, patika, orman ve en önemlisi de kendilerini tanımalarını sağlayın. Doğadaki çocuk kendinin sınırlarını ve yerini görerek öğrenecektir.

Yararlanılan Kaynak: https://childmind.org

Unutmayın: Doğadaki çocuk mutlu çocuktur. Çocuklarınızı ekranlardan kurtarın. Kirlenmek Güzeldir!

Bütün outdoor aktivitelerinde güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video doğru eğitim ve deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi kendiniz ön planda tutun. Her durumda doğadan taraf olun.  Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Aşağıdaki düğmelerden “BEĞEN“ tuşuna basarsanız mutlu oluruz. Yazımızı “PAYLAŞ“ butonuyla paylaşırsanız bizi motive edersiniz.

Su Geçirmez Erkek Outdoor Bot Seçimi

Outdoor Türkiye:

Outdoor ayakkabı seçiminin incelikleri ile ilgili olarak yazmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin Outdoor Sayfası outdoor üzerine düşünmeye ve yayın yapmaya devam ediyor. Doğa yürüyüşü kıyafetleri seçimi ile ilgili serimize devam ediyoruz. Doğa yürüyüşü ile ilgili ilk yazımızda doğa yürüyüşü tanımını içeren hiking ve trekking kavramlarını açıklamıştık. İkinci yazımızda doğa yürüyüşüne (hiking-trekking) hazırlık aşamasında yapılması gerekenleri, sonraki yazılarımızda ise doğa yürüyüşü kıyafetleri seçilirken nelere dikkat edilmesi gerektiğini detaylı olarak yayınladık. Dördüncü yazımızda outdoor pantolon seçiminde dikkat edilecek hususları , beşinci yazımızda outdoor bot seçimi ile ilgili bilgileri, son yazımızda ise outdoor ayakkabı seçilirken dikkat edilmesi gereken 10 özelliği yayınladık.

Eğer outdoor ayakkabı almak istiyorsanız aşağıdaki yazılarımıza da göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

Değerli outdoor ve doğa sever! Outdoor Bot Erkek Bot almak istiyorsun ama karar veremiyorsun. Outdoor ayakkabı seçimi zor bir seçimdir ve tecrübe ister. Hele de Outdoor Bot Erkek Su Geçirmez alacaksan nasıl seçim yapacağın çok önemlidir. Gore Tex bot olarak da bilinen outdoor erkek su geçirmez bot hakkında bu yazımızda bilgi vereceğiz.

Outdoor Bot Erkek Su Geçirmez Bot  alırken nelere dikkat etmeniz gerektiğini, neden yapacağınız outdoor aktivitesine göre bot ya da çizme seçmeniz gerektiği sorularının cevaplarını aşağıdaki yazımızda bulacaksınız. Siz de Outdoor Erkek Ayakkabı,Trekking Botu almak istiyorsanız ve outdoor erkek bot seçiminde nelere dikkat edilmesi gerektiğini arıyorsanız yazımıza devam edebilirsiniz.

En İyi Outdoor Su Geçirmez Botlar:

Sizi Kuru Tutacak Açık Hava Teçhizatı ve İhtiyaçlarınıza uygun en iyi botlar. Bu yazımız aşağıda bağlantısı verilen İngilizce outdoor sitesinden çeviri yapılarak yazılmıştır.

Su Geçirmez Çizme

Kuru ayaklar mutlu ayaklardır. Avlanma, yürüyüş yapma, balık tutma veya çalışma sizi çamura, derelere ve ıslak çimenlere götürdüğünde ayaklarınızı kuru tutacak botlara ihtiyacınız vardır. İyi bir çift su geçirmez bot, temel bir outdoor ekipmanıdır. Tüm su geçirmez botlar eşit derecede su geçirmez değildir ve okudukça, farklı saha koşullarını ve etkinliklerini karşılamak için birden fazla çifte ihtiyacınız olabileceğini fark edeceksiniz – sonuçta, erkeklerin su geçirmez iş botları su geçirmez, erkek yürüyüş ayakkabılarından farklıdır.

En İyi Su Geçirmez Bot Alırken Nelere Dikkat Etmelisiniz?

Su geçirmez botlar elbette ayaklarınızı kuru tutar. Ancak “en iyi su geçirmez bot” farklı insanlar için farklı anlamlara gelebilir.

İçine bir delik açmadığınız sürece lastik çizmeler% 100 su geçirmezdir. Ancak, sertliğin ve ayak bileği desteğinin önemli olduğu zorlu bir ülkede yürüyüş yapıyor veya avlanıyorsanız, kauçuktan daha dayanıklı, su geçirmez dış mekan botlarına ihtiyacınız olabilir. Nefes alabilen, su geçirmez iç patikli deri veya deri ve naylon karışımı botlar, su geçirmezlik ve desteğin en iyi kombinasyonunu sunar. Su geçirmez membranı, botun içindeki su geçirmez bir çorap gibi düşünün: Suyu ayaklarınızdan uzak tutar, ancak botun kendisini korumak için fazla bir şey yapmaz. Böyle bir botun dışı hala tedaviye ihtiyaç duyacaktır.

Ağır, tamamen deri botlara ihtiyacınız varsa, suyu uzun süre dışarıda tutmak için onlara yeterince su geçirmezlik ve dikiş yalıtıcıları uygulayabilirsiniz. Ancak, suya dayanıklı botlar olmaya devam etmelerini bekliyorsanız, her zaman deri botlarınızı geri çekmeniz gerekecektir.

Su Geçirmez Outdoor Çizme

Su geçirmez erkek botları için alışveriş yaparken göz önünde bulundurulması gereken diğer önemli faktörler arasında bot yüksekliği bulunur, çünkü botunuzun üstünden gelen suya girdiğinizde hiçbir bot su geçirmez değildir. Bu nedenle, derelerde balık tutuyorsanız veya su birikintilerinin içinden geçiyorsanız, bacağınızın yukarısına tırmanan su geçirmez bir bota ihtiyacınız olacak. Kapak tarafında, hareket halindeyseniz, daha fazla ayak bileği desteği ve nefes alabilirliğe ve daha az yüksekliğe sahip bir erkek botuna ihtiyacınız var.

Bir diğer önemli faktör de yalıtımdır, çünkü ayakları sıcak tutmak kadar kuru tutmak da önemlidir. Bu nedenle, her mevsim dışarıdaysanız, Thinsulate gibi iç malzemelerle ekstra sıcaklık sağlayan çizme çiftlerini arayın.

Bunlar, sizin için en iyi erkek botlarını bulmaya çalışırken göz önünde bulundurulması gereken temel noktalardan bazılarıdır. Ancak nihayetinde doğru çifti bulmak, sizi gitmeniz gereken yere kuru bir şekilde götürecek ayakkabıları bulmakla ilgilidir. Hangi su geçirmez botların ihtiyaçlarınızı karşılayacağını öğrenmek için okumaya devam edin.

Balıkçılık İçin Su Geçirmez Botlar:

Su geçirmez botları seçmek, diğer outdoor teçhizatlarını seçmek gibidir. Çok çeşitli seçenekler var ve onu götürmeyi planladığınız yerde en iyi performansı gösterecek su geçirmez erkek botuna odaklanmanız gerekiyor. Gölet, göl ve nehir kıyılarından balık tutmak için su geçirmez erkek botlarına ihtiyacınız varsa, kauçuğu seçin. Çamuru karıştırırken ve her seferinde buzağı kadar derin suda saatlerce ayakta durduğunuzda başka hiçbir şey sizi lastik kadar kuru tutamaz. (Geyik avcıları ayrıca kokuyu içeride ve suyu dışarıda tuttukları için lastik çizmeleri severler.) Lastik çizmelerin diğer güzel yanı, diğer birçok olta takımının aksine, bakımlarının kolay olmasıdır. Derinin esnek kalması için temizlik, bakım ve pansuman gerekirken, yalnızca hortumla yıkanmaları gerekir.

Outdoor Erkek Bot

Bazı üreticiler, tek parça bir neopren çorap ve şaftı lastik ayakla birleştirerek onları tamamen lastik botlardan çok daha hafif ve daha rahat hale getiriyor. Bu, suya ulaşmak için rahatça yürüyebileceğiniz ve saatlerce içinde durabileceğiniz anlamına gelir. Neopren, onları sıcak havalarda şaşırtıcı derecede serin tutar ve ayaklarınız bu en iyi balıkçı botlarının içinde ısınırsa, üstleri de aşağı doğru yuvarlayabilirsiniz.

Avcılık İçin Sıcak Su Geçirmez Botlar:

Geyik avcılarının uzun süre ayakta kalabilmeleri için sıcak ve kuru ayaklara ihtiyaçları vardır. Ayrıca, geyiklerin onları fark etmemesi için kokularını içeren av botlarına ihtiyaçları vardır. İyi bir yalıtım katmanına sahip lastik diz botları tüm bunları başarır. Kauçuk, suyun içeri girmesine veya kokunun dışarı çıkmasına izin vermez ve yalıtım, standda uzun süre bekletildiğinde sizi sıcak tutar.

Bu yalıtımlı su geçirmez botlar, soğuk ve ıslak koşullarda uzun süreli nöbetler için yapılmıştır ve av malzemelerinize mükemmel bir katkı sağlar. Kauçuk sizi kuru tutar ve kokunuzu içeride tutarken, yalıtım sizi sıcak tutmak için stratejik olarak yerleştirilirken, tam 2.000 gram Thinsulate ayak parmaklarınızı korur ve botun başka yerlerinde biraz daha az miktarda bulunur. Pabuçlu tabanlar sizi dik tutmak için yere tutunur.

Outdoor Bot Seçimi

Engebeli Arazilerde Trekking İçin Su Geçirmez Botlar:

Tamamı kauçuk botlar en su geçirmez ayakkabılar olsa da ayak bileği desteği sunmazlar. Ayrıca uzun boyludurlar ve iyi nefes almazlar, bu da onları, özellikle de engebeli arazide bütün gün yürüyecekseniz kötü bir seçim haline getirir. Tabanlarına birkaç kilometre atması gerekenler için orta yol bulan bir bot arayın. Erkeklerin su geçirmez yürüyüş botlarının tabanında su geçirmez kauçuk bulunur ve ayak bilekleriniz ve incikleriniz etrafında destekleyici deri bulunur.

Nispeten hafif, bağcıklı, deri üstlü bir bot istiyorsanız, ancak seyahatleriniz sizi batak zemine götürüyorsa ona göre bot almalısınız. Orta yükseklikte 10 inçlik bir bot olan bu su geçirmez yürüyüş botu, rahatlık için çıkarılabilir Hava Yastıklı ayak tabanlarına ve klasik görünümüne destek eklemek için çelik bir gövdeye sahiptir. Tamamen su geçirmez bir ayakkabı ile birlikte bağcıklı bir botun ayak bileği desteğini alırsınız.

Su Geçirmez Yürüyüş Botları:

Parkurdaki ıslak ayaklar berbattır, ancak yürüyüş her şeyden önce yürümekle ilgilidir. Hafif, güvenli bağcıklı ve size iyi tutuş sağlayan tabanı olan bir krampon gerekir. Bu, patikada yağmura yakalanırsanız ayaklarınızı kuru tutacak su geçirmez astarlı bir yürüyüş botu isteyeceğiniz anlamına gelir. Naylon saya veya tamamen kordura ile yapılan Gore-Tex astarlı botlar, iyi bir bağcıklı su geçirmez botları tercih edebilirsiniz.

Su Geçirmez Hiking Bot

Outdoor botlarda conta, nefes alabilirlik sağlarken nemi dışarıda tutarak ayaklarınızı kuru tutar. Bu erkeklerin su geçirmez yürüyüş botlarının dış yüzeyi su geçirmez olmasa da, süet deri ve file botların bakımı kolaydır ve şehirde giyilecek kadar şıktır.

Ucuz Su Geçirmez Outdoor Botlar:

Bahçe işleri, ev işleri, bahçe işleri, köpek eğitimi, su birikintisi balıkçılığı ve daha fazlası için ayaklarınızı kuru tutmak için tek ihtiyacınız olan fırfırsız bir botun olduğu pek çok fırsat vardır. Bir botu su geçirmez hale getirmeden, bir botun fiyatını artıracak yalıtıma veya başka herhangi bir özelliğe ihtiyacınız yoktur.

Outdoor Su Geçirmez Botları Sıkça Sorulan Sorular:

Su geçirmez botlar gerçekten su geçirmez mi?

Lastik çizmeler tamamen su geçirmezdir. Su geçirmez / nefes alabilen astarlı botlar ayaklarınızı kuru tutar, ancak bu membranlar yıpranırsa sızmaya başlayabilir.

En iyi su geçirmez botları nasıl seçmeliyim?

İhtiyaçlarınıza göre botları seçin. Balık tutmak için su geçirmez bir bot, çamurlu bir patikada yürüyüş yaparken destek sağlamamak için suda durmanız için tasarlanmıştır. Aynı şekilde, su geçirmez yürüyüş botu suda durmak için tasarlanmamıştır çünkü dış malzemeler zamanla aşınır.

Outdoor Bot Seçimi
En iyi su geçirmez botları kim yapar?

Lastik çizmeler % 100 su geçirmezdir, bakımı kolaydır ve birkaç yıl dayanır. Tamamen kuru bir ayak istiyorsanız tercihiniz az konfora rağmen lastik çizme olmalıdır.

En İyi Erkek Su Geçirmez Botları için Alışveriş Üzerine Son Bir Söz

Babalarımızın giydiği su geçirmez erkek botları şu an sahip olduğumuz gibi değildir. Artık teknoloji çok gelişti. Lastik botlar daha uzun süre dayanır ve ayaklarınızı yaşlı adamın eski botlarından daha sıcak tutar ve Gore-Tex astarlar, deri ve naylon botların bile ayaklarınızı kuru tutabileceği anlamına gelir. Size uygun ve özel ihtiyaçlarınıza uygun erkek botlarını seçtiğinizden emin olun.

Bütün outdoor aktivitelerinde güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video doğru eğitim ve deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi kendiniz ön planda tutun. Her durumda doğadan taraf olun.  Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Aşağıdaki düğmelerden “BEĞEN“ tuşuna basarsanız mutlu oluruz. Yazımızı “PAYLAŞ“ butonuyla paylaşırsanız bizi motive edersiniz.

Aile Kamp Çadırı Tavsiyeleri

Outdoor Türkiye:

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak kampçılık nedir sorusunun cevabını vererek başladığımız yazı dizimize devam ediyoruz. Önceki yayınlarda kampçılık nedir sorusunun cevabını vererek kampçılığın tanımını yapmış, kampçılık eğitimi ve kamp ekipmanları üzerine bilgi vermiştik. Üçüncü yazımızda ise kamp türlerini açıklamıştık. Kampçılık ve doğada hayatta kalma üzerine yazmaya devam ediyoruz.Kampçılık ile ilgili bilgiler verdiğimiz diğer yazılarımızı da okumadan,

Kamp malzemeleri hakkında bilgi sahibi olmadan,

Doğada hayatta kalmanıza yardımcı olacak kamp setini edinmeden,

Kampa giderken alınması gerekenler başlıklı listenizi kontrol etmeden,

Kampçılık için gerekli malzemeleri tam olarak temin etmeden,

Kampçılık ve kamp ekipmanları hakkında bilgileri içeren yazılarımıza göz atmadan,

Kampçılık tecrübeleri ve kamp ipuçlarını önceden detaylı şekilde okumadan kampa gitmemenizi tavsiye ediyoruz. Aile kampı için çadır seçimi başlıklı birinci yazımızı da okuyunuz.

Aile Çadırı Tavsiye: 2021 Aile Çadırı Satın Alma Rehberi

Aile kampı, birçokları için hızla tercih edilen tatil haline geliyor. Bazıları eski ağır, eski kanvas çadırları hatırlayabilir, ancak işler değişti ve bugünlerde birçok çadırda fiberglas direkler yerine şişirilebilir destekler var. Bu, ereksiyonu daha hızlı ve daha kolay hale getirir. Dahası, modern aile çadırları genellikle su geçirmez, yırtılmaz naylondan yapılmıştır, yani hafiftir, taşınması ve taşınması kolaydır ve su geçirmezliklerini yıllarca koruyacaklardır.

Bir aile kamp tatili genellikle insanlarda en iyiyi ortaya çıkarır, günümüzün bağlantılı yaşam tarzından ayrılma, bağlanma, tüm önemli ilişkileri geliştirme ve doğal dünyayı daha iyi tanıma için birinci sınıf zaman sağlar. Birçok yetişkin çocukluklarından kamp tatillerini, kamp ateşlerinin yapımını, yağmur yağdığında içeride kağıt oynamayı ve sabahın erken saatlerinde tuvaletinizi yaparken çıplak ayağınızın üzerindeki soğuk ıslak çiyleri sevgiyle hatırlayacaktır. Neden şimdi bu deneyimi kaybedelim? Kamp yapmak hem çocuklara hem de yetişkinlere dünya ve kendileri hakkında çok şey öğretmek için idealdir.

Aile Çadırı Tavsiye Coleman Sundome Çadır

  • Bu hiç şüphesiz sırt çantalı seyahat için en iyi 4 kişilik çadırlar arasındadır.
  • Düzgün, kullanışlı, montajı kolay ve kıyaslandığında özellikle hafiftir.
  • Bu, gerekli tüm rahatlığı sağlayacak bir şeydir.
  • Insta-clip direkleri, ayarın hızlı ve rahat olmasını sağlamak için oradadır ve aynı zamanda oldukça hızlı bir şekilde toparlamanıza izin verir.
  • Tamamen nefes alabilen kumaştan yapılmış üç mevsimlik bir çadır.
Coleman Sundome Tent

Artıları:

  • Kurulum hızlı ve kolaydır
  • Fiyat uygun aralıkta
  • Oldukça geniştir ve 2 ile 6 kişi arasında rahatlıkla uyuyabilir
  • Güçlü güneş ışığından büyük koruma sağlayan bir yağmur sineği var

Eksileri:

  • Soğuk geceler için uygun değil
  • Dikiş aslında sızdırabilir
  • Oldukça kalabalık olabilir
  • Coleman Dome Tent

Aile Kamp Çadırı Tavsiye Coleman Dome

Bütçenizin yetersiz olması, 6 kişilik grubunuz için iyi, güvenilir ve oldukça büyük bir çadır bulamayacağınız anlamına gelmez. Coleman Evanston Perdeli Çadır, sadece harika bir fiyat değil, pek çok iyi şey sunar.

Coleman Dome Kamp Çadırı

Çadır 75D polyester taftalardan yapılmıştır, bu da çadırınızın oldukça sağlam ve uzun ömürlü olduğu anlamına gelir.

Çadır 68 inç merkez yüksekliğindedir ve 6 yataklı veya iki kraliçe hava yatağı için yeterli yaşam alanı sağlar. Kubbe tasarımı, iyi bir hava akışı ve inanılmaz bir rahatlık hissi verir.

Çadırın ana cazibesi, yalnızca böceklere karşı koruma sağlamakla kalmayıp aynı zamanda bazı sandalyelerin yerleştirilmesi için alan sağlayan tamamen perdeli ön sundurmadır. Hava şartlarına karşı koruma konusunda da endişelenmenize gerek yok çünkü çadır bir yağmur sineğiyle geldiği için az yağmur alabilir. Organizasyona gelince, çadır geniş giriş alanıyla da size seçenekler sunuyor.

Çadır, 4 büyük pencere sayesinde iyi havalandırılır. Kurulum / devreden çıkarma söz konusu olduğunda, çadırın tasarımı oldukça kolaydır ve uzun sürmemelidir. Fiberglas direkler hafiftir ancak güçlü bir yapı oluşturabilir.

Artıları:

  • Çadırın kurulumu / kaldırılması kolaydır
  • Çadır hafiftir, ancak güçlü bir yapıya sahiptir
  • Elementlere ve böceklere karşı iyi bir koruma var
  • Çadır, verimli bir ön sundurma ile birlikte gelir

Eksileri

  • Sundurma yağmurlar sırasında su biriktirir
  • Çadır kurulumu iki kişi tarafından daha kolaydır
  • Yağmurluk için kanat yok
  • Sonuçta, ödediğiniz az parayla, güvenilir, oldukça dayanıklı ve çok sayıda kamp gezisi yapabileceğiniz bir alan elde edersiniz.

Aile Kamp Çadırı Tavsiye Coleman WeatherMaster

Bir çitin üzerinde oturuyorsanız ve 10 kişilik bir çadırı bilmiyor veya çok fazla yatırım yapmak istiyorsanız, ancak yine de iyi bir değer istiyorsanız Coleman WeatherMaster 10 Kişilik Perdeli Çadır harika bir seçimdir.

Coleman WeatherMaster

Çadır polyesterden yapılmıştır, ancak sadece her türlü hava koşuluna hazır değildir, aynı zamanda dikkate alınması gereken güzel özelliklere de sahiptir.

Çadır, altı kişi için yeterli alan ve ayrıca çok sayıda ayakta durma alanı sağlayan iki odalı bir çadırdır.

Zeminden korunmuş oda sıcak günlerde iyi havalandırma sağlar, ancak yağmurlu bir günde yemek ve toplantılar için de güzel bir yerdir. Ve elbette, daha fazla öğe depolamak için de verimli bir yer. İçerideki cepler de küçük eşyaları saklamak için harikadır.

WeatherTec Sistemi, suya karşı iyi bir koruma sağlayan birçok birlikte çalışma özelliği ile yapılmıştır. 75 denye polyester tafta uç ve 68 denye polyester örgü iç, çadırın sıcak yaz için nefes alabilir ve rahat olmasını sağlar. 1000 denye polietilenden yapıldığı için zemin sağlamdır. 11 mm fiberglas direkler yalnızca hafif değil aynı zamanda güçlüdür. Renk kodlu direk kovanları, pim ve halka tasarımı ve InstaClip ataşmanları hızlı ve kolay bir kurulum sağlar.

Ekstra özellikler söz konusu olduğunda, havalandırmalı Cool-Air Portundan, mahremiyet havalandırma penceresinden ve elektrik erişim portundan bahsetmemiz gerekir.

Çadırın paketlenmesi ve taşıma çantası ile ayrı kazık ve direk çantalarında saklanması kolaydır.

Çadıra büyük kapı sayesinde olduğu kadar yan kapıdan da kolaylıkla ulaşılabilmektedir. Kapılardaki fermuarlar sağlam ve korumalı.

Artıları:

  • Çadır büyük bir ayakta durma alanı sağlar
  • Çadır hava şartlarına dayanıklıdır ve oldukça sağlam bir yapıya sahiptir.
  • Çadır bir ana kapı ve bir yan kapı ile birlikte gelir
  • Çadırda zeminsiz paravan odası bulunmaktadır

Eksileri:

  • Talimatlar çok açık veya yardımcı değil
  • Sundurma dibinde kapanmıyor
  • Çadırı kendi başınıza kurmak biraz zor
  • Ancak ödediğiniz parayla, çadır her zaman güvenli bir satın alma işlemidir.

Aile Kamp Çadırı Tavsiye Coleman Cabin Çadır

Şimdi, bu genellikle 6 kişilik uygun bir çadır olacak şekilde tasarlanmış olsa da gerçek şu ki, 4 kişi için mükemmel ve hepsi için yeterli alan sağlayacak.

Coleman Cabin Çadır

Hem geniş hem de aerodinamiktir ve en az iki kraliçe hava yatağı için yeterli alan sunar. Birkaç dakika içinde kolayca kurabilir ve kaldırabilirsiniz.

Konstrüksiyon, tek parça bir tasarıma sahiptir ve bu da onu inanılmaz derecede kullanışlı hale getirir. Ayrıca, hafif sırt çantasıyla seyahat ve yürüyüş yeteneklerine atfedilecek olan, paketlemek oldukça kolay ve kullanışlıdır.

Tasarım hem yatay hem de dikey olarak geniştir ve yetişkinler kolayca dik durabilir.

Artıları:

  • Hızlı ayar
  • Hepsi bir arada yapı
  • Işıklı erkek hatları gece boyunca güvenliği sağlar
  • Kumaş su geçirmez ve rüzgar geçirmezdir
  • Tasarım çok geniştir

Eksileri:

  • Hava soğuksa hava akışı mükemmel değildir
  • Pencere kaplamaları çadırın içine girecek

Aile Kamp Çadırı Tavsiye Coleman Instant Two Room

Coleman Montana 8 Çadır, özelliklerle dolu bir aile kamp deneyimi sunar. 16 fit x 7 fit ölçülerindedir ve 6 fit 2 inçlik bir merkez yüksekliğine sahiptir. Coleman Montana 8 Çadırı 8 kişiyi rahat bir şekilde uyuyacak. Çadır, kolay erişim için yenilikçi bir menteşeye sahiptir. Havalandırmalı Soğuk Hava portu gelişmiş havalandırma sağlar. Çadırda ayrıca daha fazla havalandırma sağlayan bir havalandırma penceresi vardır ve Coleman’ın VariFlow ayarlanabilir havalandırmasıyla hava akışını kontrol edebilirsiniz. Ayrıca, kolay saklama için bir iç dişli cebi ve bir elektrik erişim portu içerir.

Coleman Instant Two Room 8 Kişilik

Şok kablolu direkler, sürekli direk kılıfları, pim ve halka tasarımı ve Instaclip ataşmanları sayesinde çadırı kurmak çok kolay. Çadır, doğrudan taşıma çantasına dikilmiş talimatları takip etmesi kolay bir şekilde gelir. Coleman Montana 8 Tent’in çerçevesi güçlü ve rüzgara dayanıklı, 11 mm, 9,5 mm ve 6,3 mm fiberglas direklerdir. Çadırın kumaşı 68D polyester ağdan ve iç kısmı 75D tafadan yapılmıştır. Ayrıca 75D polyester örtü ile birlikte gelir. Coleman Montana 8 Tent’in değiştirilmiş kubbe yapısı, geniş bir açık hava yaşam alanı için kapalı bir sundurma ve kanatlar içerir.

Özellikler ve Teknik Özellikler

  • Coleman Montana 8 Tent, 8 kişinin rahatlıkla uyuyabileceği tek odalı bir çadırdır.
  • Çadırın taban boyutları 16 fit’e 7 fitlik cömerttir.
  • Çadır, geniş kafa odası için 6 fit 2 inç yüksekliğe sahip bir merkeze sahiptir.
  • Coleman’ın özel WeatherTec Sisteminin sizi kuru tutması garantilidir
  • Çadırın yenilikçi menteşeli kapısı kolay erişim sağlar
  • Ön sundurma ve kanatlar geniş bir açık hava yaşam alanı sağlar
  • Çadır, çadır direkleri ve kazıklar için ayrı saklama çantasına sahip dayanıklı bir taşıma çantasıyla birlikte gelir
  • Coleman Montana 8 Çadır, 1 yıllık sınırlı garantiyle birlikte gelir

Aile Kamp Çadırı Tavsiye Coleman Weathermaster Screen

Coleman WeatherMaster Screened 6 Tent, diğer gezi türlerinin yanı sıra aile kampları için idealdir. Coleman WeatherMaster Perdeli 6 Çadır, 2 odada 6 kişiyi rahat bir şekilde uyuyabilir. Bu çadır, kolay kurulum ve demontaj için tasarlanmıştır. Sıcak havalarda çadırın havalandırılmasına yardımcı olmak için mükemmel, zeminsiz ek bir perdeli oda ile birlikte gelir. Ek korumalı oda, grup yemekleri yemek veya ekstra depolama alanı olarak kullanmak için de harika bir yerdir.

Coleman Weathermaster Screen

Daha kolay organize olmalarını sağlamak için renk kodlu direk kılıfları, özel bir pim ve halka tasarımı ve ayrıca klips ekleri, Coleman WeatherMaster Ekranlı 6 Çadırın 19 mm’lik direklerle kurulumunu son derece kolaylaştırır. Coleman’ın Konfor Sistemi, havalandırmalı soğuk hava portu, gizlilik menfezi penceresi ve elektrik erişim portu dahil olmak üzere ayarlanabilir havalandırma ile hava akışını kontrol etmenizi sağlar. Coleman WeatherMaster Screened 6 Tent’in WheatherTec Sisteminin sizi en yağışlı havalarda bile kuru tutması garanti edilir.

Özellikler ve Teknik Özellikler

  • Coleman WeatherMaster Ekranlı 6 Çadır, 2 odada 6 kişiyi rahatlıkla uyuyabilir.
  • Çadır, 6 fit 4 inç yüksekliğinde 17 fit x 9 fit ölçer
  • Ekranlı oda ekstra havalandırma ve depolama sağlar
  • Coleman WeatherMaster Ekranlı 6 Çadır, kolay kurulum için tasarlanmıştır
  • Coleman Comfort Sistemi, ayarlanabilir havalandırma ile kontrollü hava akışı sağlar
  • WeatherTec Sistemi sizi kuru tutacak garantilidir

Aile Kamp Çadırı Tavsiye Kelty Grand Mesa

Kelty Grand Mesa 4 Çadır- 4 Kişilik, evden uzakta, iyi havalandırılmış, geniş bir evde harika açık havada vakit geçirmek isteyenler için mükemmel bir yatırımdır. Çadır gövdesi, yalnızca en deneyimli kampçıların değil, aynı zamanda daha büyük çocukların da çadırı kolaylıkla kurmasını sağlayan bağımsız renk kodlu klips yapısına sahiptir. Bu, tüm ailenin tüm kamp deneyimine katılmasına izin verir.

Kelty Grand Mesa

Malzemelerin yüksek kalitesi ve dayanıklılığı ile hafifliği, Grand Mesa 4 Tent-4 kişisini sırt çantalı gezginler ve kampçılar için değerli bir varlık haline getirmektedir. Kelty Grand Mesa 4 Çadır – 4 Kişilik hafif ve dayanıklı olmasının yanı sıra diğer birçok benzersiz özelliğe de sahiptir. Kelty Grand Mesa 4 Tent- 4 Person, bantlı zemin dikişleri, örgü paneller, dahili saklama cepleri, yandan serbest bırakma tokası çadır sineği bağlantısı, sinek delikleri, gürültüsüz bir fermuar ve gerdirme noktaları içerir.

Özellikler ve Teknik Özellikler

  • Kelty Grand Mesa 4 Tent- 4 Person, 10 lbs nakliye ağırlığına ve sadece 8lbs paket ağırlığına sahiptir. 115 gram
  • Bağımsız, renk kodlu klips yapısı, on adetin kurulumunu son derece kolaylaştırır
  • Kelty Grand Mesa 4 Tent- 4 Personelin duvarları tamamen 68D 190T polyester tafta’dan oluşmaktadır.
  • Zemin malzemesi 1800 mm PU naylon taftalardan yapılmıştır ve sinek 75D 190T, 1800 mm PU polyester-tafta malzemeden yapılmıştır.

Aile Kamp Çadırı Tavsiye Coleman Elite Montana

Coleman Montana 8 Çadır, özelliklerle dolu bir aile kamp deneyimi sunar. 16 fit x 7 fit ölçülerindedir ve 6 fit 2 inçlik bir merkez yüksekliğine sahiptir. Coleman Montana 8 Çadırı 8 kişiyi rahat bir şekilde uyuyacak. Çadır, kolay erişim için yenilikçi bir menteşeye sahiptir. Havalandırmalı Soğuk Hava portu gelişmiş havalandırma sağlar. Coleman Montana 8 Çadır ayrıca daha fazla havalandırma sağlayan bir havalandırma penceresine sahiptir ve Coleman’ın VariFlow ayarlanabilir havalandırmasıyla hava akışını kontrol edebilirsiniz. Çadırda ayrıca kolay saklama için bir iç dişli cebi ve bir elektrik erişim portu bulunur.

Coleman elite Montana

Coleman Montana 8 Çadırını kurmak, şok kablolu direkler, sürekli direk kılıfları, pim ve halka tasarımı ve Instaclip ataşmanları sayesinde bir esinti. Çadır, doğrudan taşıma çantasına dikilmiş talimatları takip etmesi kolay bir şekilde gelir. Coleman Montana 8 Tent’in çerçevesi güçlü ve rüzgara dayanıklı, 11 mm, 9,5 mm ve 6,3 mm fiberglas direklerdir. Çadırın kumaşı 68D polyester ağdan ve iç kısmı 75D tafadan yapılmıştır. Ayrıca 75D polyester örtü ile birlikte gelir. Coleman Montana 8 Tent’in değiştirilmiş kubbe yapısı, geniş bir açık hava yaşam alanı için kapalı bir sundurma ve kanatlar içerir.

Özellikler ve Teknik Özellikler

  • Coleman Montana 8 Tent, 8 kişinin rahatlıkla uyuyabileceği tek odalı bir çadırdır.
  • Çadırın taban boyutları 16 fit’e 7 fitlik cömerttir.
  • Çadır, geniş kafa odası için 6 fit 2 inç yüksekliğe sahip bir merkeze sahiptir.
  • Coleman’ın özel WeatherTec Sisteminin sizi kuru tutması garantilidir
  • Çadırın yenilikçi menteşeli kapısı kolay erişim sağlar
  • Ön sundurma ve kanatlar geniş bir açık hava yaşam alanı sağlar
  • Çadır, çadır direkleri ve kazıklar için ayrı saklama çantasına sahip dayanıklı bir taşıma çantasıyla birlikte gelir
  • Coleman Montana 8 Çadır, 1 yıllık sınırlı garantiyle birlikte gelir

Aile Kamp Çadırı Tavsiye Highlander Açık Aile Çadırları

Bir tünel çadırı kulağa eğlenceli ve ferah geliyor ve Highlander Outdoor Oak 6 Family Tünel Çadırı bunu kanıtlayacak.

Highlander Oak 6 Ailesi, 6 kişilik bir grup için bol miktarda alan sağlar ve nitelikleri ve özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, aynı zamanda çok iyi bir fiyata gelir.

Çadır, karanlık yatak odası ve samimiyet sağlayan bir anahtarlama perdesi ile 3 + 3 düzeninde nefes alabilen polyester iç kısımlara sahiptir. Grubunuz için açık bir alan istiyorsanız, perdeyi her zaman kaldırabilirsiniz.

