Etiket arşivi: trekking rotaları

Avrupa’nın 15 Destansı Yürüyüş Parkuru

Outdoor Türkiye

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak “Doğa Yürüyüşleri” hakkında onlarca yazımızı okuyucularımızla buluşturduk. Tema tema ayırarak doğa yürüyüşü, hiking, trekking ve diğer önemli noktalarda bilgilendirici yazılar yayınladık. Yazılarımızdan bazılarını burada hatırlatmak istiyoruz:

Doğa Yürüyüşüne HazırlıkHiking Ne Demek? Yürümenin Faydaları Nelerdir?Hiking ve Trekking Ne demek?Yürümenin Sağlığa Faydaları Nelerdir?, Doğa Yürüyüşü Kıyafetleri Hakkındaki yazı dizimiz, İlk Doğa Yürüyüşü İçin Tavsiyeler ve Yeni Başlayanlar İçin Doğa Yürüyüşü gibi yazılarımızla doğa yürüyüşleri hakkında teorik bilgiler verdik. Doğa Yürüyüşü Hakkında Her şey! başlıklı yazımızda ise doğa yürüyüşüne dair gerekli bütün bilgileri işledik.

Dünyanın 30 En İyi Yürüyüş Parkuru’nu tanıtan yazımızda ise dünyadaki popüler hiking ve trekking rotalarını tanıttık. Türkiye’nin Kültür Rotalarını tanıttığımız yazılarımıza şu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Trekking Rotaları

Bu yazımızda (https://www.fionaoutdoors.co.uk) adresinden çeviri yoluyla elde ettiğimiz Avrupa’daki 15 Epik Yürüyüş Yolu‘nu tanıtacağız.

Yazının orijinalini (https://www.fionaoutdoors.co.uk/2021/10/15-epic-hiking-trails-in-europe.html) adresinden okuyabilirsiniz.


Avrupa’da 15 Destansı Yürüyüş Parkuru

Avrupa’nın en iyi yürüyüşlerinin yapıldığı 15 rotayı sizler için derledik. Avrupa yürüyerek keşfetmek için harika bir yerdir ve kısa veya uzun tatiller için mükemmel olan birçok harika yürüyüş parkurunu keşfedeceksiniz. Onlar hakkında daha fazla bilgi edinmek veya yürüyüş maceranızı olabildiğince iyi hale getirmek için yapabileceğiniz bir şey olup olmadığını görmek istiyorsanız, bu rehber tam size göre.

1. Mont Blanc Yürüyüş Rotası (Tour du Mont Blanc)

Tour du Mont Blanc

Bu konum genellikle TMB (Tour de Mont Blanc) olarak adlandırılır. Kolaylıkla Avrupa’nın en iyi yürüyüş parkurlarından biridir ve 170 km’den fazla yol kat eder. Fransa, İtalya ve hatta İsviçre’den geçer ve Batı Alpler’deki Blanc Masifi’ni atlatır. Bu rotada göreceğiniz manzara nefes kesicidir.

Bu klasik rotayı yürümek istiyorsanız normalde saat yönünün tersine yapacaksınız ve toplamda 11 gün sürecek. Rotayı daha az günde yürümek de mümkündür .

2. Cinque Terre Sahil Yolu (Cinque Terre Coastal Trail)

Cinque Terre Sahil Yolu

Beş çarpıcı İtalyan kasabası, 11 km’lik bir sahil yolu ile birbirine bağlıdır. Bu parkuru yaklaşık altı saatte yürüyebilirsiniz, ancak iki gün içinde yaparsanız, rota boyunca kasabaların çarpıcı atmosferini ve mimarisini alabileceksiniz.

3. Alta Yürüyüş Yolu (Alta Via)

Alta Yürüyüş Yolu (Alta Via)

Alta Via Uno, İtalya’daki Dolomitler’deki Dobbiaco ve Belluno’yu birbirine bağlar. 120 km’lik inanılmaz bir yolculuktur. En yüksek nokta 9,029 ft civarındadır ve rota normalde deneyimli bir yürüyüşçünün tamamlanması yaklaşık 10 gün sürer. Bu yola çıktığınızda, Civetta, Tofana, Pelmo ve Lagazuoi’nin güzelliklerini görebileceksiniz.

4. Kral Yolu (The Kings Trail)

Kral Yolu (The Kings Trail)

440 km’lik Kral Yolu rotası, İsveç’teki ünlü Vindelfjällens Doğa Koruma Alanı’ndan geçen bir rotadır. Avrupa’nın en çok korunan alanlarından biridir.

Bu patikada yürüyenlerin çoğu yolun sadece küçük bir bölümünü yapacak. Yolculuk yazın ideal ama kışın gitmeyi tercih ederseniz, kısa sürede bir kayak parkuruna dönüştüğünü göreceksiniz.

Rotayı tamamlamak isterseniz konaklama için dağ kulübelerinden yararlanabilirsiniz.

5. GR20 Yürüyüş Rotası

Korsika Dağları

GR20, Korsika adasını çapraz olarak keser. Kuzeyden güneye doğru uzanır ve toplamda yaklaşık 180 km’dir. Avrupa’nın GR rotalarının en zoru olarak kabul edilir, ancak aynı zamanda en çarpıcılarından biridir.

Çoğu insanın tamamlanması 15 gün sürer ve herhangi bir tırmanma ekipmanına ihtiyacınız olmaz. Bununla birlikte, iyi bir fitness seviyesine ihtiyacınız olacak. Bu yürüyüş sizi geceye kadar götürebilir, bu yüzden bulabileceğiniz en iyi sırt çantası fenerini yanınıza aldığınızdan emin olun.

6. Haute Route

Haute Route

Haute Route, Fransız ve İsviçre Alpleri’ndedir. Karla kaplı zirveleri ve büyüleyici köyleri ile yazın en iyisi olan zorlu bir yürüyüştür. Tamamlanması yaklaşık 12 gün sürecek ve 180 km uzunluğundadır.

Kışın kayakçılar da bu zorlu rotayı tercih edecekler.

7. Kaplıca Rotası (Hot Spring Route)

Hot Spring Route

Kaplıca Rotası İzlanda’da bulunabilir. Bu 55 km’lik parkurda görülmesi gereken muhteşem manzaralar var. Yolda zıt buzul manzaralarının ve kaplıcaların keyfini çıkarın.

Daha uzun bir rotayı tercih ediyorsanız, bu yürüyüşü Fimmvörðuháls ile birleştirebilirsiniz. Bu size iki gün daha yürüyüş sağlayacaktır.

8. Slovenya Dağ Yolu (Slovenian Mountain Trail)

Slovenian Mountain Trail

Sloven Dağ Yolu, Slovenya dağlarından geçen 500 km’lik muhteşem bir parkurdur. Bu, ülkedeki en uzun ve en popüler uzun mesafe parkurudur. Maribor’dan başlayıp Pohorje Tepeleri, Kamnik ve Savinja Alpleri, Karavanke Alpleri ve Julian Alpleri’nin platolarına gitmek de 28 ila 30 gün sürüyor. Adriyatik kıyısında biter.

9. Kartallar Yürüyüşü (Eagles Walk)

Eagles Walk

Bu, çok günlük yürüyüş rotaları ve günübirlik geziler için de fırsatlar sunar. Güzergah 412 km’dir ve Avusturya’yı doğudan batıya geçeceksiniz. 33 etap ile yürüyüşçüler kolayca bir bölüm seçebilirler, ancak zamanınız varsa tüm yürüyüşü tamamlamaya değer.

10. Camino De Santiago

Camino De Santiago

Manevi bir yol istiyorsanız, o zaman bu sizin için. Bu bir hac yolu ve birçok farklı başlangıç ​​noktası var. Mesafeler de değişkenlik gösteriyor, ancak en popüler rota Fransız Yolu. Bu, Saint-Jean-Pied-de-Port’ta başlar. Fransız Yolu GR65 olarak da adlandırılır ve Pireneler üzerinden Santiago de Compostela’ya yolculuk yapar. 150 km’lik rota Aragon, Navarre, La Rioja, Kastilya ve Leon ve Galiçya bölgelerinden geçmektedir. Genellikle altı veya yedi aşamada tamamlanır.

11. Westweg Yolu (Westweg Trail)

Westweg Trail

Westweg Trail Almanya’dadır ve Pforzheim ile Basel’i birbirine bağlar. Yaklaşık 285 km uzunluğundadır ve Kara Orman’ın içinden kuzey-güney yönünde uzanan birçok köyden geçer.

12. Batı Yaylası Yolu (West Highland Way)

top hikes in europe
West Highland Way

154 km’lik İskoç yolu, Glasgow’un hemen kuzeyindeki Milngavie’yi Highlands’deki Fort William ile birbirine bağlar. İskoçya’daki en popüler rotadır ve her yıl dünya çapında yaklaşık 50.000 kişi tarafından yürünür. Çoğu insan rotayı bir haftadan fazla yürür.

13. Merkez Yürüyüş Yolu (Central Circuit)

Central circuit Trail of Rwenzori Mountain - Rwenzori ,uganda hiking tours
Central Circuit

İspanya’da bulunan bu dağ silsilesi, çok günlük yürüyüş rotalarından günübirlik gezilere kadar birçok yürüyüş imkanı sunar. Kuzey İspanya’da yürüyüş yapmanıza ve aynı zamanda etraftaki en çarpıcı manzaralardan bazılarını görmenize olanak tanır.

14. Retezat Dağları Yürüyüş Yolu

Romanya Hiking Rotaları

Romanya ziyareti, Retezat Dağları’nda yürüyüş yapma şansı sunuyor. Güzergah Güney Karpatlar’ın bir parçası ve günübirlik gezilerden daha uzun yürüyüş gezilerine kadar her türlü seçeneğiniz var. Kireçtaşı Retezat size mağaralar, geçitler ve alçak irtifa yürüyüş fırsatları sunar ve Central Retezat size buzul vadileri ve zirveleri ile daha yüksek zirveler sunar.

15. Hardangervidda Yaylası Yürüyüş Yolu

top hikes in europe
Hardangervidda Plateau

Norveç’te Hardangervidda Platosu’nu geçmek zor ama buna değer. Burada yürüyüş yapmak, formda ve deneyimli insanlar için en iyisidir. Yolculuk 12 güne kadar sürecek ve size Norveç’in en el değmemiş köşelerinden bazılarını keşfetme şansı verecek. Daha kısa seçenekler de mevcut.

Yazının orijinalini (https://www.fionaoutdoors.co.uk/2021/10/15-epic-hiking-trails-in-europe.html) adresinden okuyabilirsiniz.


Bütün outdoor aktivitelerinde ve doğa sporlarında güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video, doğru pratik eğitim ve şahsî deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi, birlikte olduğunuz takımın uyum ve güvenliğini ön planda tutun.

Her durumda doğadan taraf olun, çevreyi temiz tutun, vahşi hayvanlara, vahşi yaşamın devam ettiği doğaya kesinlikle zarar vermeyin. Tarihi ve turistik mekanlara zarar vermeyin, çöplerinizi yanınızda götürün.

Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

http://www.turkeyoutdoor.org

TÜRKİYE’DEKİ KÜLTÜR VE YÜRÜYÜŞ YOLLARI 5 THE ECO TRAILS BİSİKLET VE YÜRÜYÜŞ ROTASI

Outdoor Türkiye

Bu yazımız Türkiye’deki Kültür Ve Yürüyüş Yolları’nı tanıttığımız yazı dizisinin 5. yazısıdır. Aynı zamanda Türkiye’deki trekking rotalarını tanıttığımız serimizin de 2. yazısı olmaktadır. İlk yazımızda Balıkesir’de bulunan Artemea Yolu‘nu tanıtmıştık.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak “Doğa Yürüyüşleri” hakkında onlarca yazımızı okuyucularımızla buluşturduk. Tema tema ayırarak doğa yürüyüşü, hiking, trekking ve diğer önemli noktalarda bilgilendirici yazılar yayınladık. Yazılarımızdan bazılarını burada hatırlatmak istiyoruz:

Doğa Yürüyüşüne HazırlıkHiking Ne Demek? Yürümenin Faydaları Nelerdir?Hiking ve Trekking Ne demek?Yürümenin Sağlığa Faydaları Nelerdir?, Doğa Yürüyüşü Kıyafetleri Hakkındaki yazı dizimiz, İlk Doğa Yürüyüşü İçin Tavsiyeler ve Yeni Başlayanlar İçin Doğa Yürüyüşü gibi yazılarımızla doğa yürüyüşleri hakkında teorik bilgiler verdik. Doğa Yürüyüşü Hakkında Her şey! başlıklı yazımızda ise doğa yürüyüşüne dair gerekli bütün bilgileri işledik.

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

İlk yazımızda;

  1. İki Deniz Arası Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  2. Sarıkamış Kültür ve Yürüyüş Rotaları,
  3. Kurtuluş (İstiklal) Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  4. Kurtuluş Yolu Samsun,
  5. Hoşgörü Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  6. Avrasya Yolu,
  7. Artemea Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  8. İdyma Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  9. Hz. İbrahim Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  10. Yenice Orman Yolları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  11. Hitit Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası, Gastronomi Yolu
  12. Troya Kültür Rotası
Likya Yolu Harita

İkinci yazımızda ise;

  1. Tasavvuf Yolu Sufi Trail,
  2. Evliya Çelebi Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  3. Sultanlar Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  4. Via Egnatia Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  5. Küre Dağları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  6. Aziz Paul Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  7. Frig Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  8. Fethiye Yürüyüş Parkurları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  9. Ephesus-Mimas Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  10. Karia Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,

Türkiye’deki Kültür Ve Yürüyüş Yolları 3 başlıklı üçüncü yazımızda ise;

Likya Yolu
  1. Kaçkarlar Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  2. Ağrı Dağı Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  3. Aladağlar Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  4. Mysia Yolları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  5. Kapadokya Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  6. Bafa Gölü ve Latmos Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  7. Pisidya Kültür ve Yürüyüş Rotası‘nı tanıttık.

Türkiye’deki Kültür Ve Yürüyüş Yolları 4 başlıklı yazımızda ise Likya Yolu‘nu tanıttık. Bu yazımızda ise 2018 sonunda Köyceğiz-Ortaca-Dalaman bölgesinde projesi yürütülen, Lİkya ile Karia’yı birbirine bağlayan The ECO Trails rotalarını tanıtacağız.

The Eco Trails Kültür ve Yürüyüş Yolu hakkındaki gerekli bütün bilgileri yazımızda bulacaksınız. https://theecotrails.com.tr/ adresi üzerinden bize ulaşan proje koordinatörleri bizlere “The ECOtrails” hakkında bilgiler sağladılar.

Trekking Rotaları 2 / The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

Bu yazımız aynı zamanda Türkiye’deki trekking rotalarını tanıttığımız serimizin de 2. yazısı olmaktadır. İlk yazımızda Balıkesir’de bulunan Artemea Yolu‘nu tanıtmıştık.

Aşağıdaki yazımızdaki bilgi ve resimler temel olarak https://theecotrails.com.tr ve https://www.facebook.com/theecotrails adreslerinden alınmıştır.

Muğla yöresi yürüyüş ve kültür yolları bakımından çok zengin olup bazen bu rotalar karıştırılabilmekte, çeşitli outdoor ve doğa dernekler arasında tatlı rekabetlere rastlanabilmektedir. Likya Yolu‘nu tanıttığımız yazımızda haritada yer alan bazı rotaların The Eco Trails rotasında yer aldığını uyarı üzerine öğrendik ve bu yazımızı hazırladık.

The Eco Trails 

Karya ve Likya’nın işaretli yürüyüş ve bisiklet rotaları

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

The ECO Trails, Köyceğiz-Ortaca-Dalaman bölgesinde işaretli yürüyüş ve bisiklet rotaları oluşturulması ve tanıtımını içeren Güney Ege Kalkınma Ajansı (GEKA) destekli, kar amacı gütmeyen bir projedir.

Projenin amacı, eko-turizm odaklı, yerli ve yabancı yürüyüş ve bisikletçilerin özellikle ilkbahar ve sonbaharda bölgedeki rotaları fiziki işaretlerle veya mobil uygulama vasıtasıyla kullanabilmeleri, bölge değerlerini görüp tanımaları ve bu vesileyle bölge doğasının korunması yönünde farkındalık yaratılmasıdır.

Dalyan Turizm Kültür ve Çevre Koruma Derneği tarafından yürütülen proje tamamlandığında, doğuda Fethiye Yürüyüş Rotaları ve Likya Yolu’na, batıda Karia Yolu ve Marmaris Bisiklet Rotaları’na, kuzey doğuda da Çameli Kibyratis Yolu’na kısmen bağlantı sağlayacaktır.

2018 sonunda Köyceğiz-Ortaca-Dalaman bölgesinde hayata geçirilen The Eco Trails projesi 470 km’lik yürüyüş ve 740 km’lik bisiklet rotası olarak oluşturuldu ve işaretlendi. 

The Eco Trails Rotasında Sizi neler bekliyor?

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları
  • Doğal güzellikler ve tabiat varlıkları: Köyceğiz Gölü, Alagöl, Sülüklü göl, Sulungur Gölü, İztuzu Gölü, Kocagöl, Gökçeova göleti, Yuvarlakçay kanyonu, Kepez kanyonu, Çiçekbaba dağı, Çal dağı, Ölemez dağı, Eren tepesi, sığla ormanları
  • Endemik veya tehdit ve tehlike altındaki korunan türler: İribaş deniz kaplumbağası, Likya karasemenderi, su samuru, Karakulak, İzmir yalıçapkını, kız böceği, sığla, kum zambağı.
  • Peyzaj açısından özelliği bulunan akarsu, termal kaynak, şelale ve mağaralar: Namnam çayı, Yuvarlakçay, Dalaman çayı, Sultaniye kaplıcaları, Kokargirme, Fevziye ve Kapukargın kükürtlü sıcak su kaynakları, Toparlar şelalesi, Mergenli Alanbaşı şelalesi, Yangı Akçay şelalesi, Kargıcak şelalesi, Kırcagedre mağarası, Koca İn.
  • Issız, binasız kumsal ve koylar: Akçıballık, İnardı, Şeytancık, Lakoz, Hamam, Gökgemile, Ağa limanı, Merdivenli, Kurşunlu, Kille, Osmanağa, Teğnelli, Karakum, Çığlık.
  • Antik kentler, tarihi kalıntılar: Kaunos, Pisilis (Sarıgerme), Asar (Yangı), Lydae (Kapıdağı), Lissa (Namazla), Krya (Taşyaka), Kalynda (Şerefler), Daedala (İnlice), Oktapolis (Kızılkaya) antik kentleri; Sultaniye, Çandır, Dalyan, Gökbel, Marmarlı, Karadonlar, Fevziye, Kayadibi, Kızılkaya, İnlice’deki lahit ve kaya mezarları.
  • Tanıtım sitesinde detaylarını bulabilirsiniz.

The Eco Trails Proje Paydaşları

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

The Eco Trails projesinin uygulanması konusunda gerekli mali, teknik, kurumsal işbirliğinin sağlanması ve proje tecrübelerinden faydalanılması için, bölgenin kamu kurumları, yerel yönetimler ve STK’lar bir araya geldi.

Rota belirleme ve/veya temizleme faaliyetleri aşamasında bölgenin turizm, çevre, yürüyüş ve bisiklet konularında faaliyet gösteren Dalyan Yürüyüş Grubu (DYG), Dalyan Bisiklet Muhtarlığı, Ortaca Yürüyüş Grubu (Ortaca Outdoor), Dalaman Doğa Yürüyüşçüleri ve Dalaman Patika Yürüyüş Grubu da projeye destek verdi.

The Eco Trails Proje Sahibi:
  • Dalyan Turizm, Kültür ve Çevre Koruma Derneği
The Eco Trails Ortaklar:
  • Ortaca Belediyesi
  • Dalaman Belediyesi
  • Muğla Ticaret ve Sanayi Odası
The Eco Trails Sponsorlar:
  • Muğla Büyükşehir Belediyesi.
The Eco Trails İştirakçiler:
  • Doğa Koruma ve Milli Parklar Muğla Şube Müdürlüğü
  • Muğla Orman Bölge Müdürlüğü
  • Muğla İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü
  • Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Ortaca MYO
  • Dalaman-Ortaca Turizm Altyapı Birliği
  • Köyceğiz Turizm ve Doğayı Koruma Derneği
  • Hürpedal Bisiklet ve Doğa Sporları Derneği
  • Sarıgerme Çevre Eğitim Derneği
  • Dalaman Bisiklet Derneği (DABİSDE)

The Eco Trails Tanıtımı

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

The ECO Trails, 470 km yürüyüş ve 740 km bisiklet rotası içerir. Tüm rotalarda, mevcut uygulamalara uygun olarak, uluslararası standartlarda yapılmış yönlendirme işaret ve tabelaları vardır. Bunun yanı sıra rotaların GPS kayıtları ve mobil uygulaması oluşturulmuş ve kullanıma sunulmuştur.

Rotaların büyük bir kısmı Köyceğiz-Dalyan ve Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgelerinde yer alır. Sahil Rotasının Döğüşbelen-Dalyan kısmı ile bisiklet rotalarından “Köyceğiz Gölü”, “Sığla Rotası” ve “Trans Ölemez” Köyceğiz Yaban Hayatı Geliştirme Sahasından, Mutlak Koruma Bölgeleri dışında kalarak geçer.

Köyceğiz, Ortaca ve Dalaman ilçe merkezleri ile D400 karayolu Karabörtlen kavşağı, Dalyan, D400 karayolu Günlüklü kavşağı, Çameli Tuzla Beli ve Hamitköy Namnam köprüsünde, rotaları gösteren harita, rota bilgileri, güzergahın geçtiği yerlere ait bölge değerlerini içeren bilgilendirme panosu bulunmaktadır. Buna ilaveten, Köyceğiz Gölü Yoğun burun mevkii ile Sultaniye-Ekincik yolu Sinan Kavağı virajında bulunan Köyceğiz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası seyir teraslarına da bilgilendirme panoları konulmuştur.

The Eco Trails Rota işaretlemeleri

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

Yürüyüş rotalarının işaretlemesi, Likya Yolu ve Karia Yolu’ndaki gibi güzergah boyunca belirli aralıklarla uygun yerlere konulan kırmızı-beyaz şerit boya ile önemli kavşaklarda yer alan sarı yön tabelası şeklindedir.

Yürüyüş yön tabelalarında; hedef yer isimleri ve mesafe, tabela numarası, rota ismi ve kodu ve paydaş logoları bulunur.

The Eco Trails Rotaları

1- The Eco Trails Yürüyüş Rotaları

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

The ECO Trails Sahil Rotasında bölge değerleri olarak deniz ve sulak alan-arkeoloji-yaban hayatı öne çıkarken, Kuzey Rotasında kırsal yaşam-dağlık arazi-nehir ve kanyonlar genel temayı oluşturur. Nispeten düz ve kolay seyreden Orta Hat ise, üç ilçe merkezini birbirine bağlarken, Sığla (Günlük) ormanları, kükürtlü su kaynakları ve arkeolojik alanlardan geçer.

(Detaylı Harita için: https://theecotrails.com.tr/bisiklet-ve-yuruyus-ekoloji-rotalari/yuruyus-rotalari/sahil-yuruyus-rotasi/)

a) The Eco Trails Sahil Yürüyüş Rotası / Coastal Route (245 km)
The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları
  • C1: Karabörtlen kvş.-Hamitköy (16 km)
  • C2: Hamitköy-Sultaniye (15,5 km)
  • C3: Sultaniye-Ekincik (8,5 km)
  • C3a: Sultaniye-Dalyan (13 km)
  • C3a: C4 bağl. Surlar / connection (1 km)
  • C3b: Trans Ölemez (7 km)
  • C3b: Trans Ölemez-Kale bağl. / connection (1,5 km)
  • C4: Ekincik-Çandır-Dalyan (16 km)
  • C4a: İztuzu kumsalı (6 km)
  • C4b: Dalyan iç bağl. / inner connection (1,5 km)
  • C5: Dalyan-Kapız-Gökbel (16,5 km)
  • C5a: Alanbaşı şelalesi (2,5 km)
  • C6: Gökbel-İztuzu-Kışla (10 km)
  • C6a: İztuzu alternatif (1 km)
  • C6a: İztuzu-İnardı (14 km)
  • C7: Kışla-İnardı-Aşı koyu (10 km)
  • C7a: Kışla-Kargıcak bağl. / connection (1,25 km)
  • C7b: Kırangöl-Eşek burnu bağl. / connection (1,25 km)
  • C7c: İnardı koyu (0,5 km)
  • C7d: Şeytancık koyu (1 km)
  • C8: Aşı koyu-Sarıgerme (8 km)
  • C9: Dalaman kumsalı (11 km)
  • C10: İncebel-Akbük (10 km)
  • C10a: Manzara (viewpoint) *İŞARETSİZ (UNWAYMARKED)*
  • C11: Kapıdağı Kuzey-Güney / North-to-South (13 km)
  • C11a: Lydae-Gölcük-Kurtoğlu (3,5 km)
  • C12: Kapıdağı Batı-Doğu / West-to-East (11 km)
  • C12a: Kurşunlu bağl. / connection (0,5 km)
  • C12b: Yavansu bağl. / connection (0,25 km)
  • C12c: Göbün bağl. / connection (0,3 km)
  • C12d: Kafkalle bağl. / connection (0,5 km) *İŞARETSİZ (UNWAYMARKED)*
  • C13: Akbük-Sarsala-Kille (13 km)
  • C14: Kille-Boynuzbükü-Göcek (13,5 km)
  • C15: Göcek-İnlice-Günlüklü koyu (19,5 km)
b) The Eco Trails Orta Yürüyüşü Rotası / Middle Route (115 km)
The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları
  • M1: Toparlar Sığla rotası (10 km)
  • M2: Köyceğiz-Nasuhdede (16 km)
  • M2a: N2a bağl. Yangı / connection (3 km)
  • M2b: Göl iskele bağl. / pier connection (0,5 km) *İŞARETSİZ (UNWAYMARKED)*
  • M3: Nasuhdede-Kavakarası-Ortaca (16,5 km)
  • M3a: Kemaliye-Kapız (6 km)
  • M4: Ortaca-Dalaman (21 km) *KAPALI (CLOSED)*
  • M4a: Atatürk köprüsü-Çaylı (4km)
  • M4b: Fevziye-Sarıgerme (Çürükdağ) (11 km)
  • M5: Dalaman-Kapukargın-İncebel (19 km)
  • M6a: Kocagöl-Kızılağaç (1 km)
c) The Eco Trails Kuzey Yürüyüş Rotası / Northern Route (110 km)
  • N1: Döğüşbelen-Toparlar şelalesi-Yeşilköy (20 km)
  • N2: Yeşilköy-Çamova-Yuvarlakçay (Trans Panguduz) (20 km)
  • N2a: Yeşilköy-Yangı-Yuvarlakçay (15 km)
  • N3: Yuvarlakçay-Çaylı (12 km)
  • N4: Çaylı-Akkaya-Barajyolu (Nuri Baba) (16,5 km)
  • N5: Barajyolu-Kızılkaya-Sabunlu (13,5 km)
  • N6: Sabunlu-Taşbaşı-Göcek (13,5 km)

The Eco Trails Bisiklet Rotaları

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

740 km’lik bisiklet rotaları, Köyceğiz’de 5, Ortaca’da 4 ve Dalaman’da 5 olmak üzere toplam 14 güzergah ve bunları birbirine bağlayan ara güzergahları izler. Her iki yönde seyire imkan verecek şekilde kırmızı yön tabelalarıyla işaretli rotaların tamamı birbirine bağlantılıdır. Rotalar, kuzey-doğuda Çameli Bisiklet Rotaları’na bağlantı sağlar.

a) The Eco Trails Köyceğiz Bisiklet Rotaları / Cycling Routes (300 km)
The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları
  • K1: KÖYCEĞİZ GÖLÜ rotası / Köyceğiz Lake Loop (70 km)
  • K1a: Sultaniye kaplıcaları / hot springs (1,6 km)
  • K1b: Horozlar-Dalyan bağl. / connection (2,7 km)
  • K1c: Müzealtı bağl. / connection (1,7 km)
  • K1d: Kavakarası-Nasuhdede (3,4 km)
  • K1d: Kavakarası ara bağl. / inner connection (0,5 km)
  • K1e: Mantık burnu toprak yol / cape Mantık earth rd (4,3 km)
  • K1f: K5 bağl. Eğrekli / connection (3,1 km)
  • K1g: D400 Yangı-Zeytinalanı (4,1 km)
  • K2: SIĞLA rotası / Sweetgum Loop (32 km)
  • K3: TRANS ÖLEMEZ rotası: Sultaniye-Ekincik-Sultaniye (35 km)
  • K3: TRANS ÖLEMEZ rotası: Ekincik gediği-Selvili gedik (10 km)
  • K3: TRANS ÖLEMEZ rotası: Ölemez zirve / summit (3 km)
  • K3a: K1 bağl. Sultaniye girişi / connection (0,8 km)
  • K3b: K1 bağl. Sultaniye / connection (0,3 km)
  • K3c: Ekincik iskele / pier (0,8 km)
  • K4: YUVARLAKÇAY rotası / Yuvarlakçay River Loop (34 km)
  • K5: TRANS SANDRAS rotası: Köyceğiz-Gökçeova göleti (27 km)
  • K5: TRANS SANDRAS rotası: Gökçeova göleti-Çövenli (17 km)
  • K5: TRANS SANDRAS rotası: Çövenli-Köyceğiz (41 km)
  • K5a: Eren bağl. / connection (5,2 km)
b) The Eco Trails Ortaca Bisiklet Rotaları / Cycling Routes (190 km)
The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları
  • O1: ORTACA 3-KUMSAL rotası / Ortaca 3-beaches Loop (39 km)
  • O1a: İztuzu (1,5 km)
  • O1b: Kargıcak (3,5 km)
  • O1c: Aşı koyu (3 km)
  • O2: KÖSTEN DAĞI rotası / Mt.Kösten Loop (24,5 km)
  • O2a: Hayıtlıöz ara bağl./ inner connection (0,5 km)
  • O2b: O4 bağl. Karadonlar/ connection (2,4 km)
  • O2c: O4 bağl. Dereköy/ connection (4,2 km)
  • O3: KAYA MEZARLARI rotası / Rock Tombs Loop (39 km)
  • O3a: O4 bağl. Ortaca / connection (2 km)
  • O3b: O4 bağl. Yeşilyurt / connection (1,2 km)
  • O4: DALAMAN ÇAYI rotası / Dalaman River Loop (55,5 km)
  • O4a: D3 bağl. Atakent / connection (3,7 km)
  • O4b: ara bağl. Ortaca merkez / inner connection (2,2 km)
  • O4c: ara bağl. Dikmekavak / inner connection (0,9 km)
  • O4d: ara bağl. Güzelyurt / inner connection (1,4 km)
  • O4e: Sarıgerme bağl. / connection (2,6 km)
  • O4f: Ortaca belediye plajı / municipality beach (1,1 km)
c) The Eco Trails Dalaman Bisiklet Rotaları / Cycling Routes (250 km)
The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları
  • D1: DALAMAN 4-KUMSAL rotası / Dalaman 4-beaches Loop (29 km)
  • D1a: D2 bağl. Kırcagedre / connection (1,4 km)
  • D1b: Kille (3,4 km)
  • D1c: Boynuzbükü (1,6 km)
  • D1d: Sarsala (5,7 km)
  • D1e: Kayacık (5,6 km)
  • D1f: Dalaman havalimanı / airport (1 km)
  • D1g: O4 bağl. Fevziye / connection (3,2 km)
  • D2: DALAMAN-GÖCEK rotası / Dalaman-Göcek Loop (51 km)
  • D2a: ara bağl. Tersakan / inner connection (0,5 km)
  • D2b: Göcek bağl. / connection (1,4 km)
  • D2c: D3 bağl. Karacaağaç / connection (1,5 km)
  • D3: KUZEY-DOĞU DALAMAN rotası / North-East Dalaman Route (54 km)
  • D3a: Kayadibi dairesel rotası / loop (16,5 km)
  • D3b: D5 bağl. Çöğmen / connection (2,7 km)
  • D4: NURİBABA DAĞI rotası / Mt.Nuribaba Route (20 km)
  • D5: YÖRÜK rotası Göcek-Çöğmen / Nomads Route (23 km)
  • D5: YÖRÜK rotası Çöğmen-Tuzla beli / Nomads Route (16 km)
  • D5a: Karaoluk-Ardovacık (13 km)

The Eco Trails Rotası Hangi Mevsim Yürünür?

