Outdoor Türkiye:

Türkiye’nin Outdoor Sayfası Outdoor turizmine katkı sağlamak üzere yayınlarına devam ediyor. Önceki yazımızda macera turizminin tanımını yapmıştık. Türkiye’de bulunan milli parklarda sıklıkla yapılan aktiviteleri de okuyucuya sunmuştuk. Outdoor turizmi, doğa turizmi veya da macera turizmi olarak adlandırılan outdoor aktiviteleri Türkiye’de halihazırda bir sektör olarak anılmakla birlikte on yıllar içerisinde outdoor endüstrisine dönüşeceği yönündeki öngörümüzü birçok yazıyla belirttik.

Türkiye’nin Outdoor Sayfası olarak outdoor sektöründe faaliyet gösteren bütün bileşenlerin outdoor turizmi olarak adlandırılabilecek doğa turizmi / macera turizmine gerekli özeni göstermelerini ve turizmde global etik ilkeleri tanımasını ve uygulamasını ülkemiz adına bekliyoruz. Aşağıdaki yazı temel olarak Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Turizm İşletmeciliği Anabilim Dalı’nda Mahmut EFENDİ tarafından hazırlanmış “Yerli Turistlerin Paket Turlarda Yapmış Oldukları Etik Dışı Davranışların Belirlenmesi Ve Bu Davranışlara Yönelik Etik Kodlar” başlıklı teze dayanmaktadır.

Dili fazlaca akademik olan ve okunmasının zor olacağını düşündüğümüz bu yazı Turizm ve Etik /1 başlıklı yazımızın devamı niteliğindedir. Dili ağır ve akademik olsa da Türkiye’nin Outdoor sitesi sloganıyla yayımlanan sitemizde bulunmasının zorunlu olduğunu düşündüğümüzden yazıyı dizi yazısının parçası olarak yayınlıyoruz. Doğrudan outdoor aktivitesi veya dopa sporları ile ilişkisi olmasa da sonuçta turizm etiği kavramı outdoor etiğini de içerisine aldığı ve kapsadığı için outdoor sitesinde böyle ağır yazıların bulunmasının mahsuru olmadığını düşünüyoruz. Sonuçta outdoor turizmi, doğa turizmi, aktivite turizmi, ya da macera turizmi denilen outdoor aktiviteleri de birer turizm aktivitesi olmaktadır ve turizm etik ilkeleri outdoor turizmini de bağlayıp etkilemektedir.

Turizm ve Etik:

Etik Duyarlılık Ne Demektir?

Etik duyarlılık, bir kişinin belirli bir durumun etik içeriğini tanımlama kabiliyetine işaret eder. Bazı bireylerin, davranışlarının etik dışı niteliği bilgisine rağmen etik olmayan faaliyetlerle meşgul oldukları açıktır. Ancak bazı insanlar etik dışı davranmayı seçtikleri için değil, belirli bir durumun etik bir bileşenine sahip olduğunu tanıma kapasitesine sahip olmadıkları için ahlaka aykırı bir karar vermeyi tercih etmektedirler.

turizm paket tur ile ilgili görsel sonucu
Turizm ve Etik

Etik duyarlılık, adil karar vermede önemli bir faktördür ve kişisel değişkenlerin yanı sıra karar verme ortamından da etkilenmektedir. Etik duyarlılık ahlaki karar verme sürecinin yalnızca bir parçasıdır ve bu süreç aşağıdaki bileşenlerden oluşur:

  • Ahlak bilinci (Belli bir durumun ahlaki niteliğini belirleme.)
  • Ahlaki yargı (Bu bağlamda ahlaki olarak doğru olana doğru bir karar vermek.)
  • Ahlaki amaç(Ahlaki normlara diğer normlar üzerinde daha yüksek bir değer vermeye karar verme.)
  • Ahlaki eylem (Ahlaki davranışlarla uğraşmak.)

Turizm Uygulamalarında Etik

Turizm sektörünün insan ve toplum davranışlarıyla ilişkili bir sektör olma özelliği vardır ve turizm toplum ve bireyleri içerisinde barındıran bir olaydır. insanların biyolojik ve psikolojik özellikleri ve toplumsal değişimler turizmin ortaya çıkmasını ve gelişmesini sağlayan etmenlerin en belirginlerindendir. insan davranışlarından kaynaklanan turizm yaşamlar üzerinde etkilere neden olurken, turistik ortamın yumuşaması için turist –yerli ilişkilerinin değişikliklere uğradığı görülmektedir.