Highlander Açık Aile Çadırları

Çadırın yaşam alanı oldukça büyük ve büyük pencereler ışığın çadırın içine girmesine izin veriyor ve aynı zamanda her yeri iyi bir şekilde görebiliyor. Her pencere için dahili gizlilik kapağı vardır, böylece ne kadar ışık / gizlilik istediğinizi kendiniz ayarlayabilirsiniz. Yaşam alanında daha iyi görüş için 2 kapı (yanda ve önde) vardır. Yükseklik oldukça iyi olduğu için çadırın konforu için endişelenmenize gerek yok.

Çadır ayrıca, kötü hava koşullarına karşı korumayı artıran, ancak aynı zamanda sıcak yaz aylarında gölgeli bir oturma alanı haline gelebilen harici bir güneşlik içerir. Artı tarafta, bu alan çamurlu ayakkabılarınızı saklamak veya mutfağınızı ve yemek hazırlama alanınızı kurmak için mükemmeldir.

Su geçirmezlik ve elementlere karşı koruma söz konusu olduğunda, çadır tamamen zemin örtüsüne dikildiği için harika bir performans sergiliyor. Çadır, 190T polyester iç kısmı olduğu için nefes alabilir. 11 mm’lik çok bölmeli fiberglas direkleri sayesinde çadırda iyi bir denge vardır.

Çadır ayrıca kabloyla sıkıştırılmış erişim, alçak ve yüksek havalandırma deliklerine sahiptir. Onu indirdikten sonra, taşıma çantasına koymanız yeterli.

En önemli artıları özetleyelim:

  • Çadır çok geniştir
  • Hava alabilirlik, havalandırma ve elementlere karşı koruma etkilidir
  • Çadır, mahremiyet ve görünürlük söz konusu olduğunda birçok seçenek sunar
  • Ekstra kanopi, daha fazla depolama alanı ekler
  • Daha az sevdiğimiz parçalara gelince, işte bunlar:
  • Çadırın kurulumu ikide daha kolaydır
  • Orada fiyat en düşük değil
  • Alan, seçenekler ve özellikler düşünüldüğünde tünel çadırı, sahip olunması gereken eğlenceli, verimli ve güvenilir bir çadırdır.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir. Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında bize yazın. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

İnsan ve Çevre İlişkisi

Outdoor Türkiye:

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak sürdürülebilir doğanın outdoor faaliyetleri için vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz. Ekoloji serimizle başlayan doğa ve doğa koruma yazılarımız devam ediyor.

Çevre Yasaları ve Çevre Kirliliği

İnsan Çevre İlişkisi:

Teknolojinin hızla geliştiği günümüz dünyasında çevre kirliliği, hızlı kentleşme, tekdüze ve sıkıcı bireysel yaşantı gibi bu döneme özgü gelişmelerin beraberinde getirdiği çeşitli olumsuzluklar toplumlarda bireyleri yıpratmaktadır. Bu negatif davranışların indirgenmesinde bedenen ve ruhen yenilenmek anlamına gelen rekreasyon /outdoor aktiviteleri ile mümkün kılınmaktadır.

İnsanın yoğun iş yükü, sıradan ve rutinleşmiş hayat tarzı veya çevresel etkilerden olumsuz etkilenen bedeni ve manevi sağlığını tekrar elde ederek korumak zevk ve haz amacıyla kişisel doyum sağlayacak, çalışma ve zorunlu ihtiyaçlar için ayrılan zaman dışında kalan bağımsız ve bağlantısız serbest zaman içinde, isteğe bağlı ve gönüllü olarak kişisel veya grup içinde gerçekleştirdiği etkinliklere outdoor aktiviteleri, doğa sporları ya da rekreasyon denilmektedir.

İnsan Çevre İlişkisi

Doğa Aktivitelerinin Faydaları:

Rekreasyonel etkinliklere katılarak serbest zamanlarını aktif geçiren bireylerin özellikle fiziksel, bilişsel ve sosyal gelişimi destekleyici etkinlikler ile uğraşması sonucunda, bireylerde sağlıklı bir yaşam, fiziksel ve zihinsel sağlığın korunması, geliştirilmesi ve sosyalleşme gibi sonuçları beraberinde getirerek yaşam kalitesinde de artış sağlanmaktadır.

Turizm:

Devamlı olarak yaşanılan yer dışına, tüketici olarak tatil, dinlenme, eğlence, kültür ve benzeri ihtiyaçların giderilmesi amacıyla yapılan seyahat ve geçici konaklama hareketine turizm denir. Bu etkinliklere belirli bir sınırlama getirmemekle birlikte en belirginleri aile ziyareti, dinlenme ve eğlenme, gezip görme merak macera arayışı, güzeli yakalama, kültür, din, sağlık, spor, doğayla bütünleşme, kongre ve toplantılara katılma şeklinde sıralanabilir.

Doğa Turizmi

Türkiye coğrafi konumu, zengin tarihi ve kültürel mirası, genç, eğitimli ve yoğun nüfusu ve gelişmekte olan ekonomisiyle dünyanın dinamik turizm potansiyeline sahip ülkelerinden biridir. Türkiye’de turizm potansiyeli geliştirilebilecek alanlara sahip ilçelerin başında kuşkusuz Çeşme gelmektedir. Çeşme’nin mevcut turizm potansiyeline katkı sağlayacak önemli turizm çeşitlerinden biri de rekreasyon turizmidir.

Çevre Bilinçlenmesi:

Çevre ve İnsan

Çevre Bilinçlenmesinin Kısa Geçmişi

İnsan, doğada varoluşundan bu yana, doğadan yararlanmış, doğayı işlemiş, bilgi birikimine ve teknik ilerlemeye koşut olarak doğaya egemen olmaya çalışmıştır.  Doğada ve doğanın parçası olarak yaşamını sürdüren insanoğlu, farklı dönemlerinde çevreyle ilişkilerini farklı yaşamış, çevreye bakışını farklı ifade etmiştir. Bu nedenle, çevre bilinçlenmesinin farklı aşamaları bulunduğu söylenebilir.

İnsan Doğa İlişkileri

İnsan ve çevre ilişkilerinin ilk aşaması, insanın çevreyi tanıması, çevreye uyum sağlama çabası ile geçmiştir. Bu dönem, insanın avcılık ve toplayıcılık dönemlerine kadar uzanır.

Daha sonra demirin kullanılması ve işlevsel aletlerin yardımıyla doğaya egemen olması dönemi başlayacaktır. Bu dönem, Sanayi Devrimi’ne kadar uzanan ve insanın doğayla mücadelesi dönemi olarak isimlendirilebilir. Bu dönemde insan, binlerce yıldır doğayla uyum içinde yaşama kültürünü geride bırakmış, doğaya ve doğadaki varlıklara karşı acımasız bir şiddet ve sınırsız kullanma ve sömürme yaklaşımlarını benimsemiştir.

Bu dönem, doğayla ilişkilerimizde benimsediğimiz ya da geliştirdiğimiz insanmerkezci etik yaklaşımlarımızın kökenini oluşturmaktadır. Bu dönemde doğa ve çevre, bize yararlı olduğu ya da bizim için değerli olduğu sürece korunmuş ve ona saydı duyulmuş, aynı zamanda da acımasızca sömürülmeye devam edilmiştir.

İnsan doğa ilişkileri

Çevreye yaklaşımımızı değiştiren üçüncü dönem ise çevre ile yaşanan sorunlardan kaynaklı olarak ortaya çıkar. İnsan ve çevre ilişkilerinde yaşanan sömürücü ve egemenlik altına alıcı ilişkilerden kaynaklı olarak çevre sorunlarının ortaya çıkması, çok eski dönemlerde başlar.

Bunlar arasında Antik Yunan kentlerindeki hava kirliliği ile Romalıların istila ettikleri toprakları tuzlayarak toprağı tahrip etmeleri gibi örnekler sıralanabilir.

Çevre Sorunlarının Ortaya Çıkışı:

Ne var ki, çevre sorunlarının insanları da rahatsız edecek boyutlara gelmesi ve bu konuda önlemler alınmaya başlaması için yüzlerce 2 bin yılı aşkın bir zamanın geçmesi gerekmiştir.

20. yüzyılın ikinci döneminde ortaya çıkan ve binlerce insanın yaşamına mal olan çevre sorunları, çevre konusundaki bilinçlenmenin ve önlem alma gereksiniminin ortaya çıkmasına neden olmuştur.

Çevre Bilinci:

Çevre bilinci, çevreyi bir insan sağlığı sorunu olarak gören anlayış olarak değerlendirilebilir. Bu anlayışın uzantısı olarak çevre, sağlık hakkı kapsamında bir sorun olarak değerlendirilmiştir.

Yakın zamanlarımıza doğru gelindiğinde ise bilimsel gelişmelerin de etkisiyle çevre sorunlarının gelişme ve etkileri belirlenmeye başlamış ve çevrenin bir maliyet sorunu olarak algılanması dönemi başlamıştır.

Etik Yaklaşım Ve Çevre

Etik ilgi alanı, uzun yıllar, yalnızca insan ve toplum ile sınırlı tutulmuştur. Son zamanlarda yeni ortaya çıkan anlayış ise etik ilgi alanını, insan dışındaki canlı varlıklara ve onun da ötesinde doğanın unsurları ve doğanın kendisine yöneltme çabası içine girmiştir.

Ateş, Doğa ve İnsan

Davranışlarımızı yönlendiren ilkeler ve değerler olarak etik, yalnızca insanlar arasındaki ilişkileri değil, insan ve diğer canlı türler ile cansız varlıklar arasındaki ilişkileri de konu alan biçimde daha kapsamlı ve gerçekçi bir alan olma yoluna girmektedir. Bu çerçevede etik, çeşitli alt alanlara da ayrılarak genişlemektedir.

Çevre Etiği:

Bunlar arasında en önemli alt dallardan birisi de çevre etiğidir. Genel anlamda çevre etiği, insanlar ve doğal çevreleri arasındaki ahlaksal ilişkilerin sistematik bir değerlendirmesidir.

Çevre etiği, ahlaksal normlar yoluyla insan davranışını doğaya doğru yönlendirme yeteneğine sahiptir ve yönlendirir. Bu çerçevede farklı çevre etiği teorileri, aynı sorulara farklı yanıtlar vermektedirler.

Bu yaklaşımlar arasında insanmerkezci etik, canlımerkezci etik ve çevremerkezci etik yaklaşımlar bulunmaktadır.

İnsanmerkezci Etik Yaklaşım

İnsan için yararlı, iyi ve doğru olduğu için çevrenin korunması gerektiğine inanan insanmerkezci etik yaklaşımın temel mantığı, çevrenin insanın yararlanması için var olduğu ve gelecekteki yararlanma potansiyelleri için ve gelecek kuşaklar ve günler için insan ve çevre dengesinin kurulması gereğidir.

Doğa ve İnsan Atıkları

İnsan ve çevre ilişkilerinin önemini, insanın yaşam olanaklarının da tehlikeye girmesiyle birlikte anlamaya başlayan insanmerkezci etik, kökleri insan ve doğa mücadelesinin başladığı günlere giden en eski etik yaklaşımlardan birisidir.

İnsanmerkezci yaklaşım örnekleri:

  • ‘Kahyalık’ Etiği
  • Routley’lerin İnsan Şovenizmi Yaklaşımı
  • Aydınlanmış İnsanmerkezcilik
  • Zayıf İnsanmerkezcilik
  • Modern İnsanmerkezcilik
  • Diğer İnsanmerkezci Yaklaşımlar

Canlımerkezci Etik

Canlımerkezci etik, dinsan ve çevre ilişkilerini yeniden düzenlemek amacı ve gereği nedeniyle diğer canlı varlıkların da yalnızca bizim için değil, ama kendileri için değerli oldukları ve bu nedenle onlara karşı bazı sorumluluklarımız olduğu, bu sorumlulukların da onların hakları olabileceğini kabul eder.

İnsanmerkezcilikten farklı olarak, doğada yalnızca insanların değer ve öneme sahip olduğu görüşünü reddeder ve etik ilgi alanını insan dışındaki canlılara, hayvanlara, bitkilere ve daha ileri giderek canlılar topluluğunun bütününe yöneltir.

Bu doğrultuda canlımerkezcilik; canlı varlıkların değerinden, öneminden, hatta haklarından söz eden bir noktaya gelir.

  • ‘Yeryüzü Etiği’
  •  ‘Yaşama Saygı’ Etiği
  •  ‘Doğaya Saygı’ Etiği
  •  ‘Gaia’ Yaklaşımı
  • Gaia yaklaşımı, canlımerkezci bir yaklaşım olduğu gibi, dünyayı yaşayan bir

organizmaya benzeten ve dünya üzerindeki bütün varlıkları bu organizmanın organlarına dönüştüren görüşleri ile ‘organizmacı bir yaklaşım’dır.

Hayvan Hakları Düşüncesi

Hayvan Hakları Düşüncesi

Hayvan hakları düşüncesi, hayvanların da, insan hakları niteliğinde olmasa bile, başta yaşama hakları olmak üzere bazı hakları bulunması gerektiği düşüncesinden yola çıkar.

Çevremerkezci Etik

Çevremerkezci yaklaşım, insanı küresel ekosistemin bir parçası olarak gören ve ekolojik yasalara bağlı kalan bir etik yaklaşımdır. İnsanmerkezci yaklaşımda ‘insanın’ ve canlımerkezci yaklaşımda ise ‘bütün canlı varlıkların’ öznesi olduğu değer, çevremerkezci yaklaşımda ‘bütün olarak çevreye’ ya da canlı-cansız varlık bütünü anlamında ‘doğaya’ yüklenmektedir.

Çevremerkezcilik; insanlar arasındaki ilişkilerden insan ve toplum ilişkilerine doğru genişleyen ve daha sonra canlımerkezci yaklaşım ile insan ve diğer canlı varlıklar arasındaki ilişkilere uzanan etik ilgi alanını, insan ve doğa ilişkilerine doğru yayan ve böylece insan-doğa ya da insan-çevre ilişkilerini etik çerçeveye sokan ‘etik yayılmacılığın’ en son ve ileri aşamasıdır.

Çevre Etiği Ve Türkiye

Türkiye’de çeşitli çevre etiği yaklaşımlarının değişik zamanlarda çeşitli ölçülerde etkili olduğunu görmekteyiz. Bu etkileri belirlerken, Siyasal Alanda yaşanan etkiler, Yönetsel Alanda etkiler, Ekonomik etkiler, Hukuksal Alanda yaşama geçen etkileri ayrı ayrı incelemekte yarar vardır.

Türkiye’de Çevreci Hareketlerin Gelişimi:

Türkiye’de çevrenin bir sorun olmaya başlaması için 1990’lı yılları beklemek gerekmemiştir. Gelişmekte olan bir ülke olmamıza karşın, doğal kaynakların kullanılmasından kaynaklı olarak hava, su ve toprak kirlenmelerinin ortaya çıktığı, düzensiz ve plansız gelişme sonucu kentleşme sorunları, temiz içme suyu temini ve büyük kentlerde hava kirliliği gibi sorunların ortaya çıktığını biliyoruz. Bunlar arasında Ankara’nın hava kirliliği sorunu, 1980’li yıllarda en bilinenleridir. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu döneminden bu yana, su kaynaklarının korunması için çeşitli önlemler alınmaya başlamıştır.

Çevreci Hareketler

Türkiye’de Çevreci Siyasal Yapılar:

Türkiye’de 1980’lerin ikinci yarısında Yeşil parti ismiyle bir çevreci parti kurulmuştur. Özellikle 1987 yılı içinde, bazı çevreci kuruluşların bir siyasal parti halinde örgütlenme doğrultusundaki çabaları yoğunlaşmış ve aralarında Yeşil Barış Çevre Derneği, Türkiye Hava Kirliliğiyle Savaş Derneği de bulunan kuruluşlar, partileşme doğrultusunda çalışmalar başlatmışlardır.

1998 yılında kurularak Yeşiller Partisi adını almış olan bu harekete, çevreci yeşiller, feministler, karşı-militaristler, ateistler ve eşcinseller destek veren kümeler olmuştur.

Türkiye’de çevre sorunlarının siyasete taşınması anlamına gelen partileşme hareketi dışında, çeşitli siyasal örgütlenmeler ve hareketler yoluyla çevrenin siyasallaştırıldığı görülmektedir.

Çevre Bakanlığı:

Genel Müdürlükler ve Daire Başkanlıkları biçiminde örgütlenen Çevre Bakanlığı, çevreyi insan yararlanmasına açık olarak gören insanmerkezci etik yaklaşımın terk edilmeye başlaması için güçlü ve etkin bir çevre örgütlenmesi birimi oluşturulması anlamına gelmektedir.

Çevre ve Orman Bakanlığı; 01.05.2003 tarihinde kabul edilen ve 08.05.2003 tarih ve 25102 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4856 Sayılı Yasa ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, Çevre ve Orman Bakanlıklarının birleştirilmesi suretiyle kurulmuş bir bakanlıktır.

Çevre Bakanlığı

Çevre ve Orman Bakanlığı’nın kuruluş amaçları şunlardır;

  • Çevrenin korunması ve iyileştirilmesi,
  • Kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun ve verimli şekilde kullanılması ve korunması,
  • Ülkenin doğal bitki ve hayvan varlığı ile doğal zenginliklerinin korunması ve geliştirilmesi,
  • Her türlü çevre kirliliğinin önlenmesi,
  • Ormanların korunması, geliştirilmesi ve orman alanlarının genişletilmesi,
  • Ormanların içinde ve bitişiğinde yaşayan köylülerin kalkındırılması ve bunun için gerekli tedbirlerin alınması,
  • Orman ürünlerine olan ihtiyacın karşılanması ve orman ürünleri sanayinin geliştirilmesi şeklinde özetlenebilir.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın bitki ve hayvan varlığını koruma ve geliştirme konusundaki birim ve çabalarıyla, insan dışındaki canlı çevrenin korunmasına ilişkin önlemler aldığı ve çalışmalar yaptığı görülmektedir. Bu gelişmeler, uygulamada insanmerkezci yaklaşımların yumuşatıldığı ya da aşılmaya başladığı anlamına gelmektedir.

Çevre İle İlgili Yasal Düzenlemeler

Yukarıda sözünü ettiğimiz Anayasal hükümler ve Çevre Yasası yanında, iç hukukta etkili olan ve çevre konusunda çeşitli hükümler içeren birçok yasa, yasa gücünde kararname, tüzük, yönetmelik, genelge, tebliğ ve iç hukuk açısından yasa gücünde olan uluslararası sözleşmeler bulunmaktadır.

1983 sonrasında çevreyle ilgili bazı yasal düzenlemeler yapılmıştır. Bu yasaların bir kısmı doğal çevre değerleri, bir kısmı da yapay çevreyle ilgili düzenlemeleri kapsamaktadır.

Çevre Yasaları

Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası

Bunları kabul ediliş tarihlerine göre incelersek, ilk yasa, 23 Temmuz 1983 tarih ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası’dır. Bu yasa ile Çevre Yasası ile boş bırakılmış bulunan kültürel çevre alanının doldurulduğu, kültürel ve doğal çevresel değerlere hukuksal güvenceler kazandırıldığı görülür. Bu çerçevede, insan dışındaki varlıkların korunması ve kullanımına ilişkin bir normlaştırma çabası olarak insanmerkezci etiğin sınırlarını aşan bir etik yaklaşımdan beslenmektedir.

Milli Parklar Yasası:

Çevreyle ilgili diğer yasa, 2873 sayılı Milli Parklar Yasası’dır.

Yasanın amacı, ülkemizdeki ulusal ve uluslararası değere sahip milli park doğa parkı, doğa anıtı ve doğa koruma alanlarının belirlenmesi, nitelik ve yapıları bozulmadan korunması, geliştirilmesi ve yönetilmesine ilişkin kural ve ilkelerin saptanmasıdır. Bu yasa ile doğal yaşam ortamları olan sulak alanlar ve milli park statüsündeki alanların korunması ve bozulmadan kullanılması hedeflenmiştir. Ne var ki, sulak alanlar başta olmak üzere korunması gereken birçok alanın koruma dışında bırakılmış olması, Yasanın uygulamaya tam anlamıyla geçirilemediğini göstermektedir. Yine de doğal varlıkların korunma gereğinin duyulması, çevremerkezci etiğin ilgi alanına giren bir konu olarak değerlendirilebilir.

Kıyı Yasası

1984 yılında ise 3086 tarihli Kıyı Yasası benimsenmiş ve bu yasa ile kıyıların devletin hüküm ve tasarrufunda bulunduğu, herkesin eşit ve serbest olarak kullanmasına açık olduğu öngörülmüştür. Yasa ile kıyılardan yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceği de öngörülmektedir. Kıyı Yasası ve bazı maddeleri birçok kez Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş, 3830 sayılı son Kıyı Yasası çıkarılarak kıyılardan yararlanma, kamu yararı açısından yeniden düzenlenmiştir.

İmar Yasası

İmar Yasası ve İmar Affı yasalarında da yapılı çevreyle ilgili düzenlemeler bulmak olanağı vardır. Bu yasalar dışında 618 sayılı Limanlar Yasası, 831 sayılı Sular Yasası, 3167 sayılı Kara Avcılığı Yasası, 167 sayılı Yer altı Suları Yasası gibi birçok yasa, çevreyle doğrudan ya da dolaylı hükümler getirerek çevre sorunlarının önlenmesi ve çevrenin geliştirilmesine yönelik çeşitli düzenlemeler içermektedir.

Kara Avcılığı Yasası

Çevre Koruma Kanunları

İnsanın yararına olarak bile olsa insan dışındaki çevrenin koruma ve kullanılmasının düzenlenmesi, ekolojik dengenin gözetilmesi ile av ve yaban hayatını düzenleyen Kara Avcılığı Yasası’nda bazı canlı türlerinin korunmasının amaçlanması, hukuka canlımerkezci ve çevremerkezci etik yaklaşımların yansımış biçimleri olarak değerlendirilmelidir.

Yasal düzenlemeler yanında, yasa gücünde kararnameler ile de çevreyle ilgili önemli düzenlemeler getirilebilmektedir. Bu kararnamelere, Çevre Bakanlığı’nın Kuruluş ve Görevleri Hakkında 1991 tarihli 443 sayılı Yasa Gücünde Kararname örnek olarak gösterilebilir.

Bütün bu düzenlemelere baktığımızda, canlımerkeci ya da çevremerkezci etik yaklaşımın mevzuatımıza tam olarak yansımadığı açıkça görülür. Ancak, yasaların bazı düzenlemeleri arasında, insanın yararlanması ve menfaatini aşan düzenlemelere de sıkça rastlamaktayız.

Bu düzenlemeler, etik yayılmacılığın normlaşmış somut biçimleri olarak değerlendirilmelidir. Canlımerkezci yaklaşımın ürünü olarak ortaya çıkan ilk doğrudan düzenleme ise TBMM’de Komisyonlarda yıllarca bekletildiği halde bir türlü yasalaşamayan Hayvanları Koruma Kanunu Taslağı’dır.

Bu taslak ile hayvanların, özellikle bazı evcil hayvanların bir takım hakları kanun tarafından garanti altına alınmaya çalışılmaktadır. Bu düzenlemenin TBMM önüne getirilmesi bile, canlımerkezci etiğin normlaşma aşamasına geldiğinin en önemli kanıtlarından birisini oluşturmaktadır.

Doğa İçin Ne Yapabiliriz?

Etik yaklaşımlarımız, bizim dışımızdaki canlı ve cansız varlıklar ile doğayla ilişkilerimizi düzenleyen en önemli öğelerden birisidir. Çevre ile ilişkilerimizi, ister siyasal ister yönetsel ve isterse de hukuksal olsun, etik yaklaşımlarımız ve değerlerimiz belirler.

Doğayı Korumak için!

Dünyada son 20-30 yılda ortaya çıkan yeni etik yaklaşımlar ve çevre etiği yaklaşımları, insan ve çevre ilişkilerinin nasıl düzenleneceği ve yoluna sokulacağı konusunda önemli ve somut düşünceler geliştirmiş ve öneriler sunmuştur.

Bu etik yaklaşımları göz önüne alarak, ülkemizde hala insanmerkezciliği aşamayan etik yaklaşımlar ve değerlerin, siyasal, yönetsel ve hukuksal pratikte önemli ilerlemeler yaratamadığı görülmektedir.

Türkiye bölümümüzün daha dar kalmasının nedeni de ülkemizde etik yaklaşımların getirdiği yeni uygulamalar ve hukuksal düzenlemelerin yokluğuyla doğrudan ilgilidir.

Etik yaklaşımlar, insan türü olarak çevre ile olan ilişkilerimizi belirleyen ve düzenleyen ilkelerdir. Bu ilkelerin, çevre ile olan ilişkilerimizi yeniden kurmak ve tarif etmekteki etkileri sorgulanamaz. İnsan ve çevre ilişkilerini yeniden kurgulamak zorunluluğu, etik yaklaşımların da değişmesi ve etkilerinin hukuk sistemi içinde normlaşmasıyla bağlantılıdır.

Bu çerçevede, düşündüklerimiz ve davranışlarımızı belirleyen etik yaklaşımlarımız, yarınlarda nasıl yaşayacağımızı ve yarınlarımızı da belirleyecektir. Çevre konusunda yeni yaklaşımlar ve hukuksal düzenlemelerin, bu yeni etik yaklaşımları içermesi ve onlardan etkilenmesi beklenir ki, ülkemizde de bu yeni gelişmelerin bilinmesi, yeni uygulama alanlarının yaratılmasına katkıda bulunacaktır.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir. Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında bize yazın. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Outdoorun Sürdürülebilirliği / 2

Outdoor Türkiye:

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak sürdürülebilir doğanın outdoor faaliyetleri için vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz. Ekoloji serimizle başlayan doğa ve doğa koruma yazılarımız devam ediyor. Doğada Yapılan Sportif Etkinliklerde Çevresel Sürdürülebilirlik başlıklı makaleye dayanan bu yazımızda doğa sporlarının doğanın sürdürülebilirliğine etkilerini tartışacağız. Ekoturizmin ilkeleri nelerdir, sürdürülebilir ekoturizm, doğaya dayalı turizm ve macera turizmi nedir başlıklı yazılarımıza da göz atabilirsiniz. 

Bu yazımız Funda KOÇAK, Velittin BALCI tarafından yazılan “Doğada Yapılan Sportif Etkinliklerde Çevresel Sürdürülebilirlik” (Ankara Üniversitesi Çevrebilimleri Dergisi) makalesine dayanmaktadır.

Outdoorun / Doğa Sporlarının Doğaya Etkileri Nelerdir?

Doğada yapılan etkinliklere katılanların doğal alanlarda meydana getirebilecekleri etkilerin özelliklerini aşağıda belirtildiği şekilde irdelenmiştir:

Outdoor ve Doğa

Etkiler değişik boyutlardadır: Doğada yapılan etkinliklere katılanların çevreye verebilecekleri etkilerin boyutları farklıdır. Bu farklılık makro ya da mikro düzeyde olabilir.

Kullanım etki yaratır: Tüm eğitsel çabalara rağmen insanlar, doğal alanlarda gerçekleştirdikleri etkinlikler sırasında çevreye dolaylı ya da dolaysız pek çok etkide bulunurlar. Kullanıcıların çevreye çöp atması gibi davranışlar dolaysız etki olarak değerlendirilirken kullanıcıların “ekolojik maliyetleri” dolaylı etki olarak değerlendirilir.

Kullanım etkileri zamana bağlıdır: Birçok durumda doğal alan kullanımından kaynaklanan olumsuz etkilerin büyük bir bölümü kullanımın başlangıcında gerçekleşir.

Faaliyetlerinin türleri önemlidir: Doğal alanlarda faaliyetlerin türü, kullanıcı sayısı kadar önemlidir. Ateş yakmak, ata binmek gibi faaliyetler bazı alanlarda olumsuz etkileri nedeniyle sınırlandırılmaktadır.

Dağcılık ve Doğaya Etkisi:

Son yıllarda tüm dünyada dağcılık ve dağ turizmine olan ilgi artmaktadır. Hassas ekosistemler olan dağlık alanlardaki doğal kaynaklar doğru kullanılmadığı takdirde doğal çevre zarar görmektedir. Değişik ülkelerdeki dağlarda bunun pek çok örneği gözlenmektedir. Basta Hizalayalar ve Alpler olmak üzere yüksek dağlardaki doğal çevre sorunları ciddi boyutlara ulaşmıştır.

Dağlarda ortaya çıkan bu sorunların ana kaynağı öncelikle bu alanları turizm/rekreasyon amacıyla kullanan dağcıların kendisi, ikinci olarak da turizm hareketinin içinde yer alan diğer kişi ve kuruluşlar olarak görülmektedir. Buradan hareketle dağcılık ve dağ turizminin çevresel yönleri ve iyi bir planlama yapılmadığında çevre üzerindeki etkileri ayrıntılı olarak görülmektedir.

Doğa Sporlarının Doğaya Etkileri:

Spor faaliyetlerinin ormanlara verdiği diğer bir zarar da, doğada doğa sporları faaliyetleri (hiking, trekking, kampçılık vb.) sırasında çok sık görülen ateş kullanımı dikkatsizliği ve bunun yol açtığı orman yangınları biçiminde kendini göstermektedir.

Bunun yanında özellikle araçların düzensiz olarak orman alanı içinde dolaşmaları ve gerçekleştirilen yoğun doğa sporu etkinlikleri üst toprağı sıkıştırarak toprak geçirgenliğini azaltması nedeniyle doğal ortamın doğrudan veya dolaylı olarak tahribine neden olmaktadır.

Kıyı bölgelerde ve göl kenarlarında, yoğun etkinlik nedeniyle sahil kumları, otomobil ve insan çiğnemeleri sonucu erozyon başlatmakta ve kumlar tarım arazilerine akarak, onların verimsizleşmelerine neden olmakta, aynı zamanda göllerde olumsuzluklara yol açmaktadır.

Doğada Yapılan Etkinliklerde Sürdürülebilirliğin Sağlanması

Hiking ve doğa

Doğaya yapılan sportif etkinliler doğal eko-sistemleri doğrudan etkileyebilmektedir. Bu tür etkinlikler planlanırken hedeflenen sonuç, genel olarak sporcuların ve katılımcıların en yüksek derecede doğadan faydalanmalarını sağlamak, aynı zamanda da eko-sistemlerin zarar görmesini sınırlandırmak ve hatta önlemektir. Sürdürülebilir düzenleme, doğal çevrenin korunmasında önemli kazançlar sağlarken ve doğal alanlarının kullanım potansiyelini de artıracaktır.

Çevre ve sürdürülebilir gelişim bakış açısıyla değerlendirildiğinde, doğada yapılan etkinliklerin planlanmasında uyulması gerekenler genel öneriler halinde su şekilde sıralanabilir:

Doğa Sporlarında Önceden Etkinlik planı yapılmalı:

Ziyaret edilecek bölgede uyulması gereken kurallar bilinmelidir. Ani hava değişimleri, acil durumlar ve tehlikeli durumlar için hazırlıklı olunmalıdır. Etkinlik süresinde tamamlanmalı, gereksiz yere uzatılmamalıdır. Atık miktarını en aza indirmek için ambalajı tekrar kapatılabilen besinler tercih edilmelidir. Ziyaret edilecek alandaki kamp kuralları ve koşulları önceden kontrol edilmelidir. Önceden izin alınıp alınmaması gerektiği bilinmelidir.

Doğa sporlarında Grup büyüklüğüne karar verilmeli:

Bazı koruma kapsamındaki bölgelerde aynı anda sınırlı sayıda insanın ziyareti kabul edilir. Doğada yapılan bir etkinlik için aynı alanda önerilen grup büyüklüğü en fazla sekiz kişiden olumsalıdır.

Doğa Aktivitelerinde Fauna korunmalı:

Hayvanlar uzaktan izlenmeli, dokunulmamalı ve kovalanmamalıdır. Hayvanlar beslenmeye çalışılmamalıdır. Çünkü hayvanlar beslemek onların sağlıklarına zarar verip davranışlarını değiştirirken, predatörlerine ve diğer tehlikelere karsı onları ortaya çıkarmaktadır.

Outdoor ve doğa

Gıdalar, erzaklar ve güvenli bir biçimde depolanarak hayvanların onlardan uzak durması sağlanmalıdır. Çiftleşme ve yuvalama ve yavrularını besleme gibi yaban hayatı için hassas olan dönemlerde onları özellikle rahatsız etmekten kaçınılmalıdır.

Doğa Aktivitelerinde Habitat korunmalı:

Tek sıra halinde yürüyüş, binicilik, araba kullanımı gibi etkinlikler nedeniyle ortaya çıkan erozyondan bitkilerin ve çamurdan oluşmuş bile olsa patikaların tahribatından kaçınılmalıdır. Kültürel, tarihi yapılar ve eserlere dokunulmamalı böylece geçmiş korunmalıdır. Taşlar, bitkiler ve diğer doğal nesneler nasıl bulunduysa öyle bırakılmadır. Sabunlar, deterjanlar, petrol, yağlar, böcek ilaçları ve güneş koruyucuları gibi her türlü kimyasal maddenin suyollarını kirletmesinden kaçınılmalıdır.

Doğa Sporlarında Su yolları ve göller korunmalı:

Akarsu kenarları korunmalı, kamp alanı akarsulardan ve akış yönlerinden en aza 50 metre uzakta olmalıdır. Duş alırken ya da bulaşıkları yıkarken, su akarsulardan ve akış yönlerinden uzağa taşınmalı ve az miktarda toprakta çözünebilen sabun kullanılmalıdır. Hijyen alanı olarak göl ve suyollarından en az 100 metre uzaklıktaki alanlar kullanılmalıdır.

Kamp yeri seçimi Nasıl Yaplılr?

Kamp alanında çadır kurmak için düz ve dayanıklı bir yüzey seçilmelidir. Hassas çimlerin ya da yeniden canlanması uzun zaman alacak habitatların bulunduğu alanlara çadır kurmaktan kaçınılmalıdır.

Kamp Yapmak: Atıkların uzaklaştırılması:

Kamp yerinden ayrılmadan önce kamp alanı ve etkinlik alanları incelenmeli çöpler toplanmalıdır. Kamp alanından ayrılırken, alanın ilk geldiğinizden günden daha temiz olmasına dikkat edilmelidir. Eğer tuvalet yoksa katı atıkları su alanlarından ve akış yönlerinden en az yüz metre uzakta 15cm derinliğe gömmek gereklidir. Hijyen ürünleri kesinlikle toprağa gömülmemelidir.