ECO Trails coğrafyasında genel ılıman iklim özelliği, tüm faaliyetlerinizi yıl boyu yapabilmenize imkân sağlar. Bölgedeki yürüyüş ve bisiklet faaliyetleriniz için ilkbahar ve sonbahar ayları idealdir; yazın kıyı bölgelerinin sıcağından kuzeydeki rotaları tercih ederek kaçabilirsiniz.

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

Eğer kar ve soğukla aranız yoksa, kışın kar altında kalan bazı kuzey rotalarından kaçınmalı, orta ve kıyı kesimlerini tercih etmelisiniz. Rotaların ulaştığı en yüksek irtifa yürüyüşte 1450mt, bisiklette 2000 m’dir ve genel olarak kuzey rotalarında kışın kar yağışı 1000 mt irtifaya kadar inebilir.

Doğa Yürüyüşlerinde Nasıl giyinmeli

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

Yürüyüş ve bisiklet faaliyetleri için seçilecek giyecekler az yer tutan, hafif ancak sağlıklı işlev gören cinsten, hareket yeteneğini kısıtlamayan, rahat, mevsime göre şort-tişört, pantolon-uzun kollu, yünlü ya da polar tarzı yün-sentetik karışımı olmalıdır. Çok kalın ve az kat giymek yerine, ince ve çok kat giyilmelidir. Bu malzemeler teri hemen emerek dışarı iletirler ve çabuk kururlar. Böylece terlendiği zaman soyunup, üşündüğü zaman giyinilerek belli bir vücut sıcaklığı korunmaya çalışılır. Doğada ne üşümek ne de terlemek iyidir.

Faaliyete uygun bot veya bisiklet ayakkabısı, uygun seçilmediğinde gününüzü kabusa döndürebilecek en önem vermeniz gereken giysiniz olmalıdır.

Yürüyüş ve bisiklet turuna çantasız çıkmayın!

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

Rotaları kullanırken küçük de olsa mutlaka bir sırt çantanız olsun. Faaliyet esnasında denge unsuru nedeniyle ve yaralanmalardan korunabilmek amacıyla elleriniz boş olmalıdır.

Aşağıda yer alan malzeme listesine bakarak günübirlik bir doğa yürüyüşü veya bisiklet turunda yanınıza almanız gereken malzemeler hakkında bir fikir edinebilirsiniz. Unutmayınız ki aşağıdaki malzemeler tüm ihtiyaçlarınızı karşılayacağı gibi eksikler de olabilir.

Doğa Yürüyüşlerinde Kullanılacak 10 Temel Ekipman

  • Ekstra giysiler
  • İçecek (Matara, termos veya bazı su kapları içinde en az 1 lt su alınmalıdır)
  • Yiyecek (turun uzunluğuna göre ayarlanmalıdır)
  • İlk yardım seti (ve alerji, arı sokması gibi durumlara karşı kişilere özel ilaçlar)
  • Küçük bir çakı ve dikiş malzemesi
  • Su geçirmez kap içinde çakmak ve kibrit
  • Bölgenin haritası, pusula ve düdük, varsa GPS
  • Fener (tercihen kafa feneri) – yedek pil ve ampulleri ile birlikte
  • Güneş gözlüğü ve güneş kremi
  • Pratik bisiklet pompası, lastik tamir seti, yedek iç lastik, alyan
  • Bisiklet kaskı ve eldiven
  • Küçük not defteri ve kalem

The Eco Trails Ekibi’nin Yürüyüşçülerden Beklentileri

The Eco Trails Bisiklet ve Yürüyüş Rotaları

ECO Trails rotalarını kullanırken aşağıdaki uyarı ve tavsiyelere uymanız yararınızadır:

  • Rota kullanımında sorumluluk öncelikle sizdedir.
  • Bölgeyi bilmiyorsanız, rehberli bir tura çıkın veya tura çıkarken rehber kitap, harita ve pusula, GPS veya ECO Trails mobil uygulaması içeren cep telefonu araçlarından en az biri yanınızda olsun.
  • Tura çıkmadan önce güncel rota bilgilerini internet sitemizden öğrenin; gerekmedikçe, işaretli güzergahın dışına çıkmayın.
  • Kişisel ihtiyaçlarınızı, rehbere veya yanınızdakilere haber vererek giderin.
  • Oyuk, çukur ve kuytu yerlere, sarp/dar geçitlere dikkat edin. Özellikle kızıl-sarı renkte “kızlan” kayaların kolayca kırılıp kopabileceğini bilin.
  • Eko-turizmin doğasına uygun olarak hareket edin, doğayı tahrip edici davranışlardan kaçının:
  • Çöp atmayın; bir torbaya koyarak sırt çantanızda taşıyın.
  • Mecbur kalmadıkça ateş yakmayın.
  • Hayvanları rahatsız etmeyin; bilinmeyen bitkileri ellemeyin ve yemeyin,
  • Kırsal alanda arı kovanları ile koyun/keçi sürülerine ve onları ve bölgesini koruyan çoban köpeklerine rastlamanız olasıdır. Böyle bir durumda soğukkanlılığınızı yitirmeden, ani hareketlerden kaçınarak, yavaşça yön değiştirip kovanların/sürünün uzağından geçin.
  • Yürüyüş/bisiklet turundayken içki ve sigara kullanmayın.
  • Yeme-içme ihtiyaçlarınızı geçtiğiniz yerlerin ekonomisine katkıda bulunacak şekilde giderin. Önceliği yerel, küçük işletmelere verin, sürdürülebilir turizmi destekleyin.

Köyceğiz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Trekking Kuralları

Rotaların bir bölümünün geçtiği Köyceğiz Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nda aşağıdaki kurallara uyulmalıdır:

Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Trekking Kuralları

  • Alanda ateş yakılamaz. Alana moloz, cüruf, çöp gibi katı ve sıvı atıklar atılamaz ve dökülemez. Arazinin doğal topoğrafik yapısını değiştirecek bilimsel gerekçesi olmayan hiçbir kazı veya dolgu yapılamaz.
  • Mutlak Koruma Bölgesinde hiçbir şekilde otlatma, bitki toplama, yaylacılık, ormancılık faaliyetleri, arıcılık faaliyetleri, avcılık faaliyetleri, yol ve patika yapımı, alt yapı, üst yapı, maden arama ve işletimi, alandan malzeme alımı, su alımı, su yatağının değiştirilmesi, balık üretim istasyonu gibi doğal yapıya ve alanda yaşayan flora ve faunaya etki edebilecek faaliyetlere izin verilmez.
  • Yönetim ve Gelişme Planına uygun olarak hazırlanarak, Genel Müdürlükçe onaylanan; Avlanma Planı çerçevesinde belirlenen kota sayısı kadar kara avcılığı, Sulak Alanlar Yönetim Planı çerçevesinde de balık avcılığı yaptırılabilir.
  • Genel Müdürlüğün izni olmadan YHGS kaynak değerlerini içeren hiçbir reklam, film, belgesel, vb. etkinlik ticari amaçlı yapılamaz.

The Eco Trails Projesi İletişim Bilgileri:

Yaban Hayatı Geliştirme Sahası Trekking Kuralları
The Eco Trails Proje Sahibi:
  • Dalyan Turizm Kültür ve Çevre Koruma Derneği
  • Adres: Dalyan mah.,Tahsin Davran Pasajı, No: 2/2 Ortaca, Muğla
The Eco Trails Projesi İnternet Siteleri:
The Eco Trails Projesi e-posta adresi:
  • info@theecotrails.com.tr
The Eco Trails Projesi Telefon:
  • +90 533 694 09 23
The Eco Trails Projesi Facebook Adresleri:
The Eco Trails Projesi İnstagram Hesabı:

The Eco Traıls

http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak profesyonel bakış açısına ve amatör heyecanına sahip The Eco Trails Projesi ekibini kutluyoruz. Bu yazıyı hazırlarken incelediğimiz sitelerdeki resimlerden gözlerimizi alamadık ve her biri birbirinden güzel manzaralar arasından seçim yapmakta zorlandık.

Özellikle The Eco Trails yürüyüş ve bisiklet rotalarında outdoor aktivitesi yapmak isteyenler yukarıdaki iletişim adreslerinden gönüllüler ile iletişime geçebilir, site üzerinden detaylı olarak hazırlanmış haritaları inceleyebilirler.

Ayrıca sitede wikiloc rota kayıtları, bölgenin doğal varlıları, ekosistem, arkeoloji ve kültürü hakkında detaylı bilgiler bulunmaktadır. Dileyen okuyucularımız site üzerinden bakabilir.

Türkiye’nin Kültür Rotaları hakkındaki diğer yazılarımızı okumak için lütfen tıklayınız.

Bütün outdoor aktivitelerinde ve doğa sporlarında güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video, doğru pratik eğitim ve şahsî deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi, birlikte olduğunuz takımın uyum ve güvenliğini ön planda tutun.

Her durumda doğadan taraf olun, çevreyi temiz tutun, vahşi hayvanlara, vahşi yaşamın devam ettiği doğaya kesinlikle zarar vermeyin. Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Çöl Yürüyüşleri 1

Outdoor Türkiye

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak sadece kendi yayınlarımızı değil, outdoor sektöründe yazılan yerli ve yabancı bütün yayınları tarıyor ve gerekli izinleri aldıktan sonra bütün outdoor sevenlere duyuruyoruz.

Bu yazımızda (https://thetrek.co/) adresinden birebir çeviri yoluyla elde ettiğimiz makaleyi paylaşıyoruz. Dilerseniz yazının İngilizce orijinalini (https://thetrek.co/the-beginners-guide-to-desert-hiking/) adresinden okuyabilirsiniz.

Yeni Başlayanlar İçin Çöl Yürüyüşü Rehberi

Çöl yürüyüşü

Yaşasın! İlk çöl tatiliniz rezerve edildi ve takvimde. Botlarınızı hazırlamaya ve kırmızı kaya rüyalarının kafanızı doldurmasına izin vermeye başladığınızda, çöl gezinizin dağ yollarından nasıl farklı olacağını düşünmeye başlamanız önemlidir.

Çöl manzaraları, dünyanın en eşsiz ve dramatik yürüyüşlerinden bazılarıyla doludur, ancak bu arazi tehlikeli olabilir ve hazırlıksız bir yürüyüşçü için potansiyel olarak yaşamı tehdit edebilir. Her yıl sayısız insan sıcak çarpması ve dehidrasyondan ölmektedir – ancak bu olayların çoğu, bazı temel çöl bilgisi ve uygun hazırlık ile önlenebilir.

İlk çöl gezinizi güvenle fethetmeye hazır hissetmenize yardımcı olmak için, bu benzersiz koşullarda yürüyüş yaparken güvende kalmak için en önemli ipuçlarımızı daralttık. Bu faktörlerin çoğunun bölgeye, mevsime ve patikaya göre değişebileceğini söylemeye gerek yok, ancak aşağıdaki ipuçları, bir sonraki güneybatı kaçamağınız sırasında standart çöl güvenliğinin harika bir “temel kuralı” olarak kullanılabilir:

Top Packing Tips for the Sahara Desert Trek - Charity Challenge Blog
Desert Hiking

Sıcak Mekanlarda Nemlendirme ve Tuzlu Atıştırmalıklar Önemlidir

Minimum gölge, yükselen sıcaklıklar ve doğal su eksikliği ile çöl, benzeri olmayan sert bir ortamdır. İhtiyacınız olacağını düşündüğünüzden daha fazla su paketlemek, uygun şekilde susuz kalmamak ve sıcak çarpması tehlikelerinden kaçınmak için çok önemlidir. Ulusal Park Servisi, Güneybatı parklarında günlük bir galon su tüketilmesini tavsiye ediyor, ancak bu sayı, uzun günlerde tıka basa tıka basa tıkanan veya yaz sıcağında yürüyüş yapanlar için daha da büyük olacaktır.

Ek olarak, yanınızda yenileyici içecekler getirmek, yürüyüş yaparken vücudunuzun terlediği her şeyi değiştirmenize yardımcı olacaktır.

Son olarak, gün boyunca terinizi atmanıza yardımcı olması için tuzlu atıştırmalıklar yemek önemlidir – bu doğru, patates cipsi ve kurabiyeler çölde yürüyüş yaparken aslında arkadaşınızdır. Uzun süreli enerji için onları protein ve kepekli tahıllarla eşleştirin ve yürüyüşünüz boyunca sürekli dayanıklılık ile gitmek iyi olacaktır.

“Off-Times” (Ölü Zamanlar) Sırasında Yürüyüş

Çölde Hiking

Yaz, yüksek dağ zirveleri ve dağ patikalarında yürüyüş yapmak için ideal bir zaman olsa da, çölde geçen bu ayların tehlikeli olduğu biliniyor. Gün boyunca düzenli olarak üç haneli rakamlara ulaşan sıcaklıklarla, birçok yürüyüşçü yılın en sıcak kısımlarından kaçınmak için sonbahar, kış veya ilkbahar aylarında yürüyüş yapmayı tercih edecektir.

Hangi ayda yürüyüş yaparsanız yapın, çölde genel kural sabahın erken saatlerinde veya öğleden sonra geç saatlerde yürüyüş yapmaktır. Günün sıcağında yürüyüş yapmak, maksimum kilometreyi sıkıştırmaya çalışırken cazip gelebilir, ancak deneyimli çöl yürüyüşçüleri en yüksek sıcaklıklardan kaçınmayı ve bu “yoğun olmayan” saatlerde ellerinden gelen her türlü gölgeden yararlanmayı seçer.

Tüm gün yürüyüş veya daha uzun sırt çantasıyla yürüyüş rotası yapmaya çalışırken, birçok yürüyüşçü, öğleden sonra güneşinde enerji harcamaktan kaçınmak için günün en sıcak kısımlarında biraz gölgeli bir yerde uzun bir dinlenme süresi alacaktır. Bir şekerleme yaptıktan ve uygun şekilde su ve yakıt ikmali yapmak için zaman tanıdıktan sonra, bu yürüyüşçüler genellikle her gün kat edilen maksimum mesafeye izin vermek için güneş battıktan sonraya kadar kilometrelerce ilerlemeye devam etmeyi seçeceklerdir.

Bu stratejinin bir başka avantajı da, sabahın erken saatlerinde ve öğleden sonra geç saatlerde parkurların genellikle daha az kalabalık olması ve – doğru zamanlama yaparsanız – ünlü çöl gün doğumu ve gün batımlarını ön sırada görebilmenizdir.

Gündüz yükseklerine dikkat etmek güvende kalmak için çok önemli olsa da, çöllerin geceleri soğuduğunu (bazen güneş battığında 40 dereceden fazla düştüğünü) unutmamak da önemlidir. Bütün gün güneşte yürüyüş yapıyorsanız bu soğuk hava muhtemelen ferahlatıcı hissedecek olsa da, kamp yapmayı veya gece yürüyüş yapmayı planlıyorsanız, üzerinize hafif bir ceket veya bir çeşit yalıtım katmanı almak yine de akıllıca olacaktır.

Sıcak Günlerde Giyim ve Güneş Koruması

Sıcak Coğrafyalarda Trekking

Kolay gibi görünebilir, ancak çölde uygun giysiler ve güneş koruması giymek, rotanızda güvende olmanızı sağlamak için çok önemlidir. Güneşten korunma söz konusu olduğunda, güneş gözlüğü, güneş kremi, sarkık güneş şapkaları ve bol sentetik giysiler sizi olabildiğince serin tutarken vücudunuzun kavurucu çöl güneşinden korunmasını sağlar.

Daha yüksek bir SPF güneş koruyucu kullanın ve güneş yanığı ve güneş zehirlenmesini önlemek için 1-2 saatte bir yeniden uygulayın. Kulağa karşı sezgisel gelebilir, ancak açık renkli uzun kollu bir gömlek giymek cildinizin korunmasına yardımcı olur ve güneşin vücudunuzdan uzak durmasını sağlayarak sizi serin tutar. Her zaman çölde pamuktan kaçınmaya çalışın ve mümkün olduğunda gevşek oturan sentetik malzemeleri tercih edin.

Bu tonlar güneşi çekeceği ve dolayısıyla vücudunuzu gün boyunca daha sıcak hale getireceği için koyu renkli şapka ve gömlek giymekten kaçınmak da önemlidir. Açık renkli atletler, uzun kollu gömlekler ve güneş şapkaları, çöl yürüyüşlerinde her zaman çantanızda olması gereken temel şeylerdir.

Eşsiz Çöl Vahşi Yaşamını İzleyin

Dağ yürüyüşçüleri için ayılar ve dağ aslanları endişe kaynağı olsa da, çölde seyahat edenler, yoldaki olası tehlikeleri tespit etmek için genellikle keskin bir göze ihtiyaç duyarlar. Akrepler, tarantulalar, zehirli kertenkeleler ve çıngıraklı yılanlar, çöl manzaralarına uyum sağlamada ustadır ve hepsi potansiyel olarak ölümcül olabilir. Mümkün olduğunda, ellerinizi serin ve ıslak yerlere sokmaktan kaçının (kaya tırmanışı veya tırmalama gibi) ve içeri girmeden önce daima uyku tulumunuzu ve botlarınızı kontrol edin.

Kaktüsleri tespit etmek daha kolaydır, ancak aynı derecede hasara neden olabilir – kaktüs dikenleri yanlış çıkarılırsa yoğun ağrıya ve enfeksiyona neden olabilir, bu nedenle her zaman güçlü cımbız ve dezenfektan gibi temel çöl ilk yardımını taşımak önemlidir. Daima nerede oturduğunuza dikkat edin, kamp kurun ve çantanızı yere bırakın.

Su Kaynakları İçin Önceden Plan Yapın

Çöl Hiking

Birçok çöl ortamında su kaynakları nadirdir ve bu da şişelerinizi yeniden doldurmayı zorlaştırabilir. Çöl güneşinde hidrasyon olmadan birkaç saat bile ölümcül olabileceğinden, ihtiyacınız olacağını düşündüğünüzden daha fazla su taşımanız her zaman önerilir.

Güvenilir bir harita veya navigasyon uygulaması (Guthooks gibi) getirmek, su doldurmalarınızı uygun şekilde planlamak için hayati önem taşır. Kağıt haritalar akarsuları, dereleri ve nehirleri belirlemenize yardımcı olabilir, ancak uygulama kullanıcılarından gelen gerçek zamanlı yorumlar, bu kaynakların akıp akmadığını veya sezon için kurumuş olup olmadığını belirlemenize yardımcı olabilir. Şehirden ayrılmadan önce plan yapın ve fazladan su taşımak için ekstra su şişeleri veya mesaneler getirin.

Bazı çöl yollarında, iz melekleri tarafından yeniden doldurulan önbellek sistemleri olacaktır ve bunlar uzun, kuru parkurlar sırasında büyük güvenlik ağları olsa da, yumurtalarınızı asla tam olarak bu sepete koymamak önemlidir, vardığınızda kalan tatlı su olsun, çünkü olup olmayacağını bilmenin bir yolu yoktur.

Çölde su için önceden nasıl plan yapmayı seçerseniz seçin, “Plan A”nızın kuruması ihtimaline karşı her zaman bol miktarda su taşımayı bekleyin. Eklenen su ağırlığı ile daha ağır bir yük taşımak için buna göre plan yapın ve paketinizde şişelere yer bırakmak için daha kompakt donanımları tercih edin.

5 of the best desert trekking adventures from around the world
Desert Trekking

Sıcak Çarpması ve Sıcak Yorgunluğunun Belirtilerini Bilin

Hem sıcak çarpması hem de ısı bitkinliği, aşırı sıcaklıklarda yürüyüş yapmanın potansiyel olarak tehlikeli yan etkileridir. Her ikisi de ciddi tıbbi durumlara dönüşebilse de, güneşte geçirilen süreyi en aza indirerek ve uygun şekilde susuz kalarak ısıyla ilgili bu hastalıklardan kaçınılabilir.

Isı bitkinliği, özellikle yüksek nem veya yorucu aktivite ile birleştiğinde, sıcak koşullarda uzun süre kalma nedeniyle vücudunuz aşırı ısınmaya başladığında meydana gelir. Sizde veya bir yürüyüş partnerinde ısı bitkinliği belirtileri olduğundan şüpheleniliyorsa, mümkün olduğunca çabuk klimalı veya gölgeli bir yere gidin. Sıkı giysileri çıkarın ve hastayı sıvı içmeye teşvik edin (alkol ve kafeinli çay, kahve veya sodadan kaçının).

Soğuk duşlar ve soğuk kompresler de semptomlara önemli ölçüde yardımcı olur. Çoğu insan tıbbi yardım almadan iyileşebilir, ancak kusma uzun bir süre devam ederse kolluk kuvvetlerini ve acil yardımı arayın. Sıcak bitkinliği tedavi edilmezse sıcak çarpmasına neden olabilir, bu nedenle semptomlar başlar başlamaz harekete geçmek önemlidir.

Çöl yürüyüşü

Isı Bitkinliği Belirtileri:

  • Sıcaktayken tüylerin diken diken olduğu serin, nemli cilt
  • Ağır terleme
  • Baygınlık
  • Baş dönmesi
  • Yorgunluk
  • Zayıf, hızlı nabız
  • Ayakta dururken düşük kan basıncı
  • Kusma
  • Kas krampları

Isı bitkinliğinin çoğu kurbanı hızla iyileşirken, sıcak çarpması çok daha ciddidir. Sıcak çarpması, vücut ısınızın artık kendini soğutamayacağı bir noktaya yükselmesidir ve beyne ve diğer organlara zarar vererek hayati tehlike oluşturabilir. Sizin veya yürüyüş partnerinizin sıcak çarpması belirtileri olduğundan şüpheleniyorsanız, hemen acil yardım hatlarını arayın. Tıbbi müdahaleyi beklerken daha serin bir yere gidin ve varsa soğuk kompres uygulayın. Sıcak çarpması kurbanının bilişsel durumunun farkında olmak ve buna göre hareket etmek önemlidir – hasta “döngüsel” veya “dışarıda” görünüyorsa, hastalık beynini etkilemişse sıvıları boğabileceklerinden onlara su vermeyi tekrar düşünün.

yürüyüş sırasında çöl kıyafetleri giyen iki adam
Çölde Trekking

Sıcak Çarpması Belirtileri:

  • 104° F (40 derece) veya daha yüksek bir çekirdek vücut ısısı
  • Değişen zihinsel durum veya davranış
  • Terleme eksikliği
  • Bulantı ve kusma
  • Kızarık cilt
  • Hızlı solunum Hızlı
  • kalp atış hızı

Sıcak Çarpması sonucu Baş ağrısı

Dağ patikalarından daha fazla zorluklarla gelse de, çölde yürüyüş yapmak, başka bir dünyada olduğunuzu hissettirebilir. Uygun miktarda hazırlık ve iyi miktarda araştırma ile, masal anlatmak için güvenli bir şekilde geri döndüğünüzden emin olarak çölün manzaralarının ve seslerinin tadını çıkarabileceksiniz. Akıllı olun, önceden plan yapın ve bu eşsiz güzellikteki ve hayranlık uyandıran manzaraya yaptığınız yolculuğun tadını çıkarın.

Bütün outdoor aktivitelerinde güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video doğru eğitim ve deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi kendiniz ön planda tutun. Her durumda doğadan taraf olun.  Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Türkiye’deki Kültür Ve Yürüyüş Yolları 4 Likya Yolu Yürüyüş Rotası

Outdoor Türkiye

Bu yazımız Türkiye’deki Kültür Ve Yürüyüş Yolları’nı tanıttığımız yazı dizisinin 4. yazısıdır.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak “Doğa Yürüyüşleri” hakkında onlarca yazımızı okuyucularımızla buluşturduk. Tema tema ayırarak doğa yürüyüşü, hiking, trekking ve diğer önemli noktalarda bilgilendirici yazılar yayınladık. Yazılarımızdan bazılarını burada hatırlatmak istiyoruz:

Doğa Yürüyüşüne HazırlıkHiking Ne Demek? Yürümenin Faydaları Nelerdir?Hiking ve Trekking Ne demek?Yürümenin Sağlığa Faydaları Nelerdir?, Doğa Yürüyüşü Kıyafetleri Hakkındaki yazı dizimiz, İlk Doğa Yürüyüşü İçin Tavsiyeler ve Yeni Başlayanlar İçin Doğa Yürüyüşü gibi yazılarımızla doğa yürüyüşleri hakkında teorik bilgiler verdik. Doğa Yürüyüşü Hakkında Her şey! başlıklı yazımızda ise doğa yürüyüşüne dair gerekli bütün bilgileri işledik.

Bu ve devam eden yazımızda ise Türkiye’nin Kültür Rotaları hakkında bilgiler vereceğiz. Yazının çok uzun olmaması için ilk yazımızda Türkiye’nin Kültür Rotaları, kültür rotası kavramı ve bu alandaki isimlendirme noktasında yaşanan sıkıntıları detaylı olarak ifade edip, ikinci yazımızda Türkiye’nin Kültür Rotaları’nı detaylı olarak tanıtacağız.

İlk yazımızda;

  1. İki Deniz Arası Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  2. Sarıkamış Kültür ve Yürüyüş Rotaları,
  3. Kurtuluş (İstiklal) Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  4. Kurtuluş Yolu Samsun,
  5. Hoşgörü Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  6. Avrasya Yolu,
  7. Artemea Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  8. İdyma Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  9. Hz. İbrahim Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  10. Yenice Orman Yolları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  11. Hitit Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası, Gastronomi Yolu
  12. Troya Kültür Rotası
Likya Yolu Harita

İkinci yazımızda ise;

  1. Tasavvuf Yolu Sufi Trail,
  2. Evliya Çelebi Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  3. Sultanlar Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  4. Via Egnatia Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  5. Küre Dağları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  6. Aziz Paul Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  7. Frig Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  8. Fethiye Yürüyüş Parkurları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  9. Ephesus-Mimas Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  10. Karia Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,

Türkiye’deki Kültür Ve Yürüyüş Yolları 3 başlıklı üçüncü yazımızda ise;

  1. Kaçkarlar Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  2. Ağrı Dağı Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  3. Aladağlar Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  4. Mysia Yolları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  5. Kapadokya Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  6. Bafa Gölü ve Latmos Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  7. Pisidya Kültür ve Yürüyüş Rotası‘nı tanıttık.

Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Türkiye’nin kültür, turizm, trekking ve yürüyüş yollarını tanıtmaya devam ediyoruz. 02 Ocak 2021 tarihli “En Güzel 30 Yürüyüş Rotası” başlıklı yazımızda dünyanın en güzel ve popüler yürüyüş rotalarını listesini paylaşmıştık.

Dünyanın en güzel yürüyüş yolları arasında Türkiye’den Likya Yolu’nun bulunduğunu ifade etmiştik. Türkiye’nin kültür ve yürüyüş rotalarını tanıtmaya devam ettiğimiz yazı dizimizde Likya Yolu’na özel bir başlık açmayı uygun bulduk. Çünkü Likya Yürüyüş Yolu Türkiye’deki trekking rotaları denilince yıllardır ilk akla gelen ve yerli-yabancı doğa severlerce en çok tercih edilen yürüyüş yoludur.

Likya Yürüyüş Yolu Rotası Harita

Likya Yolu Türkiye’nin en popüler hiking rotasıdır. Likya yolunu tanıtan onlarca site, yüzlerce blog ve binlerce makale-resim bulunmaktadır. Türkiye’nin outdoor sayfası olarak en popüler yürüyüş rotasını en geniş şekliyle ve bütün bilgileri ile tanıtmak istiyoruz.

Öncelikle belirtmek gerekir ki Likya Yolu yürüyüş programı ve yürüyüş planını öncedenyapmadan yola çıkmamalısınız. Likya Yolu kaç km diye sorduğumuzda 550 km’lik bir rota ile karılaşmaktayız. Dolayısıyla Likya Yolu Turu plansız ve programsız yürünecek, daha doğrusu tamamlanabilecek bir rota değildir.

Likya Yolu güzergahı Antalya ve Muğla il sınırlarında yer almaktadır. Likya Yolu Nerede başlar nerede biter sorusunun cevabı Fethiye’den başlayı Antalya’da bittiğidir. Antalya’da başlayıp Muğla’da da bitirilebileceği gibi günübirlik ya da birkaç günlük kısa trekkinglerde her parkuru da ayrı ayrı yürünebilir. Likya Yolu’nun başından sonuna kadar muhteşem doğa, deniz ve tertemiz hava sizlere eşlik edecektir. Bütün Likya yolu parkurları birbirinden güzel ve eşsiz güzellikleri yürüyüşçülere doyasıya sunmaktadır.


Likya Yolu Hakkında Herşey!

Likya Yolu Manzara

Likya Yolu Tarihçesi

  • Günümüzde Teke Yarımadası olarak adlandırılan, Antalya ile Fethiye körfezleri arasındaki Akdeniz’e uzanan yarımada antik coğrafyada Likya olarak adlandırılmıştır. Bölgenin güney sınırı Akdeniz ile belirlenmiş; doğu, batı ve kuzey sınırları ise tarihi süreç içinde dönemlere göre değişiklik göstermiştir.
  • Antik yazarlara göre; Antalya’nın hemen batısından başlayıp güneybatıya doğru uzanan Beydağları, Akdağ silsilesi ve onların kuzeybatı doğrultusundaki uzantısı, Likya’nın kuzey sınırını oluşturmaktadır.
  • Homeros Troia savaşlarını anlatan ünlü İlyada destanında Likyalıların Glaukos ve Sarpedon önderliğinde Akhalara karşı Troialıların yanında yer aldığını anlatmaktadır.Likya İ.Ö.545 yılından itibaren Pers Kralı Harpagos’un zaptı ile Pers yönetimine girip 480 yılında Kral Xerxes’in Yunanistan’ı zaptı için oluşturduğu donanmaya 50 gemi ile katılmıştı.
  • Likya Yolu, Muğla Fethiye’den başlayarak sahil üerinden Antalya’ya kadar ulaşan ve antik tarihte Likya olarak adlandırılan Teke yarımadasındaki patikalardan bir kısmının işaretlenip haritalanması ile oluşturulmuş yürüyüş, trekking ve hiking rotasıdır.
  • Patara Limanı yakınlarında bulunan ve 1994 yılında Prof. Dr. Sencer Şahin tarafından tercüme edilen Stadiasmus Patarensis isimli bir yazıtta M.S. 43 yılında Likya’nın Roma İmparatorluğunun eyaleti olduğu belirtilmekte ve bölgede yer alan 69 yol ve 53 şehir listelenmektedir.
  • Likya kenti ve yeşille mavinin birbirine karıştığı doğal güzellikler içinden geçiyor. Take Yarımadası’nı kendilerine yurt edinen Anadolu’nun en eski halklarından biri olan Likyalılar’ın izini süren yürüyüş rotası, tarihi mekânların yanı sıra Ölüdeniz, Kabak Koyu, Yediburunlar, Patara, Kalkan, Kaş, Demre, Finike, Adrasan, Çıralı gibi ülkemizin en önemli turizm bölgelerine uğruyor.
  • Likya yolu’nun hazırlanmasına 1992 yılında başlanılmış ve 1999 yılında Kate Clow tarafından hizmete açılmıştır.
  • Likya yürüyüş yolu çeşitli kaynaklarca dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri olarak gösterilir. Yolun toplam uzunluğu ise 540 kilometreye kadar çıkabilmektedir.
  • Türkiye’de kültür rotası denince ilk akla gelen yerlerden, olmazsa olmaz Likya Yolu’dur.
  • Likya Yolu yurt dışında yayınlanan çeşitli dergiler tarafından dünyanın en iyi 10 ve en güzel manzaralı 50 yürüyüş rotasından biri seçilmiştir.
Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Likya Yolu Nerede?

Teke Yarımadası üzerinde kuzeyde Burdur-Gölhisar, batıda Muğla-Köyceğiz ile doğuda Antalya arasındaki bölge ‘Işık Ülkesi’ Likya’nın anayurdu sayılıyor.