Turist davranışını anlamak için, araştırma modeller, kavramlar ve psikoloji, sosyoloji, antropoloji, pazarlama gibi disiplinlerdeki teorilerden yararlanılmaktadır. Turizmin varoluşu ve uzun dönem başarısı sadece kültürel kaynakların yönetimi, insan inşası cazibeler ve altyapıya bağlı değildir. Aynı zamanda turist deneyimlerinin yaşandığı doğal çevreye sahip çıkmaya ve onu muhafaza etmeye de bağlıdır.

Çevresel olarak sürdürülebilir turist davranışı hem küresel olarak ve hem destinasyondaki doğal çevreyi olumsuz etkilemeyen (ya da çevreye fayda sağlayan) turist davranışıdır. Birçok farklı teori çevresel olarak sürdürülebilir turist davranışı için açıklamalar sunmaktadır.

Etik turizm, tüketicinin “iyi hissetmek” isteği ile “duygusal rekreasyon” veya özgürleşme ve kurtuluş için bir platform sunmaktadır. Turizm, karmaşık etik konularıyla doludur ve bu gerçek, turizm gelişiminin etiği hakkında bir tartışma yaratmıştır. Aynı zamanda, turizm ürünlerini ve hedeflerini sürdürülebilir, sorumlu, ekoturizm, alternatif turizm çeşitleri ve daha fazla marka ile daha etik odaklı olarak farklılaştırmaya çalışma çabası içerisinde olan bir pazar geliştirilmiştir.

Turistlerin etik/sorumlu turizm uygulamaları hakkındaki deneyimleri araştırmacıların ilgisini çekerken, pek az araştırma, hedonik duyguların ahlaki tercihte veya turizm tüketim deneyiminde oynadığı rol üzerinde yoğunlaşmıştır.

Bir dinlenme-eğlenme faaliyeti durumundaki turizm sektörü, bazen tazelik ve coşku kaynağı durumundayken bazen de turist için gerilim halindedir. Günlük davranışlardan kurtularak yaşam biçimini yenileyen kişiler, farklı bir hayat biçimi olarak turizme katılırlarsa, ruhsal gerilimlerin azaltılmasını ve büyük bir mutluluk ve rahatlama hissinin duyulmasını sağlayabilirler.

Turizm faaliyetlerinde yerli-turist ilişkilerinin olumlu geçmesi ile birlikte turizmden tatmin olan turist sayısı artacaktır bu turizm faaliyetlerinin etkinliğinde büyük rol oynar. Turistlerin tatmin olması ise, doğru ve dürüst bir hizmet anlayışı, turistleri kandırmamak, adaletli olmak ve ahlak kurallarına uygun hizmet sunulmasına bağlıdır.

Büyük bir kısmı doğanın sunduğu verilerin ortaya konması ile gerçekleşen turizm faaliyetleri, fiziksel çevre üzerinde olumsuzluklara sebep olmaktadır. Bunlara örnek olarak ise; doğal ve tarihi çevrenin tahrip olması, doğanın kirlenmesi, betonlaşma gösterilebilir ve bu yönleriyle turizm faaliyetlerinin sürdürebilir bir çevre anlayışı içerisinde çevre koruma bilinciyle gerçekleştirilmesi bir zorunluluk haline gelmiştir.

turizm paket tur ile ilgili görsel sonucu
Turizm Etiğinin Unsurları

Turizm Etiğinin Unsurları

Turizm gibi insan odaklı olan ve ekonomik, doğal ve toplumsal yönü bulunan bir etkinliğin etik ilke ve standartlara bağlı olarak ilerleyeceği görülmektedir. Dikkatle incelendiğinde, toplum ve toplum kurumlarının değer yargılarına bakılacak olunur ise ahlak kavramını oluşturan temel değerlerin etiğin başlangıcını ve köklerini oluşturduğu görülebilmektedir ve bu unsurların bazılarına aşağıda yer verilmiştir.

Kültür; Bir toplumun tarih içerisinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı maddi ve manevi özelliklerin bütünü manasına gelmektedir. Aslında bir toplumun yaşam biçimi olarak da nitelendirilmektedir.

Normlar: Sözlük anlamı olarak, kural olarak benimsenmiş ve yerleşmiş ilke, kanuna uygun durum, belirli bir grup için tipik sayılan model standart veya görgü kuralları, davranış bilgisi, topluluk töresi gibi farklı şekillerde tanımlanmaktadır.