Yaban Hayata Saygılı Olun

Kamp Ocakları ve Ateş Kullanımı:

Ziyaret edilen bölge koşulları aktive öncesinde kontrol edilmeli ateşe izin verilip verilmediği öğrenilmelidir. Açık bir ateş yerine yemek pişirmek için gaz ocağı ya da hafif yakıtlarla çalışan ocaklar kullanılmalıdır. Açık ateş kullanılacaksa bir ateş simidi ya da çukuru kullanılmalıdır. Ateş küçük tutulmalı, bitkilerden ve çadırlardan uzakta tutulmalıdır. Kamp çevresinde canlılar için hayati önemi olan ölü odun parçaları toplanmamalı, kamp yerinden ayrılmadan önce yakılan ateş mutlaka söndürülmelidir. Yangın tehlikesi olduğundan ateş kesinlikle aydınlatma olarak kullanılmamalıdır.

Doğa Aktivitelerinde Başkalarına Saygılı Olma:

Sizin hakkınız olduğu kadar diğer ziyaretçilerinde açık alanlarda eğlenceli vakit geçirmeleri için onlara saygılı olun. Açık alanlara ve diğer kullanıcılara karsı saygılı olun. Yüksek ses ve gürültüden kaçının. Doğanın sesinin etrafa hakim olmasına izin verin.

Doğada yapılan sportif etkinliklere katılım bugün olduğu gibi, gelecekte de büyük kitleler halinde devam edecektir. Doğal alanların bu kullanımdan olumsuz etkilendiği de bilinen bir gerçektir.

Doğa da yapılan sportif etkinliklerde sürdürülebilirlik uygulamaların hayata geçirilmesi bu açıdan önem taşımaktadır. Doğada yapılan etkinliklerde sürdürülebilirliğin sağlanmasında yukarıda sıralanan önemli noktalar ilkeler haline getirilerek bütün etkinlik katılımcılarında farkındalık sağlanmalıdır.

Outdoorun Sürdürülebilirliği:

Doğada yapılan etkinliklerin ekonomik, sağlığı koruyucu, kültürel etkilerinden uzun süre yararlanmak için, çevresel uyumun sağlanması gerekmektedir. Sürdürülebilirlik uygulamalarında hedeflenen amaç, mutlak koruma alanlarında yer alan kaynak değerlerinin korunması ve bozulmadan gelecek nesillere aktarılmasıdır. Doğayı etkilemek yerine doğa ile uyumlu olmayı hedef alan ve doğaya zarar vermeksizin ondan faydalanmaya çalışan bir yaklaşımın benimsenmesi gerekmektedir.

Bu ise doğada yapılan etkinliklerin hammaddesinin korunması anlamına gelmektedir. Orman dokusuna sahip alanların ve dağların yoğun kullanımdan olumsuz yönde etkilendiği açıkça görülmüştür. Bu etkileri ortadan kaldırmak için aşağıdaki sürdürülebilirlik ilkelerine uyulması gerekmektedir:

  • Biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik hukuksal ve kurumsal düzenlemeler yapılması.
  • Endemik ve tehlike altındaki flora ve fauna türleri ile bunların yasama ortamlarının korumasına yönelik yönetim planları hazırlanması.
  • Doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir kullanımı için toplumun her seviyesinde doğa koruma kavramları ve prensipleri ile ilgili eğitim sağlanması.
  • Tüm korunan alan kullanıcıları ile işbirliği yapılarak halkın çevre korumaya ilişkin bilincinin arttırılması.
  • Kaynakların sürekli ve dengeli kullanımı sağlanmalıdır; doğal sosyal ve kültürel kaynaklar, koruma-kullanma dengesi sağlanarak kullanıma açılmalıdır.
  • Aşırı tüketim ve atık miktarı azaltılmalıdır; çevresel tahribatın restorasyon maliyeti, atık miktarı ve aşırı tüketim azaltılmalıdır.
  • Planlama ile doğada yapılan etkinliklerin gelişimi bütünleştirilmelidir; turizm, ulusal ve yerel stratejik planlama ve çevresel etki değerlendirme yapısı altında geliştirilmelidir.
  • Çeşitlilik korunmalıdır; doğal, sosyal ve kültürel çeşitlilik korunmalı ve değerleri arttırılmalıdır.
  • Yerel toplumla sürekli bir iletişim sağlanmalıdır; sürdürülebilirlik ilke ve politikalarından yerel toplum bilgilendirilmeli ve onların desteği sağlanmalıdır.
  • Sürekli inceleme ve analiz çalışmaları yapılmalıdır; etkili veri toplama ve analizleri ile araştırma devam ettirme ve izleme çalışmaları yapılarak, ortaya çıkan sorunlara hemen çözümler geliştirilmesi sağlanmalıdır.
  • Doğada yapılacak olan motor yarışları, bisiklet yarışları, kampçılık gibi etkinlikler tasarlanırken bulunulan bölgenin doğal şartlarına (iklim, toprak, fauna, flora, tomografik durum, vb.) zarar vermeyecek nitelikte planlanmalıdır.
  • Doğada yapılan moto-kros, su kayağı, araba yarısı gibi dallarda hava kirliği, toprak kirliliği ve bunlardan kaynaklı su kirliliğini en aza indirmek için benzinli ya da dizel araçlar yerine doğal gaz ya da güneş enerjisi ile çalışan araçlar kullanılmalıdır.
  • Spor alanlarında zirai ilaçların kullanımını azaltmak ve uzaklaştırmak flora ve fauna üzerindeki baskıyı azaltırken yer altı ve yer üstü sularının da korunmasına yardımcı olur.
  • Daha iyi bir ulaşım planın yapılması özel araç ihtiyacının azalmasını sağlarken, trafik sıkışıklığının azaltır. Bu durum da yeni yollar ve araba park yerlerinin yapılması gerekmez.
  • Böylelikle gürültü, hava kirliliği, doğal kaynak tüketimi ve yeşil alan kayıpları engellenebilir.

Outdoor Aktivitelerinde Doğayı Koruyalım:

Sonuç olarak doğada yapılan etkinlikler yukarı da bahsedildiği gibi sadece doğa sporları ile sınırlı kalmamaktadır. Bu çok çeşitli etkinliklerin uygulama prensiplerini devlet ve özel kuruluşlar, organizasyonlar ve katılımcılar sürekli denetim altında tutarak çevresel sürdürülebilirliğe destek vermelidirler.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir. Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında bize yazın. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Outdoorun Sürdürülebilirliği / 1

Outdoor Türkiye:

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak sürdürülebilir doğanın outdoor faaliyetleri için vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz. Ekoloji serimizle başlayan doğa ve doğa koruma yazılarımız devam ediyor. Doğada Yapılan Sportif Etkinliklerde Çevresel Sürdürülebilirlik başlıklı makaleye dayanan bu yazımızda doğa sporlarının doğanın sürdürülebilirliğine etkilerini tartışacağız. Ekoturizmin ilkeleri nelerdir, sürdürülebilir ekoturizm, doğaya dayalı turizm ve macera turizmi nedir başlıklı yazılarımıza da göz atabilirsiniz. 

Bu yazımız Funda KOÇAK, Velittin BALCI tarafından yazılan “Doğada Yapılan Sportif Etkinliklerde Çevresel Sürdürülebilirlik” (Ankara Üniversitesi Çevrebilimleri Dergisi) makalesine dayanmaktadır.

Doğa sporları nelerdir sorusunun cevabını Outdoor Aktiviteleri Nelerdir başlıklı yazımızda daha önce vermiştik. Outdoor sporları ile ilgili olarak yazdığımız makalelere devam ediyoruz. Outdoor Türkiye sloganıyla yayına başlayan sitemize olan ilgi her geçen gün artmaktadır. Artan bu ilgi için tüm outdoor aktivistlerine ve doğa sporları sektör bileşenlerine teşekkür ediyoruz.

Bu konuyu tek makalede çok uzun olacağı için 2 ayrı yazı ile yayınlıyoruz. Bu yazımızda çeşitli outdoor tanımları / kullanımları, sürdürülebilirlik kavramı ve outdoor / doğa sporlarının çevreye etkilerini açıklayacağız. İkinci yazımızda ise Outdoorun doğaya etkilerini detaylı olarak başlıklar halinde inceleyip, doğanın korunması için dikkat edilmesi gereken hususları açıklayacağız.

Outdoorun Sürdürülebilirliği:

Outdoor Ne Demektir?

Outdoor Türkiye

Outdoor Ne demektir sorusunu cevabını uzun bir makale ile yazmış, çeşitli outdoor tanımlarını vermiştik. Doğada yapılan sporlar için İngilizcede outdoor kavramı kullanılmakta olup, outdoor kavramı dilimizde de kullanılmaya başlanmıştır ve her geçen gün kullanımı artmaktadır.

Outdoor, doğa sporları, boş zaman aktiviteleri ve rekreasyon gibi kavramlar çoğunlukla birbiri yerine kullanılmakta olup outdoor Türkiye sayfası olarak bu keşmekeşin de önüne geçmeyi amaçlıyoruz.

Outdoor Aktiviteleri / Doğada Yapılan Sportif Etkinlikler;

Outdoorun etkileri

Doğada yapılan sportif etkinler;

  • Outdoor,
  • Outdoor aktiviteleri,
  • Doğa sporları,
  • Açık alan rekreasyonu,
  • Macera sporları,
  • Macera rekreasyonu, olmak üzere içinde bulundurdukları risk faktörlerine ve kullanılan yardımcı unsurlara bağlı olarak değişik isimlerle sınıflandırılmıştır.

Doğa yürüyüşü, kampçılık, balıkçılık, kano, kayak, at biniciliği, golf, su kayağı, motor sporları, hava sporları gibi geniş etkinlik yelpazesi yoluyla katılımcıların doğal çevre ile etkileşime girmelerine açık alan rekreasyonu adı verilmektedir.

Doğa sporları ise açık alan rekreasyonun sadece insan gücü ile oluşturulmuş halidir. Başka bir tanıma göre ise doğa sporları insanın sahip olduğu bilgi, beceri ve kondisyonu ile hiçbir motor ve hayvan gücü desteği alınmaksızın, doğanın var olan potansiyel zorluk ve risklerine karsı mücadele etme ve yasamı sürdürme etkinlikleri seklinde ifade edilmektedir. Yani ekstrem outdoor aktiviteleri için doğa sporları tanımı kullanılabilir. 

Açık alan Etkinllikleri

Doğa sporları yani outdoor aktiviteleri kaya tırmanışı, dağcılık, mağaracılık, yürüyüş, kampçılık, kayak, su altı sporları, oryantiring, bisiklet, yelken, kano, akarsu kapalı kanosu, rafting (salcılık) gibi doğal alanda yapılan pek çok sporu ve etkinliği kapsamaktadır.

Doğa sporları etkinlikleri, motor gücü desteği alan moto-kros, kar motoru, araba yarısı, motorlu tekne gibi etkinlikleri, benzer şekilde hayvan gücü desteği alan; ata binme, köpekli kızak gibi etkinlik alanlarını içermemektedir.

Tüm bunlar kesinlikle bir açık alan rekreasyonu olmasına karşın, doğa sporları etkinliklerine genelde eşlik eden insan gücü desteğinin kısıtlı, doğal çevreyle verilen en az etki felsefesinden uzaktırlar.

Yüksek dağ tırmanışı, kaya tırmanışı, oryantiring, mağaracılık, dağ bisikleti, kürek, yüzme, sörf, sualtına dalma, yelken, rafting, alp kayağı, kuzey kayağı, tur kayağı, snowboard, paraşüt, hand glading, cliff jumping ve yamaç paraşütünü doğa sporları olarak ele alan çalışmalar da vardır.

Dağcılığın doğaya Etkileri

Doğa Sporları Nedir?

Buradan hareketle doğa sporları insanın sahip olduğu bilgi, beceri ve kondisyonu ile hiçbir motor ve hayvan gücü desteği alınmaksızın, doğanın var olan potansiyel zorluk ve risklerine karsı mücadele etme ve yaşamı sürdürme etkinlikleri olarak tanımlanabilir.

Açık alan rekreasyonu

Macera Rekreasyonu:

Ekstrem Outdoor sporlar da denilebilecek macera rekreasyonu veya macera turizmi / sporları ise sonuçların kesin olmadığı ve bu sonuçların katılımcılarca etkilendiği, genellikle doğal bir çevrede gerçekleştirilen, algılanan veya gerçeklesen tehlike elemanlarını kapsayan rekreasyonel faaliyetlerdir.

Outdoorun Doğaya Etkisi:

Tüm bu tanımlardan sonra outdoor, açık alan rekreasyonu, doğa sporları, macera rekreasyonu ve macera sporlarını içe alan doğada yapılan sportif etkinlikleri havada, karada ve suda yapılanlar seklinde sınıflayabiliriz. Bu baslıkların altında yer alan etkinliklerin çeşitleri gün geçtikçe artmaktadır.

Çeşitli Outdoor Tanımları:

Outdoor Ne demek Türkçe sorusu çok fazla sorulmaktadır. Yukarıdaki çeşitli outdoor tanımlarından da anlaşıldığı üzere doğa sporları, Macera sporları, macera rekreasyonu, Doğada yapılan sportif etkinler, Outdoor, Outdoor aktiviteleri, Açık alan rekreasyonu, ekstrem sporlar kavramı dilimizde birbirine yakın ve çoğunlukla karıştırılan ve/veya birbirinin yerine anlamlarda kullanılmaktadır.

Türkçe kullanımı ile ilgili yazımızda Outdoor alanında literatür oluşturma noktasında sıkıntılar olduğunu belirterek yukarıda sayılan bütün kelime, kavram ve terimleri kapsayan bir kelime olarak dilimizde de kullanılan outdoor kelimesini tercih ettiğimizi söylemiştik.  

Outdoor Mekanları

Dolayısıyla yukarıdaki bütün kavramların yerine outdoor kelimesi veya outdoor aktiviteleri kavramını kullanıyoruz, kullanacağız.

Outdoor Mekanları:

Ormanlık ve dağlık alanlar nitelik ve nicelik açısından en fazla öneme sahip açık hava spor kaynaklarının başında gelmektedir. Bu nedenle her türlü doğa sporu etkinlik alanlarında sürdürülebilirlik yaklaşımında bu alanları öncelikle dikkate almak önemlidir. Çünkü bu alanların ekolojik dengenin sağlanmasında ve bozulmasında anahtar rolü, sürdürülebilirlik kavramıyla örtüşmektedir.

Kullanımdan doğan atıklar ve kirlenme, doğanın kendini yenileme yeteneğini ortadan kaldırmaktadır. Çünkü çevre kirliliğinin oluşmasında temel neden; doğanın insan etkinlikleriyle ortaya çıkan atıkları kendiliğinden giderme yeteneğinin bozulmasıdır.

Sürdürülebilirlik Kavramı ve Tanımı

Sürdürülebilirlik

Ekonomi, turizm, mimari, tarım gibi pek çok alanda sıkça kullanılan sürdürülebilirlik kavramı, toplumun sosyal, kültürel, bilimsel, doğal ve insan kaynaklarının tümünün etkin kullanımını sağlayan ve buna saygı duyma temelinde dayanan katılımcı bir süreç olarak tanımlanmaktadır.

Sürdürülebilirliğin esası; doğal kaynakların verimli kullanılmasına, atıkların azaltılmasına, kaynakların geri dönüşümünün sağlanmasına, gelecek nesillerin ihtiyaçlarına cevap verecek ve çevrenin sürekli şekilde korunmasına dayanmaktadır.

Sürdürülebilirlik Ne Demektir?

 “Sürdürülebilirlik” kavramı ilk kez 1970’li yıllarda kullanılmasına rağmen “1987 yılında Birleşmiş Milletler sponsorluğundaki Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nun (WCED) yayınladığı “Ortak Geleceğimiz” raporunda resmi olarak tanımlanmıştır. Rapor geneli itibariyle dünyayı tehdit eden çevresel sorunlar ve bu sorunların çözümü için ulusal ve uluslararası düzeyde yapılması gerekenlerin sunumu niteliğindedir.

Üzerinde çokça tartışılmakla beraber, bu raporda yer alan sürdürülebilir gelimse tanımı, dünyanın geleceği konusunda genel bir görüş getiren oldukça kullanışlı bir tanımdır: sürdürülebilirlik raporda “günümüzün gereksinimlerini, gelecek nesillerin kendi gereksinimlerini karşılayabilme yeteneklerinden ödün vermeden karşılayan kalkınma” olarak tanımlanmıştır.

Raporda sürdürülebilir gelişme için hedefler şu şekilde sıralanmıştır:

  • Önemli çevre ve gelişme sorunlarını yeniden incelemek ve bunlarla ilgili gerçekçi önerilerde bulunmak,
  • Bu sorunlarla ilgili gereken düzenlemeleri gerçekleştirebilecek politikalar oluşturmaya katkı sağlayacak, uluslararası işbirliği yöntemleri geliştirmek,
  • Gönüllü kuruluşların, bireylerin, is çevrelerinin, enstitülerin ve hükümetlerin konuya ilgisini artırmak
  • İnsan ihtiyaçlarının karşılanması,
  • Bölge halkının ve turistlerin bugünkü gereksinimleri karşılanırken, geleceği korumak ve değerini arttırmaktır.
doğa Sporlarının Çevreye Etkileri

Bu hedeflere ulaşırken, kültürel bütünlüğü sağlayan, biyolojik çeşitliliği arttıran ve canlıların yaşamını destekleyen, ekonomik, sosyal ve estetik ihtiyaçları karşılayan kaynakların yönetiminin planlaması, oldukça önem kazanmaktadır.

Çevresel sürdürülebilirlik kurum ve kuruluşların üretimlerinde ve tesis planlamalarında, atıkları ve zararlı salınımları en aza indirmek, kaynakların kullanımında verimliliği artırmak ve ülke kaynaklarından gelecek nesillerin üst düzeyde yararlanmalarını sağlamak olarak tanımlamıştır.

Geri Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik:

Sürdürülebilirlik nedir?

Malzeme kullanımını ürün yapımıyla ilgili sanayilerin atıklarını azaltmak, daha az paketleme yapmak ve var olan ürünleri koruyarak ömürlerini uzatmak azaltma stratejisinin temelini oluşturmaktadır.

Yeniden kullanım stratejisi ise bir ürünün aynı döngü içinde tekrar kullanımını ön görmektedir. Cam şişelerin toplanması, içecek dağıtıcısında yıkanması ve içecek için tekrar kullanılması, yeniden kullanım stratejisi için örnek oluşturmaktadır. Geri dönüşüm stratejisi ise, ürünlerin atık malzemelerden tekrar üretilmesi temeline dayanmaktadır. Atık kâğıtların yeni kâğıt ürünlerine dönüştürülmesi, atık şişelerin tekrar cam haline dönüştürülmesi geri dönüşüm stratejisine örnek olarak verilmektedir.

Sürdürülebilirlik stratejileri çevresel sürdürülebilirliği sağlama oldukça önemlidir ve etkin bir biçimde kullanılması gerekmektedir.

Çevresel Sürdürülebilirlik:

Sürdürülebilirlik kavramı 1980’lerden itibaren uluslararası çevresel tartışmalarda kalkınma, uygulamalı bilim, çevresel ve uluslararası politika alanlarında çok yönlü olarak incelenen ve odak noktası haline gelmiş olan bir kavram olmasına rağmen kalkınma stratejilerinin sonuçları konusunda ya da anlamı ve tanımı üzerine çok az fikir birliği sağlanmış bir kavramdır.

Sürdürülebilirlik sadece çevre korumanın ön plana çıktığı bir gelişme anlayışını ifade etmemekte, gelişmeye iliksin bütün ekonomik, malî ve ticari politikaların; ekonomik, sosyal ve çevre ile ilgili açılardan uyumlaştırıldığı bir süreç olarak karsımıza çıkmaktadır.

Yukarıda görüldüğü gibi çok boyutlu bir kavram olan sürdürülebilirliğin en çok önem taşıyan yönünün çevre ile ilgili olduğu ifade edilebilir. Çünkü doğal çevre üzerindeki yaratılan herhangi bir olumsuzluk bir daha geri dönülemez şekilde tüm canlıların yaşamını tehdit etmektedir.

Doğa Sporlarında Sürdürülebilirlik:

Doğada yapılan spor etkinliklerine olan talebin artması doğal çevre üzerinde artan bir baskı oluşturmakta ve mikro ve makro düzeyde önemli çevre sorunlarına yol açmaktadır. Doğal alanlarda sürdürülebilirlik yaklaşımının benimsenmesi ve doğal çevrenin korunması, kapsamlı bir planlamayı ve planlanan alanda kaynakların doğru yönetimini gerektirmektedir.

Sürdürülebilirlik açısından değerlendirildiğinde doğada yapılan spor etkinliklerinin daha özel yaklaşımlar gerektirdiği açıktır. Günümüzde artan kentlileşme ile kentsel mekânlardaki mevcut rekreasyon ve spor alanlarıyla/tesisleriyle hareket yaşantısını sürdürmeye çalışan kent insanı giderek artan bir istekle, bu suni mekânlardan uzaklaşmayı isteyerek doğaya açılmayı yeni bir etkinlik biçimi olarak benimsemektedir. Outdoor şehirleşmenin ürünüdür.

Bu istek içinde rutinden kaçış, gürültüden ve kentsel kirlilikten uzaklaşma vb. gibi birçok nedenin yanında, yeni heyecan ve gerilim arayışları da göze çarpmaktadır. Doğada yapılan sportif etkinlikler / outdoor aktivitelerine yukarıdaki içerikten dolayı da gittikçe artan bir arz ve talep yaratmaktadır. Bu talebin artmasında ulaşım fırsatlarının artması, etkinlikler için farklı malzeme üretimi ve pazarlanması da dikkate değer unsurlardır.

Sürdürülebilirlik kavramının çevresel yönü insan faaliyetlerinin içinde yer aldığı doğal çevre ile ilişkilidir. Eğer ihtiyaçlar sürdürülebilir bir çevrede karşılanacaksa, dünyanın doğal kaynakları korunmalı ve güçlendirilmelidir.

Bu nedenle enerjinin ve yenilenemeyen malzemelerin küresel ölçekte hızla tüketimi karsısında, kaynak kullanımında yeni bir yaklaşım oluşturulması sürdürülebilirliğin diğer bir temel bileşenidir. Bu yeni yaklaşım, günümüzde sürdürülebilirlik stratejileri olarak karsımıza çıkmaktadır. Sürdürülebilir kaynak kullanımın temek stratejileri; sürdürülebilirliğin 3R’si olarak da ifade edilen azaltma (reduction), yeniden kullanım (reuse) ve geri dönüşümdür (recycling).

Doğa Sporlarının Doğaya Etkileri:

Bu konu hakkında daha önce detaylı bir yazı yazmıştık. Bu yazıyı Outdoorun Çevreye Etkileri başlıklı yazımızın devamı olarak da okuyabilirsiniz. Doğada yapılan etkinlikler sonucunda doğaya verilen zararlar;

Sürdürülebilir Doğa
  • Gürültü kirliliği,
  • Su kirliliği,
  • Çöp üretimi ve bunların uzaklaştırılmasında karşılaşılan sorunlar,
  • Kanalizasyon sorunları,
  • Kış sporları alanlarındaki binalardan dolayı görsel kalitenin bozulması,
  • Tırmanış için kayaların işaretlenmesi ve boltlanması,
  • Aşırı kullanıma bağlı olarak: patikaların bozulması,
  • Taşıt kullanımı sonucu oluşan hava kirliliği,
  • Bitki örtüsünün tahribi seklinde sıralanabilir.

Bu nedenle her türlü doğa sporu etkinlik alanlarında sürdürülebilirlik yaklaşımından hareketle bir dizi önlemler alınmalıdır.

Doğada Yapılan Sportif Etkinliklerin Doğal Çevre Üzerindeki Etkileri

İnsan çevresiyle uyum içerisinde ve belli bir dengenin sağlanmasıyla yaşamını sürdüren, ancak bazı durumlarda dengeyi bozabilen bir varlıktır. İnsan ile çevresi arasındaki dengeyi sağlayan koşullar bozulmaya başlayınca, insanların gerekli bir takım önlemleri alma zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.

Çünkü doğada yapılan sportif etkinliklerin ham maddesi olan doğal çevrenin olumsuz etkilenmesi bu sporların sürdürülebilirliğini de tehlikeye sokmaktadır.

Doğa sporları etkinlikleri de, etkinlik çeşidine göre, doğal alanlarda birçok ekolojik bozulmalara neden olabilmektedir. Doğada yapılan etkinliklerin kendilerine özgü ihtiyaçlarından kaynaklanan pek çok olumsuz çevresel etkisi ortaya çıkmaktadır. Bu etkiler doğal alanlarının kullanım süresine, sıklığına ve yapılan yanlış uygulamalara göre değişik boyutlarda olmaktadır.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir. Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında bize yazın. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çevreci Sivil Toplum Örgütleri

Outdoor Türkiye:

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak sürdürülebilir doğanın outdoor faaliyetleri için vazgeçilmez olduğunu düşünüyoruz. Ekoloji serimizle başlayan doğa ve doğa koruma yazılarımız devam ediyor.

Ekoturizmin ilkeleri nelerdir, sürdürülebilir ekoturizm, doğaya dayalı turizm ve macera turizmi nedir başlıklı yazılarımıza da göz atabilirsiniz. Outdoor’un Felsefesi başlıklı yazımızda Aristo’dan İbni Haldun’a giden yolda felsefe ve outdoor ilişkisini, Outdoor’un sosyolojisi yazımızda ise outdoor aktivitelerine katılan bireylerin akademik incelemelerini ortaya koymuştuk.

Doğayı Ve Çevreyi Koruyan Sivil Toplum Örgütleri

Türkiye’de faaliyet gösteren çevreci sivil toplum örgütleri aşağıdaki liste ile sınırlı değildir. Aşağıdaki listede Türkiye’deki çevreci kurum ve kuruluşların belli başlı, uzun zamandır faaliyet gösteren, kurumsallaşmasını tamamlamış veya en aktif olanları yer almaktadır.

Şunu ifade etmek gerekir ki Türkiye’deki çevreci kuruluşlar bu liste ile sınırlı değildir ve gündemin durumuna göre kurulup dağılan sosyal medya tabanlı çevreci akımlar da son dönemde aktif olarak çalışmaktadırlar. Çevre Koruma vakıfları neredeyse her ilde en azından tabela şeklinde de olsa bulunmakta ise de aktif faaliyet gösteren kurum sayısı çok azdır.

Eğer bu yazıyı okuyan çevreci bir sivil toplum kuruluşu üyesi veya yöneticisi iseniz listeye kurumunuzu ekletmek üzere Outdoor Türkiye sayfası http://www.turkeyoutdoor.org sitesi ile lütfen irtibata geçip, kurumunuzu tanıtan yazınızı gönderiniz.

Ekoloji ve doğa koruma ile ilgili olarak ekoloji başlığı altında topladığımız şu yazılarımıza da göz atabilirsiniz:

Sivil Toplum Kavramı:

Sivil Toplum Kavramı

Küreselleşme çağı denilen günümüzde sivil toplum örgütleri toplumları yönlendiren, çalıştıran emel faktör olarak düşünülmektedir. Son dönemlerdeki popüler kavramlardan birisi olan sivil toplum, sosyolojide de ilgi odağı olmayı başarmıştır.

Sivil toplum, bireylerin kendi arzularıyla oluşturdukları ortak yaşam alanını ifade etmektedir.

“Sivil” sözcüğü, Latince “civis” kökünden türetilmiştir ve “yurttaş veya kenttaş” anlamına gelir. “Sivil toplum” ise, Fransızca’daki “société civile”den gelmektedir. Bütün bu kullanımlarına dayalı olarak, sivil kelimesi, aslında, vatandaş ya da vatandaşlık kelimesi ile eş anlamlı olmaktadır. Bir bakıma buradaki anlamıyla, sivil toplum, yurttaşlar toplumu olmaktadır.

Esas olarak, sivil toplum nedir diye düşünüldüğünde, iki kriter söz konusu olmaktadır. Bunlardan birisi, devletin dışında olma; ikincisi ise, kendi içinde demokratik bir işleyişin olmasıdır. Genel hatlarıyla, sivil yönetimin hâkim olduğu toplum olarak tanımlanabilen sivil toplum, bir başka ifade ile, birimi yurttaş olan toplum türü, yurttaşlık düzenidir.

Neo liberal politikalar ile sivil toplum ya da hükümet dışı organizasyonlar daha fazla önem kazanmaya başlamıştır. Dünyadaki bu gelişmeden doğal olarak Türkiye de etkilenmiştir. Fakat Türkiye’de sivil toplum kuruluşları (STK) gelişmiş ve sanayileşmiş toplumlardaki etkinlik düzeyine sahip değildir. Gelişmiş toplumlarda STK’lar toplumda itici güç olarak önemli bir role sahiptir. Türkiye’de, STK’ların yapısının ya zayıf ya da dış ilişkiler sistemine bağımlı olması gerçeğinden dolayı, durumun bu şekilde olduğu söylenemez.

Devlet örgütü dışında, birtakım siyasal, kültürel, ekonomik ve sosyal faaliyetleri yürüten gönüllü kuruluşlara sivil toplum adı verilmektedir. Bütün çağdaş dünya toplumlarında sivil toplum kuruluşları mevcuttur ve mevcudiyetinin ötesinde toplumsal hayattaki ağırlıklarını günden güne daha fazla hissettirmektedirler.

Bir başka ifadeyle, çağdaş toplum olmanın göstergelerinden biri olan STK’lar çok önemli kuruluşlardır. Genellikle, ileri düzeyde sanayileşmiş ve gelişmiş toplumlarda karşılaşılan bu oluşumlar, demokrasinin egemen olup olmaması ile doğrudan bağlantılıdır. ani, demokrasi egemenliği arttıkça sivil inisiyatif grupları, kurum ve kuruluşlarının etkisi artmaktadır. Bu durumun sebebi, halk katılımının sağlanması ile her büyük işin üstesinden gelinebileceği gerçeğine dayanmaktadır.

Sivil Toplum Kavramının Ortaya Çıkışı:

Sivil toplum Kavramı

Gelişmiş toplumlarda sivil örgütlenmenin daha etkin ve yaygın bir biçimde olmasının bir başka sebebi, sivil toplumun çoğunlukla şehirleşmenin olduğu, şehirli insanların, şehirli kimliklerin ortaya çıktığı ve serbest pazarın oluştuğu bir ortamda meydana geliyor olmasıdır. Bunun haricinde, toplumu oluşturan insanların birey olmayı başarıp başaramaması sivil inisiyatifin ortaya konulmasında etkili olabilmektedir.

Batılı toplumlarda, bu birey olma süreci, eskiden var olan aristokrat sınıfa karşı verilmiş bir mücadelenin ürünü olarak sivil inisiyatif gruplarının faaliyetleri ile tamamlanmıştır. Buna karşılık, eski yapılarında aristokrat kesime sahip olmayan toplumlarda, bu sürecin devlet eliyle bir modernleşme projesi şeklinde başlatılabilme mecburiyeti vardır.

Sivil Toplum Örgütlerinin Gücü:

Son dönemlerdeki ilginç değişimi yansıtan sivil toplum olgusu, ekonomiden politikaya, kültürden sosyal hayatın bütün yönlerine kadar geniş bir yayılma alanına sahip olmaya başlamıştır. Bu sebeple, artık, herkesin olayları daha iyi algılayabilmek için, devlet dışı sosyal organizasyonlar olarak da ifade edilebilecek olan sivil örgütlenmeleri dikkate alması gerekmektedir.

Bu gerekliliğin sosyolojik analizler için de geçerli olduğunu söyleyebilmek mümkündür. Dünyadaki yeni gerçekler sivil toplum örgütlerinin; finans kuruluşları, çok uluslu şirketler ve medya ile beraber en önemli güç kaynaklarından biri olduğunu ortaya koymaktadır. Öyle ki, günümüzde, sivil toplum örgütleri, iktidarları belirleyecek ve hatta onların devamlılığını sağlayacak faktörlerden biri olarak rol oynamaktadırlar. Bu gerçekten dolayı, resmi ve gayri resmi platformlarda daha fazla ciddiye alınmaktadırlar.

Sivil Toplum Örgütlerinin Sosyal ve Siyasal Rolleri:

Günümüz dünyasında sivil örgütlenmeler, iktidarlar ile güç paylaşan rollere sahip oldukları gibi, yeşil örtü kampanyası, hayvanları koruma kampanyası, Avrupa Birliği projeleri, sokak çocuklarını koruma projeleri vs. gibi çok yönlü projeler ile de sahneye çıkabilmektedirler.

Sivil Toplum Örgütlerine Katılım Motivasyonu:

Sivil örgütlenmenin esasında dostluk, arkadaşlık, birlikte bir şeyler başarma duygusu, kollektiflik ve insanların gönüllü olarak bir araya gelip bir şeyler yapmaya çalışması gibi etkenler vardır.

Sivil toplum ve Demokrasi

Bir sinerji ve güç birliği duygusunu içeren sivil toplum, insanların tek tek yapamadıkları şeyleri beraber yapması anlamına gelen bir şey. O anlamda, sivil toplum, bir birlikteliği, gönüllülüğü, dayanışmayı temsil ediyor.

Bu sebeple, bu tür kuruluşlar, büyük oranda, faydacı ve paracı olmaktan çok dayanışmacı, gönüllü ve idealist çalışma yapabilecek insanlardan kadro kurmaktadır. Çünkü altından kalkılabilmesi güç olan işleri başarmak için bu bir zorunluluktur.

Sonuç olarak, günümüzde, dünyanın çok önemli olgularından birinin de sivil toplum örgütleri olduğunu söyleyebilmek mümkündür. Çünkü, günümüz dünyasında yaşanılan durumların simgesel ismi olan küreselleşmenin en temel saç ayaklarından birini sivil yapılanmalar oluşturmaktadır.