  • Kendilerini ‘Trmmili’ olarak adlandıran Likyalılar, özgürlüklerine düşkünlükleri ve savaşçı gelenekleriyle ün salmışlar.
  • Coğrafyası çetin, iklimi sıcak bu bölgede kartal yuvası olarak tanımlanacak sayısız kent kuran Likyalılar, yerel kireç taşını işleyerek oluşturdukları ev ve tapınak tipindeki kaya-lahit mezarlarıyla özgün bir kültüre sahiptiler.
  • Başkenti Patara olan Likya Birliği, özerk yönetim anlayışıyla günümüzdeki birçok devlet modeline örnek olmuş durumda. Denizcilik, korsanlık ve paralı askerlik yapan Likyalılar, anaerkil bir toplum yapısına sahiptiler.
Likya Yolu Kültür ve Hiking Rotası

Likya Yolu’nun Özellikleri

  • Türkiye’nin uluslararası işaret sistemiyle belirlenen ilk uzun yürüyüş rotası Likya Yolu’nun bir kısmı halen kullanılmakta olan eski göç yollarından oluşuyor.
  • Eski adıyla Likya, şimdiki adıyla ise Teke Yarımadası’nda olan bu rota ülkemizin ilk uzun mesafeli yürüyüş yolu olmasıyla biliniyor.
  • Take Yarımadası’nı kendilerine yurt edinen Anadolu’nun en eski halklarından biri olan Likyalılar’ın izini süren yürüyüş rotası, tarihi mekânların yanı sıra Ölüdeniz, Kabak Koyu, Yediburunlar, Patara, Kalkan, Kaş, Demre, Finike, Adrasan, Çıralı gibi ülkemizin en önemli turizm bölgelerine uğruyor.
  • Mavinin yeşille karışarak insanı büyülediği Likya yürüyüş rotası Muğla Fethiye ile Antalya Konyaaltı arasında uzanan 509 kilometrelik rota, dünyanın en uzun 10 trekking parkurundan biridir.
  • Başlangıç noktası Muğla Ölüdeniz olan bu yol, Antalya sınırları içerisinde Altınkum yakınlarında bitmektedir.
  • Yüzme, kano ve yamaç paraşütü yapılabilen rota üzerinde; Sdyma, Pyndai, Phellos, Letoon, Xanthos, Patara, Apollonia, Simena, Myra, Limyra ve Olympos gibi pek çok antik alanı da görmek mümkün.
Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Likya Yolu Hakkında Her şey

  • Türkiye’nin en uzun yürüyüş yollarından biri olan Likya Yolu, sadece ülkemizde değil dünya çapında meşhur bir parkurdur.
  • Türkiye’nin uluslararası işaret sistemiyle belirlenen ilk uzun yürüyüş rotası Likya Yolu’nun bir kısmı halen kullanılmakta olan eski göç yollarından oluşuyor.
  • Likya Yolu parkuru üzerinde yer alan Gelidonya Feneri manzarası 2007 yılında Türkiye’nin en güzel manzarası seçilmiştir.
  • Ayrıca dünya üzerinde bir geminin tamamının çıkarılabildiği ilk su altı kazısı bu bölgeden görülebilen Amerikan Koyu’nda yapılmıştır.
  • Parkur üzerindeki yerleşim birimlerinde konaklama olanağı mevcuttur.
  • Parkurun tamamı işaretlenmiş olup sponsor kuruluşlar ve gönüllüler tarafından bakımı yapılmaktadır.
  • Yerlilerden çok yabancı turistlerin rağbet gösterdiği Likya yolu, dünyanın en uzun 10 trekking parkuru arasında yer alıyor.
  • Likya Yolu’nun birinci bölümünde Uzunyurt (Faralya) Köyü, Dodurga Köyü, Sdyma, Pınara – Letoon – Xanthos kentleri ve incecik kumlarıyla eski bir liman bölgesi olan Patara yer alır.
  • Likya Yolunun İkinci bölümünde Antiphellos, Apollonia, Simena, Myra, Limyra, Rhodiapolis, Gagai, Melanippe, Gelidonia, Edrassa, Olympos, Chimera ve Phaselis bulunur.
  • Rotanın en avantajlı özelliği, yılın 11 ayı yürüyüş olanağı sunmasıdır.
  • Uluslararası doğa yürüyüşçüleri arasında da oldukça popüler olan Likya Yolu tam 509 KM uzunluğunda bir yoldur.
  • Likya yolunun tamamının yürünmesi yaklaşık 1 aylık bir zaman alan bu yolu yürümek her doğa yürüyüşçüsünün harcı değildir.
  • Yürüyüş esnasında Likyalıların izlerini süreceğiniz bu rotada harika manzaralara tanık olacaksınız.
  • Ölüdeniz, Kabak Koyu, Patara, Kalkan ve Kaş gibi oldukça güzel turizm bölgelerinden geçen bu yolda keyifli mola seçenekleriniz olacak.
  • Yol üstündeki duraklarında birçok antik kent bulunan bu tarihi yol, sonuna kadar gitmeye cesaret edenlere bir medeniyetler geçidi sunuyor.
  • Likya kenti ve yeşille mavinin birbirine karıştığı doğal güzellikler içinden geçiyor.
  • Likya Yolu yürüyüşü dünyanın en güzel manzaralarından birisine sahiptir.
  • Likya ülkesinin gizemini, Akdeniz’in sonsuz maviliğini, Tahtalı Dağı’nın zirvesini,  dağların kekik toplayıcı Yörüklerini, keçiboynuzunun kekremsi tadını, yalnızlığı, doğayı, dinginliği hissedebilmek için zamanın ve mekanın içindeki Likya Yolu serüvenini yaşamak gerekiyor.
  • Likya Yolu kaç km.? Muğla ili Fethiye ilçesi Hisarönü (Ovacık) mevkiinden başlayan rota, 555 kilometrelik güzergahın sonucunda Antalya ili Geyikbayırı köyünde sona eriyor. Rotayı Antalya’dan başlayıp Fethiye’de bitirebilmek de mümkün.
  • Likya yolu parkuru sadece sahili takip etmekle kalmıyor, yer yer sarp yamaçlara çıkarak, kumsallara ve limanlara iniyor.
  • Yaylalardan ve ormanlık alanlardan da geçen güzergah, Tahtalı Dağı’nda 1800 metredeki sedir ormanlarının yukarısında en yüksek noktasına ulaşıyor.
  • Dinlenmek, yüzmek veya güneşlenmek isteyenler için de alternatifler sunan Likya Yolu, pansiyon, restoran ve plaj olanaklarından yararlanabileceğiniz birçok sahil köyünün içinden veya yakınından geçiyor.
  • Likya yolu üzerinde bulunan Xanthos ve Letoon ören yerlerinin UNESCO dünya mirası listesindedir.
  • Hem doğal hem de tarihi güzelliklerle dolu bir doğa yürüyüşü rotası olan Likya Yolu, Fethiye’den başlıyor, Antalya’ya kadar devam ediyor. Ya da Antalya’dan başlayıp Fethiye’ye doğru da yürüyebilirsiniz. Size kalmış.
  • Uzunluğu ortalama 540-560 km olan, yaklaşık 25 günde tamamlanan bu trekking rotası göz korkutucu gelebilir.
  • Likya Yolu trekking parkurlarına ayrılıyor ve bu yol tam 20 etaptan oluşuyor. Parkurlar ise zorluk derecesine göre çeşitlendiriliyor.
  • Likya yolu trekking turlarını araştırarak doğru rotayı belirledikten sonra yürüyüşünüze başlamanızı tavsiye ederiz.
  • İsteğinize göre antik kentleri kapsayan ya da denize girebileceğiniz bir trekking rotası sizi mutlu edecektir.
  • Eğer antik kentleri keşfetmek istiyorsanız, Faralya ve Dodurga köyleri, Sidyma Antik Kenti, Pınara Ören Yeri, Letoon Antik Kenti ve Xanthos Antik Kenti yürüyüş rotaları tam size göre. 
  • Likya yolunda denize girebileceğiniz yürüyüş rotasında ise Ölüdeniz, Kaputaş, Demre, Finike, Olympos, Kaş ve Çıralı gibi tatil bölgeleri sizi bekliyor.
  • Doğa yürüyüşü sırasında pansiyonlarda konaklayabilir belirli alanlarda kamp kurabilirsiniz. Likya Yolu işaretleri rotayı kolaylıkla takip etmenizi sağlayacak
  • Fransız Grande Randonnee sistemiyle işaretlenmiş ve kavşak noktalarına sarı yönlendirme tabelaları yerleştirilmiş olan Likya Yolu’nu doğayı ve yürüyüşü seven herkes rahatlıkla yürüyebilir.
  • Kayalık ve taşlık olması nedeniyle dağ bisikleti için uygun değildir.
  • Patikalarda her 50, toprak yollarda ise yaklaşık her 200 metre aralıklarla işaretlenen kırmızı-beyaz çizgiler, doğaseverlerin işini kolaylaştırıyor. Kırmızı boya ile çizilmiş ‘çarpı’ işaretleri patikadan sapıldığını, işaretin başında bulunduğu yola girmemeniz gerektiğini söylüyor.
  • Üst üste çizilmiş kırmızı-beyaz işaretlerse, bir yol ayrımına geldiğinizi hatırlatıyor. Söz konusu işaretler periyodik aralıklarla gönüllüler tarafından yenileniyor.
  • Ancak doğal koşullar, yeni orman yollarının açılması ve insanlar tarafından tahrip edilme gibi nedenlerle kimi zaman işaretleri kaybetmek mümkün. Böyle bir durumda, en son işarete geri dönüp sakin bir şekilde yeniden çevreyi araştırmak, doğru yolu bulmanızı sağlayacaktır.
  • Ağaç, kaya gibi şeylerin her iki tarafına yapılan işaretleme sistemi sayesinde Likya Yolu başlangıç noktası, Fethiye veya Antalya seçilebilir.
Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Likya Yolu Hangi Mevsimde Yürünür?

  • Likya Yolu yılın her zamanı yürümeye elverişlidir
  • Akdeniz ikliminin hakim olduğu bölgede kış ayları oldukça yumuşak geçtiğinden, yürüyüş sezonu uzundur. Likya Yolu, küresel ısınmanın da etkisiyle yılın on bir ayı yürünebilecek uygun koşullara sahiptir.
  • Yine de yürümek için en uygun ve en güzel zaman, karlarla kaplı tepeleri ve toprağın yüzünü örten çiçekleri bir arada görebileceğiniz ilkbahar mevsimi ile sıcak ve nemin giderek azaldığı Ekim-Kasım dönemidir. Dağların doruklarında gün içinde dört mevsimin birden yaşanabileceği de unutulmamalı.
  • Eğer yüksek kesimlerde yürümüyorsanız, Mayıs ortası ile Eylül ortası yürüyüş aktivitesi için oldukça sıcaktır. Aralık ve Ocak aylarında yağmur ve fırtına görülebilir. Ocak ayından Nisan başına kadar 1500 metrenin üzerinde genellikle kar vardır. Kasım-Şubat aylarında sağanak yağışlar görülebilir.
Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası Harita

Likya Yolu Üzerindeki Doğal Ve Tarihi Alanlar:

  • 540 km’lik bir alana yayılan yol üzerinde Sdyma, Pyndai, Phellos, Letoon, Xanthos, Patara, Apollonia, Simena, Myra, Limyra, Olympos gibi birçok antik alanı görmek mümkün.
  • Likya Rotası ayrıca Kalabantia, Sidyma, Pydnai, Letoon, Xanthos, Patara, Phellos, Antiphellos, Sebada, Apllania, Aperlai, Teimussa, Simena, Sura, Andriake, Myra, Belos, Gagai, Melanippe, Olimpos, Chimera (Yanartaş), Phaselis antik kentleri yanı sıra St Nicholas (Noel Baba) Kilisesi, Alakilise, Papazın Kayası, Gedelme Kalesi, Delikkemer ile Xanthos’a su götüren su kemerleri gibi tarihi mekanlara uğruyor.
  • Adını Likyalılardan alan yürüyüş rotası yirmiyi aşkın antik kentin yanı sıra zaten bir turizm hareketliliği olan Fethiye, Ölüdeniz, Kelebekler Vadisi, Kabak Koyu, Yediburunlar, 18 kilometre ile dünyanın en uzun doğal plajlarından biri olan Patara Kumsalı, Kalkan, Kaş, Kekova, Demre, Finike, Korsan Koyu, Türkiye’nin en güzel deniz feneri seçilen Gelidonya (Taşlık Burnu) Feneri, Adrasan Koyu, Musa (Olimpos) Dağı, Çıralı Plajı, Avrupa ve Türkiye’nin sahildeki en yüksek zirvesi olan Tahtalı Dağı (2366), Tekirova, Kesme Boğaz, Göynük Kanyonu, Göynük gibi doğal güzelliklerden geçerek Akdeniz kıyı şeridi boyunca uzanıyor.

Likya Kültür ve Yürüyüş Rotaları

Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Likya Yolu etapları, Hisarönü (Ovacık)-Faralya, Faralya-Kabak Koyu, Kabak Koyu-Alınca, Alınca-Yediburunlar, Yediburunlar-Gavurağılı, Gavurağılı-Patara, Patara-Kalkan, Kalkan-Sarıbelen-Gökçeören, Gökçeören-Kaş, Kaş-Kekova, Kekova-Demre, Demre-Alakilise-Finike, Karaöz-Gelidonya Feneri-Adrasan, Adrasan-Olimpos-Çıralı, Çıralı-Beycik, Çıralı-Tekirova, Tekirova-Phaselis-Gedelme, Beycik-Tahtalı Dağı-Gedelme, Gedelme-Göynük, Göynük-Hisarçandır ve Hisarçandır-Geyikbayırı şeklinde planlanabilir.

  • Bu uzun rota; Fethiye Boğaziçi köyü, Patara Delikkemer ve Çıralı bölgelerinde 2 alternatif güzergaha ayrılıp daha sonra tekrar birleşmektedir.
  • 555 kilometrelik uzunluğundaki Likya Yolu’nu yürümek isteyenler güzergahı farklı etaplara bölerek 3-5-7-10 günlük etkinliklerle kotarabilirler.
  • Tamamını bir seferde yürümek için performansa ve kondisyona göre 25-40 gün arası gibi bir zaman dilimini ayırmak gerekir.

Likya Yolu Parkurları

Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Likya Yolu Ovacık-Kirme Arası Rotası

Ovacık-Kirme (Kayaköy)

Likya yolu, resmi olarak Ovacık kasabasının güneyinde, Ölüdeniz yoluna paralel doğu (dağ) tarafında bulunan diğer bir asfalt yolun dönemecinde başladığı kabul edilse de, bilinen Likya ülkesinin batı sınırı olan eski adı Telmessos; bugünkü Fethiye ilçesi ile daha güneyinde bulunan yarımada ortasında Kayaköy olarak bilinen eski ismi Karmylassos arkeolojik yerleşimler mevcuttur. Likya ülkesinin en büyük yerleşimlerinden olan Karmylassos (Kayaköy) ile Ölüdeniz arasında yer yer taş örülü, Likya yolu olarak işaretlenmemiş ancak yürüyüş yolu olarak farklı renklerde işaretlenmiş patikayı geçerek hem Kayaköy, hem de deniz-orman manzaralı bir yürüyüşten sonra Ölüdeniz lagüne inilebilir.

Burada araç yolundan Ölüdeniz kasaba merkezinde bir molanın ardından, Belcekız plajının bitiminde daha güneye inen, dağın yamacında bulunan karayolu üzerinde, daha yukarıdaki Likya yoluna bağlanan diğer bir patika ile ana Likya yoluna bağlanabilir. Likya yolunun resmi başlangıç noktasından sonraki birkaç km.lik kısım, doğallığını yitirmiş, inşaat çalışmaları nedeniyle genişletilmiş toprak bir yoldan sonra, Ölüdenize bakan sırtın dönemecinde, arkeolojik dönemlerde yapılmış taştan tahkimat bir merdiven ile patika başlar. Sol tarafında Babadağı, sağ tarafında ise açık deniz manzarası arasında, hafif bir eğimle yükselen patika çevresinde yer yer çam ağacı, keçiboynuz ağaçları ile genellikle Akdeniz’e özgü maki ve çalılıklar görülmektedir. İlkbaharda rengarenk kır çiçekleri, sonbaharda ise ıslanmış toprak ve bitkilerin kokusu, yürüyüş yapanların keyifli ve dinlendirici bir gün geçirmelerini sağlayacaktır. Kozağacı yerleşiminde, çeşmenin önünden ayrılan diğer bir patika; çam ve sedir ormanı içerisinde yer yer dik eğimle yükselerek öncelikle yamaç paraşütü indirme noktasına;, oradan da 1970 m. seviyesine, Baba Dağının zirvesine ulaşır. Sıcak yaz günlerinde yüksek rakımda serinlemek isteyenler için keyifli bir tırmanış olabilir.

Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Likya yolu, Kozağacı yerleşiminden sonra birkaç km. boyunca toprak yola paralel olarak devam edilir. Kozağacı ile Kirme yerleşimi arasında, toprak yoldan batı yönünde birkaç yüz metre saptığımızda, Kıdrak koyu ve gerisindeki yüksek uçurumun başında manzara izlenebilir. Vadinin başladığı dere yatağından aşağıya, deniz kıyısına kadar ulaşan diğer bir patika mevcut olsa da, ağır yük ve amatör yürüyüşçüler için iniş, tehlikeli olabilir.

Likya yolu, toprak yoldan devam ederek, Kirme yerleşiminin üzerinde, toprak yol ayrımında, köy evleri içerisinden dönerek inişe geçer.

Her ne kadar yol üzerindeki iki eski sarnıç olmasına rağmen; 300 m seviyelerindeki başlangıç noktasından, 750 m seviyesindeki Kozağacı yerleşimine kadar içme suyu bulunmaz. Kozağacı yerleşimi girişinde yol üzerinde, Kirmeyerleşiminde , veKirme›den 1 km sonra bulunan toplam 3 çeşme , bu paftada mevcut içme suyu kaynaklarıdır.

Kozağacı veya Kirme yerleşimlerinde alışveriş, su, yeme içme , konaklamaya yönelik resmi işletmeler olmasa da, bölgede yaşayan yerel halk, yürüyüşçülerin bu ihtiyaçlarını karşılayabilir.

Kayaköy

Likya döneminden günümüze ulaşan yerleşimlerden birisi olsa da Lİkya dönemine ait kalıntılar yok olmuştur. Birbirinden çok farklı iki yerleşim alanından oluşmaktadır. Bunların birincisi, turizmde de önemli yeri olan, 19. yüzyıl başında kurulmuş, yamaçlara dayalı ve nispeten yakın tarihli bir yerleşim olmakla birlikte, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde, tamamı Rum, 3000 nüfuslu bir kasaba boyutuna ulaşmış, eski adları Levissi veya Karmylassos şeklinde geçen köydür. 1957 Fethiye Depremi ile evler harabeye dönüşmüş olsa da, canlı müze niteliği büyük ilgi çekmektedir. Kayaköy’de gezilip görülecek yerler arasında büyük ve küçük kilise ve onbir şapel bulunmaktadır. Ayrıca küçük kilise yanında iki senedir bulunmakta olan bir çömlek atölyesi (Çömlekhane) vardır. Küçük kilise yolundan yalnızca deniz veya yürüyerek ulaşımın mümkün olduğu Soğuk Su koyuna yürüyerek yaklaşık kırk dakikada gidilebilir. İkinci yerleşim, 1923 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi ile Kayaköy’deiskan edilen Batı Trakya Türklerinin buradaki altyapıya ayak uyduramamaları nedeniyle bu göçmenlerce ovada kurulmuş daha büyük boyutlu kısımdır.

Likya Yolu Faralya Alıncak Arası Rotası

Faralya – Kabak- Alınca

Kirme yerleşiminden aşağıya doğru inen Likya Yolu, irili ufaklı su kaynaklarının kenarından geçerek Faralya yerleşimine, asfalt yola iner. Faralya köy yerleşimi, Babadağ’ın eteklerinde güneye bakan bir yamaçta, Kelebekler Vadisi’nin hemen üzerinde yer alan, mevki ve flora açısından son derece özel bir konumdadır. Birçok endemik bitki türü barındırır. Ölüdeniz’den gelen dolmuş, Faralya’dan geçerek Uzunyurt ve hatta Kabak yerleşimine ulaşır. Faralya’da market ve diğer alışveriş imkanı bulunur. Kamp, bungalow veya Akdeniz tipi taştan yapılmış otellerde barınma imkanı mevcuttur. Faralya’yı geçmeden önce ana yoldan sağa doğru sapılırsa, Kelebekler Vadisi’nin eşsiz manzarası izlenebilir. Hatta bu sapaktan aşağıya, vadinin tabanındaki kamp alanına ulaşan bir patika vardır. Sarp kayalıkların üzerinde kurulu iplere asılarak inilmektedir. Ağır yük taşıyanlar veya amatör yürüyüşçüler için oldukça tehlikelidir.

Faralya köy halkı, evinde yiyecek, köy kahvaltısı gibi imkanlar sağlamaktadır. Faralya köyü, yola devam etmeden önce güzel bir mola noktasıdır. Likya Yolu, Faralya’nın bitiminde, asfalt yoldan ayrılarak sola doğru yükselir. Yer yer makilik, çoğunlukla çam ağaçları arasından, geniş açılı deniz manzarası ile Kabak yerleşimine ulaşır. Kabak yerleşiminde, yol üzerinde ve daha yukarda iki farklı çeşme ile içme suyu sağlanabilir. Üst yerleşimde, asfalt yolun bitiminde market mevcuttur. Üst yerleşimlerdeki köy halkı, her türlü yiyecek imkanı sağlamaktadır. Kabak yerleşiminin aşağısındaki vadide ise, birçok farklı kamp alanı ve bungalow tipi evlerde konaklama imkanı sağlanmaktadır.

Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Kabak Vadisi, içerisinde birçok endemik bitkinin yer aldığı doğal koruma alanlarından birisidir. Likya Yolu, üst Kabak yerleşiminin daha üzerinden vadinin içine doğru yönelse de Kabak Vadisi’nden aşağıya inen bir başka patika ile vadinin tamamını görmek; vadi tabanından tam doğuya doğru, çam ormanı içerisinde yükselerek de ormanın derinliklerinde  şelaleleri görmek mümkündür. Şelalere giden alttaki patika, daha yukarda Likya Yolu ile birleşir. Kabak Vadisi’ni, içerden kavisli bir yol ile dolanarak güneydeki Alınca yerleşimine doğru çıkış yapılır. Sandal, çam, keçi boynuzu, pinar ağaçları arasında ilerleyen Likya Yolu’nun bu kısmı, doğal içerik açısından en zengin ve keyifli parkurlardan birisidir. Alınca yerleşiminde yiyecek ve konaklama imkanı, yerel halk tarafından sağlanabilir. Asfalt yolun 50 m kadar doğusunda, çınar ağaçları altında içme suyu için çeşme bulunur.

Alınca yerleşiminde asfalttan aşağıya inerken sağa doğru ayrılan Likya Yolu, olağanüstü deniz manzarasına sahip Cennet Koyu’nun üzerinden kavisli bir şekilde dolanarak aşağıya inmeye devam eder. Bir sonraki paftada (3. pafta) görüleceği üzere Üçkeçi Mevkii denilen bir noktada, aşağıda Cennet Koyu’na inen patika, Likya Yolu’ndan ayrılır. Cennet Koyu, sandal ağaçları ile bahar aylarında rengarenk görünümlere sahip, hiçbir yapı veya tesisin bulunmadığı bakir ve temiz kumsalı ile görülmeye değer doğal güzelliklerden birisidir. Vadinin derinliklerinde, son yıllarda bir kamp işletmesi faaliyete başlamıştır. Çok dik eğimli, taşlık bir inişi göze alanlar için Cennet Koyu muhakkak görülmeye değer yerlerden birisidir. Kabak Vadisi’nden Cennet Koyu’na, kıyıdan gelen başka bir patika da mevcuttur.

Alınca yerleşiminden yukarı, Karaağaç yönüne, oradan da dağların arkasındaki Pınara antik kentine ulaşan patikalar mevcut olup kırmızı – sarı çizgiler ile işaretlenmiştir.

Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Likya Yolu Alınca-Sidyma-Gey-Bel Arası Rotası

Alınca yerleşiminde, asfalt yoldan ayrılan Likya Yolu patikası, Eren Dağı’nın batı tarafında denize bakan dik yamaç boyunca güneye doğru iner. Arı kovanlarının bulunduğu Üçkeçi mevkiinden aşağıya, Cennet Koyu’na inen patika, Likya Yolu’ndan ayrılır. Güneye doğru bir süre daha devam eden patika, yer yer taş terasların olduğu düz ovaya iner. Burada görülen ilk sarnıçtan sağa doğru ayrılan patika ile Korsan Koyu’na inilebilir. Korsan Koyu ve daha güneydeki burun boyunca Kalabantia arkeolojik yerleşimi görülebilir. Eğer işaretli Likya Yolu’ndan ayrılmadan devam edilecek olursa, bir köy evinin önünde ikiye ayrılan Likya Yolu, gidiş yönüne göre sağ tarafta Gey ve Yediburunlar yerleşimleri üzerinden Bel yerleşimi yönüne devam eder. Ovadaki bu yol ayrımından sonra, birkaç km lik keyifli ve manzaralı tırmanışın büyük kısmı asfalt yol üzerinden yapılsa da deniz manzarası ve ayrıca Akdeniz’e özgü karstik kireçtaşlarının içerisinde yetişen makilikler, bu güzergahın peyzajını oluşturur. Gey veya Yediburunlar’da bulunan marketlerde içme suyu ve diğer temel alışveriş imkanı bulunmaktadır. Gey köyünde, asfalt yoldan güneybatı yönünde ayrılan Likya Yolu, taş duvarlı tarlalar arasında güneye doğru ilerler. Birkaç km ilerledikten sonra geçilecek bir boğazın ardından, sağ (güney) tarafta, tabanda deniz olan geniş, derin bir vadinin sol yamacında, ince patikada ilerleyen Likya Yolu’nun bu bölümü oldukça keyiflidir. Vadinin merkezindeki dere yatağına kadar aşağıya inen patika, dere yatağından sonra tekrar yükselmeye başlar. Bu vadinin tamamında Akdeniz’e özgü ağaçlar; keçiboynuzu, asırlık zeytin ağaçları ile pıynar meşeleri görülür. Vadinin sonunda, doğuya doğru yönelen patika, bir boğazdan geçerek çam ormanı içerisinden Bel yerleşimine ulaşır.

Aşağıda bulunan yol ayrımından diğer yöne, kuzey taraftaki patika seçilecek olursa, ovada bulunan tüm yerleşimlerden, asfalt yola paralel bir şekilde geçerek Boğaziçi yerleşiminden güneye, Dodurga yönüne doğru yönelir. Ovada yaşayanlar geçimlerini, bu bereketli topraklarda tarım yaparak sağlamakta olduğundan, ova boyunca çok çeşitli ağaçlar, meyve bahçeleri, ekinlik, zeytinlikler, özellikle bahar aylarında özel görünüme sahiptir. Dodurga yerleşiminden batıya doğru birkaç km mesafede bulunan Sidyma antik kenti, bölgede bulunan en büyük arkeolojik yerleşimlerden birisidir. Sidyma kentinden güneybatı yönüne doğru devam eden patika, dere yatağından sonra birkaç tepenin yamacından dolanarak Bel yerleşimine ulaşır. Bu ikinci güzergah üzerinde Boğaziçi, Dodurga ve Bel yerleşimlerinde market bulunur.

Gey yerleşiminde, denize bakan tepenin başında konaklama imkanı sağlayan işletme, Bel yerleşiminde ise yerel halkın sağladığı imkanlarla çadırlı konaklama imkanı vardır. Bel yerleşiminden güneye doğru devam eden Likya Yolu, toprak araç yolu üzerinden bir süre devam ederek Belceğiz’e ulaşır.

Paftada gösterilen market yerleri ve köy yerleşimlerinin dışında, sadece Bel yerleşiminde bulunan çeşmeden içme suyu temin edilebilir.

Sidyma

Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Fethiye’ye 55 km olan Sidyma’nın eski tarihi pek bilinmemekle beraber Roma Devri’nde büyük gelişme gösterdiği bilinmektedir. Bu gelişme Bizans Çağı’nda devam etmiştir. Roma Çağı’ndaki gelişmenin nedeni İmparator Marcus’tur. Marcus (450 – 457), daha imparator olmadan Perslere karşı yapılan savaşta Lykia Bölgesi’nde hastalanır, Sidyma’da bırakılır ve Sidymalı iki kardeşin evine yerleşir. Marcus, iyileştikten sonra kardeşlerden biri ona sorar: “Eğer imparator olsaydın bize nasıl bir iyilik yapardın?” Marcus da “Bu olması imkansız olay olsaydı sizi şehrinizin en önde gelen kişileri yapardım.” diye yanıtlar. Daha sonra II. Theodosius’un ölümü üzerine tahta geçen Marcus sözünde durur ve Sidyma’dan ilgisini eksik etmez; kendisine bakan bu kişileri yüksek makamlara getirir.

Köyün kuzeyinde bulunan akropol iki bölüm halindedir. Güneydoğu eteği boyunca 365 m uzunluğunda, yer yer 3 m yükseklikte erken döneme ait bir duvar uzanmakta; Sidyma’nın erken dönemde de var olduğunu kanıtlamaktadır. Bu duvarın doğu ucu polygonal biçimde yapılmış olup burada kapı ve gözetleme kulesi de bulunmaktadır. Buranın biraz ilerisinde 6 oturma sırası belli olan ve daha geç dönemde yapılmış tiyatro gezilebilir. Diğer kalıntılar toprak altında kalmıştır. Sur, sonraki devirlerde de kullanıldığı için yer yer harçlı duvarlar ve kuleleri ile görülmektedir. Akropolde, birkaç küçük kalıntı sarnıçlardan başka eser görülmez. Asıl ören yeri, bu akropolün kuzey eteğindeki vadide bulunmaktadır. Sidyma’nın güneybatı tarafına yakın yerde, 9 m yükseklikte bir yapı bulunmaktadır ki birçok devirde kullanılmış bir mezar yapısıdır.
Köyün ortasında, sütunları esas yerinde duran stoanın, bulunan kitabesinde, Cladius zamanında (41 – 54) yapıldığı ve ona armağan edildiği anlaşılmaktadır. Stoanın güneyinde, şimdi düz bir alan halindeki agora, kuzeyinde ise yine Cladius döneminde yapılan ve cella duvarlarının kuzey kısmından birazı ayakta kalmış 9 m uzunlukta bir tapınak yer alır. Bu tapınak imparatorlara ve Artemis’e adanmıştır. Harabenin üzerine yapılan köy evleri nedeniyle bazı kalıntılar zor seçilebilir hale gelmiştir.

Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Likya Yolu Belceğiz-Gavurağılı-Karadere Arası Rotası

Belcekız – Gavurağılı – Kumluova 

Bel yerleşiminden güneydoğuya doğru ayrılan toprak yoldan birkaç km ilerde sağa doğru ayrılan Likya Yolu; kırmızı toprağı, asırlık zeytin ağaçları, karstik kireç taşları ve Akdeniz’e özgü bitki örtüsü ile adeta büyük ve yapay bir süs bahçesini andıran bir düzlükte; Belcekız denilen mevkiden sonra, yüksek çam ağaçları arasından bir boğaza doğru yükselir. Boğazdan sonra ise nispeten dik eğimli bir yamaçtan zigzaglar ile inişe geçer. Karakteristik Likya Yolu işaretlerinin nispeten silindiği bölgede, güneydoğu yönünde yamaçtan aşağıya doğru inmeye devam edilirse bir müddet sonra Gavurağılı yerleşiminin batısındaki düzlüklerin üzerinde iniş devam eder. Uzun yamaç inişi, taş örülü bir patikayı geçerek sona erer. Ağaçların ve tarlaların arasından 1 km kadar devam eden patika, Gavurağılı yerleşimine ulaşır.

Bel yerleşiminden tam güney yönünde ayrılan Likya Yolu’ndan ayrı bir başka patika mevcuttur. Bu patika ise Bel köyünün güneyinde, tepenin üzerinden denize doğru dere yatağından devam ederek en sonunda bir koya ulaşır. Burada çok eski bir sarnıç ve birkaç küçük kalıntı bulunmaktadır. Bu isimsiz koydan güneybatı yönünde denize paralel olarak devam eden patika, zorlu tırmanış ve inişlerden sonra Gavurağılı düzlüğüne ulaşır.