Yasalar: Bireylerin doğru ve yanlış ya da iyi ve kötü davranışlarının ölçütleri ve kötü-yanlış davranışlarının cezalandırılması yasalara göre belirlenir. Bu noktada eğer yasalar bu düzenleme ve yaptırımları kotmuşsa, etiğin ne gibi bir işlevi olabilir diye düşünülebilir. Oysa yasalar ve etik kuralların alanları birbirinden farklıdır. Etik, bir toplumun bakış açısınıda dikkate alarak dikkate alarak bireylerin uygun ve uygun olmayan davranışlarını belirler. Etik ilkeler yıllarca süren bir gelişmenin sonucunda ortaya çıkarlar, yasalar ise genellikle etik tartışmalardan sonra gerçekleşir.

Değerler: İnsanın varlığa kattığı bir boyut, insanla varolan şeylerdir der. Bunun yanında, kişi kendi merkezinde yer alarak bir davranışta bulunur ve etiğin nesnesinde kendisi bulunmaktadır ayrıca etik eylemde bulunan kişinin karşısındakine göre dört farklı etik ilişkisi bulunduğunu dile getirir; kişi kişi ilişkisi, kişi ile insansal durum, yargıcın etik ilişkisi ve kişinin kendisiyle ilişkisinden bahsedilir.

Standartlar: Bir mal veya hizmetin doğruluğu ile ilgili temel tanımlar, göstergeler olarak bilinen standartlar, aynı zamanda, söz konusu olan mal veya hizmetlerin amaç ve beklentilerine bağlı olarak gerçekleştirilmesi ile alakalı garanti olarak belirtilebilir. Bir yönetim veya işletme konusu olarak da belirtilebilen hizmetin geliştirilmiş bir standart prosedürlere ve kurallara göre gerçekleştirilmiş olunmasıdır.

Belirlenmiş olan etik unsurların turizm sektörünün tüm alanlarında uygulanabilir olması turizm ve etik ilişkisinin toplumsal olarak doğru ve yanlışın belirlenmesinin ötesinde, kaliteli üretim ve sürdürebilirlik açısından dikkat çekmesi gerekliliğini ortaya koyarken, sektör olarak da turizm sektörü ile arasındaki ilişkinin gerekliliği ortaya konmaktadır. Turizm sektöründe etik, üretim ve tüketimin hizmetin sağlandığı yerde yapılmasından dolayı farklı talep ve istekleri bulunan müşteriler ile talep karşılayıcılar arasındaki bağlantı açısından bakıldığında uluslararası normlara göre hareket zorunluluğunda bir köprü görevi görebilir.

Duygular, Etik Tüketim ve Etik Turizm

Çelişkili davranışın sosyo-psikolojik açıklamaları geliştirilmiş olsa da etik tercihi motive etmede rasyonel olmayan faktörlerin rolü çok az araştırılmıştır. Duyguların, “bireylerin ne söyleyip ne yaptıklarını ve en uygun davranışın ne olduğunu” arasındaki çelişkileri çözmeye yardımcı olabileceği göz önüne alındığında, etik turizm seçim davranışında oynadığı rolü keşfetmek önemlidir.

turizm paket tur ile ilgili görsel sonucu
Etik turizm

Duygunun tanımı literatürde farklı şekillerde yapılmıştır. Birçok konuda gayet cansız bir biçimde kullanılan psikolojik bir terimdir. Psikoloji, temel veya içten gelen duygular (korku, öfke) ve bilinçli duygular (utanma, suçluluk, gurur) arasında bir ayrım yapmaktadır. Duygular psiko-fizyolojiktir ve fiziksel durumumuzu etkileyebilir ama aynı zamanda da zihinsel durumlar, aciliyet ve yoğunluğu gösteren durumlar olarak deneyimlenirler.

Turizm destinasyonları ile ilgili olarak, tüketicilerin davranışsal niyetlerini etkilemede duyguların önemli bir rol oynadığını öne sürmüştür. Diğer araştırmalar, duyguları turizmin bölümlenmesi için bir temel olarak kullanmıştır. Aslında, bir dizi bağlamda anlayışımız turizm deneyimlerinden ve turist destinasyonlarına bakış açısından gelişmektedir.

Turizm, zevk motifleri ile ayrılmaz bir şekilde ilişkilidir ve araştırmalar, yalnızca son zamanlarda, hedonik tepki ve davranışsal niyetler ile diğer konular arasındaki bağlantıları belirlemek için yöntemler keşfetmeye ve uygulamaya başlamıştır. Duygusal tepkinin öznel doğasında büyük bir güçlük bulunmaktadır, örneğin bir deneyim bir kişi için zengin biçimde duygusal ama başka biri için belirgin derecede faydacı olabilir.