Sivil Toplum Örgütlerinin fonksiyonları:

  • Sivil toplum kuruluşlarının tespit edilmiş işlevleri şu şekilde sıralanabilir:
  • Kamuoyu oluşturmak yolu ile, bireylerin taleplerinin dile getirilmesine yardımcı olmak,
  • Çoğulcu toplum yapısının oluşumunu sağlamak suretiyle piyasadaki metalaşmaya ve egemen piyasa değerlerine karşı dengeleyici bir unsur olmak,
  • Kendi içlerinde oluşturdukları katılımcı ve çoğulcu bir kültürle beslenmiş ve aynı zamanda yönetim deneyimi de edinmiş bireylerin yetişmesini sağlamak,
  • Pilot projeler üretmek, bu projelere kaynak bulmak ya da bu projeleri uygulamaya geçirmek yoluyla eğitim, sosyal refah ve istihdam konularında hükümet politikalarına paralel ya da alternatif sorumluluklar alabilmek.

Sivil Toplum ve Eylem:

STK’ları adeta var eden faktörler eylemleri / aktiviteleridir. Aktivitesi olmayan STK’nın taban bulması ve doğal olarak da yaşaması mümkün değildir. STK’ları yaşatan aktiviteleri; halk sağlığı ve eğitimi aktiviteleri, sağlık krizlerini ortaya çıkarma, ortak sosyal problemler, çevre olayları, ekonomik değişkenler, gelişme ve ilerleme çalışmaları, kadın sorunları şeklinde gruplandırılabilir.

Çevreci Sivil Toplum Örgütleri:

Hava, su ve topraklarımızın her geçen gün artan oranlarda kirlenmesi ve önemli bir kısmının kullanılamaz hale gelmesi, özellikle büyükşehir ve sanayi bölgelerinin çevre kirliliği sebebiyle yaşanamaz hale gelmesi, ozon tabakasının delinmesi, yerkürenin giderek ısınması, doğal kaynakların hızla tüketilmesi; çevreyi korumak amaçlı çevreci kuruluşlar, dernekler ve vakıfların kurulmasına neden olmuştur.

Çevreci Sivil toplum Kuruluşları:

Çevreci Örgütler

Dünyanın geleceği için çalışan birçok Çevreci sivil toplum kuruluşu bulunuyor. Çevre alanında yıllardır çalışan vakıf ve dernekler küresel ısınma, iklim krizi, temiz gıda, ekolojik yaşam ve sürdürülebilirlik konularında projeler yürütüyor. Destek verebileceğiniz belli başlı ulusal çevreci kuruluşlar ile uluslar arası çevre kuruluşlarının listesini hazırladık. Çevreci kuruluşlar hangileridir, çevreci hareketler nelerdir, çevreci kuruluşlar nelerdir, çevreci kuruluşların amaçları nelerdir, türkiye’deki çevreci kuruluşlar listesi, sivil toplum ne demektir, çevreci sivil toplum kuruluşları nelerdir, ülkemizdeki çevreci kuruluşlar nelerdir, çevreci kuruluşlar hangileridir, Türkiye’de faaliyet gösteren çevreci dernek ve vakıflar nelerdir gibi soruların cevaplarını aşağıdaki yazımızda bulacaksınız. Çevreci siteler ile ilgili ayrıca bir yazı yazacağımızdan burada sadece Çevreci sivil toplum örgütlerinin internet sayfalarını verdik.

Aşağıda ülkemizdeki çevreci kurum ve kuruluşlar Çevreci sivil toplum denilince ilk akla gelen kurum ve kuruluşlardır. Tanıtılan çevreci kurumların isimleri, amaçları ve çevreci sivil toplum örgütlerinin internet sitelerine dayanılarak tanıtılmıştır. aşağıda Türkiye’deki çevreci kurum ve kuruluşlar listesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı haricinde alfabetik olarak sıralanmıştır.

30 Çevreci Kurum ve Kuruluş:

Çevre Bakanlığı

  1.   T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
  2.    Avrupa Çevre Ajansı
  3.    Birleşmiş Milletler Çevre Programı
  4.    Boğaziçi Dernekleri Platformu
  5.    Bölgesel Çevre Merkezi
  6.    Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği
  7.    ÇEKÜD (Çevre Gönüllüleri )
  8.    ÇEKÜL (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı)
  9.    ÇEVKO (Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı)
  10.    ÇEVKOR (Çevre Koruma ve Araştırma Vakfı)
  11.    Deniz Temiz Derneği (TURMEPA)
  12.    Doğa Derneği:
  13.    Doğa ile Barış:
  14.    Doğal Hayatı Koruma Vakfı WWF Türkiye
  15.    Eco-Schools:
  16.    Ege Çevre ve Kültür Platformu
  17.    Hayata Artı Gençlik Programı
  18.    İzmit Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme A.Ş.
  19.    Su Vakfı
  20.   Sürdürülebilir Yaşam Derneği
  21.   TEMA Vakfı
  22.   TÜDAV (Türkiye Deniz Araştırmaları Vakfı)
  23.   TÜRÇEK  (Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu)
  24.   TÜRÇEV (Türkiye Çevre Eğitim Vakfı)
  25.   Türkiye Çevre Vakfı
  26.   Uluslararası Küreselleşme Forumu
  27.   WiserEarth.org :
  28.   WWF Dünya Doğayı Koruma Vakfı
  29.   Yeşil Barış / Greenpeace
  30.   Yeşil Ekran yesil.ntvmsnbc.com/

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı: (https://csb.gov.tr/)

Çevre Bakanlığı

Çevre ve Orman Bakanlığı olarak 01.05.2003 tarihinde kabul edilen ve 08.05.2003 tarih ve 25102 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 4856 Sayılı Yasa ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde, Çevre ve Orman Bakanlıklarının birleştirilmesi suretiyle kurulmuş bir bakanlıktır. Sonrasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı adını almıştır. (https://sifiratik.gov.tr/) adresi üzerinden çevre koruma programı yürütülmektedir.

Misyonu: Doğal çevreyi korumak, sürdürülebilir şehirler ve yerleşmeler oluşturmak üzere; şehirlerimizin kimliğini canlandıran ve yatay mimariyi esas alan planlama, dönüşüm, güvenli yapılaşma, taşınmaz yönetimi ve konut sektörü ile çevreye yönelik tüm hizmetleri düzenleyici ve denetleyici bir anlayışla yapmak.

Vizyonu: Sürdürülebilir Çevre, Medeniyetimizi Yaşatan Şehirler

Amaçları:

  • Çevrenin korunması ve iyileştirilmesi,
  • Kırsal ve kentsel alanda arazinin ve doğal kaynakların en uygun ve verimli şekilde kullanılması ve korunması,
  • Ülkenin doğal bitki ve hayvan varlığı ile doğal zenginliklerinin korunması ve geliştirilmesi,
  • Her türlü çevre kirliliğinin önlenmesi,
  • Ormanların korunması, geliştirilmesi ve orman alanlarının genişletilmesi,
  • Ormanların içinde ve bitişiğinde yaşayan köylülerin kalkındırılması ve bunun için gerekli tedbirlerin alınması,
  • Orman ürünlerine olan ihtiyacın karşılanması ve orman ürünleri sanayinin geliştirilmesi, şeklinde özetlenebilir.

Avrupa Çevre Ajansı

Avrupa Çevre Ajansı

Avrupa Çevre Ajansı, kısaca AÇA (İngilizce: EEA), çevre ile ilgili sağlıklı, bağımsız bilgiler vermekle görevli Avrupa Birliği kurumudur.

Çevre politikalarını geliştirme, benimseme, uygulama ve değerlendirme alanlarında çalışanlar kadar kamu için de önemli bir bilgi kaynağıdır.

Avrupa Çevre Ajansı Tarihçe:

AÇA’yı kuran tüzük Avrupa Birliği tarafından 1990 yılında kabul edildi. Tüzük AÇA’nın yerinin Kopenhag olması kararının hemen ardından 1993’ün sonlarında yürürlüğe girdi. Gerçek anlamda çalışmalara 1994’te başlandı. Tüzük ile birlikte Avrupa Çevre Bilgi ve Gözlem Ağı (EIONET) da kuruldu.

Avrupa Çevre Ajansı Üye ülkeleri

AÇA bir Avrupa Topluluğu kurumu olmasına rağmen üyelik hedefleri paylaşan AB üyesi olmayan ülkelere de açıktır. EEA’nın şu anda 32 üye ülkesi vardır: AB’nin 27 üye ülkesinin tümü, İzlanda, Lihtenştayn, Norveç, Türkiye ve İsviçre. Arnavutluk, Bosna-Hersek, Hırvatistan, Makedonya Federal Yugoslav Cumhuriyeti Sırbistan ve Karadağ da üyelik için başvuruda bulunur.

Türkiye, Avrupa Birliğine giriş sürecinde, Haziran 1999 üyelik başvurusunu yapmış, 18.03.2003 tarih ve 25052 sayılı resmi gazetede anlaşma yayımlanmış, 1 Mayıs 2003 tarihinde de Avrupa Çevre Ajansına tam üye olmuştur.

Avrupa Çevre Ajansı Çevresel Bilgi Ağı:

Çalışmalarda mevcut bilgi örgütlerinden yararlanılır; onlarla iş birliği yapar, çalışmaları Avrupa düzeyinde koordine eder ve aynı işin tekrarlanmasını önlemeye çalışır. Farklı ülkelerden mevcut en iyi çevresel bilgiyi bir araya getirir. Verileri iyice derledikten ve kurumsal ağ (EIONET) aracılığıyla doğruladıktan sonra bilgiler çeşitli yollarla sunduğu raporlarla kullanıcıların ulaşabileceği bir duruma getirilir.

AÇA, EIONET dışında bazı çevreye ilişkin ağlar içerisinde yer almaktadır. Bu ağlar için veri üretmekte, üretilen verileri kullanarak farklı ürünler oluşturmaktadır.

AÇA’nın web sayfasında dijital haritalar üzerinden gerçek zamanlı çevresel bilgiye ulaşma imkânı ve interaktif haritalara ulaşma imkânı da bulunmaktadır. Bunlar;

  • Ozon haritası,
  • Avrupa Kirletici emisyonları haritası,
  • EUNIS_ Biyololojik çeşitlilik veritabanı ve haritası
  • WISE_Su veritabanı ve haritası
  • Seragazı veri tabanı
  • Çevresel teknoloji atlası
  • Hava kirliliği emisyonları veri görüntüleyicisi
  • Arazi Kullanım Durumu haritası
  • Çevre ansiklopedisi
  • Çevre terimleri sözlüğü

AÇA tarafından ilköğretim öğrencilerine yönelik hazırlanan internet üzerinden oynan iki adet de oyun bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi 6-12 yaş grubuna yönelik Honoloko adlı bir oyundur. Honoloko adlı hayali bir adada geçen oyun,çocukların sağlığın ve çevrenin iyileşmesine katkı bulunacak kararları vermesine istemektedir. Burada çocuklara yaptıkları her şeyin çevre üzerinde etkileri olduğunu anlatmaktır.

Diğer bir oyun ise daha kapsamlı 8-17 yaş grubu daha büyük çocuklar için hazırlanan Eco ajan adlı oyundur. Çevre şuurunun zihinlerde küçük yaşlardan itibaren yer etmesinin sağlamak ve duyarlılığı artırmak amacıyla yapılan bu oyunda çevre gönüllüleri çevreyi korumak için teşkilatlanarak maceradan maceradan koşmaktadırlar.

Birleşmiş Milletler Çevre Programı (www.unep.org)

Unep

Birleşmiş Milletler çevre aktivitelerini koordine eden, gelişmekte olan ülkelere çevre politikaları konusunda yardımcı olan ve çevreye duyarlı kalkınma yöntemleri öneren BM kuruluşu. Haziran 1972’deki İnsan Çevresi üzerine Birleşmiş Milletler Konferansı sonrasında kuruldu. Merkezi Kenya Nairobi’dedir.  UNEP’in ayrıca altı bölge ofisi ve çok sayıda ülke ofisi vardır.

Boğaziçi Dernekleri Platformu

Boğaziçi Dernekleri Platformu

Boğaziçi Dernekleri Platformu (Kısa adı: BODEP); İstanbul Boğazı kıyısında bulunan semt derneklerinin 2011 yılında oluşturduğu, merkezi İstanbul’da bulunan bir sivil toplum kuruluşudur. Platforma üye 11 semt derneği bulunmaktadır.

Amacı

Boğaziçi Dernekleri Platformu’nun amacı; İstanbul Boğaziçi’nin doğal ve tarihi kültür varlıklarına sahip çıkmak, korunmasını ve gelecek kuşaklara taşınmasını sağlamaya çalışmaktır.

Platformu oluşturan kuruluşlar (alfabetik sırayla )

  • Anadoluhisarı Turizm Kalkındırma Derneği,
  • Bebekliler Derneği,
  • Belgrad Ormanı Koruma Gönüllüleri Derneği,
  • Beylerbeyililer Derneği,
  • Boğaziçi Arnavutköylüler Derneği ,
  • Büyükdere Çevre, Kültür ve Güzelleştirme Derneği,
  • Emirganı Sevenler Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği (ESD),
  • Kandilli Derneği,
  • Kuzguncuklular Derneği,
  • Rumelihisarı Koruma ve Güzelleştirme Derneği,
  • Sarı Platform Derneği

Bölgesel Çevre Merkezi (www.rec.org.tr)

Rec.org.tr

REC’in en yeni ülke ofisi Mayıs 2004 tarihinde Ankara’da resmi olarak faaliyete geçmiştir. Avrupa Birliği Çevre Ödülleri’nin sekreteryasını yürütüyor.

REC Türkiye, siyasi görüşlerden ve çıkar gruplarından bağımsız, kâr amacı gütmeyen uluslararası bir kuruluş olan Orta ve Doğu Avrupa için Bölgesel Çevre Merkezi’nin (REC) Türkiye’deki temsilcisidir.

10 yılı aşkın süredir ülkemizde faaliyet gösteren REC Türkiye olarak, Türkiye’nin çevre konusundaki hukuki, kurumsal, teknik ve yatırım kapasitesini güçlendirmeyi; böylelikle AB Çevre Müktesebatının etkin ve hızlı bir şekilde uygulanmasını sağlamayı hedefliyoruz.

Bu amaç doğrultusunda, farklı finansal kaynaklar kullanarak yürütmekte olduğumuz çalışmalarla, hükümetler, kamu yönetimi, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve diğer tüm paydaşlar arasında işbirliği, bilgi paylaşımı ve ortak karar alma süreçlerini güçlendirmek için çalışmaktadır.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği (www.bugday.org)

buğday derneği logo

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği kısaca bilinen adıyla Buğday Derneği; Türkiye’de ekolojik yaşamın öncülerinden, Buğday Hareketi’nin kurucusu ve 2011 yılında aramızdan ayrılan Victor Ananias’ın 30 yıl önce başlayan çalışmaları 2002 yılında dernek çatısı altında birleşmesiyle kuruldu.

1990 yılında Bodrum pazarında tam pirinç, zeytinyağı, adaçayı, kekik, deniz tuzu satan küçük bir tezgahla başlayan yolculuk, ertesi yıl Bodrum’da Başak Doğal Ürünler Dükkanı ve Başak Naturcafe ile sürdü ve nihayetinde derneğe dönüştü, çevrecilerin buluşma noktalarından biri oldu.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği; bugüne kadar yürüttüğü birçok yayın ve projenin yanı sıra Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı, %100 Ekolojik Pazar ve Tatuta Tarım Turizm Takas adı altında Ekolojik Çiftlik Ziyaretleri ile katılıma açık birçok güncel proje ile geleneksel süreçlerdeki üretimin korunması ve desteklenmesi, insan gereksinimlerinin ekosistem döngülerine uyum içinde yeniden tanımlanması, bireyin doğa ve çevresi ile uyum içinde yaşayabilmesi için bilgilendirilmesi ve becerilerini geliştirebilmesi amacıyla faaliyet alanları yaratılması amacıyla çalışıyor.

ÇEKÜD:

Çeküd Logo

Çevre Gönüllüleri olarak da bilinen dernek, 1999 yılında İstanbul’da kurulmuştur.

Amacı; doğal, kültürel ve sosyal çevrenin korunması, güzelleştirilmesi ve geleceğe güvenle aktarılması amacıyla, sivil toplum ve Kamu kuruluşlarıyla dayanışma halinde; kritik ve analitik düşünce yapısında, kültürel değerlere bağlı, yüksek ahlak ve çevre bilincine sahip insanlardan meydana gelen bir toplum oluşmasına katkıda bulunmaktır.

ÇEKÜL Vakfı (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı)

Çekül Logo

Prof. Dr. Metin Sözen tarafından 1990 yılında kurulan ÇEKÜL (Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı) ülkemizin doğal, tarihsel ve kültürel varlıklarını Koruma-değerlendirme-yaşatma amacıyla projeler yürütüyor.

Doğa-kültür-insan arasındaki yaşamsal uyumun savunucusu olduğunu ifade eden ÇEKÜL, “Doğa ve Kültürle Varız” sloganıyla yaşama geçirdiği proje ve programlar hayata geçirdi. Orman ve ağaçlandırma projelerinin yanı sıra doğal miras, kültürel miras ve Anadolu Araştırmaları çalışmalarının yanı sıra 2009 yılında kurulan ÇEKÜL Akademi bünyesinde çeşitli eğitimler veriliyor.

ÇEVKO Çevre Koruma Ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı (www.cevko.org.tr)

Çevko logo

ÇEVKO, 1 Kasım 1991 tarihinde evsel atıkların değerlendirilmesi için sağlıklı, temiz ve ülke gerçeklerine uygun bir geri kazanım sistemi oluşturulması amacıyla kurulan vakıf; ambalaj atıklarının geri kazanımında Türkiye’nin önde gelen yetkilendirilmiş kuruluşu olarak kalmak vizyonunu öngörmektedir. İstanbul’da yerleşik bir sivil toplum kuruluşudur.

Türkiye’deki ambalaj atıklarının, sanayinin önderliğinde toplum ve yerel yönetimlerin işbirliği ile, sürdürülebilir bir sistem içinde geri kazanılması ve geri dönüştürülmesini amaçlayan Çevko; cam, metal, plastik, ve kâğıt-karton türü evsel nitelikli ambalaj atıklarının değerlendirilmesi için sağlıklı, temiz ve ülke gerçeklerine uygun bir geri kazanım sistemi oluşturulmasında temel unsurların bu atıkların kaynağında ayrı toplanması, geri dönüşüm sanayii ve kapasitesinin yaratılması ve tüketici eğitimi ve katılımının sağlanması gerekliliğine inanarak bu doğrultuda etkinlikler hedefliyor.

Çevre ve Orman Bakanlığı’nın 31.03.2005 tarihli kararı ile, her çeşit ambalaj atığının geri kazanımı konusunda yetkilendirilmiş Kuruluştur. Çevko; cam, metal, plastik, ve kâğıt/karton türü evsel nitelikli ambalaj atıklarının değerlendirilmesi için sağlıklı, temiz ve ülke gerçeklerine uygun bir geri kazanım sistemi oluşturulmasında temel unsurların bu atıkların kaynağında ayrı toplanması, geri dönüşüm sanayi ve kapasitesinin yaratılması ve tüketici eğitimi ve katılımının sağlanması gerekliliğine inanarak bu doğrultuda etkinlikler hedefliyor.

ÇEVKOR Vakfı (Çevre Koruma ve Araştırma Vakfı):

Çevkor Logo

1991 yılında Ege ve Dokuz Eylül üniversitelerindeki öğretim üyeleri tarafından kurulan vakıftır.

Amaçları:

Toplumun her kesiminde çevre bilincinin aşılanması ve bu konuda eğitim çalışmalarının yapılması, çevre kirliliği meydana getirmeyecek sistemlerin teşvik edilmesi ve geliştirilmesi; doğal, tarihi ve kültürel varlıkların korunması, geliştirilmesi ve yaşatılması şeklinde özetlenebilir.

Deniz Temiz Derneği TURMEPA (www.turmepa.org.tr)

Turmepa logo

Deniz Temiz Derneği / TURMEPA, 8 Nisan 1994 tarihinde Rahmi Koç’un kurucu başkanlığında Deniz Ticaret Odası ve bir avuç deniz sevdalısıyla birlikte başlatılmış bir sivil toplum hareketidir. Gelecek kuşaklara yaşanabilecek bir çevre bırakabilmek, onların denizlerin; ekonomiye, sağlığa ve refaha katkılarından yararlanabilmelerini sağlamak amacıyla kişisel sağlık, refah ve ekonomik geleceğimiz için oluşan önemli riskler hakkında kamusal farkındalığı arttırmak, halkı deniz ve sahil çevresinin süregelen tahribatına karşı uyarmak ve faaliyete geçmeleri için teşvik etmek için çalışıyor.

Derneğin 1995 yılında yayınladığı “Denizleri Koruma Deklarasyonu” BM Çevre Programı, IMO, UNEP, The Club of Rome, ICS and IUCN gibi organizasyonların uluslararası platformlarda desteğini almış olup, günümüzde 800’ü aşkın gerçek ve tüzel üyeyi kapsamaktadır.

Amacı

Dernek, deniz ve kıyılarımızın kirletilmemesini ve bu konuda ulusal ve uluslararası kanun ve anlaşmaların uygulanmasını sağlayacak en etkili güç olmayı amaçlamaktadır.

Gelecek kuşaklara yaşanabilecek bir çevre bırakabilmek, onların denizlerin; ekonomiye, sağlığa ve refaha katkılarından yararlanabilmelerini sağlamak amacıyla kişisel sağlık, refah ve Türkiye’nin ekonomik geleceği için oluşan önemli riskler hakkında kamusal farkındalığı arttırmak, halkı deniz ve sahil çevresinin süregelen tahribatına karşı uyarmak, faaliyete geçmeleri için teşvik etmek şeklinde açıklanabilir.

DenizTemiz Derneği amaç ve hedeflerini, gelecek kuşaklara yaşanabilecek bir çevre bırakabilmek, onların denizlerin; ekonomiye, sağlığa ve refaha katkılarından yararlanabilmelerini sağlamak amacıyla kişisel sağlık, refah ve Türkiye’nin ekonomik geleceği için oluşan önemli riskler hakkında kamusal farkındalığı arttırmak, halkı deniz ve sahil çevresinin süregelen tahribatına karşı, müsamaha göstermemeleri konusunda, faaliyete geçmeleri için teşvik etmek şeklinde açıklamaktadır. TURMEPA, Bakanlar Kurulu’nca 19.06.2000 tarihinde alınan kararla, kamu yararına çalışan dernek statüsünü elde etmiştir

Faaliyetler

Dernek ulusal ve uluslararası projelerin yanı sıra online eğitimler ve sürdürülebilirlik eğitimleri sunuyor. Turmepa’nın faaliyetleri üç ana başlık altında incelenebilir:

Projeler:

  • Eğitim Projeleri
  • Koruma Projeleri
  • Farkındalık Projeleri

Doğa Derneği (www.dogadernegi.org)

Doğa Derneği

Doğa Derneği, 2002 yılında kurulmuş merkezi Ankara’da bulunan ulusal bir sivil toplum kuruluşudur. Kısa adıyla DD, doğa ve insanı birbirinden ayrı görmeyerek, önemli doğa alanları başta olmak üzere tüm Türkiye’de doğanın yaşatılması için çalışmaktadır. 2002 yılından beri faaliyet gösteren dernek, Ankara’daki merkezinin yanı sıra, İstanbul ofisiyle de iletişim ve kampanya çalışmalarını yürütüyor. Derneğin Bursa, Burdur, Hasankeyf ve Birecik’te de temsilcilikleri bulunuyor.

Amaçları:

Türkiye doğasının sorunlarına yönelik yapıcı ve yerinde çözümler getirmeyi kendine ilke edinmiş dernektir. Doğa ve insanı bir bütün olarak ele alır ve başta “Önemli Doğa Alanları” olmak üzere tüm Türkiye’de doğanın yaşamasına katkıda bulunur.

Faaliyetleri:

Doğa Derneği, bugüne kadar yaptığı onlarca projenin yanı sıra Seferihisar Orhanlı köyünden başlayarak sınırsızlık ilkesi ile çalışan Doğa Okulu’nun kurucularından biri olarak Anadolu ve dünyada doğa kültürü ve geleneksel yaşam biçimleriyle ilişkili konularda heyecan duyan herkesi bünyesine çağırıyor. Anadolu’nun farklı yerlerinde doğayla bir arada yaşayan Alakır Nehri Kardeşliği gibi topluluklarla birlikte imece usülü gelişen bu topluluğa birçok şekilde katılıp destek olmak ve tecrübelerinden faydalanmak mümkün.

Türkiye’de su kaynaklarının ve sulakalanların korunması için yürüttüğü çalışmalar sonucunda DD Türkiye’deki kuş gözlem topluluklarıyla da yakın iş birliği içerisinde çalışmaktadır. İzmir ve Urfa illeri başta olmak üzere 16 farklı ilde yerel teşkilatı bulunan dernek, kelaynak, flamingo, bozayı, ceylan, telli turna, dağ horozu, sırtlan, likya orkidesi, içsu balıkları gibi pek çok canlı türünün yaşatılması için alan bazında çalışmalar yürütüyor.

Atlas Dergisi ve CNN Türk ile birlikte yaptığı, Türkiye’de 2010 yılına kadar canlıların soyunun tükenmesini engellemeyi maçlayan “Hedef: Sıfır Yok Oluş Kampanyası” ile adını duyurmaya başlayan dernek başta Buğday olmak üzere pek çok sivil toplum kuruluşuyla iş birliği içinde çalışmaktadır.

Gönüllülük sistemini yenileyen Doğa Derneği; kuş araştırmaları, Önemli Doğa Alanları (ÖDA) izleme, savunuculuk, teknik destek, lojistik destek, iletişim desteği, Yavaş Dükkan için çalışmak ve Doğa Kütüphanesi için çalışma gibi birçok şekilde gönüllülük desteği verebilirsiniz.

Doğa ile Barış:

Doğa İle Barış

1993 yılında kurulan dernek insanlığı doğa ve barışa davet eden gönüllülerden oluşmaktadır.

Dünya’da ki doğal kaynakların tükenebilir olduğu bilinci ve çevre sorunlarının sınır tanımaması, olayın küresel ölçekte düşünülmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Tüketim ise neredeyse çılgınlık seviyesindedir. Küresel anlamda çevre sorunlarının çözümü İNSANIN DOĞA İLE BARIŞ’ından geçmektedir.

Yaygın Yapılanmayı hedefleyen Doğa İle Barış Hareketi 20.12.1992 tarihinde duyarlı insanlarımızın katılımı ile başladı. 9 Haziran 1993’te DOĞA İLE BARIŞ DERNEĞİ kuruldu. Şu anda 134 aktif üyesi 4000 gönüllüsü ile çalışmalarına devam etmektedir.

AMAÇ: YAYGIN YAPILANMA’dır DOĞA ILE BARIŞ HAREKETİNİN başarılı olması için, yaygın bir yapılanma gereklidir.

Doğal Hayatı Koruma Derneği (www.dhkd.org)

dhkd logo

Derneğin amacı; Türkiye’nin olağanüstü zengin bitki ve hayvan türleri ile bunların doğal yaşam alanlarının değerinin farkına varılmasını, koruma altına alınmasını sağlamak. Bu amaçla koruma projeleri yürütmekte; toplumla, yerel/merkezi yöneticiler ve şirketlerle işbirliği yapmaktadır.

WWF Türkiye – Doğal Hayatı Koruma Vakfı

wwf Logo

1975 yılında bir grup sanatçı ve aydın tarafından kurulan ve doğa koruma alanında çalışan Doğal Hayatı Koruma Derneği (DHKD), 2000’li yıllarda vakıf kurarak ve WWF’nin Türkiye’deki temsilcisi olarak WWF-Türkiye unvanını aldı.

Denizler, tatlı su, ormanlar, yaban hayatı, gıda, iklim ve enerji alanlarında birbirinden farklı projeler yürütüyor. Özellikle iklim değişikliği, sulak alanlar, ormanlar, nesli tehwwf logolike altındaki türler ve hassas yaşam alanları konusunda çalışan vakıf, stratejilerini sürdürülebilir ilkeleriyle uyumlu hale getirmek isteyen şirketlerle de Yeşil Diploma Programı tarzı çalışmalarla işbirliği kuruyor. Destek olmak isteyenler için en bilinen bağış uygulamalarından biri, özel günlerde tehlike altındaki bir türü evlat edinme seçeneği.

Eco-Schools:

Eco schools

1992 yılında kurulan kuruluş ile dünyanın her yerindeki okullarda öğrenciler hem çevresel konularda bilgi edinirler, hem de ailelerini, yerel yönetimleri ve sivil toplum kuruluşlarını çevresel konularda bilinçlendirmede etkin rol alırlar. Program, okullarda ISO 14001/EMAS üzerine kurulmuş bir çevre yönetim sistemi uygulamasını da içerir.

Ege Çevre ve Kültür Platformu

Egeçep Logo

Ege Çevre Ve Kültür Platformu Derneği (EGEÇEP),   çevre bilinci edinmiş bir grup gönüllü tarafından kurulan bir sivil toplum kuruluşudur.

EGEÇEP, 25 Aralık 2005 tarihinde 32 STK temsilcisinin katılımıyla sağlıklı çevrede yaşama hakkı temelinde oluşturulmuştur. Platformun kuruluş kongresinde; Allianoi ve kültür varlıklarının korunması, Bergama, Kışladağ, Efemçukuru örnekleri ve altın madenciliği, İzmir kuş cenneti ve sulak alanların korunması, İnciraltı’nın imara açılması, jeotermal enerjinin kullanımı, tarım topraklarının amaç dışı kullanımı, kıyıların yağmalanması ve amaç dışı kullanımı, kent içi taşımacılığın yarattığı çevresel sorunlar, İzmir Körfezi’nin yeniden kirlenmeye başlaması ve temizliği, yurttaşlara ve kurumlara, plastik kullanılmaması için uyarı, enerjinin etkin kullanımı, baz istasyonlarının kapatılması, cep telefonları iletişiminin uydu ile yapılması, Yatağan Termik Santrali gibi konularda çalışmalar yapılması kararları alındı.

Amacı

Ege Çevre ve Kültür Platformu’nun amacı; doğal ve kültürel varlıkların, çevre sağlığı ve canlı yaşamının korunması konusunda çalışmalar yapan, sendika, dernek, meslek odası, sivil inisiyatif, platform ve diğer insan topluluklarının ve tek tek bireylerin çalışmalarını, sorunları ortaklaştırmak, güç birliğini sağlamak, bu oluşumların sözcülüğünü üstlenmek, gerekli yasal, bilimsel ve örgütsel destekleri sağlamak üzere çalışmalar yapmak şeklinde özetlenebilir.

Platformu oluşturan kurum ve kuruluşlar

  1. Alaçatı Çevre Koruma Derneği,
  2. Allianoi Girişim Grubu,
  3. Ayvalık Çevre Koruma Derneği,
  4. Bergama-Yortanlı Kurtarma Derneğİ,
  5. Çağdaş Hukukçular Derneği İzmir Şubesi
  6. Çiğli-Harmandalı Çevre Platformu,
  7. DİSK- Tüm Emekli Sen Bornova Şubesi
  8. DİSK-Emekli-Sen İzmir 3 Nolu Buca Şubesi,
  9. EFESÇED-Efes Çevre, Doğa ve Kültür Derneği
  10. Ege Doğa Derneği,
  11. Gerence Körfezi Sivil İnisiyatifi
  12. İzmir 78.liler Derneği,
  13. İzmir-Bergama, Eşme Sivrihisar Havran Küçükdere Elele Hareketi,
  14. İzmir Veteriner Hekimler Odası ,
  15. Karaburun Sivil İnisiyatif,
  16. Karaburun Yarımadası YG21,
  17. Karaburun Yerel Fok Komitesi,
  18. Karaot’lular Tohum Derneği,
  19. Küresel Isınma İzmir Çalışma Grubu,
  20. Menemen Emiralem Çevre Platformu,
  21. Mülkiyeliler Birliği İzmir Şubesi
  22. Özdere Çevre Koruma Dayanışma ve Geliştirme Derneği,
  23. Tehlikeli Gemi Sökümünü Önleme Girişimi,
  24. TEMA Vakfı İzmir Temsilciliği,
  25. TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi
  26. TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Ege Bölge Şubesi
  27. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi
  28. Turgutlu Toplumsal Dayanışma ve Kültür Merkezi Çevre Komisyonu,
  29. Yeşiller İzmir Grubu,
  30. Uşak İnay Vicdan Hareketi,
  31. Aday üye: GÜLDER-Güzelbahçe Kültür, Çevre ve Güzelleştirme Derneği
  32. Aday üye: Resim Heykel Müzelerine Destek Kültür Sanat ve Eğitim Derneği

Hayata Artı Gençlik Programı

Hayata Artı Gençlik Programı

Hayata Artı Gençlik Programı, Coca-Cola Hayata Artı Vakfı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Yaşama Dair Vakıf (YADA) işbirliğiyle 2005’ten bu yana devam eden bir programdır.

Hayata Artı Gençlik Programı, 2005 yılından bu yana Türkiye’nin dört bir yanından gelen 18-30 yaş arasındaki gençleri, çevre ve toplum sorunlarını düşünmeye, çözüm için projeler geliştirmeye teşvik ediyor. Gençlerin çevre projelerini destekleyen Türkiye’deki ilk, tek ve en uzun soluklu program olan Hayata Artı, yerel çevre sorunlarının çözümünde onların yol arkadaşı oluyor. “Hayata Artı” projeleri bugüne kadar çiftçilerden balıkçılara, belediyelerden bakanlıklara kadar birçok kişiyi ve kuruluşu etkiledi. Bütün bu kişiler ve kuruluşların yanında proje sahibi gençleri de sivil toplum liderlerine dönüştürdü, ailelerinin ve toplumun gururu haline getirdi.

Hayata Artı Gençlik Programı kapsamında bugüne kadar; Trabzon, Kocaeli, Van, Mardin, Siirt, İstanbul, Mersin, Bursa, Adana, Konya, Kahramanmaraş, Batman, İzmir, Mersin, Bitlis, Hakkâri, Şırnak, Çankırı, Ankara, Amasya, Erzurum, Manisa, Balıkesir, Antalya, Kırşehir, Uşak, Hatay, Kütahya, Muğla, Isparta, Artvin, Diyarbakır, Kırklareli, Elazığ illerinde toplam 52 proje hayata geçirildi.