Gavurağılı yerleşiminde içme suyu için çeşme ve ayrıca konaklama imkanı sağlayan tesis mevcuttur. Gavurağılı yerleşiminin doğu tarafındaki tepenin üzerinden devam eden Likya Yolu, tepenin altında bulunan Pydnai Kalesi etrafında dolanarak deniz kıyısına yakın bir köprü ile derenin karşısına geçer.

Pydnai Kalesi, muntazam kesme taştan yapılmış olup içerisinde Bizans Dönemi’nde de kullanılan kilise ve sarnıçlar bulunmaktadır. Kalenin sur duvarları günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir.

Kumluova’ya doğru ilerlerken okaliptus, çam ve fundalıklar arasından devam eden patika, özellikle kış ve ilkbahar aylarında büyük bir su birikintisi ortasında kaldığından; harita ve fotoğraf üzerinde görüleceği üzere, kuzey yönüne doğru saparak ve su birikintisinin etrafından dolanarak doğu yönünde ilerlemek doğru olacaktır.

Şayet Pydnai Kalesi’nden kuzey yönünde ilerlenirse, bataklığı geçtikten sonra asfalt yolun sola viraj aldığı yerde bir başka köprü ile derenin karşısına geçilebilir. Buradaki köprü, konaklama ve yemek imkanı sağlayan bir işletmenin önündedir. Buradan 250 m kadar ilerideki anayolda, toplu taşıma araçları ile şehirlerarası ana yola, buradan da Fethiye ya da Antalya yönüne giden otobüslere erişim mümkündür.

Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Likya Yolu Karadere-Leton-Santos Arası Rotası

Kumluova-Letoon-Kınık-Ksanthos-Çavdır 

Kumluova’ya gelmeden, kumluk arazide yer yer okaliptus ağaçları ve fundalıkların içerisinde, çeşmenin olduğu yerden sola devam eder. Bu çeşmenin suyundan içilmesi tavsiye edilmez. Bir süre sonra köprüyü geçen patika, artık sıklıkla seraların olduğu Kumluova – Gerenovası yerleşimlerine doğru yönelir. Yol üzerinde Letoon harabeleri görülür. Letoon harabelerinden sonra doğuya yönelince, Eşen ırmağının kıyısına kadar devam edilir. Eşen Irmağı’na paralel olarak kuzey yönünde devam eder. Karaköy ve köprünün diğer tarafında da Kınık yerleşimleri görülür.

Fethiye’den buraya kadar, Likya Yolu üzerinde banka ya da ATM erişimi olan ilk yerleşimdir. Köprünün karşısında, sol tarafta pazar yerinin ortasından geçilerek asfalt yolda yukarı doğru devam edildiğinde, Ksanthos harabeleri görülür. Harabelerden sonra patika, orman içerisinde, asfalt yola paralel olarak devam eder. Bu bölgede Likya yol işaretleri silinmiştir. Asfalt yola paralel olarak tam doğu yönünde devam edildiğinde, şehirlerarası yol kavşağı görülür. Buradan tam karşıya devam eden Likya Yolu, asfalt yolu üzerinde dümdüz, uzun bir süre devam ederek Çavdır yerleşimine ulaşır. Üçyol ağzından sağa devam edilerek önce mezarlıktan, sonra toprak yoldan devam edilir. Köy evinin sol tarafında zeytinliklerin içerisinden tepeye, yukarı doğru yönelir. Eski bir köprünün üzerinden geçen patika, köy yoluna çıkar.

Letoon

Şair Ovidius’un anlattığı bir öyküye göre kent, Zeus’tan hamile kalan Leto’nun adına kurulmuştur. Kentte en eski yerleşim izleri MÖ 7. yüzyıla kadar gider. Kalıntılar ve ele geçen kitabeler, buranın dinsel ve politik bir alan olduğunu göstermektedir. Ören yeri merkezinde yan yana üç tapınak bulunmaktadır. Bunlardan en kuzeydeki Leto, ortadaki Artemis, güneyindeki ise Apollon’a adanmıştır. Tapınakların güneybatısında bir çeşme, hemen doğusunda kilise yer almaktadır. Kentin kuzeyinde stoa ile arkasını kısmen doğal yamaca dayamış Helenistik Dönem’e ait tiyatro bulunmaktadır. Letoon, M.S. 7. yüzyılda terk edilmiştir.

Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Ksanthos

Homeros’un ünlü İlyada Destanı’nda, Ksanthoslu Sarpedon komutasında, Likyalıların Troia Savaşı’na katıldığı anlatılmaktadır. İ.Ö. 1200 yılında yapıldığı tahmin edilen Troia Savaşı sırasında Ksanthos adının geçmesi kentin, İ.Ö. 1200 yıllarında Likya Bölgesi’yle birlikte tarih sahnesinde olduğunu göstermektedir. Herodotos ise M.Ö. 545’teki Pers komutanı Harpagos’a karşı yapılan savaşta Ksanthosluların teslim olmamak için savaştıklarını ve kendilerini kentle birlikte yaktıklarını anlatmaktadır.

İ.Ö. 468 yılında Delos Deniz Birliği’ne giren Ksanthos’un, İ.Ö. 475-450 yıllarında bir yangın felaketi yaşadığı bilinmektedir. İ.Ö. 333’te Büyük İskender’in; İskender’in ölümüyle önce Seleukoslar’ın, sonra Ptolemaioslar’ın eline geçen Ksanthos, daha sonra kurulan Likya Birliği’nin 3 oy hakkına sahip altı büyük kentinden birisidir. Likya dilindeki adı Arnna olan Ksanthos, İ.Ö. 2. yy.da, Likya Birliği’nin başkenti olmuştur.

Tarih boyunca büyük istilalar ve felaketler geçiren şehri, Roma Dönemi’nde, M.Ö. 42 yılında Brutus işgal etmiş ve Likya akropolünü yerle bir etmiştir. Ksanthoslular Brutus’a teslim olmamak için yine topluca intihar etmiştir. Hemen bir yıl sonra Marcus Antonius, Brutus’un açtığı yaraları sarmak için Ksanthos’u yeni baştan imar etmiş; kentin Roma Dönemi, refah ve zenginlik içinde geçmiştir. 141 yılındaki deprem kentte hasara neden olmuştur. Rhodiapolisli Opramoas her yere yetiştiği gibi buraya da yardım etmiş ancak Ksanthos eski şaşaalı günlerine ulaşamamıştır. Bizans Dönemi’nde bir piskoposluk merkezi olmuş, Arap akınları başlayınca terk edilmiştir.

Ksanthos’u ilk defa 1838 yılında Ch. Fellows keşfetmiş; kentteki bütün rölyefleri ve büyük mimari parçaları sökerek Patara’dan savaş gemisiyle Londra’ya taşımıştır. Bugün British Museum’un Lykia Salonu’nda, buradan götürülmüş olan birçok eser sergilenmektedir.

Kınık yerleşiminin içinde yer alan Ksanthos Antik Kenti’ne çıkılırken Helenistik Dönem’de inşa edilmiş şehir kapısının yanından geçilmektedir. Kapının hemen üzerindeki kalıntılar, 69-79 yıllarında hüküm süren Roma İmparatoru Vespasianus’un anısına yapılmış kapının kalıntılarıdır. Yolun sağında, Sir Charles Fellows tarafından sökülüp Londra’ya götürülen Nereidler Anıtı’ndan arta kalan kısımlar görülmektedir. 10.15 x 68 m ebadında ve 5.15 m yüksekliğindeki anıt, İ.Ö. 380 yıllarında Kral Arbinas’ın mezarı olarak yapılmıştır. Anıt mezar yüksekçe bir kaide üzerine oturtulmuştur. Anıtın alt kısmında bir savaş sahnesini anlatan iki dizi kabartma, onun üzerindeki mimari parçalardan sonra önde dört sütunun tuttuğu bir üçgen alınlık bulunmaktadır. Alınlık kısmına, yanlarda savaş sahnelerini yansıtan kabartmalar yerleştirilmiştir. Anıtın sütunları arasında deniz perileri olan Nereid heykelleri bulunduğundan anıta “Nereidler Anıtı” denilmiştir.

Çeşitli zamanlarda ilave edilen ve kulelerle desteklenen Helenistik surlar, Ksanthos Antik Kenti’nin etrafını çevirmektedir. Antik Tiyatro, akropoldedir. Helenistik Dönem’de yapılan ve Roma Devri’nde yenilenen tiyatronun doğu ve batı yönünde tonozlu girişleri bulunmaktadır. Yarım daire şeklinde orkestrası ve süslü bir skene binası bulunan tiyatro, 2200 kişiliktir. Tiyatronun üzerinde 4.35 m yükseklikte bir Likya tipi kule mezar bulunmaktadır. Bu mezar İ.Ö. 4. yy.da yapılmış ancak tiyatro yapılırken buraya taşınmıştır.

Roma Devri özelliklerini taşıyan ve günümüze sağlam olarak gelebilen tiyatronun batı tarafında, gösterişli üç anıt yan yana durmaktadır. Bu anıtlardan birisi İ.Ö. 480 yılına ait Harpyialar Anıtı’dır. 8,87 m yükseklikteki bu anıt, 5,43 m yükseklikteki bir gövde üzerine oturtulmuştur. Yukarıda, ölü ailesini ve Sirenler’i tasvir eden kabartmalar bugün British Museum’a götürülmüş olup yerinde alçı kopyaları bulunmaktadır. Kabartmalarda küçük kadın şeklindeki ölülerin ruhlarını sembolize eden Harpyialar’dan dolayı bu anıta “Harpyialar Anıtı” denmiştir. Bir krala ait olması muhtemel anıtın kalan izlerinden kırmızı ve mavi boyalı olduğu anlaşılmaktadır.

Likya akropolünün kuzeydoğu kısmını Bizans Devri’nde yapılan bir manastır kaplamaktadır. Manastırdaki mozaiklerden birinde meşhur Calydon Avı ve Thetis’in Akhilleus’u Styks Irmağı’na batırması sahneleri işlenmiştir. Bu eserler günümüzde Antalya Müzesi’nde sergilenmektedir.

Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Tiyatronun karşısında bulunan 2. yy.a ait agoranın arkasında, yekpare taşın üzerine Grekçe ve Likya yazısı ile yazılmış; 9,71 m yükseklikte, 250 satırlık kitabeli bir anıt vardır. “Yazıtlı Stel” de denilen bu anıttaki kitabenin bazı kısımlarında İ.Ö. 5. yy.da yaşamış Ksanthos Kralı Gergis ve oğlu Arbinas’ın adı geçmektedir.
Kentin merkezinde doğu-batı yönlü ana cadde yer almaktadır. 11,85 m genişliğindeki caddenin iki yanında, üzerleri portikolarla örtülü, 5,70 m genişliğinde beyaz mozaikler ile kaplı kaldırımlar vardır. Ana caddenin sonunda Erken Roma Dönemi’ne ait bir anıtsal kapı bulunmaktadır. Bir kavşağa gelindiğinin göstergesi olan anıtsal kapıdaki bir yazıttan, bu kapının tanrılaştırılmış Tetrarkhoslar’a ithaf edildiği ve 4. yy.ın ikinci yarısında inşa edildiği anlaşılmaktadır.

Ana caddenin güneyinde yukarı agora yer almaktadır. Bu agora hem ana caddeyle hem de güneye inen caddeyle sınır oluşturmaktadır. Agora dört yandan portikolarla çevrilmiş, meydanı ise kalker karolarla kaplanmıştır. Güneye inen caddede 5. yy.a ait, zemini ve narteksi mozaiklerle kaplı Bizans bazilikası yer almaktadır. Doğuya doğru gidildiğinde “Dansözler Lahdi” görülmektedir. Lahdin uzun yüzlerinden birinde savaş, diğerinde av sahnesi yer almıştır. Kapağın her iki dar yüzünde ise birer dansöz, karşılıklı şekilde dönerek dans etmektedir.

Likya Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Surların açık bıraktığı yerden çıkarak nekropol sahasına gelindiğinde birçok lahit görülmekte, kayalarda ev tipi mezarlar dikkati çekmektedir. Aslanlı Mezar ile Merihi Anıtı burada en çok ilgi çeken iki mezardır. 1840 yılında Ch. Fellows tarafından British Museum’a götürülen Merihi Lahdi’nin kapağında “Merihi” adı geçmekte; kapağın her iki tarafında dört atın çektiği arabada bulunanlar, Khimaira Canavarı’na karşı savaşmaktadır.

Merihi Lahdi’nin yanından surun içine girildiğinde karşılaşılan dört mezar anıtından en dikkat çekeni, Likya kule mezarıdır. Bu kule mezarın hemen yanında yer alan Payava Anıtı, Ch. Fellows tarafından British Museum’a götürülmüştür. Bu anıtın bir yüzünde huzura kabul sahnesi ile üstte iki satırdan oluşan Pers Satrabı Autophradates’in adını veren Likçe yazıt; diğer yüzünde ise savaş sahnesi ile kabartmanın üst kısmında bir satır halinde bu anıtı Payava’nın yaptırdığını bildiren Likçe yazıt bulunmaktadır.

Ksanthos’un suyu, 15 km uzaklıktaki Çay köyünden aquaduklerle şehrin yakınına getirilmiş, buradan dağıtılmıştır. Bugün su kanalları İslamlar köyüne kadar 7 km takip edilebilmektedir. Lykia akropolündeki yapılara su götüren künkler de hala görülebilmektedir.


Likya Yolu Parkurları

Olympos-Musa Dağı-Lost City Parkuru

  • Olympos’tan başlayıp Musa Dağı’nın zirvesinde(780m) son bulan gidiş-dönüş yaklaşık 5 saatlik parkurdur.
  • Musa Dağı’nın zirvesinde Likyalılar’ın ilk yerleşim yerlerinden olan Olympos tarihi şehrinin tamamıyle bozulmamış kalıntılarını görecek ve Adrasan manzarasında mola verilebilir.

Olympos-Çıralı-Ulupınar Parkuru

  • Olympos’tan başlayıp Çıralı’dan geçen ve çınar ağaçları, dereleri ve alabalık lokantaları ile meşhur Ulupınar’da son bulan zevkli bir parkur.
  • Ortalama 5 saatlik bir parkurdur.

Olympos-Adrasan Parkuru

  • Likya Yolu’nun bu parkurunda Musa Dağı’nın zirvesine çıkıp, Kayıp Şehir’i ziyaret edilir ve Adrasan sahilinde yürüyüş tamamlanır.
  • Ortaama 7 saat süren bir parkurdur.

Olympos-Cennet Parkuru

  • Olympos’un gizli kalmış tarihi yapıları arasından geçip sahilden devam eden, birbirinden ilginç manzaralara sahip kısa bir parkurdur.
  • Yürüyüş, kaya tırmanıcılarının keşfettiği ve tırmandıkları dümdüz duvarların yanından geçer ve Ceneviz Koyu’nu gören ormanda son bulur.

Karaöz-Adrasan Parkuru

  • Meşhur Gelidonya Feneri’nden geçen, birbirinden güzel 5 ada ve deniz manzarası eşliğindeki en güzel parkurlardan biridir.
  • Yaklaşık 7 saat sürmektedir.

Likya Yolu Konaklama ve Ulaşım

  • Türkiye’nin en önemli turizm merkezi olmasından dolayı bölgede konaklama ve ulaşım olanakları oldukça zengindir.
  • Dalaman veya Antalya havaalanı parkurun iki başlangıç noktası Fethiye ve Antalya için uygun ulaşım alternatifi olabilir. Büyük kentlerden tüm ilçelere şehirlerarası veya yerel otobüslerle erişilebiliyor.
  • Fethiye, Ölüdeniz, Faralya, Kabak Koyu, Patara, Kalkan, Kaş, Kekova, Demre, Finike, Adrasan, Olimpos, Çıralı, Tekirova, Çamyuva, Kemer ve Göynük yerleşimlerinde her bütçeye uygun otel ve pansiyon bulunabilir.
  • Muğla Fethiye ile Antalya Konyaaltı arasında uzanan 550 kilometrelik rota, dünyanın en uzun 10 trekking parkurundan biridir.
  • Fethiye’den Antalya Konyaaltı’na kadar tam 550 kilometrelik bu rota, eski göç yollarından oluşuyor.
  • Likya kentinden geçen Likya Yolu parkuru Ölüdeniz, Kabak Koyu, Yediburunlar, Patara, Kalkan, Kaş, Demre, Finike, Adrasan, Çıralı gibi tatil beldelerini birbirine bağlıyor. Parkurun en büyük avantajı ise, yılın nerdeyse tamamında yürüyüş fırsatı sunması.
  • Rotanın en popüler güzergahı olan Kaş-Çıralı arası 110 kilometrelik parkur, size Olimpos Antik Kenti’ni ve Yanartaş bölgesini görme şansı sunacağından trekking rotası hakkınızı bu kısma ayırmanız yerinde olur.
  • Yolun bir kısmını arabayla ya da minibüslerle geçmezseniz, bu rota tam bir haftanızı alacak.
  • Ülkemizin en uzun yürüyüş rotası olan ‘Likya Yolu’nun en güzel parkurlarından biri Patara-Kalkan rotasıdır. Bu, Likya Yolu’nun orta seviyeli parkurlardan biridir. 27 kilometre uzunluğundaki yola Fethiye’ye bağlı Yediburunlar Köyü’nden başlayabilirsiniz.
  • Zorluk seviyesi orta olarak değerlendirilen rota boyunca hem doğanın dinginliğini hissedecek hem de karşınıza çıkacak antik yerleşim yerleri ile Patara’ya su taşıyan tarihi su yolunu izlerken geçmişin derinliklerine yolculuk edeceksiniz.

Bütün outdoor aktivitelerinde güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video doğru eğitim ve deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi kendiniz ön planda tutun. Her durumda doğadan taraf olun.  Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Türkiye’deki Kültür Ve Yürüyüş Yolları 3

Outdoor Türkiye

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak “Doğa Yürüyüşleri” hakkında onlarca yazımızı okuyucularımızla buluşturduk. Tema tema ayırarak doğa yürüyüşü, hiking, trekking ve diğer önemli noktalarda bilgilendirici yazılar yayınladık. Yazılarımızdan bazılarını burada hatırlatmak istiyoruz:

Doğa Yürüyüşüne HazırlıkHiking Ne Demek? Yürümenin Faydaları Nelerdir?Hiking ve Trekking Ne demek?Yürümenin Sağlığa Faydaları Nelerdir?, Doğa Yürüyüşü Kıyafetleri Hakkındaki yazı dizimiz, İlk Doğa Yürüyüşü İçin Tavsiyeler ve Yeni Başlayanlar İçin Doğa Yürüyüşü gibi yazılarımızla doğa yürüyüşleri hakkında teorik bilgiler verdik. Doğa Yürüyüşü Hakkında Her şey! başlıklı yazımızda ise doğa yürüyüşüne dair gerekli bütün bilgileri işledik.

Bu ve devam eden yazımızda ise Türkiye’nin Kültür Rotaları hakkında bilgiler vereceğiz. Yazının çok uzun olmaması için ilk yazımızda Türkiye’nin Kültür Rotaları, kültür rotası kavramı ve bu alandaki isimlendirme noktasında yaşanan sıkıntıları detaylı olarak ifade edip, ikinci yazımızda Türkiye’nin Kültür Rotaları’nı detaylı olarak tanıtacağız.

İlk yazımızda;

Kültür Rotaları
  1. İki Deniz Arası Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  2. Sarıkamış Kültür ve Yürüyüş Rotaları,
  3. Kurtuluş (İstiklal) Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  4. Kurtuluş Yolu Samsun,
  5. Hoşgörü Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  6. Avrasya Yolu,
  7. Artemea Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  8. İdyma Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  9. Hz. İbrahim Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  10. Yenice Orman Yolları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  11. Hitit Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası, Gastronomi Yolu
  12. Troya Kültür Rotası

İkinci yazımızda ise;

  1. Tasavvuf Yolu Sufi Trail,
  2. Evliya Çelebi Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  3. Sultanlar Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  4. Via Egnatia Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  5. Küre Dağları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  6. Aziz Paul Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  7. Frig Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  8. Fethiye Yürüyüş Parkurları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  9. Ephesus-Mimas Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  10. Karia Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,

Bu yazımızda Türkiye’nin Kültür, Turizm ve yürüyüş yollarını tanıtmaya devam ediyoruz.

Doğa, Dağlar ve Turizm

Doğa Turizmi

Turizm sektörü günümüzün en dinamik sektörleri arasında yer almaktadır. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için kalkınmada önemli bir fırsat olarak değerlendirilmektedir.

Birçok ülke dış ticaret açığının önemli bir bölümünü turizm sektörü ile kapatmaktadır. Bu denli öneme sahip olan turizm sektörü kırsal kalkınmaya ve kırsal alanlarda yaşan yerel halka da önemli ekonomik katkılar sağlamaktadır.

Son yıllardaki değişen turist motivasyonlarına bağlı olarak doğal alanlar, dağlık alanlar ve milli parklar popüler destinasyonlar haline gelmiştir. Ülkemizde de deniz, kum, güneş eksenli kıyı turizminin yanı sıra dağ turizmi, kırsal turizm, ekoturizm ve diğer turizm türleri yaygınlaşmakta, turizm çeşitlenmektedir.

Dağlık alanlar ve kırsal alanlar turizme kaynak olarak sunabileceği birçok doğal güzelliğe sahiptir. Endemik bitki ve hayvan türleri, su kaynakları ve biyolojik çeşitlilik açısından ve temiz hava konusunda da oldukça zengindir. Bunun yanında manzara güzellikleri, yerel kültürel öğelerle iç içe olma gibi nedenler kırsal alanları çekici kılmaktadır.

Kırsal alanlar ve dağlık alanlarda gerçekleşen çeşitli turizm faaliyetleri, kıyı turizminin alternatifi veya tamamlayıcısı olarak görülebilir. Türkiye’de ortalama 4 ile 8 ay arasında bir sezona sahip olan kıyı turizmi, kıyının hemen gerisinde kalan iç kısımlarda, dağlık veya kırsal alanlardaki turizm kaynakları kullanılarak tamamlanabilir.


21. Kaçkarlar Kültür ve Yürüyüş Rotası

Kaçkarlar Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Kaçkar Dağları Milli Parkı olarak bilinir.
  • Kaçkar Dağları Yolu, Artvin, Trabzon ve Rize sınırlarında bulunmaktadır.
  • Hem kamp yapıp hem de trekking yapabileceğiniz bir rota arıyorsanız Kaçkarlar sizin için en güzel tercihlerden biri olabilir.  
  • Araba yoluyla Başhemşin Yaylası’na ulaşıldığı için, yaz mevsiminde hemen herkes o görkemli Verçenik Dağı’nı ve gölleri görebilir.
  • Rize, Trabzon, Artvin ve Erzurum sınırlarındaki Kaçkarlar için hem günübirlik hem de kamp programı yapmak mümkündür.
  • Yıllanmış ormanlar, yüksek yaylalar, keskin bazalt zirveleri buzul kütleleri ve göllerine sahip parkurlarıyla ilginç bir deneyim sunan Kaçkar Dağı Yolu, en eski ticaret güzergahlarının arasında yer alıyor.
  • En gözde yürüyüşü, 4000 metredeki Kaçkar Dağı’na tırmanış olan bu rota için en uygun zamanlar ise Temmuz’dan Eylül’e kadar olan dönem.
  • Karadeniz’i Anadolu’dan ayıran ve Kafkaslar’ın bir uzantısı olan Kaçkar Dağları, bio-çeşitlilik bakımından dünyadaki sayılı yerlerden biridir.
  • En az 45 km’lik bir parkura sahip olan Kaçkarlar’da çok temiz bir havayla karşılaşacaksınız.  
  • Yolun önemli bölümü yatay, küçük çocuklarla birlikte yürünebilir.
  • Kafkas Dağları’nın uzantısı Kaçkar Dağları, dünyanın bitki örtüsü açısından en zengin yerlerinden birisi olmasının yanı sıra kayalıkların içine gizlenmiş manastır ve kaleleri, buzul gölleri her mevsim yeşil ormanları ile bölgeyi yürüyerek gezen herkesi büyülüyor.
  • Bir haftada tamamlanabilen bu parkurda hiçbir güvenlik endişeniz olmadan gönül rahatlığıyla yürüyebilir ve kamp yapabilirsiniz.
  • Tatilinizi yeşilin onlarca tonu içinde bir terapiye dönüştürmek istiyorsanız, Karadeniz ve Çoruh Nehri arasında kalan orman, alpin çayır ve orman altı florasını olağanüstü zengin olduğu Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda kısa ve uzun yürüyüş rotalarını mutlaka planlarınız arasına almalısınız.
  • Bu rotalar genellikle yazlıktır. Diğer zamanlar karlıdır. Bu nedenle yaz dışında yürümek için teknik bilgi ve malzeme gerekir.
  • Kaçkar, Avusur, Palakçur, Çeymakçur, Kavrun, Elevit, Tirovit, Verçenik vadilerinde farklı zorluk derecelerinde yürüyüş yolları var.
  • Zaman zaman engebeli ve zor yolları ile sizi biraz yoracak olan Kaçkarlar rotasında Hevek ve Ayder yaylalarında mola vererek çadırınızı kurabilirsiniz.
  • Kaçkarlar’daki bir önemli doğa harikası rota da Verçenik’tir.
  • Dağların kuzeyi Rize’nin Çamlıhemşin-Pazar ve Ardeşen yaylalarını kapsıyor. Buradan hem Kaçkar zirve tarafına hem de Verçenik’e doğru yürüyebilirsiniz.
  • Kaçkar Dağları Milli Parkı’nda yapacağınız yürüyüşler için Haziran-Temmuz-Ağustos aylarını seçmelisiniz. Hem karlar erimiş, hem de hava şartları yürüyüş için daha uygun olacak. Ayrıca, şehirde yaşayanlar yaylalara dönmüş ve festivallerin de yapıldığı bir dönem olacağı için tercih edilmeli.
Kaçkar Yürüyüş Rotası

Kaçkar Dağları’nın En Güzel Rotaları:

  • Ayder (1200 m), bölgenin en turistik yerleşimi olması nedeniyle konaklama, yeme-içme alternatiflerinin en çok olduğu yerdir.
  • Ayder’de bulunan her bütçeye uygun konaklama seçeneklerinden birini tercih edip, günübirlik yürüyüşler için çevredeki yaylalara gidebilirsiniz. Akşam Ayder’e döndüğünüzde ise sıcak kaplıca sularında dinlenebilirsiniz.
  • Kaçar’ın en iyi seyir terası Pokut Yaylası’na Çamlıhemşin’den ulaşabilirsiniz.
  • 10.yy’da yapılmış ve çok iyi korunmuş bir kiliseyi barındıran Barhal (1200 m)’dan Özgüven Şelasi’ne giden 5-6 saatlik yürüyüş parkuru boyunca bulunan ormanlarda doyasıya ahududu ve böğürtlen yiyebilirsiniz.
  • Eski Hristiyan köyü Hodacur, bugünki adıyla Sırakonaklar (1700 m), birçok kilise ve manastır barındırıyor. 4Sırakonaklar- Davalı Yaylası rotası üzerinde Temmuz ayında dağ yamaçlarında karların üzerinde yürüyebilir, rota üzerinde yer alan , ambarlar ve zengin bitki örtüsünü görebilirsiniz.
  • Yukarı Kavrun yaylasında konaklayarak buzul göllerine yürüyüş yapabilirsiniz. 2,5 saatlik yürüyüş ile Karadeniz Gölü’ne ulaşabilirsiniz.
  • Fırtına Vadisi’nde bulunan Şenyuva Köyü’nde konaklayıp vadiye hâkim bir tepede yer alan Zilkalesi’ne ulaşabilirsiniz.
  • Tatos Dağları’nın eteğindeki çanakta buzulların erimesi ile dolan ve bir birine bağlı olan Tatos Gölleri toplamda üç tane. Tatos Gölleri’ne Verçenik Yaylası’ndan ulaşabilirsiniz.

22. Ağrı Dağı Kültür ve Yürüyüş Rotası

Ağrı Dağı Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • 2004 yılında milli park ilan edilmiştir.
  • Türkiye’nin “çatısı” olarak bilinen Ağrı ilinde Türkiye’nin en yüksek dört zirvesi bulunmaktadır: Büyük Ağrı 5137m., Süphan Dağı 4058m., Küçük Ağrı 3896m., Tendürek Dağı 3533m.
  • Bölge, birçok tanınmış dağcılık rotası ile dağcıları ve doğa severleri cezbetmektedir.
  • Ünlü kaşif Marco Polo’nun “tırmanması imkansız” dediği bu heybetli dağ, adrenalin bağımlısı kaşiflerin uzun yıllar rüyalarına musallat oldu.
  • Ağrı yürüyüş rotaları arasında Büyük Ağrı, Küçük Ağrı, Süphan Dağı, Köse Dağı zirveleri ile Balık ve Küp yüksek dağları sayılabilir.
  • Ağrı Dağı’nın konisi, 3000 m’den yüksek birkaç zirve ile çevrilidir. Tüm bu dağların yamaçları, eski volkanik patlamalarla savrulan bazalt bloklar ve lav akıntılarıyla kaplıdır.
Ağrı Dağı Tırmanma Rotası
  • Süphan’ın zirvesi Bitlis’te ama kuzeydoğu yamaçları Ağrı ili içinde yer alıyor.
  • Hem Türkiye’nin hem de Avrupa’nın en yüksek noktası olan Ağrı Dağı (Ağrı), doğu Türk ovasında uçsuz bucaksız bir şekilde bulutlara doğru yükselerek çok uzaklardan görülebilir.
  • Nuh’un Gemisi hikayesi bağlamında kutsal metinlerde yer alması bu masifi benzersiz kılmaktadır.
  • Küçük göllerin yanı sıra çeşitli kuşları ve nadir kır çiçeklerini barındırırlar.
  • Tüm yıl boyunca karla kaplı zirvesi, Türkiye’nin en büyük kalıcı buz kütlesi olan buzullarla kaplı hareketsiz bir volkanik konidir.
  • Ağrı ili, bir zamanlar muazzam surları ve mükemmel metal işçiliği ile ünlü erken Urartu krallığının bir parçasıydı.
  • 17. yüzyıldan kalma lüks İshak Paşa Sarayı, karlı zirveler arasında yer alır ve hem doğa hem de tarih tutkunları tarafından keşfedilmeyi bekler.

23. Aladağlar Kültür ve Yürüyüş Rotası

Aladağlar Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Kayseri, Niğde ve Adana arasında uzanan Aladağlar, içinde birbirinden farklı birçok doğal güzelliği barındırıyor.
  • Sadece trekking ve dağ yürüyüşü ile değil, rafting ve dağcılıkla da ilgileniyorsanız Aladağlar tam size göre.
  • Yaklaşık 3750 metre yükseliğindeki Demirkazık Dağı ile zirve yapan bu rota Yedigöller, Sokuluponar, Kapızbaşı Şelaleleri, Sarımadenler gibi birçok parkuru içinde bulunduruyor.
  • Ormanlık alanı diğer rotalarımıza göre daha az olsa da yürüyüş esnasında birçok şey keşfedebileceğiniz ilginç bir rota.
  • Sokulupınar başta olmak üzere belirlenen alanlarda kamp kurabilirsiniz.
  • Doğa yürüyüşünüze alpin bitki toplulukları eşlik ediyor.
  • Özellikle yaz aylarında tercih edilen Aladağlar’ın en yüksek zirvesi 3756 metre olan Demirkazık Dağı’ndan doğa yürüyüşüne başlayabilirsiniz.
  • Toros Dağları’nın orta ve güneydoğu taraflarından yükselen Aladağlar özellikle yazın yapılacak yürüyüşler için ideal.
  • Bölgede devam edebileceğiniz trekking rotaları ise Maden Boğazı, Yedigöller, Kapızbaşı Şelalesi, Sokulupınar, Emli Vadisi ve Barasama Vadisi.
  • Tüm yürüyüş rotaları boyunca ormanlık alan olmadığını belirtelim.

24. Mysia Yolları Kültür ve Yürüyüş Rotası

Mysia Yolları Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Bursa-Nilüfer Belediyesi’nin ‘Doğa, Tarih ve Kültür Rotaları Projesi’ kapsamında hayata geçen Mysia Yolları’ arasında 27 farklı doğa yürüyüşü, 18 bisiklet ve 5 tane de atlı yürüyüş olmak üzere 4 ile 30 kilometrelik parkurlar var.
  • Misi’den Dağyenice Göleti’ne uzanan rota ise 10 kilometre uzunluğundadır.
  • Meyve bahçeleri, tarlalar ve çam ormanları arasından devam eden yürüyüşçüler, Karabayır civarında biraz yükselerek Dağyenice Köyü’ne ve bir gölete ulaşıyorlar.