Turizmde Duygu,

  • a) turizm destinasyonuna bağlılık [davranışsal niyetler] veya duygusal tatmin,
  • b) şikayet deneyimlerine yanıtlar,
  • c) boş zaman ve turizm hizmetleri ile ilişkili keyif ve tatmine dayalı bir sınıflandırma aracı veya
  • d) tatil seçiminde veya satın alma karar davranışında bir motivasyon kaynağı ile ilişkili bir değerlendirme yapısı olarak görülme eğilimindedir.

Etik seçim süreçlerinde duyguların önemi, son zamanlardaki araştırmalarda yaygın olarak kabul edilmiştir. Bu çalışmalar duygunun rolünü özellikle belirtmese de, çoğunluğu tüketim öncesinde duyguların deneyimini veya karar verme sürecinin bir sonucunu ele almaktadır.

Bu çalışmalar, yine etik alternatiflerin olmaması, bilgi eksikliği, fiyat baskısı ya da etik terminolojiyle karşılaştığında şaşkınlık duygusu gibi etik ikilemlerle karşı karşıya kaldığında, olumsuz duyguların yaşanabileceğini göstermektedir ve bu durum da genellikle tüketicinin gelecekteki davranışını etkileyebilen suçluluk duygularına yol açmaktadır.

Buradaki önemli nokta, duygusal uyarılma ve duygu durumu arasındaki farktır. Çünkü “etik kararlar genellikle duygusal olarak şarj edilir; buna rağmen, bu durum etik karar sürecinin rasyonel olmadığını göstermez”. Yüksek uyarılma ve olumlu duygu durumlarının, turizm gibi etik ikilemlerin ve akıl yürütmenin olduğu durumlarda daha fazla uyarı oluşturduğu, buna karşın ise düşük uyarılma ve olumlu duygu durumlarının etik bir meselenin ortaya çıkmasını daha az fark edildiği iddia edilmektedir. Turistlerin etik tercihlerinin temel tüketim deneyiminin duygusal yönlerinden etkilendiği algısı nispeten yeni bir durumdur.

Turistler Ve Yerel Halk:

ethnic group ile ilgili görsel sonucu
turizm ve Etnik Yapı

Turistler ve turistik bölgede ikamet eden sakinler arasındaki sosyal etkileşimin toplumsal değişime yol açabilir. Birkaç on yıl boyunca, insanların aktivite-seyahat davranışlarını tanımlamak, araştırmacılar için önemli bir konu olmuştur.

Günlük aktivitelerin sıralı bağımlılıklarını eklemek için, bazı çalışmalar, aktivite dizileri şeklinde günlük aktivite davranışını temsil eden girdilerin aktivite-seyahat günlüğünden çıkarıldığı Dizilim Hizalama Metotlarının (SAM), kullanılmasını önerilmektedir.

Tipik olarak, SAM’lerin uygulanması, aralarında bulunan etkinlik dizilerini puanlamak ve karşılaştırmak için çift yönlü sıralama algoritmaları içerir. Bu şekilde, ana aktivite kalıpları, faaliyet zincirlerinin kendi alt kümeleri içinde nicel ve nitel olarak tanımlanabilir.

Etik olmayan bir olayın tüketiciler tarafından nasıl deneyimlendiğini belirleyen, düşmanlık üçlüsü olan öfke, küstahlık ve tiksinme üçlüsü üzerine odaklanmaktadır. Kanıtlar, bu duyguların suçu atfederken ortaya çıkabileceğini ve bunun baş etme stratejileriyle doğrudan bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Öfke genel olarak, bir suçun bireyi, bir toplumsal ilişkiyi veya genel olarak toplumu etkilediği düşünüldüğünde retrospektif (geriye dönük) bir duygu olarak tanımlanmaktadır.

Küstahlık, başkalarını sosyal veya etik davranışlarına göre olumsuz olarak değerlendirmeyi anlatmaktadır -ve tiksinme, insan haysiyetine saldırılar gibi ”ilahi etik” ihlal edildiğinde deneyimlenen bir duyguyu tanımlar. Son zamanlarda yapılan ahlaki psikoloji araştırmaları, güçlü kavramsal ve psikometrik örüntülerini vurguladığından, bu üç duygu, tek bir faktör (üçlü) olarak kavramsallaştırılmıştır.