Hayata Artı Gençlik Programı Amacı

Hayata Artı Gençlik Programı, gençlerin tespit ettikleri çevre ve toplum sorunlarına çözüm üretmeleri konusunda teşvik unsuru olmayı amaçlıyor. Çözüm önerileri içerisinde sadece maddi destek olmak yerine, işin içine girip projelerini geliştirmelerine ve nihai sonuçlar elde etmelerine de yardımcı oluyor.

İzmit Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme A. Ş.

İzaydaş Logo

İzmit Atık ve Artıkları Arıtma Yakma ve Değerlendirme A.Ş. (kısa adı: İzaydaş), İzmit Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı bir kuruluştur.

İzaydaş, 1993 yılı başında hazırlanarak resmi gazetede yayımlanan öncelikli bir proje uyarınca 1996 yılı Mayıs ayında İzmit Entegre Çevre Projesi kapsamında kurulmuştur.

Amaç ve görevi

Kuruluş, Avrupa Birliği standartlarında çevre ve sanayi dostu en büyük atık yok etme merkezi olmak temelinde, yasal yakma lisanslı yetkili kurum olarak çevre bilinciyle hareket ederek kaliteli bir şekilde teknolojik gelişmelere açık toplumsal görev anlayışıyla sanayiden kaynaklanan tehlikeli atıkların ve evlerden üretilen evsel atıkların bertarafını sağlamak amacını gütmektedir.

İzaydaş, bu doğrultuda; evsel ve endüstriyel atıkların düzenli depolanarak yokedilmesi, endüstriden kaynaklanan tehlikeli ve tıbbi atıkların özel fırınlarda yakılarak ortadan kaldırılması ve enerji üretimi konularında etkinlik gösterir. Bu etkinlikler; insana ve geleceğine saygı çevreyi korumak ilkesi çizgisinde yürütülür.

Etkinlikleri

  • Klinik ve Tehlikeli Atık Yakma
  • Evsel atıklar için düzenli depolama
  • Enerji üretimi
  • Atık pil toplama
  • Lisanslı atık taşıma
  • Danışmalık müşavirlik mühendislik
  • Ücretli laboratuvar analizleri ve
  • Gemi atıkları alım hizmetleridir.

İzaydaş’a Karşıtlıklar

Kuruluşundan beri, çevre yanlısı Greenpeace örgütü, İzaydaş’a karşı bir politika izlemiştir. Kocaeli Çevre Eğitimi ve Koruma Derneği’nin de desteklediği bu politikanın temelinde; yasal atık bertaraf yöntemleri arasında yer alan, ancak yatırım ve işletme maliyetleri çok yüksek olan yakma yönteminde, en gelişmiş teknolojilerin uygulanmasında dahi Dioksin ve Furan gibi son derece toksik özelliğe sahip emisyonların arıtımlarının halen yeterli düzeyde sağlanamadığı, bu emisyonların ölçüm ve izlenmelerinin son derece pahalı olduğu, bu nedenlerle tüm dünyada bu yöntemden vazgeçilmeye başlandığı görüşleri yatmaktadır.

Çevreciler bu doğrultuda 1997 Ağustos’undan başlamak üzere, 4 yıl süren bir eylemler serisine başlamış; bu eylemler sonucunda 29 Ocak 1999 tarihinde tesisler kapatılmışsa da 17 Ağustos 1999 Depremi’nin hemen ardından tesis “geçici olarak” işletme kararı almıştır.

Su Vakfı http://www.suvakfi.org.tr

Su Vakfı Logo

İklim değişikliği, küresel ısınma, su, temiz enerji konularında yoğunluklu ve bilimsel çalışma yapan sivil toplum kuruluşudur.

Sürdürülebilir Yaşam Derneği Dernek, sürdürülebilir yaşam kapsamında, dünyamızın daha yaşanabilir hale getirilmesi amacıyla sınırlı kaynakların daha verimli kullanılabilmesi ve gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmak için bilgiler üretip, bu bilgileri yaşam pratiğine dönüşme hedefiyle 2018’de kuruldu. Sürdürülebilir gıda sistemleri, sürdürülebilir yaşam biçimi alışkanlıkları, çevre koruma, toplumun bilinçlenmesinde yaşam boyu öğrenme gibi konuları ele alan 1.Uluslararası Sürdürülebilir Yaşam Kongresi 2019’da yapıldı. Evlerin mutfaklarında ortaya çıkan organik atıkların değerlendirilmesi/geri kazanımına yönelik kompost çalıştayı, hemen ardından sürdürülebilir tarımın temelini oluşturan permakültür tasarım kursu gibi çalışmalar tasarlıyorlar.

TEMA Vakfı (Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı) (www.tema.org..tr)

Tema Vakfı

“Toprak Dede” Hayrettin Karaca ve “Yaprak Dede” A. Nihat Gökyiğit’in birlikte kurduğu Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı TEMA, yılda 743 milyon toprağın erozyona uğradığı ülkemizde erozyon ve çölleşme tehlikesine dikkat çekmek, toprakla birlikte üzerindeki ekosistemi oluşturan su, orman, biyolojik çeşitlilik gibi tüm doğal varlıkların korunması amacıyla 1992’den beri çalışıyor.

Türkiye’nin, çölleşme ve erozyonla mücadelesini birincil amaç edinmiş Türkiye kamuoyunda önemli bir yer edinmiş sivil toplum örgütüdür. Ağaçlandırma projeleri, kırsal kalkınma projeleri, çölleşmeyle mücadele projeleri yürütüyor.

Erozyonla mücadeleyi esas alan Vakıf, çöl olma tehlikelisine dikkat çekiyor. TEMA, siyasi güçleri, doğal varlıkların yok edilmesi ve erozyon sorununa çare bulmadan iktidar olamayacaklarına inandırma çabasında.

TÜDAV (Türkiye Deniz Araştırmaları Vakfı):

Tudav logo

Türkiye’de deniz bilimleri konusunda araştırmalar yapmak ve deniz yaşamını korumak amacıyla 1997 yılında kuruldu. Pek çok bölgede hizmet veren bu vakıf, sadece denizcilik ile ilgili değil, bir çok konuda faaliyet yapmaktadır.

TÜRÇEK (Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu):

Türkiye Çevre Koruma ve Yeşillendirme Kurumu

1972 yılında Türkiye’nin ilk gönüllü çevre kuruluşu olarak İstanbul’da kurulan ve giderek yoğunlaşan çevre sorunları karşısında faaliyetlerde bulunan kuruluştur.

TÜRÇEV (www.turcev.org.tr)

Turçev Logo

Kısa adı Türçev olan Türkiye Çevre Eğitim Vakfı, 1993 yılında Turizm Bakanlığı’nın girişimiyle Mavi Bayrak Programı’nın Türkiye’de de başlatılabilmesi amacıyla kurulmuş olup, başta Antalya İzmir ve Muğla olmak üzere ülke çapında etkinlik göstermektedir. Türkiye Çevre Eğitim Vakfı, merkezi Ankara’da olan bir sivil toplum kuruluşudur.

 Vakıf, Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı (Foundation for Environmental Education, FEE) üyesidir. Lise çağındaki öğrenciler için oluşturduğu Çevrenin Genç Sözcüleri programıyla, gençlerde çevre bilinci yaratmayı ve daha temiz bir dünya için işbirliği olanaklarını arttırmayı hedefliyor.

Amacı

Bulunduğumuz Dünya’yı çevrece zenginleştirmek ve korumak.Uluslararası çevre örgütleriyle birlikte çalışıp Türkiye’nin doğal güzelliklerini tanıtmak amacıyla kurulmuştur. Sağlıklı yüzme suyu, donanımlı plaj ve iyi bir çevre yönetimi ile, çevre bilinçlendirme etkinliklerini içeren Mavi Bayrak’ın turizm ve çevre açısından da önemli olduğu konusunda kamuoyunu bilinçlendirmeyi hedefler. Türçev, nitelikli plaj ve marinalar oluşturmaya çalışmakta, temiz, bakımlı, donanımlı, güvenli bir çevre bilinci oluşması yolunda etkinlikler göstermektedir.

Türkiye Çevre Vakfı (TÇV):

TÇV Logo

Daha temiz bir çevrede yaşamamız için yapmamız gereken çok şey var.” Hedefiyle, 1978 yılında yola çıkan gönüllü bir sivil toplum örgütüdür. http://www.cevre.org tr adresi üzerinden faaliyetleri takip edilebilir.

Uluslararası Küreselleşme Forumu

Uluslararası Küreselleşme Forumu ya da bilinen kısaltmasıyla IFG (International Forum on Globalization), dünyanın en önde gelen aktivistleri, bilim adamları, ekonomistleri, araştırmacıları ve yazarlarının katıldığı San Francisco merkezli eğitim ittifakıdır. Forum, 1994 yılında, giderek artmakta olan küreselleşme olgusuna bir tepki olarak doğmuştur.

Uluslararası Küreselleşme Forumu, çevre koruma projeleri ve sürdürülebilir tarım üzerine çalışmalar yapmaktadır.

WiserEarth.org :

Wiser org logo

Sosyal ve çevre hareketi için kullanıcılar tarafından oluşturulmuş, bütün dünyadaki kâr amacı gütmeyen kuruluşları takip eden çevrim içi bir topluluk alanıdır.

Site, iklim değişikliği yoksulluk, çevre, barış, su, açlık, sosyal adalet, koruma, insan hakları ve daha fazla küresel sorunu ele alan sivil toplum kuruluşlarının (STKlar), şirketlerin, devletlerin, grupların ve bireylerin konumlarını belirler ve onları bir araya getirir.

WISER, World of Social and Environmental Responsibility (Dünya Sosyal ve Çevresel Sorumluluk Endeksi)’nin kısaltmasıdır. WiserEarth, Natural Capital Institute’ün maddi olarak desteklemekte olduğu bir projesidir.

WiserEarth.org, 2007 yılının Dünya Günü’nde (22 Nisan), Paul Hawken’ın kitabı Blessed Unrest’te de yer verdiği 100.000’den fazla kuruluşun bulunduğu çevrim içi bir rehber olarak çalışmaya başladı. Yıllar içinde binlerce kuruluştan topladığı kartvizitlerin bir koleksiyona dönüştüğünü fark eden yazar, sosyal adalet ve çevre alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının tamamının listelendiği kapsamlı bir rehberin olmadığını gördü.

Toplam sayılarının bir milyonun çok üstünde olduğunu tahmin eden Hawken, bu kuruluşların yapmakta olduğu çalışmalarda izlenen yolu görmeye yardımcı olacak çevrim içi bir rehber olarak WiserEarth.org’u ortaya çıkardı. Bugün, WiserEarth.org, daha fazla işbirliği imkânı sağlayabilmek için, grup oluşturma ve mesajlaşma araçları gibi sosyal ağ özellikleri de içermektedir. Uygulama Programlama Arayüzü (API) 11 Ağustos 2010 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi.

2010 Nisan ayı itibarıyla, WiserEarth dünya çapında 111.000’den fazla kuruluş, 37.000’den fazla kayıtlı kullanıcı ve 1.900’den fazla grup için bir rehber hizmeti sağlamaktadır.

WWF Dünya Doğayı Koruma Vakfı (World Wide Fund for Nature):

wwf logo

Doğanın zarar görmesini durdurmayı ve verilen zararları onarmayı amaçlayan uluslararası bir sivil toplum kuruluşudur. 1961’de World Wildlife Fund (Dünya Doğal Yaşamı Koruma Vakfı) olarak kurulan kuruluş, genişleyen çalışma alanıyla adını, “Dünya Doğayı Koruma Vakfı” olarak değiştirmiştir.

Yeşil Barış / Greenpeace http://www.greenpeace.org/turkey

Greenpeace logo

Greenpeace Avrupa, Amerika, Asya ve Pasifik’te 40 ülkede faaliyet gösteren, kâr amacı gütmeyen bir çevre kuruluşu. 1971’den bu yana dünyanın dört bir yanında çevre katliamlarına karşı güçlü bir mücadele veren Greenpeace, çalışmalarını bağımsız olarak sürdürmek için devletlerden, şirketlerden ya da siyasi partilerden bağış ve sponsorluk kabul etmiyor; tüm çalışmaları sadece bireylerden aldığı maddi ve manevi destekle yürütüyor.

Greenpeace, dünyamızın çevre sorunlarına şiddet içermeyen doğrudan, barışçıl eylemlerle tanıklık eder ve bunları basın aracılığıyla kamuoyuna duyurup çevre sorunlarına dikkat çeker. Bilimsel verilere dayanan kampanyalar yürütür.

Yeşil Ekran yesil.ntvmsnbc.com/

NTV Yeşil ekran

Haber ve kültür kanalı NTV’nin çevreci kuşağı Yeşil Ekran bir süredir çevre gündeminden belgeseller, haberler ve sohbet programlarıyla doğal hayatın korunmasına destek veriyor.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir. Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında bize yazın. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Temel Outdoor Eğitimi Ve Dağcılık / 3

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak outdoor üzerine yazmaya devam ediyoruz. Outdoor eğitimi ve dağcılık ile ilegili ilk yazımıza ve ikinci yazılarımıza da göz atmanızı tavsiye ediyoruz. Bu yazı serinin ikinci yazısı niteliğindedir.

Kampçılık:

Kamp yapmak; arkadaşlarınız, aileniz, tabiat Ana veya üçü ile besleyici, bağ kuran bir deneyim olabilir. 2018’de 41,67 milyon mutlu kampçı eşyalarını topladı ve bir veya 2 günlüğüne vahşi doğaya gitti.

Tepe Camping
Kampçılık

Çadır kampı, bizi teknolojiden kopup Doğa Ana ile yeniden bağlantı kurabileceğimiz güzel dış mekanlarda maceralara götüren hayatımızın yoğunluğundan bir kaçıştır.

Ancak kamp gezinizi konforlu ve dolayısıyla keyifli hale getirmek için ne yaptığınızı bilmeniz ve doğru donanıma sahip olmanız gerekir. Aksi takdirde, mükemmel kamp gezisi vizyonunuz gerçekte bir kabusa dönüşebilir.

Eski moda bir kamp gezisinde, fiziksel sağlık yararlarından stresten kurtulmaya kadar pek çok neden var. (Uyku tulumu varken hafızalı köpük şilte kimlere ihtiyaç duyar?) Doğa ile güvenli, rahat ve heyecan verici bir deneyim için kampta Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler’i derledik. Türkiye’ Outdoor Sayfası olarak yazmaya devam ediyoruz.

Kamp Teknikleri:

Kampçılık dağcılığın temelidir, iyi kampçı olmayan dağcı olamaz. Düzgün bir kamp, çadır düzeni ve mutfak uygulamaları konfor getirir. Doğa ortamının korunması bizim konforumuzdan daha önemlidir.

Doğada Geceleme Teknikleri

File:Dark Nature.jpg - Wikimedia Commons
Gece Kampı
  • Kamp Yeri Seçimi
  • Yerel Tehlikelerden Korunma
  • İklimsel Koşullara Uyum
  • Kampta Yaşam
  • Mutfak Uygulamaları
  • Çevrenin Korunması

Kampta Geceleme Türleri:

  • Doğal oluşumlarda geceleme
  • Barınak hazırlama
  • Bivaklama
  • Karlı alanlarda özel yöntemler

Çadırlı kamplar

  • Ana Kamplar: Büyük ve her türlü ihtiyacı karşılayan daimi kamplar
  • Geçici Ana Kamplar: Daimi kamplardır ancak kapsamları geniş değildir
  • Ara Kamplar: Geçici kurulan kamplardır
  • Rotanızdan çok uzaklaşmadan kamp kurun
  • Su kaynaklarına yakın olun ama kampınızı 60-70 m.den yakına kurmayın
  • Kış koşullarında, karların temiz ve bol olduğu bölgeyi seçin
  • Sürekli kullanılan ve hasar görmüş kamp yerlerini tercih edin
  • Doğal bitkisi olmayan, aşınmayacak alanları seçin

Kamp Esnasında Yerel Tehlikelerden Korunma

  • Ağaç altlarına çadır kurulmamalıdır
  • Taş düşmesine elverişli alanlara çadır kurulmamalıdır
  • Vadi tabanlarına kamp kurulmamalıdır
  • Yıldırım ve çığ düşmelerinden korunaklı yerlere kamp kurulmalıdır
  • Su kenarlarına vahşi hayvanlar inebileceğinden, dikkatli olunmalıdır

Kampta İklimsel Koşullara Uyum

  • Rüzgar yönü mutlaka hesaba katılmalıdır
  • Rüzgarı kesmek için kar duvarı ya da taş ile etrafını örün
  • Soğuk hava, vadilere ve çanaklara çökeceğinden tercih edilmemelidir
  • Geceleri su kenarları daha soğuk olduğundan tercih edilmemelidir,

Kampta Yaşam

Tiny House Blog on Instagram: “Most people would call this camping but some  live this way full time. Woul Most people would call this camping but some  live this…, 2020
Kampta Yaşam
  • Mevcut patikaları kullanın, kestirmeleri kullanmayın
  • Mümkün olduğunca her zaman mevcut kamp yerlerini kullanın
  • Ortak bir tuvalet alanı belirleyin
  • Tuvalet ihtiyacınızı, su kaynağı, patika, ve kamp yerlerinden uzakta giderin
  • Ateş yakmak yerine ocak kullanın
  • Temizlik işlerinizi kamp ve su kaynaklarından uzakta yapın
  • Çiçekler, kayalar ve diğer doğal özellikleri tahrip etmeyin
  • Vahşi hayvanlara müdahale etmeyin (besleyerek)
  • Ekip olarak çöplerinizi ve sizden önce bırakılanları da toplayarak şehre götürün
  • Bulduğunuzdan daha temiz bırakın

Doğada Mutfak Uygulamaları

  • Mutfak işlerini yaparken; temiz, düzenli ve becerikli olun
  • Çadırın içinde ocak yakmayın ama çadıra yakın bir düzenek hazırlayın
  • Yaban hayatına zarar vermemeli, ilgilerini çekmemeli
  • Rüzgarda doğaya savrulacak yiyecek ve çöpler olmamalıdır
  • Ocak yerinizi rüzgardan korunaklı bir yer seçin ya da bu hale getirin

Kamp Esnasında Çevrenin Korunması

  • Doğaya en zarar veren kamp yerleri iyiden kötüye şöyle sıralanabilir
  • Mevcut, zaten tahrip olmuş kamp yerleri; daha fazla zarar veremezsiniz
  • Kayalık yamaçlar; sağlam, yekpare kaya kampçılığın bütün zararlarına dayanır
  • Büyük bir ormanın tabanındaki ölü yapraklı zeminler
  • Çimenlik – çayırlık zemin; kırılgan ekosistem; çadır yerini 2-3 güne değiştirin
  • Karlı kamp yerleri; kar eriyince izler kaybolacaktır
  • Yüksek irtifada ki bitki kaplı çayırlar, çok kırılgan ekosistem
  • Su kenarları, aşırı kırılgan ekosistem, 70 m.den yakına kamp kurmayın

Kamp Planlama:

36 Magnificient Mini Van Camping Organization Ideas | Minivan, Van camping,  Araba dekoru
Kamp Organizasyonu
  • Ekibin Seçimi
  • Rotanın Seçimi
  • Ulaşım ve Operasyonun Planlanması

Kamp Organizasyonu:

  • Çadır gruplarının belirlenmesi
  • Grup üyelerinin gereksinimlerini belirleyip, eksiklerini gidermesi
  • Görev dağılımı yapılması
  • Önemli: Dağ faaliyeti şehirde başlar şehirde biter

Doğada Karşılaşılabilecek Tehlikeler:

  • Taş Düşmeleri
  • Yamaç çıkış ve inişlerinde, özellikle kalabalık gruplarda dikkat edilmesi gereken bir durumdur
  • Çarşak, çürük bir kulvarda, diğerlerine zarar verecek boyutta taşlar yuvarlanabilir
  • Grup olduğunca birbirine yakın tırmanmalıdır
  • Yuvarlana bir taş gördüğünde “TAŞ” diye bağırmalıdır

Hava Durumuna Bağlı Tehlikeler

  • Yıldırım Düşmesi
  • Özellikle yüksek bölgelerde ve kapalı havalarda meydana gelebilecek ciddi bir tehlikedir
  • Vücuda yakın açıkta metal bulundurmamak, bacakları birleştirip beklemek ve ağaç altlarından uzak durmak gerekir
  • Fırtına
  • Yüksek irtifalarda yapılan faaliyetlerde hava koşullarının bozması ve şiddetli rüzgar devam etmeyi ve geri dönmeyi imkansız hale getirebilir.
  • Fazlasıyla düşen hava sıcaklığı dağcının sağlığını olumsuz etkileyebilir

Karlı Bölgelere Bağlı Tehlikeler

Pin by Fresh Exchange - Seasonal Eati on ADVENTURE | Adventure, Under the  stars, Photo
Gece Kampı
  • Çığ
  • Karlı bölgelerde karşılaşabilecek en ciddi risktir
  • Ekspedisyondan birkaç gün önce hava durumu takip edilmelidir
  • Bölge koşullarını tanımak, çığ bölgelerini öğrenmek gerekir
  • Ekspedisyon sırasında riskli bölgelerde çığ testi yaparak analiz etmek gerekir
  • Risk görülmese bile bilinen bu bölge yatay değil, dik kesilmelidir

Güneş

  • Yükseklere çıkıldıkça, güneş etkisini daha yoğun hissettirmeye başlar
  • UV ışınlarını etkisini artar
  • Ortamda kar varsa, yansıma ikinci bir güneş etkisi yapar
  • Ciddi güneş yanıklarına ve kar körlüğüne neden olabilir.
  • Güneş gözlüğü ve yüksek faktörlü koruma kremleri kullanmak gerekir

Yapısal Olmayan Tehlikeler

  • Ekip İçi Problemler
  • Doğada motivasyon her zaman en önemli etkenlerden biridir.
  • Güç koşullar ve kişisel farklılıklar, grup içi uyumsuzları ve çatışmaları beraberinde getirebilir
  • Grubun birbiriyle uyumunu ve olası sorunları önceden tespit etmek gerekir
  • Eğer grup birbiri ile hiç tırmanmamış ise, ekspedisyon öncesinde bir hazırlık tırmanışı yapmak faydalıdır.
  • Yön Kaybetme
  • Özellikle ormanlık alanlar, sis, fırtına gibi doğa olaylarında yaşanabilir

Aktiviteye başlamadan önce yeterli bilgiyi toplamak; haritalar edinmek, krokiler çıkarmak ve etkinlik sırasında pusula, GPS gibi araçlar yardımıyla yön saptaması yapılmalıdır.

Sağlık Sorunları

Top 7 health benefits of camping | Experience Freedom
Kampçılık
  • Hipotermi
  • Frozbit
  • Yüksek İrtifa Hastalığı
  • Akut Dağ Hastalığı
  • Akciğer Ödemi
  • Beyin Ödemi
  • Kazalar
  • Zehirlenmeler
  • Yaralanmalar

Yüksek İrtifa Fizyolojisi

  • İrtifa ile Gerçekleşen Yapısal Değişikliker ve Sonuçları
  • Her 150 metrede sıcaklık 1 derece düşer:   vücut sıcaklığı kaybı; hipotermi
  • Atmosferik ve barometik basınç düşer: hücrelerin oksijen yetersizliği; hipoksi
  • Hipoksi: Kan Hücrelerinin Dolayısıyla Dokuların Oksijensiz Kalması
  • İrtifa arttıkça atmosferde ki oksijen oranı değişmez (%21) ancak oksijen basıncı düşer,
  • Basınç düştüğünden alveollerden kan hücrelerine yeterli oksijen geçemez,
  •  Solunum derinliği ve kalp atışı hızlanır,
  • Hipoksi yüksek irtifa dağ hastalıklarının nedenidir.
  • Kan hücrelerinin dolayısıyla dokuların oksijensiz kalması
  • Baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi, dikkat toplayamama
  • Kandaki CO2 düşer, kan bazik hale geçer ve böbrekler çalışır
  • Hipoksi yüksek irtifa dağ hastalıklarının nedenidir.
Hipoksi Sonucu Gelişen Hastalıklar 
Akut Dağ Hastalığı 
Kronik Dağ Hastalığı 
Subakut Dağ Hastalığı 
Yüksek İrtifa Akciğer Ödemi 
Yüksek İrtifa Beyin Ödemi 
Yüksek İrtifa Periferal Ödemi 
Yüksek İrtifa Retinal Kanamalar 
Yüksek İrtifa Gastrointestinal Kanamalar 
Yüksek İrtifa Uykuda Periyodik Solunum 
Tromboembolik Rahatsızlıklar 
Immunsupresyon ve İyileşme Rahatsızlıkları
Hipoksi Harici Gelişen Hastalılar
Soğuk Yaralanmaları ve Hipotermi
Solar Radyasyon Yaralanmaları
Yüksek İrtifa Faranjit ve Bronşiti
Karbon Monoksit Zehirlenmesi
Akut Travma ve Ortopedik Yaralanmalar
Sindirim Sistemi ile ilgili Hastalıklar
Enfeksiyonel Hastalıklar
Böcek, sürüngen ve Hayvan Saldırıları
Akrofobi, Anksiyete ve Panik Bozukluklar
Yıldırım Çarpması Yaralanmaları

Akut Dağ Hastalığı (Acute Mountaın Sıckness)

HİPOKSİ VE HİPERVENTİLASYON - ppt video online indir
Hipoksi
  • Yükseklik hastalıklarının en yaygın olanı ve en çok bilinenidir.
  • Sıklıkla 2000 m. ve özellikle 2500 m. irtifanın üzerinde görülür.
  • Belirtiler sıklıkla yüksek irtifaya erişimle birlikte 6-10 saat içinde baskındır.
  • Aklimatizasyon sağlanırsa belirtiler 1-2 gün içinde ortadan kalkar. Aksi taktirde hastalık daha da ilerleyerek ödem yaratır.

Belirtileri

  • Baş ağrısı ve baş dönmesi
  • Yorgunluk ve bitkinlik hali
  • İştahsızlık
  • Mide bulantısı ve istifra
  • Diyare
  • Uykusuzluk ve uyku problemleri
  • Garip rüyalar görme
  • Solunum ve nefes daralması
  • Zihin bulanıklığı
  • Burun kanaması

Yüksek irtifa akciğer ödemi (hıgh alt. Pulmonary edema)

Premium Vector | Pulmonary edema is symptom that lungs fill with fluid.  treatment and diagnostic. body struggles to get enough oxygen until  shortness of breath.
  • Akut dağ hastalığının ilerlemiş formunda kardiyojenik olmayan yapıda ciddi bir rahatsızlıktır
  • Akut dağ hastalığına yakalanıp, aklimatize olmayan bireylerde ortaya çıkar.
  • Ciğerlere ödem şeklinde sıvı dolumuyla ve solunum zorlanmasıyla karakterizedir.
  • İrtifa kazanımı arttıkça yakalanma riski de artar.
  • Nadiren çok yüksek olmayan irtifalarda görülebilir.
  • Genç bireylerde daha sıklıkla görülür.
  • Yüksek irtifaya erişimden 6 saat içinden daha uzun süreye kadar ortaya çıkar.
  • Acil müdahale edilmezse en fazla 12 saat içinde koma hali ve ardından ölümle sonuçlanabilir.

• Akciğer ödemi şüphesi olan birey vakit kaybetmeden alçak irtifalara indirilmelidir.

Belirtileri

  • Baş ağrısı ve baş dönmesi
  • Yorgunluk ve bitkinlik hali
  • Kesilmeyen kuru öksürük
  • Nefes almada zorluk çekme ve hırıltılı nefes
  • Göğüs ağrısı ve solunum halinde sıkışıklık
  • Pembe renkte ve ya kanlı-köpüklü balgam çıkarma
  • Ciltte morarmalar
  • Bilinç kaybı

Yüksek irtifa beyin ödemi (hıgh alt. Cerebral edema)

  • Akut dağ hastalığının oldukça ilerlemiş formlarından biridir ve en ölümcül olanıdır.
  • Akciğer ödemine kıyasla daha nadir görülmekle birlikte çok daha tahrip edicidir.
  • Beyinde ödem ve şişme olmasıyla ve kafatasına baskı yapmasıyla karakterizedir.
  • Yüksek irtifaya erişimle birlikte kısa sürede ortaya çıkabildiği gibi genellikle birkaç gün içinde ortaya çıkar.
  • Uzmanlar beyin ödemi şüphesi olanlara düz bir çizgide yürüme testi uygulanmasını önermektedir. Düz bir çizgi halinde düzgün adım atamayan bireylerde beyin ödemi olması kuvvetle muhtemeldir.
  • Beyin ödemi belirtileri gösteren birey derhal aşağıya indirilmelidir.
  • Acil müdahale edilmezse 12 saatten daha kısa bir sürede kalıcı sakatlıklarla, koma haliyle ve ölümle sonuçlanabilir.
What is Cerebral Edema? (with pictures)

Belirtileri:

  • Kuvvetli ve kesilmeyen baş ağrısı
  • Baş dönmesi ve zihin bulanıklığı
  • Bilinç kaybı
  • Hafıza kayıpları, anlamsız ve ilişkisiz konuşmalar
  • Halisülasyon Görme
  • Gözde kararma ve körlük
  • Hareketsizlik
  • Lokal veya yaygın ağrılar

Yüksek irtifa uykuda periyodik solunum (high alt. Perıodıc breathıng of sleep)

  • Cheyne Stokes respirasyonu (solunumu) olarak da isimlendirilir.
  • Solunum hacminin ve solunum gücünün azalması hali periyodik solunum durumunu ortaya çıkarır.
  • Periyodik solunumda 5-10 saniyelik apne (hava akımının kesilmesi) durumunu takiben, 10-15 saniyelik ventilasyon (hızlı nefes alıp-verme) süreci karakterizedir. Bu açıdan uyku apnesiyle tam olarak aynı sürece sahip değildir.
  • Periyodik solunum uyku esnasında etkin bir şekilde ortaya çıkabilir ve bireyi rahatsız edebilir.
  • Uykudaki birey periyodik solunuma girerse boğulma hissine kapılıp, hızla uyanabilir. Bu şekilde uyku kalitesi bozulabilir.
  • Aklimatizasyon sağlanmasıyla belirtiler ve rahatsızlık genellikle ortadan kalkar.
Sleep Apnea Surgery | OC ENT Clinic | Sinus Surgery | Septoplasty |  Tonsillectomy | ENT Doctor

Belirtileri:

  • Uyku sırasında kısa saniyelerle soluk kesilmesi ve bunu takiben hızlı nefes alımı
  • Boğulma hissine kapılma
  • Vücut üzerinde baskı hissetme
  • Uykudan sık-sık uyanma
  • Garip rüyalar görme

Immunsupresyon Ve İyileşme Zayıflıkları (Immune Suppressıon And Poor Wound Healıng)

  • Immunsupresyon, bağışıklık sisteminin (immun sistem) dış etkilere karşı savunma etkinliğinin zayıflamasıdır. Bu durumda olan kişinin, dış hastalıklara karşı savunma gücünde azalma meydana gelir ve kişi hastalıklara yakalanma açısından daha korumasız hale gelir.
  • Genellikle çok yüksek ve ekstrem irtifalarda ortaya çıkar. Immunsupresyon sürecinde olan birey, özellikle bakteriyel enfeksiyonlara yakalanma açısından daha riskli hale gelir.
  • İyileşme zayıflıkları da immunsupresyonun bir uzantısıdır. Bağışıklık sistemi zayıflayan bireyde herhangi bir yaralanma olması halinde, yaranın iyileşme hızı deniz seviyesine göre daha yavaştır.

Belirtileri

  • Bitkinlik ve yorgunluk hissi
  • Enfeksiyonel rahatsızlık belirtileri
  • Ağrılı yaralarda acı hissinin sürekliliği
  • Süreklilik arz eden ağrılar

Akrafobi, Anksiyete Ve Panik Atak

Bu belirtiler anksiyete habercisi! | Sağlık Haberleri
  • Yüksek irtifalı dağlar coğrafi konumları ve yapıları gereği, özellikle kent hayatına alışmış bireylere ortamda bulunma açısından oldukça zor gelebilmektedir. Özellikle dikey yapılı yükseltiler, şiddetli düzeydeki olumsuz hava şartları,..vb. diğer risk yaratıcı unsurlar bazı bireylerin psikolojilerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
  • Söz konusu olumsuz etkilenmeler genellikle akrofobi (yükseklik ve yüksek yerde bulunma korkusu), anksiyete (endişe ve kaygı sorunları) ve panik ataklar şeklinde görülmektedir.
  • Pek çok kişi bu olumsuzlukları deniz seviyesindeki bölgelerde de yaşamaktadır. Ancak yüksek irtifa koşulları söz konusu olumsuzların ortaya çıkma riskini arttırabilmektedir. Bazı kişiler ise bu olumsuzluklarla yüksek irtifada ilk kez tanışmaktadırlar.
  • Hipoksi ve hiperventilasyon olumsuz etkilenimleri arttırabilir.
  • Söz konusu psikolojik etkilenimler anksiyete ve panik atak nöbetine dönüşürse, birey faaliyetini sürdüremez hale gelir. Öyle ki doğru bildiklerini bile yapamaz hale gelebilir. Bu durum pek çok yüksek irtifa hastalığının ve dağ kazasının tetikleyicisidir.
  • Tüm bu sebepler yüksek irtifaya psikolojik uyum ve anksiyete panik atak nöbetlerinin engellenmesi, hastalıkların ve yaralanmaların önlenmesi açısından en önemli etkenlerden biri olduğunu göstermektedir.