25. Kapadokya Kültür ve Yürüyüş Rotası

Kapadokya Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Nevşehir, Kayseri ve Aksaray il sınırlarına yayılan Kapadokya bölgesinde Ihlara, Soğanlı, Güvercin, Aşıklar, Kızılçukur, Gül, Bal, Zemi, Keşişler, Devrent, Avla vb vadilerde keyifli yürüyüşler yapabilirsiniz.
  • Panoramik ayrıntıların tek tek sahneye çıkıp görsel bir şölene dönüştüğü söz konusu vadiler, konuklarına günübirlik rotalar sunuyor.
  • Milyonlarca yıl önce Erciyes ve Hasan Dağı volkanlarından fışkıran lav ve küllerin soğuması sonucu ilginç yeryüzü şekillerinin meydana geldiği Kapadokya bölgesi, derin tüf vadileri, peri bacaları ve insanlığa mesken olmuş kaya yerleşimleriyle biliniyor.
  • Sürekli bir devinim ve değişim içerisindeki coğrafyasının oluşturduğu vadiler, Kapadokya yürüyüş parkurlarının omurgasını oluşturuyor.
  • Tabiat ananın özenle yarattığı doğa mucizesi Kapadokya, ülkemizin en çok ziyaret edilen turizm merkezlerinden biridir.

26. Bafa Gölü ve Latmos Kültür ve Yürüyüş Rotası

Bafa Gölü ve Latmos Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Aydın ve Muğla sınırlar içindeki Bafa Gölü, Beşparmak (Latmos) Dağları’nın dibinde yer alıyor.
  • Hem göl etrafında hem de çevredeki köylerdeki eski yerleşimlere yürüyüşler yapabilirsiniz.
  • Gölün etrafındaki Kapıkırı Köyü antik dönemde yörenin merkezi Hereklia kentinin kalıntıları üzerine kurulmuştur.
  • Çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış göl mistik duyguları harekete geçiren olağanüstü bir ıssızlığa ve güzelliğe sahiptir. Yürürken attığınız her adım sonunda ulaşacağınız bir yapı veya çizim sizi zaman tünelinde gizemli bir yolculuğa götürecek.
  • Bağarcık Köyü, Beşparmak Dağları’nın doğu yamacında. Köyün hemen yanında bulunan Çörlen Kalesi’ni gezmeye gittiğinizde ilk kale taşlarının uyumun fark edersiniz.
  • Taşların bazıları sanki birkaç gün önce döşenmiş kadar sağlam duruyor. Kapıkırı köyü sakinlerinin kullandığı antik patika, Myus ve Alinda antik kentleri arasında uzanıyor.
  • Bu bölgede yerel rehberlerin düzenlediği turlara katılmanız daha akılcı olur. Hem bölgeye bir katkınız olur hem de hiç zahmet etmeden bölgede görülmesi gereken yerlere birkaç saatlik yürüyüşler yapabiliriz.
  • Yolun döşeme taşları hâlâ sapasağlam. Latmos Dağı eteklerinde de çok sayıda yürüyüş parkuru var. Bunların içinde en güzeli ve en hafifi Yediler Manastırı’na giden patikadır.

27. Pisidya Kültür ve Yürüyüş Rotası

Pisidya Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Pisidya Yolu Isparta, Burdur ve Antalya’nın sınırları içinde yer alan Antik Pisidya bölgesinde hazırlanan yol, hem arkeolojik hem de doğal güzellikleriyle yürüyüşçüleri büyülemeye hazırlanıyor.
  • Pisidya yolu arkeoloji ve doğayı seven gezginler için henüz hazırlanmakta olan bir yoldur.
  • İlk ayağı 250 km’lik bir uzunluğa ulaşan rotanın büyük bir kısmı antik yollardan, halen kullanılan küçük patikalardan ya da orman yollarından geçiyor.
  • Pisidya’nın nefes kesen güzellikteki ormanları arasında gizlenmiş olan bu alanlar ziyaretçilerine masalsı bir gezi deneyimi sunuyor.
  • Projenin amacı arkeolojik mirasın bölge halkına sosyo-ekonomik faydalar sağlamak amacıyla kullanılması için bir yol haritası belirlemek.
  • Antik Pisidya bölgesinde ziyaretçilerini bekleyen çok sayıda arkeolojik alan yer alıyor. Sagalassos, Termessos, Pisidya Antioch, Kremna, Adada, Selge, Pednelissos, Amblada, Anabura, Tymriada, Ariassos, Pityassus, Tarbassus, Cretepolis, Panemoteichos, Kodrula (Kaynar Kale), Prostanna, Andeda, Ceraitai, Comama, Seleuceia Sidera, Pogla, Melli, Sandalion, Etenna, Sia, Gökbel, Kapılıtaş (Kapıkaya), Hyia, Colbasa, Kepez Kalesi (Kartalpınar) ve Döşeme Boğazı.

Bütün outdoor aktivitelerinde güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video doğru eğitim ve deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi kendiniz ön planda tutun. Her durumda doğadan taraf olun.  Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Türkiye’deki Kültür Ve Yürüyüş Yolları 2

Outdoor Türkiye

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak “Doğa Yürüyüşleri” hakkında onlarca yazımızı okuyucularımızla buluşturduk. Tema tema ayırarak doğa yürüyüşü, hiking, trekking ve diğer önemli noktalarda bilgilendirici yazılar yayınladık. Yazılarımızdan bazılarını burada hatırlatmak istiyoruz:

Doğa Yürüyüşüne HazırlıkHiking Ne Demek? Yürümenin Faydaları Nelerdir?Hiking ve Trekking Ne demek?Yürümenin Sağlığa Faydaları Nelerdir?, Doğa Yürüyüşü Kıyafetleri Hakkındaki yazı dizimiz, İlk Doğa Yürüyüşü İçin Tavsiyeler ve Yeni Başlayanlar İçin Doğa Yürüyüşü gibi yazılarımızla doğa yürüyüşleri hakkında teorik bilgiler verdik. Doğa Yürüyüşü Hakkında Her şey! başlıklı yazımızda ise doğa yürüyüşüne dair gerekli bütün bilgileri işledik.

Bu ve devam eden yazımızda ise Türkiye’nin Kültür Rotaları hakkında bilgiler vereceğiz. Yazının çok uzun olmaması için ilk yazımızda Türkiye’nin Kültür Rotaları, kültür rotası kavramı ve bu alandaki isimlendirme noktasında yaşanan sıkıntıları detaylı olarak ifade edip, ikinci yazımızda Türkiye’nin Kültür Rotaları’nı detaylı olarak tanıtacağız.

Önceki yazımızda;

  • İki Deniz Arası Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  • Sarıkamış Kültür ve Yürüyüş Rotaları,
  • Kurtuluş (İstiklal) Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  • Kurtuluş Yolu Samsun,
  • Hoşgörü Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  • Avrasya Yolu,
  • Artemea Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  • İdyma Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  • Hz. İbrahim Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  • Yenice Orman Yolları Kültür ve Yürüyüş Rotası,
  • Hitit Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası, Gastronomi Yolu
  • Troya Kültür Rotası‘nı tanıtmıştık.

Bu yazımızda Türkiye’nin Kültür, Turizm ve yürüyüş yollarını tanıtmaya devam ediyoruz.

11. Tasavvuf Yolu – Sufi Trail

Tasavvuf Yolu Sufi Trail
  • Sufi Trail, Mekke’ye giden eski Osmanlı Hac yolunu takip eden mistik bir yürüyüş, bisiklet ve kültür turizmi rotasıdır.
  • Yukarıda Hoşgörü Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası (Avrasya Yolu) olarak tanıttığımız yolun devamı olarak düşünülebilir.
  • Günümüzde Türkiye’de Tasavvuf Yolu denilince İstanbul’dan Konya’ya kadar olan mesafe anlaşılmaktadır.
  • Sufi Trail, İstanbul’dan Konya’ya uzun mesafeli bir yürüyüş ve bisiklet parkurudur. Uzunluğu 801 km’dir ve Sufi Parkurunu tamamlamak ortalama bir kişinin 40 gün sürer.
  • Bisikletçiler ve bisikletçilerin Sufi Trail bisiklet rotasını tamamlamaları yaklaşık iki haftaya ihtiyaç duyar.
  • Anıtsal camileri, gizli hazineleri ve hatta Hristiyanlığın başladığı İznik’te bir sualtı şehri ve Han’da bir yeraltı şehri ile muhteşem doğası ve pastoral eski köylerden geçiyor.
  • Sufi Yolu’nun cazibesi özellikle Anadolu’nun doğal çeşitliliği ve halkının misafirperverliğinde yatmaktadır. Bu güzellikleri keşfetmeniz için olağanüstü bir kondisyon veya çaba gerekmeden Anadolu’nun yüksek tepelerini ve güzel ova ve derelerini aşarsınız. Bu yalnız tüm rotayı bir kerede aşacaklar için geçerli.
  • Bazı yerlerde, örneğin, Emirdağ’dan Emirdede’ye çıkışı ilk günde yapacaksanız yorulacağınızdan emin olabilirsiniz.
  • Yol boyunca antik Frigler, Romalılar, Bizans, Osmanlılar ve modern Türkiye’nin gizli hazinelerini keşfedeceksiniz. Horasan erenleri ile tanışacaksınız, kucaklaşacaksınız. Şeyh Medeni’den Şeyh Edebali’ye, Sucaddin Veli’den Nasrettin hocaya, Hacı Haydar Sultan’dan Mevlana’ya büyük Sufilerle hemhal olup aşk yolunda ilham bulacaksınız.
  • Sufi Yolu Türkiye kesiminde İstanbul’dan Konya’ya işaretli rota yaklaşık 801 km uzaklıktadır. Yürüyüş hızınıza bağlı olarak ortalama 40 günde yürüyebilirsiniz.
Tasavvuf Yolu Sufi Trail
  • Eskiden kervanların geçtiği gizli eski patikalarda mistik atmosfer çok fazladır ve bu rotada ziyaret ettiğiniz birçok mezar, ancak oradayken hissedebileceğiniz eski sırlarla doludur.
  • Bu bölgenin manzarasında ve hafızasında bin yılı aşkın süredir yaşayan Hac yolculuğunun hikayesi bugün dünyada milyonlarca insan tarafından paylaşılıyor.
  • Bu rota geleneksel olarak Konya’ya ve daha sonra Kudüs ve Mekke’ye giden dervişler tarafından kullanılır.
  • 801 kilometrede, Sufi Yolu birçok Sufi azizini ziyaret eder ve manevi, doğal ve tarihi olayları geçer.
  • Bu yolculuğun izini sürmek, tüm inanç ve kültürlerden insanlarla bir buluşma yeri sağlar.
  • Bizi ortak kökenlerimizi hatırlamaya, kültürel farklılıklarımıza saygı duymaya ve ortak mirasımızı tanımaya davet ediyor. Tasavvuf, birleştirici yumuşak güçlerden biri olacaktır.
  • Sufi Trail ayrıca sürdürülebilir turizm ve ekonomik kalkınma için bir katalizör görevi görüyor: Gençlerin enerjisi ve idealizmi için bir platform.
  • Türkiye, Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerinin zengin kültürünü ve misafirperver insanlarını öne çıkarmak için pozitif medyaya odaklanır.
  • Yol boyunca ev sahibi topluluklar tarafından sunulan cömert karşılama sayesinde, Sufi Trail’in tüm yürüyüş ve bisiklet bölümleri gezginlere açıktır.
  • Yol ilerledikçe, sizi mistik çabada bize katılmaya davet ediyoruz.
  • Sufi Trail, Mekke’ye giden eski Osmanlı Hac yolunu takip eden mistik bir yürüyüş, bisiklet ve kültür turizmi rotasıdır. Bu bölgenin manzarasında ve hafızasında bin yılı aşkın süredir yaşayan Hac yolculuğunun hikayesi bugün dünyada milyonlarca insan tarafından paylaşılıyor.

Sufi Yolu İşaretleme/İşaretleme

  • Sufi Trail’de kayalarda, duvarlarda vb. GR işaretleri var. Ayrıca sprey kutuları ve boya ile yeşil okları işaretledik. Hemen fark edilmek üzere tasarlanmış çıkartmalar ve işaretler de vardır.
  • GR işaretleri (beyaz-kırmızı uzun mesafe güzergah çizgileri) uluslararası alanda tanınmakta ve Sufi Yolu’nda uygulanmaktadır.
  • Sufi Trail işaretleme çalışmasına katkıda bulunabilirsiniz. 1-4 kişilik gruplar tek renk kullanıp yeşil oklar yapabilir. Daha büyük gruplar için beyaz, kırmızı ve yeşil ile 3 renk işareti yapabilirsiniz.
  • Valilikler, kaymakamlıklar, belediyeler, köyler, yol üzerindeki firmalar, dükkanlar ve özel şahıslar kendi tabela ve stickerlarını tasarlayabilirler. Sufi Trail, kendi tasarımınız ve çıkartmalarınız için temel sanat eseri sağlayabilir.

12. Evliya Çelebi Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

  • Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde bahsi geçen yerlere sadık kalarak oluşturulan bu rota 650 kilometrelik uzunluğu boyunca at binmeye elverişli olmasıyla biliniyor.
  • Evliya Çelebi Yolu, İzmit Körfezi’nden Simav’a kadar uzanıyor ve yol boyunca sizi doğa, tarih ve macera ile karşı karşıya getiriyor. Ülkemizin pek çok farklı kültürel yapısıyla karşılaşacağınız yolda, Evliya Çelebi’nin izinde mistik bir yolculuğa çıkabilirsiniz.
Evliya Çelebi Yolu
  • Ünlü seyyah Evliya Çelebi’nin doğumunun 400.yılında açılan ve Türkiye’nin ilk at binme yolu olan bu Evliya Çelebi Yolu, yürüyüşçü ve bisikletçilerin mutlaka deneyimlemesi gereken yollardan.
  • Çelebi’nin Seyahatnamesinde anlattığı yerlere sadık kalınarak ve 1671 yılında çıktığı Hac yolculuğunun ilk bölümlerini takip ederek hazırlanmış bu rota, yaklaşık 650 km uzunluğunda.
  • Çelebi’nin seyahatlerinin ilhamını taşıyan Evliya Çelebi Yolu, Türkiye’nin harika manzaralarının bulunduğu bölgelerden, tarihi önem taşıyan kent ve kasabaları üzerinden geçerek tarih ve doğayı, macera ve dinlenmeyi bir araya getiriyor.

13. Sultanlar Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Sultanlar Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Sultanlar Yolu Viyana’dan İstanbul’a takip edilen rotaya denilmektadir.
  • Kültürel mirası koruyan bir kültür turizmi rotası olan Sultanlar Yolu, Birinci ve İkinci Viyana Seferi güzergahlarını takip ederek Viyana’dan İstanbul’a kadar uzanıyor.
  • 2100 kilometrelik bir alana yayılan dünyanın en önemli kültür yollarından biri olan bu rota, yol – işaret çalışmaları tamamlandığında Avusturya, Macaristan, Slovakya, Hırvatistan, Sırbistan, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiye’yi de içine alarak 9 ülkeden geçecek.
  • Böylece Roma döneminden beri var olan ve Osmanlı döneminde en şaşaalı dönemini yaşayan bu yolu yeniden tanıma imkanımız olacak.
Sultanlar Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman, ilk defa 1529’da ve daha sonra 1532’de İstanbul’dan Viyana’ya kadar Avrupa’yı işgal etti.
  • Padişah ve ordusu her iki seferde de Viyana şehrini fethedemedi. Bu, Osmanlı İmparatorluğu’nun en geniş ve en güçlü olduğu dönemdi ve Viyana’daki başarısızlık, Osmanlı’nın kaderini gerilemeye başladı.
  • Daha sonra, padişahın çadırlarını kurduğu Viyana dışında, Habsburg İmparatoru bir zevk kalesi inşa etti.
  • Rota Viyana kenarında başlar. Yol, İstanbul’daki Süleymaniye Camii’nin arkasında, Sultan Türbesi’nde sona eriyor.
  • Sultanlar Yolu, E8 ve Donauweg’in bazı kısımlarını kullanır ve Via Comitis’e (Kudüs’e giden Roma yolu) aşağı yukarı paralel çalışır.
  • Parkurun toplam uzunluğu yaklaşık 2100 km’dir. Türkiye bölümü 330 km’dir. Türkiye’de rota bisikletle yapılabilir.
  • Hollanda, Haarlem’deki Sultans Trail ofisi, sertifika almak için güzergah boyunca çeşitli yerlere damgalanabilen bir hacı kartına sahiptir. Ofis, web sitesi aracılığıyla yürüyüşçüler için en son rota ve GPS bilgilerini sağlayacaktır.
  • Sultans Trail neredeyse yıl boyunca yürünebilir. Bazı yüksek kısımlara (Bulgar dağları gibi) sadece mayıstan ekime kadar erişilebilir. Türkiye temmuz ve ağustos aylarında sıcak olabilir.

14. Via Egnatia Kültür ve Yürüyüş Rotası

Via Egnatia Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Egnatia üzerinden Balkanlar’da Roma’dan Bizans’a olan rotadır. Via Egnetia yukarıda tanıtılan Sultanlar Yolu ile neredeyse aynıdır.
  • Via Egnatia, İtalya’daki Via Appia ile birlikte, Roma ile Bizans arasındaki, şimdiki İstanbul olan yoldu.
  • İki bin yıl boyunca bölge için gerçek bir yaşam arteri olan çok amaçlı bir trans-Balkan otoyolu olarak işlev gördü.
  • Arnavutluk, Makedonya, Yunan ve Türk Trakya’dan geçer. Osmanlı Sol Kol ile uyumludur. Yolun en bakımlı ve halen kullanılan kısımları Arnavutluk’ta.
  • Via Egnatia Vakfı (VEF), antik Via Egnatia’yı “bağlanmanın bir yolu” olarak yeniden canlandırmayı amaçlıyor.
  • Yani Via Egnatia sadece bir yürüyüş parkurundan daha fazlasıdır. Yolu daha geniş bir amaç için kullanmayı amaçlar: insanları birbirine bağlamak.
Via Egnatia Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • İnsanları, malları ve fikirleri değiş tokuş etmenin bir yolu olarak yol. Sonunda yol, dostluk ve barışa giden bir yoldur.
  • VEF 2007’den beri varlığını sürdürmektedir ve şimdi farklı ülkelerde yüzlerce insandan oluşan bir ağ oluşturmaktadır.
  • Örgütün yönetim kurulu şu anda Hollanda’da, ancak yakında uluslararası bir gruba genişletilecek.
  • Orijinal Via Egnatia’nın kesin rotası hakkında farklı teoriler var, ancak ana istasyonların yerleri biliniyor.
  • Güzergâhın Türk kısmının Osmanlı Sol Kol’una tekabül ettiği ve İpsala boyunca Marmara üzerinden Tekirdağ’a ve ardından sahil boyunca İstanbul’a gittiği tahmin ediliyor.
  • Son zamanlarda, orijinal Via Egnatia’nın seyri hakkında daha fazla ipucu sağlayacak bir Roma dönüm noktası bulundu.
  • VEF, İpsala’dan İstanbul’a yürüyüşçüler için çekici bir parkur çiziyor.
  • Via Egnatia Vakfı’nın bazı faaliyetleri:
  • Tarihçiler, arkeologlar, sosyal bilimciler ve paydaşlar arasındaki işbirliğini geliştirmek için ağ oluşturma ve konferanslar tanıtım ve araştırma yolculukları yapılmaktadır.
  • Bilgi için bkz.  http://www.viaegnatiafoundation.eu

15. Küre Dağları Kültür ve Yürüyüş Rotası

Küre Dağları Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Küre Dağları Yolu, Kastamonu Küre Dağları Yolu, Kanyon ve orman yollarıyla Milli Park’tır.
  • Kastamonu’ndan Bartın’a kadar uzanan Küre Dağları, jeomorfolojik bakımdan son derece zengin bir alan. Batı Karadeniz’in en geniş ve nemli ormanlarını içinde barındıran Küre Dağları; yaban hayatı, endemik bitkileri, vadileri, kanyonları, şelaleleri ve diğer tüm güzellikleriyle Türkiye’nin özgün coğrafi alanlarından biri.
  • Korunan alanlar için Yaban Hayatı Fonu (WWF) kriterleri, alanın bütünlüğü, biyolojik çeşitlilik, vahşi yaşam, endemizm, nadirlik, hassasiyet ve tehditlerin ciddiyetini içerir.
  • Türkiye coğrafyasının eşsiz bir parçası olan Küre Dağları Milli Parkı tüm kriterleri karşıladı.
  • Milli Park, Kastamonu ve Bartın illerinin iki yakasında bulunan bir alanı kapsıyor. Park, endemik bitkilere, faunaya, eşsiz bir mikro iklime, ilginç jeomorfolojik yapılara, derin vadilere ve boğazlara, akan nehirlere, şelalelere ve yerel kültüre ev sahipliği yapan bozulmamış arazileri içerir.
  • 37 bin hektarlık bir alanı kapsayan Küre Dağları’nda parkurlarla 762 kilometreye ulaşan ve Küre Dağları Yolu adı olarak bilinen bir yürüyüş rotası mevcut.
  • 370 kilometrekarelik bir alanı kaplayan park, gerçek anlamda bir açık hava müzesi ve dünyadaki hemen hemen her şeye rakip olabilecek bir biyolojik çeşitliliğe sahip.
  • Dünya Yaban Hayatı Fonu (WWF), Milli Park’ı acil koruma gerektiren yüz bölgeden biri ve Türkiye’deki dokuz sıcak noktadan biri olarak seçti.
  • Huzur veren görüntüleriyle insanı büyüleyen bu rota, her seviyeden yürüyüşçüye hitap ediyor. Kamplı etkinlikler ve dağ bisikleti turları için de oldukça uygun olan bu güzergah için en uygun aylar ise Mayıs ile Kasım arası dönem.
Küre Dağları Kültür ve Yürüyüş Rotası

Küre Dağları Kültür ve Yürüyüş Rotası Hakkında

  • Küre Dağları Milli Parkı Müdürlüğü ekoturizm projesi kapsamında trekking rotasını işaretlemeye başlamış ve çalışma 2010 yılında tamamlanmıştır.
  • 482 kilometre uzunluğundaki parkurda 36 işaretli parkur bulunmakta olup, alternatif parkurlar da sayıldığında toplam parkur uzunluğu 762 kilometreye ulaşmaktadır.
  • Dağ bisikleti parkurları 828 kilometredir.
  • Farklı yetenek ve ilgi alanlarına sahip yürüyüşçüler, kısa yürüyüşlerin, günübirlik gezilerin ve daha uzun, daha zorlu yürüyüşlerin keyfini çıkarabilir.
  • En uzun rotalar bir hafta yürüyüş ve kamp yapmayı gerektirir. Hırslı yürüyüşçüler, bitişikteki Yenice Ormanı parkurlarından başlayabilir, Küre Dağları Milli Parkı’nın tamamını gezebilir ve bir ay süren 500 kilometrelik yürüyüş parkuru olan İstiklal Yolu’nda ( İstiklal Yolu ) bitirebilir.
  • Trekking için en uygun mevsim Mayıs ve Kasım ayları arasıdır. Kış aylarında bölge karla kaplı ve sessizce güzeldir.

Daha fazla bilgi için


16. Aziz Paul Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Aziz Paul Yolu Kültür ve Yürüyüş
  • St. Paul Yolu, Aziz Paul’un Hristiyanlığı İsrail dışında bulunan Yunan ve Roma kültürünün hakim olduğu yerlere yaymak amacıyla çıktığı yolculuğun güzergahından oluşuyor.
  • Antalya’nın doğusundaki Perge ile Eğirdir Gölü’nün kuzeydoğusundaki Yalvaç arasında yer alan 500 km’lik bir uzunluğa sahip bu rota; Antik Roma yolları, patikalar ve orman yollarından geçiyor.
  • Yürüyüş için en iyi zamanların ilkbahar ve sonbahar ayları olduğu yolda, ayrıca kamp yapmak ve dağ bisikleti kullanmak için de alanlar mevcut.
  • Aziz Paul’un Hristiyanlığı, Roma ve Yunan kültürlerine yayma amacıyla çıktığı kutsal bir yolculuk olan St. Paul Yolu toplamda 500 kilometreden oluşmakta.
  • Antalya’nın doğusundaki Eğirdir Gölü yakınlarında yer alan Yalvaç’ta başlayan yol, yine Antalya’nın kuzeydoğusundaki Köprülü Kanyon Ulusal Parkı’ndan başlayan ikinci bir kol ile Roma antik kenti olan Adada’da buluşuyor.
  • Yürüyüş için en uygun zamanların ilkbahar ve sonbahar ayları olduğu rotada yer yer dağ bisikleti kullanmak mümkün.
  • Toplamda 27 gün süren bu yolculukta konaklamak için eşsiz güzellikte kamp alanları bulabilirsiniz.
  • Antalya’nın 10 kilometre doğusundaki Perge ile Eğirdir Gölü’nün kuzeydoğusundaki Yalvaç arasında yer alan 500 kilometrelik bir rota.
  • Bu yol üzerinde birbirinden farklı zorluk derecesine sahip, farklı uzunluklarda parkurlar var.
  • Toroslar’ı kuzeyden güneye Köprüçay eşliğinde yürüyeceğiniz bu parkur boyunca Eğirdir’den başlayarak Pednelissos Antik Kenti ve Uçansu Şelalesi’ni de görerek Toroslar’ın gizli kalmış tarihi mirasını keşfedebilir, doğada olmanın keyfini çıkarabilirsiniz.

17. Frig Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Frig Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Antik dönemde Friglerin yaşadığı; bugün Ankara, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kütahya arasındaki bölgeyi içine alan Frig Yolu, dönemin antik kalıntılarını kapsayan rotaları kapsıyor.
  • Üç ana rotadan oluşan, toplamda 506 km’lik bu yol, 3000 yıl önce bir medeniyet kurmuş ve efsaneleriyle ünlenmiş Friglerin izlerini taşıyor.
  • Diğer yürüyüş rotalarından farklı olarak tek bir hat üzerinde ilerlemeyen Frig Yolu’nun 3 farklı parkuru bulunuyor.
  • Bu rotaların kesişme noktası ise Friglerin dini merkezi olarak kabul edilen Midas şehri. 
  • Toplam uzunluğu 506 km olan rotalar ise şöyle sıralanıyor:
  • Seydiler-Yazılıkaya (Afyonkarahisar) Rotası 140 km uzunluğunda bir parkura sahip.
  • Yenice – Yazılıkaya (Kütahya) Rotası 147 km uzunluğunda bir parkura sahip.
  • Yazılıkaya-Gordion (Eskişehir-Ankara) Rotası 219 km uzunluğunda bir parkura sahip.
  • Afyonkarahisar, Ankara, Eskişehir ve Kütahya illeri arasında kalan patika, antik kent ve ormanı içeren hem trekking hem de bisiklet yolu.
  • Afyonkarahisar-Ankara karayolu üzerindeki Seydiler beldesinden başlayan 1. rotada Aslantaş, Yılantaş, Maltaş, Aslankaya ve Burmeç gibi Frig eserlerini görebilirsiniz.
  • Kütahya-Eskişehir karayolu üzerindeki Yenice Çiftliği’nden başlayan 2. rotada ise antik yolları geçerek Fındık’a varabilirsiniz. Bu trekking rotasında Frigya’daki en görkemli ve sıra dışı doğal güzelliklere sahip olan Zahran Vadisi’ni keşfedebilirsiniz.
  • Eskişehir sınırlarındaki, 3. rotada ise Friglerin iki önemli merkezi olan Gordion ve dini merkez olarak yapılandırdıkları Yazılıkaya’yı gezebilirsiniz. Bu bölge yakınlarında zaman zaman düzenlenen balon turlarına da katılabilirsiniz.
  • Medeniyetlerin beşiği Anadolu’da; Ankara, Afyonkarahisar, Eskişehir ve Kütahya sınırları arasındaki Frig Vadilerinde bulunan Frig Yolu antik yerleşim yerlerini birbirine bağlayan bir rota.
  • Frigya’nın tarihi ve doğal atmosferini günümüze taşıyan rota toplamda 506 kilometreden oluşmakta. Yürüyüş ve bisiklet için uygun olması ise özellikle bahar aylarında doğaseverlerin ilgisini çekiyor.
  • En konforlu zamanlarını ilk ve sonbaharda yaşayan Frig Yolu, yılın her mevsimi ziyaretçilerine farklı güzellikler sunuyor.

18. Fethiye Yürüyüş Parkurları Kültür ve Yürüyüş Rotası

Fethiye Yürüyüş Parkurları Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Fethiye Alternatif Parkurları olarak bilinen bu yürüyüş rotasıEski Likya şehri Telmessos olan Fethiye, Babadağ zirvesinin altında dairesel bir koy üzerindedir.
  • Yamaçları kokulu çam ormanları örter; antik mezarlar ve kalıntılar kayalık yamaçlarda veya zeytinliklerde gizlenmiştir.
  • Her yıl binlerce ziyaretçi, yelken kanatların zirveden yükseldiği ve yumuşak kumlara indiği Ölüdeniz’de kalıyor.
  • Göçebelerin hala keçilerini dağların yükseklerindeki yazlık meralara götürdüğü iç kısım, Türkiye’nin ilk uzun mesafe yürüyüş rotası olan Likya Yolu’ndaki yürüyüşçüler dışında az ziyaret ediliyor.

Fethiye Alternatif Parkurları

  • Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası, kırmızı-sarı ile işaretlenmiş 343 km’lik kolay ve orta günlük yürüyüşler geliştirmiştir.
  • Çoğu Likya Yolu’na bağlı ve buradan imzalanmış. Fethiye parkurları, ailelerin ve daha az deneyimli yürüyüşçülerin denizin, yelkenlilerin ve adaların üzerinde uçsuz bucaksız manzaraların keyfini çıkarmaları veya Likya Yolu’na başlamadan önce bir patika denemeleri için tasarlanmıştır.
  • Toplu taşıma araçlarını ve yerel olarak organize edilen transferleri kullanarak, konforlu bir oteldeyken günübirlik yürüyüşler yapabilirsiniz.
  • Şubat – Haziran veya Eylül – Kasım’da yürümek en iyisidir

19. Ephesus-Mimas Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Ephesus-Mimas Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Efes-Mimas Yolu, İzmir’de bulunmaktadır.
  • Ege’nin tarihi, doğal ve kültürel güzelliklerini gözler önüne seren 709 km uzunluğundaki Efes-Mimas Yolu her adımında etkileyici deneyimlerle dolu.
  • Efes Antik Kenti, Selçuk‘tan başlayan ve tarihteki adı Mimas olan Karaburun‘da sona eren rota Karaburun, Çeşme, Urla, Seferihisar, Güzelbahçe, Menderes ve Selçuk ilçelerini kapsıyor. Güzergâh üzerinde İyonya Uygarlığı’na ait 6 antik kent yer alıyor.
  • Ephesus (Efes-Selçuk), Kolophon (Değirmendere-Menderes), Lebedos (Ürkmez-Seferihisar), Teos (Sığacık-Seferihisar), Klazomenai (İskele-Urla), Erythrai (Ildırı-Çeşme) ve Phokaia (Foça).
  • Phokaia’yı görmek istiyorsanız bu uzun parkurdaki Mavi Rota’yı izlemeniz gerekiyor.
  • 49 parkurdan oluşan Yarımada Gezi Rotaları yürüyüş, bisiklet, zeytin, bağ ve mavi rota olarak bölümlere ayrılmış. Her rota Ege’nin farklı bir zenginliğine açılıyor.
  • Rotalar üzerinde belirlenen kamp alanları olduğu gibi rotanızı otellerde konaklayacak şekilde de ayarlayabilirsiniz.

