Outdoor’un Sosyolojisi

Outdoor Sosyolojisi

Giriş:

Outdoor’un da sosyolojisi mi olur muymuş demeyin. Önceki yazılarımızda ülkemizde daha yeni sektör olma  aşamasına gelen outdoorun gelişmiş ülkelerde birer endüstri hakine geldiğini ve büyük ekonomik hacme sahip olduğunu açıklamıştık.

Dolayısıyla büyük ekonomik hacme ulaşan bir endüstrinin de sosyolojisinin olması ve katılanlar, aktivistler ya da paydaşlar hakkında araştırmalar yapılması da şaşırtıcı değildir.

Yeni yeni gelişen bir sektör olmasına rağmen outdoor çok hızlı gelişmekte ve toplumun hemen her kesiminden ilgi görmektedir. Bu yazımızda açıklaması sayfanın en altında olan bir yüksek lisans tezinden faydalanacağız.

Bu makalede verilen bilgiler bilimsel nitelikte ve çoğunlukla Batı kaynaklı olsa da outdoor üzerine düşünen ve outdoor etkinliklerine katılan bireyler için faydalı olacağını düşünüyoruz.

İlerde ülkemizde bu alanda daha birçok araştırma ve yayın yapılacağını şimdiden öngörmek mümkündür. Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak biz de bloğumuzda bu konuya yer veriyoruz.

Outdoor Sosyolojisi:

Sosyal medya platformlarında basit bir araştırma yaptığımızda ülkemizde sayıları binlerle ifade edilebilecek irili ufaklı birçok outdoor derneği, kulübü ve topluluğunun bulunduğunu görmekteyiz. Hiking, trekking, dağcılık, dalış başta olmak üzere outdoorun hemen bütün dallarına ait gruplar aktif olarak ülkemizde bulunmaktadır. 

Özellikle büyük şehirlerde yoğunlaşan outdoor kulüplerinin birçoğunun aktif olarak faaliyet gösterdiği, neredeyse her hafta sonu bir etkinlik yapılarak üyelerine katkı sağladığı görülmektedir. 

Bu topluluklar ve katılımcıları hakkında yapılmış bir araştırma veya incelemeye bugüne kadar rastlamadık. Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak belki ilerde böyle bir araştırma yapabiliriz.

Outdoor/doğa etkinlik ve aktivitelerine katılımı çok büyük ölçüde cinsiyet, yaş, meslek, ikamet yeri ve yaşam şekli gibi demografik değişkenler etkilemektedir. Outdoor’a katılan kişilerin demografik değişkenleri şunlardır:

Yaş

Hayat gidişatları içerisinde bireyler bazı serbest zaman etkinliklerine olan ilgilerini kaybedebilirler ve başka yeni etkinliklere ilgi duymaya başlayabilirler. Örneğin; çocuklar beysbol ve bilgisayar oyunları gibi daha karmaşık oyunları yönetebilecek yaşa eriştiklerinde saklambaç veya parmak boyama gibi basit oyunlardan vazgeçerler.

Bireyler evlendiklerinde ve anne-baba olduklarında serbest zamanlarını arkadaşlarıyla geçirmeyerek aile gezintileri için daha fazla zaman yaratmaya meylederler. 

Yaşlandıkça, fazla kuvvet gerektiren etkinliklerin oranını azaltırken daha az gayret gerektiren oyunların oranını arttırabilirler. Bazı yaşlılar ise seyir sporlarına olan ilgisi arttığı için aktif serbest zaman uğraşlarından tamamen vazgeçebilirler. 