Belirtileri

  • Nefes darlığı ve nefes alamama hissi
  • Kalp çarpıntısı
  • Terleme
  • Gergin ve kaygılı olma  
  • Bazı durumlarda baş ağrısı ve titreme
  • Kötü bir şey olacağı düşüncesi
  • Ölecekmiş gibi hissetmek

Yüksek irtifanın etkileri / Özet

Yüksek İrtifanın Etkileri Nelerdir?
Yüksek İrtifa
  • Yüksek irtifada düşen fiziksel performans
  • Azalan kalp debisi
  • Azalan oksijen doygunluğu
  • Soluma eforunun artması
  • Kan hacminde ani azalma
  • Uyku hipoksisi (uykuda oksijen yetmezliği)
  • Aklimatizasyon ve fizyolojisi vücudunun yüksek irtifaya göre uyumudur.
  • Artan solunum hacmi artan akciğer arteri basıncı
  • Artan kalp debisi
  • Artan alyuvar sayısı artan oksijen ulaştırma kapasitesi vücut dokularındaki değişimler
  • Uyum süresi kişiden kişiye ve koşullara göre değişiklik gösterir.
  • Yükseğe çık,
  • Alçakta uyu
  • Kademeli tırman
  • İyi beslen
  • Devamlı sıvı al
  • Takım arkadaşlarını kontrol et
  • Hırsına yenilme,
  • Rahatsızlığını arkadaşlarına söyle
  • Semptonları görülünce tebrini al,
  • Gerekirse hızla aşağı in
  • Yavaş hareket et

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Referanslar/ Kaynakça:

  • http://www.altitude.org
  • http://www.zirvedagcilik.net, Araştırma, Derleme ve Yazı : Türker Adakale
  • http://www.tolgakanik.com, Çeviren ve Derleyen: Tolga Kanık
  • Dağcılık ve Yükse İrtifa, Abdülmecit Doğru
  • Dağcılık Zirvelerin Özgürlüğü, Don Graydon – Kurt Hanson, Homer Kitapevi
  • Ana kaynak olan “Temel-Kampçılık-ve-Doğada-Yaşam_tafa-1.pdf” adlı doküman internetten bulunmuştur.

Ekoturizmin İlkeleri Nelerdir?

Ekoloji serimize devam ediyoruz. Ekoloji ne demektir başlıklı yazımıza da göz atabilirsiniz. Bu yazımızda ekoturizm kavramını, çeşitli kurumlara yapılmış ekoturizm tanımlarını, ekoturizmin gelişme aşamalarını, ekoturizm endüstrisi ve ekoturizm doğa ilişkisini önceki yazımızda açıklamıştık. Bu yazımızda ise ekoturizmin ilkeleri, sürdürülebilir turizm, ekoturizmin bütünlüğü, doğa turizmi, yaban hayatı turizmi, Ekoturizmin sürdürülebilirlik ilkeleri ve Türkiye’de Ekoturizm konularını açıklamaya çalışacağız.

Ekoturizmin İlkeleri

Türkiye'de ekoturizm – Yeşilist | Herkes için yeşil
ekoturizm

Ekoturizm, korumayı, toplulukları ve sürdürülebilir seyahatleri birleştirmekle ilgilidir. Bu, ekoturizm faaliyetlerini uygulayan, katılan ve pazarlayanların aşağıdaki ekoturizm ilkelerini benimsemesi gerektiği anlamına gelir:

  • Fiziksel, sosyal, davranışsal ve psikolojik etkileri en aza indirin.
  • Çevresel ve kültürel farkındalık ve saygı oluşturun.
  • Hem ziyaretçiler hem de ev sahipleri için olumlu deneyimler sağlayın.
  • Koruma için doğrudan mali faydalar sağlayın.
  • Hem yerel halk hem de özel sektör için finansal faydalar yaratın.
  • Ziyaretçilere, ev sahibi ülkelerin politik, çevresel ve sosyal ortamlarına duyarlılığı artırmaya yardımcı olan unutulmaz yorumlayıcı deneyimler sunun.
  • Düşük etkili tesisleri tasarlayın, inşa edin ve işletin.
  • Topluluğunuzdaki Yerli Halkın haklarını ve manevi inançlarını tanıyın ve güçlendirme yaratmak için onlarla ortaklık içinde çalışın.
  • Koruma için doğrudan mali faydalar sağlayın.
  • Hem yerel halk hem de özel sektör için finansal faydalar oluşturun.
  • Ziyaretçilere, ev sahibi ülkelerin politik, çevresel ve sosyal iklimine duyarlılığı artırmaya yardımcı olacak, akılda kalıcı yorumlayıcı deneyimler sunun.
  • Hem ziyaretçiler hem de ev sahipleri için olumlu deneyimler sağlayın.
  • Düşük etkili tesisleri tasarlayın, inşa edin ve işletin.
  • Fauna ve flora üzerindeki fiziksel, sosyal, davranışsal ve psikolojik etkileri en aza indirin.
  • Yerli ve yerel halkların haklarını ve manevi inançlarını tanıyın ve güçlendirme yaratmak için ortaklık içinde çalışın.

Sürdürülebilir Turizm

Sürdürebilirlik kavramı son yıllarda en çok konuşulan ve gündem oluşturan bir kavram haline gelmiştir. Sürme herhangi bir olay veya olgunun kendiliğinden devam etmesi iken, sürdürme eylemi bu devamlılığın başkası tarafından yapılması anlamına gelmektedir. Herhangi bir şey sürdürülebilir ise yapısında süreklilik taşıyor demektir.

Sürdürülebilirlik, belirli bir ekosistemin ya da sürekliliği olan herhangi bir sistemin, kesintisiz, bozulmadan, aşırı kullanımla tüketmeden ve ana kaynaklara aşırı yüklenmeden sürdürülebilmesi yetkinliği olarak bilinmektedir. Sürdürülebilir bir yapı için kaynaklar sürekli olarak değerlendirilmeli, bu değerlendirme çerçevesinde koruma sağlanmalı ve koruma bilinci ön planda tutulmalıdır.

UNWTO tarafından Sürdürülebilir Turizmin kavramsal tanımı şöyledir. Sürdürülebilir turizm geliştirme kılavuzları ve yönetim uygulamaları, kitle turizmi ve çeşitli niş turizm segmentleri de dahil olmak üzere her tür destinasyondaki tüm turizm türleri için geçerlidir. Sürdürülebilirlik ilkeleri, turizmin gelişmesinin çevresel, ekonomik ve sosyo-kültürel yönlerine atıfta bulunur ve uzun vadeli sürdürülebilirliğini garanti altına almak için bu üç boyut arasında uygun bir denge kurulmalıdır.

Sürdürülebilirlik teriminin kaynağı, genellikle Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonunun 1987’de yapılan toplantısında hazırlanan “Ortak Geleceğimiz” başlıklı raporuna dayandırılmaktadır. Brundtland Raporu olarak da bilinen raporda sürdürülebilir kalkınma, “gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmelerini tehlikeye sokmaksızın bugünün kuşaklarının ihtiyaçlarını karşılayabilecek kalkınma” olarak tanımlanmıştır (WTO, 1998:20).

Başka bir ifade ile sürdürülebilir kalkınma bugünün gereksinimlerini; gelecek kuşakların gereksinimlerini karşılama kabiliyetinden ödün vermeden karşılayan kalkınmadır. İlk defa bu raporda, görünüşte birbirinden farklı olan ekonomik büyüme ve çevresel koruma kavramları bir arada kullanılmıştır.

Sürdürülebilir turizm; yöredeki insanların ve turistlerin ihtiyaçlarını gelecekteki fırsatları da koruyarak karşılama anlayışıdır. Turizmin sürdürülebilir olmasını ifade eder. Sürdürülebilir turizm kavramı, daha geniş bir kavram olan “sürdürülebilir büyüme”den gelen ve bu büyümeyi turizmin özel bağlamına uygulama anlamına gelen özel bir terimdir.

Çevre kalitesini devam ettirmek, turistik bölgelerin yaşam kalitelerini
yükseltmek, kaliteli ziyaretçi deneyimini gerçekleştirmek, kalkınmada eşitliği teşvik, turizmin ekonomiye ve çevreye katkılarını sağlamak ve geliştirmek gibi amaçlar taşımaktadır (Inskeep, 1991:461). Sürdürülebilir turizm; insanın etkileşimde bulunduğu veya bulunmadığı çevrenin bozulmadan ve değiştirilmeden korunarak, kültürel bütünlüğün, ekolojik süreçlerin, biyolojik çeşitliliğin ve yaşamı sürdüren sistemlerin sürdürüldüğü ve aynı zamanda tüm kaynakların ziyaret edilen bölgedeki insanların ve turistlerin ekonomik, sosyal ve estetik ihtiyaçlarını doyuracak şekilde ve gelecek nesillerin de aynı ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri biçimde yönetildiği bir kalkınma şeklidir. Sürdürülebilir turizm kalkınması, turizm sektöründe yer alan ev sahipleri ile turist kesimlerinin ihtiyaçlarının, bugün var olan kaynakların, gelecekte değerlerinin korunarak uzun süreli ve kesintisiz şekilde karşılanmasıdır.

Sürdürülebilir Turizm | Ekoturizmin Öne Çıktığı Ülkeler
Ekoturizm

Bu nedenle, sürdürülebilir turizm:

 1) Turizmin geliştirilmesinde kilit bir unsur olan çevresel kaynakları en iyi şekilde kullanın, temel ekolojik süreçleri sürdürmek ve doğal miras ile biyolojik çeşitliliği korumaya yardımcı olmak.

2) Ev sahibi toplulukların sosyo-kültürel özgünlüğüne saygı gösterin, yerleşik ve yaşayan kültürel miraslarını ve geleneksel değerlerini koruyun ve kültürler arası anlayış ve hoşgörüye katkıda bulunun.

3) İstikrarlı istihdam ve gelir getirici fırsatlar ve ev sahibi topluluklara sosyal hizmetler dahil olmak üzere, adil bir şekilde dağıtılan tüm paydaşlara sosyo-ekonomik faydalar sağlayan ve yoksulluğun azaltılmasına katkıda bulunan uzun vadeli ekonomik operasyonlar sağlamak.

Sürdürülebilir turizm gelişimi, tüm ilgili paydaşların bilinçli katılımının yanı sıra geniş katılım ve fikir birliği oluşturulmasını sağlamak için güçlü siyasi liderlik gerektirir. Sürdürülebilir turizmi başarmak sürekli bir süreçtir ve etkilerin sürekli izlenmesini, gerektiğinde gerekli önleyici ve / veya düzeltici önlemlerin alınmasını gerektirir.

Sürdürülebilir turizm aynı zamanda yüksek düzeyde turist memnuniyetini korumalı ve turistlere anlamlı bir deneyim sağlamalı, sürdürülebilirlik konularında bilinçlerini artırmalı ve aralarında sürdürülebilir turizm uygulamalarını teşvik etmelidir. (Kaynak: UNWTO)

Ekoturizm Etiği:

Çevreye ve sosyo merkezli değerlere ve ETİK’e sahiptir.

Ekolojik ve sosyal bir vicdan yaratır.

Doğa ile ilgili olarak TÜKETİCİ OLMAYAN turizmdir.

EkoTurizm Nedir? Çevreci ve Sürdürülebilir Tatil Nasıl Yapılır?
ekoturizm

Tüketici olmayan, ekoturizmin tomrukçuluk, madencilik, 4 itlaf, balıkçılık dahil eğlence amaçlı avlanma gibi faaliyetlerle ilişkili olmadığı anlamına gelir. Uluslararası Sürdürülebilir Turizm ve Ekoturizm Belgelendirmesi için bir öneri olan Mohonk Anlaşması (2000), ekoturizmi doğal alan odaklı sürdürülebilir turizm olarak gördü ve bu, sürdürülebilir turizm temeline aşağıdaki kriterleri ekliyor:

Daha fazla takdir ve anlayışa giden doğal yolla ilgili kişisel deneyimlere odaklanın. Doğa, yerel toplum ve kültür hakkında yorum ve çevre bilinci. Doğal alanların ve biyolojik çeşitliliğin korunmasına olumlu ve aktif katkılar. Yerel toplulukların ekonomik, sosyal ve kültürel faydaları. Uygun olduğu durumlarda topluluk katılımını teşvik etmek.

Doğa Turizmi Ne Demektir?

Doğa turizmi bir yandan son yıllarda turizm sektörünün önemli bir bölümünü oluştururken, diğer yandan da fenomeni tanımlamaya çalışan araştırmacılar için pek çok soruna yol açmıştır. Turizm destinasyonu veya birincil motivasyonu, kategorilendirmesini belirlemeli mi? Teori kadar pratiği de düşünürken gerçekten bir ihtiyaç var mı?

Ekolojik problemlere karşı bireysel önlemlerin değeri ve sorunları
doğa turizmi

Doğa turizmi, dünya turizm endüstrisinin önemli bir parçasıdır ve daha da önemlisi, önem kazanmaktadır. Doğa turizmi sektörünün tüm uluslararası seyahatlerin yaklaşık% 7’sini oluşturduğunu, ancak belirli dünya bölgelerine göre önemli ölçüde farklılık gösterdiğini bildirilmektedir. Küresel doğa turizmi yıllık büyüme oranının% 10-30 olarak tahmin edildiğini belirtmek gerekir.

Bu kadar büyük farklılıkları belirleyen, bu bölgedir ve daha kesin olarak, belirli bir destinasyondaki doğal varlıkların yoğunlaşması (ve turizm imajı). Ve bir örnek olarak, Avustralya’da doğa turizmi sektörü yabancı turistlerin% 62’sini ve yerli turistlerin% 16’sını oluşturmaktadır. Bu grup, kârlılığıyla öne çıkıyor: 2008’de, yabancı ‘doğa turizmi’ turistleri gezi başına ortalama 6009 dolar harcarken, ‘klasik’ turistler ise sadece 3747 dolar harcıyor.

Doğa turizmi, birçok Afrika ülkesinde yabancı turistleri çeken en önemli faktörlerden biri olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte, bu seyahat biçiminin her zaman olumlu bir değişimin yansıması olmadığı belirtilmelidir. Akama’nın (1996) görüşüne göre, klişeleşmiş olarak batılı örgütler tarafından yaratılan Kenya’da doğa turizmi, yerel halkın ihtiyaç ve beklentilerine aykırıdır (s. 572). Bunun nedeni, yalnızca yüzyıllardır bilinen ve tanıtılan seçilmiş doğal varlıklara odaklanmasıdır (büyük ölçüde sömürge dönüşümleri ve sonraki

Yaban Hayatı Turizmi

 Bu tür turizmin yedi ana biçimini tanımladılar (yazarlar bunu fauna turizmi olarak adlandırdı):

  • hayvanın aşan unsur olduğu ve belirli bir turizm ürününün diğer bileşenlerinin marjinal olduğu doğa turizmi;
  • tür çeşitliliği açısından zengin, genellikle hayvanları beslemek amacıyla belirli bir doğal yaşam alanını ziyaret etmek;
  • hayvanların esaret altında yaşadığı insan yapımı siteleri ziyaret etmek;
  • belirli bir türü izlemek;
  • tanımlanmış habitatlarda yürüyüş;
  • insan tarafından düzenlenen tehlikeli, muhteşem hayvan davranışlarını izlemek;
  • hayvanların hem doğal hem de yapay ekosistemlerinde genellikle tüketim için itlaf edildiği avları tanımlar.

Ekoturizmin sürdürülebilirlik ilkeleri

Son yıllarda, sürdürülebilir turizm gelişmesi turizm sektöründe önemli bir yer tutmaktadır. Sürdürülebilir turizm; turizm etkinliğinin, doğal, kültürel, biyolojik, ekolojik tüm yenilebilen ve yenilenemeyen kaynaklara süreklilik sağlayarak planlanmasını ve yürütülmesini ifade eder. Yerel halk ve turist kesimlerinin ihtiyaçlarını karşılarken, bugün var olan kaynakların gelecekte de değerlerini korumak anlamında sürdürebilirlik önemlidir.

Sürdürülebilir turizm aynı zamanda, biyolojik çeşitliliğe ve kültürel bütünlüğe zarar vermeden, hem yöre halkı, hem de ziyaretçilerin karşılıklı ihtiyaçlarının karşılanması ile ilgili yönetsel bir süreçtir. Sürdürülebilir turizm, asıl olarak çevre ile ilgili bir durumdur; doğa, insan ve turistik hedef üçlüsü şeklinde düşünüldüğünde yönetsel süreç yanı daha da önem taşımaktadır. Sürdürülebilir kalkınma ile turizm arasındaki ilişkiler, çevresel değerler üzerinde odaklandığında, turizm değerlerini korumak ve gelecek nesillere taşımak yönetsel süreçte herhangi bir sorun olmadan gerçekleşecektir.

Sürdürebilirlik-çevre- insan ilişkisinde turizm kaynaklarının tanıtımının yapılması, kullanımı, potansiyel müşteriler ve yerel halkla ilişkiler bu süreç içerisinde değerlendirilmelidir. Turizmin uzun dönemli sürdürülebilir ve güvenli olabilmesi, çevresel değerlerin gelecek kuşaklara da hizmet edebilmesi için çevrenin korunmasına ve geliştirilmesine katkı sağlamak, turizm yatırımcılarının ve işletmecilerinin benimsemesi gereken başlıca görevi olmalıdır.

Bu boş zaman etkinliklerine katılmayı seçen belirli bireyler de ilgi konusuydu. Burada, Lindberg tarafından dört kategoriye ayrılan ilginç bir sınıflandırma önerilmiştir:

Anadolu'nun yaban hayatı tehlikede - Son Dakika Haberleri Milliyet
Yaban Hayatı
  • Çevrenin durumunu iyileştirmek için aktif eğitim ve eyleme odaklanan bilim adamları, araştırmacılar ve turistler genellikle doğa turizminin çekirdeğini oluşturur;
  • Doğal ve yerel kültürel tarihi anlamak için koruma altındaki alanları görmek için özel bir geziye çıkan turistler;
  • Birincil amacı belirli, iyi bilinen bir doğal cazibe hakkında bilgi edinmek olan turistler;
  • Daha geniş bir gezinin parçası olarak doğayı tesadüfen keşfeden sıradan turistler olabilir
  • Her biri, doğal bir ortamda geçirilen zamana, doğa deneyiminin türüne ve varış noktasının kendisinin önemine göre kategorize edilebilir.

Sonuç olarak, yazarlar, doğa turizminin en etkili tanımının – tüm biçimleri, türleri ve türleri kapsayacak şekilde daha geniş anlamıyla anlaşıldığı üzere – şu şekilde olacağını düşünüyor: ‘Herhangi bir şekilde ve hatta en az derecede doğal turizm unsurlarını içeren çevre ‘; ve böylelikle doğa turizminin kentsel bir alanda gerçekleştirilebilmesine olanak sağlar. Dolayısıyla, bu kadar çok yönlü bir şekilde anlaşılan doğa turizmi, katılımcının amacına bağlıdır – dolaylı bir karakterde olsa bile (doğal çevre, sanki harcanabilirmiş gibi sadece arka plandır) – yazarlar bunun doğa olarak etiketlenmesi gerektiğini öne sürüyorlar. temelli turizm; çevre ile doğrudan temas içeren turizm için belirleyici faktör doğa olduğunda ise doğa odaklı turizmi tercih ederler.

Türkiye’de Ekoturizm

Ülkemizin, Akdeniz’deki en önemli turizm alanlarından birisi olduğu açıktır. Yaklaşık 8000 km uzunluğundaki sahilleri, çeşitli uygarlıklardan kalan zengin tarihi ve kültürel mirasın yanı sıra, iklimsel çeşitliliği nedeniyle olağanüstü bir bio-çeşitliliğe sahiptir ve tek başına bütün bir Avrupa kıtası ile
karşılaştırılabilir. Örneğin, tüm Avrupa’da 500 kuş türü bulunmasına karşılık, Türkiye’de 420 civarında kuş türü saptanmıştır.

Bunun yanı sıra, Avrupa’da tespit edilen yaklaşık 12.000 bitki türünden yaklaşık 9.000’i ülkemizdedir. Türkiye, gerek dağları, ormanları, yaylaları, kıyıları, gölleri, akarsuları gibi doğal varlıkları; gerek flora ve faunası ve gerekse mağaraları ve kanyonları gibi ilginç jeolojik oluşumları açısından diğer ülkelerle kıyaslanamayacak düzeyde bir zenginliğe sahiptir ve bu zenginlikler ülkemizi gündemde olan ekoturizm için oldukça ilgi çekici bir ülke konumuna getirmektedir.

Turizme erken açılmış bazı kıyı bölgelerimiz hariç, henüz ülkemizin pek çok bölgesinde doğa bozulmamış ve endemik türler, flora ve fauna konusunda dünyada eşine az rastlanır bir zenginlik vardır (Yürik, Tarihsiz). Buna sosyo-kültürel değerler de eklenince, Türkiye, ekoturizm konusunda potansiyel bir cennettir. Bu potansiyeli değerlendirip geliştirmek, hepimizin görevidir.

Türkiye, doğa ve macera turizminde henüz yolun başında 2014 yılında ağırladığı 39,8 milyon ziyaretçi sayısıyla dünya turizminde altıncı sıraya yerleşen Türkiye, doğa turizminde daha işin başında bulunuyor.

Doğudan batıya kuzeyden güneye zengin bir doğaya ve farklı birçok kültüre sahip olan Türkiye, bu potansiyelini açığa çıkarabilmiş değil. Tatil yapma kültürünün yeni yeni oluşmaya başlaması, kitlelerin doğa ve macera turizmini geç keşfetmesine neden olmuştur.

Gezginler İçin Türkiye Haritaları - Fiziki ,Turizm, Karayolları,  Demiryolları, Milli Parklar, Doğal güzellikler, Dağ, Göl , Baraj Haritaları

Ancak turizm trendlerinin doğa ve maceraya dönmesiyle birlikte bu alanın büyüme potansiyeli de çok yüksek görülüyor. 81 ilde 527 doğa turizmi alanı belirlendi, TÜRSAB raporuna göre 2015 yılının başında Orman ve Su İşleri Bakanlığı, doğa turizmini geliştirmek için 81 ilde 527 adet doğa turizm alanı belirledi.

Sahip olunan doğal sit sayısı ise 1273. 420’nin üzerinde kuş türünün yaşadığı Türkiye’de aynı zamanda Avrupa’da tespit edilen yaklaşık 12 bin bitki türünün, 9 bini yetişiyor. Bu zengin altyapısı, Türkiye’nin doğa ve macera turizminde öne çıkması için avantaj sağlıyor.

Peki nereler öne çıkıyor Türkiye’de doğa ve macera turizmini daha çok orta ve üzeri gelir seviyesine sahip iyi eğitim almış kesimler tercih ediyor. Macera turlarında spor ağırlıklı kanyoning, dağ bisikleti, trekking, kano, rafting, yamaç paraşütü gibi sporlar yapılırken, doğa turizmi kapsamında kırsal, agro ve eko turizmi akla geliyor.

Kırsal alandaki turlarda ise yaşam kültürü, yöresel tatlar, hasat ve üretim süreci gibi unsurlar devreye giriyor. Tatilciler yerel kültürü ve doğayı yaşamak ve deneyimlemek istiyorlar.

Doğa ve macera turu güzergahlarında Küre Dağları, Karadeniz Yaylalar, Yenice, Likya Yolu, Çorum Gastronomi Yolu, Kocaeli Doğa Yürüyüş Rotaları, Kayseri, Yenice Ormanları ve İğneada Longoz Ormanları gibi birçok rota ilgi çekiyor.

Diğer yandan sürdürülebilir turizmi savunan ve bir yerel kalkınma modeli sunan Cittaslow hareketi Türkiye’de de yayılıyor. Günümüzde 28 ülkede 182 üyeye yayılan Cittaslow hareketinin amacı Slow Food felsefesini kentsel boyuta taşımak. Doğaya saygı duyan, tarihine, kültürüne, yerel üreticilerine sahip çıkan kentler, Cittaslow ünvanı alabiliyor. Türkiye’de Akkaya, Gökçeada, Halfeti, Seferihisar, Perşembe, Taraklı, Vize, Yalvaç, Yenipazar ve Şavşat cittaslow ünvanı aldı. Bolu’daki Göynük ise Cittaslow adayıdır.

Türkiye’de yamaç paraşütü ve rafting popülerliğini koruyor,  yer üstü olduğu kadar deniz altı da tarihi ve doğal zenginliklere ev sahipliği yapıyor. Dalış yapılabilen yerlerin sayısı her yıl artıyor. Turizm Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de yaklaşık 40 bin mağara bulunuyor.

 Fethiye Ölüdeniz Bölgesi’ndeki Baba Dağı başta olmak üzere Denizli-Pamukkale, AnkaraGölbaşı, Bolu-Abant, Eğirdir, Kayseri, Eskişehir-İnönü’de yoğun olarak yamaç paraşütü yapılıyor. Rafting için Artvin, Rize, Muğla, Düzce, Tunceli, Antalya, Denizli ve Kayseri tercih edilirken, Çoruh Nehri’nin 169 kilometrelik parkuru dünyada öne çıkıyor.

Türkiye de sürdürülebilir bir politika izlemiyor Doğa ve macera turizmi konusunda bir stratejisi olmayan Türkiye, bu alanda da yeterli tanıtım yapamıyor. Türkiye’nin rakibi olan Akdeniz çanağındaki ülkelerin hepsi ekolojik turizme yönelik plan ve stratejilerle ilerliyor.

Ağırlıklı iç pazara hitap eden doğa ve macera turizminde yurtdışından daha çok turist alabilmek için tanıtım yapılması gerekiyor. Doğa ve macera turizmi tarifinin içine; yeşil turizm, alternatif turizm, yayla turizmi, eko turizm, aktif turizm, doğa sporları turizmi, macera ve adrenalin sporları turizmi gibi tüm başlıkları toplamak istiyoruz. Kısacası Türkiye’de önemsenmeyen ve önemi anlaşılmamış doğayla ilgili bütün turizm çeşitlerini kastediyoruz.

Doğa ve macera turizmi Türkiye’nin her yerinde yapılabilir. Bu işin özünde doğa, insan, kültür ve deneyim yatıyor. Doğası bozulmamış, insanı göç etmemiş, kültürünü yaşayan her yerde misafire bu deneyim yaşatılabilir.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Outdoor Mutlu Eder!

Covid 19 salgını ile birlikte hepimiz evlere tıkılıp kaldık. Birçok dalda bilim insanları aylardır evlerde yaşamlarınız sürdürmek zorunda kalan milyarların hem psikolojik hem de sağlık açısından hangi zararlara maruz kaldıklarını araştırıyorlar.

Karantina’da Mutlu Olmak:

Bilim insanları açıkladı: Karantinada yaşanan mutsuzluğu dindirmenin yolu kapının dışına çıkmaktan geçiyor. Yazımızda açıkladığımız gibi outdoor out/dışarı ve door/kapı kelimeleirinin birleşiminden oluşuyor. kapının dışına ıkmak, temiz hava almak, outdoora katılmak insanları mutlu etmektedir. Karantina günlerinde her şeye rağmen mutlu olmak ve mutlu kalmak mümkün. Nasıl mı? Outdoor ile!!!

Ordu'da karantina kararı! - GÜNDEM - Ordu Gazete
Karantinada Mutu Kalmak

Yeni bir araştırmaya göre dışarıda harcanan vaktin azalmasıyla bütün gün evde çalışmanın ya da ekran başında vakit geçirmenin mutsuzluk yarattığı belirlendi. Çalışmada, dışarı çıkıp temiz hava almanın mutluluğu artırdığı gözlemlendi.

Covid-19 pandemisine karşı alınan önlemler kapsamında evden çalışma ve karantina uygulamalarına geçilmesiyle, evde geçirilen vakit önemli ölçüde arttı. Fakat yeni bir araştırmaya göre dışarıda harcanan vaktin azalmasıyla bütün gün evde çalışmanın ya da ekran başında vakit geçirmenin mutsuzluk yarattığı belirlendi. Bu olumsuzluklardan kurtulmanın en büyük çaresi ise bulunan her fırsatta kapını dışına / outdoor çıkmaktır.

Anglia Ruskin Üniversitesi’nin Avusturya’daki 286 kişinin katılımıyla düzenlediği çalışmada, dışarı çıkıp temiz hava almanın mutluluğu artırdığı gözlemlendi. 2020 Nisan’da yapılan araştırmada kişinin ev ve dış mekanlarda geçirdiği vaktin ruh hali üzerindeki etkisi incelendi.

Journal of Happiness Studies’de 2 Ocak’ta yayımlanan araştırmada günlük televizyon, bilgisayar ve akıllı telefon kullanım süreleriyle yalnızlık ve mutsuzluk hissi arasındaki ilişki de araştırıldı.

Türkiye'de mutlaka görülmesi gereken 10 doğa harikası... Bayram tatili  planlarınıza ekleyin - Seyahat Haberleri
Açık Havada Mutluluk

Araştırmanın eş yazarlarından Profesör Viren Swami, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Katılımcılar, evdeki hallerine kıyasla dışarıda çok daha mutlu hissettiklerini belirtti. Her şeyden bağımsız değerlendirildiğinde, ekran başında geçirilen süre arttıkça mutluluğun azaldığı gözlemlendi. Bir başka deyişle ekran başında geçirilen vakit, evde ya da dışarda olma farkı gözetilmeksizin benzer etki yarattı.”

Doğa yürüyüşü

Swami, karantina önlemlerinin koronavirüsün yayılmasını yavaşlatmakta başarılı olduğunu fakat uzun dönemli tecritlerin ruh sağlığı açısından risk yarattığını belirtti.

Profesör, dışarıda fiziksel aktivitenin mutluluğu artıran önemli etkenlerden biri olabileceğini söylerken, bunun tek başına belirleyici olmadığını, genel olarak dışarıda vakit geçirmenin ruh sağlığı açısından destekleyici olduğunu ifade etti.

Evet, alıntı yazımız yukarıda. Doğada vakit geçirmek, doğa yürüyüşü yapmak, outdoora katılmak akıl, ruh ve beden sağlığınızı korur. Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak herkesi her fırsat bulduğunda doğada vakit geçirmeye, doğa aktivitelerine katılmaya davet ediyoruz. Mutlu bireyler, mutlu toplumlar, mutlu ülke…

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Kaynaklar:

https://www.cumhuriyet.com.tr, Independent Türkçe

Ekoloji Ne Demektir?

Ekoloji Nedir?

Ekoloji, çevre bilimi ya da doğa bilimi anlamlarına gelmektedir. Terim olarak ise ekoloji, doğada yaşayan canlıların birbirleriyle ve yaşanılan çevre ile ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır. Binlerce farklı canlı türünün birbirleri ve çevreleriyle kurdukları ilişkilerden dolayı ekoloji birçok bilim ile birlikte çalışmaktadır.

What is Ecology? - Types, Importance And Examples Of Ecology

Sitemizi kurarken amaçlarımız arasında birinci olarak doğanın korunmasını saymıştık. Doğanın korunması için önce onu tanımalıyız. Bunun için de ekoloji nedir sorusunun cevabını öğrenmeliyiz.

Ekosistemse canlı ve cansız çevrenin tamamıdır. Ekosistemi de abiyotik faktörler (toprak, su, hava, iklim gibi cansız faktörler) ve biyotik (üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılar) faktörler olmak üzere iki faktör oluşturur. Ekosistem, dünyada canlı yaşamı var olduğundan beri bozulmadan günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Ekosistemde yer alan her canlının kendine düşen bir görevi olmakla birlikte bu görevi yerine getirmektedir. Dünyada canlı yaşamının devam edebilmesi açısından ekosistemdeki canlılara düşen görevlerin yerine getirilmesi son derece önemlidir.

 Ekolojinin anatomi, bitki beslenmesi, botanik, fizik, fizyoloji, coğrafya,  klimatoloji,  kimya,  jeoloji, jeomorfoloji, meteoroloji, morfoloji, patoloji, pedoloji ve zooloji gibi bilim dalları ile yakın ilgisi vardır.

Ekolojinin temel aldığı ilkeler şunlardır.

Doğanın Bütünlüğü: 

Biyotik ve abiyotik türlerin tamamı doğa ile bir bütün oluşturmaktadır. Tüm varlıklar yaşamsal faaliyetlerin sürekliliğini sağlamak ve varlıklarını devam ettirebilmek adına birbirleri ile bağımlıdır. Bu bağımlılık direkt veya dolaylı, düşük veya yüksek olabilmektedir. Bu durumda doğada gerçekleştirilen her durumun belirli bir yer ve zamanda sonuçları alınacaktır. Doğada her ilişki belirli bir denge içerisinde yürümektedir.

7 Things You Can Do Right Now To Help Our Ecology
ekoloji

Doğanın Sınırlılığı: 

Artan nüfusun aşırı tüketimleri, savurganlıkları nedeniyle farkında olmadan veya farkında olarak ekolojik sistemlere verdiği zarar geri dönülmez bir hal almaktadır. Doğada hiçbir madde sonsuz miktarda değildir ve her şeyin sınırı bulunmaktadır.

Doğanın Özdenetimi: 

Kendi kendini denetleme mekanizmasına sahip olan doğa belirli bir ortamda bulunan türlerin belirli bir büyüklüğe sahip olmasını sağlamakta ve sınırlandırmaktadır. Bu özellik özdenetim olarak adlandırılmaktadır.

Doğanın Çeşitliliği: 

Yeryüzünde biyotik ve abiyotik çeşitliliğin 30 milyonun üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu doğal zenginliğin içerisinde her bir tür kendine özgü ekolojik nişe sahiptir. Görev ve işlevleri nedeniyle birbirleri ile olan ilişkileri doğanın sürekliliğini sağlamaktadır. Birçok tür barındırdığı genetik özellikler nedeni ile hastalığa dayanıklılık vb. etkiler göstermekte ve diğer canlıların yaşamsal faaliyetlerini sürdürmelerine yardımcı olmaktadır.

Free Vector | Ecology infographic with photo
Ekoloji İnografisi

Maddenin Korunumu: 

Termodinamiğin 1. yasasında yer almaktadır. Kapalı sistemlerde hiçbir madde var iken yok edilememekte, yok iken var edilememektedir. Gerçekleşen çevrimler sonucu aynı/benzer/farklı halde veya farklı ortamlarda yeniden meydana gelmektedir.

Her başarının bir bedeli vardır: 

Termodinamiğin 2. yasasında yer almaktadır. Farklı bir biçime dönüştürülen enerjinin ancak belirli bir kısmından yararlanılmaktadır. Kullanılan her kaynak ile elde edilen yarar veya başarı karşılığında bir bedel ödenmektedir. Petrolün yakıt olarak kullanılması sonucu motorlu taşıtlar ile ulaşım sağlanmakta ve kolaylaşmaktadır. Ancak açığa çıkan zararlı gazlar hava kirliliğine ve sonuçlarına neden olmaktadır.