20. Karia Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası

Karia Yolu Kültür ve Yürüyüş Rotası
  • Karia Yolu, Muğla – Aydın illerini kapsar
  • Antik Çağ’dan bu yana çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapan Karia Yolu, ismini o çağlarda burada yaşayan Karia medeniyetinden almış.
  • Aydın’ın Çine ilçesinden başlayarak Muğla’nın yarımadalarının tamamından geçen rota, çeşitli köy ve kasabalara, koylara, tepe ve dağ yollarına ve antik kentlere de uğramasından ötürü Türkiye’den ve yurtdışından gelen pek çok yürüyüşçüyü çekmektedir.
  • İsmini Antik Çağ’da bölgede yaşamış Karia medeniyetinden alan bu rota, Akdeniz’den Ege’ye uzanan doğal ve tarihsel güzelliklerinden arasından, el değmemiş koylara, zeytin ve badem ağaçları dolu tepelerden, kıyıların turistik kasabalarına kadar pek çok noktanın içinden geçiyor.
  • 850 kilometre uzunluğuyla Türkiye’nin en uzun yürüyüş rotası Bozburun, Datça, Gökova Körfezi ve İç Karia olmak üzere 4 ana bölümden oluşmakta. Konumu nedeniyle Ege’den Akdeniz’e uzanan bu kültür yolculuğu, zeytin ve badem ağaçları ile bezenmiş bir doğa harikası aynı zamanda.
  • Karia Yolu, ismini antik Karya bölgesinden alan, 46 etaba ve yaklaşık 820 kilometrelik patika yoluna sahip Türkiye’nin en uzun yürüyüş yoludur. 820 kilometrelik mesafesiyle Türkiye’nin en uzun mesafeli trekking rotası olan Karia Yolu, Muğla ve Aydın illerini kapsayan bir bölgede bulunuyor.
  • 850 kilometre uzunluğundaki yürüyüş yolu, Bozburun Yarımadası, Datça Yarımadası, Gökova Körfezi ve İç Karia olmak üzere 4 ana bölüm ile Muğla ve çevresindeki bölgeleri kapsayan 1 ek bölümden oluşmaktadır.

Bütün outdoor aktivitelerinde güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video doğru eğitim ve deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi kendiniz ön planda tutun. Her durumda doğadan taraf olun.  Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Doğa Yürüyüşü Hakkında Her şey!

Outdoor Türkiye

Doğa yürüyüşü, doğa sporları içinde yer alan ve şehir dışında daha çok organize edilmemiş doğal mekanlarda yalnız ve/veya grupla yapılan bir doğa sporu etkinliğidir. Covid 19 pandemi sürecinde neredeyse 1.5 yıldır hayatımız kontrol altında ve hareketlerimiz kısıtlı. Türkiye’de de 2021 yılı Mayıs başından itibaren covid 19 kısıtlamaları gevşetildi ve görece daha rahat hareket edebilir olduk.

Kış boyu evlerde sıkışıp kaldık ve yazın gelip pandemi yasaklarının kalkması sonrası neredeyse kendimizi doğaya attık, atıyoruz. Özellikle sosyal medya grupları ve kişisel hesaplardan sürekli olarak doğa yürüyüşleri organizasyonları, kampçılık tecrübeleri, trekking rota tamamlama denemeleri hakkında paylaşımlar yapılmaktadır.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak “Doğa Yürüyüşleri” hakkında onlarca yazımızı okuyucularımızla buluşturduk. Tema tema ayırarak doğa yürüyüşü, hiking, trekking ve diğer önemli noktalarda bilgilendirici yazılar yayınladık. Yazılarımızdan bazılarını burada hatırlatmak istiyoruz:

Doğa Yürüyüşüne Hazırlık, Hiking Ne Demek? Yürümenin Faydaları Nelerdir?, Hiking ve Trekking Ne demek?, Yürümenin Sağlığa Faydaları Nelerdir?, Doğa Yürüyüşü Kıyafetleri Hakkındaki yazı dizimiz, İlk Doğa Yürüyüşü İçin Tavsiyeler ve Yeni Başlayanlar İçin Doğa Yürüyüşü gibi yazılarımızla doğa yürüyüşleri hakkında teorik bilgiler verdik.

Bu yazımızda doğa yürüyüşü, hiking, trekking hakkında akademik ve tecrübeye dayanan kaynaklardan derlediğimiz bilgileri derli toplu şekilde okuyucumuza sunmaya çalışacağız. Doğa yürüyüşüne ilk defa başlayacakların yazımızı sonuna kadar okumalarını tavsiye ediyoruz.

Doğa Yürüyüşü Nedir?

Günübirlik yürüyüş olarak bilinen (Hiking), orman içi yollarda, yabanıl ama güvenli alanlarda veya organize edilmiş doğal alanlarda günübirlik veya günün bir kısmında yapılan kısa doğa gezintileri olarak tanımlanır. Doğa yürüyüşü, doğa sporları içinde yer alan ve şehir dışında daha çok organize edilmemiş doğal mekanlarda yalnız ve/veya grupla yapılan bir doğa sporu etkinliğidir. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler, yaşam koşullarındaki kolaylıklar ve iş hayatının düzene girmesi kişilerin serbest zamanlarının artmasını sağlamış ve serbest zaman etkinliklerini daha önemli hale getirmiştir.

Doğa yürüyüşü/trekking ise günübirlik yürüyüşten daha zor parkurlardan oluşan, günübirlik veya kamplı/konaklamalı yapılan daha fazla günü kapsayabilen, katılımcıların tüm malzemelerini kendilerinin veya taşıyıcılar, araçlar, hayvanlar tarafından taşındığı etkinliktir.

Bunun yanında doğa yürüyüşü veya günübirlik yürüyüş tek başına bir etkinlik olabileceği gibi başka bir aktivitenin de parçası olabilir. Örneğin tüm ailenin gittiği bir piknik gününde aile bireylerinin gittikleri doğal alanda yapacakları yürüyüş günübirlik yürüyüş olarak kabul edilecektir. Doğa yürüyüşü ise dağcılık yapmak için gidilen bir alanda dağa yaklaşmak için yapılan yürüyüş olabileceği gibi, avcıların avlanma sırasındaki yaptıkları yürüyüş olarak da kabul edilebilir.

Bir başka tanımlamayla doğa yürüyüşü, kent dışında, kırsal alanlarda, çoğunlukla da doğal orman alanları veya orman dışı alanlarda, dağlarda, bir veya daha fazla gün süren, bir yerden bir başka yere varmak için yürüyerek yapılan aktivitedir. Bu çoğu zaman trekking veya backpacking olarak da isimlendirilmekte ve günübirlik doğa yürüyüşünü katılımcı ile doğa arasında anlamlı bir ilişki yaratan, bir veya daha fazla gün doğada kamplı/konaklamalı yapılan bir doğa sporu biçimidir (çeşididir) şeklinde tanımlamıştır.

Doğa Yürüyüşü Nasıl Yapılır?

Doğa yürüyüşü doğa sporlarının en hafiflerinden biri olarak; doğada bir noktadan diğer bir noktaya varmak amacıyla yapılan, genelde hafif tempolu sportif bir yürüyüştür. Yürüyüş süresi parkurun zorluk derecesine göre değişiklik gösterir. Orta dereceli bir parkur yaklaşık olarak 5–6 saat sürer. Kalabalık ve gürültülü şehir hayatından bir an olsun uzaklaşmak, doğayla baş başa bir gün geçirmek ve doğadaki güzellikleri grup arkadaşlarıyla paylaşmak isteyenlerin uğraştıkları bir spor aktivitesidir. Amaç şehirde özlenen doğal yaşama bir gün olsun kavuşabilmektir.

Başlangıçta doğaseverlerin, doğal güzellikleri yaşamak ve doğada bulunmak amaçlı gerçekleştirdikleri kişisel veya arkadaş çevresi etkinlikleri olarak başlayan doğa yürüyüşleri, günümüzde alternatif turizm çatısı altında giderek ekonomik boyut kazanmış ve büyümüştür.

Doğa yürüyüşü ekoturizm kavramı içerisinde önemli bir faaliyet olarak yer almaktadır. Bugün trekking olarak ta bilinen doğa yürüyüşü, genelde şehrin stresinden kurtulmak isteyenlerin, hafta sonu günübirlik, şehre yakın parkurlarda ya da yabancı ülkelerde 2-3 haftalık turlar şeklinde, profesyonel bir rehber eşliğinde gerçekleştirdikleri bir spor durumundadır.

Doğa Yürüyüşü İlkeleri

Belli prensiplere bağlı kalınarak uygulandığında doğa yürüyüşünün bazı faydaları şöyle sıralanabilir; dolaşım sistemini düzenler, kalp kası dahil, vücut kaslarını kuvvetlendirerek, daha etkin çalışmalarını sağlar, kan basıncını düzenler, şişmanlık riskini azaltır, sindirimi kolaylaştırır, beyine oksijen akımını artırarak, zihinsel keskinlik ve yaratıcı düşünce potansiyelini yükseltir, solunum kapasitesini artırır, kemiklerin sertleşmesini ve kuvvetlenmesini sağlar, vücudun doğal mutluluk hormonu olan endorfin salgılanmasını sağlar

Outdoor Ekonomisi

Son zamanlarda doğa yürüyüşü Türkiye ve diğer ülke ekonomilerinde çok fazla bir paya sahip olmamasına rağmen spor endüstrisi içindeki payı hızla artmaktadır. Hem Türkiye’de hem de dünyada günübirlik doğa yürüyüşüne ve malzemelerine talep hızla artmaktadır. Endüstrileşmiş ve metropolleşmiş şehirlerde doğaya olan ihtiyaç gün geçtikçe artmaktadır. Bunun en önemli sebebi de endüstrileşme ve kalabalık kentleşmenin kendisi ve getirdiği sebeplerdir.

İnsanlar tekdüze bir yaşam sürdürdükleri büyük kentlerden, doğaya dönüyorlar artık. Günümüzde ‘deniz-kum-güneş’ tatil seçeneğinin yanı sıra hafta sonu ya da uzun soluklu yürüyüş programlarının yer aldığı tatil biçimleri giderek yaygınlaşıyor. 2014 yılı verilerine göre dünyada 1.2 trilyon dolarlık turizm harcamaları içinde doğa turizminin payı 400 milyar dolar civarında. Söz konusu 400 milyar doların 263 milyarı ise macera düşkünü gezginlerin yaptığı harcamalardan oluşuyor.

Doğaya olan özlem ve talebin nedenini daha önce bireyin bireysel hayatında yer alan, endüstrileşmeyle birlikte yitirilen birçok etkinliğin doğa yürüyüşü, avcılık, balıkçılık gibi etkinliklerle yeniden düzenlenerek bireyin yaşamına tekrardan doğa sporları adıyla sunulması olarak tanımlanmaktadır. Bunlarla birlikte doğa yürüyüşü ve doğa sporlarına dönük ilginin artmasındaki temel nedenleri, ulaştırma ve taşıma hizmetlerindeki artış, iletişim ağlarının çoğalması ve dünyanın küçük bir köye dönüşmesi, harcanabilir gelirdeki artış, bireylerin serbest zamanlarındaki artış, nüfus artışı, yer değiştirme taleplerindeki artış, reklamların etkisi ve reklamlardaki artış, genel eğitim düzeyinin artması, kültürel değişim, bireyselleşme, sağlık beklentisinin ve ihtiyaçlarındaki değişim, çevre talebindeki artış, rekreasyon merkezleri ve işletmelerindeki artış olarak tanımlanmaktadır.

Doğa Sporları – Outdoor Aktiviteleri

Dinlenme ya da spor amaçlı bir malzeme yardımıyla veya malzeme kullanılmadan gerçekleştirilen doğal arazi ve doğal ortamdaki faaliyetlerin tümüne doğa sporları denilmektedir.

Trekking (doğa yürüşü), kaya tırmanışı, kampçılık, avcılık, dağcılık, bisiklet sporu, yamaç paraşütü, rafting ve doğa fotoğrafçılığı bu noktada sözü edilebilecek aktiviteler arasında yer almaktadır. Günümüz teknolojisinde yaşanan hızlı gelişme birçok aktivitenin makineler aracılığıyla yapılmasına olanak sunmaktadır. Gerçekte teknoloji kullanımı insan hayatını kolaylaştırmaya yönelik hazırlanmakta, günlük yaşam içinde insanı daha az aktif ya da daha pasif hale getirmektedir. Ortaya çıkan durum her yaş ve meslekten insanların spor faaliyetlerine ilgi duymasına olanak sağlamaktadır. Teknik beceri ve yeterlilik gerektirmeyen, herkesin rahatlıkla yapabileceği bir faaliyet olan doğa sporları bu noktada önem kazanmaya başlamıştır.

Neden Doğa Sporları Yaparız?

Doğa sporlarında adrenalin yüksek tutulduğu, insan sağlığı ve gelişimine önemli katkı sunduğu bilinen bir gerçektir. Doğada yapılan sportif aktiviteler; doğa yürüyüşü, balıkçılık, kampçılık, kayak, golf, su kayağı, kano, at biniciliği ve hava sporları gibi geniş bir etkinlik yelpazesine sahiptir. Doğada fazla zaman geçirmek isteyen sporseverler daha çok karada yapılan sporları tercih etmektedirler.

Son yıllarda yazılı ve görsel basında doğa sporları arasında yer alan doğa yürüyüşleri, kampçılık ve kaya tırmanışına yönelik ilgi giderek artmaktadır. Doğa sporlarıyla ilgili olarak spor kulüplerinin çoğu doğa yürüyüşü, kaya tırmanışı ve dağcılık alanında faaliyet göstermektedir. Bu spor kulüplerinde en fazla dağcılık ve kaya tırmanışı alanında eğitim verilmektedir.

Doğa sporlarında fiziksel performanstan ziyade mental özellikler ön plana çıkmaktadır. Doğa sporlarında performansı zihinsel, fiziksel ve teknik etkenler aynı ölçekte etkilemektedir. Fiziksel etkenler arasında; esneklik, denge, koordinasyon, kuvvet, kuvvette devamlılık yer almaktadır. Doğa sporları bireylere göre farklılık gösteren zaman geçirme eylemidir. Açık alan reaksiyonu (outdoor) olarak görülen doğa sporları dinlenme, rahatlama, sosyalleşme, yenilik arayışı, yaratıcılık, kendini görme ve geliştirme gibi rekreatif etkinliklere katılımı esas almaktadır.

Yürümenin Felsefesi

Fransız antropolog ve sosyolog David Le Breton, ‘Yürümeye Övgü’ kitabında yürüyüş eylemini şöyle tanımlıyor; ‘Yürüyüş dış dünyaya açılmadır. İnsanı mutlu yaşam duyguları içinde yeniden oluşturur. İnsan bazen yürüyüşten değişmiş olarak döner ve çağdaş yaşamlarımızda ağır basan ivediliğe boyun eğmekten çok zamanın keyfini çıkarmaya eğilimli hisseder.

Yürümek soluklanmamızı, duyularımızı keskinleştirmemizi, merakımızı yenilememizi sağlar. Yürüyüş çoğu zaman insanın kendi içinde yoğunlaşmasını sağlayan bir dönemeçtir. İnsan geçen zamanın tadını çıkarmak, yolun sonunda kendisini daha iyi hissedebilmek, yabancı yerleri ve yüzleri keşfetmek, anlam ve duyumsallık açısından tükenmez bir dünyayı bedeniyle iyice tanımak ya da sadece önünde bir yol olduğu için yürür. Yürümek aslında yaşamın o kendine özgü zamanını bulmaktadır…..

Türkiye’de Doğa Yürüyüşü

Anadolu, binlerce yıldan günümüze kadar çeşitli medeniyetlerin kurulduğu ve izlerinin görüldüğü bir coğrafi bölgede bulunması nedeniyle, gerek doğal gerekse kültürel kaynak değerleri açısından oldukça zengindir. Bu bağlamda pek çok turizm türüne de mekan oluşturmuştur. Doğaya dayalı turizm de bunlardan birisidir.

Doğa Yürüyüşçüleri İçin Öneri ve Uyarılar

  • Yürüyüş sporunun asla bir yarışma olmadığını bilerek yola çıkmalısınız. Ne kendinizle ne de bir başkasıyla yarışın. Özgürleşmek ve doğayla uyum içinde olmak adına yola koyulduğunuzu sakın unutmayın. Siz bir yarışmacı değil, sağlıklı spor yapan ve doğal güzellikleri keşfeden bir gezginsiniz.
  • Yanınıza bölgeyi bilen bir rehber alın.
  • Eğer yalnız yola çıkacaksanız, parkurlar özelinde önceden bilgi edinerek yürüyeceğiniz güzergahın kendinize uygun olup olmadığını belirleyin. Yola çıkmadan kötü sürprizlerle karşılaşmamak için, hava durumunu mutlaka kontrol edin.
  • Yağışlı aylarda tüm parkurların çamur olabileceğini hatırlatmak isteriz. Ormanlık alanların güneş görmeyen kısımları özellikle sabah saatlerinde nemli olacaktır. Tozluk kullanabilirsiniz.
  • Bol su tüketin. Su açısından tüm güzergahlar, yeterinden fazla olanak sunmaktadır. Yürüyüşler sırasında çeşmeler, su kaynakları ve pınarlardan yararlanabilirsiniz.
  • Yürüyüş sırasında kendinize uygun bir tempo belirleyin. Bedeninizin ritmini dinlerseniz asla yorulmazsınız. Molaları fazla uzun tutmadan periyodik aralıklarla dinlenin.
  • ‘Üretim Var’ tabelalarını gözden kaçırmayın ve bu bölgelerde yürürken dikkati olun. Özellikle bal arılarının saldırısına uğramamaya dikkat edin.
  • Parfüm veya deodorant kullanmayın, yoksa koku meraklısı arılara davetiye çıkarmış olursunuz. Doğal ortamda envai çeşit çiçeğin peşinde koşan arıların size yoldaşlık edeceğini aklınızdan çıkarmayın.
  • Bitki, böcek, kelebek, sürüngen vb gibi canlıların toplanmasını ‘biyolojik kaçakçılık’ suçu olduğunu unutmayalım.
  • Hayvancılığın yaygın olduğu yerlerde özellikle sürülerin otladığı alanlarda çoban köpeklerine karşı dikkatli olun.
  • Yanınızda mutlaka çöp poşeti taşıyın ve kesinlikle bütün çöplerinizi geri götürün. Unutmayın ki, doğaya ne kadar saygılı olur ve onun ritmini bozmazsak, bize cömertçe sunduğu nimetler o denli çoğalacaktır.
  • Kabuklar dışında herhangi bir yiyecek artığını doğaya bırakmayın. Yaban hayatın kendine özgü dinamiğini ve hayvanların alışkanlıklarını değiştirebileceğinizi göz önünde bulundurun.
  • Ağaçlara ve çevrenize zarar vermeyin. Çiçekler durdukları yerde güzeldir. Sakın koparmayın. Başka doğaseverlerin bu güzellikten yararlanmasını engellemeyin.
  • Bir yürüyüşçünün en önemli aksesuarı ayakkabılarıdır. Ayak bileğini kavrayan su geçirmez (gore-tex) ve yumuşak tabanlı ayakkabıları tercih edin.
  • Çabuk kuruyan pantolon, teri dışarı veren (termal) tişört ve çoraplar, şapka, terinizi sileceğiniz ve ensenizi koruyacağınız bir tülbent ile güneş gözlüğü bir yürüyüşçünün temel giysi ve aksesuarları arasındadır.
  • Yürürken, daha çok iniş-çıkışlarda ve dere geçişlerinde kullanacağınız batonlar çok işinize yarayacaktır.
  • Küçük sırt çantanızda taşımanız gerekenleri; yedek iç çamaşırı, çorap ve tişört, yağmurluk veya rüzgarlık, pusula, harita, rehber kitap, güneş kremi, çakı veya bıçak, fotoğraf makinesi, el feneri, yedek pil, kibrit veya çakmak, ilk yardım çantası ve enerji veren yiyecekler olarak sıralayabiliriz.
  • İlk yardım çantasında öncelikle bulunması gerekenler; çeşitli boylarda yara bandı, steril gazlı bez, elastik bandaj, antihistaminikli pomat, antiseptikli mendil, açık yaraları kapatmayı kolaylaştıran sprey yara tozu, amonyak, küçük makas, plastik eldiven ve su toplamalarında kullanılmak üzere küçük şırınga.
  • Bazı bölgelerde cep telefonu çekmediğini hatırlatalım.

Eğlenceli ve Güvenli Bir Doğa Yürüyüşü İçin İpuçları

Güvenli ve rahat bir doğa yürüyüşü için yürüyüşümüzü ve doğaya uyum sağlamamızı kolaylaştıracak bazı ekipmanlara ihtiyaç duyarız. Yanımıza almamız gereken malzemeler doğa yürüyüşünün günübirlik mi, konaklamalı mı olacağına göre değişebilir.

Güvenli ve rahat bir doğa yürüyüşü için yürüyüşümüzü ve doğaya uyum sağlamamızı kolaylaştıracak bazı ekipmanlara ihtiyaç duyarız. Yanımıza almamız gereken malzemeler doğa yürüyüşünün günübirlik mi, konaklamalı mı olacağına göre değişebilir.

Outdoor Sırt Çantası

Sırt çantası, doğa yürüyüşü sırasında ihtiyaç duyduğumuz diğer malzemeleri taşımamızı sağlayan en önemli ekipmanlardan biridir. Doğa yürüyüşünün günübirlik mi, konaklamalı mı olduğuna göre uygun büyüklükte bir sırt çantası seçmeliyiz. Alacağımız sırt çantasının hafif malzemeden üretilmiş olmasına, yeterli sayıda yan cebinin bulunmasına, içi boşken çok ağır olmamasına, vücudumuzu kavramasına, omuz askısının rahat olmasına, yumuşak ve belimizi kavrayan bir bel kemerinin bulunmasına dikkat etmeliyiz.

Outdoor Ayakkabı

Doğa yürüyüşü için önemli ekipmanlardan biri de yürüyüş ayakkabılarıdır. Doğa yürüyüşlerinde mutlaka bilek kısmı yüksek, hava alışverişine imkân veren, su geçirmez ve sert tabanlı botlar giymeliyiz. Ayakkabılar ayağı çok sıkmamalı ya da büyük olmamalıdır.

Doğa Yürüyüşü Batonu

Yürüyüş bastonu, yürürken dengemizi sağlamamıza yardımcı olan, taşıdığımız yükün bir kısmını kollarımıza dağıtan ve dizlerimizi binen yükü azaltan yürüyüş çubuklarıdır. Doğa yürüyüşü için sahip olmamız gereken zorunlu ekipmanlardan biri olmasa da uzun yürüyüşlerde hayli faydalıdır.

Sırt çantamızda en az 1 litrelik su kabı ve su, atıştırmalık hafif yiyecekler, basit bir ilk yardım seti, yağmurluk, mevsime uygun yedek kıyafet ve çorap, pusula, düdük, küçük bir çakı bulundurmamız gerekiyor. Eğer yaz aylarında doğa yürüyüşüne çıkacaksak güneş yanıklarından korunmak için geniş bir şapka ve güneş kremi de taşımalıyız. Ayrıca yanımıza isteğe bağlı olarak gözlem notlarımızı kaydetmek için küçük bir not defteri ve kalem, fotoğraf makinesi, dürbün gibi başka ekipmanlar da alabiliriz.

Outdoor Çadır

Uzun yürüyüşlerde doğada konaklayacağımız için mevsime uygun çadır ve uyku tulumu taşımamız gerekir. Ayrıca zemindeki engebelerin uyku sırasında bizi rahatsız etmesini engelleyen ve ısı yalıtımı sağlayan mat, kamp yapanlar için çok önemli bir ekipmandır. Uzun doğa yürüyüşlerinde kamp ocağı ve yemek yapmakta kullanılan diğer aletlere de ihtiyaç duyarız.

Doğada Yön Bulma

Daha önce ziyaret etmediğimiz ve tanımadığımız bir bölgede doğa yürüyüşü yapmak istiyorsak yanımızda ulaşmak istediğimiz noktayı ve takip edeceğimiz rotayı gösteren bir harita veya rehber kitap ile yönümüzü bulmamızı sağlayan aletler (örneğin pusula ve GPS) bulunması gerekir.

Yön bulmak için geçmişte harita ve pusula yaygın olarak kullanılırdı. Günümüzde ise bu amaçla GPS cihazlarını ve cep telefonlarına yüklenen GPS destekli uygulamaları kullanıyoruz. Böylece daha doğru ve kolay bir şekilde yönümüzü bulabiliyoruz. Ancak unutmayalım ki kullanımları pratik olmasa da beklenmedik koşullarda (örneğin kötü hava koşulları, yoğun sis, şarj sorunu) harita ve pusula en güvenli yön bulma araçlarıdır. Bu nedenle tanımadığımız bir coğrafyada yanımızda mutlaka pusula ve harita bulundurmalıyız.

Doğa Yürüyüşünde Güvenlik

Doğa yürüyüşü eğlenceli bir etkinliktir, ancak yeterli bilgiye sahip olmazsak ve gerekli önlemleri almazsak tehlikeli durumlarla karşılaşabiliriz. Öncelikle bilmeliyiz ki doğa yürüyüşüne tek başımıza çıkmamalıyız. Böyle bir durumda mutlaka bir yakınımıza yürüyüş planımızla ilgili bilgi vermeliyiz. Ayrıca basit yaralanmalar için her zaman sırt çantamızda küçük bir ilk yardım seti taşımalıyız.

Şehir merkezinden uzak kırsal bölgelerde cep telefonlarının çekmediği alanlar olabilir. Ancak acil durumlarda haber vermek ve başka özelliklerinden faydalanmak için cep telefonlarımızı yanımızda bulundurmamız yararlı olacaktır. Ayrıca taşıdığımız basit bir düdük sayesinde kaybolma durumunda yakın çevredeki insanlara sesimizi duyurarak yerimizin tespit edilmesine yardımcı olabiliriz.

Yaban hayvanları (örneğin ayı, yaban domuzu, kurt, tilki, yılan) doğada insanları fark ettiklerinde uzaklaşırlar ve sanıldığı gibi saldırgan değillerdir. Kendilerini tehdit altında hissederlerse (örneğin yürüyüş yaparken fark etmeden yavrularının arasına girersek) saldırgan davranabilirler.

Doğa yürüyüşü sırasında başka hayvanlar örneğin çoban köpekleri yürüyüşçüler için daha büyük tehlike oluşturabilir. Yaban hayvanları gibi çoban köpekleri de çoğunlukla bir sebep olmadan saldırmaz. Ancak korumakla yükümlü oldukları sürü için tehdit oluşturabilecek bir durum fark ederlerse saldırgan davranabilirler. Bunun için yürüyüş yaptığımız güzergahta bir sürüyle karşılaşırsak çoban ile iletişime geçmeden sürünün içine girmemeliyiz.

Neden Doğa Yürüyüşü Yapmalıyız?

Yürüyüş deyip geçmeyin. Her gün hayatımızın rutin bir parçası olan bu aktivite düzenli olarak ve özellikle de doğada yapılırsa hayat kurtarıcı olabiliyor. Yapılan birçok araştırma da doğa yürüyüşünün insan sağlığına ve psikolojisine büyük faydaları olduğunu kanıtlıyor. Peki, bu faydalar neymiş merak ediyor musun? İşte birkaçı.

  • Vücudunuz doğal bir düzene girer: Kötü beslenme ile oluşan fazla yağlar hemen herkesin sorunu. Düzenli bir doğa yürüyüşü bu soruna da çare sunuyor. Yürüyüş vücuttaki hemen hemen tüm kasları çalıştırdığı için yağlar da hızla yakılır ve kendinizi hem daha fit hem daha sağlıklı hissederseniz. Bu şekilde kilonuzu muhafaza edip fazla yağlardan kurtulmuş olursunuz. Kısacası kemerinizde bir delik daha açmaya hazır olun.
  • Sadece vücuda değil, zihne de faydalı: Doğa yürüyüşünün tek faydası vücuda sanmayın. Hayat akışı içinde kendine doğada da zaman ayırıp yürüyüşe çıkan insanların psikolojik olarak da daha güçlü durumda olduğu kanıtlandı. Bunun yanı sıra doğa ile iç içe bir hayat hem düşünme gücünü hem de zihinsel keskinliği artırıyor. Siz de yavaş yavaş işten güçten bazı şeyleri unutacak raddeye geldiyseniz ilk iş bir hafta sonu en yakın doğa parkurunda yürüyüş ayarlayın.
  • Doğa yürüyüşü kalbe iyi geliyor: Doğa yürüyüşünün sağlık açısından bilinen en önemli etkisi kalbe iyi gelmesi. Düzenli yürüyen ve doğa içinde stressiz bir gün geçiren insanın kan dolaşımı artıyor ve şehir hayatı buhranının yarattığı stresle artan kalp ve damar hastalıkları riskini azaltıyor. Düşünsenize, doğanın tertemiz havasını ta içinize çektiğinizde insanda sinir stres kalır mı? Tabii ki kalmaz.
  • Bol oksijen ciğerleri de temizler: Şehirde soluduğumuz şeyin oksijen olduğunu kimse iddia edemez herhalde. Ama doğada ferah bir nefes alınca oksijenin ne olduğunu tekrar hatırlayabilir ve “oh bee dünya varmış” diyebilirsiniz. Bu aynı zamanda iç organlarınıza da iyi gelecek bir aktivite olur.
  • Ne idüğü belirsiz ağrılara son: Yürüyüş neredeyse vücudunuzun tüm organlarını çalıştıran bir aktivite. O yüzden tüm eklemleriniz hatta uzun zamandır kullanmadığınız ve ani bir hareketle incittiğiniz eklemleriniz de doğa yürüyüşleri sayesinde belirli bir çalışma sürecine girer ve bel, sırt ve diğer eklem ağrılarında gözle görülür bir düşüş görülür.
  • Doğa yürüyüşü mutluluk verir: Böyle yazınca komik gibi dursa da bu da bilimsel bir gerçek. Doğa yürüyüşü vücuttaki mutluk hormonlarının hepsini aktif hale getiriyor. Yeşillikler içinde kim mutlu olmaz ya da huzurlu hissetmez ki zaten. Hatta hafta sonu doğa yürüyüşüne gidenler ile gitmeyenler bir bilimsel araştırmada inceleme altına alınmış. Yürüyüşe çıkanlar pazartesi işlerine çok daha yüksek moralli ve keyifli gelirken kentten ayrılmayanlar asık yüzleriyle hemen kendilerini belli etmişler. Kısaca mutluluk için doğa yürüyüşü şart.
  • Uykusuzluğun da çaresi doğa yürüyüşünde: Uykusuzluğun en büyük nedeninin strese bağlı bozukluklar olduğu biliniyor. Vücut kendi sistemi ya da doğal akışı içinde çalışmadığında bu doğal akışın ritmini sağlamaya yarayan uykuda da bozukluklar olabiliyor. İşte doğa yürüyüşü sayesinde vücudunuz belirli bir ritme girerken kan akışınız da normal düzeyde devam edecek. Yani vücudunuz günlük ritmine alışacak ve gece sizi yatağınızda mışıl mışıl bir uyku bekleyecek.
  • Yaşlılığı geciktirir: Tüm vücut ritme girmişken ve enerji düzeyi hep yüksekken elbette yaşlılık süreci de gecikecektir. Dikkatle bakınca düzenli olarak yüzen, yürüyen kısacası spor yapan insanlar belirli bir yaşa gelse de o ritmi koruyabiliyorlar. Haberlerde 70 yaşında olmasına rağmen koşu ya da yüzme yarışmalarına katılan insanlar görmemiz tesadüf değil. Yani vücut onu sağlıklı kullandığınızda size mutlaka karşılığını veriyor.

Doğa Yürüyülerinde Zorluk Dereceleri

Zorluk Derecesi (1) : Yürüyüş eğimi, çıkış ve yükselti çok azdır. Geniş patikalar. 2 saatlik bir etkinliği içerir. Yeni başlayanlar için uygundur.

Zorluk Derecesi (2) : Yürüyüş eğimi azdır. Toplamda 300 metreyi geçmeyen çıkışları içerir. Farkı süresidir. 3,5 saati geçmez. Hafif yürüyüşe katılmış herkese önerilir.

Zorluk Derecesi (3) : Yürüyüş eğimi artmaktadır. 500 metreyi geçmeyen çıkışlar söz konusudur. Daha dar patikalardan, bazen sık ormanlık alanlardan ve çarşak bölgelerden geçmek gerekebilir. Islak geçişler yoğunlaşmaktadır. Toplam yürüyüş 5 saat civarındadır. Yüksek kondisyonu ve yürüyüş deneyimi olan herkese uygundur.

Zorluk Derecesi (4) : Yürüyüş eğimi fazlalaşmaya başlar. Çıkışlar 700 metreyi bulmaktadır. Patikalar iyice bozuktur, bazı yerlerde yoktur. Daha kayalık ve çarşak arazide yol alınmaktadır. Yürüyüşün süresi 6,5 saati bulur. Sportif ve kondisyonu iyi olan kişilere uygundur.

Zorluk Derecesi (5) : Yürüyüş eğimi artık zorlu ve fazladır. Çıkışlar 1000 metreyi de geçmeye başlar. Sert yapılı, kayalık ve patikasız alanlardan gidilmektedir. Ormanlık alanlar oldukça zorludur. Islak geçişler de mevcuttur. Rehberin deneyimli olması gerekir. Yürüyüş süresi 8 saate ulaşır. Teknik çıkışlar içermemesine rağmen, bu zorluk derecesi yüksek yürüyüş, sportif, tecrübeli ve kondisyonu iyi ve deneyimli yürüyüşçüler için uygundur.

Zorluk Derecesi (6) : Bol eğimli, çıkışları ve inişleri fazla olan, çıkışları 1500 metreyi bulabilen, uzun süreli rota takibi gerektiren, zorlu arazi şartlarında ilerleyen yürüyüşlerdir. Kamp ve konaklama yapılabilir. 8 saat ve üzeri sürelerdedir. Deneyim, dikkat, kondisyon, bilgi ve disiplin gerektirir.

Bütün outdoor aktivitelerinde güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video doğru eğitim ve deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi kendiniz ön planda tutun. Her durumda doğadan taraf olun.  Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Artemea Yolu Açıldı

Outdoor Türkiye

Dinlenme ya da spor amaçlı bir malzeme yardımıyla veya malzeme kullanılmadan gerçekleştirilen doğal arazi ve doğal ortamdaki faaliyetlerin tümüne doğa sporları denilmektedir. Günübirlik yürüyüş olarak bilinen (Hiking), orman içi yollarda, yabanıl ama güvenli alanlarda veya organize edilmiş doğal alanlarda günübirlik veya günün bir kısmında yapılan kısa doğa gezintileri olarak tanımlanır. Doğa yürüyüşü ise günübirlik yürüyüşten daha zor parkurlardan oluşan, günübirlik veya kamplı/konaklamalı yapılan daha fazla günü kapsayabilen, katılımcıların tüm malzemelerini kendilerinin veya taşıyıcılar, araçlar, hayvanlar tarafından taşındığı etkinliktir.

Anadolu, binlerce yıldan günümüze kadar çeşitli medeniyetlerin kurulduğu ve izlerinin görüldüğü bir coğrafi bölgede bulunması nedeniyle, gerek doğal gerekse kültürel kaynak değerleri açısından oldukça zengindir. Bu bağlamda pek çok turizm türüne de mekan oluşturmuştur. Doğaya dayalı turizm de bunlardan birisidir. Aşağıda tanıtımını yaptığımız Artemea Yolu’da binlerce yıllık geçmişi olan, kültürel bir rotadır.

Doğa Yürüyüşü

Doğa yürüyüşü, doğa sporları içinde yer alan ve şehir dışında daha çok organize edilmemiş doğal mekanlarda yalnız ve/veya grupla yapılan bir doğa sporu etkinliğidir. Bilimsel ve teknolojik gelişmeler, yaşam koşullarındaki kolaylıklar ve iş hayatının düzene girmesi kişilerin serbest zamanlarının artmasını sağlamış ve serbest zaman etkinliklerini daha önemli hale getirmiştir.

Eski göç, katır, değirmen, pazar, ticaret vb yolların kullanıldığı ve bunların doğal ve tarihi değerlerle bezendiği söz konusu yürüyüş rotaları; bölgeleri bir çekim merkezine dönüştürüp özgün kimlik ve özelliklerini öne çıkararak ulusal/uluslararası turizm rekabetinde o mekanları ön sıralara taşımaktadır. Tematik kültür ve doğa yürüyüş yollarının bir diğer uygulama amacı ise turistin bir yere bağlı kalması yerine, ilgisini çekecek birçok seçeneğin birlikte sunulması sonucu ekonomik anlamda daha fazla zaman ve para harcamasını sağlamaktır. Aynı zamanda yerel farkındalığın yaratılarak doğal/tarihsel tüm değerlerin korunması ve sahip çıkılması bilincinin yaygınlaştırılması ön görülmektedir.

Ege’de Hiking Rotası: Artemea Yolu

Covid-19 salgını sebebiyle artık evler herkese dar gelmeye başladı. Genç yaşlı, zengin fakir bütün insanlık Covid-19 pandemisinin bitmesini ve doğa ile kucaklaşmayı bekliyor. Doğa ile buluşmanın en kolay ve yaygın yolu ise doğa yürüyüşü (hiking) yapmak. Covid-19 kısıtlamaları bittiği günden itibaren özellikle sosyal medya platformlarında ve çeşitli topluluk sayfalarında “paylaşım” patlaması yaşanmaktadır.

Kampçılık, trekking, hiking ve diğer outdoor aktivitelerine katılan doğa severler güzel anılarını paylaşmakta ve herkes birbirini doğaya çağırmaktadır. 3 Nisan tarihli “Trekking Rotaları 1 / Artemea Yolu” yazımızda Balıkesir’de bulunan Artemea Yolu’nun tanıtımını yapmış, yolun açılması için yapılan hazırlıklar hakkında bilgi vermiştik. Covid-19 yasakları biter bitmez 14.05.2021 tarihinde Artemea Yolu’nun önemli bir bölümü hiking ve trekking sporcuları için kullanıma açıldı. Ege Bölgesinde Trekking ve Hiking Rotası arayanlar için önemli ve iyi bir alternatif ortaya çıktı.

Biz de bu açılışı hem sitelerinden hem de sosyal medya hesaplarından izleyip heyecanlarına ortak olmaya çalıştık. Türkiye’nin en iyi doğa yürüyüşü (hiking/trekking) rotalarından biri olmaya aday olan Artemea Yolu hakkındaki bilgileri derledik ve proje koordinatörü Mete Dinç ile bir röportaj yaptık. Proje ekibinin tecrübelerinin başka illerde yapılacak outdoor organizasyonları için örnek olmasını diliyoruz.

Artemea Yolu, Artemea Trail (Doğa Yürüyüşü, Trekking, Hiking)

Artemea Yolu; Balıkesir’in Gönen ilçesi sınırları içinde kalan 276 km. uzunluğunda  uluslararası nitelikli bir doğa yürüyüş yoludur. ‘’Artemea’’ Gönen’in antik çağlardaki adı olup ‘’Artemis’in ülkesi’’ anlamına gelmektedir. Artemea; gönen’in antik çağdaki adı olup, doğa ve av tanrıçası artemis’in ülkesi anlamındadır.

İşaretleme sistemi Grande Randonnee, renkleri kırmızı beyazdır. Yolun henüz 140 km.lik bir bölümü işaretlenmiş olup, 2021 sonbaharında tamamlanması planlanmaktadır. Halen yapım aşamasında olup 4-6 Eylül 2020 tarihinde, bir Dağcılık Ve Doğa Festivali ile açılacaktır.

Bu doğa yürüyüş yolu, farklı zorluk derecelerinde parkurlar içermekte olup, toplam uzunluğu 250 km. dir. Yol; Kuzeybatıdan, Kınalar köyünden başlamakta ve Gönen’in güneyindeki dağları dolaşarak doğuda Saraçlar köyünde son bulmaktadır.

Yürüyüş yolu; kayın, meşe, kestane ormanlarından, kayalık ve makilik bölgelerden, pek çok şelale, dere ve göletlerden geçmektedir.

Su açısından çok zengindir. Pek çok parkuru yarım litre su ile yürünebilir.

Artemea Yolu’nun Özellikleri

  • 1. Bölge çok zengin bir floraya sahiptir. Kayın, meşe, çam ve kestane ormanlarının yanı sıra kısmen makilik alanlarda mevcuttur.
  • 2. Çok zengin su kaynaklarına sahiptir. Yolun yaklaşık 100 km. lik bir bölümü orman içerisinden akan, harika manzaralı nehir / dere yataklarından geçmektedir. Pek çok şelale mevcuttur. İçme suyu da son derece boldur. Yolun pek çok parkurunu 0,5 – 1 lt. su ile yürümek mümkündür.
  • 3. Yolun üzerinde güven içinde kamp yapılabilecek, harika manzaralara sahip pek çok kamp alanı mevcuttur.
  • 4. Lojistik destek imkanları çok fazladır. Kendinizi tamamen izole olmuş hissedeceğiniz yoğun ormanlarda yürürken bir anda karşınıza çıkan dağ köylerinde pansiyon/otel konaklaması hariç pek çok temel ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. (Kamp kurmak dahil)
  • 5. Yol son derece güvenlidir. Bölgede büyük yırtıcı yoktur. Suç oranı hemen hemen yok denebilecek seviyededir. Cep telefonları çok az bir bölge hariç hemen hemen her yerde çekmektedir. Su kaynaklarının çok bol olması nedeniyle dehidrasyon tehlikesi yoktur. İklim ılımandır.
  • 6. Yol üzerinde, açık havada üzerinize kar, yağmur yağarken kaplıca keyfi yapma imkanı da mevcuttur.
  • 7. Yol üzerinde mevsimin göre, elma, ahlat, erik, dağ çileği, böğürtlen gibi pek çok meyvayı yiyebilmek mümkündür.
  • 9. Bölgeye ulaşım çok kolaydır. Özellikle bu sporun nüfusu nedeniyle en yoğun olarak yapıldığı Marmara bölgesinin tam ortasında yer almaktadır. İstanbul, Bursa gibi büyük şehirlerden 2 saatte ulaşmak mümkündür.
  • 8. Yol, doğa yürüyüş tecrübesi çok fazla olan ve ülkemizdeki pek çok doğa yürüyüş yolunu yürümüş gönüllü bir ekip tarafından hazırlanmaktadır. Bu nedenle doğa yürüyüşçülerinin karşılaştıkları sorunları minimum seviyede tutmak için büyük gayret gösterilmektedir. Bunun en önemli adımı olarak, işaret arama sorununu çözmek için çok yoğun bir işaretleme yapılmakta, özellikle yol ayrımları kargaşaya meydan vermeyecek şekilde işaretlenmektedir. Yürüyüşçüler çok iyi işaretlenmiş, GPS’e ihtiyaç duymayacakları bir yürüyüş yolunda yürüyeceklerdir.
  • 10. Yolun geçtiği köylerde, erkekler ile kahvehanelerde, kadınlar ile evlerde toplantılar düzenlenerek, yürüyüş yolu ve gelecek yürüyüşçülerin ihtiyaçları konusunda bilgilendirme yapılmaktadır.

Artemea Yolu Proje Paydaşları:

  • Gönen Belediyesi – Sivil Toplum işbirliği ile yapılmaktadır.
  • Gönen Kaymakamlığı
  • Gönen Belediyesi
  • Gönen Sivil Toplum Platformu
  • Beykent Üniversitesi
  • Artemea Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü
  • Sekoya Doğa Sporları Kulübü

Artemea Yolu Proje Ekibi

  • Mete DİNÇ – Koordinatör, Artemea Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı
  • Sevda ALPHAN Sekoya Doğa Sporları Kulübü Başkanı
  • Dilek KOCA
  • Ayten KEÇİCİ
  • Özcan BOZ
  • Zehra ÖZÇAĞLAYAN
  • Nesrin DİNÇ
  • Menekşe KINALI

Artemea Yolu İletişim Bilgileri ve Bağlantılar:

Proje Koordinatörü Mete Dinç ile Yaptığımız Röportaj:

Türkiye’nin Outdoor Sayfası: Mete Bey, hem sizin hem de ekip arkadaşlarınızın uzun ve yoğun çabaları sonucu Artemea Yolu 17 Mayıs’ta kullanıma açıldı. Öncelikle tebrik ediyoruz. Artemea Yolu’nun sitesini incelediğimizde açılış öncesinde çok yoğun bir emek harcandığını görüyoruz. Açılmadan önceki süreci okuyucularımızla paylaşır mısınız? Kaç yıl sürdü bu hazırlıklar?

Mete Dinç: Yolun bir fikir olarak ortaya çıkışından, ete kemiğe bürünüşüne kadar yaklaşık 7-8 yıllık bir süreç geçti. İlk olarak 2014 yılında Gönen Kaymakamlığı’na bir proje olarak sunduk ama kabul görmedi. Daha sonra atanan yeni Kaymakamımız Faruk Bekarlar’ın dağcılık kulübümüze aktif bir sporcu olarak katılması olayın seyrini değiştirdi. İlk önce TANAP (Trans Avrasya Petrol Boru Hattı) hibe projesine başvurduk. Oradan elimiz boş döndük. 2018 yılında Güney Marmara Kalkınma Ajansına başvurduk. Kültür Bakanlığı 2018 yılını TROYA YILI ilan edince, doğa yürüyüşü projesi olarak, bizle beraber başvurusu olan ‘’Troya Yolu’’ desteklendi. Gene ellerimiz boş kaldı.

Bu esnada Gönen’de ‘’VİZYON 2023’’ adı altında bir Üniversite (Beykent) – Sivil toplum işbirliği çalışma grubu oluşturuldu. Vizyon 2023 çalışmasında doğa yürüyüş yollarının Gönen’e kazandırılması gerekliliği vurgulandı ve en nihayetinde yeni seçilen Gönen Belediye Başkanı projenin hayata geçirilmesi için her türlü desteği sağladı. Bu sayede bir anda yıllardır peşinde koştuğumuz Artemea Yolu projesi hayata geçirme fırsatı bulduk.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası: Ekip olarak hazırlık sürecinde ne gibi zorluklarla karşılaştınız? Bu zorlukları nasıl aştınız?

Mete Dinç: En büyük zorluk, bu yolun bir doğa turizmi projesi olduğunu ve bölge ekonomisine ciddi katkıları olacağını anlatmak oldu. Üstelik bunun neredeyse boya ve fırça maliyeti dışında pek bir maliyeti de yoktu. Çünkü bu emek yoğun bir proje idi ve biz tüm emeği / ulaşımı ve hatta pek çok ufak tefek maliyeti karşılamaya gönüllü idik. Ancak bunu anlatmak bile en azından bir 5 yılımızı aldı.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası: Takip edebildiğimiz kadarıyla projeyi az sayıdaki proje ekibinin üstün gayretleriyle sürdürüyorsunuz. Bu süreçte resmi kurumlarla ve diğer paydaşlarla ilişkileriniz nasıl oldu?

Mete Dinç: Proje; Gönen Belediyesi ve sivil toplum işbirliği ile hayata geçen bir proje ve Gönen Kaymakamlığı ile Beykent Üniversitesi de bu projenin diğer paydaşları. Tüm paydaşlar ile yoğun bir işbirliği içindeyiz ve büyük destek görüyoruz. Özellikle proje hayata geçmeye başladıktan sonra hiç bir sorun yaşamadık diyebilirim. Tüm yetkililer karşılaştığımız sorunların çözümü için ellerinden geleni yapıyorlar.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası: Artemea Yolu projesinin başlangıç, hazırlık ve gelişme sürecini anlatabilir misiniz? Paydaşlarınız arasında devlet kurumları, yerel yönetimler, üniversite ve sivil toplum kuruluşları yer almakta. Koordinasyonu nasıl sağladınız? Alışık olmadığımız şekilde nasıl bu başarıya erişebildiniz?

Mete Dinç: Yol fikri yıllar içerisinde oluştu. Gerek bireysel, gerekse dağcılık kulübü olarak bölgede yaptığımız yürüyüşlerde, bölgenin önemli bir potansiyeli olduğunu fark ettik ve yavaş yavaş bugünkü Artemea Yolu rotaları ortaya çıkmaya başladı. Bu yol yapılmalı dedikten sonra ise en büyük mücadeleyi projenin kabul edilmesi için verdik. Ondan sonrası da ayrı bir mücadele. 8 kişilik bir proje grubu oluşturduk. Bu proje grubuna zaman zaman diğer gönüllülerin katılması ile birlikte doğaya çıktık ve çok zahmetli, yıpratıcı ama o oranda da tatmin edici bir işaretleme çalışmasına başladık. Şu an yolun 142 km.sini tamamladık ve yürüyüşe açtık. Kalan 130 km. de önümüzdeki mayıs ayında tamamlanacak.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası: İzleyebildiğimiz kadarıyla açılıştan sonraki ilk bir ayda Artemea Yolu’nun popülaritesi ve kullanımı arttı ve önümüzdeki yıllarda çok daha fazla misafir ağırlayabileceğinizi şimdiden söyleyebiliriz. Proje Ekibi olarak 5 yıl sonrası için hedefleriniz nelerdir?

Mete Dinç: Yol açılır açılmaz çok büyük bir ilgi gördü. Türkiye’nin her yerinden, binlerce km. uzaklardan yürüyüşçüler geldi ve yolu yürüdü. Daha pek çok yürüyüşçü de geliyor ve gelecek. Açıkçası bu bizi şaşırtan bir ilgi oldu. Yol çok güzel ve er geç tutulacağını tahmin ediyorduk ama bu kadar çabuk olacağını tahmin edemedik. Sanırım bunda en etkili konulardan biri de su konusunda bölgenin olağanüstü zengin kaynaklara sahip olması oldu.

Beş yıl sonrası için hedefimiz ise uluslararası bir tanınırlığa ulaşmak. Bunun içinde yolun yapım çalışmaları ile eşzamanlı olarak hazırlanıyoruz. Sonbaharda yolun İngilizce sitesi yayına girecek. 6 Eylül’de Ukranya’dan ilk yurtdışı yürüyüşçülerimiz gelecek. Yolun kültür rotası olarak tescili ve uluslararası fuarlarda tanıtımı da diğer hedeflerimiz arasında.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası: Artemea Yolu’nun resmi açılışının sonbahar aylarında Doğa ve Yürüyüş Festivali ile birlikte açılacağını biliyoruz. Bu festival ve hazırlık süreci hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

Mete Dinç: İlk amacımız yolu yön tabelaları, rehber kitabı, haritası vb. tüm şartları ile yürüyüşe hazırlamak. Daha sonrada 3 gün yürüyüşlü, 2 gece kamplı bir dağcılık ve doğa festivali ile açmak. Festivalin esas amacı yolu ülke içine tanıtmak. Bunu imkanlar elverirse her yıl da tekrarlayarak geleneksel bir hale getirmek. Festival henüz bir fikir aşamasında. Sponsorluk kapsamında bazı ön görüşmeler yapmış olsak ta, esas olarak kış aylarında şekillenecek.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası: Başarılı olmuş bir projenin ana koordinatörü olarak başka yerlerde yapılacak outdoor organizasyonlarına örnek olmak ve yol göstermek üzere tecrübelerinizden en önemli gördüklerinizi paylaşır mısınız? Bu başarının sırrı nedir?

Mete Dinç: Başarı için temel olarak 4 alana odaklanmak gerekiyor.

1. SABIR : O kadar çok engelle/sorunla karşılaşılıyor ki, sürdürmek bazen gerçekten zor oluyor. Benim önerim bu işe kalkışan arkadaşların çok sabırlı olmaları ve sorunları teker teker aşmaları.

2. EKİP: Doğa yürüyüşü konusunda çok deneyimli, projeye inanan, güvenilir bir ekip oluşturmak. Bizim en büyük avantajımız bu oldu. Bu röportajı proje koordinatörü olarak ben veriyor olsam da, aslında 8 kişilik bir Proje ekibiyiz. Tüm arkadaşlarım doğa yürüyüşü konusunda çok deneyimli, projeye yürekten inanıyorlar ve yılmadan usanmadan çalışıyorlar.  İzninizle onlarında isimlerini belirtmek istiyorum.

Sevda Alphan, Özcan Boz, Ayten Keçici, Dilek Koca, Zehra Özçağlayan, Nesrin Dinç ve Menekşe Kınalı. Gördüğünüz üzere 2 erkek, 6 kadından oluşan bir proje ekibi. Artemea Yolu kadınların damga vurduğu bir yol oldu.

3. BİGİLENDİRME: Yerel halkı, proje ve projenin onlara sağlayacağı yeni imkanlar konusunda bıkmadan usanmadan tekrar tekrar bilgilendirmek. Çünkü yerel halkın sahiplenmediği hiçbir doğa yürüyüş yolu projesinin başarılı olma şansı yok.

4. TANITIM: Yolu yaptınız, mükemmel bir yol oldu ama kimsenin haberi yok. Gene başarılı olma şansınız yok. O nedenle tanıtım çok önemli ve projenin başlaması ile birlikte tanıtım faaliyetlerine de başlamalı. Bunun içinde büyük küçük her imkândan faydalanmalı.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası: Cevaplarınız için teşekkür ederiz. Her aşamada tanıtım, bilgi verme ve paylaşımlar için Türkiye’nin Outdoor Sayfası’nın sizlerle birlikte çalışmaya hazır olduğunu ifade ederek başarılarınızın devamını diliyoruz.

Mete Dinç: Bize yolu tanıtma fırsatı sağladığınız için asıl biz teşekkür ederiz.

Artemea Yolu Projesi Hakkında Kişisel Görüşlerimiz:

“Artemea Hiking Route” 14.05.2021 tarihinde doğa yürüyüşçülerinin kullanımına açılmıştır. Açıldığı günden itibaren özellikle sosyal medya platformlarında aktif olarak görünür durumdadır. Artemea Yolu kullanıma açıldıktan sonra bir ay dahi geçmeden outdoor (hiking, trekking, doğa yürüyüşü) sektöründe ciddi görünürlük meydana getirmiştir. Artemea Yolu’nu tanıttığımız yazımızda “yolun kullanıma açılacağı ve hazırlıkların sürdüğünü” belirtmiştik.

Bu yazımızı hazırlarken Artemea Yolu’nun internet sitesini (https://www.artemeayolu.org/) ve yukarıda bağlantıları verilen sosyal medya platformlarını detaylı olarak inceledik. Şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz ki özellikle site internet sayfası olmak üzere bütün platformlar profesyonel olarak hazırlanmış ve güncel paylaşımlarla zengin bir içerik sunmaktadır.

Bu yazımızda yer alan bilgilerin tamamını bağlantısını verdiğimiz sitelerden derledik. Özellikle Artemea Yolu yürüyüşlerinde çekilmiş fotoğrafların her birinin doğa harikası olan yürüyüş yolunun bir parçasını gösterdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak hem sosyal medyada hem de diğer mecralarda çok çeşitli outdoor kulüp, kurum, kuruluş, dernek ve topluluğu takip ediyoruz. Outdoor alanındaki tecrübelerimiz ışığında şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki Artemea Yolu Proje ekibi hem hazırlık aşamasında, hem de kullanıma açılması sonrasında bir ay gibi kısa bir sürede ilerlemesi ile harika işler çıkarmıştır.

Artemea Yolu’nun galerilerini incelerken 250 km’lik parkurun her metresinde ciddi emek ve ter döküldüğünü bilgisayar ekranından bile görebildik. Amatör heyecanı ve profesyonel yönetimiyle Artemea Yolu Proje ekibini buradan kutluyoruz.

Artemea Yolu Parkurları:

Önceden Hazırlanmış Yürüyüş Güzergahı

1. Kınalar – Dışbudak – Kavakalan Doğa Yürüyüşü Parkuru

  • Rota Uzunluğu: 11.9 km.
  • Alınan Toplam İrtifa: 570 m.
  • Toplam İniş: 243 m.
  • En Fazla İrtifa: 502 m.
  • En az İrtifa: 79 m.
  • Yürüyüş Yolunun İçeriği: dere yatağı, orman yolu ve patika

2. Kavakalan – Hodul – Tahtalı Doğa Yürüyüşü Parkuru

  • Rota Uzunluğu: 21.05 km.
  • Alınan Toplam İrtifa: 655 m.
  • Toplam İniş: 769 m.
  • En Fazla İrtifa: 569 m.
  • En az İrtifa: 137 m.
  • Yürüyüş Yolunun İçeriği: dere yatağı, orman yolu ve patika

3.  Tahtalı – Geyikli – Şaroluk Doğa Yürüyüşü Parkuru

  • Rota Uzunluğu: 13.73 km.
  • Alınan Toplam İrtifa: 381 m.
  • Toplam İniş: 244 m.
  • En Fazla İrtifa: 456 m.
  • En az İrtifa: 99 m.
  • Yürüyüş Yolunun İçeriği: dere yatağı, orman yolu ve patika

4.  Şaroluk – Beyoluk – Mescit Doğa Yürüyüşü Parkuru

  • Rota Uzunluğu: 12.26 km.
  • Alınan Toplam İrtifa: 461 m.
  • Toplam İniş: 621 m.
  • En Fazla İrtifa: 571 m.
  • En az İrtifa: 304 m.
  • Yürüyüş Yolunun İçeriği: patika ve orman yolu

5.  Mescit – Kemerkaya – Çığmış – Dereköy Doğa Yürüyüşü Parkuru

  • Rota Uzunluğu: 20.39 km.
  • Alınan Toplam İrtifa: 498 m.
  • Toplam İniş: 741 m.
  • En Fazla İrtifa: 378 m.
  • En az İrtifa: 34 m.
  • Yürüyüş Yolunun İçeriği: patika, orman yolu ve dere yatağı

6.  Dereköy- Yörükkeçidere  – İncirli – Alacaoluk Doğa Yürüyüşü Parkuru

  • Rota Uzunluğu: 17.44 km.
  • Alınan Toplam İrtifa: 787 m.
  • Toplam İniş: 346 m.
  • En Fazla İrtifa: 504 m.
  • En az İrtifa: 48 m.
  • Zorluk Derecesi: orta
  • Yürüyüş Yolunun İçeriği: patika, orman yolu ve dere yatağı

7. Alacaoluk – Kumköy – Gaybular Doğa Yürüyüşü Parkuru

  • Rota Uzunluğu: 16.2 km.
  • Alınan Toplam İrtifa: 300 m.
  • Toplam İniş: 590 m.
  • En Fazla İrtifa: 495 m.
  • En az İrtifa: 86 m.
  • Zorluk Derecesi: kolay
  • Yürüyüş Yolunun İçeriği: dere yatağı, orman yolu ve patika

8. Gaybular-Adayatak-Ortaoba-Karasukabaklar Doğa Yürüyüşü Parkuru

  • Rota Uzunluğu: 20.54 km.
  • Alınan Toplam İrtifa: 728 m.
  • Toplam İniş: 686 m.
  • En Fazla İrtifa: 407 m.
  • En az İrtifa: 107 m.
  • Zorluk Derecesi: zor
  • Yürüyüş Yolunun İçeriği: orman yolu ve patika

9. Karasukabaklar – Karapınar Doğa Yürüyüşü Parkuru

  • Rota Uzunluğu: 5.05 km.
  • Alınan Toplam İrtifa: 31 m.
  • Toplam İniş: 187 m.
  • En Fazla İrtifa: 253 m.
  • En az İrtifa: 69 m.
  • Zorluk Derecesi: kolay
  • Yürüyüş Yolunun İçeriği: dere yatağı, orman yolu ve patika

Artemea Yolu Türkiye’nin dünyaca ünlü Likya yolundan sonra bilinen en uzun ve işlenmiş yürüyüş (hiking, trekking) yollarından birisidir. Kullanıma tam olarak açıldıktan sonra hem Balıkesir hem de Türkiye outdoor turizmine çok büyük katkılar sağlayacağını şimdiden söyleyebiliriz.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak Artema Yolu proje ekibine başarılar, yolu yürüyecek outdoor severlere mutlu ve huzurlu tatiller diliyoruz.

Bütün outdoor aktivitelerinde güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video doğru eğitim ve deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi kendiniz ön planda tutun. Her durumda doğadan taraf olun.  Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Trekking Rotaları 1 / Artemea Yolu

Outdoor Türkiye

Covid-19 salgını sebebiyle artık evler herkese dar gelmeye başladı. Genç yaşlı, zengin fakir bütün insanlık Covid-19 pandemisinin bitmesini ve doğa ile kucaklaşmayı bekliyor. Doğa ile buluşmanın en kolay ve yaygın yolu ise doğa yürüyüşü (hiking) yapmak.

Hiking Ne Demek? 

Hike kelimesi İngilizcede yürümek anlamına gelmektedir. Walking kelimesi de aynı anlamı karşılamaktadır. Dile yerleşen şekliyle hiking spor amaçlı doğada yapılan yürüyüşlere, walking ise her çeşit yürümeye (dolaşmak, gezmek, volta atmak, aylaklık etmek..) denilmektedir.

Trekking Ne demek?

Trek İngilizce sözlüklerde kağnı veya at arabası ile yürümek, göç etmek, gitmek manalarına gelmektedir. Trekking tabiri ise doğada zorlu yürüyüşler için kullanılmaktadır. Doğal engellerle dolu bir arazi parçasını herhangi bir ulaşım aracı kullanmaksızın yürüyerek aşmak, uzun ve yorucu yürüyüş anlamına gelir.

Artemea Trekking Yolu

Hiking ve Trekking, outdoor aktivitelerinin en çok bilinen ve en hafif türleridir. Hiking günübirlik ve kolay doğa yürüyüşü iken trekking bunun biraz daha zor, uzun ve engebeli arazide yapılanına denilmektedir. Hiking daha çok stabilize yollarda, patikalarda, orman içi açılmış ve düzenlenmiş yollarda yapılan yürüyüş iken trekking yoldan çıktığın, doğanın zorluklarıyla mücadele etmeye başladığın yapılan yürüyüştür.

Hiking yukarıda da açıklandığı gibi çoğunlukla grup halinde belli bir rotada yapılan yürüyüşler için kullanılırken, trekking aktivitesinin anlamına zorlu koşullar, doğada uzun vakit geçirme, doğada kamp kurma, hayatta kalma, su yolları aşma.. vb gibi daha zor durumlar girmektedir. Hiking yolda yapılır, trekking yoldan çıktığın anda (astray) başlar.

Türkiye’de Hiking ve Trekking

Outdoor sektörü içerisinde çok önemli bir yere sahip olan hiking ve trekking aktiviteleri bütün dünyada yaygın olarak yapılmakta ve turizme büyük katkılar sağlamaktadır. Yabancı internet sitelerinde ve ülke tanıtımlarında hiking rotaları trekking yolları önemli yer kaplamaktadır. Uluslararası yayınlanan birçok yürüyüş rotası tanıtımlarında Türkiye’den sadece Likya yolu girmektedir. Ancak kavimler göçünün en önemli yollarından birisi olan Anadolu coğrafyası, tarihi, kültürel geçmişi ile onlarca yürüyüş yoluna sahiptir.

Artemea Trekking Yolu

Türkiye’de yerel düzeyde onlarca trekking ve hiking kulübü bulunmaktadır ve bu gruplar genellikle facebook üzerinden görünür durumdadır. Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak en önemli amaçlarımızdan birisi yerel düzeyde faaliyet gösteren doğa sever ve outdoor aktivistlerinin iletişim noktası olmaktır. Bu noktada yerel trekking gruplarının tamamıyla etkileşim içinde olmaya ve aktivitelerini duyurmaya çalışıyoruz.

Bu yazımızda Balıkesir’den bize ulaşan ve 250 km’lik büyük bir yürüyüş yolunu ortaya çıkarmaya çalışan “Artemea Yolu” proje ekibinden temin ettiğimiz bilgileri yayımlıyoruz. Outdoor severler olarak proje koordinatörüne ve ekibine başarılar diliyor, bizlere sağladığı bilgiler için teşekkür ediyor ve en kısa sürede Balıkesir’de uzun ve zorlu bir trekking yapabilmeyi umuyoruz.

ARTEMEA YOLU TANITIMI

Artemea Yolu

  • Artemea Yolu Proje Gurubu, ’’Artemea Yolu – Artemea Trail” projesi’ Koordinatörü Mete Dinç, Balıkesir Gönen ilçe sınırları içinde kalan Yürüyüş yoluna ilişkin bilgiler verdi.
  • Artemea Yolu; Balıkesir’in Gönen ilçesi sınırları içinde kalan 276 km. uzunluğunda  uluslararası nitelikli bir doğa yürüyüş yoludur. ‘’Artemea’’ Gönen’in antik çağlardaki adı olup ‘’Artemis’in ülkesi’’ anlamına gelmektedir.
  • Yol; Kuzeybatıdan, Kınalar köyünden başlamakta ve Gönen’in güneyindeki dağları dolaşarak doğuda Saraçlar köyünde son bulmaktadır. İşaretleme sistemi grande randonnee, renkleri kırmızı beyazdır. Yolun henüz 135 km. lik bir bölümü işaretlenmiş olup, 2021 sonbaharında tamamlanması planlanmaktadır.