Yaşlara göre gelişim ve değişimler:

 0–2 yaş: Bireysel oyunlar, ufkun genişlemesi, doğaya duyarlı olma,

2–3 yaş: Taklitçi ve yaratıcı oyun oynama,

3–4 yaş: Başkalarıyla beraber sosyal ve sembolik oyunlar, su ile tanışma

5–7 yaş: Aile ile yapılan aktiviteler, kas yapısının güçlenmesi 8–9 yaş: Büyük bir katılma ve başarma isteği

9–12 yaş: Takım sporları ve cinsiyete göre farklılaşan oyunlar 13–18 yaş: Gruptan etkilenme sosyal olmak ihtiyacı duyulan ve kabul edilen etkinliklere katılma, geçici zevkler

19–22 yaş: (Kimliğin oluşumu) yakın ilişkileri deneme, yüksek risk içeren aktiviteleri deneme

23–30 yaş: (içtenlik) fiziksel gücün doruk noktası, spora ve yüksek risk içeren aktivitelere aktif katılım

30–38 yaş: (Tesis etme) çift olarak katılma sosyal ve toplumsal etkinliklere katılma, çocukların prestij unsuru olarak kullanması

38–55 yaş: (İntibak) daha az fiziksel aktivite, daha çok doğal katılımcılar. Daha küçük ve aile gruplarına katılım

55–65 yaş: (Olgunlaşmak) kültürel ve yaratıcı aktiviteleri sevme. Doğaya geniş grupla katılım

65 ve sonrası yaşlar: (İhtiyar) kendi yaşındaki kişilerle etkinliği tercih etme,

Cinsiyet

Sadece erkek çocuklarının oyun şekilleri kızlarınkinden farklılık göstermez, yetişkin erkeklerin serbest zaman uğraşları da kadınlarınkinden farklılık gösterir. Dahası kadın ve erkek arasında serbest zamanın miktarı yönünden de belirgin bir fark bulunmaktadır.

Geçmiş nesillere göre kadınların statüsündeki birçok gelişmelere rağmen, kadınlar hala bütün dünyada rekreasyona katılım için daha az serbest zamana sahiptir. Kadınlar iş yaşamında yer almaya başlamış olsa da hala evlerinde erkeklere göre daha fazla sorumluluk altındadır. İşte bu nedenle erkeklere göre belirgin bir şekilde daha az serbest zamana sahiptir

Ancak, cinsiyetin rekreasyona katılımı üzerindeki rolü üzerine yapılan bir çalışma erkeklerin ve kadınların rekreasyona katılım ve rekreasyon davranışı yönünden birbirlerinden farklılıklarından çok benzerliklere sahip olduklarını öne sürmektedir.

Bununla birlikte bulgular kadınların erkeklere göre daha az çeşitlilikte genelde rekreatif etkinliklerinin tümüne, özelde açık alan etkinliklerine katılmaya eğilim gösterdiklerini ortaya koymakta, ancak daha çok kültürel ve aile merkezli etkinlikleri tercih ettiklerini ve avcılık, balık avlama gibi geleneksel anlamda daha çok erkeklere özgü olarak görülen açık alan rekreatif etkinliklerine daha az katıldıklarını ortaya koymaktadır.

Meslek ve Gelir

Birisinin mesleği ile hem sahip olduğu serbest zaman miktarı hem de katıldığı serbest zaman etkinlikleri arasında açık bir ilişki tespit edilmiştir. 1969 yılında yapılmış olan bir araştırma daha yüksek profesyonel meslekler ile meşgul olanların daha az itibarlı mesleklere sahip olanlara göre daha fazla çeşitlilikte serbest zaman etkinliklerine katıldıklarını bulmuştur. Daha sonraki yıllarda yapılmış olan bir çalışma bu durumu desteklemektedir.

Profesyonel mesleğe sahip olanların serbest zamanda harcamak için daha fazla paraya sahip oldukları ve eğitimleri süresince daha fazla uğraşıya yönlendikleri ortaya konulmuştur. Bunun yanı sıra el işi ile hayatını kazananlar, uzun alışma süresi ve bedensel yorgunluk nedeniyle daha az sayıda serbest zaman etkinliklerine katılırlar.

Meslek parametresi ile ilgili olarak meslek sahiplerinin, teknik büro ve beyaz yakalı çalışanların outdoor etkinliklere en çok rağbet edenler olduğu belirlenirken, çiftlik çalışanlarının, beden işçilerin, hizmet alanında çalışanlar ile outdoor/doğa aktivitesi alanında hizmet veren işletmelerin sahiplerinin en az rekreasyonel etkinliklere katılım gösterenler oldukları belirlenmiştir.