Doğada Etkiye Tepki: 

Doğada bulunan hiçbir varlık ekolojik dengenin bozulmasına yol açacak müdahaleler gerçekleştirmemektedir. Ancak insan doğaya yönelik negatif girişimlerde bulunmakta, kısa/uzun vadede etkilere neden olmakta, karşılığında ise doğadan küçük/büyük tepki almaktadır. Orman katliamları sonucu sel, heyelan, erozyon kaçınılmaz olmakta, zararlı gaz ve atıklar küresel ısınmaya neden olmaktadır.

En Uygun Çözüm Doğada: 

Geleceğe bırakacağımız daha güzel bir dünya için doğayı koruyalım!  #DarıcaParkAVM | Doğa

Değişim kuralı yeryüzünde milyonlarca yıllık süreçte, sayısız uyarlama ve mevcut koşullara adapte olan varlıkları ifade etmektedir. Doğa kendine özgü mekanizması içerisinde sahip olduğu sistematik ilkeler nedeni ile ortaya çıkan problemleri çözebilmektedir. Ancak taşıma kapasitesi aşıldığı taktirde çözüm süreleri uzamakta veya meydana gelen zararların geri dönüşü imkansız hale gelmektedir.

Kültürel Evrim ve Geleneksek Ekolojiye Saygı: 

Biyolojik evrim yolu haricinde nesillerin kendi deneyim birikimleri sonucu oluşan ekolojik uyumlar da mevcuttur. Bu birikim kültürel evrim sonucu oluşmaktadır.

Doğa ile Birlikte Gitmek: 

Beşeri ve yaşamsal faaliyetleri doğa sistematiğine uygun gerçekleştirilmelidir. Aksi taktirde ekolojik problemler giderek artış gösterecektir.

Ekolojik Bir Dünyanın Önemi

Ekolojik dengeye önem verilmemesi engellenemez doğal felaketlere neden olur. Sonuç olarak açlık ve su savaşları gibi pek çok olumsuz yaşam senaryoları ortaya çıkabilir. Bu felaket senaryolarının yaşanmaması için doğayı koruyucu teknolojiler üretme çabasında olan insanoğlu son yıllarda özellikle yenilenebilir enerji kaynakları gibi doğa dostu faaliyetlere yönelmektedir.  

Towards an Integral Ecology
Ekoloji

Okyanuslarda Bulunan Suların Seviyesi: Yenilenemeyen enerji kaynaklarının önemli bir etken olduğu küresel ısınma nedeni ile kutuplardaki buzulların erimesi sonucunda okyanus sularının seviyesi artmaktadır.

İklimlerde Yaşanabilecek Değişiklikler: Küresel ısınmanın temel nedeni olan sera gazlarının salınması tüm insanlığı olumsuz yönde etkileyecek olan iklim değişikliklerine yol açacaktır.

Su Savaşları: Dünyanın dörtte üçü suyla kaplı olmasına rağmen içilebilir su kaynakları oldukça azdır. Bu kaynakları kirletilmesi ve hiç bitmeyecekmiş gibi kullanılmasının doğuracağı en önemli sonuçlardan biri yakın gelecekte temiz su kaynağı sıkıntısının savaşlara yol açabileceği ön görüsüdür.

Ekolojik Dengeleri Bozan Başlıca Faktörler

Ekolojinin önemi konusunda olumsuz etkilere neden olabilen çok sayıda etken bulunmaktadır. Ancak bazı etkenler önem sıraları itibari ile öne çıkmaktadırlar. Bunlar;

  • Su kaynaklarının kullanılmasında yeterli özenin gösterilmemesi ve kaynakların kirletilmesi
  • Plansız olarak gerçekleştirilen çarpık yapılaşma sorunu
  • Ormanlık alanların yapılaştırılması ve ormanların katledilmesi

Ekolojiyi Korumak Adına Neler Yapabiliriz?

Bireysel ölçekte ele alındığı zaman insanların doğayı koruyucu yapabilecekleri sınırlı olabilir ama kitlesel düzeyde büyük farklara neden olabilecek önlemler alınabilir. Bu önlemlerden bazıları şunlardır;

  • Atıkların birçoğu geri dönüşümden geçerek tekrar kullanılabilmektedir. Bunun için atıkların cam, plastik, metal ve pil atıkları şeklinde ayrıştırılması gereklidir. Atılmadan önce ayrıştırılan atıklardan tekrar yararlanılabilmekte ve olumsuz etkilere neden olma oranları oldukça düşürülebilmektedir. Atıkların bertarafı önemsenmelidir.
Data science for a better world | BBVA
Doğayı Korumak İçin Neler Yapılmalıdır?
  • Sanayi alanında atmosfere salınan gazların kontrol edilebilmesi önemlidir. Çünkü kontrolsüz olarak salınan gazlar hem hava kirliliği oluşturmakta hem de bazı çevre felaketlerine uygun ortam hazırlayabilmektedir.
  • Yapılaşmada plansızlık en önemli etkilerden biridir. Çünkü çarpık yapılaşma beraberinde birçok çevresel olumsuzluk getirmektedir. Temiz su kaynaklarının kirletilmesi bu olumsuz etkilerden biridir.
  • Yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanma oranı en üst düzeye çıkarılması gereklidir. Yenilenemeyen enerji kaynakları doğal kaynakların boşa kullanılması anlamına gelir. Bir yandan enerji elde ederken diğer yandan yaşanacak kirliliği gidermeye çalışmak ve bunun için enerji harcanması söz konusudur.
  • Ekolojinin önemi konusunda değinilmesi gerekli en önemli konulardan biri ormanlık alanların yeterince korunmamasıdır. Ormanlar dünyanın akciğeri olarak nitelenebilir. Ormanlar hem kirli havayı filtrelemekte hem de oksijen üreterek çok önemli bir görevi yerine getirmektedirler.

Ekoloji Terimleri Nelerdir?

Abiyotik: Cansız.

Açık Sistem: Sistem ve çevre arası, madde ve enerji alışverişinin mümkün olduğu sistemler.

Adaptasyon: Uyum sağlama.

Adyabatik: Isıl veya kütlesel kararlılık hali.

Antropojen: İnsan kaynaklı.

Asit Yağmuru: Atmosferde biriken azot oksit, kükürt vb. zararlı gazların, su buharı ile etkileşimi sonucu yeryüzünde negatif etki yaratan yağmur.

Atık: Çeşitli faaliyetler sonucunda doğaya bırakılan zararlı maddeler.

Baca Gazları: Yanma faaliyetlerinin ardından atmosfere salınan ve biriken / yayılan zararlı gazlardır.

Başkalaşma: Metamorfoz, evreli gelişme.

Besin Ağı: Ekosistemlerde yer alan biyotik türlerin beslenme aktivitelerini oluşturan karmaşık bir doku, beslenme ilişkisi.

Biyocoğrafya: Canlıların yeryüzündeki dağılımları ve etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır.

Biyoçeşitlilik: Ekosistemde yer alan biyolojik zenginlik, genetik ve taksonomik çeşitlilik.

İnsanın gezegene son 40 yıllık faturası: Biyolojik çeşitlilik yarı yarıya  azaldı
Biyoçeşitlilik

Biyosfer: Canlıların yaşadığı ortam, yeryüzü, Ekosfer.

Biyolojik Birikim: Besin zincirinde yer alan canlıların toplanması, dokularda birikerek zarar verecek kapasiteye ulaşması.

Biyom: Klimatik koşul ve belirgin arazi özelliklerine sahip coğrafyalarda yaşayan benzer hayvan ve bitki toplumlarına verilen isim.

Biyosistem: Biyotik ve abiyotik türlerden oluşan topluluk.

Biyosit: Biyolojik birikime neden olan kirleticiler.

Biyotik: Canlı.

ÇED Raporu: Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu. Kaynakların ve kirliliklerin projelendirme aşamasında ekolojik nitelikleri negatif etkilemeyecek şekilde korunmasını sağlamak, kontrol altına almak vb. amaç ile uzman kişilerce hazırlanan ve ilgili mercilerin tetkik ve onayını alan ortak bir rapor.

Çevre: Biyotik ve abiyotik faktörlerin, insan faaliyetleri sonucu direkt / indirekt etkilendiği, fiziksel, kimyasal ve biyolojik kuvvetleri içeren sosyal faktörlerin tümü.

Çevre Faktörleri: Çevreyi oluşturan varlık, olay ve enerjiler bütünüdür. Klimatik, topografik, edafik, biyolojik faktörler vb.

Çevre Kirlenmesi: Hava, kara ve suların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinin insan ve insanın arzu ettiği canlı türlerin yaşamına, endüstriyel olaylara ve kültürel değerlere zararlı etkide bulunacak şekilde, arzu edilmeyen yönde değişimi.

Çevre Kirliliği: Antropojen etkiler sonucunda ekolojik dengenin bozulması ve ortaya koku, görüntü, ses vb. durumların neden olduğu istenmeyen sonuç.

Çevre Korunması: Ekolojik dengenin korunması adına yapılan iyileştirme veya önleme çalışmalarının tümü.

Çevresel Direnç: Popülasyonda büyüme ve gelişmeyi engelleyen faktörlerin tümüdür.

22 Mayıs Dünya Biyoçeşitlilik Günü - www.enerjiekonomisi.com
Biyoçeşitlilik günü

Çevrim: Sürekliliği ve düzeni bulunan değişim.

Doğal Döngü: Ekosistem içi veya ekosistemler arasında doğal olarak meydana gelen süreç.

Doğal Kaynak: Fiziksel ortamdan sağlanan kaynaklar bütünü.

Dünya Çevre Günü: 1972 yılında Stockholm’de Birleşmiş Milletler tarafından alınan karar sonucu haziran ayının 5. Günü’nde olarak kutlanmaktadır.

Eko Kalkınma: Yerel ve bölgesel kalkınmanın, ekolojik dengeye adaptasyon sağlayarak, doğal kaynakların akılcı bir şekilde kullanımını esas alan sağlıklı bir kalkınma modeli.

Ekoloji: Abiyotik ve biyotik türlerin tamamını kapsayan bilim dalı.

Ekolojik Denge: Ekosistemleri, varlıkları ve gelişmeleri sürdürülebilir kılan gerekli koşulların sağlanması.

Ekolojik Döngüler: Kullanılan kaynakların yeniden kullanılabilir hale getirilmesi ve bu durumun sürekliliği.

Ekolojik Etki: Ekosistemlerde gelişen değişikliklerin ve ekosistemde yer alan biyotik ve abiyotik faktörlerin neden olduğu etki.

Ekolojik Niş: Biyotik bir türün, habitat adaptasyonu, fizyolojik tepki, kalıtsal / öğrenilen davranışları nedeniyle oluşan topluluk veya ekosistemdeki yeri.

Ekosistem: Doğada yaşamsal faaliyetlerini sürdüren canlı ve cansız varlıkların sistematik ilişki ve etkileşimlerini oluşturdukları ortam.

Ekotoksikoloji: Birçok faktörün ekosisteme ve sağlığa zarar veren etkilerini zamana bağlı olarak inceleyen bilim dalı.

Ekoton: Belirli bir popülasyona ait yaşam alanının sınır bölgeleri.

Endemik Bitkiler: Rastlanma oranı düşük ve korunması mutlak olan bitki türleri.

Enerji Tasarrufu: Enerji kaybının azaltılması, önlenmesi.

Estivasyon: Hayvan veya bitki türlerinin kurak mevsimleri istirahatle geçirmeleri, yaz uykusu.

Evolüsyon: Evrim, canlıların jeolojik zaman kavramına yayılı gelişim periyodu.

Fauna: Hayvanlar alemi.

Fauna ve Flora nedir? - Tek Başına da Olur
Fauna

Flora: Bitkiler alemi.

Fosil Yakıtlar: Orijini organik maddeler olan, turba, linyit, taş kömürü, antrasit, petrol gibi, günümüzden milyonlarca yıl önce çeşitli jeolojik fenomenler ve aşamalar sonucu oluşan tükenebilir enerji kaynakları.

Geri Kazanım: Kullanımlarının veya tüketilmelerinin ardından toplanarak fiziksel, kimyasal ve biyolojik işlemlerden geçirilen ve tekrar kullanılır hale getirilen maddeler.

Habitat: Canlıların ikametgahı.

Kapalı Sistem: Sistem ile çevre arasında madde ve enerji etkileşiminin olmaması, stabil hali.

Pestisitler: Böcek, mantar öldürücü vb. etkileri olan, aşırı ve bilinçsiz kullanımları sonucu ekolojik dengenin bozulmasına ve kirliliğe neden olan kimyasal maddeler.

Popülasyon: Belirli bir alanda yaşayan aynı türe ait bireyler topluluğu.

Progresif: Mutasyon vb. değişikliklerle oluşan.

Sembiyoz: Mutualizm.

Sera Gazları: H2O, CH4, NO2, CFC vb. sera etkisini oluşturan gazlar.

Tür: Kendi aralarında doğrudan veya potansiyel olarak çiftleşip neslini devam ettiren doğal popülasyonlardır.

UNCED: Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı.

UNEP: Birleşmiş Milletler Çevre Programı.

UNESCO: Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü.

Yenilenebilir / Tüketilemeyen Kaynaklar: Güneş, su, rüzgar enerjisi gibi oldukça uzun zaman dilimi içerisinde tükenmesi imkansız doğal kaynaklar.

Ekolojik Kavramlar

  • ÇEVRE: Canlıların yaşam alanı, yaşama ortamıdır. Abiyotik ve biyotik faktörlerden meydana gelmektedir. Tüm canlıların yaşamsal faaliyetlerini sürdürdükleri ve karşılıklı etkileşim içine girdikleri fiziki, kültürel, sosyal, ekonomik, biyolojik, fiziki alandır. Yeryüzünde canlı oluşunda itibaren mevcut olan çevre organizmaların var olduğu şartlardır. Yaşamsal faaliyetlerin gerçekleştirilmesi ve sağlıklı bir şekilde sürdürülebilir olması ancak sağlıklı bir çevre ile mümkün olmaktadır.
  • EKOLOJİ: Ekosistemlerde bulunan biyotik türlerin tüm abiyotikler ve birbirleri ile olan ilişkilerini inceleyen bilim dalıdır.
  • TÜR: Canlı sistematiğinde cinsin taksonomik alt birimidir. Meydana geldiği bireyler birbirleri ile melezlenerek fertil döl vermektedir. Morfolojik, biyolojik ve fizyolojik özellikleri benzerdir.
  • POPÜLASYON: Belirli yaşam alanı sınırlarında yaşayan, aynı türe ait organizmalardan oluşan ve karşılıklı ilişkilerde bulunan biyotik topluluğudur (ormandaki çam popülasyonu, arı popülasyonu, Karadeniz’deki hamsi popülasyonu).
Ekosistem Nedir? Ekosistemin Bileşenleri Nelerdir?
Ekosistem
  • KOMÜNİTE: Belirli bir yaşam alanını işgal eden çeşitli popülasyonlardan oluşan topluluktur (Manyas kuş, böcek, kelebekleri). Abiyotik faktörler ile birbirine yetebilen ve uyum içerisinde yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilen birlikteliklerdir.
  • EKOSİSTEM: Komünite ve abiyotik çevre birlikteliğinden meydana gelmektedir. Doğal ve yapay olmak üzere iki şekilde sınıflandırılmaktadır. Doğal ekosistemler insan etkisi ile oluşmamakta, doğanın mekanizması sonucu kendiliğinden meydana gelmektedir. Yapay ekosistemler ise insan tarafından oluşturulmakta ve kontrol edilmektedir.
  • BİYOSFER: Dünya üzerinde yaşayan tüm varlıkların yaşama koşullarına uygunluk gösteren ortamların tümüdür. Yeryüzünde ince bir katmandır. 16-20 km kalınlığa sahiptir. Enlem dereceleri uzun mesafelerde belirgin iklim değişikliklerine neden olurken ekvatordan uzaklaşıldıkça iklim hareketleri canlanmaktadır.
  • HABİTAT: Biyotik türlerin yaşamsal faaliyetlerine uygunluk gösteren alandır. İkametgah yeri, yaşama yeri, yetişme yeri olarak tanımlanmaktadır (Ankara Keçisi vb.) Bir popülasyonun doğal biçimde beslenme, barınma ve üreme faaliyetlerini gerçekleştirerek neslinin devamlılığını sağladığı ortamdır. Popülasyonda yer alan bireylerin biyosfer tabakasındaki genetik vb. özelliklerine uygun hayatta kalma ortamlarıdır.
  • NİŞ: Biyotik varlıkların görev ve işlevleridir. Beslenme, barınma ve üreme vb. yaşamsal faaliyetlerin tamamının gerçekleştirilmesi ve sürdürülebilir olması için gereken tüm davranış ve işleyiş şekilleridir. Organizmaların yaşadıkları ortamda vazifeli oldukları roldür. Habitata ait popülasyondaki bireylerin kendisi ve çevresini etkileyebilen yaşama biçimidir.
  • BİYOTOP: Komünite yerleşme ve yaşam alanıdır. Yaşamsal faaliyetlerin gerçekleştirilmesin elverişli çevre şartlarına sahip coğrafik bölgelerdir.
  • FLORA: Belirli bir alanda yaşamsal faaliyet gösteren bitki topluluklarıdır. Adaptif sürecini tamamlayan ve hayatta kama eylemini sürdürebilen topluluklardır. Mantar ve bakteri türlerini de kapsamaktadır. Bitey olarak da adlandırılmaktadır.
  • FAUNA: Belirli bir alanda yaşamsal faaliyet gösteren hayvan topluluklarıdır. Adaptif sürecini tamamlayan ve hayatta kama eylemini sürdürebilen topluluklardır. Direy olarak da adlandırılmaktadır.
  • BASKIN TÜR: Yaşama birliğindeki en belirgin türdür. Komünitede faaliyet ve sayıca üstünlüğü bulunan türlerdir. Sucul ekosistemlerde baskın türlere sık rastlanmamaktadır. Ancak karasal ekosistemlerde bitkiler baskın türdür.
  • SÜKSESYON(ARDILLIK): Abiyotik ve biyotik faktörlerin etkisi ile baskın türün yerini bir başka türün alarak baskın tür mevkiine yükselmesidir. Mevcut ekosistem bozularak yok olmakta ve yeni bir ekosistem oluşmaktadır. Çevresel faktörlerin etkisiyle, baskın türün yerini başka bir baskın türün almasıdır. Sınırları belirli bir yaşam alanında türlerin birbirlerini izleyerek meydana gelmeleridir.
  • EKOTON: Farklı ekosistemlerin kesişim alanıdır. Komşu biyomlar arasında yer alan geçiş bölgesidir. Çeşitli bölgelerin özelliklerine sahip olduklarından biyoçeşitlilik oldukça yüksektir.
  • MİKROKLİMA: Ekosistemde yağış, ışık, nem, rüzgar, sıcaklık vb. faktörlerin etkisi nedeni ile ortaya çıkan çeşitli iklim özellikleridir. Büyük ortamdaki iklimsel özelliklerin küçük özel bir alanda farklılaşmasıdır. Orman üst bölgeleri ile zemini arasında meydana gelen küçük iklim farklılıkları örnek olarak verilmektedir.
  • BİREY EKOLOJİSİ: Bir türe ait olan bireylerin ortam ile etkileşimlerini inceleyen ekoloji bölümüdür.
  • AV-AVCI İLİŞKİSİ: Popülasyonlarda zaman içerisinde gerçekleşen dalgalanmanın nedenlerindendir. Predator (avcı) sayısı ile av sayısı ters orantılı değişim göstermektedir.

https://www.ekoloji.com/ adresinden alınan yukarıdaki bilgiler ışında ekolojinin kısaca doğaya saygılı olmak anlamına gelebileceği söylenebilir.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Doğa Yürüyüşü 2 / Seyyahlar

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak outdoor üzerine düşünmeye ve yazmaya devam ediyoruz. Doğa yürüyüşünün kısa tanımını yapmıştık. Bu serinin ilk yazısında ise hiking ne demek sorusunun derinlikli olarak cevabını vermiştik.

Hiking Edebiyatı: 

Bu yazımızda özellikle Batı edebiyatında hikingin ilk örnekleri üzerine bilgi vereceğiz. Daha sonra ise büyük türk gezgini, seyyah, outdoor camiasının piri olan Evliya Çelebi hakkında yazacağız. 

Aşağıdaki bilgiler genel olarak wikipedia sayfasından alınmıştır. Wikipedia sitesine çoğunlukla bilgi girişleri batı kaynaklı olduğu için Avrupa’nın şair ve yazarları ile ilgili bilgiler çoğunluktadır. Biz burada hiking ile ilgili bilgi vermeyi amaçladığımız için bu bilgileri sitemizde yayımlıyoruz. Ancak pek fazla dijital kaynakta rastlamasak da Doğu/İslam ve Türk kültüründe de gezginler, bir amaç uğruna yapılan yolculuklar ve yol edebiyatı çok fazladır. İlerleyen yazılarımızda bizim kültürümüze ait seyyahlar, yürüyüşçüler ve ilim tahsili için seyahat edenlerle ilgili bilgiler vereceğiz.

Türk ve Müslümanlarda Hiking:

Önceki yazılarımızda outdoor teriminin sanayileşme sonrası ortaya çıktığını  belirtmiştik. Outdoor kavramı görece geç ortaya çıkmış olsa da doğa yürüyüşü ve hiking çok eskiden beri çeşitli amaçlarla yapılan faaliyetlerdi. 14.YY’da dahi Avrupa edebiyatında yürümek ve hiking kelimeleri veya doğa yürüyüşü üzerine eserler bukunmaktadır.

Doğu özellikle İslam medeniyetinde ise ilim amaçlı yapılan gezilerin tarihçesi 8.YY’a kadar gitmektedir. Bugün bizim bilip tanıdığımız Gazali,  İbni Haldun, Ahmet Yesevi, Mevlana Celaleddin Rumi gibi onlarca alim, ilim öğrenmek uğruna İslam topraklarını ve ilim merkezlerini dolaşmışlardır. 

Esasında Türk tarihi göçler tarihi olduğuna göre yürümek veya doğada yürümek bizlere yabancı kavramlar değildir. Bize yabancı olan spor amaçlı doğa aktivitesi yani outdoor terimidir. 

İslam medeniyeti, tarihi ve takvimde bilindiği gibi “Hicret” yani daha 7. YY’da bir şehirden diğerine yapılan yürüme ile başlar. Müslümanlar yürüme fikrine hiç yabancı değildir. Yine Anadolu tarihinde büyük önemi olan gezgin dervişler de hatırdan çıkarılmamalıdır.

Dolayısıyla outdoor ya da hiking ile ilgili edebiyat ve terimleri bugün batı dillerinden alıyor olmamıza rağmen bizim kendi kültür ve medeniyetimizde bu kavramlara hiç de yabancı değiliz.

Batı Edebiyatında Hiking:

Francesco Arquà Petrarca (Ö. 1374) döneminin en büyük bilgini sayılan İtalyan hümanist ve şair Petrarch, sık sık yürüyüş yapan birinin ilk örneği olarak bahsedilir. Petrarch’ın kardeşi ve iki görevlileri ile birlikte gezinti amaçlı 1336 yılında Fransa sınırındaki Mont Ventoux dağına tırmandıklarından bahsetmektedir. İtalya’da Rönesans Medeniyeti adlı kitabında ( 1860) Jacob Burkhardt Petrarch’ı “alıcı ruhu” için doğanın önemi nedeniyle henüz doğayı tanımlama becerisine sahip olmasa bile “gerçekten modern bir insan” ilan etti. İtalyan Şair Petrarch dağlara zevk için ilk tırmanan ve edebiyatta yer alan ilk kişi olarak bilinmektedir. Petrarca
           Onuncu ve on birinci yüzyıllarda Almanya’da doğa duygusu üzerine bir kitapta Lynn Thorndike o döneme ait çeşitli dağa tırmanma yürüyüşleri ve dağların tanımlarına dikkat çekmiştir. Hayatının son yıllarında tırmanmayı çok sevdiği dağa her zamankinden daha sık tırmanmış ve bu yolculukları yazılarında anlatmıştır.

İsviçreli bilim ve şairi Albrecht von Haller’ın şiiri Die Alpen özelikle sakinlerinin basit ve pastoral yaşamı bir biçimde planlanmıştır. 

18. yüzyılın sonunda çok sayıda gezgin Avrupa’yı yürüyerek keşfetmiş ve deneyimlerini kaydetmiştir.

Bunun önemli bir örneği, 1801’de Leipzig’den Sicilya’ya yürüyerek 9 ay sonra Paris üzerinden Leipzig’e dönen Seume’dir.

İngiliz bir rahip olan Thomas West ise 1778’de yazdığı Lake District rehberinde zevk için yürüme fikrini yaygınlaştırdı. Rehberin girişinde zevk iin gezmek fikrini yaygınlaştırmayı amaçladığını yazdı. West, yolculara ve gezginlere bir rehber vererek gölleri ziyaret etmenin zevkini teşvik etti ve bu amaçla kendi tekrarlanan gözlemleriyle doğrulanan tüm seçilmiş istasyonları ve bakış açılarını burada topladı ve önüne koydu. Bu amaçla, turistlerin estetik nitelikleri açısından manzaraların tadını çıkarmaya teşvik edileceği göllerin çevresinde çeşitli menziller, rotalar, istasyonlar ve bakış açıları dahil etti. 1778’de yayınlanan kitap büyük bir başarıydı.

Zevk için yürümenin bir başka ünlü erken temsilcisi, İngiliz şair William Wordsworth’du . 1790’da, daha sonra uzun otobiyografik şiiri The Prelude’da (1850) ve başka şiirlerinde Fransa, İsviçre ve Almanya’daki gezilerinden bahsetti. Wordsworth’ün arkadaşı Coleridge başka bir hevesli yürüyüşçüydü ve 1799 sonbaharında, o ve Wordsworth Göller Bölgesi’nde üç haftalık bir tura çıktılar. 

Yeni nesilden olan John Keats Romantik Şairler, 1818’de arkadaşı Charles Armitage Brown ile İskoçya, İrlanda ve Göller Bölgesi’nde yürüyüş turuna başladı.

19. yüzyıl boyunca gittikçe daha fazla insan yürüyüş turları yaptı; bunların en ünlüsü muhtemelen Robert Louis Stevenson’un Fransa’da  Cevennes boyunca bir eşekle yaptığı yolculuktur ve eşekle Seyahatini (1879) kaydetmiştir.  

Seyahat yazarlığının alt türü, sonraki 20. yüzyılda birçok klasik üretti. Uzun yürüyüş turuna açıklayan bir kitabın erken Amerikalı örneği doğabilimci olan John Muir’in Körfezde Bin Mil Yürüyüşü (1916), 1867 yılında üstlenilen uzun botanizing yürüyüşün ölümünden sonra yayımlandı.

 Türk Seyahatçi: Pirimiz Evliya Çelebi: 

Evliya Çelebi, Türk edebiyatının gezi türündeki ilk ve en önemli eseri olarak adlandırılan, “Seyahatname” adlı kitabın yazarı, ünlü Türk gezgindir. 1611 yılında İstanbul Unkapanı’nda, dünyaya gelen Evliya Çelebi, yirmili yaşların başında, İstanbul içinde gezerek gördüklerini duyduklarını kaleme almaya başladı.

Sarayda geçirdiği kısa sürenin ardından buradan ayrılarak ilk seyahati olan, Bursa yolculuğuna çıktı.  1640’larda İzmit, Trabzon ve Girit yolculuklarına çıkan Evliya Çelebi, 1645 senesinde, Bahadır Giray’ın yanına, Kırım’a gitti. Aynı sene Yanya’nın alınmasıyla sonuçlanan savaşta, Yusuf Paşa’nın yanında görevli bulunan ve 1646 yılında, Erzurum Beylerbeyi Defterdarzade Mehmed Paşa’nın muhasibi olan Evliya Çelebi, doğu illeriyle birlikte, Azerbaycan ve Gürcistan’ın çeşitli yerlerini gezdi.

Daha sonra Revan Hanı’na ulaklıkla görevlendirilen ve böylece Gümüşhane, Tortum yörelerini de dolaşma fırsatı bulan Evliya Çelebi, 1648 senesinde İstanbul’a geri dönerek Mustafa Paşa ile Şam’a gitti ve üç yıl bu bölgede incelemeler yaptı. 1651’den sonra Rumeli’yi dolaşmaya başlayan ve bir dönem de Sofya’da bulunan Evliya Çelebi, 1667 – 1670 yılları arasında Avusturya, Arnavutluk, Teselya, Kandiye, Gümülcine ve Selanik yörelerini gezdi.

50 yıl boyunca Hicaz, Mısır, Sudan, Habeşistan, Dağıstan gibi ülkelere gezilere çıkan ve bu gezilerin bazılarında yakınlık kurduğu bazı devlet büyükleriyle beraber olan Evliya Çelebi, gezilerde önemli mektuplar götürmek ya da savaşa katılmak gibi çeşitli hizmetlerde bulunuyordu.

Bu arada gördüklerini, yaşadıklarını ve gözlemlerini, gerçekçi bir gözle izlenen olayların, yalın ve duru bir anlatım içinde halkın anlayacağı şekilde Seyahatname eserinde, tarih ve yer belirterek yazıya döken Evliya Çelebi, bazen de naklettiği olayları renklendirmek amacıyla uydurma haberler ve olaylar da ortaya atarak, okuyucunun ilgisini çekmek için aklın alamayacağı garip olaylara da yer veriyordu.

Bütün gezip gördüğü yerleri okuyucuya anlattığı on ciltlik Seyahatname, sadece gözlemlere dayalı aktarmaları ve anlatımları içermekle kalmayıp, araştırıcılar için önemli inceleme ve yorumlara da olanak sağlayan bu eser, belirli bir çalışma alanını değil, insanla ilgili olan her şeyi kapsar. Bu yönüyle Seyahatname, Türk kültür tarihi ve gezi edebiyatı açısından önemli bir yere sahiptir.

Detaylı bilgi için tıklayınız. https://turkeyoutdoor.org/2020/12/12/hiking-ve-trekking-ne-demek/

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Doğa yürüyüşü 1 / Hiking Ne Demek?

 Hiking mi Doğa Yürüyüşü mü?

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak outdoor üzerine düşünmeye ve yazmaya devam ediyoruz. Daha önce doğa yürüyüşünün kısa tanımını yapmıştık. Sitemiz geliştikçe outdoor alanındaki terimlerin de geniş anlamlarını yazmaya devam ediyoruz.

Hiking Ne Demek? Doğa Yürüyüşü mü? Doğada Yürüyüş mü?

Bu yazı dizimizde doğa yürüyüşü nedir sorusundan başlayarak;

doğa yürüyüşü hiking ile ilgili terimleri, 

trekking ile hiking arasında ne fark var sorusunun cevabını, 

doğa yürüyüşünün tarihini, 

doğa yürüyüşü için gerekli ekipmanı ve malzemeleri,  

doğa yürüyüşü çeşitlerini, 

doğa yürüyüşlerinde karşılaşılması muhtemel tehlikeleri ve çözüm yollarını, 

doğa yürüyüşü için dünyada oluşmuş görgü kurallarını, 

dünyada gelişen doğa yürüyüşü çeşitlerini aktaracağız.

Yazımıza başlamadan önce daha önceki birçok yayında karşılaştığımız ve aşamadığımız sıkıntıyı belirtmemiz gerekmektedir. Yayınlarımızda doğa yürüyüşü ve doğada yürümek anlamlarına gelen hiking kelimesini kullanacağız. Tanımlama ve adlandırma nasıl olmalı? Bu konu ile ilgili açıklamamıza buradan bakabilirsiniz.   

Hiking Ne Demek? 

Hike kelimesi İngilizcede yürümek anlamına gelmektedir. Walking kelimesi de aynı anlamı karşılamaktadır. Dile yerleşen şekliyle hiking spor amaçlı doğada yapılan yürüyüşlere, walking ise her çeşit yürümeye (dolaşmak, gezmek, volta atmak, aylaklık etmek..) denilmektedir.

Hiking ne demek diye sorulacak olursa Türkçe’de doğada yürüyüş ve doğa yürüyüşü kavramları hiking eyleminin anlamlarına karşılık gelmektedir. Doğada yapılan yürüyüş her zaman hiking olmayacağı ve uzun bir kelime grubu olduğu için doğa yürüyüşü tabirinin kullanılmasının daha uygun olacağını düşünüyoruz. 

Doğa yürüyüşü tamlamasında iki ayrı kelime (doğa ve yürümek) bir arada kullanılmakta ve yeni bir anlam kazanmaktadır, dolayısıyla hiking ne demek sorusunun cevabı hiking Türkçe’de doğa yürüyüşü anlamına gelir diyebiliriz. 

Amaca Göre Hiking:

Doğa yürüyüşünün amacı nedir? Doğa yürüyüşlerinde neleri hedeflemeliyiz? Doğa yürüyüşü nasıl yapılır? Gibi soruların cevapları üzerine düşünmeye ve yazmaya devam ediyoruz.

Hiking spor amaçlı doğa yürüyüşüdür. Bu yürüyüşün yapılacağı önceden belirlenmiş parkuru ya da yürüyüş esnasında belirlenen bir rotası olmalıdır. Hiking boş ve amaçsız yürüyüş değil kişisel ya da küçük de olsa bir hedef içeren doğa yürüyüşüdür.

Hiking de hedefler zaman, mesafe veya ulaşılacak nokta odaklı olabilir.

Zaman hedefli hikingde yürüyüşçü 2-3-4 veya daha fazla saat yürümeyi kendisine hedef seçer ve zaman odaklı olarak doğa yürüyüşünü yapar.

Mesafe hedefli doğa yürüyüşünde ise yürüyüşçü kendisine km bazında bir hedef tayin eder ve 4-5-6 km veya daha fazla mesafeyi zaman şartına bağlamaksızın yürür. Benim şahsi tecrübelerim içinde 12, 13 km’lik yürüyüşler bulunmaktadır. Uzun yürüyüşler insana gerçekten zevk, haz ve mutluluk verir.Ulaşılacak nokta/menzil odaklı yürüyüşlerde ise önemli olan zaman veya km değil menzildir. Önceden belirlenen rotalarda kulüp ve guruplarca yapılan hiking ve trekking etkinlikleri çoğunlukla varış noktası odaklı yürüyüşlerdir.

Dünyada ve Türkiye’de hiking ve trekking çoğunlukla öncen belirlenmiş rotalarda yapılmaktadır. Özellikle facebook, instangram ve sosyal medyanın yaygınlaşması sonrası bazı rotalar ve menziller ilgi görmüş ve birçok kişinin doğa yürüyüşü yaptığı moda parkurlar ortaya çıkmıştır.