Turizmde Atıf Teorisi:

Atıf teorisi, ahlaka aykırı bir olayın, ilgili destinasyon üzerinde önemli denetime sahip olduğu kuvvetlerden kaynaklandığı düşünülürse, organizasyonun sınırlı denetime sahip olduğu kuvvetlerden kaynaklanan olaylarda etkilenenlerin çok daha fazla öfke duyacağını tanımlamaktadır.

ethnic group ile ilgili görsel sonucu
Turizmde Duygu

Öznel duygusal deneyimler üzerine yapılan psikolojik deneyler bu ilişkiyi desteklemektedir. Aynı şekilde, kriz iletişim literatüründeki bazı yazarlar, bir örgüte daha fazla sorumluluk yüklenmesinin, çocuk güvenliği, teknik ürün çağrışımları ve uçak kazaları gibi etik olmayan olaylar da dahil olmak üzere farklı senaryolara karşı tüketicilerin öfkesini artırdığını bulmuşlardır. Buna karşın, akademisyenler etik olmayan bir olay sırasında küstahlık ve tiksinmenin ortaya çıkması durumunda boykot ve halk protestoları gibi daha sonraki anti-kurumsal davranışları etkileyebileceklerini bulmuşlardır.

Çoğu zaman turistler, turizmin sosyal ve çevresel etkileri hakkında sınırlı bilgiye ancak davranışlarının işleri nasıl daha iyiye götürebileceği konusunda ise daha az öngörüye sahiptir. Bazı tüketiciler eylemleri için kendilerini değil, başkalarını veya içinde bulundukları durumları suçlama eğilimindedir. Etik turizmin tanımlarının çoğu, çevre gibi sürdürülebilirliğin yalnızca bir yönüne odaklandığından dar bir odağa sahiptir. Ayrıca, turizmin bir boş zaman etkinliği olduğunu göz önünde bulundurmadan, etik turizmi, hedonik motivasyonlarla güçlü bir şekilde ilişkilendirmek mümkün değildir. Bu nedenle, etik turizmde hedonizmin rolü büyük oranda bilinmemektedir ve aksi şekilde turizm davranışının erdemli ve ahlaki bir biçimi olarak bilinmektedir.

Turistlerin değerleri, tutumları ve davranışları kendi sosyal çevreleri, kültürel kimlikleri ve yaşam tarzlarına göre belirlenir ve yerel geleneklerle çelişebilir. Kültürel değerlerdeki farklılıklar, iletişimsizlik, şüphe, eksiklik, yanlış anlama ve çatışmayla sonuçlanabilir.

Yanlış anlaşılmalar çoğunlukla umursamama ve kibir nedeniyle veya ikisinin bir kombinasyonu ile ortaya çıkar. Turistler genellikle farklı kültür ve çevrelerdeki etkileri hakkında bilgi ve farkındalık sahibi değildir. Bazı turistler öğrenmeye açık olabilirken, uygun davranışlardan habersizdirler ve davranışları hakkında çok az rehberliğe sahiptirler.

Turistler çoğunlukla zarar vermek istemez ancak birçoğu eylemlerinin etkileri konusunda da umursamazdır. Dünya Turizm Örgütü (1997) tarafından da belirtildiği gibi, turistler ve yerli halk, birbirlerinin zevkleri, eğilimleri ve meşguliyetleri hakkında bilgiye ihtiyaç duymaktadırlar.

Davranış kuralları, turistleri eğitmeyi ve davranışlarını etkilemeyi amaçlayan ve dolayısıyla da turizmin olumsuz etkilerini azaltmayı amaçlayan bir ‘yumuşak’ ziyaretçi yönetim aracıdır. Davranış kuralları kısa bir zaman diliminde nispeten kolaylıkla sunulabilir nitelikte değildir ve etkili olarak sayılmazlar.

Bununla birlikte, birçok araştırmacının da belirttiği gibi, etkinliklerinin çok az analizi yapılmıştır. Benzer şekilde, tatil, boş zaman ve eğlence amaçlı gönüllü kısa süreli seyahatin uzak bölgelerdeki yerli halklar için ortak bir hareketlilik seçimi olmasına rağmen, yerli hareketlilik ile ilgili literatür yerli gezginlerin turist olarak etiketlenmesinin önüne geçmektedir.

Her türlü görüş, düşünce, öneri, istek ve geri dönüşleriniz bizim için değerlidir, lütfen yazınız. http://www.turkeyoutdoor.org

Türkiye’nin Outdoor Sayfası