Outdoor Tüketim Alışkanlıkları

Bireylerin tüketim alışkanlıklarının belirlenmesi ve buna göre outdoor ürünlerin, işletmelerin daha etkin pazarlanması için stratejiler geliştirebilmek amacıyla benzer özelliklere sahip hedef pazar ve tüketiciler sınıflandırılmaktadır. Bu amaçla bireylere kişisel değerlerine ve hayat tarzlarına yönelik sorular sorulur. Amerika Birleşik Devletlerinde buna yönelik olarak 2,500 kişiye 43 soruluk bir çalışma yöneltilmiş ve sonuçta sekiz farklı hayat 61 tarzı oluşturulmuştur. Bu guruplar ve özellikleri aşağıda sıralanmıştır. 

Olanaklılar:

En fazla gelir seviyesine sahip olan bu guruptaki kişiler yüksek kaynakları nedeniyle kendilerini yetenekli, başarılı ve zengin olarak görürler. Kişisel görünümleri duygu, davranış ve kişiliklerini gösterir ve satın alma tercihleri hayatın zarif nesnelerine yöneliktir.

Uygulayanlar:

Bu guruptaki kişiler de yüksek gelir kaynaklarına sahiptir. İlkeli, sorumluluk sahibi ve iyi eğitim görmüş profesyonellerden oluşur. Evleri ve serbest zamanları hayatlarının merkezini oluştururken, dünyada olup bitenlere de duyarlı, yeni düşünce ve fikirlere açıktırlar. Yüksek gelirlerine karşılık uygulamaya yönelik pratik tüketicilerdir.

İnançlılar:

İlke odaklı olmalarına rağmen daha düşük kaynaklara sahip olan bu gurupta geleneksel markaları ve ürünlerini satın alabilecekleri tahmin edilen muhafazakâr insanlar bulunur. Aile, din, cemaat ve ülke merkezli bir hayat sürerler.

Başaranlar:

Yüksek gelir gurubundaki bu kişiler mevki veya makam odaklıdırlar. Bu guruptakiler işlerini iyi yaparlar ve aileleri ile birlikte olmaktan hoşlanırlar. Mevcut duruma ve yetkililere saygı duyan bu kişiler başarılarını meslektaşlarına gösterecek geleneksel ürün ve hizmetleri satın alırlar.

Çabalayanlar:

Makam odaklı olan düşük gelir düzeyine sahip temel kişisel özellikleri “Başaranlar” ile aynı olan kişilerdir. Ancak onlara göre daha düşük ekonomik, psikolojik ve toplumsal kaynakları bulunur. Kendilerini özendikleri kişilere göstermeye çabalarlar ve önem verdikleri bir tarzları vardır.

Deneyimliler:

Yüksek gelir düzeyine sahip eylem odaklı olan ortalama 25 yaşındaki tüketicilerdir. Genç yaşta olmaları sebebiyle fiziksel hareketlere ve toplumsal faaliyetlere çok önem verirler. Giyim kuşam, fast-food, müzik ve gençlere ait diğer alanlarda fazla para harcamaya isteklidirler. Özellikle yeni ürün ve hizmetleri satın almaya meyillidirler.

Yapanlar:

Eylem odaklı düşük gelir düzeyindeki bu kişiler kendi kendilerine yeten kişilerden oluşan guruptur. Aile, iş ve bedensel faaliyetlere ilgi duyan; ancak çevrelerindeki daha geniş dünyaya karşı pek de duyarlı olmayan kişilerdir. Pratik ve fonksiyonel ürünleri satın almaya meyillidirler.

Olanaksızlar:

En düşük gelir seviyesine sahip olan bu guruptaki kişiler kısıtlı kaynaklarla yaşamlarını devam ettirirler. 61 yaş ortalaması ile diğer guruplar arasında en ileri yaştaki kişilerin bulunduğu guruptur. Sınırlı kaynaklara sahip olmaları nedeniyle marka sadakatleri çok yüksektir.

İkamet Edilen Yer:

İnsanların serbest zamanlarını değerlendirme olanakları ve seçenekleri bulundukları coğrafi koşullara bağlıdır(doğu, güney, sahil, dağ, çöller veya ormanlar); büyük bir şehirde, banliyöde, kırsal alanda yaşamaları, parklara, oyun bahçelerine, kültür merkezlerine, seyir sporlarına, sinemalara, alışveriş merkezlerine ve doğa güzelliklerine yakınlıkları da bu olanakları ve insanların seçimlerini etkilemektedir. Bir çalışma kentlerde yaşayan insanların kırsal kesimde yaşayan insanlardan daha fazla rekreasyonel etkinliklere katıldıklarını bulmuştur.

 Bireyin içinde yaşadığı yerleşim birimi, gerek fiziki gerekse sosyal çevre özellikleri bakımından, onun serbest zaman aktivitelerine katılımında, aktivite şekilleri ve tercihlerinde önemli bir faktör olduğu ifade edilmektedir.

 Bireyin çocukluk dönemi toplumsallaşma sürecini geçirdiği yerleşim biriminin kırsal, kentsel veya büyük kent özelliği taşıması, bireyde; kırsal veya kentsel toplum değerleri ve normları ile oluşan davranış biçiminin gelişmesine neden olmaktadır. Yaşam aktiviteleri içinde yer alan serbest aktivitelerinin öğrenilmesi ve alışkanlıklarının kazanılması, öncelikle referans gruplarının (aile, akrabalar ve arkadaşlar) etkileşimi ile oluşurken, birey aynı zamanda içinde yaşadığı yerleşim biriminin fiziki özelliklerinden de etkilenmektedir.

Yaşam Stili:

Yaşam Stili veya yaşam tarzı insanların zamanlarını ve enerjilerini nasıl harcadıklarını (aktiviteler), yaşam çevrelerinde nelere önem verdiklerini (ilgi alanları), çevrelerindeki insanlar ve dünya hakkında neler düşündüklerini (fikirler) ortaya koyan bir yaşam biçimidir.

Yaşam kalitesinin arttırılması 2000’li yıllarda vurgulanmaya başlanmıştır. Kaliteli bir yaşam bireysel kaliteyi de arttırmaktadır. Batılı dünyada özellikle serbest zaman aktivitelerine aktif katılımın yaşam kalitesini arttırdığı ve sonuçta elde edilen faydalardan dolayı bu konuda daha fazla gelişim sağlanması hedeflendiği görülmektedir.

Birçok hastalık bireysel yaşam stilinin bir sonucudur. Sigara kullanımı, obezite, meslek, serbest zaman alışkanlıkları ve çevresel etkenler sağlık risklerini oluşturmaktadır. Açıktır ki her birey bu riskleri azaltarak kendi sağlığına katkıda bulunabilir. İnsanların nasıl yaşadıklarını tanımlamak için kullanılan yaşam stili de insanların outdoor tercihlerine ve bunları tüketim biçimlerine etki etmektedir.

En çok bilinen ve kullanılan “Değerler ve Yaşam Stili” (VALS-Values and Lifestyle Survey) ölçme yöntemidir. Stanford Araştırma Enstitüsü araştırmacıları Mitchell ve Springer tarafından 1980 yılında geliştirilmiştir.

Burada yaşam stili dört gruba ayrılmış ve her grup kendi içinde ayrıca özellikler itibariyle sınıflanmıştır. Bunlar;

İhtiyaç Odaklı Tüketiciler Yaşamaya Çalışanlar:

Herhangi bir outdoor/doğa etkinliğine katılabilmek için yeterli enerjiye, gelire sahip olmayan kişileri, yeterli enerjiye sahip olmama ihtimali olan ve serbest zamanlarını televizyon seyrederek geçiren çok fakir ve yaşı ileri insanları kapsar. Bu guruba girenler çoğunlukla yüksek bedensel hareket gerektiren etkinliklerde seyirci olarak dahi katılmazlar. Bu insanlar büyük ölçüde ailecek yapılan etkinlikleri tercih ederler. Maliyeti düşürmek amacıyla gurup halinde yapılan etkinliklere katılırlar. Uzun süre televizyon seyrederler ve çok sigara içerler.