Hiking Nasıl Ortaya Çıktı?

Hiking önceden belirlenmiş rotalarda çeşitli farklı zorluk derecelerinde yapılan yürüyüştür. Avrupa’da 18. yüzyılda zevk için yürüyüş ile birlikte literatüre girmiştir. Bunun yanında dini amaçlarla yapılan uzun yürüyüşler de vardır. Dini hac yolculukları çok daha uzun süredir var olmuştur, ancak belirli dinlerle ilişkili manevi bir amaç için uzun mesafeler yürümeyi içerirler.

Hiking  genellikle üzerinde, uzun, kuvvetli bir yürüyüş güzergahları veya yaya olarak kırsal kesimde yapılan yürüyüşlere denilir. Günübirlik olarak, hafta sonları ve grup halinde yapılan doğa yürüyüşleridir. Hikingteki temel motivasyon şehir hayatının  stresinden uzaklaşarak doğanın tadını çıkarmak, stres atmak, fiziksel olarak sağlıklı kalmak, zihni rahatlatmaktır. 

Hiking Terimleri Nelerdir?

Hiking (walking in the nature) özellikle Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’nde tercih edilen bir terimdir. Bu bölgelerde daha kısa, özellikle kentsel yürüyüşler için kullanılmaktadır. 

İngiltere ve İrlanda Cumhuriyeti’nde, hiking yerine  “Yürümek/walking” terimi kullanılmaktadır. Alplerde yapılan her türlü yürüyüş ve gezintiler için de hiking ve benzeri kelimeler (backpacking, rambling, hill walking, fell walking) kullanılmaktadır.

Avustralya’da özel endemik ormanlarda yapılan yürüyüşlere bushwalking, Yeni Zelanda’da ise tramping (aylak dolaşma)  terimleri kullanılmaktadır.

Türkiye’de ise hiking teriminin karşılığı olarak genellikle doğa yürüyüşü (nature walking) ya da doğada yürümek (walking in the nature) terimleri kullanılmaktadır. Bunun yanında bütün dünyada olduğu gibi Türkçe’de de hiking kelimesi artık yerleşik olarak kullanılmaktadır.

Dünya Dillerinde Hiking:

Kırsal kesimde yürüyüş yapma fikri Avrupa’da ancak 18. yüzyılda gerçekten gelişmiştir. Önceden genellikle yoksulluğa işaret eden ve serserilikle de ilişkilendirilen doğada yapılan yürüyüşler Romantizm hareketi ve sanayileşme sonucu şehirleşmenin artmasıyla ilişkili olarak manzara ve doğaya yönelik değişen tutumlar nedeniyle ortaya çıkmıştır. 

Dini amaçlarla yapılan çok uzun yürüyüş ve yolculuklar olan hacların bir parçası olarak uzun yürüyüşler yapılıyordu ve bu gelenek hala tüm dünyada devam etmektedir.

İngiliz dili etkisi altında bulunan İngiltere, ABD, Kanada ve İrlanda’da hiking kelimesi, yürümek, doğa yürüyüşü, rekreasyon amacıyla açık havada bir patikada veya patika dışında yürümek anlamına gelir. Hiking günlük yürüyüş, tek günde tamamlanabilen yürüyüşü ifade eder. 

Bununla birlikte, İngiltere’de dağlık alanlarda yürüyüşe tepe yürüyüşü (hillwalking) yürüyüş, dağ yürüyüşü, tepe yürüyüşü ve başıboş gezinti terimleri de kullanılmaktadır.

  Doğa yürüyüşü özellikle trekking halini aldığı zaman zorluklara ve bazı bitkilerin engellerine meydan okumayı, ilerlemenin bitki örtüsünü bir kenara itmeyi gerektirdiği için yoğun orman, çalılık veya çalılıklarda zor yürümeyi ifade eden büyükçalı anlamına gelen bushwhacking kelimesi kullanılır. 

Bushwhacking  yürüyüşlerinde bitki örtüsünün insan geçişini engelleyecek kadar yoğun olduğu büyük çalılıklarda, yolu temizlemek ve patika açmak için çeşitli aletlerin kullanıldığı da olur.

Avustralya’da orman yürüyüşü terimi, hem önceden belirlenmiş patika veya iz üzerinde hem de patika/iz dışında yürüyüşü ifade eder. Yeni Zelandalılar tarafından hiking ve yürüyüş için kullanılan yaygın terimler arasında gezinmek (tramping-özellikle gece ve uzun yolculuklar için), yürüyüş veya doğa yürüyüşü terimleri kullanılır.

Hiking /Doğa yürüyüşü Hindistan, Pakistan, Nepal, Kuzey Amerika, Güney Amerika, İran ve  Doğu Afrika’nın dağlık bölgelerinde çok günlük yürüyüşü tanımlamak için kullanılan tercih edilen kelimedir.

Detaylı bilgi için tıklayınız. https://turkeyoutdoor.org/2020/12/12/hiking-ve-trekking-ne-demek/

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Türkiye’de Outdoor Sektörü / 3

Türkiye’deki outdoor sektörünü açıkladığımız bu yazı dizisinin birinci ve ikinci yazılarını da okumanızı öneririz. Türkiye’de Outdoor Sektörü 3 başlıklı yazımızla Türkiye’deki outdoor sektörü üzerine düşünmeye devam ediyoruz. Bu yazımızda Outdoor Eğitimi, Outdoor İçin Eğitim, Outdoor Sigara İlişkisi, Outdoor Rotaları, Outdoor Yayınları ve Outdoorun Motivasyonları konularını aktaracağız.  

Outdoor ve Eğitim:

Outdoor Eğitimi:

“Outdoor ve Eğitim” ana başlığının altına neden “outdoor eğitimi” başlığını seçtiğimiz merak edilebilir. Burada bir yazım hatası yok. “Outdoor ve Eğitim”” başlığını “Outdoor Eğitimi” ve “Outdoor İçin Eğitim” olarak ikiye ayırmak zorundayız.Outdoor eğitimi kavramı artık birleşik kelimeler olarak kullanılmakta olup, anlaşılandan farklı bir anlama karşılık gelmektedir. Outdoor eğitimi modeli daha çok doğada öğrenme kelimelerinin anlamını karşılıyor.

Eğitim genel olarak bireyin yaşadığı toplumda yeteneğini, tutumlarını ve olumlu değerdeki diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçler toplamıdır. Kısaca eğitim, kişiliğin gelişmesine yardım eden ve onu temel alan, onu yaşamına hazırlayan, gerekli bilgi beceri ve davranışlar elde etmesine yarayan bir süreçtir.

Genel olarak dünyada ve Türkiye’de Outdoor eğitimler denilince “yaşayarak öğrenme” felsefesine dayalı olan bir döngü süreci anlaşılmaktadır. Outdoor eğitimi /outdoor learning-traning denilen kavram daha çok şirketlerin personelinin arasındaki bağı güçlendirmek için özel olarak uygulanan pahalı bir eğitim/eğlence modelidir. Outdoor eğitimi nedir denilecek olursa:

Yaşayarak öğrenme felsefesine dayalı, ekip dinamiklerini artırıcı uygulamalar bütününe outdoor training; türkçe hali ile outdoor eğitim /açık alan eğitimleri denilmektedir.

Genellikle bir firmanın bütün beyaz yakalı çalışanları hafta sonlarında şehir dışına çıkarak doğada çeşitli eğitim, aktivite, oyunlar ya da yarışmalar yapmaktadır. İş dünyasının liderlik, takım olmak, birbirini anlama, eksikliklerini giderme, birlikte başarma, takımdaşlık, ekip ruhu oluşturma, gibi ihtiyaçlarının geliştirilmesi için yaşayarak öğrenme formatlı eğitimlere outdoor eğitimi denilmektedir.

Bu süreçte katılımcılar düşünür, hedefleri belirler, planlar, alternatifleri çıkarır, karar verir, uygular, sonuçları değerlendirir ve sonrasında daha fazla düşünür, yeni planlar yapıp karar alır, uygular ve sonuca bakarlar.  Outdoor eğitiminde temel yaklaşım, hedeflenen becerileri ve bilgiyi iletmek için teori ve ders sisteminde anlatımın tamamlayıcısı olarak, katılımcının mümkünse doğada yaılan aktivite, yarışma ve oyunlarla kendi deneyimleri ile bunu edinmesini sağlamaktır.

Doğada öğrenme temel olarak, bilgi veya becerinin kalıcı olarak kazanılması şeklinde tanımlanmaktadır. Doğa, insanlara yaşamaya alıştıkları rahat ve konforlu ortamdan daha farklı öğrenme olanakları sunar. İnsanların algı düzeyi, alışık olmadıkları, bilinmeyen ortamlarda yükseldiği için, şehir kurallarıyla yaşamaya alışmış insanlar, doğada öğrenmeye daha açık bir hale gelmekte, böylece eğitim sonucunda sağlanan değişim daha kalıcı olmaktadır.

Outdoor eğitiminde özel olarak kurgulanmış birtakım oyunlar oynanarak; ekip çalışmasının gerçekten ne işe yaradığı, iyi bir liderin ekip başarısını nasıl arttırabileceği, imkânsız görülen bazı olayların; doğru yöntemler, doğru iletişim, doğru organizasyon ile nasıl başarılacağı ya da gerçek bir EKİP olamayan iş gruplarının ne gibi sorunlarla karşılaşabileceği birebir yaşayarak öğrenilir. Burada iş hayatıyla alakasızmış gibi görünen oyunlar oynanır.

Outdoor eğitiminde olumlu sonuç elde edebilmek için ekibin planlama, katılım, problem çözme, karar verme, gerektiğinde liderlik rolü üstlenme gibi alanlarda birlikte çalışması gerekmektedir. Temelinde ise etkili takım oluşturma yatmaktadır. Bunların yanında güven, geribildirim, diyalog, sorgulama, iletişim, risk alma becerileri de açığa çıkmaktadır.

Outdoor İçin Eğitim:

Serbest zamanlarının değerlendirilmesinin amaçları da bu amaçlara yöneliktir. Eğitimde zorunluluk, serbest zamanlarda gönüllülük ve bireysel seçim önemlidir. Serbest zamanları değerlendirme, eğitimin tamamlayıcı bir parçasıdır. Genellikle anlık doyum sağlar.

Serbest zaman eğitimi, bireyin serbest zamanının “akıllı bir biçimde değerlendirilmesi” eğitimidir. Serbest zaman eğitimi bireye, seçtiği etkinlikte kullanacağı bazı estetik ve ahlaksal değerlerin kendisine mal edilmesinde yardımcı olur.

Toplumsal ve kişisel refah bakımından serbest zaman saatlerinin kişisel gelişime ve toplumsal düzeni geliştirme aracı olarak kullanılması, serbest zaman eğitiminin amacıdır. Serbest zaman yerinde ve değerli kullanılabilirse insana; zevkini, hevesini, sorumluluğunu ve özgürlüğünü yaşama, böylece kendi kendini bulma imkânı vermektedir.

Yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı outdoor etkinlikleri için eğitim ayrı bir öneme sahiptir. Çünkü doğa sporları büyük risk ve tehlike içeren sporlardır. Bu nedenle iyi bir teknik bilgi ve donanım gerektirir. Hiçbir eğitim almadan yapılamazlar.

Teknik bilginin ve donanımın kaya tırmanışı ve dağcılıkta önemli ve gerekli olmasından dolayı eğitim alma oranının yüksek olması normaldir. Doğa yürüyüşü daha kolay parkurlarda her yaştan ve cinsiyetten bireylerin kolaylıkla yapabileceği bir etkinlik olduğu için katılımcıların bu konuda eğitim alması çok zorunlu değildir. Fakat son zamanlarda katılımcıların artması, yürüyüş parkurlarının nispeten riskli bölgelerden geçmesi, mevsimsel etkiler ve kazaların artması sebebiyle günü birlik yürüyüşçülerinde belirli bir eğitimden geçirilmesini gerektirmektedir. 

Doğada olma, başlı başına bir eğitim ve bilinç meselesidir. Doğayı anlama ve doğayı yaşama ancak belirli bir bilgi düzeyine sahip olmayı gerektirmektedir. Bu sebeple doğa yürüyüşçülerinin eğitim alanlarının oranı düşük çıksa da bu oran gelecekte dağcılar ve kaya tırmanıcıları gibi olmalıdır.

Günübirlik yürüyüş yapanların büyük çoğunluğu kendi oluşturdukları küçük guruplarla ve/veya bir kulüp/dernek veya ticari organizasyonların düzenledikleri faaliyetlere katıldıkları için aktivitenin güvenliği o etkinliği düzenleyenler tarafından sağlanmaktadır. Bu sebeple günübirlikçilere aktivite başında o aktivite ile ilgili çok kısa bir bilgi verilmektedir.

Doğa yürüyüşünde etkinliklerin herkese açık olması üyelik şartının aranmaması katılımcıların bir derneğe üye olması zorunluluğunu ortadan kaldırmaktadır. Ancak dağcılık ve kaya tırmanışında malzeme kullanımı, ulaşım, eğitim ve daha birçok nedenle bireylerin çoğunluğunun dernekler/kulüpler ve ilgili Federasyon üyelikleri bulunmaktadır. Fakat katılımcıların doğada ihtiyaç duyacağı gerekli eğitimlerin öneminin gelecekte daha fazla anlaşılacağı, örgütlü toplumun nitelik ve nicelik olarak daha doyurucu etkinlikler planlayacağı, gerçekleştireceği olgusu kulüp ve derneklere üyeliğin önemini arttıracaktır.

Outdoor Sigara İlişkisi

Doğa sporları kulüplerinin hepsinin genel politikasında aktivite sırasında sigara içmek yasaktır. Hem bireyler hem de doğa için olması gereken davranış şekli budur. Bu nedenle doğa sporlarının olumlu kazanımlarının başında sağlık için sigara içmemek yaklaşımı görülmektedir. Serbest zamanlarını doğa sporları aktivitelerine katılarak değerlendiren bireyler bu açıdan olumlu yönde etkilenmekte ve yaşam standartlarını arttırabilmektedirler.

Outdoor Rotaları:

Dünyanın hemen her ülkesinde doğa yürüyüşü için işaretlenmiş rotalar bulunmaktadır. Türkiye’de de özellikle doğa yürüyüşlerinde kullanılan rotalar bulunmakta ve hızla sayısı artmaktadır. Bu konu hakkında yazılar yayınlayacağız.

Outdoor Yayınları:

Daha önceki yayınlarımızda Türkiye’de outdoor sektörünün daha yolun başında olduğunu, hızla geliştiğini belirtmiştik. Bu eksiklik outdoor yayıncılığı alanında da kendini göstermektedir. Türkçe dilinde outdoor alanında nitelikli yayın bulmak çok zordur. Bu makale için yararlandığımız ve aşağıda belirttiğimiz tez dışında kapsamlı bir yayına rastlayamadık. Birkaç gezi-turizm-reklam amaçlı dergi dışında bu sektörle ilgili yayın pek bulunmamaktadır. 

Yapılan araştırmalarda katılımcıların doğa sporları ile ilgili yayın takip edip etmedikleri değerlendirildiğinde, yeterli Türkçe yayının olmaması, diğer dildeki yayınları takip edebilmek için yeterli yabancı dil bilmemesi veya bilgiye olan ihtiyacın olmaması gibi nedenlerden dolayı çoğunluğun takip etmediği ortaya çıkmıştır.

Outdoor Motivasyonu:

Outdoor motivasyon etkenlerini insanlarınneden doğa aktivitelerine yöneldiğini daha önce geniş olarak yayınladık. Bireylerin doğa sporları yapma nedenleri zor bir konudur. Doğa sporlarını başlangıçtan profesyonelliğe kadar her seviyede yapan bireylerin outdoor aktivitelerine katılımında etkili olan faktörlerin başında daha çok bireyin fiziksel durumu, kişiliği, sahip oldu imkânlar, moralite (gelir, çevre, arkadaş vs.) sayılabilir.

Bazı araştırmacılar bireyi doğa aktivitelerine yönelten duygunun kişiliği ve içinde bulunduğu durum olduğunu ileri sürerken, bazıları ise ihtiyaçların yanında sosyal, psikolojik, bireysel birçok faktörün de etkili olduğunu savunmuştur.

Bu güne kadar yapılan çalışmalarda elde edilen sonuçlar özetlendiğinde, bireylerin doğa aktivitelerine katılım nedenlerini;

Doğa sevgisi, kalabalıktan, rutinden, aileden ve sorumluluktan kaçma, fiziksel aktivite yapma, yaratıcılık, dinlenme, kendini geliştirme ve yeni beceriler edinme, sosyal ilişki kurma, yeni insanlarla tanışma veya onları gözleme, beklenen olası insanlarla ilişki kurma, aile ile birlikte olma, tanıma-tanınma arzusu, başkalarına yardım etme, sosyal sorumluluk, uyarıcı unsurlar veya davetkâr yapı, sosyal güç elde etmek, kendini gerçekleştirme, mücadele ruhu, başkaldırma, başarı arzusu, rekabet (iç ve dış), zaman öldürme ve sıkıntıdan kurtulma ve entelektüel estetik şeklinde sıralamak mümkündür.

Bireysel farklılık gösterse de katılımcılar; fiziksel gelişim, yenilik arayışı, değişik deneyimler edinme, kendini sınama, kendini geliştirme, yaratıcı olma, sosyalleşme ihtiyacı, dinlenme-rahatlama ihtiyacı, yarışma güdüsünü tatmin, sağlık ve benzeri gibi gerekçelerle doğa etkinliklerine katılmaktadırlar. Bireylerin outdoor etkinliklerine katılımını ayrıca yaşam tarzı, ekonomik durumu, çalışma hayatı, aile hayatı gibi durumlar da etkilemektedir.

Lütfen her hal ve şartta doğadan taraf olun, doğa olmaz ise insan da olmaz.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

Türkiye’de Outdoor Sektörü 2

Türkiye’deki outdoor sektörü üzerine bilgiler içeren önceki yazının devamı niteliğindeki bu yazımızda;

Outdoor gelir ilişkisi nedir sorusunun cevabını, 

Outdoor malzemelerinin finansmanını,

Outdoor aktivitelerinde güvenlik konusunu açıklayacağız.

 Outdoor Gelir İlişkisi:

Outdoor kelimesinin içerdiği anlamlar  dikkate alındığında bu soru cevapsız görülebilir. Himalayalarda tırmanış yapmak isteyen bir sporcu ile mahallesindeki parkta yürüyüşe çıkan bir emeklinin outdoor ihtiyaçları farklıdır. Kampçılık yapan bir/kaç kişi ile haftasonu grup veya kulüp olarak birkaç saatlik trekking/hiking etkinliği yapan kişinin de hem yaşları hem de gelir seviyesi çok farklı olabilir. Biz bu yazımızda genel olarak sorulara cevap vermeye çalışacağız. 

Outdoor aktivitelerine katılım ile gelir arasındaki ilişki fırsat teorisi ile açıklanabilir. Bu teoriye göre doğa aktivitelerine katılım oranı outdoor yapılan mekanın ve buradaki kaynakların halka açık olma durumu, ulaşılabilirliği ve maliyeti ile orantılıdır. Yukarıda ifade ettiğimiz gibi Himalayalar ile mahalle parkına ulaşım arasında farklar vardır.

Düşük gelir, maliyetli outdoor aktivitelerine katılımı kendiliğinden azaltacaktır. Düşük gelir doğa faaliyetlerine daha az katılıma olanak sağladığı için bireylerin daha çok başkalarıyla beraber yapacakları etkinlikleri tercih etmesi söz konusudur. Gelir arttıkça bireylerin daha maliyetli etkinlikleri tercih etmesi, etkinliklerdeki katılım sayısını arttırması, daha çok yalnız katılabileceği etkinlikleri tercih etmesi yine fırsat teorisi içinde değerlendirilmektedir.

En Ucuzu Doğa Yürüyüşü (Hiking):

Doğa yürüyüşü/hiking/trekking outdoor aktiviteleri inde en ucuz ve maliyetsiz olanıdır. Özellikle profesyonel olarak hiking veya trekking yapmayanlar için doğada kısa bir gezinti dahi outdoor aktivitesi olarak adlandırılabilir. Doğa yürüyüşçülerinin büyük ölçüde etkinlik için ayrılan bütçeyi yeterli görmeleri yapılan aktivitenin mevcut tasarımıyla düşük bedellere mal olması ve günü birlik etkinliklerin gerektirdiği malzeme gereksiniminin düşük olmasıdır. Doğa yürüyüşü maliyetinin düşüklüğü yanında yüksek psikolojik ve fiziki getirileriyle outdoor faaliyetleri içerisinde ön plana çıkmaktadır. 

Doğa yürüyüşleri daha az malzeme masrafı ve cari harcamalar gerektireceği için, diğerlerinden daha az bütçe ile günübirlik aktiviteler şeklinde yapılabilmektedir. Doğa yürüyüşünde ise kişiler ya etkinliğe kendi malzemeleriyle katılmaktadırlar veya hiç kimseden malzeme almadan malzemesiz katılmaktadırlar. Çoğunlukla doğa yürüyüşü için nitelikli malzeme ya da yüksek seviyede güvenlik tedbiri alma ihtiyacı olmadığı için masrafsızdır.

Kaya tırmanışı ve dağcılıkta kullanılan malzemelerin her etkinlikte deforme olması, eskimesi, malzemenin raf ömrü gibi sebeplerle yüksek malzeme maliyetlerinin ortaya çıkması, etkinliklerin günü birlik faaliyetlere oranla daha uzun sürmesi ve daha fazla maliyet gerektirmesi sebebiyle katılımcıların ayırdıkları bu bütçe yeterli olmamaktadır.

Doğa yürüyüşü yapan bireylerin çoğunluğunun emekliler ve kamu çalışanları olmasının nedeni daha çok serbest zamana sahip olmaları veya bu tur aktivitelerin hafta sonu tatillerinde günübirlik düzenleniyor olması, aktivitenin daha az risk ve fiziksel zorluk içermesidir.

Outdoor Malzemeleri:

Dünya üzerinde ve Türkiye’de artan şehirleşme ile birlikte doğa sporları malzemeleri son yıllarda çeşit olarak artmış, bu nedenle de ulaşılabilirliği kolaylaşmış büyük bir sektör oluşturmuştur. Ülkemizde özellikle 2010’lu yıllardan sonra deyim yerindeyse bu alanda patlama yaşanmaktadır. Outdoor malzeme, Outdoor ayakkabı, Outdoor bot gibi kelimeler günlük olarak arama motorlarında her zaman sıralamaya girmektedir.

Artık birçok malzeme dünyanın her yerinden sipariş edilebildiği gibi dünyanın birçok yerinde malzeme taşımak zorunda olmadan kiralanabilmektedir. Özellikle bütün dünyadan sporcu çeken Himalayaların bulunduğu Nepal ve Hindstan’da dağcılık ve tırmanma ile ilgili ekipmanlar yerel halktan kiralanmakta, malzeme taşıma sıkıntısı aşılmaktadır. Türkiye’de outdoor tedarikçileri yüksek gelişme hızındadır ve bu hızın artarak devam edeceğini öngörebiliriz.

Outdoor ve Güvenlik:

Burada yine ifade etmek gerekir ki outdoor kavramının içerisine tehlikeli ekstrem sporlardan doğada yürümeye kadar olan onlarca çeşit aktivite girmektedir. Dolayısıyla her aktivitenin güvenlik riski ve hazırlık aşaması çok farklıdır. Daha önceki yazılarımızda outdoor ve güvenlik konusunu outdoor ve risk yönetimi başlığı altında 3 ayrı yazı ile incelemiştik. Dileyenler detaylı bilgi için diğer bölümlerdeki yazılarımıza bakabilirler.  

Yapılan araştırmalarda outdoor katılımcılarının çoğunluğunun aktivitelere katılırken güvenlik önlemleri alıyor olması nedeniyle bilinçli ve donanımlı katıldıkları sonucunu ortaya koymaktadır. Bu oranlar kazaların da azalmasını sağlamaktadır.

Güvenlik alanındaki gelişmelerin yol açtığı sonuçlar aktivitelere katılımın yaygınlaşmasını olumlu yönde etkilemektedir. Bununla birlikte kadınların outdoor etkinliklerine katılımda erkeklere oranla zorlandığı ve daha çok güvenlik beklentileri olduğu birçok çalışmada ortaya çıkmıştır.

Doğa sporlarının hepsi değişik riskler içermektedir. Bu nedenle doğaya gitmeden önce iyi bir planlama yapılıp her durum gözden geçirilmeli ve güvenlik önlemleri alınmalıdır. Özellikle acil durum planlaması yapılmalı, bu durumlar değerlendirilip aktivite katılımcılarıyla birlikte tartışılmalı, onlara ne yapacakları aktarılmalıdır. Çünkü katılımcılardan çoğu liderin uyarılarını dikkate alıyorlar.

Doğa yürüyüşü için çok kısa pratik bilgiler içeren brifingler aktivitenin hemen öncesinde verilebilmektedir, bundan dolayı bu aktivitelerde kazalara daha az rastlanmaktadır.

Güvenlikle ilgili bu sporlara özel yasal düzenlemeler olmamasından dolayı bireyler kendi sorumluluklarını almış kabul edilmektedir, ancak bu sporları yaptıran acentelerde ayni yolu izleyip bireylerin riskin farkında olup kendi risklerini üstlendiklerine dair kontrat imzalatmaktadırlar.

Burada ticari organizasyonların yeterli önlem alıp almadıklarını, bireylerin bu aktivitelere katılırken yeterli olup olmadıklarını veya gidilen yerin doğru yer, doğru zamanda olup olmadığını sorgulayan bir otorite bulunmamaktadır. Bunlardan dolayı organize kurtarma operasyonları yapılamamakta, gönüllülükle yürütülmektedir. Buna özel sigortalar yurt dışı destekli olmakta ve oldukça yüksek maliyetler içermektedir.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

Türkiye’de Outdoor Sektörü / 1

“Türkiye’nin Outdoor Sayfası” olma amacıyla çıktığımız yolda çok kısa sürede belli bir yere geldik. Yayınlarımızla özellikle outdoor, trekking, hiking, kampçılık kulüplerinin dikkatini çektik. Outdoor aktivistlerinin aradığı sağlam, nitelikli ve kullanılabilir bilgiyi üretmeye devam ediyoruz. Bu yazı dizisinde Türkiye’deki outdoor sektörü ile ilgili bilgi verilecektir.

Giriş:

Outdoor aktiviteleri katılımcılarının doğa sporları ile ilgili yayın takip edip etmedikleri ile ilgili yapılan bilimsel araştırmalarda outdoor/doğa sporları/doğada yenilenme alanlarında yeterli Türkçe yayının olmadığını görmemiz, hem de kişisel outdoor serüvenimizde bu alanda nitelikli bilginin tek bir yerde olmadığını görmemiz üzerine bu alandaki boşluğu doldurmak üzere yayına başladık.

Daha önceki bir yayınımızda Outdoor sektörünü oluşturan ekonomik ve insan kaynaklarını, outdoor sektörünü oluşturan unsurları, Türkiye’deki outdoor sektörü ve outdoor ekonomisinin durumunu kısaca açıklamıştık. Bu yazı dizimizde outdoor ekonomisi ve outdoor sektöründe yer alan insanlar ile ilgili bilimsel veriler ışığında detaylandıracağız.

Kendi şahsi tecrübelerimiz yanında outdoor ve bağlantılı olduğu alanlarda akademik araştırmalar yapıyor, uzun makale ve tezlerden son kullanıcının istifade edebileceği bilgileri bulup yayınlıyoruz. Bugüne kadar olan yayınlarımızda; outdoorun ne demek olduğundan, covide karşı doğa yürüyüşü yapılması gerektiğinden bahsettik. Araştırmacıların ve bilgiye ihtiyaç duyan kişiler için outdoor aktivitelerinin neler olduğunu anlattık, doğa başta olmak üzere her yerde yürümenin sağlığa 40 faydası nedir sorusunun cevabını verdik. Outdoorun nasıl ortaya çıktığını, tarihçesini, outdoorun şehirleşme ile ilişkisini, outdoor felsefesini, sosyolojosini,  motivasyon etkenlerini, doğa turizmi  ve diğer sektörlerle irtibatlarını Türkiye’de ilk defa olarak tek bir sitede toplayıp kullanıcıların hizmetine sunduk. Bunların yanında outdoor sektörünün Türkiye’deki gelişimini, outdoor stres ilişkisinin ne olduğunu, yaşlılık döneminde outdoor aktivitelerine katılımın önemini, outdoor ve doğa aktivitelerinde güvenlik ve risk yönetiminin  önemini ve nasıl olması gerektiğini 3 ayrı yazı ile, kampçılık ile ilgili ihtiyaç olan bütün bilgileri sitemizde yayınladık.

Sosyal Medyada Outdoor:

 İnternet araştırmalarında özellikle facebook sosyal medya sitesinde çok sayıda kulüp, dernek ve topluluk sayfaları bulunduğunu görmekteyiz. Outdoor alanında nitelikli, doğru, akademik ve işe yarar bilgi neredeyse yok gibidir. Outdoor üzerine düşünmeye, akademik yazıları incelemeye ve yazıp yayınlamaya devam ediyoruz. Genel olarak Türkiye’de ve dünyada outdoor faaliyetleri kulüpler ve dernekler çerçevesinde yürütülmektedir. Dernek ve kulüplerin yanında tabii ki bireysel aktivistler de bulunmaktadır. Aktivistler daha çok genç oldukları için instangram bloğunu kullanmakta ve aktivitelerinin görsellerini kitlelerle mpaylaşmaktadır. 

Bu yazı dizisinde genel olarak Türkiye’deki outdoor sektörünün insan kaynaklarını ve özelliklerini bilimsel veriler ışığında açıklayacağız.  

Outdoor Yaş İlişkisi

Doğa sporlarına katılım ile yaş arasında nasıl bir ilişki vardır? Bireyin hangi yaşta olduğu, o bireyin serbest zamanlarını hangi etkinlikleri yaparak geçirdiğini büyük ölçüde etkilemektedir. Bireyin tercih ettiği doğa etkinlikleri çizelgesinde yaş arttıkça bireyin etkinliğe aktif katılımı da azalmaktadır. 

Gençler daha çok güce dayalı ve aktif katılımı gerektiren etkinlikleri tercih ederken, ileri yaşta olanlar daha çok pasif katılımı tercih etmektedirler. Bir başka açıdan bakıldığında ise 20’li yaşlarında açık alan aktivitelerine aktif katılan bir kişi 60’lı, 70’li yaşlarında kampçılık gibi, karavan gezileri gibi daha pasif olunan etkinlikleri tercih etmektedir. Doğa yürüyüşü her yaş kesiminden kişilerin katılacağı doğa etkinliğidir. 

Outdoor Cinsiyet İlişkisi:

Birçok çalışmada cinsiyetin outdoor motivasyonu etkilediği ve erkeklerin bu konuda aile, iş, toplumsal alışkanlıklar gibi sosyal kurumların da desteklediği yapılardan dolayı daha çok doğa aktivitesi tercihlerde daha aktif ve rahat olduğu sonucuna varılmıştır.

Çevresel ve toplumsal koşulların değişmesine paralel olarak dünya genelinde kadınlar için yeni olanakların oluşması, yasal düzenlemelerin yapılması, kadın hareketlerinin etkisi, sağlık ve fiziksel uygunluğun artması ile birlikte kadınların spora katılımında bir artış olmuştur. Fakat bu artış her toplumda ve her kültürde aynı düzeyde değildir. Çünkü bazı ülkelerde toplum baskısı, din ya da aile faktörlerinin etkisiyle kadınlar sportif etkinliklere katılamamaktadır.

Outdoor Yaşanan Çevre/Muhit İlişkisi:

Bireylerin yaşadıkları çevre ile serbest zamanlarını değerlendirmeleri arasında yakın bir ilişki bulunmaktadır. Genel anlamıyla çevre, canlıların içinde yaşadığı, hayati koşullarla bağlı oldukları çeşitli şekillerde etkiledikleri ve etkilendikleri bir ortam olarak tanımlanmaktadır. Aynı zamanda insan da çevrenin bir parçasıdır ve yaşamını onun sayesinde devam ettirmektedir. Önemli olan ise bu değişikliklerin bilinçli ve çevre kaynaklarına uygun kullanım ile olmasıdır

Yaşadıkları çevrede gördükleri, duydukları ve etraflarındaki insanların yaşam tarzları onların yaşantılarını etkilemektedir. Bireyin çevresiyle birlikte ele alınmasının gerekliliğinden dolayı bireylerin yaşadıkları çevre aktivitelere katılımlarını etkiler.

Outdoor Şehirleşme İlişkisi:

Bu konuyu da önce detaylı olarak yazmıştık. Kentleşmenin getirdiği ağır yükler de (kirlenme, gürültü, ulaşım zorlukları, stres vb. gibi) bireylerin doğaya yöneliminin arttığı fikrini desteklemektedir.

Outdoor aktivitelerine katılım her geçen yıl artmaktadır.  Araştırmalarda katılım zamanları çok kısa olarak çıkmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre uzun süredir bu aktiviteleri yapanların oranının düşük olmasının nedeni aktivitelerin yaygınlaşmaya yeni başlaması, malzemeye ulaşılabilirliğin zor olması, doğaya ulaşımın olmaması, eğitimin olmaması, doğaya gidilen yerlerle ilgili düzenlemelerin olmaması ve güvenlik eksikliğidir.

Son yıllarda doğa sporları aktivitelerini düzenleyen gerek gönüllü kuruluşların gerek resmi kuruluşların sayısının artması, teknolojinin ve malzemeye ulaşılabilirliğin artması, mobilitenin artması, doğa sporlarının toplumdaki popülaritesinin artması ve daha birçok nedenden dolayı doğa sporları rekreasyonu ilgi odağı olmaya başlamıştır. Buradan son yıllarda aktivite katılımlarının desteklendiği ve yaygınlaştığı sonucu çıkmaktadır. Bu nedenle bireyler serbest zamanları ve ekonomik değerleri elverdiği ölçüde doğa sporları aktivitelerine katılmaktadırlar.

Not: Resimler internetten sosyal medya sitelerinden alınmıştır.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi