Erciyes Dağına İlk Tırmanış

Outdoor Türkiye:

Türkiye’nin Outdoor Sayfası dağcılık kategorisinde yayınlarına devam ediyor.

outdoor türkiye
Outdoor Türkiye

Bu yazımızda Türkiye’deki Erciyes Dağı’na ilk tırmanan Türk dağcıların tırmanma macerasını yazacağız. Bu yazıyı temel olarak Adana Dağcılık Platformu adlı facebook sayfasından iktibas ettik. Önceki yazımızda Ağrı Dağına İlk Tırmanış anılarını, başka bir yazımızda da Ağrı Dağı’na yapılmış ölümlü kazalı tırmanışı yayınlamıştık.

Erciyes Dağına İlk Tırmanış

Erciyes Sütdonduran Kuzeybatı Rotası İlk Kış Çıkışı / 19-23 Mart 1967

Bundan 54 yıl önce bugün, yani 21 Mart 1967 tarihinde Erciyes Sütdonduran kuzeybatı kar-buz kulvarının ilk kış çıkışı üç kişilik bir Türk ekibi (Bozkurt Ergör, Sönmez Targan ve Yılmaz Özen) tarafından başarıyla gerçekleştirilmiştir.

Bu rotanın ilk kış tırmanışını gerçekleştirmek için 1967 yılının ocak ayında Bozkurt Ergör, İsmet Ülkeli ve Fadlı Turan’dan oluşan üç kişilik bir ekip girişimde bulunmuş; ancak kötü hava koşulları yüzünden bu deneme başarılı olamamış ve ekip 2500 metrelerden geri dönmek zorunda kalmıştır.

1967 yılının kış ayları tüm Türkiye’de çok olumsuz geçmektedir. Hava soğuktur, o yıl Erciyes’e her yıl yağdığından daha fazla kar yağmıştır. Mart ayına gelindiğinde kötü hava koşulları halen devam etmektedir. Ancak Türk Dağcılık Kulübü başkanı olan Bozkurt Ergör tırmanışı tekrar denemek istemektedir. Tırmanış davetini hali hazırda aynı kulübün asbaşkanlığını yürüten Sönmez Targan ile İTÜ’de asistanlık görevinde bulunan Yılmaz Özen kabul eder.

Ekip üyeleri Kayseri’de buluşur; sonrasında Hacılar’a geçerler. Hava açıktır ancak her yer karla kaplıdır. Ekip üyeleri, eşten dosttan temin ettikleri eski ve ilkel dağcılık malzemeleri ve donanımlarını asker torbasına benzer sırt çantalarına doldurur ve yöre halkının şaşkın bakışları arasında 19 Mart günü Sütdonduran Yaylasına doğru tırmanışa geçerler. Yükleri ağırdır, sırtlarındaki torbaların her birinin ağırlığı 30 kg. dan az değildir. Bu ağırlıkla aşağılarda oldukça yumuşak olan karda bata çıka 2300 metreye ulaşabildiklerinde hava kararmaya başlamış ve yükleri omuzlarını yara içinde bırakmıştır. İlk kampı buraya atarlar ve geceyi yetersiz uyku tulumları içinde titreye titreye geçirirler.

Bu arada bir yıl önce, yani 1966 yılında Hacılar Belediyesi o zamanlar bucak olan yerleşimin su ihtiyacını karşılamak için Sütdonduran ile Hacılar arasında su boruları döşemiş ve su yollarının yapımında çalışan işcilerin konaklayabilmesi için Sütdonduran Yaylasında bir kulübe inşa etmiştir. Ekip üyeleri Hacılar’dan ayrılmadan önce yaylada bir kulübenin olduğu bilgisini aldıklarından ertesi sabah, daha önce hiç görmedikleri ve ne durumda olduğunu bilmedikleri bu kulübede konaklayabileceklerini düşünerek zorunlu ihtiyaçları dışındaki tüm ağırlıklarını kampta bırakarak Sütdonduran Yaylasına doğru tırmanışa geçerler.

20 Mart günü ekip üyeleri yine yumuşak karda bata çıka akşam saatlerinde 2700 metre yükseklikteki Sütdonduran Yaylasına ulaşır. Ancak kulübenin kapıları kilitli ve pencereler kepenkle kapalıdır. Hava kararmaya başlamış ve hızla soğumaya başlamışlar. Ekibin kulübede konaklamaktan başka bir çaresi yoktur. Zorlayarak önce kepenkler açılır; pencerelerdeki demir parmaklıklar zorlanarak bir kişinin geçebileceği kadar esnetilir ve ilk olarak içeri giren en zayıfları Sönmez Targan olur. Targan içeriden kilidini kırarak kapıyı açar ve diğer ekip üyeleri içeri girebilir.

Kulübe iki odalıdır ve odanın birinde ranzalar ile bir soba vardır. Diğer odada ise yakmak için geven dikenleri stoklanmıştır. Ekip üyeleri bu konforlu ortamda 21 Mart gününü dinlenerek geçirirler.

Ekip üyeleri 22 Mart günü sabahın erken saatlerinde, saat 03.00 sularında tırmanışa geçer. Hava çok soğuktur. Ancak bu durum zemindeki karı sertleştirdiğinden ekip üyeleri oldukça hızlı ilerler. Ancak gün ağarıp, güneş yüzünü göstermeye başladığında kar sertliğini kaybeder ve ekip üyeleri zorlukla ilerlemeye başlar. Çoğu yerde bellerine kadar batan karda ilerlemeye çalışırken, kar blokları kırılmaktadır; bu da çığ riskini artırır. Bu koşullarda aralıksız 9 saat süren bir tırmanış sonrası saat 12.00 sularında ekip üyeleri zirveye ulaşmayı başarır ve bu rotadan Erciyes’in zirvesine başarıyla tırmanan ilk ekip olur. Ekip üyeleri çıkışlarını kayıt altına almak için zirve defterini ararlar ancak yoğun kar örtüsü altında zirve defterini bulmak mümkün olmaz.

Ekip üyeleri zirvede dinlenirken hava bozmaya başlar. Aşağılardan yükselen bir sis bulutu etraflarını kaplar ve yoğun bir şekilde kar yağışı başlar. Zaman geçtikçe kar yağışı tipiye döner ve göz gözü görmez hale gelir. Zirvede daha fazla kalmak imkansızdır ve gittikçe şiddetini artıran tipi altında ekip üyeleri geldikleri rotayı takip ederek inişe geçer ve akşam saatlerinde sağlıklı bir şekilde kulübeye ulaşırlar.

Geceyi kulübede geçiren ekip üyeleri daha sonra Kayseri’ye dönerler. Bu arada Kayseri dağcıların Erciyes’te kaybolduğu dedikodusu ile çalkalanmaktadır ve ekip üyelerini sağ salim görünce yetkililer derin bir soluk alırlar.

Ekip üyeleri İstanbul’a döner dönmez hemen dönemin Hacılar Belediye Başkanı Derviş Kilci’ye bir mektup yazarak yaptıkları tırmanışı, kullandıkları kulübenin kendilerine sağladığı faydayı; ancak içeri girmek için kulübeye verdikleri zararı ve zararı karşılamak istedikleri bilgisini verirler. Bir süre sonra Belediye Başkanı Derviş Kilci’den bir mektup alınır. Mektupta yazılanlar oldukça ilginçtir. Belediye başkanı özetle “Öncelikle gerçekleştirdikleri başarılı tırmanış için ekibi kutlamakta, bu başarıya katkıda bulunduğu için kulübeyi yaptırmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu, zararı karşılamak bir yana, binayı yıkmış olsanız bile bu başarıdan dolayı umurlarında olmayacağını…” yazılmıştır.

Dr. Bozkurt Ergör bu tırmanıştan kısa bir süre sonra Kayseri’ye tayin edilir ve yaklaşık 12 yıl Kayseri Devlet hastanesinde göz doktoru olarak çalışır.

Bu çıkışa ait haber “La Montagne et Alpinisme” dergisinin 1969/haziran sayısında yayınlanmış ve bu Türk dağcıların gerçekleştirdiği bir çıkışın yabancı dağcılık dergilerinde yayınlandığı ilk çıkış olmuştur.

(Bu yazı https://www.facebook.com/groups/934471636932818/ adresinden alınmıştır.)

Bütün outdoor aktivitelerinde güvenlik öncelikle sizin sorumluluğunuzdadır. Hiçbir makale veya video doğru eğitim ve deneyimin yerini alamaz. Özellikle outdoor ekstrem sporlarda kendi kişisel güvenliğinizden öncelikli olarak siz sorumlusunuz. Her zaman kişisel güvenliğinizi kendiniz ön planda tutun. Her durumda doğadan taraf olun.  Lütfen sadece okuduğunuz makale değil outdoor ve doğaya dair yayınlanmasını ve irdelenmesini istediğiniz her konu hakkında iletişim sayfamızdaki bağlantıları kullanarak bize yazın. Outdoor aktiviteleri ve macera turizmi hakkında en son bilgileri almak için sitemizi takip ediniz. 

Türkiye’nin Outdoor Sayfası

Aşağıdaki düğmelerden “BEĞEN“ tuşuna basarsanız mutlu oluruz. Yazımızı “PAYLAŞ“ butonuyla paylaşırsanız bizi motive edersiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s