Artemea Yolunun Özellikleri;

  1. Bölge çok zengin bir floraya sahiptir. Kayın, meşe, çam ve kestane ormanlarının yanı sıra kısmen makilik alanlarda mevcuttur.
  2. Çok zengin su kaynaklarına sahiptir. Yolun yaklaşık 100 km. lik bir bölümü orman içerisinden akan, harika manzaralı nehir / dere yataklarından geçmektedir. Pek çok şelale mevcuttur. İçme suyu da son derece boldur. Yolun pek çok parkurunu 0,5 – 1 lt. su ile yürümek mümkündür.
  3. Yolun üzerinde güven içinde kamp yapılabilecek, harika manzaralara sahip pek çok kamp alanı mevcuttur.
  4. Lojistik destek imkanları çok fazladır. Kendinizi tamamen izole olmuş hissedeceğiniz yoğun ormanlarda yürürken bir anda karşınıza çıkan dağ köylerinde pansiyon/otel konaklaması hariç pek çok temel ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. (Kamp kurmak dahil)
  5. Yol son derece güvenlidir. Bölgede büyük yırtıcı yoktur. Suç oranı hemen hemen yok denebilecek seviyededir. Cep telefonları çok az bir bölge hariç hemen hemen her yerde çekmektedir. Su kaynaklarının çok bol olması nedeniyle dehidrasyon tehlikesi yoktur. İklim ılımandır.
  6. Yol üzerinde, açık havada üzerinize kar, yağmur yağarken kaplıca keyfi yapma imkanı da mevcuttur.
  7. Yol üzerinde mevsimin göre, elma, ahlat, erik, dağ çileği, böğürtlen gibi pek çok meyvayı yiyebilmek mümkündür.
  8. Yol, doğa yürüyüş tecrübesi çok fazla olan ve ülkemizdeki pek çok doğa yürüyüş yolunu yürümüş gönüllü bir ekip tarafından hazırlanmaktadır. Bu nedenle doğa yürüyüşçülerinin karşılaştıkları sorunları minimum seviyede tutmak için büyük gayret gösterilmektedir. Bunun en önemli adımı olarak, işaret arama sorununu çözmek için çok yoğun bir işaretleme yapılmakta, özellikle yol ayrımları kargaşaya meydan vermeyecek şekilde işaretlenmektedir. Yürüyüşçüler çok iyi işaretlenmiş, GPS’e ihtiyaç duymayacakları bir yürüyüş yolunda yürüyeceklerdir.
  9. Bölgeye ulaşım çok kolaydır. Özellikle bu sporun nüfusu nedeniyle en yoğun olarak yapıldığı Marmara bölgesinin tam ortasında yer almaktadır. İstanbul, Bursa gibi büyük şehirlerden 2 saatte ulaşmak mümkündür.
  10. Yolun geçtiği köylerde, erkekler ile kahvehanelerde, kadınlar ile evlerde toplantılar düzenlenerek, yürüyüş yolu ve gelecek yürüyüşçülerin ihtiyaçları konusunda bilgilendirme yapılmaktadır.
Balıkesir Artemea Trekking Yolu

Artema Yürüyüş Yoluna İlişkin Bilgiler:

Gönen doğa yürüyüş yolu, gönen’in kuzey batısından (kınalar köyünden) başlayacak ve tüm gönen güneyindeki dağlardan geçerek, doğu’da (küpçıktı köyünde) sona erecektir. Mesafesi yaklaşık 250 km.’dir ve uluslararası nitelikte bir yürüyüş yolu olacaktır. (yola ilişkin web sitesi Türkçe – İngilizce – almanca dillerinde olacaktır)

Yürüyüş yolu biri yeniceye ait olmak üzere (yalıoba köyü) 40 köyden geçecektir.

  • Proje temel olarak 3 ana başlık altında yürütülecektir.
  • 1.Yürüyüş yolunun fiziki olarak ortaya çıkarılması
  • 2.Yürüyüş yolunun tanıtımı
  • 3.Yürüyüş yolunun idamesi

Artema Yolu Tanıtım Projesi

Yürüyüş yolunun fiziki olarak ortaya çıkarılması:

Yürüyüş yolunun geçeceği rotaların belirlenmesi (rotalar, 7 yıllık bir süreçte belirlenmiş olup, denizkent kınalardan başlayıp, tüm gönen güneyince devam etmekte ve küpçıktı bölgesinde son bulmaktadır. Toplam mesafesi 250 km.dir ve 40 köyden geçmektedir)

Balıkesir Artemea Trekking Yolu
  • Rehber kitaba esas verilerin derlenmesi
  • gps kayıtlarının çıkarılması
  • su kaynaklarının belirlenmesi
  • kamp alanlarının belirlenmesi
  • lojistik destek imkanlarının belirlenmesi (konaklama, market, çamaşırhane vb.)
  • iletişim imkanları
  • doğal yaşama ilişkin verilerin derlenmesi
  • Yürüyüş yolunun uluslararası işaretleme sistemi “grand ran donee” ile işaretlenmesi
  • İşaret tabelalarının dikilmesi
  • Yürüyüş yolu rehber kitabı ile web’inin hazırlanması (web 3 dilde hazırlanacak Türkçe – İngilizce – Almanca)
  • Yürüyüş yolunun tanıtımı

Ayrıca Balıkesri’de Şahinderesi Kanyonu’nda da trekking, hiking ve kampçılık yapabilirsiniz. Diğer outdoor, hiking, trekking, dağcılık, kampçılık…kulüpleri her türlü tanıtım ve etkinlik duyuruları için iletişim sayfamızdaki bağlantılardan bizimle iletişime geçebilir.

Bütün outdoor aktivitelerinde güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video doğru eğitim ve deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi kendiniz ön planda tutun. Her durumda doğadan taraf olun.  Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Aşağıdaki düğmelerden “BEĞEN“ tuşuna basarsanız mutlu oluruz. Yazımızı “PAYLAŞ“ butonuyla paylaşırsanız bizi motive edersiniz.

Doğa Yürüyüşü 3 / En Güzel 30 Yürüyüş Rotası

Hiking Rotaları Nasıl Ortaya Çıktı:

Doğa yürüyüşünün amacı nedir? Doğa yürüyüşlerinde neleri hedeflemeliyiz? Doğa yürüyüşü nasıl yapılır? Gibi soruların cevapları üzerine düşünmeye ve yazmaya devam ediyoruz. Hiking spor amaçlı doğa yürüyüşüdür. Bu yürüyüşün yapılacağı önceden belirlenmiş parkuru ya da yürüyüş esnasında belirlenen bir rotası olmalıdır. Hiking boş ve amaçsız yürüyüş değil kişisel ya da küçük de olsa bir hedef içeren doğa yürüyüşüdür.

Hiking de hedefler zaman, mesafe veya ulaşılacak nokta odaklı olabilir. Zaman hedefli hikingde yürüyüşçü 2-3-4 veya daha fazla saat yürümeyi kendisine hedef seçer ve zaman odaklı olarak doğa yürüyüşünü yapar. Mesafe hedefli doğa yürüyüşünde ise yürüyüşçü kendisine km bazında bir hedef tayin eder ve 4-5-6 km veya daha fazla mesafeyi zaman şartına bağlamaksızın yürür. Benim şahsi tecrübelerim içinde 12, 13 km’lik yürüyüşler bulunmaktadır. Uzun yürüyüşler insana gerçekten zevk, haz ve mutluluk verir.Ulaşılacak nokta/menzil odaklı yürüyüşlerde ise önemli olan zaman veya km değil menzildir. Önceden belirlenen rotalarda kulüp ve guruplarca yapılan hiking ve trekking etkinlikleri çoğunlukla varış noktası odaklı yürüyüşlerdir.

Dünyada ve Türkiye’de hiking ve trekking çoğunlukla öncen belirlenmiş rotalarda yapılmaktadır. Özellikle facebook, instangram ve sosyal medyanın yaygınlaşması sonrası bazı rotalar ve menziller ilgi görmüş ve birçok kişinin doğa yürüyüşü yaptığı moda parkurlar ortaya çıkmıştır.

En İyi Doğa Yürüyüşü Parkurları:

Peki dünyada en iyi doğa yürüyüşü parkurları nelerdir? En iyi trekking parkurları, en güzel hiking rotaları neredir? En iyi Trekking rotaları nelerdir? Bu yazımızda dünyada popüler olan rotalardan bahsedeceğiz.

20. yüzyılın sonlarında, resmi ve gayri resmi uzun mesafe rotalarında bir artış olmuştur. Bu da yürüyüşçülerin artık uzun mesafeli bir yol ve patikaları kullanmaya başlamalarına sebep olmuştur. Günümüzde uzun mesafeli yürüyüşler (yürüyüş turları) genellikle korumaya alınmış ulusal parklarda ve belirlenmiş rotalarda yapılmaktadır.

Özellikle İngiltere ve Galler’deki Ulusal parklar ve içlerinde bulunan yaya yolları, (İsveç ve ABD’de bulanan ulusal yürüyüş/gezi yolları, Fransa, Hollanda, Portekiz ve İspanya’daki uzun mesafeli parkurlar popülerlikleriyle öne çıkmaktadır. Avusturya, Slovenya, İsviçre, Almanya, Fransa ve İtalya Alplerinde, kapsamlı bir dağ kulübeleri sistemi kullanılarak ‘kulübeden kulübeye’ yürüyüş turları bulunmaktadır.

Dünyada uzun mesafeli yolların ilk örnekleri, Amerika’daki Appalachian Gezi Yolu (Appalachian Trail) ve İngiltere’deki Pennine yollarıdır (Pennine Way).

Bunların yanında Kanada, Avustralya, Yeni Zelanda, Nepal ve daha az sayıda da olsa Türkiye, İsrail ve Ürdün gibi diğer ülkelerde önemli ve popüler doğa yürüyüşü parkurları bulunmaktadır.

Asya’da Büyük Himalaya Yolu, Himalayalar boyunca bir yoldur. Yolun orijinal konsepti, Nepal’in doğu ucundan batı ucuna kadar toplamda yaklaşık 1.700 kilometredir.  Düzenlenen yeni yollar ile Nepal’in dağlık bölgesinin daha az keşfedilmiş turizm noktalarını birbirine bağlanması planlanmaktadır.

Latin Amerika’da Peru İnka Yolu, Şili Patagonya parkuru ve Afrika’da da Tanzanya’da bulunan Kilimanjaro Dağı çeşitli doğa yürüyüşü parkurları ve yolları bulunmaktadır. Hindistan, Malezya, Çin, Japonya, İran ve Rusya’da hiking destinations/ doğa yürüyüşü parkurları bulunmaktadır. 

Dünyanın 30 En İyi Yürüyüş Parkuru:

1.            İngiltere / Pennine Way

Derbyshire Peak District’ten İskoçya sınırlarına kadar 428 mil uzanan Pennine Way, Birleşik Krallık’ın en ünlü uzun mesafe yoludur. Yürüyüşün tamamı, Hadrian Duvarı’nın antik sınırını geçmeden ve İskoçya’ya doğru ilerlemeden önce, Manchester’ın doğusundaki vahşi bozkırların üzerinden ve resimli kartpostal Yorkshire Dales’in içinden geçerek yaklaşık üç hafta sürer. Açık hava fanatikleri, kamp meraklıları ve harika İngiliz havasının değişkenlikleriyle başa çıkabilecekler için en iyi ve popüler yürüyüş yoludur.

2.            İspanya /Camino de Santiago de Compostela

Tek bir yolu takip etmek yerine, Aziz James Yolu olarak da bilinen Camino, aslında hepsi Santiago de Compostela’daki katedraldeki elçi St. James’in tapınağında biten bir dizi farklı hac yoludur. En popüler modern rota, Kuzey İspanya boyunca Fransız Pireneleri’nden geçen bir çizgiyi takip ediyor.

Bazıları yol boyunca manastırlarda kalmayı tercih ederken, pek çok operatör otelde konaklama ve bagaj transferleri sunuyor. Pura Aventura, Galiçya’dan geçen, butik hanlarda konaklayan ve her gün gönderilen çantalarla 11 günlük bir geziye sahiptir.

3.            Amerika Birleşik Devletleri / Appalachian Trail

2.200 mil boyunca uzanan Appalachian Trail, dünyadaki en uzun yürüyüş yolu olarak bilinmektedir.

Georgia’daki Springer Dağı’ndan Maine’deki Katahdin Dağı’na kadar uzanıyor ve Amerika Birleşik Devletleri’nin en uzak eyaletlerinin bazılarından geçiyor.

Bu rota, ya sonsuz tatil ödeneğine sahip olanlar ya da klasik bir rotanın küçük bir kısmını yapmak isteyen yürüyüşçüler için bir girişim olduğu anlamına gelir.

İyi işaretlenmiş yollar ve kamp alanları, tek başına üstesinden gelinebileceği anlamına gelir. Ancak konfora meraklı olanlar, parkurdaki en iyi manzaralardan bazılarına ev sahipliği yapan Virginia’daki muhteşem Shenandoah Ulusal Parkı’nda önceden rezerve edilmiş orman evi ve paketli öğle yemeği sunan şirketleri kullanabilir.

4.            Japonya / The Basho Wayfarer

Japonya, çok sayıda antik patikaya, birbirine bağlı tapınaklara ve şehirlere sahiptir. Bu kendi kendine rehberli gezi, şair Matsuo Basho’nun 300 yıl önce izlediği bir rotayı takip ediyor. Altı günlük yürüyüş Sendai’de başlar ve Natagiri dağlarına gitmeden önce UNESCO Dünya Mirası Hiraizumi ve antik Dewa Kaido yolu boyunca kayın ve kiraz ormanlarıyla geçerek kuzey Tohoku bölgesinden geçer. Yamadera tapınağında bir araya gelip bitirilir.

5.            Arjantin / Refugio Frey and Cerro Catedral

Arjantin’in Göller Bölgesi’ndeki Bariloche çevresindeki bölge, birkaç çarpıcı yürüyüşe ev sahipliği yapmaktadır. Ancak sınırlı zamanı olanlar için, Refugio Frey ve Cerro Catedral’e bir günlük yürüyüşü geçmek zordur.

Villa Catedral’e giden bir otobüs, geniş, iyi işaretlenmiş bir yolun başlangıcında durur ve ağaçların arasından geçerek ağaçların arasından geçerek muhteşem, yükselen zirveler dünyasına girer. Gözü pek ziyaretçiler, ya kulübede ya da arazisinde kamp yaparak Refugio Frey’de kalabilir.

6.            Fas / Toubkal Dağı

Kuzey Afrika’nın 4,167 metrede en yüksek zirvesi, Toubkal Dağı’nın tepesine yapılan bir yürüyüş, yüreksizler için değildir. Yukarı doğru giden yol, Sidi Chamharouch’daki tapınaktan aniden yükselmeden önce kuru bir nehir yatağının üzerinden geçerek Imlil köyünden yükselir ve büyük bir dağ kulübesine doğru devam eder. Burada bir gecede geçirdikten sonra yürüyüşçüler kramponları giyerler ve Atlas Dağları’nın açıldığı ve manzaraların durmak bilmediği zirveye doğru karla kaplı alanı kurarlar.

7.            Çin / Çin Seddi

Badaling’in turistik etkin noktasında Çin Seddi’nde yürümek stresli bir deneyim olabilir, kalabalıklar ve seyyar satıcılar onu neredeyse dayanılmaz hale getirir.

Pekin’in 140 mil kuzeydoğusunda bulunan Jinshanling, bu gerçek Çin ikonunun dik, dolambaçlı ve nispeten zarar görmemiş bir bölümünü keşfetmek için mükemmel bir fırsat sunuyor.

Simatai’deki duvara giden rota kapalıdır, ancak bu bölüm boyunca ileri geri yolculuk, gerçekten muhteşem manzaralara sahip yorucu bir egzersiz yapar. Pekin’deki oteller turlar ve transferler düzenleyebilir.

8.            Hong Kong / Ejderha Sırtı

Hong Kong, yükselen gökdelenleri ve dar sokaklarıyla tanınıyor olabilir, ancak anakara ve adalar, en ünlüsü Ejderhanın Sırtı olan sayısız yürüyüş parkuruyla doludur. Hong Kong şehir merkezinden otobüsle kolayca ulaşılan yol, Shek O Peak’i beyaz kumlu plajlar, yemyeşil tepeler ve tropikal adalar üzerinde manzaralarıyla ölçeklendirmeden önce, Shek O Yolu üzerindeki gölgeli bir ağaç tünelinde başlıyor. Rota, yürüyüş sonrası dalış için mükemmel olan ılık suları olan Big Wave Koyu’ndaki plajda sona eriyor.

9.            İrlanda / The Dingle Yolu

111 mil boyunca uzanan Dingle Yolu, İrlanda’nın güney batısındaki vahşi County Kerry’nin derisinin altına girmenin en iyi yolunu sunan dairesel bir yoldur.

Tralee kasabasından başlayarak, saat yönündeki yol, boreens olarak bilinen dar yolları takip eder, Inch Strand’da geniş kum taramasına girer, Dingle kasabasının dışındaki uçurumlardan geçer ve en yüksek zirve olan Brandon Dağı’nın kenarına doğru ilerler.

10.            Butan / Trego La Trek

Resmi adı Butan Krallığı olan Bhutan, Doğu Himalayalar’da yer alır. Batısında ve güneyinde Hindistan, kuzeyinde Çin ile komşudur. Butan’ın görece erişilmezliği ve turist geçişlerine olan ihtiyaç, parkurlarının bozulmamış ve keşif için olgun olduğu anlamına geliyor. Haa Vadisi’ndeki Tergo-La Trek, ülkenin daha az bilinen rotalarından biridir. Butan tur operatörü Blue Poppy’nin bu rehberli yürüyüşü, dünyanın üçüncü en yüksek zirvesi olan Kanchenjunga manzarasına sahip, huzurlu orman yollarından ve vahşi dağ yollarından geçerek 3.500 metreden 4.135 metreye yükseliyor. Yak çobanları kampları ve uzak köyler, başka bir dünyada olma hissine katkıda bulunur.

11.           Amerika Birleşik Devletleri / Tahoe Rim Gezi Yolu 

Tahoe Rim Havzası çevresinde 165 millik bir döngü olan bu ikonik parkur 1981’de kuruldu ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki en iyi yürüyüşlerden biri olarak kabul ediliyor. Kaliforniya ve Nevada’yı birbirine bağlayan topraklarda altı ilçeden ve dört ulusal ormandan geçen Tahoe Rim Trail, Sierra Nevada ve Carson sıralarını keşfetmenin en iyi yoludur.

Gözü pek gezginler, en iyi Temmuz ve Eylül ayları arasında yapılan 11 günlük bir gezide bir çadır toplayıp doğaya geri dönebilirler.

12.           Ermenistan / İpek Yolu

Kolayca gözden kaçan Ermenistan, Avrupa’nın en iyi yürüyüş parkurlarından bazılarına sahiptir. 11 günlük Ermenistan ve İpek Yolu gezisi, UNESCO tarafından koruma altına alınan Sanahin ve Haghpat manastırlarını birbirine bağlayarak, kireçtaşı tepelerinden ve yemyeşil ormanlardan geçerek vahşi Geghama Dağları’nda yürüyüş yapma imkanı sunar.

13.           Avusturya ve Almanya / Lechweg Yolu

Bavyera’nın Fussen kasabasından başlayan bu dokuz günlük rota, Lechweg nehrini Avusturya’nın Vorarlberg eyaletindeki kaynağına kadar takip ediyor. Almanya, Bavyera Kralı II. Ludwig’in kraliyet kalelerini ve kristal berraklığındaki gölleri geçen parkur, yemyeşil çayırlar, turkuaz su ve dağ keçisi ile korunan bir alan olan Tiroler Lech Ulusal Parkı’ndan geçiyor. Yol kendi kendine yönlendirilse de, Walks Worldwide konaklama ve yemek ayarlayabilir, bu da ziyaretçilerin yalnızca her sabah botlarını ve sırt çantalarını giyme konusunda endişelenmeleri gerektiği anlamına gelir.

14.           Hindistan / Himalayalar, İndus Vadisi

Bir Himalaya yürüyüşü her zaman büyülü olsa da, İndus Vadisi’ndeki bu üç günlük uzak gezinti biraz dayanklılık ister. Lüks operatör Shakti Himalaya’nın bölgeye yedi günlük güzergahının bir uzantısı olan yürüyüş, Moncarmo köyünden ayrılıyor ve Matho Phu ve Shang Phu’ya gidiyor. Phu, yaz meraları olarak tercüme edilir, yani bu yemyeşil zemin, çevredeki zirvelere ve buzullara bakarken keyifli bir yürüyüş sağlar. Gezi, rahat bir gece uykusu için her akşam kubbe çadırlarının kurulduğu yerel çay evlerinde durakları içerir.

15.           Uganda / Bwindi İmpenetrable Ormanları Gorilla Trekking

Yaban hayatı yürüyüşleri, bölgenin dağ goril nüfusu ile yakından ve kişisel olarak uyanabileceğiniz Uganda’nın Bwindi Aşılmaz Ormanı’na yapılan bir geziden daha etkileyici olamaz. Sarı Zebra Safarileri, daha geniş bir güzergahın parçası olarak, insanların varlığına alışkın gorillerle tanışmak için ziyaretçilerin ormanda yürüyüşe çıktıkları yürüyüşler sunar. Gruplar tipik olarak sekiz kişiyle sınırlıdır.

16.           Kanada / West Coast Yolu 

Kanada’nın vahşi doğası ve büyüklüğü, gerçekten şaşırtıcı yürüyüş parkurları ile kutsanmış olduğu anlamına gelir. Klasik West Coast Trail , Bonilla Point’teki çarpıcı okyanus manzarası ve Owen Point’teki erişilebilir deniz mağaraları ile güney Vancouver Adası çevresinde 76 millik bir alanı kapsıyor.

Yürüyüş, merdivenleri tırmandırmayı, nehirlerden geçmeyi ve çamurlu parkurlarda savaşmayı içerir, ancak muhteşem açık arazide kamp yapabilme imkanı sunar. Kendi kendine rehberlik etmelerine rağmen, yürüyüşçülerin yılın başında parkurda yer ayırmaları gerekir ve alanlar oldukça kısıtlıdır.

17.           İtalya / Maira Vadisi, Percosci Occitani

Cottian Alpleri boyunca uzanan bir antik patika ağı, Percorsi Occitani’de bir yürüyüş, zamanda geriye gitmek gibidir. Maira Vadisi’nin uzaklığı onu kuzey İtalya’nın en bozulmamış köşelerinden biri haline getirirken, birçok yerli hala Oksitan dilini konuşuyor. Mezraları ve köyleri birbirine bağlayan bu dokuz günlük kendi kendine rehberli rota, geleneksel dağ sığınaklarında konaklayarak, yeşil vadilere dalarak bölgenin daha zorlu tepelerinden bazılarını ölçeklendiriyor.

18.           Peru / Lares ve Kraliyet İnka Yolu

Macchu Picchu’ya giden İnka Yolu, tartışmasız Güney Amerika’nın en büyük yürüyüşlerinden biridir. Aynı zamanda, bu mükemmel alternatifin devreye girdiği yer olan zaman zaman taşma da hissedebilir.

Lares bölgesinde üç günlük rehberli bir yürüyüş olan Lares ve Royal Inca Trail , yükselen Veronica Dağı’na bir göz atma şansı ile Andean ormanlarında, Huchayccasa geçidinde ve Huacahuasi köyünde eski bir İnka yolunu takip ediyor.

Yürüyüşçüler, bir kez bittiğinde, İnka Yolu’na giden bir trene binebilir ve bulut ormanının içinden ve ünlü kalıntılara doğru son süreç işlemini tamamlayabilir.

19.         Kosta Rika / Monteverde Bulut Ormanı Koruma Alanı

Kosta Rika’nın zengin biyolojik çeşitliliği, en iyi Monteverde’nin yüksek bulut ormanlarında keşfedilir. Rezerv, bölgenin çarpıcı kuş yaşamını ve florasını çok günlük bir yürüyüşe çıkmak zorunda kalmadan yakından görme şansı ile kolay bir yürüyüşe meraklı olanlar için ideal olan bir dizi iyi işaretlenmiş yola sahiptir. Orkideler, eğrelti otları ve yosunlar, ağaçların üzerinde uçmakta olan parlak renkli bir quetzal görme şansı ile bol miktarda bulunur.

20.          Türkiye / Likya Yolu

Fethiye’den Antalya’ya kadar Türkiye’nin güney sahilinde 300 millik bir alanı kaplayan Likya Yolu, yürüyüşçülere eski Likya krallığını keşfetme şansı veriyor. Sidyma antik kentinden ve hayalet kasaba Kaya’dan geçen rota, uzun bir günlük yürüyüşün ardından serinletici bir dalış şansı ile suya açılıyor. Rota iyi işaretlenmiştir ve rehber olmadan takip edilebilir.

21.         Arnavutluk ve Karadağ / Balkan Dağları

Alpler, klasik Avrupa yürüyüşleriyle ünlü olsa da, Balkanlar’ın güzel dağları, kalabalıktan uzaklaşmayı tercih edenler için mükemmel bir alternatif oluşturuyor.

2.487 metrede Karadağ’ın en dikkat çekici zirvelerinden biri olan Kucki Kom, Komovi Dağları’nın muazzam manzaralarıyla ödüllendirilen zirveye tırmanışla tek başına gezmeye değer.

Daha uzun bir yürüyüşten sonra olanlar, Ramblers Holidays’in Karadağ ve Arnavutluk’un en iyi yürüyüş parkurları boyunca Kotor’dan başlayıp Tiran’da biten 14 günlük rotası için rezervasyon yapabilirler.

22.          Laos / Bulut Ormanı Yolu

Laos’taki Houaphan’ın ücra bölgesi, Çinhindi’nin son vahşi kaplanlarına ev sahipliği yapıyor. Asya’nın Bulut Ormanı Yürüyüşü , yürüyüşçülere, kamera tuzakları kurma ve izleme şansı ile bu yakalanması zor yaratıklara bir göz atma fırsatı veriyor.

Laos’un üçüncü en yüksek dağı olan Phou Louey’in zirvesine yapılan bu çok günlük rehberli gezi, bambu kulübelerde geceleme ve Poung Nied Salt Lick’te vahşi yaşamı izlemek için harcanan zamanı da içerir.

23.          Avustralya / Cape’den Cape’ye Track

Cape Naturaliste’deki deniz fenerinden başlayıp, Avustralya ana karasının en güneybatı noktası olan Cape Leeuwin’deki deniz fenerinde 76 mil ötede biten bu parkur, Avustralya’daki en güzel manzaralardan bazılarını görmenin en iyi yoludur. Yürüyüşçüler, rota boyunca kamp yapabilir veya Friends of the Cape’den Cape Track’e konaklama ayarlayabilir. Cape Cape Track rota iyi terminalini, ancak kılavuzları alan ve plajlarına ve ormanlar hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler için kullanılabilir.

24.          Şili / El Circuto

Yürüyüş: Buz gibi soğuk ve ıslak olabilir. Rüzgarlar saatte 100 km’nin üzerinde patlayabilir. Ancak Torres del Paine’nin Patagonya parkının muhteşem granit kulelerini, gıcırdayan buzulları, aynalı gölleri ve muhtemelen pumaları içine alan bir turu biraz havaya değer. Yürüyüş çok sert değil ve asla 1.200 metreyi geçmez.

Burada zor olan bu vahşi doğada çok uzun süredir devam etmektir – eğer bağımsız olarak trekking yapıyorsanız, bu taşıyacak çok şey vardır. Daha kısa, sadece çok az etkileyici bir versiyon olan W’yi (60 km; beş ila yedi gün) denenebilir.

25.         Ekvator / İngapirca Yolu

Yürüyüş: Peru’nun İnka yollarında tekeli yok – bu yürüyüş, bir zamanlar Cusco ve Quito’yu birbirine bağlayan Latin medeniyetinin Kraliyet Yolu’nun bir bölümünü takip ediyor; Ekvador’un Ingapirca’nın kale kompleksi Machu Picchu’nun kendi versiyonunda sona eriyor. Patika, buzlu dağların ve parıldayan lagünlerin üzerinden yüksek irtifa manzarasına sahip Andean páramo üzerinden uzanır. Yolda birkaç İnka harabesi var, ancak başka pek az şey var – sadece siz, katırcınız (önerilen ekstra) ve tarihin battığı yaylalar.

26.         Brezilya / Pati Vadisi

Dünyanın en iyi günübirlik yürüyüşü burada yapılabilir. Alternatifler için popüler bir mekân olan Vale do Capão’dan Guiné köyüne giden rota, yemyeşil Chapada Diamantina’nın en iyilerini barındırır.  Burada, Jurassic tarzı masa üstü dağları, bir Conan Doyle romanındaki gibi görünüyor. Bitki örtüsü yaygındır, şelaleler bol, yüksek yayla manzaraları geniş ve diğer insanlar azdır.

27.         Dominik Cumhuriyeti / Waitukubuli Yolu

Yerli Carib-Kalinago, adanın dağlık omurgasından sonra Dominica ‘Waitukubuli’ (‘vücudu uzun’) olarak adlandırılır. O halde, bu kıyıdan kıyıya yürüyüşün – Karayipler’in ilk uzun mesafeli parkuru – Dominika’nın bol yeşil ve volkanik olarak sarp topraklarında yılan gibi kıvrılan bu adı taşıyor. Yedi km ila 15 km arasında değişen 14 erişilebilir bölüme bölünerek, yürüyebilir veya etapları seçebilirsiniz: belki Morne Crabier’de yürüyüş (birinci bölüm), yüksek tepelerin ve kükürtlü havuzların etrafında gezintiler (dördüncü bölüm) veya Fort Shirley. Deniz meltemleri, mango ağaçları ve yerel Carib topluluklarıyla karşılaşmalar bekleyin.

28.          Guatemela / Cuchamanates Dağları

 Guatemala’da tırmanılacak birçok volkan ve etrafta dolaşacak göller var, ancak uzaktaki Cuchamatanes boyunca yapılan bu yürüyüş, en iyi seçenek. Sadece dört gün uzunluğunda, üç Maya dil bölgesini geçiyor ve yaklaşık 4.000 metreye ulaşıyor. Çiçeklerle kaplı ovaları, çam ormanlarını ve çorak platoları geçerken, bakış açıları uzaktan patlayan zirveleri görebilir. Aile yanında kalmak, yerel kültür hakkında da fikir verir.

29.         Meksika / Gümüş Patika

18. yüzyılda İspanyollar, Batopilas Kanyonu’nun derinliklerinde bulunan gümüş madenlerine erişmek için bir yol açtı. Bugün bu uzak yol yalnızca yerel Tarahumara Kızılderilileri (uzun mesafeli koşu yetenekleri ile ünlü), birkaç cesur yürüyüşçü ve yük taşıyan burrolar tarafından kullanılıyor. Burası sınır bölgesi, kayalık yamaçlarda yürüyüş, ormanlık geçitler, serin havuzlar ve mağaralar; Ayrıca yolda Tarahumara çiftçileriyle tanışma imkanı var.

30.Güney Afrika / Titsikamma Yolu

Güney Afrika’nın ilk resmi yürüyüş parkuru bir zevktir. Geçitler, fynboslar ve Tsitsikamma Dağları’ndan geçen rota test ediliyor, ancak her gece donanımlı bir kulübede sona ererken, bir hamal hizmeti yükünüzü hafifletebilir. Öne çıkan özellikler arasında Nature’s Valley’den okyanus manzaraları, Bloukrans River Gorge’a bakma ve bulbullardan ve çakır kuşlarından leoparlara kadar vahşi yaşam yer alıyor.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Yararlanılan Kaynaklar:

https://edition.cnn.com/travel/article/best-hiking-trails-world/index.html

https://www.wanderlust.co.uk/content/the-worlds-best-walking-routes/