Umut edenler:

Daha çok el işlerinde ve hizmet sektöründe çalışan balık tutmaya ve futbol maçına gitmekten; reytingi yüksek filmleri ve televizyonda dizileri, genele açık olan programları ve doğa programlarını seyretmekten hoşlanan insanlardır. Bu tür insanlar sinirlenmeye ve kavgaya meyillidirler.

Dıştan Yönlendirilen Tüketiciler Ait Olanlar:

Dizilerden ve romanlardan hoşlanıp, bahçe işleri ve pişirmek gibi daha çok ev ve aile etkinliklerinden hoşlanan bireyleri kapsar. Gıpta Edenler: Otuz yaşın altında olup da finansal durumlarını geliştiren, bowling oynamaktan; gece kulüplerinden ve oyun salonlarından hoşlanan; fastfood tarzı yemekten hoşlanan insanlardır. Başarılılar: Öğretmenlik, avukatlık ve mühendislik gibi mesleklerle uğraşan kokteyl içmekten ve seyahat etmekten hoşlanan insanları kapsar. Gazete ve dergileri takip ederler.

İçten Yönlendirilen Tüketiciler Ben Benimler:

Bu gruba giren bireyler daha çok herhangi bir etkinliğe katılmak için dıştan bir uyarıcıya ihtiyaç duymazlar. Çoğunlukla kendi yaşam alışkanlıkları doğrultusunda yapacakları etkinlikleri kendileri planlarlar. Egzersiz donanımları, bisiklet, kampçılık ve diğer rekreasyonel araç gereçleri edinmeyi isteyen, hareketli etkinliklerden hoşlanan ve yeni ilgiler geliştirmek üzere içsel bir yönlendiriciye sahip olan insanları kapsar.

Deneysel Yaşam Stili:

Canlı rekreatif etkinlikler arayan iyi eğitimli ve iyi kazançlı insanlardır. Yüzmekten, raket sporlarından ve kar kayağı yapmaktan hoşlanırlar. Yoga yapıp sağlıklı beslenirler ve sık sık sinemaya giderler, Avrupa yapımı otomobiller kullanırlar ve kendilerine ait yarış bisikleti ile kamp malzemelerine sahiptirler. Daha çok bireysel veya kapalı gruplarla (kendi arkadaş çevresiyle) aktivite yapmayı isterler. Sosyal Yönden Bilinçliler: Kendisini pek de ortalıkta göstermeye ihtiyacı olmayan, gönüllü çalışmalara ve sağlıklı açık alan etkinliklerine katılmaktan hoşlanan insanları kapsar. Bu insanlar zenginlik olarak yeterli düzeye ulaştıklarını hissederler. Bu guruptaki milyonlarca insan bisiklet, koşu, yüzme, yelken ve satranç gibi etkinliklere katılırlar.

Bütünleşmiş Tüketiciler:

Hem içsel hem de dışsal yönlendiricileri kazançlı ve güçlü olmak adına eşit olarak yaşayan; verilen bir durumda neyin daha uygun olacağına karar verebilme yetisine sahip, iş ve oyunu bir arada yürütebilen ve diğer insanlarla yakın ilişkiler kurabilen sosyal olarak olgun insanları kapsar. Birçok hastalık bireysel yaşam stilinin bir sonucudur. Sigara kullanımı, obezite, meslek, serbest zaman alışkanlıkları ve çevresel etkenler sağlık risklerini oluşturmaktadır. Açıktır ki her birey bu riskleri azaltarak kendi sağlığına katkıda bulunabilir.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

 Çoğunlukla yararlanılan Kaynak: Akdeniz Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü “Ayşe Kalkan”’ın hazırladığı “Açık Alan Rekreasyonu, Doğa Sporları Yapan Bireylerin Bu Sporları Yapma Nedenleri: Antalya Örneği” başlıklı Yüksek Lisans Tezi

“Outdoor’un Sosyolojisi” için 7 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s